Sevgili takipçilerim
bugünlerde kısır tartışmaları izlemekten sıkıldım bir kardeşimiz çok enteresan
bu arada bir soru sorunca şaşırdım TÜRKİYE insanının içinde genç çok
akıllı,zeki,yaratıcı ve bilgili kardeşlerimiz var.Ama öyle bir millet olarak
özelliğimiz var maalesef 2000 yıldır hep kendi,kendimize önümüzü kaparız….
Burda anlatıcağım
herşey yaşanmış,fakat hepsini şu anda veremiycem bazı ülkeler ve resmi yetkili kişiler olduğu için sorun teşkil
edebileceğinden keserek veriyor ve sizden özür diliyorum,ama ileki tarihlerde
allah izin verirse açık ve net vericem sizlerle bu yaşanmışları paylaşıcam,ama
madem merak edip KOZMİK soru soran arkadaşlar var konuyu bir nebze olsun
anlatmak ihtiyacı duydum şu kısır konudanda biraz uzaklaşırız,eğitim kesinlikle
çok önemli bunun için çok modern çareleri DEVLETİMİZ yaratmalı,yaratanında her
zaman yanında olmalı…
Yıl 1999 aylardan
haziran aşırı tepkili ve yoğun baskı altında olduğum yıllar ve günler 7-24 dinlenip
ve izlendiğim günler,sebebi çok uzun,bulunduğum mekan tüm böcek tabir ettiğimiz
dinleme vericileri ile tuzaklanmış bir yer iki tanede bayan yabancı uyruklu
hanfendi çalışıyor ve çalışma saatlerimiz çok uzun saatlere yayılmış durumda,LİLİ
hanım orta yaşlarda bir RUS hanfendi odessadan TATYANA isminde bir arkadaşı
ziyarete geliyor 1999 haziran ayında,istanbuldan PARİSE yolculuk yapıcak o
yıllarda alkolü çok fazlaca tükettiğim günler gündüz çalışırken bile alkol
alıyorum,ofis ortamında konuşurken tatyana hanım ve lili, ZEKİ bey bazı
inanışlar var dünyada bu yaz bazı
felaketler olucağı konusunda diye söyleyince hanfendi DEPREM olucak ve bu
deprem birkaç ay içinde ülkemizde ve burda istanbulda olucak dedim,beni çok
ciddi dinlediler ve sonraki günlerde şahsım bunu türkiyedeki arkadaşlarımlada
paylaşmaya başladım,herkes bana alkol kullandığımdan dolayı iyice akıl
sağlığımın bozulduğu yönünde muamele yapmaya toplantılarımızda yüzüme değil ama
bir gülümsemeyle kalkıp arkamdan iyice uçtuğumu halimin ve gidişatımın iyi
olmadığını ima etmeye başladılar o dönemde beni karalamak için MİT bu yönteme
çok ihtiyacı vardı,işlerine geliyordu onlarda toplumda fısıltı gazetesi haber ağı
ile bunu yayıp pisikolojimin iyi olmadığını ve olkolün benim akıl sağlığımı
yediğini belirtiyorlardı.
1999 temmuz 15 gibi aniden çok büyük bir DEVLETİN iki askeri
istihbarat görevlisi subayı ziyarete geldi,kahvelerimizi içerken bugünlerin
gelip geçiceğini bazen istenmeden bazı yanlışlıklar yapıldığını söyleyerek
gönül alma vabında bir görüşme oluyor bunun ortasında ZEKİ bey bir duyum
aldık,deprem olucak diyormuşunuz konu hakkında bilgi verebilirmisiniz diyip
rica ettiler duvardaki büyük PANO halindeki DÜNYA haritası üstünde konuyu
anlattım,
Ve sordum siz ne
diyorsunuz,kafalarını olumlu salladılar.Ayrıldık içimden dedim kendi ülkemin en
yakın arkadaşlarım gelmiyor arkamdan t…… geçiyorlar YABANCI ÜLKE misyonu haber
alıyor atlıyor geliyor,vay ülkem vay….
O günler böyle devam
ederken depremden üç beş gün evvel hatırladığım güneşte tutuldu,16 ağustos
pazartesi günü işe gitmekten vazgeçtim,evde alkol azdı eşime çocuğumu alıp
benden uzaklaşmasını rica ettim deniz gören yüksekte bir odaya kendimi kitleyip
alkol almaya ve kendi,kendime konuşmaya başladım öylen bir sularında başlayan
bu hadise gece 03 sularında koltukta oturur halde hafif sızmışken gürültü ile
kalktım eşime koştum oda çocuğu alıp bana koşmuş evin orta yerinde çelik merdivenin
altına eşimi soktum dua etmesini rica ettim ve deprem bitti aşağıya indirdim
tabi herkes indi,depremin büyüklüğünü anlayınca silahlarımdan birini ve askeri
ünüformalarımı giyip yedek mermi ve şarjörleri para ve kıymetli eşyalarımızı
alıp aşşağı indim.Arabanın radyosuda yayın almıyor,hiçbir cep telefonu çekmiyor
fakat çok garip gelicek ev telefonu ve iş yeri telefonu tafiks hattı gibi
çalışıyor arıyorum heryeri ama TSK birlikleri haricinde hiçbir yer düşmüyor
çünkü o santrallar çalışmıyor.
O arada bir dostum
yanıma geldi ailesi ile ailesini kendi ailemin yanına bırakarak binanın
çatısına çıktık,baktık avcılar bölgesinde hiçbir hareket yok ölü bölge yalnız bir
alan yanıyor alevleri kırk elli metre yükseğe çıkıyor,kısacası aklımıza gelen İstanbul
yok,bunlar depremle ilgili konular,uzun geçiyorum.
Arkadaşıma çatıdan
ayrılmayacağımı evden alkol alıp yanıma gelmesini söyledim dediğimi yaptı gün
ağardı saat 6.30 sularında YEŞİLKÖY HAVA LİMANINA arkası arkasına İL-76 M tipi
RUSYA AFETLER BAKANLIĞI ACİL MÜDAHALE GÜCÜNE bağlı uçaklar inmeye başladı,
Arkadaşıma dedim RUSLAR
geldi,moskova burası arası saat dilimi ile 3 saat, yarım saatte hazırlanıp
gelmişler ilk gelen ekiptir.
Arkadaşım şaşırdı
iyice,depremle başlayan herkes gibi günlerimiz başladı,o arada istanbuldaki
kuzeydeniz saha komutanlığı ve ona bağlı tüm birliklerdeki görevliler gölcüğe
gitmişlerdi,tabi doğru düzgün haberleşemedik yakın arkadaşım AHMET astsubay kıdemli başçavuş gölcükten
döndü oturuyoruz ZEKİ kardeşim donanma karargahından cenazelerimizi çıkarttık
buraya morga kaldırdık yalnız çok entresan hadiselerle karşılaştık.
O arada eski dostum
MİHAEL geldi kendisi moskovada görevli idi yardım ekibi ile beraber yollanmış bana
nasıl İZMİT te intikal ettiklerini ve olayın kozmik tarafını anlattı güldü
sizinkiler çok gizli bölge olduğu için bizim ekibi GÖLCÜK donanmaya sokmayıp
başka alana sevk ettiler….
Tabi bu mesele yayıldı
özellikle nasıl benim deprem olucağını önceden bildiğim bazı yerlerden haber geldi bu
işede madalya veremiyoruz diye,ama o günlerin en ehemniyetli ve manalı lafını
sayın ALİ ŞEN beyefendi söyledi..Dediki depremi önceden sadece HAYVANLAR bilir………
Sevgili takipçilerim
sizden tekrar özür dileyerek konunun bu kadarını verebiliyorum umarım
kızmazsınız darılmazsınız…..?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder