Sevgili arkadaşlarım bu
anımı kitabım için saklıyordum,fakat tesadüf LONDRADAN gazeteci sayın BAHATTİN
ÇAĞDAŞ beyefendi tesadüfen bahsedince kendisine BEN TEK TANIK ORDAYDIM dedim
çok şaşırdı ve benden bu anımı yazarsam TÜRKİYEYE VE MİLLETİMİZE büyük hizmetim
olucağını söyledi o zaman bende yazıp olabilecek tüm provakasyonlara yardımcı
olucaksa YALIN ne yaşanmışsa burdan sizlere hiç ideolojisi olmadan ve özellikle
belirtim benim o yıllarda ülkemde bu konularla hiçbir faliyetim olmadığı ne
kontra olarak nede istihbarati olarak belirtim VİCDAN denen olayın görgü tanığı
olarak bile büyük bir yükümlülüğü olduğunu bilerek ve olaydan 25 yıl geçmiş dün
gibi ama yaşlandığımı bana hissettiriyor…….!
1989 nisan ayının son
günleri ANAVATAN PARTİSİNE karşı büyük bir siyasi muhalefet var 1 mayısa günler
kala yine TAKSİME çıkma münakaşaları ve bu konuda muazzam bir gerginlik var
özellikle SHP taksime çıkılması konusunda çok basın yolu ile diretiyor merhum
ERDAL İNÖNÜ beyefendide SHP genel başkanı olarak yaptığı açıklamada TAKSİME
çıkılmasının demokratik bir hak olduğunu kamuoyuna deklare ediyor.
1 mayıs 1989 günü yer
TARLABAŞI THY(TÜRK HAVA YOLLARI) bürosu bilet işlemim var onu yaptım çok güzel
bir hava tam bahar üstümde hiç unutmam ekose siyah beyaz bir ceket altımda
siyah bir pantolon ve gravat gömlek çok şıkım,THY bürosundan çıktım bölgede çok
eski olduğumuz için elimin avcumun içi gibi her yeri bilirim bölgede özellikle
emniyet camiası ile yakın tanışırız,tarlabaşı bulvarı yeni düzenlenmesi için
her yere büyük tepecikler oluşturmak üzere parke taşları dökülmüş yani çevre
çalışması var yürüyerek tarlabaşı arka caddeden taksime çıkmak için ilerliyorum
tam tarlabaşı bulvarının Kasımpaşa istikametinin kesiştiği noktada bir RENEAULT
12 hatırladığım sütlü kahverenginde başında üç sivil polis ve birde BMW motorlu
trafik polisi sohbet ediyorlar,hava harika bir sessizlik varken aniden
yürüyeceğim istikametten 1000,1500 kişiye yakın gösterici taksim istikametinden
AMERİKAN konsolosluğunu geçerek bulvara yaklaştılar kortejin başında büyük bir
BIJI YEK GULAN(YAŞASIN 1 MAYIS )pankartı ve slogan atarak geliyorlar aniden
bulvarın köşesindeki polisleri görünce kaldırım kenarlarındaki parke taşları
alarak üç sivil polis ve bir trafik polis arkadaşa saldırıya geçtiler,bu
arkadaşlar saldırının şiddeti ile araçları ve motoru bırakarak THY bürosuna
doğru geri çekildiler yoğun gösterici saldırısı araçlara ve motora karşı devam
ediyor polis arkadaşlar zor durumda ALLAHTAN arkadan gördüm bir çevik kuvvet
gurubu geliyor fakat onlar olayın daha farkında değiller çünkü ABD
konsolosluğunu yeni dönmüşler yürüyerek geliyorlar hızlı bir şekilde yürüyerek
çevik ekibinin başına giderek 100 kişiye yakın çevik kuvvet polisini başındaki
üç yıldızlı emniyet amirini uyararak aşşağıda dört polisin zor durumda olduğunu
söyledim o zaman çevik kuvvet polisi koşarak olaya intikal etti,ve işte o anda
gösterici gurubun içinden birkaç el silah atılarak Kasımpaşa tersane
istikametine sol tarafta kalan sağda benzinci ve kuzeydeniz saha komutanlığına
doğru taş ve slogan atarak çatışarak geri çekiliyorlar işte o anda tüm polis
gurupları silaha sarıldı ve rastgele bir silah atışı başladı fakat o yıllarda
ne gaz bombası ve toma gibi araçlar yok PANZERLERDE bu olaya intikal
ettirmediği için polis teşkilatının tek bir jopu var birde belindeki tabanca ve
elindeki otamatik tüfekleri tabi yoğun bir mermi atışı dakikalarca devam etti
büyük bir arbede oldu basın olay yerinde çatışmayı çekiyor hem video ile hemde
fotoğrafla,yukarda polis helikopteri ondaki kameralar ilede çekim
yapılıyor,netice itibari ile beş on dakika sonra gösterici gurup kasımpaşa ordu
evi önünde tamamen gözden kayboldu fakat bir haber geldi tersane duvarının
dibinde bir genç kafasından vurulmuş yatıyor,olay yerine gidildiğinde
anlaşıldıki 21 yaşında genç göstericilerden biri vurulmuş başının arka
kısmından.
Sonra öğrendikki adı
MEHMET AKİF DALCI Diyarbakır nüfusuna kayıtlı istanbula göç etmiş burda işçi
olarak çalışan hayatının baharında bir insan.
Tabi gazateci
arkadaşlar yoğun fotoğraf alıyorlar olaydan ve etraftaki hasardan özellikle
polis araçları ve trafik polisinin motoru ve etraftaki bazı dükkan ve binalarda
hasar var ve yoğun boş mermi kovanı var muhtelif çaplarda,netice itibari ile
hadiseler orda sonlandı.
Ertesi günü büyük
gazetelere bir baktıkki baş sayfa TRAFİK POLİSİMİZİN çömelmiş silahı ile ateş
eder vaziyette resmi TRAFİK polisi ateş etti gösterici genci katletti.
Alakası yok çünkü o esnada
o kadar yoğun ateş vardıki kimin nereye ATEŞ ettiği belli değildi fakat basın
olayı öyle bir verdiki o polis arkadaş bir anda hedef oldu.
Emniyetten o bölgede
olduğumuz için arkadaşlar geldi onlarla çay içerken anlatıyorum olayı dediler
ağbi TRAFİK polisinin evinide şubesinide değiştirdik canı tehlikeye girmesin
diye,aradan hatırladığım 2 yıla yakın bir zaman geçti bir sabah o trafik
polisini evinin önünde DEVSOL şehit etti vurarak,çok değerli Elazığlı bir
komiser arkadaş ile bu konuyu konuşuyorum dedi ZEKİ bey üç defa yer değiştirdik
evini değiştirdik DEVSOL bunu nasıl buluyor,inanırmısınız birkaç ay sonra
bunları konuştuğumuz hüseyin beyi okmeydanında bir kahvede arkadaşları ile
taradılar o arkadaşlarıda tanıyordum çok mert arkadaşlardı dört polis şehit
hüseyin bey tesadüf ağır yaralı kurtuldu kahveyi tarayanlarla yan masalarda üç
gün kağıt oynamışlar……!DEVSOL……..!
Bütün bunlar unutuldu
ama stres aynen devam 1996 yılı başları hep söylerim hayatımın en stresli
aylarıdır MİT yakın bir arkadaşımla boğazda rakı içiyoruz merhum METİN GÖKTEPE
polislerce dövülerek öldürülmüş,günün konusu ondan bahsediyoruz arkadaş dediki
ZEKİ merhum Göktepe zamanında 1 mayıs 1989 hadiselerini muhabir olarak izlemiş
şehit trafik polisinin resimlerini o çekmiş çok uyarılara rağmen bunu ajanslara
geçmiş emniyet teşkilatıda bu yüzden bir husumet besliyormuş,orda o gün kapalı
spor salonunda sıkıştırınca ders vermek için dövmüşler fakat ters tarafına
geldiği için vurdukları darbeler istemeden aslında katletmişler mesele bu…..!
Dedim ben 1989
ordaydım,arkadaşım çok şaşırdı evet ben ordaydım tesadüf tüm olaylara şahit
oldum hadiya dedi, hadiyası yok bizim dünyalarımız o yıllarda çok farklı idi
ama tesadüfen şahit oldum ha bak birde olaya POLİS HELİKOPTERİ şahit emniyetin
FOTOFİLM merkezinden görüntüleri seyredin şimdi hadiseyi daha iyi anlarsınız….
Benden MİLLETİMİZE
taviye birbirinize ırk,din,dil,ideoloji gözetmeden sahip çıkın bu vatan ,bu
topraklar hepinizin sizler birbirinize düşerseniz,başkaları gelir bu
topraklardan sizi atmaz ama iyice köleleştirir…!
Sizlere başka 1
mayıslarıda tafsiatlı çocukluğumda yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi
anlatıcam,kitabımda…..?ST.PETERSBURGTAN sevgili İRİNAYI bekliyorum…….
Bu yazıyı yazmama sebeb
olan gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendiye sizler adına teşekkür ederim.
SAYGILARIMLA,
Zeki Arslan……..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder