Sevgili arkadaşlarım
ülkemizdeki yıllarca yaşadığımız tüm olumsuzlukların bir nedeni var.Tabi bu
olumsuzlukları size her dönemde tiyatrosu aynı olan,senaryosu aynı olan sadece
oyuncuları değişen bir gösteriyi sunuyorlar bu her konu ve grup için geçerli
ben size ancak kendi başımdan geçen anılar,maceralar,yaşanmışlıkları veririm
şerefli kim şerefsiz haysiyetsiz,alçak kim bunu sizlere özür diyerek ya isim
vermeden anlıycağınız şekilde yada kısaltılmış isimlerle yada konum ve yer
tarifinden kısa araştırmalar yaparak çıkartabileceğiniz konumda size
aktarıcam.Kitap olucağı gün tüm isimler ve karartılmış konular gerçek olucak…..!
Yıl 1969 küçük bir
çocuğum o yıl istanbulda MİT bölge başkanlığı KONTRİSPİYONAJ şubesi SOVYET
masası ilerdeki hayatlarında TÜRK istihbarat dünyasının tüm isimli efsanelerini
orda topladığı bir yıl her gurup ve kurumun içinde bildiğiniz gibi bir aksaklık
veya meyvanın içten çürümüşü vardır,ordada varmış.
Tabi aynı yıllarda
SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA bağlı hücre yapıların yurt dışı ile en çok
çalıştığı yıllar faaliyet tavan yapmış şekilde çünkü KIBRISA yapılacak bir
çıkartmanın tüm altyapı faliyeti yurtdışındaki bazı çalışmalarla devam ediyor.
1969 yılı başında
rahmetli babam bir araçla ALMANYAYA arkadaşları ile giderken YUGOSLAVYADA başka
bir aracın ittirmesi ile uçurumdan aşağıya düşerek tesadüfi bir su göletine
düşüyorlar ,göletin içindeki yüksek miktardaki derin su arabanın içinde dolması
ile son anda boğulmaya ramak kala babamın anlatımı gözünün önüne ben geliyorum
cama attığı son bir yumrukla camı kırıyor ve ordan arkası arkası yaralı halde
arkadaşları ile çıkıyor.
Tabi suyun kenarına
perişan bir halde yüzerek çıkıyorlar fakat bulundukları alanda onlara yardım edecek
kimse yok fakat çok tesadüf BELGRAD TÜRK BÜYÜKELÇİSİ makam aracı ile yoldan
geçerken uçurumun başında bekleten YUGOSLAV emniyeti ve gizli servis
mensublarına sorduğunda aşşağıda yaralı olan kazadakilerin türk olduğunu
öğrenince hemen hadiseyi kendi insiyatifi ile organize ederek babamları
BELGRADDA hastaneye kaldırıyor,evet babam eve döndüğünde ben çok küçüktüm
hatırladığım kolunun tamamen kırık ve alçıda olduğu ne yazıkki yanlış
kaynatılmış belgradda türkiyede birkaç defa kırdıkları ve yeniden alçıya
aldıkları halde babamın tek bir parmağında kalıcı hasar bıraktı.
Bunu film şeridi gibi
anlattım çocukken travma yaratmıştı bende,1983 babam ölmesinden sonraki
hayatımda yaşadığım hadiselerden,bu hadise gözümün önünde beni bu yaşanmışlıkla
karşılaştıran bazı olaylar olunca aslını bu işin araştırdım,sonrada 1988
yılında şu anda ANKARADA yaşayan bir ağbimize sordum babama kim bu kazayı
organize etti diye o zaman KGB dedi bana içimden güldüm çünkü diğildi
biliyordum ama geçeği söyleyemezdim,burda tam ismi ile açıklıyorum hayattamı
bilmiyorum şu anda, kazayı organize eden MİT YUGOSLAVYA SAHA SORUMLU ajanı NADİR.B………………!
1988 yılında bunu
sorduğum BEYNELMİNEL büyüğümüzde yine çok ünlü bir işadamına yine yugoslavyada
aynı tip sabatoj ağırlıklı suikasti düzenletmişler.
Şimdi PARALEL yapılar
dediğiniz zaman bu paralel yapılar sadece şu andaki gibi camia denilen gurupla
düşünmeyin bu PARALEL oluşumlar her dönemde her devleti yöneten guruplarca
yapılmıştır,MASONİK yapı devleti yönetenlerdede aynı hadise vardır.
Siz çok ünlü bir MASON
MİT yetkilisini veya GENERAL,EMNİYET,İŞADAMI,DIŞİŞLERİ BÜROKRATI vs,vs bunların
birde paralel şekilde oluşturulmuş kendi bünyelerinde hücreler halinde
kurdukları devleti yönetim şekli vardır.
Siz devleti kurumlardan
yönetilir sanırsınız aslında devlet bu paralel yapılanmalardan yönetilir,veya
yönetildi veya hala yönetiliyor kimin ne olduğunu bazen çözmek zordur çünkü bu
paralel yapılanma bazen çok gizli ve hücre sistemi çalıştığı için bazı
angajeleri ve dışarda olan oluşumlar hakkında bilgi sahibi olmak zordur,bazı
durumdada olsanda bunu su üstüne çıkarman imkansızdır,yada ispatlaman.
Bu kurumların başına
geçmiş ismini bildiğiniz öğrendiğiniz insanlarda aslında bu yapıların dış
uçlarıdır önemli olanı bilmediğiniz kişilerdir,tüm yurtdışı bağlantılar bunlar
üstünden yürür AMERİKA ve İNGİLTERE merkezden emirleri ve görüşmeleri bunlar
yapar bu minfalde hadise gider.
Kısacası bugün
bulduğunuz kucağınızdaki PARALELİN aslı ve derin olanı bu benim
söylediğimdir,paralel dediğiniz aslında tüm bir cematle ilşkilendirilemiycek
oluşumda inanın diyorum yönetim ve işbirliği aynı kadrolar üstünden yürür,yok
aslında farkımız OSMANLI bakiyasıyız.
Tabi özelklikle APO
1999 operasyonu işte hazırlık aşaması 1993 yılında başlamış 1999 yılının şubat
ayında tamamlanmış,TÜRKİYEYE yapılabilecek en büyük düşmanlık ben yazıya
geçiriyorum tarihin sayfalarına girsin.
Tabi aynı anda şahsıma
yapılan operasyon her zaman bu derin yapıların bizim gibi insanların içinde ve
yakınında yaşayan kişilerdir,bir şey farketmiyor DDY(devlet demir
yolları)başladığın hayatın GÖKTÜRK belde mezarlığında sonlanıyor,herşeye plan
varda ALLAHA yok?
O günleri canlı
yaşadığım pencereden birde APO nun yanındaki YUNANLI bulunan yetkilileri başka
kaynaklardan tanıdığım için ve bunların bilgisi aslında MİT çok önceden olduğu
için sizlere devleti yöneten paralel yapının nasıl
WASHINGTON,LONDRA,MOSKOVA,TELAVİV,ATİNA-SELANİK,ROMA,İSTANBUL,ANKARADAKİ
aslında PARALEL BEYNELMİLER güçlerce saati,saatine,günü gününe yönetildiğine
sizlerin tanıdığınız basın vasıtası ile o günün önemli konu ile alakalı
yetkililerinin bu minhval yapının sadece elleri ve ayakları olduğunu
anlarsınız.
Allahın izni ile bu
uluslararası ihanet şebekelerini içimizdekilerle birlikte daha açık yazmak bize
nasip olur.
Kusura kalmayın böyle
kesik yazdığım için size o günlerden tatlı bir anımı anlatim ve bitirim.
1999 aralık ayı
istanbuldaki bazı konsolosluklar MİT takip tarassut şubelerince 24 saat esası
ile takibe alınmış,aslında o çocuklara yazık boşu boşuna bir takip tarassut
görevi karda çamurda icra ediyorlar , ama işte devlet yönetimi böyle eğer
yönetimde boşluk varsa devletin parası,malı,canı boşuna tükenir.
Benim etrafımdada
TEŞKİLAT haber elemanları ile sıkı markajı var ne yapıldığını öğrenmemem haber
almayayım diye markajı çok sıkı yapıyorlar.
İşte bir
konsolosluğumuzun karşısında akşam saatleri dört arkadaş bir barda içki
içiyoruz,ben ordan konsolosluğu kesiyorum ama markajdan dolayı rahat değilim o
gün çok şıktım üstümde takım elbiseler pahalı,devamlı bir boşluk kovalıyorumki
tam manası ile etrafımızda ne oluyor çözebileyim,ALLAHIN işi konsolosluğun
yanındaki OTELDE MISS WORLD güzellik yarışması varmış,dünya güzellerini o
ayazda mayo ile konsolosluğun önüne resim çekmek için indirmezlermi akşam
karanlığında IŞIKLAR,SPOTLAR yakılmış resimler çekiliyor ben bardan çıkarak
yavaş adımlarla güzellik yarışmasındaki güzellerin yanına girdim ve FİNLANDİYA
güzeline arkadan sarılarak WHERE ARE YOU FROM dedim,FİLANDİYA güzeli bana
başladı anlatmaya I FROM FİLLAND))))))))))….
Tabi yarışmanın
organizatörleri hemen bana yapışarak napıyorsun kardeşim burda çekim var deyip
çekiştiriyor gelen polis arkadaşlar gülüyor ben kızı bırakmıyorum işte o anda
tüm çevreden MİT takip tarassut ile görevli mensubları yuvalandıkları yerden
çıkıp etrafımıza yayılmak zorunda kaldılar,ekip başı uzun boylu arkadaşa göz
attım kızı bıraktım olay yerinden ayrıldım,o esnada anladınmki APO nun bizlere
paket teslim edilicekken buraların bu kadar sıkı kontrol altında tutulmasında
KURUMLARIN bile nasıl yanıltıldığını insan anlıyor aslında işi bitirenler
SELANİKTE oturup karşılıklı viski yudumlayan ve operasyonun paralel planını
karşılıklı paylaşan iki tane yaşlı insan biri yunanlı,biri türk?
Tabi ilerki zamanda o
günlerde KIBRISTAN nasıl markajla geri döndüğümüde başka yazılarda anlatırım.
En komiği bu işler
yapılırken banada pisikolojik harekatla AMERİKAN AJANI diye haber
yayılıyor,kıbrısada Amerika için gitmişim ordaki BARIŞ kuvvetlerinin silah
potansiyelinin fizilibitesini yapıyormuşum,)))))))))))))))))))))))))
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder