Sevgili takipçilerim
hepinize iyi pazarlar diler bir ömür sağlık,sıhat ve mutlu bir yaşam sürmenizi
dilerim,sabah,sabah güzel bir hanfendi mesleğinin zirvesinde mezar,taş,aş
twettleri atıyor,dedim yani bir sabah hanfendi bunları unutalım,nedir bu ya
bakıyorsun kıraliçe elizabetin gençliğinin görüntüsü,tweetler mezar,taş,aş
üstüne))))
Sevgili arkadaşlarım daha
önceki yazılarımda sayın büyüğümüz MEHMET EYMÜR beyin ismine bazı gerçekleri
yazarak beyefendinin son 30 yılda benim şahit olduğum tüm olayları geniş
anlamda çok doğru ve dürüst kamuoyuna aktarıyor diyince özellikle ANKARADA bazı
mihraklar bundan rahatsız olmuş,şunu söylemişler kişiye övgüler düzerek,kendi
şuçlarını örtmeye çalışıyor diye.
Burdan tekrar ediyorum
ben hayatımın hiçbir döneminde sayın MEHMET EYMÜR beyle ne tanıştım nede aynı
mekan bir yerde bile bulunmadım.
Fakat bizim dünyamız
normal düzenin dışında olduğu için hiç bir birimizin farkına varmadan aradaki koordinasyon
içindeki kişi veya hücre guruplarla bir şekilde haberli zaman zaman olmuşuzdur.
Geçenlerde bir gazeteci
dostum bir program esnasında sayın MEHMET EYMÜR beye beni sormuş,elini sallamış
ben onun babasını tanırım,demiş.
ALLAHA çok şükür biz
şuçlu bile gözüktüğümüz olsada bu bir pondomin,tiyatro dönemidir benim
hayatımda en büyük vicdandır,vicdanende kanunende şuç işlemedim.
Birileri bize şuç
yükleyerek tekrar söylüyorum babam erken ölüp bazı sırlara sahip olamadığım
için çeşitli geri planlardan yönlendirme ile bize yurt içi ve yurt dışında şuç
yüklemeye çalışmış komplolar kurmuş ALLAHIN İNAYETİ ve kendi performansımla
bunları büyük MADDİ zararlar ama tahribatı bir ömür sürecek MANEVİ yaralar ruhuma ve hayatımın şekline sosyal
açıdanda vermişlerdir,ALLAHLARINDAN bulsunlar……!!
Arkadaşlarım şimdi
sayın EYMÜR casuslar-7 rumuzlu yazısında merhum ALBAY TURAN ÇAĞLAR beyin en
yakın arkadaşı 1971 muhturasında ve sonraki dönemdeki İSTANBUL MİT BÖLGE
başkanı sayın TURAN DENİZ(HAYATTAMI,RAHMETTEMİ BİLMİYORUM)beyin en yakın
arkadaşı TURHAN ÇAĞLAR beye 12 eylülden sonra hiçbir yardımı olmadığı gibi
ilşkisinide ailece koparmasına şaşırdığını söylüyor siz onun nedenlerini okuyucu
olarak anlayamıyorsunuz ama sayın EYMÜR beyin buna dikkat çekmesi ile ben
oturduğum yerden gülerek konuyu çok iyi algılayabiliyorum.
Merhum ÇAĞLAR beyin
öldüğü 1983 temmuz ayından sonraki EYLÜL ayında uluslararası camiada yerin
altında nasıl türkiyeye ağır bir darbe vuruldu zannederim çağlarda bu hadise
ile ilgili bir çalışması olabilir,bunuda en iyi sayın EYMÜR değerlendirir.
Dostlarım hayatta bazı
işler vardır HOLDİNG kurucak sermayen olsan yapamazsın bazı işler vardır bu
işler o kişilerin uzmanlık ihtisas,uluslararası alanda VIP tanınmışlık ve sermayesi CANI olan işlerdir.
Ölümü göze alıp iş
yapan insanlar doğruluk ve dürüstlükten yana olur kimseyede eyvallahı
olmaz..!!!!
Arkadaşlar yazımın
başında YAVRU VATAN KIBRIS adını ismimle rumuz koyarak başladım,Kıbrıslılar derlerdiki
bunun aslı KIBRISLIDIR diye kıbrısı çok sever ve iyi bilirim ben kıbrısın
hellim peynirini,ceviz reçelini(tatlı),şeftali kebabını manastırlarını
herşeyini severim bizim sevgimiz KIBRISA İNŞAAT VE TURİZİM yatırımı olsun diye
değil candan sevdiğimizdendir.
Tabi benim ailemde KIBRIS
davası 1950 li yıllarda başlar ben ilk Kıbrıs vatandaşlarını çocukken tanıdım KIBRISI da
hemen harekattan sonra giderek yaşadım gördüm ama türkiyedede olsak hep
kıbrısla irtibatlıydık işimiz gereği.
Uzun yıllar sonra 1996
sonbaharında tekrar adaya dönerek sanırım eski MİT müsteşarımız sayın EMRE
TANER beyefendide adada MİT temsilcisi olarak görevdeydi , DYP iktidarı müsteşar olması muhtemelken
KIBRISA göreve yollanması dönemin DEVLET büyüğü BABAMIZIN tercihi gibi bir
söylem olmuştu,neyse adada aslında TÜRKİYENİN ağarlık gücü BARIŞ KUVVETLERİ
komutanlığı KORGENERAL rütbesinde görev gücüdür iki tümen bu güce dahildir, 39.
Tümen birde 28.tümen birde adadaki tüm asayişi sağlayan GÜVENLİK güçleri
komutanlığı vardır bunda tüm iç işleri bakanlığı bu GÜVENLİK kuvvetleri komutanlığına
bağlıdır buda TUĞGENERAL rütbesinde temsil edilir.
Kısacası KIBRISTA
askerimiz kanunlarla,hukuk bazındada yetkisi çok yüksek seviyededir.
Anım çok stratejik ve
devlet sırrı olmayan bir tane anlatim PAZAR neşesi olsun.
İşte 1996 sonbaharı
GİRNE LAPTADA kıbrısın çok zengin bir ailesinin ŞATO otelinde kalıyoruz,allah
razı olsun hayatım boyunca misafir perverliklerini unutmam,tabi eşim yanımda
kıbrısı iyi bildiğim için RAKIYIDA çok severim balıkla ,serinde bir bahar
havası var bize istanbula göre hadi hanım atlayalım DİPKARPAZA götürim
seni,bindik arabaya o yıllarda LAPTA,DİP KARPAZ araba ile bir buçuk saati
alıyor yolculuk bitti karpazda eski ta 1970 li yıllardan bildiğim
MONROİT(KIBRISLI RUMLAR KALAN BİZİM TARAFTA) onların kahvesinin önüne çektim,oturduk
kahvenin önüne kahveyi işleten yaşlı kişiye rumca iki kahve söyledim,rumca
selam vererek, kahvede bir anda buz gibi bir hava esti,hava güzel bekliyoruz
kahveler nedense gecikti en sonunda kahve geldi ama soğumuş,fakat bu arada
ilerde tozu dumana katarak gelen bir Beyaz TOROSU gördüm,son sürat arabayı
bizim arabanın yanına çekti bize bakarak içeri girdi,çıktı pasaport sordu
verdim TÜRK pasaportu ama gülüyorum,oturdu arkadaş oh be ağbi dedi yunanca
konuşunca bunlar telefon etmişler bizde heyecana kapıldık son sürat geldim gülüyorum
hala, ordan burdan konuşunca iş kahkahalara döndü,rumlar etrafımıza toplandı
sohbet eski istanbuldaki RUM mahallelerinden,eski kıbrıstan devam etti.
Müsaade istedik DİP
KARPAZ dışında MAGOSA yolu üstünde deniz kenarında güzel bir balık lokantası
vardır,söylemesi ayıp masayı kurdurdum balık rakı,kıbrısın mezeleri ile iki
duble içicekken tekten büyük rakı bitmiş,gençlik var fişek gibiyiz,tekrar
arabaya bindim GİRNE,LAPTAYA sağ salim döndüm….
Hepinize iyi pazarlar…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder