Sovyetler birliği dağaldıktan
sonra RUSYA FEDRASYONU DEVLETİNİN önemli işlerinden biri ayrılan ülkelerde
kalan stratejik topraklar ve üstlerde bunlardan biride UKRAYNADA kalan kırım
özerk cumhuriyeti ordaki KARADENİZ DONANMA FİLOSUNUN üstleri idi zayıf olduğu
halde diplomasi ve ekonomik siyasi,stratejilerini kullanarak 1994 yapılan kesin
anlaşmalarla bu bölgede RUSYA hakimiyetini kanunlara bağladı…
Bugün gelinen nokta o
gününün stratejik açılımıdır,burda boşuna MİLLİYETÇİLİK söylemlerine kanmayın
herşeyde olduğu gibi bundada suyun altındaki hadiseler başkadır.
1993 yılında türk derin
devleti ile yani TEŞKİLAT denilen gizli yapı ile ilişkimi kestim sebebi
SOSYAL,KÜLTÜREL ve EKONOMİK hadiselerde bu yapı ile benim aklımın uymaması
geçmişten çocukluğumdan yaşadığım yoğun bu hadiseler bu camianın her kolunun
MİLLİ olmadığı ve sistem yapısının bozuk olduğu adeta KAST sistemi olmuş bir
yapı olduğunu anladım.
Uzaklaştım tekrar bu
ülkedeki konumuma eski bağım olan açıkçası bir yabancı devlet yapısı ile
gitmeye karar verdim öylede yaptım ,biz zaten geçmişten beraberdik sadece
bekliyorduk.
İşte o zamandan sonra
TEŞKİLAT saldırıya geçmedi,maddi menfaatleri ön plana çıktığında TEŞKİLAT
dediğimiz kurum heryerden eksiğini toplumda PİSİKOLOJİK hareket ile saldırarak
başlattı ama herşeyimize saldırdı,Cuma namazlarına gitmediğimizden tutunda niye
viski içiyoruza kadar,koskoca adamlar ANKARADAN ve İSTANBULDAN bu konuları
topluma fısıltı gazetesi ile yayarak bize TEŞKİLATI saldırttılar ve çeşitli
operasyonlar örtülü yaptılar.
Burdan izah etmek
istediğim sizlere şudur TEŞKİLAT ve kontrol ettiği güçler İDEOLOJİLERİN hepsini
kullanarak toplumda hedef aldığı kesimlere saldırır aslında bunun tamamen altı
kendi ekonomik ve bu olayı götürebilmesi için siyasi kıriterleri kendi eline
almaktır,yani solcunun,sağcının,dindarın onlar için bir önemi yok kullanacağı
ideolojilerle hedefe gitmek vardır…
İşte gördüğünüz en
büyük zannettiğiniz siyasi ve ekonomik oyuncularda aslında hepsi bunların birer
ürünüdür diyceksinizki bütün gördüğümüz yapı bunların ürünü ise niye türkiye bu
sıkıntıları çekiyor çünkü MİLLİ değiller stratejilerini dışarsı organize
ediyor,burda onların havası sizlere o bildiğiniz çeşitli ideolojileri kullanmaları,
TEPELERDE herkes beraber,beraber olmasalarda işlerine geldiğinde hemen
anlaşırlar.
Arkadaşlar bunları
okulda öğretmezler DERİN DEVLETİN OKULU yok,sahadır…..?
Bugüne geldiğimizde
belirli bir iktidar yapısı ve başı şuçlanıyor,onlar kendilerini müdafa ediyor
ama bakın heryerden bir uzlaşma var düşman gibi kabul ettiklerini salıyorlar
cezaevlerinden,yakında kendi dost bildiklerinide salıcaklar,sonra tüm
TÜRKİYENİN hasım aldıkları gurupları ve liderlerini hatta baş liderini
salıcaklar,çünkü stratejiyi biz belirlemiyoruz DIŞARDAN bize uygulattırılıyor……
1997 yılı idi beş
yıldızlı br otelde bir buluşmamız olucak MİT mensubları ile gittiğimde bir
baktımki ünlü bir cep telefonu şirketinin TÜRKİYE OPERATÖRLÜĞÜNE sahip bir
beyefendi lobide oturuyor adamları ile MİT arkadaşlarda onların yan
masalarında,yana yana oturmuş sohbet ediyoruz işte benim anlık bir hareketimden
ortalık tedirgin olundu onu kitabıma saklıyorum o beyefendi hiç buz gibi soğukkanlılığını
korudu.
Yıl 2003 İSTANBULUN
sayfiye semptlerinde bir karakolun karşısındaki çıkmaz sokak yoğun polis var,ne
oluyor dedim baskın var çalışma var,hemen öğrendimki ANKARA ORGANİZE şuçlar
dairesi başkanı sayın HANİFE AVCI bey bizzat baskını kendi yöneterek bu çıkmaz
sokaktaki evde operasyon gerçekleştirmiş
ve baskının o evdeki çalışılması üç gün sürdü tabi ben baskın olmadan evvel o
sokağında yapısını biliyordum.
Öğrendiğim bir şeyde bu
basılan gizli ev bu büyük TELEFON GSM operatörünün ve şirketlerinin gizli tüm
elektronik dosyalarının ve verilerin depolandığı bilgisayar sistemlerinin
olduğu yermiş bizzat bilgisayar uzmanları ve sayın HANEFİ AVCI operasyonun
başında bu verileri çözümlemek ve şifreleri kırmak istenilen ve aranılan
dosyaları bulmak için gece gündüz üç gün çalıştılar.
O firmaların sahibi
şimdi nerde ve firmanın holdingin durumu ne..?
Entersan olan sayın
HANEFİ AVCI beyin HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR kitabının basımından sonra çıkan olaylarda
kimsenin dikkat etmediği bir olay oldu sayın AVCI GENELKURMAY ASKERİ
SAVCILIĞINA giderek orda davacı olmayı,hatta bu konularda onların müdahil
olmasını istedi,fakat o günün şartlarında gerekli desteği alamadı ve sonunda
bugün ÖRGÜT olarak ilan edilmiş hükümetin başı tarafından bir gurup vasıtası
ile operasyona maruz kaldı,kitaba bakıyorsun yani çok önemli bir hadise değil
anlatılanlar büyütüldüğü kadar kitabın ne olduda SAYIN HANEFİ AVCI birden bu kadar
hedef alındı ve ağır cezaya çarptırılarak mahkemeleri sonlandı.???
İlginç tarafı
zannederim benimde istihbari tanıdığım sayın AVCININ elemanı başının belaya
girmesinde büyük etkisi olan kişi N.K sonra küçük bir ceza ile kurtuldu serbest
hatta sayın HANEFİ AVCI onu savunurken 50 yaşına gelen insan ŞUÇ işlemez
demişti…?
Diyiceksiniz nereye
geldiniz ne demek istediniz bugünki hükümeti ve başını ve ülkedeki gergin
hadiseleri gördüğümde düşünüyorum sizde düşünün..?
PARİS uzun yılların
stresini atmak için güzel tabi sokak kafeleri,akşam bulabilirsen eski salaş
meyhaneler,kitabı orda yazsam ilham daha fazla gelir artık rica ederiz
st.petersburgtan İRİNAYA oraya gelir yazılarımı kaleme alıcakya tabi ROMAN???
Hepinize hayırlı
günler..
SAYGILARIMLA,
Zeki Arslan….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder