14 Ocak 2017 Cumartesi

ŞAHMARAN HİKAYESİ.

                                    

Sevgili takipçilerim hepinize hayırlı,mutlu,eğlenceli Pazar günü geçirmenizi diliyorum..
Sizlere DERİN İSTİHBARAT blogu içinde çok şey yazabilirim fakat hepimizin zaten bir çok sıkıntısı olduğunu biliyorum onun için yazılarımı azalttım ve bu pazarda size eski  tarihlerden bugünlere gelen gerçek yaşadığım magazinsel,sosyal,kültürel bazı hayatlara ve kendi hayatımdan  ayrıntılı kesitlere yer vericem..

Şahmaran hikayesi ve büyük efsanesi ülkemizde filme alındığında ve başrol oyuncusu büyük  gerçek sanatçı sayın TÜRKAN ŞORAY  filmde oynadığında ve  kendisini  seyrettiğimde çok etkilenmiştim.
Sebebi insan hayatlarının her tarihte ve dönemde efsaneler,hikayeler,gerçek yaşanmışlıklarla bir harman olup dönem dönem abartılar,süslemeler ve hayallerin katılması ile önümüze taşınması.
Sayın TÜRKAN ŞORAY hanfendinin uzun yıllar hayat arkadaşlığını yapmış merhum RÜHÇAN ADLI bey yıllarca magazin ve medya dünyası ile çocukluğumuzdan  itibaren gönlümüzde yerlerini aldılar..
                                   

Merhum RÜHÇAN ADLI bey toplumda iyi ve karizmatik bir işadamı olarak hayata gözlerini yumana kadar kamuoyunda bu şekilde anıldı ve bilindi,allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Merhum ADLI 1940 lı yılların sonunda ailemin büyüklerinin yanında ilk meslek hayatına atılıyor İstanbul taksimde talimhanede.
                                  

Zaten sonra kendi işi olan nakil vasıtaları yedek parça ithalatı işini kurmasındaki ilk tecrübeyi bu iş kolunda aile büyüklerimin yanında alıyor..
Aile büyüklerimden kendisini yakın tanıyan beraber çalışan akrabalarımdan dinler öğrenirdim..
                                  

Sayın TÜRKAN ŞORAY hanfendiyide çocukluğumda ilk sinema filmlerinden sonrada SOVYETLER BİRLİĞİNE seyahat edip ordaki  film festivallerine katıılması sayesinde  1973 yılında haberlerini alır konuşurlarken arkadaşları ile babamdan duyardım.
Sebebi o yıllarda özellikle İSTANBUL SOVYET BAŞKONSOLOSLUĞU KÜLTÜR  ATEŞE leri ve KONSOLOSLUK  yetkilileri ile zaman zaman kültürel etkinlikler çevresinde  babam görüşürdü..!!
O dönemde SOVYET kültür ateşeleri ülkemizle yakınlık kurmanın en etkili yönünün sinema,tiyatro,bale,spor vs etkinlikler olduğunu düşündükleri için bu konularla ilgili yakın ilişkiler ve temaslar kuruyorlardı..
                                 

İşte bu dönemde sayın TÜRKAN ŞORAY ve diğer film sektörü temsilcilerine konsoloslukta resepsiyonlar veriliyor ve önemli sanatsal görüşmeler yapılıyordu,bende bunları babam  ve arkadaşları ya konuşurken yada  bazen  kendisinin anlatımları ile dinliyordum..
İlk 1973 MOSKOVA film festivaline katılan sayın ŞORAY daha sonrada 1978 yılında yine MOSKOVA da FERHAT ile ŞİRİN hikayesini SOVYET  film yönetmenleri ve sanatçıları ile  beraber çektiler.
Tabi sayın TÜRKAN ŞORAY hanfendinin çektiği filmlerin hikayeleri  iyi senaryolara uyarlanmış ve sonrasında kaliteli emek harcanarak  çekilmiş sanatsal yapıtlardı..


Şahmaran hikayesine gelirsek beni çok etkilemiştir,konusu gününümüz yıllarında meraklı ve öksüz bir çocuğun çevresindeki büyüklerin efsane ve hikaye anlattıkları bir konunun peşinde dolaşırken,TOPKAPI  da SURLARININ altında dehlizlerde saklanan bir ANTİKA kaçakçılık şebekesinin işlerine şahit olması ve onlar tarafından surların altında zorla tutulması ve sonunda bu antika kaçakçılarının uluslararası kirli işleri ve birbirleri ile yaptıkları kanlı mücadeleyi anlatan bir sinema yapıtı,gülüyorum bazen..))

1970 li yılların başlarında biz sokakta,tarlada,dere,deniz kenarında oynayarak büyüdük..
O zamanlar televizyon ve radyo çok yeni herkes bilir toplumda büyük etkisi yok..
Köyde efsaneler üretilmiş hizmetli hüseyin ağbi anlatır, meşhur BİZANS imparatorluğunun hazineleri AYAMAMA deresi ile AYAYORGİ deresi arasında bir yere gömülmüş diye..
O yıllarda ilk okulda İLİMİZ,İLÇEMİZ,KÖYÜMÜZ diye ders var.Köyümüz dersinde bulunduğumuz köyün tarihçesinide öğreniyoruz.
                                  

İlk okul hocamız dediki FATİH SULTAN MEHMET HAN  istanbulu muasara altına alınca BİZANS İMPARATORU dört adet kalyona tüm hazineleri doldurup, BATI ROMA imparatorluğuna gitsin diye sefere yollamış.
                                  

Fakat gemiler KÖYÜMÜZ açıklarına geldiğinde kimine göre fırtınanın çok olduğundan dolayı KÖYÜN açığında batmış, kimilerine görede batıcağını anlayan gemi kaptanları AYAMAMA DERESİNE gemileri sokarak AYAYORGİ ve AYAMAMA arasındaki bir bölgeye tüm hazineleri gömmüşler..
                                   

O yıllarda İSTANBUL boş bu anlattığım yerlerde kuş uçmaz kervan geçmez,tarlalar ekilir,avcılar ava çıkar böyle bir yer..
                                   

Bizde bu hikayeleri hep dinleriz arkadaşlarla bu bölgeye gideriz elimizde kauçuk sapanlarımız,taşları özel denizden toplarız kuşu vurdukmu etkili
                                 

 olsun, zaman zaman kendimizide yabancı çocuklara karşı korumak için.Köpeğimizde var adı HERKÜL oda bizle beraber yanımızda gelir..
                                    

Bazen yanımıza sırt çantası alırız,domates,peynir ekmek simit koyarız arazide karnımızı doyurmak için.Tarlada AYÇİÇEK zamanıysa eve dönüşte birde tarlaya dalar olmuş GÜNDOĞDU ları  kopartırız akşama çitlemek için..
                                

Yine böyle bir gün arkadaşım HÜSNÜ,TUNÇ ve ben indik AYOMAMA deresine sazlıklar içinde dolaşıyoruz.
                       

Hüsnünün dikkatini çekti çimen altı toprak fakat bir kenarından bir açıklık var taş,dedi ZEKİ,TUNÇ burda bir şey var diye seslendi.
Hani gözümüz kulağımız BİZANS HAZİNELERİNDE çimeni sopa ile kaldırdığımızda, altından toprakta çıkınca  iki metre büyüklüğünde bir taş kapak önümüze çıktı ve üstündede bir HAÇ işareti.))Hahaaaaaaa…
Birbirimize bir baktık bulduk ulan dedik.Nasıl bir sevinç yerimizde duramıyoruz birbirimize sarılıyoruz,HERKÜLde bize sarılıyor üstümüze atlıyor..

Fakat bu taş kapağı bizim kaldırmamıza imkan yok.Hemen dedik koşarak mahalleye inelim mahallenin ağbilerini yanımıza alalım malzemede alalım geri dönüp HAZİNE yi çıkaralım…)))))))
Bulunduğumuz yer ile mahalle 3 kilometre öyle bir koşmuşuzki mahallenin başında bizi gören ağbilerimiz ve etraf acayip bir şeyler olduğunu anlamışlar çünkü baygın ve soluyarak yerlere yığılmışız.
Neyse çeşmeden su içirdiler biz kendimize geldik,sordular ne oluyor çocuklar.

Ağbiler bizden beş,altı hatta sekiz yaş büyük.Dedik BİZANSIN kayıp hazinelerini bulduk sordular nasıl,anlattık..
Hemen hizmetli ağbilerimiz karşılıklı apartmanların KASTAMONU AZDAVAY ilçesinden  ABDULLAH ağbi zaten arkadaşım HÜSNÜ nün babası birde HÜSEYİN ağbi büyüklerimize kürek,kazma ve levye vererek tekrar geldiğimiz yere koşarak olay yerine döndük..
                                                 

SARI ÖZCAN ve ağbisi ÇİTLENBİK ÖZKAN, P.OLCAY,MADEN MEHMET S.ŞELÇUK,AYI MUSA,SIÇAN İLHAN ,MAYMUNCU YUSUF ve daha bilumum ağbimiz olay yerine intikal ettik, üstünde BİZANS HAÇ ı olan taşı kaldırmak için uğraşırken kan ter içinde, en sonunda TAŞ kalktı. Fakat TAŞ kalkınca hepimiz şoke olduk çünkü içi boş bir kuyu taş toprak ile dolu…
Moraller bozulunca kan ter içindeki ağbilerimiz yürüyün lan BİZANS HAZİNESİYMİŞ lafları ile ensemize tokat yiyerek mahalleye döndükki tüm mahalle bizden gelicek umutlu haber için bizi bekliyor,boş kuyu olduğunu öğrenince herkesin moral  çöktü, ama uzun yıllar bu BİZANS HAZİNESİ hikayesi sempte aramızda gırgır oldu ağbilerimiz anlatırlardı üçü birde öyle bir koşuyorlardıki köpek HERKÜLÜN bile dili dışarda bitmiş geliyordu bunlarla birlikte..!!

İşte sayın TÜRKAN ŞORAY hanfendinin o ŞAHMARAN efsanesini ve filmi izlediğimde hep gözüme filmde oynayan küçük çocuğun türkan hanımla konuşmaları ŞAHMARAN efsanesini türkan hanımın çocuğa anlatması,filmin içindeki başrol aktörü sayın FARUK PEKER beyin filmin senaryosu içinde TÜRKAN hanıma seslenişi bu çocuğu öldürelim tüm sırrımızı öğrendi demesi,TÜRKAN hanımın karşı çıkması ,hatta oyuncu FARUK PEKER beyin bir ara çocuğu öldürmeye kalkması ve sonra kıyamaması..

Ama sonunda çocuğun izini takip eden rakip ANTİKA ve TARİHİ eser mafyasının hepsini öldürüp TÜRKAN hanım ile çocuğu esir almaları ile sonlanan bir film ve meşhur hikayesi.
                                      

Tabi ülke,şehir ,ilçe,köy efsaneleri insanlık tarihi boyunca her zaman olmuş özellikle kıymetli emtia olarak hazinelerin efsaneleri her dönemde her zamanda şu günlerde bile yerini koruyor ve çeşitli çok akil insanlardan bile zaman zaman enteresan olayları işitmek medya ve sosyal medya yolu ile öğreniyoruz..

Geçtiğimiz günlerde gazeteci ve akademisyen sayın ÖMER ÖZKAYA beyin bir yazısını okudum ve tabi gülümsedim.
                          

Yazının başlığı  ANTALYA ALTIN ları 2 ocak 2017 tarihli GÜNEŞ gazetesinde yayınlandı..
Yazının içeriğini okuyunca tabiki güldüm kimse yanlış anlamasın meselem kimseyi inciltmek değil ama içerik açısından maalesef tam bizim çocukluk maceramızın bugünki versiyonu ama bu benim aklıma bir hadiseyi getirdi dahada güldüm..
Ne anlatıyor sayın ÖMER ÖZKAYA FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜ mensubları 15 temmuz 2016 günü yaptıkları kalkışma esnasında Marmaris GRAND YAZICI otelde bulunan 12.CUMHURBAŞKANIMIZ sayın R.TAYYİP ERDOĞAN beyefendiyi otelde esir alarak ANTALYA KEMER bölgesinde daha sonra bulunan ve bir define sahtekarlığı olarak adli kayda geçen mağraya götürerek orda mağara içinde alçıdan yapılan ve altın sarısı
                                 

 renge boyanmış ALTIN KÜLÇELERİNİN önünde resmedilecek ve tüm dünyaya HAZİNEYİ soydu prokobandası yapılacak ve Antalya kemerde bulundurulan bir yatla kaçacağı gibi bir senaryo haberler dünya haber merkezlerine geçicek..

Bunu okuyunca başladım gülmeye şimdi bir çok okuyucum ve PERİSKOP yayınlarından beni takip eden takipçilerim hatırlayacaktır konuyu.
10 temmuz günü tatildeyim ve sitemizin havuzuna giriyorum METİN( istihbarat jargonu kod adı) bir arkadaşıma diyorum ya cep telefonuma bir başka bilmediğim hattan devamlı MARMARİS bölgesindeki ULTURA LÜKS otellerden dört günlük otel paket fiatı geliyor imkansız derecede ucuz,araştırdım anlam veremedim bana mesaj atan telefonu arıyorum bana hattı açmıyor.

Metin bey oteller boş RUS turist yok ondandır diyor.Fakat 15 temmuz 2016 CUMA günü sabahına kadar geldi.
Tabi ben metin bey gibi sade düşünmüyorum bu işte bir kıllık olduğunu aklımdan geçiriyorum.
Hiç yapmadığım bir şey o gün yani 15 temmuz günü öğlene kadar yüzdükten sonra eve geldim yemeğimi yedim ve ilk defa gündüz saat 13.30 sularında PERİSKOP yayınına bağlandım ARAS DAĞLI rumuzu ile,yoğun bir ilgi gördüm ve orda çok enteresan takipçilerimle ülkede sıkıntılı bir durum var diye açılan konudan darbeye birileri kalkışırmı konuşmasına giden saat 15.30 kadar bir yayın yaptım.

Zaten sonraki günlerde bu konuşma aramızda çokça konusu geçti ve o gün biz bu konuyu konuşmuştuk diye takipçilerimle yayınlarda olayları tartıştık..

Tabi çocukluktan bugüne yaşadığımız bir çok hayatın içinde olaylarda tuzak kuranlar acaba çoklumu tuzaklar kuruyor,bir deyim olan BİR TAŞLA ÇOK KUŞ VURMAK hadisesi gibi DERİN DÜNYALAR içinde insanlarmı var..
1973 yılında gerçekleşmiş EFSANEDEN türemiş çocukken geçen bir tatlı oyunu ve o günlerin derin dünyasını ve olaylarını, bu kadar benzeştiren acaba o günlerin notunu tutan  BİR BİLENLERMİ var?))
                             

1960 darbesi yargılamaları esnasında darbeye maruz kalan DEMOKRAT PARTİ mensubları ve dönemin BAŞBAKANI merhum ADNAN MENDERES beyefendi , DIŞ İŞLERİ BAKANI merhum FATİN RÜŞTÜ ZORLU bey ve MALİYE BAKANI merhum HASAN POLATKAN beyefendilere YASSI ADA mahkemelerinin GİZLİ celselerinde aynı benzer konulardan bu tip yargılamalar yapıldığını biliyorum..

EFSANELER ve onlardan türeyen SENARYOLAR nedense ülkemizde hep aynı, SANAT ve onun beraberindeki konularda yeni bir şeyler neden üretemiyoruz UFKUMUZ çokmu kıt!))

Herkesin tekrar dinlence gününü ferah ve eğlenceli geçirmesini dilerim.
DR:)💜
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN


7 Ocak 2017 Cumartesi

DEVLET DÜŞMANI..

                                  


Sevgili takipçilerim hepinize yine iyi pazarlar dilerim,senenin ilk hafta sonunda.
Tabi seneye maalesef iyi girmedik yapıcak bir şey yok.Terör saldırıları atak halinde arkası arkasına geliyor.En son bugün izmirde gerçekleşen bombalı saldırı ve yine şehitlerimiz var.
Tabi REİNA eğlence merkezindeki saldırının hala failinin şu sıralar yakalanmaması ve hadisenin bilinmeyenlerinin çok fazla olması ve derinlemesine gerçekçi bir bilginin şu saate kadar ulaşmaması çokda ülkemiz insanına yabancı değil,kırk yıldır FİLM aynı!
Bu konuları çok derin açmıycam teknik olarak medya ve sosyal medya içindeki bir çok UZMAN sağolsun anlatıp duruyorlar,benimde sizlerin kafanızı yormama gerek yok..
Şu anda VODOFON ARENA,KAYSERİ bombalı saldırıları ve bugünki İZMİR bombalı saldırı eylemi,RUS BÜYÜK ELÇİSİNE yapılan suikast ve REİNA saldırısı şunu bize anlatıyor..
Yabancı bir veya birkaç GİZLİ SERVİSİNİN(konsorsiyum) TÜRKİYE DEVLETİNE karşı TERÖR MASKELİ bir DIRT ACTİON(KİRLİ HAREKET) operasyonlarını icra ederek adeta TÜRKİYE DEVLETİNİN temelllerini alttan bombalayarak ülke bütünlüğüne içerden büyük hasar vermek istiyor..

Dikkat ederseniz 2014 yılında PKK terör örgütü ile başlayan saldırılar 15 temmuz 2016 tarihinde FETÖ (TERÖR ÖRGÜTÜ) ordu yapılanması ile kalkışma ve şimdi bu eylemler.Bunların hepsi aslında bir SİSTEM dahilinde icra edilerek ülkedeki zayıflatmayı peyder pey yerine getiriyor..
Son günlerde özellikle DERİN,KOZMİK ve ÜST AKIL  kelimeleri herkesin dilinde dolaşıyor fakat bunları kullananların bunların tam manalarını veya tam olarak manasını bilselerde ne şekilde anlam konularak ek olucaklarını bilmiyorlar..
Papağan gibi her eylemden ve sıkıntıdan veya çeşitli atak saldırıdan sonra ÜST AKIL demek, fakat nedir kimdir bu ÜST AKIL onu ortaya koyamamak aslında bir anlamda bu ÜST AKLIN reklamını yapmak ve gücünü kabul etmek değilmidir..
DERİN kelimesinin askeri talimatnamelerde veya istihbarat teknik dilinde hiçbir karşılığı yoktur,sadece ARGO tarzda sıkça kullanılan bir kelimedir özellikle İSTİHBARİ konu anlatımlarında..
KOZMİK, çok gizli rapor,istihbari bilgi,devlet anlaşmalarının daha üst gizlilik taşıyan sınıfına kozmik denir..
Bu bilgilerin saklanış şeklide, diğer ÇOK GİZLİ veGİZLİ dokümanterden daha farklı ve dahada yüksek güvenlik altındaki bölümlerde korunan hassas ve çok kıymetli bilgileri ihtiva eden tüm materyellerdir…
                           

ÜST AKIL dersek işte bu konuların tümüne kurumsal veya hukuksal hiçbir yetkisi olmadan bile erişebilen ve çeşitli konuları kendi yapısal gücünü kullanarak istediği anlık veya stratejik yönetim şekillerini idare edebilen yapıya ÜST AKIL denir kısaca tanımlarsak..
Şimdi size başlık attığım tamamen akla yatkın ve gerçek hayattan alınmış sandığım DEVLET DÜŞMANI filmini sanırım 1998 yılında seyretmiştim doğru olduğunu ve ÜST AKIL denen yapının ne kadar ABD ve onun müttefik ülkeleri,AVRUPADA güçlü olduğunu izah edicem..
                                       

Üst aklın TÜRKİYE DEVLETİ içinde son yirmi yılda en büyük hedeflerinden olduğum için sayısız gerçek anlamda saldırı ve operasyonuna karşı savaştım ve direndim..
Tabi bunun bir nedeni vardı,birincisi tarihsel bazı güç kaynaklarına ulaşabilir olmam,ikinciside TÜRKİYE de ve ULUSLARARASI camiada tek başıma çok kozmik operasyonlara İMZA atmam ve o dönemde  özellikle buna kalkışıcak cesareti ve donanımı kimsenin gösterememesi ve netice itibari ile arkası arkası gelen başarılara TEK başıma sahip olmam..
                                       

Üst akıl ve bunun dışardaki yapısının önemli yöneticileri önce seni yanlarına almak istemeleri ve bunu yaparken çeşitli dört boyutlu satranç oyunları kurarak karşılıklı hamlelerle seni alt ederek kendisine angaje etmek istemesi.

İşte bunda muhafak olmazsa ÜST AKIL ondan sonra oyunun içindeki senden elinde tuttuğun güçleri bir şekilde alarak yine seni kendisi ile beraber olmasanda gücü senden aldığında seni etkisiz kılmakta yine başarıyı elde etmiş oluyor..
Bunun için sınırsız ahlaksız yapı,insan ve argüman kullanmaktan çekinmezler.Şantaj,tehdit ve diğer tüm kullanılacak hadiseler kullanılır ve başarıya gidilmek için her yöntem mübah sayılır..
Devlet düşmanı filmindede aynı insana dayalı istihbarat ile birlikte ETİ(gelişmiş ELEKTRONİK TEKNİK İSTİHBARAT) kullanılarak istenilen materyelin ele geçirilmesi ve ardından hedefin imha edilmesi.
Bunu filmde yapan ABD devletini yöneten üst aklın tüm operasyonel yapısı..

Fakat filmin kahramanına karşı yaşanan başarısızlık ve şansının yardımcı olması ile ABD derin devleti içindeki farklı bir yapıdan destek alması ile yapılan tüm komplo operasyonu su yüzüne çıkartarak sanırım BAŞKAN yardımcısı düzeyindeki ABD yetkilisinin yaptığı büyük ULUSAL nitelikteki suçları örtmek için sahaya sürdüğü KOMPLO operasyonların deşifre olmasından hemen sonra  kendini imha etmesi ile sonlanan bir film..
Buraya kadar film ve gerçek hayattan kesitlerle anlatıktan sonra şu anda ÜST AKLIN harekat merkezi ülkemiz içinde nerede ve kimlerden destek alıyor son operasyonlar için özellikle KAMU GÜVENLİK GÜÇLERİ ağırlıklı olarak burda hangi personellerden istihbarat,örtülü kuvvet desteğini sağlıyor..

Terör örgütlerini kimler kordine ediyor ve eylem yapan hücre gurupları ülke içinde yerleştiren kadroları kimler ve talimatları eylemlerden önce kimler üstünden verdirtiyorlar..
Sizlere şunu söyliyeceğim özellikle üst aklın elindeki en büyük silah maddi kaynak sıkıntısının hiçbir şekilde olmaması ve para denen emtiayı istediği şekilde çok rahat kullanarak satın alınmayacak kişileride maddi yoldan kolaylıkla satın alabilmesi..
Eskiden kadın ve cinsel tercihler ön sıradayken şimdi arka sıra tercihlere düştü günümüzde PARA birinci öncelik silah oldu..
Eylem şekillerine gelince yine bir dizi filim aklıma geliyor DELİ YÜREK orda bir DERİN TİPLEME vardır TURGAY ATACAN ismi ile oynanan sanatçı sayın ALİ SÜRMELİ beyin oynadığı bu eylemler, aslında 2003 yılındaki istanbuldaki ikiz saldırılardan beri dizideki TURGAY karekterinin dediği gibi bir iş yapacaksak FANTAZİLİ yapalım konumunda yapılıyor, bu konuda espiri yapmıyorum çok ciddiyim..

ÜST AKLIN bu operasyonel terör eylemleri ve kirli hareket tarzı faaliyetlerini yöneten insanların tahmin ediyorumki kültür ve sosyal hayat düzeyleri,yaşanmışlıkları çok yüksek seviyede insanlar..
Aslında belkide her gün basın ve medya,sosyal medya ile önünüze geliyor ama vatandaş olarak sizin aklınıza gelmiyor..
Sınırsız ekonomik imkan şurdan kaynaklanıyor ABD ve AVRUPALI tüm büyük şirketlerin sistemi bu üst aklı anlık destekliyecek şekilde kurgulanmıştır,onun için maddi imkan seviyesi çok yüksek olduğu gibi aynı zamanda DOKUNULMAZ dır..
ABD sistemi ile son altımışbeş yıldır ülke içinde yönetim erklerine desteklenerek gelen tüm yapıların içinde ÜST AKLIN en üst seviyelere tüm ideolojiler içinde evrilerek yerleşmiştir..
Basındaki herkesime hitap eden medya ve sosyal medya içine yerleştirilmiş gazeteci ve basın emekçisi belkide patronlara kadar nüfuz etmiş yerleşmiş durumdalardır..
Dikkat edersenizde bazıların yaptığı haberlerle bu yapılan eylemlerin gerçekleri dezenformasyon bilgi ile saptırılıp maniple ediliyor.
İşte onlar ÜST aklın ya yetiştirdiği yada maddi olanaklarla sonradan devşirdiği kişiler…

Eylemlere son dönemde baktığımızda sistem olarak şunu görüyoruz,uyutulmuş hücre halinde tüm terör örgütlerinin mensubları daha evvel hazırlanarak ÜST AKLIN anlık gerekirse kendi insayatifi ile yada YURT DIŞINDAKİ KONTAKLARINDAN aldıkları talimatla konjöktüre ve pozisyona göre terör eylemi yaptırarak kamuoyunu maniple etmek olumsuz olarak vede TÜRKİYE DEVLETİNİN ekonomik kaynaklarına darbe vurarak ülkeyi işlevsiz bırakmak en önemli baş hedefleri olduğu gibi her terör darbesinden sonra hala ve devamlı kati acaba mezhebsel veya ırksal bölünme ve kargaşayı başarabilirmiyiz hesabının her eylemden sonra istatistik analiz yapmak ile meşguller..
Özellikle bu tip eylem türü 2014 yılında İŞİD görüntüsü altında İSTANBUL SULTANAHMET emniyet turizm şubesine canlı bomba saldırısı gerçekleştiren DAĞISTAN uyruklu DİANA RAMOZOVA ve aynı paralelde DHKP-C örtüsü ile eylemler koyan ELİF SULTAN KARSEN terör eylemleri ve İstanbul adalet sarayın içinde  CUMHURİYET BAŞSAVCISI SELİM KİRAZ ın  şehit edilmesi ve hızlı bir şekilde 2014 ve 2017 bugüne kadar gelen sıralı ve karışık terör örgütleri üstünden TOPYEKÜN bir saldırı yapılması ve önemli 15 temmuz FETÖ kalkışması..
                             

Yüksek ahlak ve dini  kisveli bir gurubun  kalkışma yaparak TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ emir komuta zincirini bozması İÇ ve DIŞ güvenlik açısından ülkemizi zayıf bırakmak ve REAKSİYONA gelecekte uğrayacak bazı büyük çaplı hareketlerde emir komuta düzeni bozulmuş ve hala ÜST AKLIN kritik noktalarda başka kisvelerle yöneteceği kişilerin SABOTE etmesiyle TÜRKİYE yi kötü duruma sokmak planın bir kısmı..
Üst akılın tek amacı olan KÜRESEL DÜZENDEN aldığı talimatları ülke içinde yerine getirmek ve bu ülkeyi parçalamaktır..
ÜST AKIL öyle bir çalışırki halk içinden ülkemizde seçtiği birini kısa bir zaman içinde kamuoyunda öyle bir parlatır ve onu yıldız haline sokar bizler derizki BABANDA ANADOLUDA TAPINAK ŞÖVALYESİMİYDİ..
                          

Bazen öyle kulağıma şeyler geliyor ÜST AKLIN yönettiği ve kamuoyuna STAR anlamda mal ettiği kişilerin konuşmalarını ,TÜRK halkını bunları kapalı kapılar ardında  görmesini isterdim, ÜST AKILDAN talimat almaya geldiklerinde nasıl KEDİ gibi sessiz ve sakin hareket ettiklerini.
Ve YÜCE EFENDİLERİNDEN gelen TALİMATLARI nasıl sesiz ve kayıtsız aldıklarını…

Onun için ÜST AKIL diyerek hadiseyi bu şekilde lanse etmektense ÜST AKLI yapabiliyorsanız enterne ve etkisiz kılmaya bakmalıyız.
Zira ÜST AKLIN oynadığı tüm seneryoda belkide TERÖR ve SAVAŞ bölgelerindeki güçleri organize edip beslediği gibi bu yapılarla savaşan SİYASİ ve BÜROKRATİK kurumların içine nasıl hakim ve zamanı geldiğinde bu yapılar içindeki hakimiyetini kullandığında SİSTEMİ ve OYUNU nasıl şekillendirecek ve asli stratejik hesabı olan TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ parçalamak için işini  nasıl yapıcak..
Zira şimdiye kadar bunlara ses çıkartabilen gerçek manda bir güç çıkmadı.Onun için REİNA gibi bir mekanda göstere göstere eğlem yapabilen ve çok iyi silaha hakim TERÖRİST profili ile karşılaşıyoruz..
                             

CİA nin en çok VARŞOVA PAKTI duvarı yıkıldıktan sonra ORTA ASYA ülkeleri arasında ilişki kurduğu KIRGIZİSTAN bölgesi ve bu coğrafyadan DOĞU TÜRKİSTAN üstünden ÇİN devletini rahatsız etme denemeleri.
Derin ABD kendide,bizim İSTİHBARAT ve ÖZEL BİRİMLER üstündende 1994 yılından itibaren bu ülkeler içinde çok faaliyet gösterdiler hatta ÖZBEKİSTAN da darbeye kalkıştılar bizim yerli MİLLİ CİA guruplarla..))
Yakın zamana kadar KIRGIZ HÜKÜMETİ ile ikili işbirliği çerçvesinde BİŞKEK yakınlarında MANAS ASKERİ üstünde üstlendiler..
                                  

ÜST AKIL zor iş,TÜRKİYE de ÜST AKIL kimler?
                             

BÜYÜK OYUN , BÜYÜK TUZAK!😺
İyi bir istihbaratçı bulunduğu ülkede önemli siyasi ve askeri suikast,sabotaj gibi eylemlere tarz ve uygulama şeklinden hadiseyi bilmesede tahmini bazı isim veya guruplardan şüphelenir..
Arkasından düşündüğü kimselerle ilgili küçük bir delil daha gelirse işte o zaman doğru düşünmüşüm diye aklından geçirir..
                            

Bu SİSTEMDİR değişmez…!
Herkese iyi pazarlar..
DR:) HAVA -26 BENDE ATEŞ 39.5 hastayım doktor😢😢😢!


SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

                                                                                                    01.01.2022                           A...