20 Eylül 2017 Çarşamba

ANA KUCAĞI DEĞİL ASLAN OCAĞI.

               

Sevgili takipçilerim hayırlı günler diler sizlere kısa bir açıklama geçmek istiyorum yazılı olarak.
Periscope yayınlarında sizler ile sohbet ediyoruz bu konularda ama söz uçar yazı kalır,onun için yazmak zorunda hissettim kendimi.
Arkadaşlarım biliyorsunuz sizlere uzun süredir yazıyorum ülke ve kendi yaşantım ile sorunları.
Bu yazımıda yazarken fazla uzatmıycam sizlere şunu söylemek istiyorum.
Bir laf vardır KAÇAN KOVALANIR diye ama ben hiç kaçmadım yalnız hep arkamdan takip edildim.
Bu kadar tarihten bugüne gelen hadiseleri ve olumsuzlukları görünce sizleri medyada ve ekranlarda sinemalarda yalan yanlış senaryolarla kandırıp PİSİKOLOJİK harekat yapılmasının önüne geçmek istedim.
                                 

 Sizlerinde büyük ilgisini gördüm bu sayede.
Bizde söz ağızdan bir kere çıkar 17 ocak 2013 tarihinde MİT MÜSTEŞARIMIZ sayın DR HAKAN FİDAN beyefendiye bir mektup yazarak kendisine gerekli hadiseleri bildirip KURUMLARININ ve ona bağlı büyük bir networka sahip olunan seferberlik sisteminden benim ve soyadımla bir daha resmi veya gayrı resmi olarak ilişkilerinin olmamasını arz ettim.
                                    

Kısacası ülkemde son yirmi yılda gördüğüm yanlışlıklardan sıkıntı duyduğum için bir daha beni bu camianın rahatsız etmemesini ve yakınlaşmamalarını istedim.
Netice alamayınca bende size yaşadığım TARİHİ olayları özet halinde kısa kısa bu dört buçuk yıl zarfında yazdım ve bunların bir gerçek tarihe İZ bırakabilecek bir nitelik alabilmesi için kitap yazma fikri aklımda oluştu ve bu zaman zarfında biraz yazarak antreman yapmış oldun konuya ÇIRAK olarak hazırlanarak belki kitaba dönüştüğünde bizde KALFA olmayı hak edebilecek vaziyete geliriz.

Tabi insanlık gereği bu hayatın içinde ekonomik,sosyal ve siyasi olarak çeşitli gereksinimlerimiz oluyor veya düzenlememiz gerekiyor bunlarıda bu işlerle birlikte yapıp İNSAN olma gereği yeri gelirse hayatı başka alanlarda başka sosyal ve medeni durumlarda yaşamak için çalışıyoruz.
Kısacası arkadaşlar bu dönemde artık sadece güvenlik ve istihbarat konularında geçmiş tecrübelerimi yazarak ve anlatarak devam edip hayatı bu açıdan yaşamak istiyorum.
Saha dediğiniz nokta çok uzun yıllardır YILANLAR ve ÇAKALLAR VADİSİ olup boşu boşuna EFOR ve ENERJİ sarf edilen bir alan ve oyun olmuştur.
GLADYATÖRLER sahaya çıktıklarında biraz  eksikte olsa aşşağı yukarı adalet ile ARENADA çarpışırlar.

ARENADA savaşan GLADYATÖRLER  belirli kurallarla çarpışırlar.
ARENADAKİ her yenilgiden sonra arkadan sahaya ESİR KADINLARI,ANALARI,BACILARI sürmek bizim bildiğimiz GLADYATÖR kurallarında yok.

Sanırım sizler  öğrendiğiniz ARENADAKİ GLADYATÖR savaşları memleketinizdeki AT PAZARINDAKİ hayvan pislikleri ile dolu olan saha.
Oralarda öğrendiğiniz SAVAŞMA teknikleri alanın bulunduğu yer ve mahal gibi PİSLİK, HAYVAN BOKU ve SİDİĞİ  dolu olduğu için savaşma tekniklerinizde bu pislik ortamında AHLAKSIZLAŞMIŞ.
                                

Lafın kısası tecrübelerimden yararlanın okuyun ders niteliğinde.
Rahmetli eski olimpiat komitesi başkanı merhum SİNAN ERDEM ve yakın arkadaşı merhum ORHAN ŞUŞUT büyüklerimizden ilk öğrendiğimiz temiz ve tertipli olmak sahalarda rakiplerimize veya rakip takımlara karşı mücadelemizde saygıyı,sevgiyi,centilmenliği elden bırakmamak.
                                 

Bu anlayışla ARENADA SAHALARDA GLADYATÖR savaşları olur,bir kuralı bir centilmenliği sahadaki savaşçıların dengesi vardır.
                                          

Kadınları ve çocukları CANLI BOMBA,KALKAN kullanan insan fikir yapısından oluşmuş kimselerle sahada ne savaşılır nede dostluk yapılır.
                                           

Onun için sizler kendiniz sahalarınızda kendi kendinize takılın biz emekli olduk ASLAN OCAĞINDAN siz ANA KUCAKLARINDA takılın!
                                 

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

                                                                                                    01.01.2022                           A...