5 Nisan 2014 Cumartesi

ÖZELLER………!


Arkadaşlarım silahlı kuvvetlerde bir deyim vardır,bunlar ÖZEL veya bu personel ÖZEL diye sebebide malumu diğer alışılmış personelin haricinde biraz daha rahat veya iltimaslı veya özel donanıma bilgiye sahip olmasından dolayı kuvvetlerin içinde ÖZEL kelimesi ile kısaca adlandırılırlar.
Şimdi sizlere anlatıcağım maalesef benim ÖZEL durumumdan kaynaklanıyor,şimdiki güvenlik güçlerimizde çalışan yeni personel akıl sır erdiremiyor,bağdaştıramıyor hadiseleri.
Ülkemizde eskiden emniyet teşkilatının kurumsal bir istihbarat müessesi yoktu,bunlar şubeler içinde oluşturulan ekiplerce yapılıyordu.1977 yılında ben çocuktum bulunduğum yerlerde büyüklerimizi dinlerdim konuştuklarını bazende bu dinlemelerde geçen olaylara şahit olurdum,tabi konşulan şuydu MİT bilgi düzgün gelmiyor emniyet istihbaratta zayıf kalıyor,onun için emniyete istihbarat birimi kurulmalı hatta MİT tasviye edip kapatmaktan konuşuluyordu,ordaki o andaki durumda çok kızgınlık vardı.
Netice itibari ile ilk 1977 emniyet istihbaratı personeli ANKARADA hatırladığım özel bir binada kurs şeklinde özel şeçilmiş polislere eğitim verilmek üzere görev verildi  ve bu 12 eylülden sonrada devam etti daha sonra resmen ilk ÖZAL döneminde hatırladığım 1988 İSTİHBARAT daire başkanlığı olarak devreye girdi,işte o ilk resmen devreye girilen dönemdeki görevlilerde 1977 yılında kurs almaya başlamış personelden bir çok polis büyüklerimiz vardı,bunları sizlere  anlatmam altyapı olsun çünkü bu 34 yıllık yaşantımız boyunca birkaç defa kontrollü polis sorgusuna girdiğimde enteresan konuşmalar olmuştur,onları kitabımda tafsilatlı anlatıcam bunlar hudut bölgelerimizdede olmuştur,onların kelimesi kelimesine kitaplarımda olucak.
Yani durumumuzda anlıycağınız devletin tüm güvenlik birimlerinde her zaman dışardan fark edilmeyen bir koordinasyon vardı…..
Onun için şu imammış,bu içkici laikmiş bu faşistmiş beni hayatımda hiç bağlamadı ben insanın ne konuştuğuna,yaptığı iş doğrumu yanlışmı ona bakarım.
Nerden geldim buraya sayın emekli emniyet müdürü A.FUAT YILMAZER konuşuyor televizyonlarda o dönemde aktif bir insan olarak anlattıklarını dinliyorum teknik anlamdada o gün onların baştan fark etmiyceği anlamdada söyledikleri doğru olduğunu anlayabiliyorum ben şahsının hangi devlet büyükleri ile görüştüğünü bilemem ama anlattığı perspektiften söyledikleri doğru hatta son söylediği ERGENEKON operasyonlarında terör örgütünün elit yönetici kadrosuna dokunamazsakta sokaktaki tayfasını elemine edince ELİT kadroyuda etkisiz kıldık,fakat bunlar günün şartlarına göre deri değiştirerek yeniden karşımıza çok başka görüntüde çıktılar bu söylediklerinin hepsi doğru.
Şimdi sorguda bizlere sorulan sorular çok önemlidir,ORGANİZE şuçlarda sorgu başkomiseri arkadaş sorularını sorunca bu soruların mahiyetinden bunun MİT yetkililerince hazırlandığını,özellikle MİT yetkililerinden birinin kesinlikle benim çocukluğumu bilen birisi olması gerektiğini anladım,cevaplarımda bir değişiklik olmadı çünkü ben doğru üstünden yürürüm ama yapılan sorgunun 2010 da yapıldığını kabul edersek bu şubenin başındaki emniyet müdürü ile ilgili bilgiler ilk 2005 de bana akmağa başladı sonra 2008 de İstanbul TEM şb.SAĞ TERÖR masasında NARKOTİK şubeden karşılaştığım komiser arkadaşlar şimdi 2010 nisan ayında yapılan sorguda soruları sorduranın en az 1973 yılından itibaren beni tanıyan bir MİT yetkilisi olması lazım,tabi o esnada SORGUDA ve NEZARETTE anlık matamatik yapar gibi film şeritlerini gözümün önünden geçirerek hiç şuçumuz yokken kendimizi neden emniyette bulduk onun sağlamasını yapıyoruz,detaylarını ve diğer SORGUYA alınan MİT personellerini kitabımda geniş anlatıcam…..
Sayın YILMAZERİ dinleyince 2008 de İstanbul emniyetinde TEM.ŞB bazı memurlar bazı şeyler söylemişlerdi,o zaman yılmazerin benle muhattap olan APAÇİ ekibinden birde arkadaş olmuştu,orda yine bir ifadede anladımki SEFERBERLİK TETKİK KURULU kapsamında üst bir sivil hücre bir konudan dolayı korunuyor,kollanıyor……
Şimdi sayın YILMAZER anlatıyor görevden alınması takribi 2011 mart ayı ODA TV davası diyor algılayamadım diyor fakat farketmediği bir şey var oda tv aramalarında merhum K.K tarafından verildiği söylenen 2005 iç güvenlik harekat planı ve altınbaş dosyaları gibi dosyalar başka kurumlar içinde büyük infaal yarattı bir çok kimseye tesir edilebiliyordu emniyet içinde acaba bir tek sayın A.FUAT YILMAZER beye bulunduğu görev itibari ilede etki edilemiyordu onun içinmi çok tepeden görevden el çektirildi……?
Daha sonra 2011 kasım ayı içinde emniyet istihbarat FOTO FİLM merkezince açık alınan çeşitli film ve fotoğraf verileri bunların basınlada paylaşılması hiç olmuycak kimselerin toplu halde yanyana bunlar özellikle MİT te ve TSK özel bir KANAT artık bu hükümetide geçti yurt dışından hükümete baskı yaptıracak bir konuyamı geldi hem CUMHURBAŞKANLIĞI hemde HÜKÜMET,BAŞBAKANLIK düzeyinde……?Sorular,insanda oluşuyor çok zor ve sıkıntılı bir ömrümüz oldu…..!
Sayın YILMAZER çok şey anlatıktan sonra kendisinin hala niye bu olaylar böyle oldu anlayamadığını kendisinin ve arkadaşlarının çok iyi çalıştığını söylüyor.
İşte burda bir gizli el yine girdi farkına bazı görevlilerin bilerek bazılarınında bilmeyerek aşağıdan,yukarıya öyle bir yine yeni şuç oluşturacak operasyon yaptırdılarki çünkü kendilerinin geçmişini korumak geleceğide garanti almak için sizlerde bu işin içinde harcandınız gitti…..!
Sayın YILMAZER için bu kadar söyliyebileceğim bu gizli el bana KEDİ ismini taktı çünkü o kadar çok yaptıkları komplo ve kurdukları tuzakları  367yıl  1977 den beri ALLAHIN yardımı ile geçtim onun için kimin nerde ne yaptığını bilirim,NİÇİN yaptığınıda bilirim bunlar büyük TARİHİ işler abantta göl kenarında AYI vurmaya benzemez,bunlar bir ülkenin CUMHURBAŞKANINI VE BAŞBAKANINI bile yönetilir görürler benden tavsiye,son 33 yılda adam gibi davranmadılar bundan sonra kendilerini ayıklayıp adam gibi davransınlar.
Benim çocukluğum 1. Şube siyasi polisleri ile geçti,onun için tekrar söyliyeyim bende DİN,DİL,IRK gözetimi yoktur kim işini düzgün yapıyorsa benim o insana saygım ve sevgim sonsuzdur,insan veya gurup ayırt etmem.Eğer kelimelerimde birilerini kırdıysam af etsinler kırmak için değil doğruyu bulmak için HAYATIMCA mücadele verdim.
DEVLETİNDE OPERASYONEL İŞİNE VE STRATEJİK AKIL VE DÜŞÜNCE HAREKETİNE KESİNLİKLE KARIŞMAM,SADECE DOĞRU BİLDİĞİM KENDİMCE DOĞRU BİLGİYİ PAYLAŞARAK DOĞRU MUHAKEME YAPILMASINI SAĞLAMAK İSTERİM,YOKSA DEVLET İŞİNE KARIŞMAK HADDİMİZ DEĞİLDİR YANLIŞ ANLAŞILMASIN,BİZİM İŞİMİZ BİLGİMİZİ DOĞRU İLETMEK ZATEN DOĞRUYU İLETEBİLSEK HATALAR OLMASAYDI BU YANLIŞLIKLARDA OLMAZDI……….
BÜYÜK DEVLETLER TARİHİ DOKUYA ZARAR VERMEZ AKSİNE KORUR…….!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

4 Nisan 2014 Cuma

LABARATUARDAKİ TÜRKİYE……..!


Sevgili arkadaşlarım şeçimlerin üstünden birkaç gün geçti,çok şey konuşuluyor ben siyaseti hiç sevmem sadece teknik anlamda gerektiğince bahsederim konuşurum.
Şimdi kısa size anlatim,bu şeçim sonuçları bir PARTİ ve bu partinin temsil ettiği kitlenin kesin büyük zaferi, karşısındaki muhalefetin ve temsil ettiği ideolojik kesiminde yenilgisidir.
CUMHURİYET tarihinin en uzun hükümeti ve çok daha önemlisi bu uzun hükümet döneminde hiç kan kaybetmeden oylarını arttırarak bugüne geldi,tebrik ediceksin….!
Gelelim ülkemizdeki derin çalışmalara,biliyorsunuz aslında soğuk savaşta ABD istihbarat örgütlerinin alt yapısı ALMAN NAZİ partisinin istihbarat çalışmalarını yapan alman sivil ve askeri yetkililerinden oluşturuldu.
Tabi ben çocukluğumdan itibaren bu NAZİLER ve onların yetiştirdiği bazı kimselerle yakın temasım oldu çok fikirlerini dinledim,ülkemiz üstündeki konuşmalarındaki yaptıkları çalışmaları,türkiyenin sosyolojik,ekonomik,siyasi,antrapolojik,felsefi anlamda yapılan araştırma ve incelemelerde hep bir planlama yapıp sahneye koyduklarını bu plan üstünden türkiyeyi yönetmeyi planladıklarını söyleselerde,bu plan muhakkakki yolunda giderken bir yerden bozulduğunu anlatırlardı,şahsıma……!
KURTLAR VADİSİ GLADİO filminde özellikle YOU TUBE da bulunan PART-7(BÖLÜM) sahnesinde avukat bayanla konuşan İSKENDER isimli kişinin konuştukları ve diğer tüm ismi geçenler GERÇEK hayattan alınmış,konuşmalar gerçek hayatta geçmiş konuşmalar,ismi geçen tüm kişiler gerçek olup filmde canlandırdıkları mekanlarda görev yapmış insanlardır,söylenen kişiler ölmüş yaşayanda yaşıyor,bunu anlatmamın sebebi TÜRKİYENİN bir labaratuarda deneylerden geçirilmesi tamami ile konu olarak geçmektedir.
Geçtiğimiz hafta şeçimde yüzde kırbeş oranında bir oy çıkması işte tüm labaratuar deneylerinin başarısızlığının tahlilerinin son sonuçları oda nerde hata yapıldığını bulan beyinler bir zaman sonra bir kısım yöneticiye bilerek,bir kısmına bilmeyerek olumlu formülü vererek ve bunu kullanarak başarıyı elde ettiler.
Neydi o TÜRKİYENİN cumhuriyet tarihi boyunca ezilmiş kitlelerinin her türlü ihtiyacını bilen onu anlayabilen bir kısım yetişmiş kadronun sırf bu insan hayatının ihtiyaçlarını hiç sosyolojik ve ekonomik alanda ulaşamadığı isteklerini ayağına götürerek  hizmet vermek .Nedir onlar,temel SAĞLIK,ULAŞIM,SOSYAL GÜVENLİK,EĞİTİM ,TEKNOLOJİDEN FAYDALANMA ve diğer tüm gelişmiş medeniyetlerde her ferdin ihtiyacı olan devletin sağladığı imkanları bu kitleye sağlamak işte bu yüzde kırbeş oyu KEMİK olarak sağlıyor,zaman zaman bazı yeni şahlanışlarlada bu çok rahat yüzde elli küsur bandını geçiyor.
Diyceksinki ağbi ne güzel evet görünen çok güzel,ALMANYA girdiği iki dünya savaşından yenik ayrıldı yıllardır ALMANYANIN neden yenildiği üstünde çok tezler konuşulur ve tartışılır,hepsinin çok basiti aslında şudur,ALMANYANIN dünya imparatoru olmasındaki tek eksiği ne teknolojiydi,ne gelişmiş insan faktörüydü,nede paraydı hepsi vardı tek bir şey yoktu JEOSTRATEJİSİ yani dünya üstündeki konumu kifayetsiz İMPARATORLUK için elverişli değildi,hala şu günki bir çok çatışma ALMANYANIN jeostratejisini geliştirme konusundandır?
Bir RUS üst düzey yetkili dostumla konuştuğumda şunu söylemişti BERLİNİ işgal ettiğimizde AMERİKALILAR ve biz elimize geçen kozmik dökümanter bilgi ve teknoloji bizleri hayrete düşürmüştü elimizdeki şu andaki üstün teknoloji tamamen bir ALMAN NAZİ ürünüdür…
Kısacası devletler bir dönem ALTIN çağ yaşayabilirler DÜNYANIN parlayan yıldızı olabilirler,halkları üstün gelişmiş inanmış çalışkan olabilir,ama büyük emperyal devlet olmaya PARLAYAN YILDIZ DEVLET ADAMLARI ile ne kadar devam eder ve en önemlisi bu büyüklüğünü her bakımdan buna toprak ve rejim olarakta geçerli düşünerek  ilelebet götürebilirmi…….?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

31 Mart 2014 Pazartesi

İKİZLER………


Sevgili arkadaşlarım bir müddettir devletimizin istihbarat örgütü olan MİT (MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI)üst düzey yetkililerinde bazı sıkıntılar gördüğüm bildiğim için bu sıkıntılardan kurtulmak için çeşitli siyasi ve teknik argümanlar arıyorlar.
DEVLET 18 yaşında değil o palavradır,hep 16 yaşındadır……
Sevgili arkadaşlarım adam hainliğini kapatmak için napıcak BOK atıcak anlatim dinleyin istihbarat örgütlerinin arızalarını yer ANKARA,TUNALI HİLMİ ALTI BESTEKAR SOKAK bir büyüğümüz ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN, dedi ZEKİ bizim kontrkominizim dairesinde kullandığımız bir TKP örgütü mensubu kişi vardı,evet ağbi uzun zamandır kullanıyoruz ikizi devlet düşmanı öbürü bizden DEVLET düşmanı olan ALMANYADA kaçak yaşıyor ikizide bunla ve örgütle ilgili haber taşıyor ALMANYADAN bize,evet ağbi işte ne olduysa yurt dışında bir müddet koordinasyonu kaybettik evet ağbi kaybettikten bir müddet sonra bu bizim eleman çıktı geldi,evet ağbi gelince bizde bir evham yaptı acaba planımızı uyandılar kontr operasyonmu yapıyorlar,dedim eeee evet ağbi PLAN hazırladık ANKARA emniyeti SİYASİSİ şube ağbisini arıyormuş ama ona ulaşamamışlar gibi teskere çıkarttık sonra ağbi,sonrası bu teskereyi alınca doğru bize geldi,eeee ağbi gelince hemen ANKARA emniyetini arayıp adamımızı yolluyoruz bir ifade vericek ilgilenin dedik sonra ağbi adama dedik sen git buda sabah gidiyor ilk önce çay kahve lsmarlıyorlar sonra aniden posta değişiyor yeni gelen ekip vay anarşit deyip bunu bir güzel dövüyor sabaha kadar,sonra ağbi sabah gelen ekip ulan yanlışlık yaptınız diyip bizim dayak yiyen adamı salıyor adamda bize doğru geliyor ŞAKİR bey delikanlılığa sığarmı bu diyor hakaret ediyor bizde vallahi billahi diyoruz yanlışlık olmuş ANKARA emniyetine gidiyoruz kim sana işkence yaptı, yapanların hepsini görevden aldırıp sürdürüyoruz,ama SONUÇTA eleman bunun bizden kaynaklandığını anlıyor veya hissediyor…………………..?
NOT:Daha anlatırımda anlatmayayım İRİNANIN kucağında herşeyi unutim,sonra ANANIZ bile sevmez sizi….?
DAR GELDİ SANA ANKARA,ŞAZİYEDE KAÇMIŞ OSMANA………!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

28 Mart 2014 Cuma

GÜVENLİK POLİTİKALARININ İFLASI…..


Sevgili takipçilerim üzücü günler,aylar,yıllardan geçiyoruz ve geliyoruz.Halkımızdan duyduğum sokakta tek bir cümle var artık huzur istiyoruz,huzurla yaşamak istiyoruz.
Paralel,maralel doğduğumdan beri her dönemde ülkemde VATANINA ihanet eden ekipler,guruplar,kişiler oldu bazılarını sizlere kısa devlet güvenliğine zarar vermiycek şekilde yazdım
Yaş 50 saç bembeyaz sayın MEHMET EYMÜR beyin dediği gibi TÜRKİYEYİ 50 yıldır TÜRKLER yönetmedi,vatan hainliğininde nasıl olduğunu bilen insanım ülkemde o muameleyede tabi tutuldum hiç merak etmeyin onuda bize burda yaşattılar,ALLAH çok şükür bu memlekette yaşamadığımız hadise kalmadı.
Neden güvenlik politikalarımız için  bu son hadise ile iflas kelimesini kullandım,bakın arkadaşlar ülkemizde sistem milli olarak kurulmamış,bu işleri bu yanlış kurgunun üstünde yıllarca bir kısım insanımız vatan sever olarak götürdü,yeri geldi kötülüklere olumsuzluklara direndi fakat DÜNYA konjöktürü öyle bir noktaya geldi KAPİTALİZİM,EMPERYALİZİM,KÜRESEL SERMAYE güçleri soğuk savaştan sonra tek kutuplu dünyada öyle nüfuz ettilerki MADDİ ve SİYASİ güçleri ile zaman içinde bu ağaca girmiş kurt gibi özellikle 1991 den sonra içimizi oymaya içten içe içimizi boşaltmaya başladılar.
Sonuçta geldiğimiz nokta hepinizin özellikle 2007 sonra gözünün önünde ceyran etti çok şey öğrendiniz.
Kısa anlatıyorum ÜLKEMİ ve ÜLKEMİN yöneticilerini her ne olursa olsun RENCİDE etmek ve küçük düşürmek istemem ama gerçeği söylemezsek ÜLKEME ve MİLLETE bir faydamız olucağını zannetmiyorum..
Şunu çok açık söyliyeyim bu ülkeye sızmak için vatan haini kadrolar her daim her kılık,kıyafet ve şekilde çocuk yaşlardan itibaren hazırlanmıştır,sayın MELİH GÖKÇEK beyin döneminde kendisi ÇOCUK ESİRGEME KURUMU genel müdürü,bizimde bir hocamız rahmetlik yakınında görev yapardı üst düzey,ZEKİ senin yakınların çocuğu cami avlusunda bulup teslim etmişler,çok ısrar ediyorlar ağlıyorlar BEBEĞİ çok sevmişler napıcaz diye bize soruyorlar,araştıtırdım senin hatrın büyük zengin bir aile çocuk edinmek istiyor,onlara verelimmi ver ağbi bari bu saatten sonra bahtı açık olsun İŞALLAH dedik,öylede yaptılar bebeği bulanlarda bize dualarını esirgemediler ALLAH hepsinden razı olsun,buraya nerden geldim sen bebeği beyaz bir DOSYA kağıdı kabul edersen üstüne ne yazarsan ne resim çizersen o bebek o olur,biz 1923 ten sonra DOĞAN CUMHURİYETE sağlam yazı ve resim çizememişiz hatalarımızdan dolayı bugünlerde böyle İHANETLERLE karşılaşıyoruz.
Bu günlerde diyorlar İMAMIN biri  SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA girmiş önemli bilgileri öğrenmiş,bir GSM telefon şirketi on yıldır dinleme anlık kayıtlarını İSRAİLE sızdırmış,silahları alınan kimliklerine el konulan güvenlik güçleri mensubları,ÇİN FÜZE SİSTEMLERİNİ satın almışız fakat aynı ÇİN RUSYA FEDERASYONUNDAN aynı tip füzelerin daha gelişmiş versiyonunu satın alıyor,bu konun TÜRKİYEDEKİ en büyük uzmanı çalışanı emekçisi 22 yıl dile kolay SSM(SAVUNMA SANAYİ MÜSTEŞARI) aniden görevden alınıyor,AVUSTURALYA elçiliğinin zırhlı aracı ANKARA –İSTANBUL yolu üzerinde kaza yapıyor şöförü ölüyor arkadaşlarım burdan yılların verdiği tecrübe ile anlaşılıyorki büyük bir savaş var fakat bu savaşta bizim mücadelemiz ciddi anlamda yok,bu sızan kayıtların belliki çok daha fazlası artık TÜRKİYENİN DÜŞMANLARININ maalesef elinde bunlarla ya zaman içinde ülkemize el altından şantaj amaçla kullanacaklar,yada TÜRKİYEYİ ULUSLARARASI alanda HUKUK yolu ile zora sokup belki ülkeye büyük yaptırımlar getirmek istiycekler.
KÖPRÜ,BARAJ,YOL,BİNA her türlü yatırım yapabilisin ama ŞUURLU ve BİLİNÇLİ insan yetiştirmezsen onlara sahip olucak dirayeti gösteremezsin bakın VATANSEVER demiyorum içi boş VATANSEVERLİK çok daha tehlikelidir,çocukları ŞUUR VE BİLİNÇLİ,BİLGİLİ,DONANIMLI yetiştirmeliyiz veya öyle yetiştirmeliydik.
Yoksa hergüm MOSSAD,CİA,KGB,DERİN DEVLER,CAMİA,TAPINAK yaptı der konuşur durursunuz.
(((Kişilerin özelini koruyamayan bir devlet, kendisini asla koruyamaz....
not alın çok önemli.)))
Yukardaki parantez içindeki cümleyi bugün medyada bir yazıdan aldım çok önemli bir konu ve hadisedir,ve sonuna kadar doğrudur bir DEVLETİN ilk yapması gereken hadisedir.
Bunlada ilgili bir arkadaşımın başından geçen anımı anlatim 1982 yılında ŞEMDİLLİDE görevli bir yeni teğmen arkadaşım bir olay anlatmıştı DEVLETİN nasıl bir şey olduğunu ordan öğrenin.
Zeki karakolla köy küçük bitişik karakolun önüne bir şeyler ekicez dağ başındayız,köyün varlıklı köye göre zengin sayılan kişisin oğlunda traktörü istedim gelsin bir karakolun önünde ekiceğimiz bahçeyi sürsün gelemem falan işim var diyince kafam bozuldu gittim iki tokat attım,fakat sonra babası geldi biraz sitem etti,onada bozuk koydum çekti gitti fakat giderken şöyle dedi TEĞMENİM sen gençsin bu işleri bilmiyorsun ama ilerde öğrenirsin.
Ardan birkaç ay geçiyor direk ANKARADAN  GENELKURMAY BAŞKANLIĞI nın  şifreli bir emri ile köyün o zengin kişisi ile temasa geçilmesi onun direktifleri doğrultusundan belirlenecek yere gidilmesi ordan geçiş yapıcak ŞAKİLER arasında İKİ ASALA militanının bulunabileceği muhtemelen,eğer köyün zengini hadiseyi tespit ederse alınmış olan istihbarat her türlü şekilde gerekirse çatışmaya girerek MİLİTANLARIN canlı veya cansız enterne edilmesi diye şok oldum ağbi ben komple bölüğümle bizim köyün zenginin emrine girmiş oluyoruz,meğerse adam orda yıllardır TSK ve MİT en önemli ajanlarından biriymiş biz birde adamın oğlunu dövdük…?
HERKESE HAYIRLI CUMALAR,İYİ BİR HAFTA SONU DİLERİM…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….



26 Mart 2014 Çarşamba

DERİN TÜNEL………


Sevgili dostlarım biliyorsunuz İŞVİÇRE de uzun zamandır yer altında büyük bir deney labaratuar karargahta insanlık için çok önemli deneyler yapılıyor,kısa adı CERN hatta bazı burda çalışan çok önemli bilim adamlarımızı 2006 yılında ISPARTA da uçak kazasında kaybettik.
Buraya nerden geldim derin hadiselerden içinden çıkılamaz,ihanet,entirika,şerefsizlik ahlaksızlıktan geldim.
Arkadaşlar ben taraf değil,gerçekler ve doğruların yanındayım,kimsenin dini,milli,dünya görüşleri ferdi veya gurup,parti,kurumsal beni ilgilendirmez,ben yaşadıklarımı ve doğru bildiğimi ve gördüğümü yazarım.
Değerli bir emniyet müdürü açıklamalarını ve bildiklerini anlatıyor aydınlanıyoruz,anlattıklarından bizde konuların bildiğimiz taraflarını,kendi bilgimizle  değerlendiriyoruz,çünkü söylediği yıllar benim maalesef çok aktif olduğum dönem.
Birincisi ben 2005 ve 2007 arası ANKARADA görevliydim burda yani istanbulda neler olduğunu bilmiyorum diyor,doğru söylüyor.2008 de ERGENEKON operasyonlarını anlatıyor o anlattıklarıda doğru,sebebi kendisine bağlı en hassas takımla emniyet amiri rütbesi ile kurulmuş 2008 yılında görüştüm,bilmediğim şuydu İTO başkanı ile şikayet ilk MİT ordan kendilerine geldiğini,o esnada başka bir ilde çalışma başlattıklarını,çok entresandır ben o anda kendisine bağlı emniyet amirleri ile resmi olarak EMNİYETTE görüşüyorum ve benden ANKARANINDA haberi var daha sonra kendisini İTO başkanının sayın BAŞBAKANLA tanıştırdığını ve sonra sayın BAŞBAKANIN bu operasyonu durdurduğunu,akabinde ben 2009 yılında mart ayında hastaneye düştüm ve 13 ay tedavim sürdükten sonra 22 nisan 2010 da yine görevden şu anda istifa eden bir emniyet müdür muavinin yetkisinde olan ORGANİZE ŞUÇLAR şubesince gözaltına alındım,ve alındığım kişilerin hiç birini tanımıyorum alınan iki MİT mensubu eski arkadaşım ama 9 yıldır yüz yüze görüşmüyoruz ve aramızda husumet var.
Bahsi geçen sayın emniyet müdürümüz o gün televizyondan bu emri 2010 da tekrardan sayın BAŞBAKANIN aniden emir verdirdiğini söyledi tabi bu beni şaşırtması lazım ama şaşırtmadı yine hükümete yakın bir beyefendi geçtiğimiz on ay evvel oda aynı şeyi söylemişti anlam verememiştim.
2005 istanbulda görev yapmış değerli bir büyüğümüzle görüştüğünü ve kendisinin görevini çok iyi yaptığını televizyondan anlatıyor ve kendisi ile tüm bu olanların neden olduğuna bir türlü anlam veremiyor.
Yıllarca DEVLET İSTİHBARAT ve KOZMİK operasyonların içinde emniyet teşkilatlarının en ince birimleri bile bir çok olayın neden ve nasıllarını bilemez hatta çok yıllar sonra tesadüf öğrenir bazen kızar bazen güler,bazende üzülür konuları geçerler sanırım bu beyefendi belki incelediği olaylardan konuya vakıf emniyet teşkilatı konuyu patlatamıyor,konuya uyucak bir insan veya kurum patlatsın yada gerçekten konunun derin noktasını bilmiyor kendi beyanı gibi hadisenin neden bu kadar kendi üstüne geldiğine anlam veremiyor,herşey olabilir.
Ama hatırladığım şuydu kendisi ERGENEKON OPERASYONLARINI götürürken sayın BAŞBAKANIN bir italya ve ona yakın birkaç ülkeden döner dönmez BU DALGALAR fazla oldu buna dur demek lazım,açıklaması arkasından kendisinin ve bu konuda ihtisas yapmış CUMHURİYET SAVCISININ görevden alınması ile start verilmişti.
VATİKAN ROMADA küçük bir bağımsız DÜNYA DEVLETİDİR.Bu devletin sınırlarını İSVİÇRE ORDUSU korumakla mükelleftir,VATİKAN küçük fakat çok büyük derin bir devlettir.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…

20 Mart 2014 Perşembe

PARALEL MALZEME…….


Sevgili arkadaşlarım,birde son aylarımızda paralel yapı diye bir konu ile kamuoyu meşgul oluyor,günlükte medya vasıtası ile çeşitli haberler ortaya dökülüyor.
Bunların hangisi doğru hangisi yanlış,montaj belli tam değil,bir sürü itham havada uçuşuyor inanın iğrenç bir manzara oluştu.
Size eğlenceli ve öğretici bir montaj ve bu tip elektronik istihbarat çalışmalarındaki bir anımı anlatim,eski MİT müsteşarı ATASAGUN döneminde MİT çok yeni teknoloji elektronik malzemeler alındı o yıllarda ülkemizde hiçbir kurum bu konuları bilmiyordu,istihbarat faaliyetlerinde elektronik olarak ses taklitleri yapılarak hedef kişileri yanıltmak,tuzağa düşürmek gibi konularda kullanılıyordu.
Yıl 2004 sonları MİT ÖZEL hat numaramdan kurumu ve ilgili birimi aradım epeydir kullanmıyordum bu hattı,bir bayan görevli çıktı benim kim olduğumu anladığı anda bir anda ses tonunda öyle bir değişiklik oldu uzun bir telefon görüşmesi yaptık  fakat telefonun ucundaki bayandan öyle bir tonla ses geliyorki kendini mıchael douglasın TEMEL İÇGÜDÜ filminde gibi hissediyorsun işte bu büyük tuzak elektronik ses frekanslarını değiştirerek sesi istediğin kıvam ve tonda vermek hedef karşısında vurucu etki yapmak,tamamen bilgisayar kontröllü ses düzeneği ile yapılan sahte bir iş.
Şimdi herşeyin geçmişini bilirseniz bugünkü ortamda yorum yapabilirsiniz,Hükümetin ilk yılları devlet oteritesinde zayıf olunan yıllar daha hükümet devleti tam bilmiyor fakat devletin çarkları dönüyor,çoğu şimdi adı iyi veya kötü anılan siyasetçi o yıllarda bürokrat olarak hizmet ediyor devlette ,hatta KURTLAR VADİSİ fenomen dizisi bile 2005 yılı sonlarına kadar dizideki siyasi çizgisi ULUSALCI şu andaki siyasi söylemiyle tamamen zıt bir konumda,işte bu ortamda vatandaşın bilmediği suyun altındaki şuç ortamı öyle biriktiki,daha sonra 27 nisan 2007 tarihinden sonra hükümetin kararlı demokratik tavrı ile devreye geniş yetki imkanı ile giren şu anda şuçlanan PARALEL yapı öyle bir MARATON çalışma yaptıki 2012 yılına kadar eline bu çalışmalardan türkiyenin en kozmik bilgilerinin adli olarak ele geçirildiği dönem muhakkakki şu anda hükümeti rahatsız edicek bilgilerede sahip oldular hatta hükümetin içindeki guruplar,kişiler için özel çalışmalar yapılması mümkündür,aslında bu DÜNYANIN her ülkesindede böyle kirli işlerdir.
Şu ana kadar benim gördüğüm önemli bir dökümanter hükümeti zora sokucak belge ve bilgi sızmamış veya sızdırılmamıştır ama ellerinde bu güç yok değildir,sanırım bilinçli bir şekilde devreye sokmuyorlar,çünkü bunun sonuçları çok risklide olabilir çeşitli hesaplar yapılıyordur.Çalışırken bu paralel yapıyı izledim sezdirmeden şuna benzettim ARI kovanları olur arılar kovana polen taşır içerdekilerde bal yapar aynen öyle bir durum karıncalarada benzetebiliriz…
Gelelim ABD kasetlerin ordan sızdırldığı haberleri gazetelerde veriliyor,buda sayın BAŞBAKANIN biz taşoronlarla değil taşoronları kullananlarla mücadele ediyoruz demesi yani bu sızdırılmaların ve sızdırabilecek olanların RESMİ makamlardaki bazı merkezlerin direktifi ile yapıldığını söylüyor,kısacası PARALEL yapı diye adlandırılınan gurubun bu resmi yapıların maşası,taşoronu olduğu dile getiriliyor?
MİT müsteşarı sayın DR HAKAN FİDAN beyin amerikaya gidip iki defa sayın muhteren FETTULLAH GÜLEN beyefendi ile görüşüp sonuçların kendileri için çok ağır olucağı gibi bir söz basına servis edildi,ben böyle bir görüşmenin bu zeminde olacağını geçmişten gelen hadiselerle yapılacağını  zannetmiyorum,bu sanki sayın FİDANIN her zaman yaptığı İNGİLİZ sistemi DİPLOMATİK İSTİHBARAT çalışmasının parçası açıkçasıda bence şu ben geçen hafta bazı arkadaşlarıma anlatmıştım,isteyen  bazı bilgilerin kamuoyuna dökülmemesi için RİCA desin isteyen anlaşma yapıp pazarlık desin netice itibari ile görüşmenin olduğu yerde SULH için mücadele verilmesi normaldir.
Sayın FİDAN beye gelince ben kendisinin geçmişten bugüne muhterem hoca efendi ve camiasına uzak bir insan olmadığı kanatındayım hatta yine adını anmadan edemiycem sayın eski MİT müsteşarı MEHMET EYMÜR beyin son açıklamalarında gülerek sayın FİDAN daha TIKA başkanı iken bazı MİT yetkilileri tarafından takibe o zaman 2006 da alındığı müsteşar olana kadarda bu takipin devam ettiği ATOM ENERJİ kurumunun yurt dışı faaliyetlerinden tutunda TIKA nın istihbarat faaliyetleri gibi çalışmalarını yöneten sayın FİDAN beyin yakın takip edildiği,hatta özellikle BAŞBAKANIN rutin seyahatlerinde anlık uçağa fidan beyin ekibi ile alınıp başbakanımızın çalışma yaptığı yakınen bu  işleri takip eden YİĞİT ve SEYİT arkadaşlarca biliniyormuş.
Tabi ülkemizde bu tip çekişmelerin olması çirkin bir görüntü veriyor,fakat bu tip hadiseler maalesef olmakta,zannederim kuvvetli bir hedef devirecek argüman hükümete çarpabilirki bunu önleme faliyeti  sanırım CAMİADAN çok daha derin AMERİKALI merkezlerde pazarlıklarla önlenmek istenmekte bununda üstadı sayın DR FİDAN ile yapılmakta.
Şunuda eklemeden edemiycem sayın DR HAKAN FİDAN bey için devamlı İRANLA yakın bir ilişkisi varmış havası kamuoyuna yansıtılıyor bu tamamen dezanformasyon,yıpratmak için TÜRKİYEDE iki devletle yakın teması olan değil MİT müsteşarı olmak kapısına güvenlik olmaz biri İRAN biride RUSYA TÜRK  derin devletinin FOBİSİ olan iki devlet,kesinlikle ŞANSLARI yok.Bana AMERİKA,İNGİLTERE,ALMANYA,İSRAİL derseniz okey.
BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA ,DUR BAKALIM NE OLUCAK…….?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

19 Mart 2014 Çarşamba

DERİN DEVLETTE ELİTLER……

  

Arkadaşlarım tabi sizler TÜRKİYEDE suyun altındaki hadiseleri pek bilemezsiniz son 10 yılda ELİTLER diye konuşulan bir kavram geliştirildi,bu o yıllarda KAVRAM olarak kısmen doğruydu çünkü CUMHURİYETİN semirttiği bir ELİT burjuvazi ülkeyi yönetmişti uzun yıllar tabi bu söylemin ilk zamanlar haklı yanı vardı,bu elitlerin bir kısmıda DEMOKRASİYE inancından özellikle şu andaki hükümet olan kadrolara destekte vermişlerdir,hatta eskilere gidersek adı çok DEMOKRASİ ile anılan,merhum MENDERES,POLATKAN ve FATİN  RÜŞTÜ ZORLU beylerde ELİT ailelerden gelmelerdir,mesela şu anda topa konan NAZLI ILICAK ELİT bir ailenin mensubudur.
Tabi uzun yıllar bu ülkenin nimetlerinden faydalanamıyan ANADOLU insanı çalışıp her konuda ülkede söz sahibi olunca kendine hasım olarak gördüğü ELİT kadroları ilk önce bileğinin hakkı ile tasviye etti ve bunu centilmenlik,hukuk,sosyal adalet düzleminde gerçekleştirdi,tabi bu sayede iktidarını kamuoyu nezdinde geliştirdi katmerleştirdi ve dahada kuvvetlendi.
Fakat sonraki zamanda bu işler biraz karıştı gücü çok yüksek tavan yapmış bu kitle kadınlı ve erkekli fark gözetmeden çeşitli konularda ELİTLER hakkında ima edici konuşmalar ve ELİT olmanın tahkir edici kötü bir hadise gibi fısıltı gazetesi ve diğer tüm sosyal alanlarda basın yayın vasıtası ile yapmaya başladılar,HATTA konu öyle bir noktaya geldiki kanunusuz,haksız bir şey yaptığında bir kısım ELİT gibi sözler yada bu kast ettikleri kişiler dinlerini sadece yaşamadıkları için ATEİST gibi söylemlere girdiler.
Bugün muhterem FETTULLAH GÜLEN beyefendinin enteresan bir açıklaması gözüme çarptı.ŞU….!
KUMPAS VARSA SİZ DE ORTAKSINIZ ………?
Böyle bir cümlenin arkasından sayın gülen şunu belirtiyor on iki yıldır beraber çalıştık eğer bir şuç veya yanlış bir organizasyon varsa biz hepimiz bu işin içindeyiz demek istiyor,yaşadıklarımıza baktığımızda MANTIK izan ettiğimizde insana doğru geliyor.
Elitlerin 2004 sonrası ANADOLU insanına verdiği mücadeleyi kapalı kapılar ardında biliyorum,şimdi yapılana baktığımda şunu düşünüyorum BATILI servisler bazı türkiyenin hala ulaşmadıkları çok KOZMİK hadiselere bilgi,birikim HESABI ile vakıf olmak için İKİLİ bir oyunmu götürdüler,bu ikili oyunda ARTI anadolunun gücü ekside elitler kabul edilerek doğan enerjiden artı akımla istedikleri çok uzun yıllardır ulaşamadıkları merkeze bu sayede inerek istediklerinimi ele geçirdiler.

Yıllar evel sayın BAŞBAKANIMIZIN şaçının bile değişik şekilde olduğu videoları izledimde birinde şunu gördüm  BABASI HIRSIZSA,OĞLUDA HIRSIZDIR cümlesi beni bir tebessüm ettirdi,şöyle bir pisikolojiyi iyi bilirim çoğu insanımızın aklında ELİT ve BURJUVALARIN soygun ve hırsızlık düzeninden geldiği gibi bir fikir vardır,HIRSIZ BELLEDİĞİNİN OĞLUDA HIRSIZSA ona görede davranış şeklin olur,İŞALLAH bu şekilde yönlendirilerek haram ve kutsala el sürülmemiştir ülkemizde….?
Bazı HARAM ve KUTASALLARIN stratejik konumları dünyada çok ağırdır bunun faturası ülkeye çok ağır dönebilir bu tip hataları DEVLETİ yöneten insanlara yaptırmak isterler her daim ve bunun için bile bazı DERİN GÜÇLER hedefe gitmek için çocuk yaştan itibaren bu konu üstünde hedefe varacak insan yetiştirirler.
Bunların hangi mevkilere gelebileceğini iyi kestirmek gereklidir..
Unutmayın KAPILARI AÇACAK TÜM MAYMUNCUKLAR İMHA ETMEK ÜZERE KULLANILIR?
NOT:içini fikren siz doldurun yazımın ilerki zamanda ben yaşanmış canlı hadiselerle doldurucam…?
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan…..

18 Mart 2014 Salı

MADE İN ENGLAND….!


Sayın MEHMET EYMÜR beyefendinin son yazısını okudum ve özellikle facebook sayfama üstüne yazı koyarak ekledim.
Tabi sayın EYMÜR bulunduğu görevler bakımından türkiyenin en ateşli dönemi 1968 ve 1980 yılları arasında hala casusların eski sisteme yakın çalıştıkları yılllar o kadar çok görev yaptılarki,bunları anlatsa ortalık yıkılır tabi MESLEK kuralları gereği anlatmıyor..
Son yazısında olmuş olayların sonunu RUSYA eski SOVYETLER birliği İstanbul başkonsolosluğunda yazısına  devam etmek üzere sonlandırdı,bende kahkayı attım.
Özellikle kendisi kontrespiyonaj görevi haricinde özellikle istanbulda TAKİP,TARASSUT şube müdürü olarak çalıştığı için o yıllarda istanbulda bu şubenin tek işi vardı RUSYA ve onunla ilgili ne varsa onu izlemek,o yıllarda ateşli yıllar soğuk savaş dönemi,onun için hatırası çoktur ama anlatmaz.
Ben size DEVLET SIRRI olmayan bir anımı anlatim,RUSYA FEDERASYONUNDAN değerli dostlarımız zaman zaman resepsiyonlarına davet ederlerdi beni,yine böyle bir zaman isimleri değiştiriyorum çok iyi DIŞİŞLERİNDE görevli bir diplomat var elçilikte ve son derece disiplinli ve görevine vatanına çok sadık bir insan,eşi var VERA isminde çok güzel bir hanfendi zamanında RUSYADA MOSKOVADA yapılan güzellik yarışmasında birinci olmuş bir hanım, benimde bir arkadaşım var içki falan içeriz ona söylüyorum ağbi çok güzel bir hanım anlattı bana yakın arkadaş ve dost olduğunu,işte bir gün resepsiyonda keyifliyim VİSKİYİDE fazla kaptırmışım resepsiyondan ayrılırken arkadaşım beni tarihi bina içinde geçiriyor,o anda ikinci katta aniden bayan VERA çok şık bir şekilde yan salondan önümüze çıkınca hanfendide mini etek falan var ben  KIRMIZI HALI üstünde dengemi kaybettim merdivenlerden beş altı basamağa basmadan aşağıya  indim.Tabi ani refleksle kendimizi toparladık ama kısa süreli bir DEPREM geçirdik.Arkadaşım bu konu ile tabi çok değişik espiriler yapıyordu..?
Diyceksiniz ağbi başlık İngiltere mevzular RUSYA ingilterenin olduğu yerde RUSYA mevzuğu her zaman vardır bu değişmez.

Tabi bizde ingilterenin çok ciddi gözle görülmeyen anlaşılmayan bir yapısı vardır,bunlar tarih boyunca öyle bir sistem kurmuşlarki DERİN TÜRKİYEDE bizi istedikleri gibi yönetip yönlendirirler.Girmedikleri nüfuz etmedikleri yer yoktur,bazen çok bu ülkeler için atan tutan gazeteciler yazarlar vardır,inanmayın onların hesabına çalışır.
Öyle anılarım varki RUSYA ile yakınken türkiye içinde öyle insanlarla karşılaştık,anlatıyorız bazen telekonferans yöntemi ile aklı karışan dostlarımız oluyor.
Mesela sizin ülkeniz için yararlı bir faliyetiniz olsun bunların kontrolü dışında SOLCU iseniz SAĞCI guruplarla,SAĞCI iseniz SOLCU guruplarla yani aklınıza çok gelebilecek TÜRKİYE SEFERBERLİK sistemi içindeki tüm guruplarla saldırıya geçer sizi bitirme aşamasına gelirler,bakın söylüyorum burdaki MİLLİ tüm kurumlarınızdanda destek falan alamazsınız.
Çok teklif ederler sizi yanlarına çekmek için size çengel atmak için aklınızın ucuna hayalinize gelmeyen oyunlar ve tuzaklar hazırlarlar.
Türkiyede çok vatansever geçinen guruplar,Kafkas kökenli dernekler,dini cematler aklınıza gelicek tüm yapıları istedikleri gibi hareket ettirme kabiliyeti vardır mesela size hücum ettiridiği zaman bu güçleri,bu güçler sizin üstünüze VATAN ,MİLLET,MÜSLÜMANLIK sevgisi ile gelir fakat büyük kitlelerin çoğunluğu bu gerçeği bilmez.
Özellikle bundan sonra KIRIMDAKİ refarandurumla gelişen RUSYA federasyonuna bağlanma hadisesi önümüzdeki yıllarda zaruretten diğer SOVYETLERDEN sonra ayrılmış cumhuriyetlerin geri dönüşü ve yine aynı SOVYET haritasının kısmen oluşacağının resmidir,bu size söylediği zorla veya büyük efor sarfederek RUSYANIN yapacağı bir şey değil DOĞAL şartların getirdiği bir meseledir o coğrafyada.
Mesela SOVYETLERİN dağılma aşamasında ayrılan MOLDAVYA ekonomisi RUSYAYA bağlı olmadan çok sıkıntı içinde geçiyor,dili familyası yakın olduğu halde zamanında bu ayrılık rüzgarında bir hevesle ayrıldılar fakat MOLDAVYA halkına bunun bir yararı olmadı,onlarda dönebilirler zaman içinde.
Tabi özellikle İNGİLİZ derin yapılanması bundan sonra çok daha fazla İMPARATORLUK RUSYASI için mesai sarf edicek bundada tabiki ana üstü bu coğrafyada saydığımız TÜRKİYE üstünden harekat merkezini her zamanki gibi yoğun çalıştıracaktır,bizim sistemin büyük kısmıda bu yolda HİZMETLERİNİ sunucaklardır,tabi bu işlerin diplomatik ve sıcak anları her zamanli gibi İSTANBUL ve semptleri olucaktır.
Burdaki tüm BÜYÜK DEVLETLERİN KONSOLOSLUKLARI bölgemizdeki bizimle komşu olan ülkelerinde kapsıycak şekilde ANA İSTASYONLARDIR.
Ankarda bu işler protokol düzeyindedir yeri geldimi sokak kovalamacaları,nadirde olsa kirli hareket operasyonlar hep istanbulda olur,tabi SOĞUK SAVAŞ döneminde ben çok YARAMAZ bir çocuktum ortalığı karıştırır arkama bir dünyayı takardım RUS ASKERİ istihbaratı GRU ile böyle tatlı anılarım var kitaplarımda bunlardanda bahsedicem biraz heyecanlanır okuyucularım.
Yani arkadaşlar öyle biz YANGELİP YATMADIK bazılarının dediği gibi bu bizde işte son noktası İNGİLTERE olan istihbarat BARONLARI ile ayakçıları vardır,bunların İSTİHBARAT diye yaptığı şeyi ne LÜKS NERMİN yaptı,ne KADİLLAK NEBAHAT bunları istihbaratçılığı varın siz anlayın,dinle,görüntüle,yolla….?
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan….

16 Mart 2014 Pazar

MİT İHALE YASASI……..

   

Sevgili takipçilerim bu Pazar sizlere günün konusu olan bakanlar kurulunda kabul gören resmi gazeteden geçen yeni MİT ihale yasasının doğru bir konuya yaklaşım olduğunu söyleyebilirim.
Özellikle MİT müsteşarının ihalelerde tek yetkili olarak insiyatif kullanması ve ihalede alımların yeri gelirse sorgusuz sualsiz beş katına kadar daha yüksek fiat ödeme yetkisi alması çok bu konularda suiistimalleri ve çelişkili ilşkilerin önünü kapatan MİT kurumu için yararlı bir kararname.
Niyesine gelelim MİT gerekli haberleşme ve teknik elektronik istihbarat yapabilmek için özellikle yurtdışı ve yurtiçi firmalardan alımlar yapıyor,bu alımlarda gerçekçi günün şartlarına haiz yetkiler olmadığı için kurum içindeki üst yöneticiler salla parti bu işleri yapıyorlar,sebebinide yüksek gizlilik gösteriyorlar ama sonra dışardan kurumun içine uzanan sakıncalı büyüklü küçüklü ilşkiler doğuyor,bunlardan yabancı gizli servislerden tutunda mafyaya kadar gelen çarpık bir hiyerarşi zaman zaman oluyordu.
Sizlere şöyle söyliyeyim semptimizin PLAKÇISININ bile çok eski zamanda oldu bu hadise MİT kurumundan bu görevlerle ilgili kişilerle girdiği dinleme cihazı tedariki skandalında kamuoyunun duymadığı bazı olumsuzluklar olmuştur,gülüyorum..!
Yine çocukluk arkadaşlarımdan bir GÜMRÜKÇÜLÜK konusunda uzman bir arkadaşı yine KURUMDAN bu işlerle ilgili dinleme cihazlarını yurt dışından ülkeye sokmuş sonra çıkan skandal zincirinde SUSURLUK dinleme cihazları diye o yıllarda kamuoyuna yansımış,ve ismi geçen ortaklarından bir sonra şaibeli bir kazada rahmete kavuşmuştur.
Özellikle ÖZAL iktidarı döneminde çıkıp yoğunlaşan sonrası GÜVENLİK ARAÇ ve GEREÇLERİ tedarik eden dış ticaret şirketlerinin arkasına özellikle bazı büyük devletlerin gizli servisleri girerek kurdukları SOFİSTİKE ilşkilerle bugünlerde çok rahatsızlığı duyulan yasa dışı dinleme,gözetleme,kayda alma gibi faaliyetleri yapmışlar bu şirketlerden bazıları PARAVAN olarak yabancı devletlerce kullanılmıştır….
MİT en yoğun alım yaptığı ve para harcadığı konu tamamen ELEKTRONİK ,TEKNİK İSTİHBARAT yapmak için cihaz temini ve bakımıdır.MİT kurumunda bu işkiler ağı maddiyata YÜKSEK bağlı olduğu için hadisenin gizliliğinden dolayıda basit istismar edilmesi olayı vardır,maalesef.
Konunun siyasi yanıda bundan sonra hükümetlerce fazlaca bu tip alımlarda siyasi baskı kullanılması söz konusu olamaz MİT müsteşarının kararları ile konu kısa ve sorunsuz prtatik çözülür ihalelerdeki bedel miktarını MÜSTEŞARIN beş kat artırma yetkisi ve ihaleyi istediğine verme yetkisi bir çok teknik sıkıntının önünü kapatır,belki MÜSTEŞARI şaibe altına alabilecek bir konuda olsada konu GİZLİLİK ve İSTİHBARAT olduğu için sorun bu KURUMDA olmaz,gibi geliyor….
İYİ PAZARLAR….

ZEKİ ARSLAN…

15 Mart 2014 Cumartesi

1 MAYIS 1989…….


Sevgili arkadaşlarım bu anımı kitabım için saklıyordum,fakat tesadüf LONDRADAN gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendi tesadüfen bahsedince kendisine BEN TEK TANIK ORDAYDIM dedim çok şaşırdı ve benden bu anımı yazarsam TÜRKİYEYE VE MİLLETİMİZE büyük hizmetim olucağını söyledi o zaman bende yazıp olabilecek tüm provakasyonlara yardımcı olucaksa YALIN ne yaşanmışsa burdan sizlere hiç ideolojisi olmadan ve özellikle belirtim benim o yıllarda ülkemde bu konularla hiçbir faliyetim olmadığı ne kontra olarak nede istihbarati olarak belirtim VİCDAN denen olayın görgü tanığı olarak bile büyük bir yükümlülüğü olduğunu bilerek ve olaydan 25 yıl geçmiş dün gibi ama yaşlandığımı bana hissettiriyor…….!
1989 nisan ayının son günleri ANAVATAN PARTİSİNE karşı büyük bir siyasi muhalefet var 1 mayısa günler kala yine TAKSİME çıkma münakaşaları ve bu konuda muazzam bir gerginlik var özellikle SHP taksime çıkılması konusunda çok basın yolu ile diretiyor merhum ERDAL İNÖNÜ beyefendide SHP genel başkanı olarak yaptığı açıklamada TAKSİME çıkılmasının demokratik bir hak olduğunu kamuoyuna deklare ediyor.
1 mayıs 1989 günü yer TARLABAŞI THY(TÜRK HAVA YOLLARI) bürosu bilet işlemim var onu yaptım çok güzel bir hava tam bahar üstümde hiç unutmam ekose siyah beyaz bir ceket altımda siyah bir pantolon ve gravat gömlek çok şıkım,THY bürosundan çıktım bölgede çok eski olduğumuz için elimin avcumun içi gibi her yeri bilirim bölgede özellikle emniyet camiası ile yakın tanışırız,tarlabaşı bulvarı yeni düzenlenmesi için her yere büyük tepecikler oluşturmak üzere parke taşları dökülmüş yani çevre çalışması var yürüyerek tarlabaşı arka caddeden taksime çıkmak için ilerliyorum tam tarlabaşı bulvarının Kasımpaşa istikametinin kesiştiği noktada bir RENEAULT 12 hatırladığım sütlü kahverenginde başında üç sivil polis ve birde BMW motorlu trafik polisi sohbet ediyorlar,hava harika bir sessizlik varken aniden yürüyeceğim istikametten 1000,1500 kişiye yakın gösterici taksim istikametinden AMERİKAN konsolosluğunu geçerek bulvara yaklaştılar kortejin başında büyük bir BIJI YEK GULAN(YAŞASIN 1 MAYIS )pankartı ve slogan atarak geliyorlar aniden bulvarın köşesindeki polisleri görünce kaldırım kenarlarındaki parke taşları alarak üç sivil polis ve bir trafik polis arkadaşa saldırıya geçtiler,bu arkadaşlar saldırının şiddeti ile araçları ve motoru bırakarak THY bürosuna doğru geri çekildiler yoğun gösterici saldırısı araçlara ve motora karşı devam ediyor polis arkadaşlar zor durumda ALLAHTAN arkadan gördüm bir çevik kuvvet gurubu geliyor fakat onlar olayın daha farkında değiller çünkü ABD konsolosluğunu yeni dönmüşler yürüyerek geliyorlar hızlı bir şekilde yürüyerek çevik ekibinin başına giderek 100 kişiye yakın çevik kuvvet polisini başındaki üç yıldızlı emniyet amirini uyararak aşşağıda dört polisin zor durumda olduğunu söyledim o zaman çevik kuvvet polisi koşarak olaya intikal etti,ve işte o anda gösterici gurubun içinden birkaç el silah atılarak Kasımpaşa tersane istikametine sol tarafta kalan sağda benzinci ve kuzeydeniz saha komutanlığına doğru taş ve slogan atarak çatışarak geri çekiliyorlar işte o anda tüm polis gurupları silaha sarıldı ve rastgele bir silah atışı başladı fakat o yıllarda ne gaz bombası ve toma gibi araçlar yok PANZERLERDE bu olaya intikal ettirmediği için polis teşkilatının tek bir jopu var birde belindeki tabanca ve elindeki otamatik tüfekleri tabi yoğun bir mermi atışı dakikalarca devam etti büyük bir arbede oldu basın olay yerinde çatışmayı çekiyor hem video ile hemde fotoğrafla,yukarda polis helikopteri ondaki kameralar ilede çekim yapılıyor,netice itibari ile beş on dakika sonra gösterici gurup kasımpaşa ordu evi önünde tamamen gözden kayboldu fakat bir haber geldi tersane duvarının dibinde bir genç kafasından vurulmuş yatıyor,olay yerine gidildiğinde anlaşıldıki 21 yaşında genç göstericilerden biri vurulmuş başının arka kısmından.
Sonra öğrendikki adı MEHMET AKİF DALCI Diyarbakır nüfusuna kayıtlı istanbula göç etmiş burda işçi olarak çalışan hayatının baharında bir insan.
Tabi gazateci arkadaşlar yoğun fotoğraf alıyorlar olaydan ve etraftaki hasardan özellikle polis araçları ve trafik polisinin motoru ve etraftaki bazı dükkan ve binalarda hasar var ve yoğun boş mermi kovanı var muhtelif çaplarda,netice itibari ile hadiseler orda sonlandı.
Ertesi günü büyük gazetelere bir baktıkki baş sayfa TRAFİK POLİSİMİZİN çömelmiş silahı ile ateş eder vaziyette resmi TRAFİK polisi ateş etti gösterici genci katletti.
Alakası yok çünkü o esnada o kadar yoğun ateş vardıki kimin nereye ATEŞ ettiği belli değildi fakat basın olayı öyle bir verdiki o polis arkadaş bir anda hedef oldu.
Emniyetten o bölgede olduğumuz için arkadaşlar geldi onlarla çay içerken anlatıyorum olayı dediler ağbi TRAFİK polisinin evinide şubesinide değiştirdik canı tehlikeye girmesin diye,aradan hatırladığım 2 yıla yakın bir zaman geçti bir sabah o trafik polisini evinin önünde DEVSOL şehit etti vurarak,çok değerli Elazığlı bir komiser arkadaş ile bu konuyu konuşuyorum dedi ZEKİ bey üç defa yer değiştirdik evini değiştirdik DEVSOL bunu nasıl buluyor,inanırmısınız birkaç ay sonra bunları konuştuğumuz hüseyin beyi okmeydanında bir kahvede arkadaşları ile taradılar o arkadaşlarıda tanıyordum çok mert arkadaşlardı dört polis şehit hüseyin bey tesadüf ağır yaralı kurtuldu kahveyi tarayanlarla yan masalarda üç gün kağıt oynamışlar……!DEVSOL……..!
Bütün bunlar unutuldu ama stres aynen devam 1996 yılı başları hep söylerim hayatımın en stresli aylarıdır MİT yakın bir arkadaşımla boğazda rakı içiyoruz merhum METİN GÖKTEPE polislerce dövülerek öldürülmüş,günün konusu ondan bahsediyoruz arkadaş dediki ZEKİ merhum Göktepe zamanında 1 mayıs 1989 hadiselerini muhabir olarak izlemiş şehit trafik polisinin resimlerini o çekmiş çok uyarılara rağmen bunu ajanslara geçmiş emniyet teşkilatıda bu yüzden bir husumet besliyormuş,orda o gün kapalı spor salonunda sıkıştırınca ders vermek için dövmüşler fakat ters tarafına geldiği için vurdukları darbeler istemeden aslında katletmişler mesele bu…..!
Dedim ben 1989 ordaydım,arkadaşım çok şaşırdı evet ben ordaydım tesadüf tüm olaylara şahit oldum hadiya dedi, hadiyası yok bizim dünyalarımız o yıllarda çok farklı idi ama tesadüfen şahit oldum ha bak birde olaya POLİS HELİKOPTERİ şahit emniyetin FOTOFİLM merkezinden görüntüleri seyredin şimdi hadiseyi daha iyi anlarsınız….
Benden MİLLETİMİZE taviye birbirinize ırk,din,dil,ideoloji gözetmeden sahip çıkın bu vatan ,bu topraklar hepinizin sizler birbirinize düşerseniz,başkaları gelir bu topraklardan sizi atmaz ama iyice köleleştirir…!
Sizlere başka 1 mayıslarıda tafsiatlı çocukluğumda yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi anlatıcam,kitabımda…..?ST.PETERSBURGTAN sevgili İRİNAYI bekliyorum…….
Bu yazıyı yazmama sebeb olan gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyefendiye sizler adına teşekkür ederim.
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan……..

14 Mart 2014 Cuma

MİT& BÜLBÜLDERESİ…


Sevgili arkadaşlarım hepinize hayırlı cumalar diler,bugünkü konum bülbülderesi meselesine biraz girmek istiyorum kamuoyunda çok konuşuluyor tam bilinirmi bende bilmiyorum bildiğim ÜSKÜDAR –BAĞLARBAŞI doğumlu olduğum oraların ahalisinden gelmeyiz yapıyı biraz bilirim değil bilirim.
Güçlü bir devlet içinde yapılanması vardır,burda özellikle VATİKAN kaynaklı GÜL ve HAÇ kardeşliği(biraderleri)örgütüne çok yakınlardır.
Türk devlet tarihinde bir çok ismi içinde bulundurmuş aslında BÜLBÜLDERESİ bir mahalle orda mezarlıkları olduğu için anılır yoksa geniş manada İstanbul,izmir,bursa,edirne gibi  özellikle o bölgelere yayılmışlardır.
Burayı nereden açmak zorunda kaldım şimdi açsam bir sürü isim cisim dökülür istemiyorum dün camiadan bir arkadaş ağbi bu sana yapılan KOMPLO operasyonu sen bizden biliyorsun,sana bunu yapanlar o BÜLBÜLDERESİNİN KURUMUNUZDAKİ yerleşik düzeni tabi doğruyu söylüyor zaten bende öyle söylüyordum onun kulağına heralde yanlış gitmiş,banada kızdı CAMİAYI suçluyorsun diye aslında alakası yok biz objektif nerde kimin ne hatası varsa onu yazıp çiziyoruz burda birkaç kişinin yaptığı hücre sistemi çalışmayı ben tüm bir CAMİAYA yüklememe imkanda yok ALLAHTAN korkumuz var ne kadarda camiye cumaya gitmesekte bizde ALLAHA inanıyoruz….!
Bakın arkadaşlar dönüp aynı yerlere gelmek istemiyorum insanların ne halde olduklarını ne durumda olduklarını nasıl travma geçirdiklerini bir tek kendi ve ALLAH bilir.
2004 yılında HARBİYE askeri müzesinde önemli bir resepsiyonda bu bülbülderesi GLADİO üst mensubları ile toplu halde resepsiyon ortamı resim ve film kayıtları bizim kurumlarımızda olduğu gibi sanırım bir yabancı gizli servisinde elinde var,bu çıktığında artık KURTLAR VADİSİ filmi nasıl olur bilmiyorum gülüyorum,BÜLBÜLDERESİNDEN OF lu ATİLLA var onu DENİZ KUVVETLERİNDEN bazı arkadaşlar bilir en iyi gerçeğini işin ne olduğunu o anlatır…
Bu resepsiyonun sponsorluğunu şu andaki hükümete çok yakın bir OTELLER zinciri firması yapıyordu,gittiğimizde gördük ve AK partili yeşil gladio diye anılan kişilerde bu resepsiyonda mevcuttu ben daha sonra bu resepsiyonun arka planını çok iyi girdim onun için 2004 yılından 2010 yılına kadar geçen süreçte ÖZELLİKLE MİT yöneten bu bülbülderesi kadrosunun yaptığı tüm KİRLİ HAREKET dediğimiz eylemlerdende bir şekilde dönemin hükümet yetkililerine bildirilmiş kimse demesin bizim hatamız yok,artık devir öyle bir devirki illaki burdan çıkmasa WHASHİNGTON,LONDRA,MOSKOVA gibi merkezlerden bile çıkıyor görüyorsunuz.
2010 yılına geldiğimizde bizi ŞANTAJ suçu ile alıp İstanbul emniyetinde fişleten hiç alakam yok orda salıverilmem veya diğer tanımadığım şahıslarla ayrılmam gerekli iken bunu yapmamaları,biliyorumki çok iyi yine ÜSKADAR BÜLBÜLDERESİNİN MİT muazzaf çalışan yetkilileri ve onların emekli ağa babaları ve bağlı oldukları BARONLARIN çalışması ile uzun zamandır hazırlanmış komplo.Zaten şantaj suçunda şikayetçi olup bu operasyona neden olan dönemin İTO başkanının yakınlarıda o 2004 yılındaki resepsiyondalardı?
Ama şöyle bir şey var sen komplo kurarsında ALLAH işte senin o komplonu ayağına dolaştırır,burdan MİT üst yetkililerine ve onların sıralı amirlerine söylüyorum ne zaman özür dileyeceksiniz bu uzun yıllar ARSLANLAR gibi iş yapan benden ve hiç hakkı olmadan çeşitli adice,basitçe,gentilmenlik kurallarına uymadan şavaş eden her zaman arkadan KÖPEKLİK yaparak çalışan bazı arkadaşları bir daha haber elemanlarını görmüycem şekilde bende uzak tututacaksınız önemli olanda bir gram bu son 20 yılda teri akmamış kimselerin bana bu iftirayı ŞEREFSİZCE atarak el koydukları emanetimi geriye iade ediceksiniz,lütfen bu böyle DELİKANLILIK  kelimesi havada askıda kalmasın sonra ALLAH muhafaza DELİKANLILIĞIN çakma EMİTASYON olduğu meydana çıkar…?
Burdan özellikle bu ŞANTAJ gibi adi bir şuça şahsımın adını karıştırmaya kalkmaları kendilerinin şahsıma karşı işledikleri büyük bir ŞUÇU ÖRTBAS etmektir ve beni etkisizleştirmektir.Tabi bu işlerin altında RANT vardır bunu yapanlar kurumu ve diğer kurumları kendi menfaatleri için kullanan BÜLBÜLDERESİNİN yetiştirdikleridir…..!
Şimdi diyorlarki ve bazı devlet büyükleri ile dedirtiyorlarki e bir kişi yanıcak biz yolumuza devam edelim vallahi benim ömrüm yanmakla geçti birazda AMERİKA,İNGİLTEREDE bizler çalışırken ter dökerken okuttuğunuz PİÇ KURULARINIZ yansın oldumu böyle basitleşmeden büyük devletin gereklerini yerine getirerek hareket edin…
Evet arkadaşlar burdan anlıycağınız kimseyle veya hiçbir gurupla camia ile işimiz olmaz HAYATTA ne yaşadıysak onu aktardık,yaşadığımız günlere görede aktarmaya devam ediyoruz….
SAYGILARIMLA,

Zeki Arslan…..

                                                                                                    01.01.2022                           A...