14 Ocak 2016 Perşembe

ATEŞE BENZİN DÖKENLER!

                                 

Sevgili takipçilerim lüzum üstüne arkası arkasına yazmak mecburiyetinde kalıyorum.
Çünkü doğruları kendimiz,ailemiz,yakınlarımız ve MİLLETİMİZ için anlatmak zorundayız.
Bazı mücadeleler vardır bir ömür sürmüştür,çok sıkıntılar çekilmiştir ama jan,janlı olaylar ve kişiler ortalarda dolaşırken kimse çekilen sıkıntıları bilmez,bilmekte istemez.
Dün 13.01.2016 saat 11.00 sularında her zamanki gibi sayın ERSOY DEDE ve programa yeni katılan sayın TURGAY GÜLER beyefendinin haber analiz programını izliyordum.

Program başladı elim TERÖR hadisesi olan sultanahmetteki patlamanın konusu konuşulurken programın daha üçüncü dakikasında ben çok iyi biliyorumki bu bombayı İŞİD terör örgütü üstlensede bunun ÜST aklı başta RUSYA ve İRAN,SURİYE konsorsiyumudur dedi.
Arkadaşlarım hemen arkasından yakın sevgi ve muhabbetimde olan gazeteciliğine inandığım sayın ZİHNİ ÇAKIR beyefendi bir makale yayınlayarak,başlığı KONVANSİYONEL TERÖR RUSYA ve SULTANAHMET PATLAMASI diye konuyu yayan geniş bir makale yazmış.
Dedim ZİHNİ bey makalene karşı yazı yazıcam şimdiden söyleyim dedim,gülücük attı yaz ağbi dedi.
                                 

Arkadaşlarım şimdi sayın TURGAY GÜLER beyefendide sayın ZİHNİ ÇAKIR ve diğerleride RUSYA konusundaki şuçlamaları direk kendi kanaatleri değil aslında onlar söylemesede, onları bu konuda RUSYA üstüne yönlendiren hatta birazda bilgi ile donatan TÜRKİYEDE bazı odaklar var.
Biz kırk kişiyiz hepimiz birbirimizi biliriz.
Ben her zamanki gibi akil yolu ve gerçekleri sizlere vericem,ne siyasetçiyim ne menfat bekleyen bir insanım yıllarca tek başıma DOSTLUĞUNA inandığım RUS halkı ve TÜRKİYE halkının beraberliğine ve gücüne inandım , ALLAH,TANRI nasip ederse RUSYA ve TÜRKİYE arasında ölene kadar yaşamak istiyorum.
İlk önce menfur bir saldırı olmuşken elde hiçbir done olmadan şu devlet bu devlet diyerek şuçlamada bulunmak insanın bilmeden kendi ülkesine verdiği en büyük zarardır.
Biz burda bazı devletleri veya gurupları şuçlarken son 40 yılın birikimini sunarak çok rahat  onun için olaylara şuçlama yapıyoruz.
Ama RUSYA ve onun evveli SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) hiçbir zaman teröre ve terörist faaliyetlere izin vermemiştir.
Özellikle TURGAY GÜLER ve ZİHNİ ÇAKIR beyin bazı ÇEÇEN teröristlere ülkemizde suikast yapıldığını bunu RUSYANIN bir terör eylemi olarak göstermesi yanlıştır.Bunları RUSYANIN yaptığını kabul dahi etsek bu terör faliyeti değil bir ülkenin kendi ülkesindeki TERÖR faaliyetlerini önleyebilmesi için yaptığı OPERASYONEL çalışmalardır.
Ben bu konunun uzmanıyım aslında kamuoyuna yansıtılmayan bu konularda her zaman derin yapıların birbirleri ile anlaşıp mutabakata vardıkları konulardır.

Bunu İSRAİL,AMERİKA,ALMANYA,FRANSA gibi üllkelerde tüm dünyada yapıyor sizlerde izliyorsunuz çok iyi mesleğiniz icabı biliyorsunuz.Devletler TERÖR yapmaz TERÖR organizasyonlarını yerinde cezalandırır.
Çok öğündüğümüz bizde bazı kişileri efsaneleştiren avrupadaki ASALA operasyonlarını ve FRANSIZLARIN bunu kitaplaştırdığını iyi biliyoruz.
KURTLAR İMPARATORLUĞU.
                                 

