Sevgili takipçilerim
hayırlı bir çalışma haftası dilerim,başarılar hepinize geçtiğimiz günlerin bir
konusuda NATO nun TÜRKİYE ye karşı gösterdiği çift taraflı tutum.
Basınımızda bu konu
işlendiği gibi ben kendimi bildiğimden beride her zaman bu konu konuşulur
devletin ve milletin koridorlarında,ŞUÇU,BASİRETSİZLİĞİMİZİ,KİFAYETSİZLİĞİMİZİ
daha sıralanabilecek bir çok hadiseyi kendimizde aramaz vatandaşı bu şekilde
yanıltırız,üzeriz çünkü vatandaşımız bilmez bu konuları nasıl olsa……
Tabi bu konuda hep
mukayesemiz komşumuz olan YUNANİSTAN devletidir ama komşunun kendine göre
özellikleri var,onun için rahat bazı şeylerde hareket ediyor,bunu sakın DİN
bağlamında almayın,yada jeostrateji konumundan kendilerine has iyi veya kötü
bir politikaları var bu konuda,ekonomiyi bilmeselerde.
Size kısa izah edim
1974 KIBRIS HAREKATINDAN SONRA NATO nun askeri kanadından çekilen YUNANİSTAN
TÜRKİYEDE 12 EYLÜL 1980 ihtilalinden 8 gün sonra sayın KENAN EVREN PAŞA ihtilal
cuntası tarafından NATO daki veto hakkımız geri çekilerek YUNANİSTAN tekrar
NATO ya alındı,özellikle bu konuda 1977,1981 arasındaki suyun altında olan
hadiseleri sonra sizlere yazarak anlatıcam.
Bu konuyu kısa
geçtikten sonra 1976 yılından sonra Yunanistan NATO dan çekildiği için ne
yaptığını biliyormusunuz SSCB(SOVYET KIZIL ORDU)DONANMASININ AKDENİZ
filosundaki gemilerin akdenizdeyken tersanelerinde havuzlama işlemleri ve
gemilerin bakım,onarım işlemlerini alarak bunu yapmaya başladı yani KIZIL ORDU ile yakın ilşkiye girdi.
1989 YILLARINDA
yunanistanda iken biz SOVYETLER BİRLİĞİ ile daha bir elin parmakları kadar
insan ticaret yaparken çeşitli dallarda YUNAN ticaret adamlarının çatır,çatır
SOVYET RUSYA ile iş yaptığını gördüm yunan hudut kapılarından girerken KOMİNİST
partisinin orak çekiçli amblemlerini ve özellikle bazı kominist partisi
yetkilileri ile oturup sohbet ettiğimde hayretler içinde kalmıştım,kominist
prokobandasından değil adamlar o kadar milliyetçiydiki yanlış yeremi geldik
diye bazen düşünürdüm.
Kısadan şimdi NATO ya
dahil olan YUNAN ORDUSUNUN 1991 yılından sonrada çok fazlaca SOVYET RUSYA
patentli özellikle SOFİSTİKE sınıfa giren silahı alması NATO nun buna ses
çıkartmaması YUNANİSTANIN biraz bu konularda omurgalı duruş sergilemesi DIŞ POLİTİKADAKİ
başarısından geliyor,bunu kabul etmek gerekli,konunun UZMANI olarak ben
içindeyim biliyorum burdan bazı şeyleri anlatamıyorum,bunuda bilin.
Buraya nerden geldim
ÇİN den tedarik ediceğimiz silahlarda NATO nun tepki göstermesi bize ,YUNANİSTANA
aynı NATO nun tepki göstermemesi çifte standart uygulaması.
1991 Sovyetlerin
yıkılması ve yeni RUSYA FEDERASYONUN kapitalizme geçişindeki stratejik planında
ilk NATOYA daimi temsilci statüsü ile katılması ile silah satışlarında dünyaya
artık kapitalizime uygun politikalar geliştirerek kendisinde çok güçlü ve
gelişmiş olan silah sanayini onun sistemlerini kullanmamış ülkelere çok cazip
fiatlar ve ortak yatırım,üretim projeleri ile sunduki o piyasalara girebilsin
ve bunu TÜRKİYEYEYE baştan sundu
başarılı olmak için teklif etti girişimlerde bulundu fakat,türkiyenin MİLLİ
bakış açısı heleki silah sanayinde aşırı çok zayıf olunca bir çok sunulan,çok
sofistike teknolojilerin maalesef transferi gerçekleşemedi,ve biz bu treni
kaçırdık.
Ama Yunanistan hemen bu
tip kalem hadiseleri kaçırmadı kendine bunları bir şekilde kazandırdı şimdi
bunu okuyan bazı arkadaşlar bana sataşıcak YUNANİSTANIN halini görüyorsun
ekonomisi bitik,beş kuruşa muhtaçlar evet haklısınız ama bilmediğiniz STRATEJİK
konular var derin biz bunlara ne kadar hazırlıklıyız.
Şimdi bu konuyu bitirip
NATO konseptinde TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ)şu andaki moden teknolojilerde
dünyadaki kısa durumunu size özetliycem DOST ACI SÖYLER ama doğruyu söyler….?
Arkadaşlar basında
görüyorum bir tane pervaneli eğitim uçağı yapıyoruz diye kızılca kıyamet
koparılıyor artık SÜPER GÜÇLERDE füze,uçak teknolojisi ile uzaya gitmek demode
oldu,BOYUT atlayıp evren değiştiriyorlar biz hala pervaneli eğitim uçağı yaptık
diye seviniyoruz,yapılsın,yapılsın çünkü lazımda böyle fazla havasını atmamak
lazım ayıp sekiz yaşında çocuklar bilgisayardan DİSCOVERY CHANELL
seyrediyor,güler bizim halimize.
Şu anda TÜRK MİLLİ
SAVUNMASINDA SAVAŞ UÇAKLARIMIZ,TANKLARIMIZ,TAKTİK FÜZE VE HAVA SAVUNMA FÜZE
SİSTEMLERİMİZ çok demode ve bunları değiştirmemiz ülkemize maliyeti artık çok fazla derecede
devletimizin ekonomik düzeyine çok büyük külfet,onun içindirki TSK geliştirme
ve yenileştirme programlarında ekonomik maliyetler çok önce tutarak gelişmiş
projeler ihtiyacımız kadar tedarik veya imal edilip ona göre küçük fakat çok
ultura teknolojik bir SAVAŞ GÜCÜ yaratmamız gereklidir,dost,düşman
POLİTİKALARIDA artık çok iyi tanımlanmalı devletin yürüyeceği politikalara göre
REEL ORDULAR hazırlanmalıdır.
Arkadaşlarım benim
geçmişte bazı kozmik notlarım var ilgili gazeteci arkadaşlarıma yazdığım inanın
hava atmak için söylemiyorum TSK düşündüğü projeleri daha evvel siyasi
gelişimimize göre hazırlayıp sunmuşum özellikle DENİZ KUVVETLERİMİZLE ilgili
projelerde,fakat şu var SSM(SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARLIĞI)MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
ve TSK da çok köklü tedarik sisteminin değişmesi çok MİLLİ ve kısa yol
projelerin akıllı tedarikine veya imaline giderek SİYASETÇİLERİMİZİDE bu yönde
yönlendirerek başarılı gelişmiş yeni DÜNYA DÜZENİNE UYGUN BİR ORDU kurarız.
Bir çok kimse terör
hadisesinin TSK çok yenilik kazandırdığını söyletiyor bence tam tersi SOFİSTİKE
bir ordu olmamızın önüne çok büyük duvar koymuştur,uzun yıllar TSK TERÖRLE
MÜCADELE ile uğraşması.
NATO çok düşünülecek
bir durum,son görüştüğüm RUSYA FEDERASYONU dış işleri görevlisi bir diplomat
beyefendi kaşlarını kaldırarak NATO yu
çok iyi gözden geçirmeniz gerekli zannederim ZEKİ bey bize NATO bir sorun
teşkil etmiyor hatta yararı bize çok fazla demişti ama sizin için öylemi diye
gülmüştü.
Çünkü NATO vatandaşımız
bilmiyor içimize o kadar iyi bir şekilde 1949 tarihinden beri işlemişki günlük
basit hayatımızın farkında olmadan içinde bizle yaşıyor,çok derin konu YENİ BİR
DÜNYA DÜZENİNDE NATO ile ne kadar ROL alabiliriz çok düşünüyorum.
Sevgili takipçilerim
şunuda belitmem gerekli bu yazdıklarım benim,bilgim,yaşadıklarım tecrübelerim,tartışılabilir
söylediklerimin yanlış olduğu,yanlış düşündüğüm her alanda çürütülebilir,sakın
sizlere söylediklerim YÜZDE YÜZ doğru ve haklıdır gibi bir konumda yazdığımı zannetmeyin,okuyun
bilgi sahibi olunki ilerde olabilecek,karşınıza çıkabilecek hadiselerde
vatandaş olarak savunma mekanizmaları fikri olarak kurarsınız,ha ciddi
sıkıntılarda ve SEFERBERLİK kapsamındaki zamandada bu fikirlerim ASİMETRİK
lazım olabilir ALLAH TÜRKİYE İNSANINI öyle kötü günlerle sınamasın.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder