20 Eylül 2017 Çarşamba

ANA KUCAĞI DEĞİL ASLAN OCAĞI.

               

Sevgili takipçilerim hayırlı günler diler sizlere kısa bir açıklama geçmek istiyorum yazılı olarak.
Periscope yayınlarında sizler ile sohbet ediyoruz bu konularda ama söz uçar yazı kalır,onun için yazmak zorunda hissettim kendimi.
Arkadaşlarım biliyorsunuz sizlere uzun süredir yazıyorum ülke ve kendi yaşantım ile sorunları.
Bu yazımıda yazarken fazla uzatmıycam sizlere şunu söylemek istiyorum.
Bir laf vardır KAÇAN KOVALANIR diye ama ben hiç kaçmadım yalnız hep arkamdan takip edildim.
Bu kadar tarihten bugüne gelen hadiseleri ve olumsuzlukları görünce sizleri medyada ve ekranlarda sinemalarda yalan yanlış senaryolarla kandırıp PİSİKOLOJİK harekat yapılmasının önüne geçmek istedim.
                                 

 Sizlerinde büyük ilgisini gördüm bu sayede.
Bizde söz ağızdan bir kere çıkar 17 ocak 2013 tarihinde MİT MÜSTEŞARIMIZ sayın DR HAKAN FİDAN beyefendiye bir mektup yazarak kendisine gerekli hadiseleri bildirip KURUMLARININ ve ona bağlı büyük bir networka sahip olunan seferberlik sisteminden benim ve soyadımla bir daha resmi veya gayrı resmi olarak ilişkilerinin olmamasını arz ettim.
                                    

Kısacası ülkemde son yirmi yılda gördüğüm yanlışlıklardan sıkıntı duyduğum için bir daha beni bu camianın rahatsız etmemesini ve yakınlaşmamalarını istedim.
Netice alamayınca bende size yaşadığım TARİHİ olayları özet halinde kısa kısa bu dört buçuk yıl zarfında yazdım ve bunların bir gerçek tarihe İZ bırakabilecek bir nitelik alabilmesi için kitap yazma fikri aklımda oluştu ve bu zaman zarfında biraz yazarak antreman yapmış oldun konuya ÇIRAK olarak hazırlanarak belki kitaba dönüştüğünde bizde KALFA olmayı hak edebilecek vaziyete geliriz.

Tabi insanlık gereği bu hayatın içinde ekonomik,sosyal ve siyasi olarak çeşitli gereksinimlerimiz oluyor veya düzenlememiz gerekiyor bunlarıda bu işlerle birlikte yapıp İNSAN olma gereği yeri gelirse hayatı başka alanlarda başka sosyal ve medeni durumlarda yaşamak için çalışıyoruz.
Kısacası arkadaşlar bu dönemde artık sadece güvenlik ve istihbarat konularında geçmiş tecrübelerimi yazarak ve anlatarak devam edip hayatı bu açıdan yaşamak istiyorum.
Saha dediğiniz nokta çok uzun yıllardır YILANLAR ve ÇAKALLAR VADİSİ olup boşu boşuna EFOR ve ENERJİ sarf edilen bir alan ve oyun olmuştur.
GLADYATÖRLER sahaya çıktıklarında biraz  eksikte olsa aşşağı yukarı adalet ile ARENADA çarpışırlar.

ARENADA savaşan GLADYATÖRLER  belirli kurallarla çarpışırlar.
ARENADAKİ her yenilgiden sonra arkadan sahaya ESİR KADINLARI,ANALARI,BACILARI sürmek bizim bildiğimiz GLADYATÖR kurallarında yok.

Sanırım sizler  öğrendiğiniz ARENADAKİ GLADYATÖR savaşları memleketinizdeki AT PAZARINDAKİ hayvan pislikleri ile dolu olan saha.
Oralarda öğrendiğiniz SAVAŞMA teknikleri alanın bulunduğu yer ve mahal gibi PİSLİK, HAYVAN BOKU ve SİDİĞİ  dolu olduğu için savaşma tekniklerinizde bu pislik ortamında AHLAKSIZLAŞMIŞ.
                                

Lafın kısası tecrübelerimden yararlanın okuyun ders niteliğinde.
Rahmetli eski olimpiat komitesi başkanı merhum SİNAN ERDEM ve yakın arkadaşı merhum ORHAN ŞUŞUT büyüklerimizden ilk öğrendiğimiz temiz ve tertipli olmak sahalarda rakiplerimize veya rakip takımlara karşı mücadelemizde saygıyı,sevgiyi,centilmenliği elden bırakmamak.
                                 

Bu anlayışla ARENADA SAHALARDA GLADYATÖR savaşları olur,bir kuralı bir centilmenliği sahadaki savaşçıların dengesi vardır.
                                          

Kadınları ve çocukları CANLI BOMBA,KALKAN kullanan insan fikir yapısından oluşmuş kimselerle sahada ne savaşılır nede dostluk yapılır.
                                           

Onun için sizler kendiniz sahalarınızda kendi kendinize takılın biz emekli olduk ASLAN OCAĞINDAN siz ANA KUCAKLARINDA takılın!
                                 

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


15 Eylül 2017 Cuma

HATIRALARDA 12 EYLÜL 1980

                                    

Sevgili takipçilerim hepinize hayırlı bir hafta sonu geçirmeniz dileği ile yazıma başlıyorum.
Malumu geçtiğimiz günler 12 eylül 1980 tarihinin yine acı dolu bazende trajı komik hadiseleri ile her sene olduğu gibi yine anıldı anılar tazelendi zaman zaman banada sorarlar ağbi 12 eylül 1980 yılında ne yaptın o gün diye bugün ilk defa anlatayım.
Bir defa konyalı hemşerim bir gazeteciye kısa yazdım onu bile güldürmüştüm muhafazakar bir arkadaştır sizede inceden yazayım istedim bu sene.
Birincisi ben darbe olucağını biliyordum,hatta darbe mayıs sonu ve haziran başı gibi olucaktı ertelediler.
Neyse 11 eylül 1980 akşam şimdi POLAT RÖNÖSANS OTEL olan yerde eskiden semptin yapı kooperatifinin çay bahçesi ve caddeye bakan köşesindede HASIR BÜFE vardı.
                                         

Orda takılıyoruz akşam oldu eve bir kaçalım gözükelim gece yine çıkarız bir şeyler yaparız.
Gençlik günleri benden  büyük ağbilerimle takılıyorum,o yılda ORHAN BABA(GENCEBAY) yeni plak yapmış İŞTE SEVGİ İŞTE AŞK diyor, KIR GÖNLÜNÜN ZİNCİRİ parçası çalıyor tabi hit şarkı ortalık yanıyor tüm arabalarda bu parça çalıyor.

Neyse eve gittim bir yemek yedim evin bir gönlünü aldım sohbet falan BABA ya gözükmek lazım yoksa o bana gözükür.
Bu işlemler bittikten sonra bir duş bir kot yeni bir tişört giyerek aynanın önünde PİNO parfümümüde bolca sürerek hazırlandım.
                                 

Tabi ortalık sakat HAVA HARP OKULU misafir giriş kartımıda cüzdanın PVC li yerine kimlik yaparak koymuşum çevirmelerde çok işe yarıyor selama duran eri geç diyor, subay çocuğu zanneden astsubaylar var onlar bile selama duruyor.))

Neyse anne merak etme ben çıkıyorum dedim ve çıktım rahmetlide balkonda rakı leblebi yapıyor allah rahmet eylesin çok severdi rakı leblebiyi.

Çıktım o aralar en yakın kankam, şimdi rahmetli olan AJAN AYHAN ağbime  gittim.
Hemen bahçeden seslendim parola AJANSINYA AJANSINYA,camdan el etti bekle geliyorum dedi ve geldi.
Rahmetlinin bir murat 124 arabası var yağmurlu havalarda çıkartamıyoruz, birde benzin sıkıntısından dolayı.

Yağmurda çıkartamamızın sebebi alt kaporta çürüdüğü için yağmurlu havada hijyen olmuyor içeriye alttan yağmur suları giriyor ama araba saatte 180 km çıkıyor, çünkü rahmetli ona özel WEBER marka modifiyeli karbüratör koydurdu araba uçuyor yanlız güneşli havalarda.
Neyse kanka dedi arabayı alamayız çalışmıyor,tabana kuvvet takılıcaz .Tamam kanka gidelim hasırın köşede takılalım dedi iyi dedim gittik takılıyoruz yavaş yavaş arkadaşlar geliyor,arabalar yan yana çekiliyor ve ORHAN BABA İŞTE SEVGİ İŞTE AŞK:)
Neyse saat 22.00 suları oldu ŞAHAN BABA geldi köyden naber yiğitler falan iyidir ağbi sohbet hadi çıkalım dedi TAKSİME buraların havası kaçık olur dedik.
Şahan babanın FORD CONSUL arabaya yedi kişi bindik ve yola çıktık.
Köyden taksime kadar tam beş kez sıkıyönetim komutanlarının başında olduğu polis çevirmesine takıldık bu çok enteresan geldi.
Taksimde indik o yılların meşhur PİYASA mevkii PANDROSA kafede biraz takıldık bir iki bira falan ama bir gariplik var taksimdede kimseler yok her zaman çıkarız,baktık hava bozuk saat 24.00 suları arabaya tekrar bindik Aksaray istikametine vurduk aracı bir baktıkki aksarayda tekrar çevrime ve VATAN Topkapı istikametinden M-113 zırhlı personel taşıyıcılar ve tanklar yavaş yavaş akıyor Aksaray istikametinden.
                                   

 Dedik bu pek hayra alamet değil bir tanemiz çıktı şimdi kim hatırlamıyorum yok oğlum bu SOL ANARŞİTLER büyük kalkışma yapıcaklarmış onun için askeriye hazırlanıyor.))
Neyse ZEYTİNBURNU surların önünde tekrar durdurulduğumuzda bu sefer çevirmenin başındaki yüzbaşıdan fena zılgıt yedik ağbi,mağbi  demesek
                                                 

 bizi tutucak, ordanda kurtardık köye geldiğimizde hepimiz evlere dağaldık,ayrılırken rahmetli AJAN AYHANA dedim sabah görüşürüz çamlıktan ayrılıp ben sağa o sola doğru evlerimize yürüyüp gittik.
Eve usulcana girdim, odama girip yattım uyudum.Sabah bir televizyon sesi kalktım televizyonun karşısında rahmetli babam kahvaltı yapıyor, televizyonda KENAN paşa.
Ne oluyor baba dedim, DARBE oldu sonunda dedi.Bir yerdende o kadar sakinki çayını içerken ekmeğe tereyağını sürüşü ve onun üstüne reçel, sanırsın ülkemizde 1980 OLİMPİATLARI oluyor.
Ne olur baba bu işin sonu dedim artık rahat edermiyiz,huzuru bulurmuyuz dedim.
Aynen böyle, ÜLKENİN şimdi içine tam ettiler dedi.Bunu  artık kaldırmaz bu ülke dedi.

Baktım o kahvaltıyı bitirmiş kitabını okuyacak, bende kahvaltımı bitirdim doğru aşşağıya SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI var ama ,o normal insanlar için bize değil.
Şöyle bir kafamı sokağa uzattım tek tük etraftan camdan ordan burdan sarkan var bir baktım caddenin karşısında NEZİKO arkadaşımızın birinci kattaki evlerinin önünde bir sekiz kişilik UNİMOG askeri araç teyzem subay ve erata çay ikram ediyor.
Nezikounun ağbisi astteğmen olarak TSK görev yaptığında bu subayda arkadaşıymış,onada görev yeri bizim bölge verilmiş, oda sabah DARBE ZİYARETİ yapmış çay için harman patlayınca.
Tabi iyice rahatladık,bir baktım bizim arka bahçeden AJAN AYHAN gizlenerek ve saklanarak geliyor,ZEKİ durum ne bak dedim oda NEZİKOLARIN evinde darbeci subay ve kadroları çay ve kahvaltı yaparken görünce rahatladı,yürü ZEKİ sırtımız yere gelmez bir çarşıya bakalım.
İşte kader anı orda başladı çarşıya yavaş ve temkinli yürüyüşümüzü yapıyoruz uzak değil 100 metre gittik kimse yok ama üst kattan PAROLA ıslığımız geldi.
Kafayı bir kaldırdık SHELL AYDIN bize sessizlik işareti yapıyor.El hareketleri ile bir şeyler söylüyor anlamadık camın hizasına geldik kısık ses ile açız yiyicek bulun evde hiçbir şey yok arkadaşlar dedi.
Dedik evde kim var gülüyor nevaleyi bulun gelin sürpriz, ben çayıda koyduruyorum.Kime koyduruyorsun aslanım diyince ana pencerenin perdenin arkasında birkaç bayan sihuleti gülüyorlar.
                                      

AJAN AYHAN vay i……. SHELL dedi.Hemen sus işareti yaparak konuyu anladığımızı anlattık ve gerisin geriye döndük.
Aydın kardeşimize semptimizde SHELL lakabının takılması sempt insanı için yaptığı kahramanlıklardan dolayı.
Benzin kuyrukları hat safada benzin kıtlığı var SHELL aynı zamanda tamirhanedede çalıştığı için bu benzin nasıl patlatılır anlıyor.
Sempte bir ağbimizin benzin sıkıntısımı var SHELL e geliyor kurban olayım SHELL benzin lazım diyor bizimki ağbi bana bir saat müsaade et bulucam der ve bulur bidonla getirir.
Bir gün bulamamış bidon, şaka yapmıyorum komple depoyu söküp getirmiş.))

Yalnız bir defasında rahmetli AJAN AYHANI fena patlattı,çektiği depodaki benzin deniz motorları için kullanılıyormuş,rahmetli arabaya koyup çalıştırınca bizim 124 motor contaları yakıp orta yerde kalmışdı.
Neyse ben evden gittim biraz nevale, rahmetli ajan ayhan gitti oda biraz nevale düzüp geldi.
Ellerimizde poşetlerle eve çıktık tabi ev bayan parfümü kokuyor.
Mereba,mereba dedik ne oluyor SHELL.Ağbi dün gece ÇINAR DİSKO daydım, bu hanfendilerle tanıştım sempt dışından geldikleri için evlerine dönücek vasıta yoktu bana misafir oldular,vasıta olmayışından bir şey olduğunu anladık zaten,  darbe olmuş çok korktular bende korkmasınlar diye ilgileniyordum siz geldiniz.

Evde bir çay ve şeker vardı annemde biliyorsunuz dayımın yazlığında e iyi siz kahvaltıya başlayın biz çay içelim tokuz sohbet edelim dedik.
Kahvaltı bitince camdan bakıyoruz SHELL bizi kenara çekti dedi bu kızların burda olduğundan kimseye bahsetmeyin.
Darbe şartları kalkana kadar bize burda bakın sakın arkadaşların haberi olmasın tamam SHELL dedik.
Shell dedi ortam sıkıcı OKEY oynayalım bari dedi okey takımlarını çıkarttı.
Bilader öğlen artık sıkıldık,SHELL bize müsaade kardeşim biz çıkalım merak etme dönücez senle ilgilenicez.
                                  

Çıktık  AJAN AYHAN ,oğlum manyakmısın dedi tüm darbe bunlarlamı uğraşıcaz dur ortalığı şenlendirelim.
Mahallenin başına gittikki bazı arkadaşlarımız sokağın başında takılıyorlar,hayırdır dediler sizin keyfiniz çok yerinde DARBE oldu babanız paşamı oldu oğlum dediler.
Babamız paşa olmadı ama SHELL bu sabah bize OKEY de çift taş buldurdu.

Nedir oğlum mevzu dediler vallahi SHELL kardeşimizin misafirleri var ama darbe mağdurları evde yiyecek içecek yok ilgilenin isterseniz.
Ertesi günü oldu AJAN AYHAN ile yine duvar üstünde takılıyoruz bir baktık

 meşhur AYI NABİ (  istihbarat jargonuna göre kod adı)elinde poşet hayırdır

 nereye NABİ ağbi dedik OKEY oynamaya SHELL lere gidiyorum dedi,sonradan anlattılar poşetten nevalenin haricinde pijamasınıda getirmiş okey oynarken rahat etsin diye...
                               

Sokağa çıkma yasağı kalktı ama alemler SHELL AYDIN da bir süre daha sürdü.
Herkesin 12 eylül 1980 darbe günü ile acı tatlı anısı vardır.Ama o günden bugüne geldiğimizde hep düşünürüm ülkenin geldiği nokta bizim komik yaşadıklarımıza TRAJEDİ ile baktığında tam  ne olduğunun  göstergesi dilmi arkadaşlar..

Hepinize mutlu müreffef ve huzurlu günler temenni ederim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

11 Eylül 2017 Pazartesi

PİS KOKULAR.

                                        

Sevgili takipçilerim hepinize hayırlı günler dilerim.Kısa bir süre önce sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyefendi ABD mahkemelerince ZARRAB davasına bağlı olarak eski ekonomi bakanı sayın ZAFER ÇAĞLAYAN beyin tutuklanması ile gelişen hadise için bu kelimeleri kullandı.
PİS KOKULAR GELİYOR.
Evet, sizlere kısa  bu konuları değinmek istiyorum, büyük devletlerin İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ ve onlarla beraber çalışan çeşitli kurum ve kuruluşların OYUN AÇMAK dedikleri stratejik veya kısa süreli bir OYUN kurarak istenilen nihayi hedefe gitmek…
Şimdi paylaşacağım sayın AZİZ YILDIRIM beyefendinin tutuklanma esnasında kolundan tutan KOMİSER beyefendinin şu anda sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN hangi danışmanları ile ilgisi ve teması vardı o yıllarda?

Konumuza dönersek ülkemizin kaderinin gidişatı içinde ULUSLARARASI GÜÇLERİN kendileri stratejik ve anlık hareketlerin hepsini yaparken içimizdede paralel çeşitli stratejik nihayi hedefi uzun zamana yayılmış operasyon şekillerini şeçerler.
Mesela nedir bu?
ABD ve müttefikleri 2003 4 temmuz hadisesinden sonra SURİYE sınırında 2014 yılında kendi oluşturduğu müttefik güçler ve kendi bayrağı olabilmek için 4 temmuz 2003 çuval hadisesini yapmış ve o kurduğu oyun üzerinden bugün SURİYE sınırımızda istediği noktaya kendini taşımıştır.
                                 

Aynı oyunu içerden nasıl yapmış olabilir.
2009 yılının aralık ayındaki KOZMİK ODA baskını ve arkasından gelişen hadiselerle birlikte ABD içimizdeki taşoronları aracılığı ile VİP dediğimiz uluslararası karlı ticaret olanaklarını içimizdeki siyasetin tepesindeki taşoronları ile plazente etmiş ve bu karlı ticareti yine HÜKÜMETE en yakın kişiliklerle ve VİP devlet yetkilileri ile kurdurmuş ve bu çok karlı fakat yasaklı ticareti büyük rakamlarla uzun zaman suyun altında kimsenin bilmeyeceği şekilde devlet erkinide kamufle silahı olarak kullanarak konuyu ileri safalara taşımışlardır.
                                

Bu olayları yaparken konunun baş aktörleri gibi gözüken kişilikleride BASIN ve MEDYA yolu ile tanıtım yaparak her dönemdeki klasik sanat dünyası montajınıda süs olarak OYUNUN içine yerleştirmişlerdir.
                                    

Ne zamana kadar 17/25 aralık hadiselerinde kamuoyuna ilk büyük bilgiler dökülmüş ve hadise baştan sona halkın öğreneceği şekilde ortalığa dökülmüştür.
Aslında ABD liler özellikle HALK BANK ı 2004 yılından itibaren yakın takibe almışlar ve onun bir şekilde ülkeye nasıl faydali işler yaptığını tespit etmişlerdi.
Tabi tüm bu olaylar kamuoyuna döküldükten sonra  REZA ZARRAB sonrada HALK BANK genel müdürünün burdan çok rahat şekilde seyahat yaparak ABD gitmesi ve orda tutuklanmaları burda bu konularla ilgili olan kurum kuruluş ve şahsiyetlerin basiretsizliğini değil oyunun kuruluşundan beri ABD tarafında bu komplonun içinde  olduklarını gösterir.
Çünkü böyle VİP dünyayı ilgilendiren ticaretlerde hadise patlak vermişse  o ülkenin gizli servisinin ülkeye herhangi bir şekilde zarar gelmemesi için ona göre önlem alması gerekmektedir.
                             

Bundan sonrası ne olabilir konuşursak çok belliki tüm pazarlık konularını şimdiye kadar önemsemeyen ABD herhangi bir pazarlık yapıcağı konusunun olmayacağını sayın ZAFER ÇAĞLAYAN beyin tutuklanması ile belli etmiştir.

Sayın ÇAĞLAYAN beyin tutuklanmasıda mahkemelerin elindeki para dolaşım sistemine bağlı delilerin çok kesin olması bu tutuklamayada eski ekonomi bakanından başlaması diğer kişilerle ilgilenmemesi bize şunu gösterir,kısa zaman sonra şuçlu gösterip tutuklama kararı verdiğinde gıyabındaki bakandan daha yüksekteki ilgili kişiye yani baş HEDEFE gitmek.


Sanırım REZA ZARRAB ve HALK BANKASI genel müdürü önümüzdeki aşamalarda ABD yasalarınca kabul görmüş TANIK KORUMA  yasası müessesinden yararlanarak bu davalardan kendilerini kurtaracaklardır.
Onlarla çok önceden FEDERAL yetkililer bu konularda anlaşmışlardır.
Konunun bu ABD ayağı iken aynı anda ALMANYA devletinden bu konuları destekliyecek farklı bilgi ve belgeler açıklanarak bu oluşan ABD,ALMANYA ve TÜRKİYE üçgenindeki kurulmuş BÜYÜK TUZAK ile nihayi bir hedefe konular taşınıcaktır.

Bu taşınıcak nihayi hedef ne olucaktır,  bunu düşünmeyi  ülkeyi ve ülke bütünlüğünü koruyacak erklerin düşüncelerine bırakıyorum.
İnsanın olduğu yerde zaaflar hep vardır büyük devletlerin yaptığı zaafa düşücek insan yapısını ilk çocuk yaşta eğitmek sonrada devleti stratejik olarak yöneten yöneticilerini devamlı kontrol etmek ve her türlü zaaf ile elde edilebilecek devlet yöneticisinide izleyip yeri geldiğinde gizli yeri geldiğinde açık hareketlerle diskalifiye etmek.
Bizde bunlar şimdiye kadar hiç olmadı.

Bu bir DÖRT BOYUTLU SATRANÇ OYUNU son hamleleri bekleyin o zaman oyunun sonunu göreceğiz.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

5 Eylül 2017 Salı

HEDEF TÜRKİYE! YIKIMIN A PLANI.

                                 

Sevgili takipçilerim,dostlarım uzun bir tatil sonrası ülkemizden ayrılarak komşu dost ülke RUSYA FEDERASYONUNA geri döndüm.
Tabi ülkemde bulunurken özellikle istanbulda ve kritik stratejik noktalarda gezerek bayağı ileri düzeyde stratejik bilgi depoladım.
Bunların analizini sizlere yapmak istiyorum.
Birincisi TÜRKİYE ve başta İSTANBUL şehrimiz ilk ARAP devletlerinden akın 1984 yılının başında, başta SUUDİ ARABİSTAN ve KÖRFEZ EMİRLİKLERİ vatandaşlarının yoğun ve toplu ziyaretleri ile başladı ve birkaç yıl ciddi anlamda devam etti ve sonrasında bıraktıkları yüklü döviz ile birlikte yönlerini İSPANYA başta olmak üzere diğer ülkelere çevirdiler.
1984 yılından bugüne dünya konjöktürü çok değişti dünyada hayatlarımızda baştan aşağıya farklılaştı.
                             

İRAN,IRAK savaşı on yıl devam ettikten sonra 1989 yılında savaşın bitmesi ile arkasından 1990 yılında IRAK KÜVEYT arap cumhuriyetini işgal etti.
ABD 1. Körfez kırizi ve arkasından gelişen 2003 yılındaki 2. Körfez kırizi ile birlikte ortadoğuda ve özellikle ÜLKEMİZ TÜRKİYE sınırlarında devamlı bir hareket aksiyon ve bunla başlantılı ana TERÖR ÖRGÜTÜ PKK nın DAĞ GERİLLA faaliyetleri ve zaman zaman şehir merkezlerindeki terör faaliyetleri ile ülkemize can,mal ve enerji kaybettirerek eylemlerini bugünlere kadar getirdi.

Arkasından SURİYE ARAP CUMHURİYETİNDE çıkan iç savaş işe ülkemiz yoğun bir göç faliyeti alarak oranı tarihinin en yüksek seviyesi olan yaklaşık dört milyon insanı mülteci olarak kabul edip çok yüksek seviyeli ekonomik imkanlar tanıyarak içimizde sosyal hayatımızda yaşam tarzları ile birlikte kabul ettik ve TÜRKİYE nin heryerinde beraber yaşıyan bir toplum olduk.
Arkadaşlar İSTANBULDA gezerken inanın doğma büyüme bu şehrin delikanlısıyım ne bir bizim kültürümüzden bir eser kalmış,ne TÜRK lüğümüzden nede yaşam formumuzdan.
                                        

Kapalı kapılar arkasına yüksek güvenlik duvarları arkasında TEKSAS RANGER leri gibi yaşam sürereken KEMALİST bir sitede, ben yokken gelen
                                         

 AFGAN burkalı göçmenler ve ARAP kardeşlerimizin SİYAH ÇARŞAFLI eşlerinin gece karanlığında aniden serinlemek için girdiği TROPİKAL BİTKİLERİN arasında çıkmaları ile aklımı tatil boyunca aldılar.))
                               

Bu işin TRAJİKOMİK yanı ben size bir TÜRK İSTİHBARAT UZMANI olarak yılların istihbarat savaşları içinden nereye gideceğimizi yazıcam.
Öncelikle TÜRK İSTİHBARAT tarihinde içimizde yapılanmış ve her köşemize nüfuz etmiş ABD,İNGİLİZ ve onların gerisindeki SİYONİST sermaye gücü ile içimizdeki sistemi yönetmesi için taşoron guruplar kurmuş bu uluslararası yapının son bizi getireceği nokta şu olucak.
Milyonlarca SURİYE kökenli göçmen ile demokrafik yapıyı bozarken İNGİLİZ aklının burdaki  İSLAMCI MUHAFAZAKAR yapı içindeki kolları ile AFGANİSTAN dan getirecekleri göçmen kafileleri ile içimizde yoğun el kaide ve işid  gibi terör örgütlerini burda merkez yaparak içimizden bütün ORTADOĞU,ORTAASYA ve ASYA bölgelerinde yoğun terör ve gayrinizami operasyonların merkezi yapıcaklar.

Arkasından ARAKAN ve diğer asya Müslümanlarına yapılan zulmü göstererek onlarıda mülteci olarak getirerek iyice Müslüman sosyal yapıyı ülkemize enjekte edicekler.

Daha sonra BARZANİ KÜRDİSTAN referandurumu ile kuzey ırakta yapılacak seçimler aslında içimizdede yapılacak ve sonrasında görünmeyen bir şekilde sınırlar ortadan kalkmış olucak zaten PKK terör ile son kırk yıl yorulmuş bölge halkları bu sınırların olmamasından dolayı yeni bir insan sürkülasyonu ve bunun getirdiği sosyal tüm hadiseleri yine ülke içine taşıycak.

Aynı anda İRAN ile gelişen yeni mecburi politikalarla aynı sınır bağları karşılıklı İRAN ile olduğu için özellikle İRAN hududundaki nüfuz hareketleri ülkemiz içindeki VAN,HAKKARİ,AĞRI,ŞIRNAK bölgelerindeki demografik nüfus kimlik yapısında farklı hareketler getirecek.
                        

Anlaşılacağı gibi SUNİ olarak aslında aşırı Müslümanlık yaşamayan TÜRK ler ve onların beraber yaşadığı aynı öğretideki din anlayışındaki Müslüman toplumlar bir anda ülke içinde AŞIRI RADİKAL  bir Müslüman toplum ile beraber yaşamaya başlıyacak.
O zaman ne olucak çok tabiki bugünki huzursuzluk bu ortamdan çıkıcak bir KAOS ve çatışma,karışıklık,terör,iç savaş ve parçalanma ile sonuçlanacak bir duruma varıcak.
                                   

İçimizdeki NATO gücünün son ALTMIŞ SEKİZ yıldaki paralel seferberlik yapısının basın,medya ve sosyal medya ayağı içine yaydığı tüm gazeteciler ile devamlı ters algı ve NAZİ prokobanda bakanı JOZEF GOBELS türü pisikolojik harekat ile kafalar halkın karışıp dumara uğrarken ÇOK GİZLİ KOZMİK İNGİLİZ arşivlerindeki ülkemiz içindeki SİYASET ve BÜROKRATİK yapı ile KAOS ortamında ülkenin parçalanması için içerden bu operasyona bugün destek verdikleri ve bu yola ülkemize soktukları gibi son HAMLEDE aynı yıkıcı desteği vererek TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ parçalamak için çalışacaklar.

Yakında bu planın oluşmasında göreceğiniz ülkenin BATI kısmının HİNDİSTAN görüntüsünde olacağı,DOĞU ve GÜNEYDOĞUSUNUN PAKİSTAN görüntüsünü yansıtacağını anlıycaksınız.

                                     
Bu konular bu şekilde devam ettiği taktirde ülkemiz parçalandıktan sonra TÜRK ırkına 2000 yıldır düşman olan toplumlar son ve nihayi savaşlarını kazanacaklar.

Türkleri hiçbir dönemde yense dahi yıldıramıyan dünya güçleri yaptıkları içerden tüm ideolojik çalışmalarla yıkamazken labaratuarda tutan içine sinsice  DÜŞMANI sok TRUVA ATI operasyonunu başlat ve kaleyi yık gerçekleştireceklerdir.

Derin ANGLASAKSON yapının burda köpekliğini yapan ŞEREFLİ gözüken aslında bir numaralı ŞEREFSİZ olan ÜST YAPI aileler içinde gerçekleştirdiği içine sız ve böl yönet politikasını her daim ülke içindede uygulamışlardır.
Bu A planı diğer planlarıda yavaş yavaş zamanı geldiğinde anlatıcam.
                                             

EY TÜRK GENÇLİĞİ uyan akıllı ol kavga,gürültü,patırtı etme aklını kullan çayırda bayırda rahmetli ANKARALI NAMIKI dinleyip ARABADA BEŞ
                                   

 .EVDE ONBEŞ yada DAR GELDİ BANA ANKARA şarkıları ile onaltılık manita gibi dağda bayırda fanila ile göbek atıp EFES EXSTRA.KIRMIZI
                                        

 TUBORG ile kafayı bulup ortalarda oynama.
ÇİÇEK. MİÇEK YOK KIZGINIM:)
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

                                                                                                    01.01.2022                           A...