Bunu geçelim anlaşıldı sanırım sayın ZİHNİ ÇAKIR beyin verdiği bazı örnekler özellikle UKRAYNA devletinin elinde olan eski bir emekli FSB görevlisi YEVGENİ kod adı ile basın ve medyaya verdiği bilgileri okuduğumda istihbaratçı şu bilgileri veriyor.
Hizibullah örgütünün içinde FSB (RUS GİZLİ SERVİSİ) üst iki yöneticisinin olduğunu söylüyor bu bilgiyi verdikten sonra örgütün PYD ve PKK içindede olduğunu hatta FSB nin  YEVGENİ kod adlı kişinin verdiği bilgilerle PARİS saldırılarının olabileceğinin önceden analizini yaptıkları söyleniyor.
Bakın burda deniyorki FSB bu örgütlerin içine sızmış ve bu örgütlerin içinde faaliyet gösteriyor.Ama TERÖR saldırısını bu örgütlere yaptırıyor diye bir şuçlama yok.
Arkadaşlarım tüm gelişmiş ülkelerin İSTİHBARAT kuruluşları kendini ilgilendiren örgütlerin içine sızar ,bu örgütlerin içinde bu sızdığı ajan faaliyetleri ile İSTİHBARAT toplar bunları değerlendirir ve kendi bilgi gücünü oluşturur.Hatta büyük devletler kendilerini ilgilendirmeyen örgütlerin içindede bulunur onlardanda istihbari faaliyet içinde bilgi toplar.
YEVGENİ KOD istihbaratçının saydığı tüm örgütler içinde başta bizim istihbaratımız MİT,MOSSAD,CİA,BND,MI6,DUXZYEN BUREAU(FRANSIZ) istihbaratının çok sayıda ajanı vardır.
Bunların içinde olmak bu örgütleri TERÖR eyleminde kullanmak değildir.
Özellikle TÜRK basınında bazılarınıda tanıdığım insanların komşu büyük bir devlet için görüş belirtirken bu kadar çabuk şuçlayıcı ve yargısız infaz yapmalarına bir türlü anlam veremiyorum.
Rusya devleti büyük bir devlet ve çok geleneklerine bağlı özlü bir devlettir.
Bir çok gelişmiş devletin devlet çalışmalarında dikkat etmediği önemsemediği kuralları önemseyen ciddi devlet anlayışı olan bir büyük ülkedir.Benim anlatmama gerek yok akıllı insan haritaya bakar anlar.
Ama tabiki şu andaki bazı güçler özellikle RUSYA ve TÜRKİYE nin arasının tamamen açılması için bazı operasyonlar yapıp daha sonra basındaki bazı kalemlerle RUSYAYI hedef aldırıyorsa şunu unutmayalım İKİ MİLLET olarak önce biz burda komşuyuz sonrada iki ülke arasında çok büyük çıkar ilişkileri var ,dahada ötesi belki bugünün SİYASETÇİLERİ ve BÜROKRATLARININ sadece GİZLİ RAPORLAR ve KOZMİK DOSYALARDAN öğrenebileceği  yada TARİHE KAPALI ARŞİVLERDEN bu coğrafyanın ayakta kalması için halklara farkettirilmeden ne fedekarlıklar ve çalışmalar yapılmış.
Bunlar bir anda 2000 YILLIK İMPARATORLUKLARA atfedilecek yakıştırmalar değildir.TERÖR insanlık şuçu olan düşmanın dahi olsa ona uygulanmıycak bir yöntemdir.
İstisnaız çok uzun zamandır TÜRKİYEDE tartışılan örgütlerin içinde adamınız var ama eylemleri durduramıyorsunuz,aynı şeyi başka servisler içinde düşünün belki bilse bile müdahale edemiyor etse haber elemanı,ajanı açığa çıkıcak.

                            
Türkiyede GESİ olaylarını üç ay evvelden FACEBOOK sayfama bile koymuşken 45 gün TÜRKİYENİN büyük şehirlerini savaş yerine sokan hadiseleri MİT ve diğer kurumlar niye üç ay evvellden engellemedi?
Hikaye çok geçelim,gerçeğe dönelim diyelimki yarın RUS basınında bir yaygara kopartıldı dendiki 31 EKİM 2015 günü MISIRIN ŞERMELŞEYL havalimanından kalkan  RUSYANIN ST.PETERSBURG şehrine turist kafilesi taşıyan uçağı düşürten terörist İSLAMCI yapının arkasında MİT vardı onlar ve onlarla müttefik bazı devletlerin istihbarat kuruluşları vardı ,diye açıklamalar yapsalar tüm dünyaya ne cevap vericez.
Onun için akıllı,üstün ferasetli,yapıcı  olalım.Ülkelerimiz arasında bir çok ciddi çıkar ilişkileri ve artık kopmuycak şekilde bir sosyal doku oluşmuşken böyle MESNETSİZ şuçlamalarla ATEŞİN ÜSTÜNE BENZİN dökmeyelim…!!

Birde geç saatlerde bir TERÖR UZMANI arkadaş televizyona çıkarttılar birkaç kaleşnikof,RPG-7 ve SİMİNOF suikast tüfeğinin önünde GÜNEYDOĞUDA TERÖRİSTLERDEN ele geçrilen işte görüyorsunuz tüm silahlar RUS yapısı diye beyanat veriyor yani silahları öyle bir tanıtımını yapıyorki RUSYA teröristlere silah yardımı yapıyor.
Arkadaşlar RUS yapısı özellikle hafif silahları lisans yetkisi ile dünyada bir çok ülke üretiyor ÇİN den ÇEK CUMHURİYETİNE kadar birde bu silahları PAKİSTAN,AFGANİSTAN,HİNDİSTAN,MALEZYA gibi ülkelerde ÇAKMASINI üretip üstüne hangi dünya ordusunun mührü ve kafana göre seri numarası basıyorlar ve bu işleri ORDULARI donatacak şekilde büyük miktarlarda yapıyorlar.
Her kalaşnikofu RUSYA satıyor sanmayın))HER GÖRDÜĞÜNÜ SAKALLI SANMA MİSALİ,TÜRK ATASÖZÜ))!
                                     

Madem bu kadar yazdık birde eski bu konularla ilgili anımı yazayım geçen yıl bu konunun sohbeti oldu.
1995 yılında 1.çeçen savaşının devam ettiği günlerde istemediğim bir ortama girdim istanbulda içlerinden bir ÇEÇENİN konuşmalarından hissettim bu RUS gizli servisi mensubu.
Aradan 18 yıl geçti tesadüfen bir hadisden basına yansıyan öğrendimki 18 yıl evvel şüphelendiğim olay gerçekmiş o kişi RUS gizli servisi mensubuymuş.
Örgütler ve gizli servislerin işi heryere sızmaktır..!!!
BARIŞ, REFAH, MUTLULUK İÇİN MÜCADELE VERİN ARKADAŞLAR.
                               

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

12 Ocak 2016 Salı

KAN KUYUSU.

                                    

Sevgili takipçilerim yazıma başlarken yine sizi bilgilendirmek istiyorum tekrar.
Yazılarımı yazmaktaki amacım bilgi ve birikimim varsa siz benden bilgi alabiliyorsanız ben sizi aydınlatabiliyorsam zaman zamanda kısıtlıda olsa eğlendirebiliyorsam bu beni mutlu ediyor.
Dikkat ederseniz TÜRKİYE de herkesin adını bir şekilde bahse konu ederler bir tek benim adımı bu kadar yazdığım bilgiye karşı bahse konu etmezler açık yayınlarda ve diğer sosyal medya ve medyada benden ve yazdıklarımdan hiçbir şekilde ismim ve bahsim geçmez geçicek olsa dahi isim vermeden şifreli konuşurlar.Bunun nedenini ben sizlere beni sıkı takip eden takipçi dostlarıma bırakıyorum siz karar verin…
Ama tekrar söylüyorum amacım burdan kahraman üretmek veya başka bir hadiseye mahal vermek yazdıklarımdan ŞANTAJ veya başka bir konuda fayda çıkarmak değil.
Netice itibari ile bizde bir insanız bizde birikimimizi ve gerçekleri uğradığımız haksızlıkları paylaşmak ve anlatmak istiyoruz.
Bazı eleştiriler oluyor KOD adı ile yazıyor diye tekrar burdan yazıyorum ZEKİ ARSLAN ve ARAS DAĞLI kod adı olarak kullandığım isimlerdir.Bunlar TÜRKİYE CUMHURİYETİ MAHKEMELERİNDE tutanaklarında geçmiş isimlerdir.
Geçmişte bu KOD İSİMLERİNİ  bana verenlerin tarihi çeşitli hikayeleri vardır.
Malumu gerçek adım A.T bu harflerle başlayan ismim, bazen ben bile isimlerimi karıştırdığım zaman oluyor bu gerçek adımla bir büyük gazetemize TÜRKİYE nin güvenlik konuları ile  ilgili büyük bir makale yazdım, yine bir DEVLET BÜYÜĞÜMÜZE yapılan suikast konusunda bir televizyon programı için UZMAN olarak katkıda bulundum görüntülü.
Bunları yazmamın sebebi son günlerde gösterdiğiniz yüksek ilgiden dolayı şahsıma gelen tepkiler.

Biliyorsunuz şu anda yurt dışında yaşıyorum ,mecbur kalıyorum bu tepkiler biriktiğinde sizlere anlatma gereği duyuyorum,çünkü beni rahatlatıyor.
Araştırmacı arkadaşlar var yazılarımı takip eden onlarda bana açık sosyal medya üstünden ulaşıp haftada birkaç gün uzun yaptıkları yazımlarımla ilgili araştırmalarının doğruluğunu teyit ediyorlar.
Birde son zamanda bazı arkadaşlar var sanırım bazı seyrettikleri dizi ve filmleri gerçek hayattada böyle olduğunu sanıp ZEKİ ağbi birazda hareketli olaylarla ilgili olaylarını yaz diyorlar,gülüyorum.
Bu arkadaşlarıma söyliyeceğim sizler o dizilere aldanmayın ,dizi başladı bitti 10000 ölü var dizinin kahramanı hala hayatta.
Siz yoksa ÖLMEYİ ,BAYILMAKMI zannediyorsunuz.))
Arkadaşlar İSTİHBARAT ve derin dünya akıl,zeka,bilgi,birikim,sosyoloji,antrapoloji,arkeoloji,ekonomi,dil bilimleri ve askeri bilgilerin yüksek seviyede olması ile eşdeğer ve bunların iyi değerlendirilmesi,kıymetlendirilmesi analiz ve sentezinin gerçek düzeyde yapılması ile seviyelidir.
Bazen evet nadirde olsa bu DİZİ ve FİLMLERDE izlediğiniz hadiseler olur ama onların bile bir dozajı ve kurallar ve çalışma şekli yöntemi bu konularla ilgili ayrı departmanlar ve birimler vardır.
Gerektiğinde sahaya hissettirmeden onlar çıkartılır onlarla iş görülür,çoğu istihbaratçı ve derin dünya insanı ömründe böyle AKSİYONEL hadiselere birkaç kereden fazla şahit olmaz içinde bulunmaz.Bir çoğu meslek hayatında aksiyonel konuya hiç denk gelmeden meslek ömrünü tamamlar veya emekli olur.
Bunları anlatmamın sebebi toplu halde bilgilendirmek,kamuoyunda bilinçli şekilde bizden rahatsız olan insanların DEZENFORMASYON bilgi yaymasını önlemek için.
Gelelim konumuza KAN KUYUSUNA arkadaşlarım inanın diyorum artık ülkemizde ŞEHİT hadiseleri ve insan ölümleri bunların içinde tabiki TERÖRİSTLERDE var  hadiseler bir KAN KUYUSUNA döndü.
Devamlı akan KAN ve her evden bir iç acıtan feryat sesi artık nereye gidiyoruz dedirtiyor insana.

Olaylara teknik anlamda bakmayıp insani duyguların ön plana çıkması ile SOSYOLOJİK,İNSANİ gözle artık tüm bu COĞRAFYAYA ve bu coğrafya üstündeki KAN KUYUSUNA bakıp ne yapıcaz diye düşünüyor insan…
Dün bu yazımı kaleme almamdaki sebeb şehit bir ÖZEL HAREKAT polisimizin cenazesi esnasında babasının tabutu başındaki küçük kızının baba diye ağlayışı çok üzdü beni size bunun tarifinin nasıl yapılacağınıda bilmiyorum.

Bu babalarını,annelerini,evlerini kaybeden çocukların geçirdiği travmalar ve gelecekte bu travmaları geçiren çocukların erişkin oldukları toplumda büyük birey oldukları zamanda travmalar içinde büyüyen çok geniş kitlelerin adeta şehitler ordusu ve hayatını bu terör saldırılarında kaybetmiş siviller hatta terörist yakınları açısındanda çünkü bunlarında büyük çoğunluğu içimizde yaşıyan insanlarımız ne olucağı nasıl bir yaralı nesil yetiştiğini düşünmek istemiyorum.
Bunu sadece TÜRKİYE için değil bu tüm coğrafyamızı saran bir ateş oldu ve artık sınırı olmayan bir duruma geldi.
Bakın arkadaşlarım 8 ocak 2015 RUSYA FEDERASYONU tabiyetine bağlı bir bayan DİANA RAMOZOVA geçen sene SULTANAHMET TURİZİM POLİSİ şubesine bir intihar saldırısında bulundu kendi ile birlikte bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ polis memurumuz şehit oldu.
                           

Konunun ince detayına girmeden bu canlı bombanın geçirdiği son aylar ve son durumu ve RUSYADAN gelip TÜRKİYE içinde bulunduğu yerler hareket şekli belki kimsenin aklına getiremiyeceği canlı bombanın nasıl bu hadiseyi yaptığı bu konular yine KAN KUYUSUNA biriken hadiseler içinde ayrıntısına girmeden konuların yazıyorum.
Bakıyorsun bugün 12 .01.2016 bir yıl dört gün sonra aynı sempte yine benzer bir canlı bomba ve yine uyruğu bizden olmayan muhtemelen hala  tam belli olmasada  SURİYE veye SUUDİ ARABİSTAN kökenli bir insan…
Geldiğim nokta ülkemizde kendi terörümüzün haricinde bölgede yanan ateşten ve sınırlarımızı çeşitli insani nedenle kapatamamızdan dolayı yoğunluğu yüksek seviyede TERÖR saldırısına maruz kalıyoruz.
                                 

Bu terör saldırısına maruz kalırken birde son  16 yılda çeşitli fasılalarla BARIŞ,silahların susması ve diğer argümanlarla ülkede barış,güvenlik  ortamı yakalamak için çeşitli yapılan müzakereler ve gizli toplantılar ile görmezden bilinçli olarak gelinen TERÖR ÖRGÜTÜNÜN durmadan yeraltı faaliyetleri için çalışması lojistik büyük çaplı yığınak yapması bunla mecburen karşı karşıya kalan güvenlik güçlerimiz tekrar sil baştan deyip TOPYÖKÜN bir çatışmaya girmesi ve bu tuzak içine girerek yaptığı çatışmada devamlı silah arkadaşını kaybetmesi devamlı kan,gözyaşı ile karşılaşması insan olarak ciddi manada TRAVMA geçirmelerine neden oluyor.

Her asker ve çatışma konusunda yetişen güvenlik gücü bunu iyi bilir sinirlerin artık dayanamadığı,kopma noktaları yada şiddet yüküne pisikolojisi dayanmayan gayette doğal olan bu hadiseler karşısında travmatik şiddet gösterisi yapmalarına neden olur bu seferde bugünlerde yaşadığımız ALGI OPERASYONLARI ve PİSİKOLOJİK HARP metodları TERÖRÜ yöneten beynelminel karargahlarca kullanılmaya başlar.
Arkadaşlarım artık bu coğrafyada TERÖRÜ basite indirgeyip çeşitli terör örgütleri olarak algılamayın artık bu coğrafyada TERÖR adeta KARTELLEŞMİŞ bir BEYNELMİNEL yapıya döndü.
                          

Bir KARTEL yapının içinde ne varsa COĞRAFYADA yapılan düşük,yüksek yoğunlu çatışma ,harpler ve terör eylemleri içinde teröristler,paramiliter askerler,yabancı servislerin tüm yapıları ,enerji şirketleri,silah tüccarları,uyuşturucu baronları ve yine resmi orduların gayrinizami güçleri,hepsi ve bunların oluşturduğu tüm yapılar bu kartelin içinde.
Bugünlerde aniden HEDEFE konulan TERÖRE destek veren sanatçı akademisyenler diye eleştirilen insanlarımız bile aslında tamda konuştukları konuların ne manaya geldiğini bilmeden yaptığı konuşmalar olması çok muhtemeldir,yani bilinçsizce konuları bilmeden kırdıkları potlar olması onlara bu tuzakların hazırlanması gayet doğal 
olabilir,unutmayalım vebali çok büyüktür hadiselerin sıcaklığında insanları suçlarsın ama ilerki zamanda gelişimde o yapılanın hata olduğunu anlarsın onun için bir anda insanları linç etmemek gerekli.
                     

1999 yılında merhum AHMET KAYA beye yapılan linç hadisesinden sonra merhum hayatını yurtdışında kaybetti,ama sonra herkes anladıki merhuma haksız ve adaletsiz bir şekilde KIYILDIĞI!
                          

Tabi bu coğrafyada TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ bu KARTELLEŞMİŞ TERÖR ve YÜKSEK YOĞUNLUKLU ÇATIŞMA ve olabilecek GENİŞ ÇAPLI MUHAREBELERDE neleri akıllıca ve ülkenin yüksek menfeatlerine uygun yapması gerekli olduğunu çok iyi düşünmeli.
                                 

Çünkü bugünün KARTELLEŞMİŞ yapısı yarın bu coğrafyada oluşucak yeni haritalarda TÜRKİYENİN konumunu belirleyeceği gibi işin kimse bu yanını düşünmüyor gelecek nesillerdeki PİSİKİYATRİK,SOSYOLOJİK,ETNİK,KÜLTÜREL yapılar nasıl oluşacak tüm bu KAN KUYUSU birikiminden ve çeşitli başta ANADOLU ve tüm TÜRKİYEYE yayılan yeni etnik yapıların nasıl gelecekte bir toplum oluşturacağını hangi kültürlerimizi örf,adet,geleneklerimizi kaybedeceğimizi ve bunların yerine nasıl bir toplum çıkacağı en kötüsü ülkemizin toprak bütünlüğü ne olabilirliği hep bunlar gelicekteki yapının ne olucağı,yada var olucakmıyız onun düşünülmesi gerekli.
                              

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR konusuna yıllarca belkide haklı olarak tepki verildi.
Tabi ben TÜRK olduğum için hiç yadsımadım çünkü bu slogan beni temsil ediyor.
Ama tabi şu anda ben bunu açıkçana dile getiremem çünkü diyorlarki sen böyle düşünürsen FAŞİSTSİN burda TÜRKLERDEN başka ırklar kavimlerde var onlarda CUMHURİYETİN kurulmasında kurucu unsur bakıyorsun bir yerde onlarda haklı,ama sosyal yaşantıya geldiğinde hadise farklılaşıyor.
Çünkü sokağa indiğinde halkın içine karıştığında yazılımlar veya söylemler bitiyor.

Ben bunu iki kere yaşadım sonuncusunda olgun bir insandım hadiselerin bizi nerden nereye getirdiğini 1986 ve 1996 arasında film şeriti gibi yaşadım.

Yaşım artık ömrümü tamamladım sayılır,böyle bir ortamı görmek istemiyorum,amacım insanların artık kardeşçe BARIŞ içinde yaşaması..
Tabi bu söylem benim temennim.
Şimdi ANKARADA,İSTANBULDA birkaç ay evvel , hakkımda  bazı istihbari bilgiler aldım bazı kimseler demişki bak bizim dönecek bir köyümüz var,bunlar çekip başka ülkeye gidiyorlar.
                              

Bilader çok güzel söylüyorsunda senin köyüne gittiğinde yaylana çıktığında hala sana doğduğun yerleri hatırlatan herşeyin durmasada büyük çoğunluğu duruyor,insan olarakta,doğa olarakta,yapı olarakta.
Bana bir şey hatırlatacak bir köyüm,insanım doğam kalmadı.
                     

Bizde insanız dilmi?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


11 Ocak 2016 Pazartesi

HALAM RAHMETE KAVUŞTU.

                                            

Babam derdi ilk öğretmen çıktı yaylı araba ile hadime götürdüm ablamı bıraktım aklım kaldı ablam ne yapar oralarda.
                                    

Halam AMERİKADAN döndü bana pilli uçan daire getirdi.
                                 


ARAS.

9 Ocak 2016 Cumartesi

ÇAKALLAR VADİSİ.

                             

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi pazarlar bu hafta sizi düşündürüp hemde hoş vakit geçireceğinize inandığım bir yaşanmış olayları, anıları yazıcam.
Başlık ÇAKALLAR olunca diyiceksiniz nerden aklına geldi yazılarını takip ettiğim severek televizyonda haber programlarında izlediğim gazeteci sayın CEM KÜÇÜK kardeşim ve dostum bu hafta sayın ERSOY DEDE ile yayınına ara verdi ve köşesinden iki kez isim vermeden çakal kod adlandırdığı eski bir KURT birisine verdi veriştirdi.
Yazı güzel olmuş ben hergün CEM beyle ERSOY beyi izlerim bastım kahkahayı.

Sayın KÜÇÜK TÜRKİYE de gerçek GLADİO nun (ERGENEKON) üstüne yazıları ile giden ilk YAZARLARDANDIR…
Tabi kenside KARADENİZLİ aslen bildiğim GİRESUN kökenli 1977 yılında ben karadenizde bulunduğum dönem TRABZONDA bizi yaylada bir köyde misafir ettiler, hatta misafir edenlerin arasında TRABZON GAZETECİLER BİRLİĞİ üyesi İHSAN bey vardı şimdi soyadını hatırlayamıyorum rahmetlik peder beyin dostu.

O yıllarda TRABZON köylerinde daha elektirik yok,yollara direkler atılmış ama hala bağlanmamış.
                             

Gece yaylada oturuyoruz PEDER bey rakısını içiyor,diğer yerel unsurlar alkol kullanmaz,masada karanlıkta lüksün altında otururken ÇAKALLARIN ulumaları geliyor bakıyoruz ilerde karanlığın içinden gözlerinin parladığını görüyoruz,rahmetli İHSAN  bey hadi ZEKİ saydır diyor hemen emaneti çıkartıp bahçeye doğru atıyorum,evin hanımları kızıyor,yapmayın etmeyin.Neden kaza kurşunu ile ölenler oluyormuş,ama ben çok seviyorum ATEŞ edicek yer olsun mevzu olsun hatta babam bazen bana sevdiği halde, bu mevzudan çok kızardı…
                              

Birde aklınızda olsun artık soğuk iklimde yaşıyorum,kendime kürk yaptırıcam burası eksi 25 dereceyi gördüğü zaman oluyor.
Erkek için  güzel KÜRK , ÇAKAL ve TİLKİ  derisi miks dikilerek yapılır…
                     

Gelelim ÇAKALLAR DİYARINA şimdi biz eskiden gece hayatını üç bölümde adlandırırdık KURTLAR DİYARI,BEBELER DİYARI birde ÇAKALLAR DİYARI.
Anlıyacanız gibi bunlar mekanların kalitesine,müşterisine,pozisyonu ve mahalli durumuna göre yerlerin KOD adlı sınıflandırılması…
                                     

Yıl 1987 yaz sonu askere gidicem bir ağbim var GALATASARAY lisesi mezunu camianın tanıdığı yaptığı işlerle ün yapmış yakışıklı aynı sayın FARUK PEKER beye benzer FELLAH HASAN.
Fellahlığı şurdan geliyor çocukluğu ailesi ile LÜBNAN da geçmiş rahmetli babası orda ticaret yapmış biraz ARAPÇA biliyor ordan lakabını GS camiasında ve tİrübünlerde FELLAH koymuşlar.
                               

Fazla delikanlı bir ağbimdi belayı benden çok severdi anılarımız çok artık FELLAH-1,FELLAH-2  diye gider…
                                

                                  
Şimdi askere ikimiz aynı anda gidicez üç ay yapıcaz ama,bu arada tabiki alemleri,içkiyi unutucaz.
Bunun için karar aldık bir ay evvelden FELLAH HASAN ağbimin ev boş aile yazlıkta oraya çadırı kurduk 24 saat durmadan sadece üç dört saat uyuyarak içki içip alemlere akıyoruz.
Dereler bizi nereye akıtırsa oraya gidiyoruz en son İstanbul özellikle beyoğlunda hangi batakhane kapanıyorsa orda içip eve dönüyoruz ,ertesi güne aynen devam.

Yani bünyeye ALKOLÜ ve GECE HAYATI ruhunu üç aylık stokluyoruz.
İşte o zaman beyoğlunda bir sabahçı barı var, barmaid olarakta allah gani,gani rahmet eylesin ünlü DANSÖZ ÖZCAN TEKGÜL çalışıyor.
                                          

Tabi yaşlanmış caminin minaresi ,mihrapı yıkılmış ekmek parasına çalışıyor orda,oraya gitmemizin nedenide yine rahmetlik galatasaraylı eski futbolcu METİN KURT ağbimiz,çünkü onu son durak orda buluyoruz.
O zaman bir gece gittik METİN ağbi orda dedi hadi çıkalım çocuklar ileride sağlam arkadaşların bir gece kulübü var orasıda sabahçı orda içelim,eyvallah dedik..

Ben,fellah hasan,metin kurt gittik kulübün adı CAPOCOPANO içeri girdik tabi loş mekan içerden rahmetlik MÜSLÜM GÜRSESİN şarkısının sesi geliyor,sahnede birisi MÜSLÜM babaya benziyor hani böyle benzer şarkıcıları bulurlar playback yaptırırlar oturduk.
                               

Allahallah bir tezahürat bir alkışlama MÜSLÜM baba,MÜSLÜM baba ulan dedim ne tezgaha geliyoruz sahte Müslüm çıkartıp,playback yapıp milleti haplatıp uyutup cüzdanlarımı götürüyorlar.
Mekanın sahiplerinden biri METİN ağbinin yanına gelince iş çözüldü değil harbiden MÜSLÜM GÜRSES ilerde locadada yenge, MUHTEREM NUR hanfendi.

Tabi içiyoruz biz şaşırmışız kendimizi toplamaya çalışıyoruz,meğerse iş şuymuş mekanın sahibi ile MÜSLÜM babanın eski arkadaşıymış.
Baba CİHANGİRDE oturuyormuş bazen uyuyamadımı,boş zamanı oldumu muhterem hanımıda alıp mekana gelip sabaha karşı bir iki duble içki içip sohbet muhabbet ediyormuş.
Böyle geldiği zamanlarda hatır için bir iki parça okuyormuş o günde bize denk geldi.

Biz yine o gün pavyonun ışıklarının tamamen yanması herkesin dağılması ile dışarı çıktık ordan taksiye atlayıp ben,fellah rahmetli metin ağbi eve gidip yattık.Ertesi güne hazırlanmak için en son ay bitti helalleşip doğru birliğimize ŞANLI TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN ocağına girip teslim olduk.
Fellah HASAN ağbi hayatta yaşıyor SUADİYE taraflarında,yenge ve çocuğu ile uzun yıllardır görüşmüyorum bir mevzudan, hasta olduğum dönemde kızmıştım,bir tek bu yazıda sağ yaşayan allah uzun ömür versin odur umarım TORUN sahibi olmuştur.
Kendisinin nasıl bir TATLI olduğunu birde şöyle anlatayım erkek kardeşinin düğününde merhum 8.CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL beye baba şöyle yanıma gelde bir AMBİANSIMIZ olsun deyip kolundan çekip rahmetli CUMHURBAŞKANIMIZI yanına alıp resim çektirmiş bir TATLI ağbimiz.

Tüm maceralarımızı ilerde ara ara yazarım,son yıllarda basından öğrendiğim  merhum METİN KURT ağbimize ve yine merhume ÖZCAN TEKGÜL hanfendiye ALLAHTAN RAHMET dilerim işallah mekanları CENNET olur.
                

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN
                                

                                                                                                    01.01.2022                           A...