Sevgili
takipçilerim,hepinize iyi günler dilerim.Yazımın başlangıcı UZMAN yani yaptığı
işin ehli olan çalıştığı konuları iyi bilen insanlara UZMAN kelimesini
mesleğinin veya hobi olarak yaptığı işlerin başına koyarlar,bu kelime ile
yaptığı iş dahada değer kazanır.
Bu
kelimeyi benim içinde zaman zaman yaptığım işlerde kullanmışlardır,aslında buna
benzer bir kelime daha vardır DANIŞMAN.
Rus
bir dostum vardı o gülerek bana bu kelimeyi zaman zaman kullanırdı,sebebi şu
SSCB döneminde SOVYETLER BİRLİĞİ ne PEYK(UYDU) olan ülkelerde SOVYET DEVLETİ askeri ve siyasi danışmanlar
bulundururlardı,bu halada RUSYA FEDERASYONUNCA uygulanan bir metotdur…
İşte
birkaç gün evvel aslında kendisine sempatimde olan bir istihbarat dünyasının
içindeki gazeteci kardeşim,tweter mesajları ile herkes İSTİHBARAT UZMANI
oldu,bilip bilmeden yazı yazıyorlar araştırmadan ,bir gün ters kaleye yatarlar
gibi kelimeler etti.
Sevgili
arkadaşlarım,biliyorsunuz genelde canlı yaşadıklarımızı ve bildiğimizi stratejik
ve anlık olayları sizlere aktarıyorum.
Biz
bu hayatı ve işleri canlı,yaşayarak ve bu yüksek tempolu yaşantı içinde
okuyarak aldığımız deneyimi sizlere aktarıyoruz.
Bir
yabancı dili iyi derecede öğrenip çakma bir ünüversite okuyup sponsorlu medya dünyasını
kendimize kalkan kullanarak bilgi size
aktarmıyoruz.
Yada
MİT ve diğer kurumlardaki yakın akraba,dostlukların pasları ve çabaları ilede
sizlere bilgi aktarmıyoruz.
Neysek
oyuz biz bir delikanlıya bir kere konuşuruz nedametimizi söyleriz,sonrada
gerisini berisini aramayız.
Bu
arkadaşların muhatap oldukları ilgili kurumun en tepesine ve onunda sorumlu
büyüğüne nedametimizi bildirdik gereğini söyledik dediğim gibi bizim
kültürümüzde bir kere söylersin yeterli olduğu kanati oluşur bizde ama
yazılarımda isimsiz verdiğim şahısların bazıları bozulup bu arkadaşlar vasıtası
ile mesaj geçiyorlarsa boş işler bunlar biz 40 kişiyiz hepimiz birbirimizi
biliriz.
Ben
okuyacağım,yaşayacağım kadar hadiseyi ve stresi ,tehlikeyi yaşadım bu saaten
sonra laf yemem.
Birde
bir TARİH PROFÖSÖRÜ arkadaşımızla beraber kayısı tüccarı bir arkadaş var
devamlı muhafazakar bir tv de program yapıyorlar bu Cuma günkü programda
diyorki HOCAMIZ ben Müslümanın günahını görmem kapatırım,Müslüman Müslümanın günahını
görmez….
Arkadaşlar
islam dünyası onun için sıkıntılarla yaşıyor sanırım bu dünyada kim olursa
olsun şuçunuda günahınıda görücen.
Size
basit bir örnekle anlatayım 1990 lı yılların ortası dört polisimiz istanbulda
bir şuç işlemiş yabancı bir insana karşı maddi,manevi o yabancı ülkenin gizli
servisinden bana ihbar geldi,polis aracının plakasını vererek,ben bunu hemen
değerlendirmeye koydurdum MİT vasıtası ile ilk önce MİT arkadaşım ağbi üstüne
gitmeyelim bizden nede olsa dedi,ama ben bastırınca olmaz bu şuç ağır bir şuç
deyip işleme koydurdum ve o dört polis hakkında kanuni tüm yaptırımlar
başlatıldı…
Ne
yapsaydım bu polisler Müslüman kardeşimiz deyip şuçu görmemezden gelseydim aynı
şuç başka bir ülkede sizlerin başına ve yakınlarınızın gelseydi,onlarda deseydi ağbi bizden ,hıristiyan hırıstiyanın,Musevi
musevinin şuçunu görmezmi diycektiler.
Adam
oğluna demişya oğlum VALİ olmazsın demedim adam olamazsın dedim,boşa söylenmiş
bir laf değil…
Arkadaşlarım
son bir söz söyliycem bu mevzuyu kapatıp başka konuya devam edicem.
Biz
ne kimseye camide,cumada,namazda,hacda söz verdik yada bunları yaparken mevziye
girdik nede kimseye zorla gel kerhaneye,meyhaneye gidelim dedik…
Her
insanın,özeline yaşantısına saygı ile davrandık örfümüz adetimiz bu herkestende
o saygıyı bekledik.
Ben
kimseye yaranıcam diye ibadette etmem,kimseye yaranıcam diye sevap veya günahta
işlemem.
Her
şeyin hukuku,adabı,örfü var herşeyi din kitaplarında veya dini ögelerde
aramayada gerek yok genel ahlak nizam denen bir şey var ama kendi herşeyi din
vecibelerinde arar bizim onada saygımız var ama şahsımızın hayatını
eleştirmeden saygı duyarak.
Saygı
göster,saygı gör.ŞUÇ işleme,kim olursa olsun çıkıp televizyonlarda güç kullandı
İSLAMIN şerrindendir güçlü alır malır kelimelerini ettiğinizde bilin bu size
döner neydim,ne oldum,ne olucam bunu unutmayın..?
Arkadaşlarım
gelelim bu kayısı tüccarı arkadaşın bazen dillendirdiği bir askeri geçmiş
konuya.
1992
AKKA anlaşması ile NATO ülkelerindeki envanter fazlası silah ve teçhizat kanat
üyesi iki ülke Yunanistan ve türkiyeye hibe edilecek bu anlaşma çerçevesinde
bir çok teçhizatın yanında iki almanyanın birleşmesinden kaynaklanan ve ALMANYA
devletinin envanterine yerleşen BTR-60 zırhlı personel taşıyıcılardan bir kısmı
ülkemize hibe edildi.Tabi bunlar DOĞU ALMANYANIN Varşova paktına üye olduğu
dönemde RUS ordusu tarafından onlara verilmiş araçlar.Tabi AKKA anlaşması ile
verilirken bunlar bir çok kullanıma kapalı konularda anlaşma yapılarak
veriliyor.
İşte
o yıllarda biz bu çoğu bozuk hurda halindeki BTR-60 personel taşıyıcıları TERÖR
ve İÇ GÜVENLİK harekatlarında kullanmaya başladık.
İşte
yıl 1994 başları bir terör operasyonunda çatışmada ölmüş bir teröristin cesedine
bubi tuzaklaması olabilir düşüncesi ile çünkü PKK bunu o dönemde çok uyguluyor
yöntem olarak askeri personelimiz teröristin cesedini BTR-60 bağlayarak kısa
bir mesafe cesedi çekmiş bunu görüntüleyen TÜRKİYENİN en büyük basın ve medya
karteli bu resimleri ve görüntüleri baş sayfa verip televizyonlardanda yayınlayınca
ALMAN devleti DIŞ İŞLERİ BAKANLIKLARI vasıtası ile türkiyeye NOTA verip AKKA
anlaşması ile verilen teçhizatı nasıl iç güvenlik ve terör operasyonlarında
kullanırsanız diye veryansın etti ortalığı birbirine soktu…?
Bir
sene sonra MART ortaları 1995 BALYOZ OPERASYONU TSK tarihinin en büyük operasyonuna
başladı şanlı türk ordusu 35000 askerle kuzey ırak topraklarına girerek,PKK
karşı tarihinin en büyük darbesini vurdu,o günleri bilen bilir yer gök TERÖRİST
cesetleri ile doldu…
İşte
tam o anda tekrar ALMAN DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI NOTA vererek AKKA anlaşması ile
BTR-60 personel taşıyıcıları terör ve iç güvenlik operasyonlarında
kullanıyorsunuz diye çıkıştılar,bizim basında bomba gibi bu haberi verdi.
Bir
ertesi günü TÜRK DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI basın sözcüsü bir büyükelçimiz basın
önünde ALMANYA devletine diplomatik nezaket ölçüsü ile bir çıkış yaparak ALMAN
SAVUNMA BAKANLIĞI ve silahlı kuvvetleri yetkililerinin BTR-60 zırhlı personel
taşıyıcılarına dikkatli bakmalarını incelemelerini istedi bu taşıtların
kendileri ile bir alakaları olmadığını söyledi.
Ertesi
günü ALMAN DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞINDAN, yapılan açıklamalar için hemen özür geldi TÜRKİYE
CUMHURİYETİNDEN…….!!!!
Arkadaşlar
bu son anlatığım hadisenin AŞK,İÇKİ,ŞEHVET,MACERA,TERÖR VE CASUSLUK kısmını
sonrasındaki hadiseleri UZMAN-2 adlı yazımda kaleme alırım işallah,ALLAH BÜYÜK…!!!!
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder