Sevgili
dostlarım hepinize mutlu,huzurlu ve eğlenceli bir Pazar günü diliyorum.
Bu
hafta size terzi kendi söküğünü dikemez deyimi benim için söylenmiş bu konu
itibari ile RUSYA günlüğümden MOSKOVA seyahatimi anlatıcam…
Tabi
rahmetli babam başkan BREJNEV döneminde gidip 1979 o yıllara göre uzunda
kalınca bir çok gelirken SSCB ve onun tüm interlandı ile ilgili doküman ve
materyel getirdi,birde bana SOVYET yapısı TORNADO marka tenis raketi getirdi,bu
benim için önemli o yıllarda çünkü o yıl 1979 SOVYET MİLLİ TENİS takımı
türkiyede İstanbul TED kulübünde turnuvaya katıldı,oynadıkları raketler çok
alışık olmadığımız bilmediğimiz markalar olunca bende babamdan istedim bana bir
adet temin etti.Sağlam ve güzel bir raket çıktı burda kullandım….
Kısa
geçiyorum bu 1979 yılındaki hadiseler ortaya döküldüğünde ilerki yıllarda bayağı ses
getirir olacak,maceralarını ve günlük yaşantılarını sizlere heyecanla
okuyacağınız kitabıma sonraya bırakıyorum…
Tabi
yıl 1990 lı yılları biraz geçerken SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ) dağılmış,kapılar
açılmış her türlü,ticari,turistik,sanayi faaliyetleri yavaş yavaş çalışmaya
başlamış muazzam bir bavul ticareti türkiye 4 nisan1994 kararlarını bu bavul ticaretinin büyük hacmi
ile sıkıntısını atlatmış,türkiyenin sıcak siyasi yaşamı, rusyanın kapitalizime
başlangıç yılları,uzun bir TARİH olucak ilerdeki yıllarda yaşadıklarımızı
anlattığımızda….!!
Neyse
yıl 1997 sonu sabah aniden arkadaşıma bana bir vize alın dedim,hayırdır bir
moskovaya gidicem üç gün kalıcam,nerden çıktı canım istiyor,peki ağbi dedi
yardımcım hemen bir saat içinde vizem ve uçak biletim ile geldi,ayrıldım yerimden.
Dostum
SERGEY var ona dedim ben moskovaya gidiyorum söyle arkadaşların karşılasın ,telefon
etti dedi viktor ile anatoli gelicek onlar seni karşılıycak,viktor ile
arkadaşım çok içki içtik eski yaşlı bir Sovyet mühendisi anatoliyi
tanımıyorum,sergey dedi gördüğünde sen onu hatırlarsın eski SOVYET zamanından
dedi,güldüm…!!!
Şimdi
burda anlatacağım bazı şeyler türk istihbarat servislerine ders niteliğinde olsun,çünkü
çok basit nüans hatalar her zaman bu ülkeye ve yaptıkları işlere zarar
verir,ufak bir yanlışlık boşa kürek çekmelerine neden olur,istihbarat hadisesi
geniş düşünce ve entelektüel yaşam ve dikkat gerektirir…!!!
Alanda
cafeteryada otururken aniden 1979 yılından beri tanıdığım Denizlili ismail
emniyet önemli işler bürosundan üç kişilik ekip olarak geldiler hemen arkama
oturdular…
Selam
veremiyorum ailem var,dahada enteresanı onların o günlerde böyle bir vazife
almaları çok garip çünkü MİT gidiceğimden haberli alanda büroları var izleme
yapıcak olsa onlar yapar,İSMAİL beyin ne ilgisi var,onların işi değil?
İçimden
dedim bu iş eskiye dönük ta 1979 lu yıllardan birilerinin hesabı bugününün
hesabı değil…?
Neyse
gümrüklü alana girdim,bolcana gümrüksüz satış mağazasından hediye parfüm ve
içki satın aldım,bir adettte 35 cc lik J&B viski aldım,zira biniceğim özel
hava yolu bir duble veriyor alkolü o beni kesmez MOSKOVAYA kadar…!!!
Neyse
uçağa bindik full dolu AIRBUS-320 model yeni bir uçak ,tabi ben şişemi açtım
sakin sakin içmeye başladım,hostesin verdiği viskiyide yuttum,günah boşa
gitmesin arkamdan ağlar.)))))
Tabi
35 cc viskinin son dublesine yakın uçağımız MOSKOVA VUNUKOVA havalimanına
tekeri vurdu,indik…
Uçak
alana park etti,yolcular boşalmaya başladı dedim sen son dubleyide yavaş,yavaş
vur bakarsın bu YOLDAŞLARIMIN sağı solu belli olmaz çayka(rus yapımı
lumuzin)onla uçağın kapısına kadar gelirler onun için en son inim…)))
Yavaş
yavaş kalktım uçağın kapısına bir gittim eyvah kapıda bir kalaşnikoflu asker,bir
bayan telsizli alan görevlisi ne çayka var çaykayı bırak beni terminale
götürecek otobüste kalkmış gitmiş…
Kadın
alan görevlisi beni görünce şok oldu,hemen telsizle otobüsü uyardı otobüs
yolcuyu indirmeden tekrar uçağın yanına geldi ve beni bindirdiler.Arkadaşlar
şimdi bizim TÜRKİYE insanımıza dikkat.
Sesler
bağarışlar AYIP değilmi kardeşim bekleyenimiz var senin yüzünden git gel bu ne
lakayitlik,dedim kusura bakmayın çabuk kalkmış otobüs hala
olurmu,molurmu…..??olur,olur bekle!!!!
Neyse
terminale geldik benim yanıma bir bayan polis geldi bana işaret etti hemen
pasaport kontrolden geçirdi,bağajlarımı verdi burası o dönemde eski vunukova
alanı o bizim bana bağıran tüm türkiyeden gelen yolcuyu kırmızı salona aldılar
hani işimiz var diye bağarıyorlardıya,işte şimdi işlerini unutsunlar çünkü o
dönemde o salona alınan yolcuların iki veya üç saatten evvel bırakılmaları
imkansız yani belki geri bile türkiyeyeye gönderirler.İşleri varya nerdeyse
anamıza küfür edeceklerdi…
Yine
bir kaleşnikoflu asker yol göstererek eliyle bana işaret edip kapıya çıkardı
işte yine orası çok önemli benim için kapıda bekleyen TÜRK yolcu yakınları var
bunlardan bazılarının muhakkak türk istihbaratının haber elemanı olması
lazım,bunu anlayabilmem için bir test yapmam lazım,(bunlar kurs niteliğinde
istihbaratçılara) VİKTOR kapıda onların yakınında hemen sarıldık birbirimize
VİKTORU üç kere yanaklarından öptüm bu ORTODOKS adeti eski rus usulü
selamlaşmadır,işte o anda bekleyen türk yolcu yakınlarından biri bu sahneyi izleyince
tepki ve surat mimiklerinden şaşkınlık belirtisini çok keskin verdi,o esnada
ben onun bizim servis tarafından yollanan kişi olduğunu hemen anladım…
Neyse
biz çayka beklerken bir panelvana bindirip beni ilk metro durağına ordan birkaç
metro değiştirerek 1980 olimpiatları için yapılmış İZMAİLOVA otel kompleksine
getrirdi,orda yüksek bir katta yerleştirdi…
Sabah
kalktım erken camdan baktım sisli bir moskova havası ilerde eski çarlık
döneminde inşa edilmiş eski bir saray, cılız etrafında kurumuş ağaçlar ve
aşşağıda tek tük yürüyen insanlar ve eski bir KAMAZ kamyon.
Hala
buram,buram SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ) kokuyor,tavuk butları salam vardı,güzelde
votka kahvaltıyı yavaş yavaş onla yaptık,ondan sonra chvas regal viski bol getirmiştim ondan açıp içerek
ANATOLİ beyi bekledik öğlene doğru oda geldi, tanıdım simaen tanıyordum eski
Sovyet zamanında istanbulda bulunmuştu dedi özür dilerim dün moskova dışında
avlanıyorduk gelmem ancak bu saati buldu karşılamayada gelemedim,dedim sorun
değil sohbet ediyoruz eskilerden sonra aklıma geldi ne vuruyorsunuz av olarak
dedi GEYİK anlattı vurdukları geyiklerin bazıları 1 ton geliyormuş….))
Arkadaşlar
işte dostlarımız,istanbuldan çocukluk arkadaşlarım geldi onlarla beraber üç gün
moskovada,yiyerek ve içerek gezdim merkezde merak ettiğim rahmetli babamın
kaldığı LUBYANKA bölgesinde METROPOL otel orda gidip biraz yedim içtim,ARBATTA
ermeni lokantasında kafayı çektim,KIZIL MEYDANDA resim çektirip yeniden VİKTOR
ve ANATOLİ beylerin refakatinde istanbula hareket ettim…
Uçak
kalktı,bu sefer uçak türk inşaat şirketlerinden birinin işçileri ile dolu,o
yıllarda hala uçakların arka taraftaki 5 li sıra sigara içilecek koltuk
bölümleri bırakılıyordu,sigara içtiğim için orda oturuyordum birden ön
koltuklarda oturan işçi kardeşlerimiz sigara içmek için bizim
bulunduğumuz
bölüme toplu halde hücum ettiler,hostes hanım olmaz beyler diyor,işçi hiç
unutmuyorum hostes kızcağızı kolundan tutup çekil bacım harmanımız patladı
diyor,en sonunda pilot anons etti,lütfen yerlerinize geçin uçağın dengesinde bozulma
oldu diye o zaman korkup yerlerine oturdular,bir daha THY,AEROFLOTTAN hariç
firma tanıyanın….!!!
Yıllarca
bir DUVARIN arkasından bir bahçeye bak insanın duygu ve düşünceleri diğer
insanlardan çok farklı oluyor,bunları bu duyguları ve yaşanmışlıkları kaleme
bile dökmek çok zor…..
Hepinize
tekrar eğlenceli ve mutlu pazarlar….
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN..

.jpg)

.jpg)






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder