Sevgili
takipçilerim bu aralar baharın verdiği bir rehavetten alışkanlıklarımızı terk
ederek biraz kafamıza göre takılıyorum onun için kusura kalmayın.
Başka
derin bir konuda yazıcaktım sabah yenişafak gazetesi değerli yazarı sayın TAMER
KORKMAZ beyin büyük firar adlı köşe yazısını
okuyunca sizlere bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.
Merhum
MAHİR ÇAYAN ve arkadaşlarının cezaevinden firarını sayın CAN DÜNDAR kaleme
almış,ben daha okumadım sayın TAMER KORKMAZ beyde hadiselerin içinde çok önemli
yerlere dikkat edilecek açıklamalar getirmiş,tavsiyem bu konularda sayın TAMER
KORKMAZ beyi dikkate alın doğru bilgilendirme açısından.
Ben
sayın KORKMAZ ve sayın DÜNDAR beyleride tanımam okuduğum yazı içeriklerinden
sizlere bildiklerimle yön veriyorum değerli takipçilerim,okuyucularım.
Gelelim
MAHİR ÇAYAN ve arkadaşlarının tokat ilimizin Niksar ilçesinin Kızıldere köyünde
tarassut altında kaçırdıkları İngilizlerle beraber ölü olarak ele
geçirilmelerine ve tek kurtulan sayın TBMM milletvekilimiz olan şu anda sayın
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ beyefendiye.
Şimdi
tabi o tarihte ben çok küçüğüm ama işte bazen çocuklar bazı çok önemli olaylara
şahit oluyor buda ilerki hayatında karşına çıkıyor aynı kulvardaysan.
1971
yılında bana operasyonu yapan MİT KONTRKOMİNİZİM YIKICI FALİYETLER dairesi
başkanı ÖNDER beyin anlatıklarını ilk size aksettiricem,sonrada hadisenin
bambaşka bir cephesinden kendi şahit olduğum olayı konu ile ilgili vericem.
ÖNDER
bey bana anlattığı aslanım adamları takip ederek o günün ekibleri ile KIZILDEREDE
tarassuta aldım,sıkıştırdık bir köyün içinde eski binada tarassut halinde
beklemedeyiz,MİT müsteşarımızdan emir geldi,emirde tarassutu İSTANBULDAN
gelecek teknik takip tarassut şube müdürü sayın MEHMET EYMÜR beye devretmem
için bende gelen emri uyguladım operasyon bölgesine gelen sayın MEHMET EYMÜR
beye tarasutu teslim ettim.
Ağbi
dedim koskoca ANKARA DAİRE başkanlığı operasyon yapıyor istanbuldan şube
müdürüne nasıl operasyon teslim ediyorsunuz.
Oğlum
dedi onlar babadan torpilli,dediği aynen bu ama ben burdan söylüyorum bu konu
teknik bir konu rahmetlik ÖNDER beyin dediği gibi değil…
Neyse
operasyon başladı çatışma çıkınca silahlar ağar derecede karşılıklı
kullanıldı,çatışma bittiğinde eve girdik hepsi ölmüştü.
Hatırladığım
evde incelemeler yapılırken çok saatler sonra evin bir ahır gibi bölümünün çöktüğü
burdaki enkaz kaldırılırken sayın ERTUĞRUL KÜRKÇÜ beyin oğlunun teşhis etmeye
gelen babası tarafından bulunduğunu anlattı,hatta sayın MEHMET EYMÜR beyde
hadiseyi tam tamına anılarında doğruluyor biz operasyonu bıraktık araba ile
dönerken BOLU da sayın KÜRKÇÜNÜN enkazdan sağ çıktığını anlatıyor…
Ben
çok ısrar etim ağbi bu KÜRKÇÜ sizin birimin muhbirimiydi diye herdefasında
hayır kelimesini duydum,ÖNDER beyden?
Kızıldere
operasyonunu yapan ve o günlerdeki denizlerde dahil tüm THKO operasyonlarını
yapan ÖNDER beyin anlattıklarının yanında benim içinde bulunduğum İstanbul ve
ankarada olayların başka birimlerce götürülen tarafını anlatıcam.
Kızıldere
operasyonu yapılmadan önceki günlerde rahmetlik babam akşam geç saatler beni
yanına alarak 1964 model tek kapı ford taanus arabamızla yola çıktık ben arka
koltukta oturuyordum.
Gece
karanlık o yıllarda istanbulda Yeşilyurt ile Bakırköy arası çok ıssız
bataklıklarla kaplı bir alan.
Karanlıkta
araba ile ilerlerken HAVA HARP OKULU arka nizamiye kapısı REVİR HASTANE
bölümüne açılan kapının biraz ilersinde karanlıkta durarak rahmetlik babamdan
genç birisini babam araca aldı.
Fazla
konuşmadan nasıl çıktığını söyledi REVİR bölümünden çıkış yaptığını beyan etti
başkada bir konuşma geçmedi.
Adamın
tedirgin bir hali vardı,Bakırköy tren istasyonu yan boş alanına babam arabayı
park etti.
Cebinden
kağıt para cüzdanını çıkartarak bir miktar kağıt para verdi bu senin işini
görür dedi ve adam arabadan teşekkür ederek inip gitti.
Yıl
1977 yer ANKARA ETİMESGUT rahmetlik babamla ankaraya gittik o yıllarda Etimesgut
çok sakin boş bir ilçe hava em.ast.subay
NECDET ağbinin orda iki katlı bir bahçe içinde evi var.
Bu
bahsettiğim STK(SEFERBERLİK KURULU ) için çalışan ikinci NECDET ağbi bizim
misafir olmamızdan çok mutlu oldu çokta iyi bir insandı allahrahmet eylesin
gani gani OSMAN ağbi sana sakladığım bir şişe HAİG marka viskim var dedi onu
çıkardı.
Neşeleri
yerindeydi,NECDET ağbi şöyle söyledi OSMAN ağbi yav birde bunları subay
yapıyorlar arkadaş o zaman nah ağbi şu köşede durmuş koca YÜZBAŞI tirtir
titriyor,ağlıyor eliyle gösteriyor dedim ağbi yuh olsun lan size koca yüzbaşı
olmuşun tirtir titriyorsun ağlıyorsun p….!
Osman
ağbi ağladı ya,babam fazla yorum yapmayıp NECDET ağbiyi dinleyip gülümsüyordu.
Sanırım
NECDET ağbide astsubayların subaylara
karşı biraz ezilmişliğinden dolayı böyle bir büyük operasyonda bir havacı
yüzbaşının bu şekile gelmesinde kızgınlığı vardı.
Sanırım
babamında çok sakin ve yorumsuz duruşu hadisenin ne kadar büyük uluslararası
boyutunun hep devam edeceğinden dolayı sakin ve tedbirli davranıp konu hakkında
yorum yapmaması…
Benim
bu konuda yazıcaklarım ve bildiklerim bu kadar,yalnız şu anda devleti yöneten
büyüklerimize burdan vericeğim mesaj bizleri kaale almayıp,kendi menfaatleri için
bizlere iftira atıp koordinasyon koparan,fiş çeken İSTİHBARAT yöneticileri yine
etrafımıza doldurdukları muhbirlerle kendi menfaatleri doğrultusunda
yalan,yanlış bilgileri en aşağıdan sizlerin önlerine kadar getirip sizleride
yanıltıyorlar.
Biz
bu arkadaşları ciğerlerini bilir komşu kadın evinde bunun yüzünden dayak yerken
bu ikinci katın balkonunda ablası eniştesi rakı içip olayları takip ederken
arada bir kalkıp bitirimlik yapmaya gidecekken ablacığı paçasından yakasından
tutuyordu.
Karşı
ikinci katın balkonundanda mösyö GABİ bunu seyrediyordu.
GABİ
bu napsın kucağa oturtacak MİT mensubu lazım.))))
Onun
için sayın SİYASİ DEVLET büyüklerimiz siz bu konuları bilemezsiniz istihbaratçı
değilsinizki nerden sizleri bunlar danışmanlarla yanıltığını bileceksiniz.
Dediğim
gibi derin devlet olunmaz,derin devlet doğulur.Daha o ankaradaki TEREKEME
arkadaşın ve arkadaşlarında kuru iftiralarını kadınlı,kızlı anlatırım.
Tüm
sevenlerime iyi günler.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.







.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder