Sevgili
takipçilerim, hepinize yine iyi pazarlar.Aslında yine benzer bir konuyu
yazıcaktım fakat,eski emniyet istihbarat daire başkanı sayın BÜLENT ORAKOĞLU Cuma
günki KANAL A televizyonunda bir açık oturumda yunanistandan sızma yapan veya
burdan o yolu kullanarak Yunanistan ve Avrupa üzerinden geçerek TERÖR trafiğinin bize açılımları ile
ilgili konulardan bahsedince bende eski anılarım yirmi beş, yirmi altı yıl
evvelki aklıma geldi,adeta hani EŞŞEĞİN aklına karpuz kabuğu düşer misali
,bende sizlere bir iki anılarımı karalayım dedim.
Seksenli
yılların sonu ATİNA dayım zaman zaman yalnız kalıyorum,bu yanlızlıklarım
döneminde geceleri özellikle PKK örgütünün toplandığı mekanlara gidip onlarında
gündüzleri çalışıp geç saatlerde gece istirahat ettikleri zamanlarında sohbet
ediyorum….
Bayağı
kendimi alıştırdım, genelde saat 22 sıralarında OMONYA merkezde 12 eylül 1980
darbesinde izmirden kaçarak yunanistana geçen DEV-SOL örgütüne eski üye KEMAL isimli arkadaşın SOUFLAKİ(IZGARA ŞİŞ)
ocağına gidiyorum,çok iyi bir candan arkadaş samimi olduk hatta bir gün
olmuycak bir para sıkıntımda küçük bir şey hemen yardımcı oldu…
Tabi
örgüt onun orda akşamları toplanıyor gece 22 den sonra soğuk bira
şiş,köfte,sucuk sabah aydınlanana kadar devam ediyor.Tabi örgüt mensubları
geldiği gibi ,yunan TEM şube(terör polisi)YUNAN GİZLİ SERVİSİ (KİP) onlarda
belirli bir saatten sonra geliyorlar,çokta açık çalışıyorlar,bütün örgüt
yöneticilerinden gurup başlarından her biri ayrı günlük rapor alıyor,tabi bu
arada ordaki polis arkadaşlarlada samimi olduk adamlar ciddi anlamda beş lisan
konuşuyorlar kürtçe,Türkçe bizden iyi çok iyi bir sistem kurmuşlar örgütede
ekonomik kaynak sağlayıp geçimlerini sağlamak hemde illegal faaliyetlerinde lazım
olucak parayı tedarik etmeleri için bir sistemli çalışma şekli kurmuşlar,
tamamen ticari orda böyle kavga gürültü yok kesinlikle yasak.Örgüt eski
binaların altlarını kiralayarak yatakhane haline getirmiş.LAVRİON kampından
çıkartıp getirdikleri elemanları burda barındırıp,iş verip çalıştırıyorlar
paranın belirli bölümünü örgüt adına bu gurupların başları topluyor,kalan
elemanın yaşamını idame etmesi için bırakılıyor.
Birde
vaftiz olup ORTODOKS HİRİSTİYAN olanlar var bunlarda geçici vatandaşlık
alıyorlar herbirinede o yıllarda 150.000 drahmi maaş veriliyor,o yıllarda iyi
bir paraydı.Tabi bu arkadaşlar,isimleri panayot,hiristo olmuş resmi kağıt
üstünde kendi aralarında hasan,hüseyinde evrakta panayot…)))!!
Tabi
geceleri vur patlasın çal oynasın bende parayı bol harcıyorum etrafıma topluyorum
hepsine,bira,yiyicek ,sigara ısmarlıyorum ilgi alaka çok büyük sevdiler
beni.Hiç unutmam ağbi bize TÜRKİYEDEN MALTEPE sigarası getir derlerdi eğer
müsait olursam getirirdim çok sevinirlerdi.Sigara dolu, adam örgüt PKK ama
MALTEPE hasreti çekiyor.)))
Arada
TEM polisinden COSTA isminde bir arkadaş vardı,eline geç saatte soğuk bira cips alır gelir orda değilsem başka yerde
bulur sohbet ederdik.Benim arkadaşlarda kendi arkadaşlarım takılırdı ZEKİ yine
memleket hasreti basmış geceleri duyuyoruz ÖRGÜTÇÜLERLE sabahlıyormuşun,vallahi
öyle….
Bir
gün üç tane KAHRAMANMARAŞ ELBİSTANLI örgütçü ile sohbet ediyorum,dedim nasıl
buraya geldiniz.
Dedi
ağbi,biz ELBİSTANDA ekonomik olarak çok
sıkıntıdaydık,dediler ÖRGÜT ATİNADA iş veriyor,ordan avrupaya gidilmesini
sağlıyor özellikle,FRANSA ve ALMANYAYA bizde sıkıntıdan dolayı aklımıza
yattı,bodruma geldik ordan küçük bir kayık kiraladık şaka gibi e
dedim,markettende sağlam alışveriş yaptık yavaş,yavaş kürek çekerek karşı adaya
İstanköy(KOS) adasına yavaş yavaş kürek çekmeye başladık ama açıkta akıntı bizi
bambaşka yere attı,kaybolduk denizde artık dua etmeye başladık en sonunda
karanlıkta tesadüf bir tekne yat gördük içinde insanlar sohbet ediyor ona
yanaştık bunlar bizi görmeleri ile feryat figan bağarıyorlar
korktular,çığlıklar sakinleştirmeye çalışıyoruz lisanımız yok anlamıyorlar en
sonunda uzun zaman sonra el yordamı ile sakinleştirdik derdimizi anlattık,o
zaman inandılar,bize yardım ettiler bizi tekneleri ile sabah küçük bir yunan
adasına bıraktılar.Orda polis bizi tutukladı iki üç gün nezarette kaldıktan
sonra bizi ATİNA lavrion kampına götürdüler,bir müddet kaldıktan sonra,işte bu
tanıştığın örgüt mensubları bizi ordan alarak buraya getirdi.Şimdi bizim işimiz
çöplerden alimünyum içecek tenekelerini toplamak.
Bir
gün yine aynı mekanda DEV SOL cu KEMAL le konuşuyorum,dedim TÜRKİYEDE yakında
af çıkıcak artık dönersin memleketine izmire,bana bir baktı ben dedi
MANYAKMIYIM ne işim var memlekette,izmirde.
Niye
aslanım vatanın değilmi,ağbi yedirme bana vatanını ben burdaki çevreyi nerde
türkiyede yapıcam,görüyorsun,tüm örgütü,kılı tüyü burda yunan devleti desen
hepsi benim yanımda e ben burda evlendim,birde çocuğum var ellerinden
öper,yunan vatandaşıda oldum,ağbi naparım ben izmirde.
Bak
sana eşimin çocuğumun resmi gösterim,bizim kemal 1. 60 boylarında sarı ile
kahverengi karışımı çamur gibi bir arkadaş ağbi resme bir baktım kemalin
yanında bir bayan 1.70 boyunda şerefsizim ORNELLA MUTİ nin ATİNA şubesi birde
tatlı küçük bir çocuk,resmi kemale geri verirken KEMAL kesinlikle memlekete dönme senin ne işin var,TÜRKİYEDE
manyakmısın kardeşim bak dalgana dedim.
İçime
bir kurt girdi ulan bizdemi burda kalsak.))))))
Daha
sonaraki bir zamanda bir gece SELANİK otobüs terminalinden istanbula dönmek için
otobüse biniyorum,binmeden evvel bir iki dublede attım,piste bir hava yağmur
yağıyor otobüse ayağımı attım buruşuk takım elbiseli pardüseli gözlüklü elli
beş yaşlarında bond çantalı bir bey ZEKİ nasılsın dedi,hayırdır ağbi nerden
tanışıyoruz.
Dedi
adım ORHAN ATİNA TÜRK BÜYÜK ELÇİLİĞİ hukuk müşaviriyim,iyide beni nerden
tanıyorsun dedi sen merhum OSMAN beyin oğlu değilmisin evet,babamı nerden
tanıyorsun,bir bölgede bir avukatların ismini verdi BARODAN eyvallah
yakınlarımız ama ben uyandım amcam eski TÜFEK MİT çi.Buluşmayı organize
etmişler.))
Sıkıntı
ne ORHAN bey dedim ZEKİ bu üç arkadaş ÖRGÜTÇÜ ama pişman olmuşlar,gelip ATİNA
büyükelçiliğine sığınmışlar benim işim bunları sınırda TÜRK POLİSİNE teslim
etmek.Tek tabanca bu angarya işi bana verdiler bunların yolda ne b…. Yiyecekleri
belli olmaz ikisi yanyana oturuyor sen koridorun yanında öbür üçüncü kişiyi
cama dayandırarak otur,bende tam arkanızda oturayım.
Başka
bu tamam ,dedi bunları evrakları hazırlanacak,onlarıda bunlara verdiğimiz
geçici pasaport bilgileri ile sen doldur benim gözlerim iyi görmüyor.
Ulan
bizim elçilik adam başıda örgütçülere 100 bin drahmi ödenek vermiş yolda
yesinler diye.Bazı konaklamalarda örgütçülere bakıyorum para bitsin diye bol
bol harcıyor.))))
Orhan
beye sordum bizimkiler napar bunları hiçbir şey yapmazlar üç gün tutarlar işe
lazımsa kullanmak için ona göre bir iş çıkartırlar baktılar işe yaramaz
salarlar giderler memleketlerine…
Neyse
YUNAN hudundan geçtik köprü bitti daha bizim gümrüklü sağaya girmeden köprü
başı EDİRNE TEM şube araçları gelmiş,teslim ettik teşekkür ettiler direk
gümrüktende hızlı geçerek,istanbulun yolunu tuttuk.
Rahmetli
baban çok delikanlı adamdı diyor,içimden gülüyorum,bakalım bir daha nerde nasıl
karşılaşırız diye,hakikaten üç dört yıl sonra İSTANBULDA YUNAN masasının bir
işine maydonoz olunca yine baktım ORHAN dayım beni kontrolde,farkettiğimi
anladı transit uzadı.
Hepinize
tekrardan iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder