22 Aralık 2015 Salı

EZİLEN TÜRKİYE,EZİLEN TÜRKİYE İNSANI.

                 

Sevgili takipçilerim yoğun seven desteği aldığım gibi yoğunda tepki alıyorum bunların başındada tahmin edeceğiniz gibi RUSYA ile olan gerilimden dolayı banada MOSKOF lafını yapıştırıyorlar,ankarada bazı tanıdıklar ARASOF diyorlarmış varsın desinler,bu zamana kadar denmeyen ve yapılmayan kalmadı,önemsemiyorum.
                             

Yazımın başlığına gelince bugünkü bir BANKER hadisesi bu olayı ve bu konuyu yıllar evvel kaleme almıştım, bugünki adli hadiselerden bu konuların daha derin tarihsel yapısını yazmak zorunluluğu hissettim.
Çünkü toplumumuz yurt içinde ve yurt dışında yaşantılarını idame ettirenler son 60 yılda bazı eksikliklerini özlemlerini elde edebilmek için onlara yalan beyanlarla öyle yapılanmalar tuzaklar kurup iyi niyetleri sömürüp insanların birikimlerini yok edip iç ettiler ve bunu defalarca çeşitli ihtiyaç ve çeşitli kisve,ideoloji,sosyal yaşantıları örnekleme yapıp bu çerçeveden insanların zaaflarından yararlanarak birikimlerini yok ettiler siz bunun nasıl aslında içerde ve dışarda büyük uluslararası bir yapılanma olduğunu tarihi geçmişi ile vericem.
Hatta namuslu hareket eden kurumsal yapılarında nasıl bu büyük sistem tarafından çökertildiğini işe gelmediği zaman  anlatıcam.
Birincisi çok uzun yıllardır TÜRKİYEDE devam eden bir televizyon  dizisi, aslında çok başında size bir gizli yapının varlığını bir DERİN oluşum olduğunu  ÜLKEMİZDE gösterdi.
               

Tabi bu işin SENARYO arka planındakilerin amacı TÜRKİYE insanının kafasına bilinç altına girip yer etmek ve TÜRKİYE insanını farkına varmadan gerçekleri bir SAHTE KAHRAMAN üreterek ÜLKE içinde pisikolojik harp ve prokobanda ile kendi istikametlerinde insanların aklında bir DÜŞÜNCE oluşturmak.
Nedir bu EKONOMİYİ,SİYASETİ,TİCARETİ,SANAYİYİ,SOSYAL HAYATI kısacası hepsini geri plandan dizayn eden gizli bir uluslararası güç var ,onunda burda bir TAŞORON oluşumu var.
                          

Aynen doğru 1947 yılında ABD ve İNGİLİZ güçleri ile faliyete  ülkemizde geçen bu derin yapı 1955 gelindiğinde kendi sistemine göre bir SANAYİ,TİCARET,EKONOMİ ve SOSYAL,KÜLTÜREL,SANATSAL,SPORTİF bir yapılanmayı oluşturuyor.
Aslında bunu TÜRKİYEDE TSK içinde kurumsal olarak kuruyorlar fakat asıl bu yapının PARALEL yapılanmasını dışarda idare edecek ve üst yönetici kadroları MASONİK yapı içinden şeçilen ona görede bir hiyerrarşi kurulan sisteme GAYRİNİZAMİ olarak  dönüştürülüyor.
Daha sonra bu yapı 1960 darbesinden sonra ikiye ayrılarak bir birleri ile rekabet içinde olan zaman zaman , DERİN  bir uluslararası yapıya dönüşmüştür.

Bu yapının bir kısmı laik Atatürkçü kesime dönük çalışırken yapının yani ELMANIN öbür yarısı muhafazakar,dindar,milliyetçi kadrolara dönük çalışıyor.

Aslında rekabetleri dönem dönem çok kanlı dahi olsa aralarında bir anlaşmalı hiyerrarşi ve gizli adı konmamış kurallar ve kanunlarla SEVK ve İDARE oluyor…

Aslında son noktada iki gurubunda bağlı olduğu tüm emirleri TÜRKİYE içinde harfiyen uygulayan bu iki derin yapı direk ANGLASAKSON gücünün idaresinde ekonomik güç sağlamasınıda ANGLASAKSON güçlerin SİYONİSLERE işaret ederek verdirilmesi sağlanıyor.
Tabi asıl bu derin yapılanmaların elde ettiği kaynaklar paylaşılmış karlı ticaret,sanayi sahaları bunlar üstündeki egemenliklerini ve çekişmelerini ÜLKE içinde siyasete egemen olarak her dönemde STRATEJİK planlamalar ve her konuda insan yetiştirerek gerçekleştirip bunlar üstündende ülkede kritik yerlere yerleşiyorlar.
Yerleşemedikleri yerleri GAYRİNİZAMİ veya YASAL KILIF lar bularak yok edip,imha edip oraları dolduruyorlar.
Yani basit bir türkiye insanı neye zar atarsa atsın fark etmiyor en tepeden yönetenler aynı, ülke kaderini değiştiriyorum sananlar sadece STRATEJİK hedefleme yapılmış planlar üstünde giden legal veya ilegal   oluşumlar.
İşte buna son 60 yılda
ERGENEKON,GLADİO,BOZKURTLAR,KONTRGERİLLA,GÖKTÜRKLER,SÜPER NATO ve şu anda dillerde olan ÜST AKIL diyorlar.
Tekniği kısa verdikten sonra ÜST AKLIN size ekonomik alanda yıllarca çeşitli vaatlerle insanımızı nasıl sömürdüğüne biraz dem vurucam.Çünkü bu örgütü siz hep eli silahlı kar maskeli aradınız aslında onların eli hep sizin cebinizde olan tiplerini görseniz hadi canım diyeceğiniz basit kimselerdi,ama TARİHE,ÜLKE YÖNETİMİNE,EKONOMİYE hiç sezdirmeden onlar yön veriyorlar.
1960 lı yıllar bir yakınım o dönemde mevduat tasarruf fonu olan devletin memura verdiği TASARRUF BONOLARINI toplar bulunduğu bölgede İstanbul o dönemde birkaç bölgeye ayrılmış bu toplanan yani DEVLETİN MEMURA ZORUNLU BORÇLANMA senetlerini kırarak yani vadesinden önce para vererek toplayıp,meşhur son toplanma ana yeri rahmetli KASTELLİ lakablı merhum ABİDİN CEVHER ÖZDEN beyde biriktiriyorlar oda bu bonolar üstünden piyasada spekilasyon yapıyor ve bu işlerden büyük para kazanılıyor.

Tabi mekanı cennet KASTELLİ BORSA ve BANKACILIK yatırım konusunda uzman bir insan İSTANBUL BORSASININ o yıllar yani 1960 larda en hızlı namuslu ve dürüst tüccarı.
Bu yıllarda anlattığım gibi büyük servet yapıyorlar dostları ile,TÜRKİYE nin 12 eylül 1980 darbesi ile tanıştığı günler.
Darbeyi yaptıran üst akıl darbenin başarılı sonuç verebilmesi için daha evvelden planladıkları ve bu planları ÜST aklın dışardaki ANGLASAKSON beynin kendi ülkelerinde 1970 li yıllarda sahaya sürdükleri TOKAT(NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK) sistemini ŞABLON plan olarak bizde uygulanması için veriyorlar.
Bunun baştan şimdi açıklayamıycağım bir küçük konuda labaratuar denemesini İZMİRLİ bir iş adamı ve ortağı geri plandaki bir emekli albayla deneyip başarılı sonuç alınca,planı TÜRKİYE geneli ve YURT dışı ayağı olarak iki ayrı programa koyuyorlar.
Birincisi BANKERLİK furyası başlatarak yurt içi tüm türkiyede BANKER görünümlü kişiler yaratılıp,bunlara parayı bankaların vermediği yüksek meblağlı faiz oranları verdirerek , halkımızdan büyük meblağda para toplayıp toplanan paralarıda geri plandaki ÜST YAPININ güvenli kişileri üstüne alarak bir müddet sonrada PARA ve FAİZ sarmalı dönmüyeceği için BÜYÜK PLAN dahilinde dönemin MALİYE BAKANI sayın ADNAN BAŞER KAFOĞLUNA yaptırılan bir açıklama ile BANKERLER heran batabilir sözlerini basın vasıtası ile savurarak ,piyasalarda büyük KAOS çıkartıp zaten HAYAL mahsülü olan BANKERLİK müessesesi batırılarak insanlar BANKERLİK bürolarına hücum ettirilerek aslında  büyük bir defter kapatılıyordu.

Yurt dışında yaşıyan İŞÇİ vatandaşlarımız iki defa darbelilerdi hem yatırımlarını BANKERLERE hemde bazı medya kuruluşları kullanılarak ucuz araba,ev,arsa gibi vaatlerle onlardanda toplanan tüm paralar ÜST YAPININ kasalarına  adeta bir nehir gibi aktı.
Bir çok namlı BANKER sokak köşelerinde açlıktan yok olup gitti,bazıları hatta bazı gazetecilere konu oldu mesela BANKER YALÇIN çaycılıktan nasıl banker oldu ve tabiki ŞENER ŞEN filmlerinde İlyas salmanın oynadığı BANKE BİLO tiplemesi konu oldu, aslında bunlarda PİSİKOLOJİK harp ve prokobandanın bir usülü idi bir yerden vatandaşı soyan ÜST AKIL bir yerdende bu tip sanat ve sosyal yapıtlarla dikkatleri başka yönde toplayıp kendilerine ÖRTÜ sağlayarak nihayi hedefte yürüyorlardı.
                  

İşte burda işini bilen hadiseyi gören benim akrabam tüm parasını ZİRAAT bankasında tutuyor o iki sene boyunca yakın arkadaşlarına sakın bankerlere para vermemesini hatta hiç batmıycak olan sağlam dediği KASTELLİ ye bile para vermemelerini çok söylediği halde arkadaşları paralarını veriyorlar ve büyük servetleri gidiyor.
Tek KASTELLİ batmıycak BANKER zaten o aralar BANKACILIĞA geçicek bazı banka sahipleri ile görüşüyor fakat KASTELLİNİN batmaması kurulan KAPAN oyunu bozar illaki kastellininde batırılması gerekli,oda şöyle yapılıyor kastelli topladığı tüm mevduatı garantili sağlam BÜYÜK BANKALARA veriyor ve onlardan aldığı BONOLARI, parasını aldığı müşterilerine GARANTİ olarak veriyor.
                     
Üst akıl ne yapıyor bu büyük banka yönetimlerine baskı yaparak KASTELLİYE ödeme yapmayı durdurtuyor  alacaklı vatandaşı  KASTELLİ üstüne sürerek onu mağdur ediyor arkasından kaçması için zora sokuluyor zaten o arada mecbur kalıp kaçan kastelli otomatikman yıkılmış oluyor.
Ama TÜRKİYE tarihinde batan BANKER müeesesinden vatandaşın parasını aldığı sonuna kadar TEK KURULUŞ ,5 YIL İÇİNDE BANKER KASTELLİ merhum ABİDİN CEVHER ÖZDEN dir.
Namuslu olduğu için ÜST YAPI tarafından artık hedefe konmuş bu büyük SIRLARI bildiği için şüpheli bir intahar hadisesine kadar bu yapının hedefi olmuştur.
Kastellinin intahar ettiği yıl içinde intahar vakalarına bir baksınlar belkide ÜST YAPI kendi içindeki ikili rekabetten birbirlerini yok edip SAHALARINI temizliyorlardı???
O yıllarda TÜRKİYE nin en iyi işadamlarından biri olan  hala devasa iş yaşamına  devam eden ,TÜRKİYE iş hayatında tarihsel gelişimi olan sayın MEHMET EMİN KARAMEHMET zor duruma ihtilalcilerle düşürülmüş hatta ahbablığımız olan ÇUKUROVA holding mali müşavirlerinden merhum Z.T hiç yok yere uzun bir zaman cezaevinde kalmış ve çıktıktan sonra üzüntüsünden kalbine yenik düşmüştü.
Tabi üst yapının çeşitlide atraksiyonları vardır sonra ERGENEKON mahkemelerine düşen tapelerde gördükki hala yıl 2004 senesi bazı işadamlarımıza baskı yapan gurupların olduğu acaba bunlarıda ÜST YAPI o resmi kurumların içindemi görevlendirmişti?
VADİLİ dizlerin SENARYOSUNU kim veriyor diyede araştırdıklarında bu KURUMLARA uzanan dinleme TAPELERİ ortalığa dökülmüştü.
Arkadaşlar konu uzun mevzu BÜYÜK size bugünki mevzuya dönecek olursam 28 şubatın arkasından İSLAMİ adla başlayan ve hedefleri AVRUPADAKİ işçi kardeşlerimiz olan yapılar aynı atraksiyonlarla yine temiz niyetli,Müslüman,dindar insanların paralarını tokatladılar çeşitli büyük SANAYİ ve TİCARİ sahte PROJELERLE bir kere daha ÜST YAPI dönemin uluslararası konjöktürüne uygun ekonomik dolandırıcılıkla hem para topladılar,hemde ÜST YAPININ gayrinizami servetine tur attırdıkları gibi ileriye dönük STRATEJİK siyasi açılımları için ÖZELLİKLE İŞVİÇRE merkezli ALMANYA üstünden toplanan paraları orda biriktirdiler.
                                   
Neyle start aldı bu para toplama işi en büyük 1999 APO operasyonu arkasından MİLLİ araba üretme projesi ve bunun kısa zamanda sonlanması ile bazı büyük ESRARENGİZ cinayetler  ile kamuoyunu meşgul eden günler…
Sonrası aniden yıkılan koalisyon hükümeti ve bugünki seçimlerden büyük başarı kazanan bir SİYASİ partinin çıkışı ve bu partinin SİYASİ yasaklı liderinin yasağının kalkması ile MİLLİ proje üreten MİLLETVEKİLİ şeçilmiş memleketinden beyin şeçim sonuçlarında HİLE çıkması ve MİLLİ beyin JET hızı ile cezaevine giden MİLLİ serüvenin yerine bugün devletimizin en tepesine halkın milletimizin oyu ile şeçilerek gelen devlet büyüğümüz.
Bugünde aynen JET hızı ile bu beyin yine benzer bir konudan tutuklanması konusu gündemimize girdi.
Bu yazımda SPOR ve SANAT,SOSYAL hayatı içine koymuyorum çok uzun oluyor sıkılmayın,ama şunu söyleyebilirim ÜST AKLIN dünyada ve içimizde HIRİSTİYAN,MUSEVİ,İSLAM tarikatları hatta bunların bazılarını mesela HİRİSTİYAN ve MUSEVİ ortak içinde bulundurdukları ührevi dinsel yapılar vardır uluslararası nitelikte.
Bunlar çok iyi derecede bulundukları ülkelerde İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİ ve GÜVENLİK GÜÇLERİNİ ve diğer kamu ,özel sektör kuruluşlarını kullanabiliyorlardır.
Sevgili arkadaşlarım bu çok küçük TÜRKİYE insanının nasıl ezildiğinin bir küçük kronolojisi bu çok daha büyüyecek sayfalar dolusu kaleme alınacak yaşanmış konular…
İşte arkadaşlarım bir iş yapan gerçekler vardır,birde çok iş yapıyoruz diye gözüken  gizli mihraklar vardır MİLLETİ  planlı programlı tongaya düşürerek SERVETLER elde eden.
SİYASET,DİN,TİCARET tüm kötü güçlerle kullanılabilir,bunu engellemek malumu devletimizin görevidir!
Delikanlı adam İMZA attığı yeri bilir,MİLLETİ esir alıp kadınlardan medet uman sahte KAHRAMANLARDAN olmadık..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

19 Aralık 2015 Cumartesi

BABUŞKA MELEK.

                                       

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim.
Bu haftaki konum biraz uzun zamandır kafamı bozan bir konu ile sizlere açılıcam ve derdimi anlatıcam çünkü bu bende dert etti.
Hani sigortam attım derlerya aynen öyle sayın HASAN ÖZTÜRK beyin geçen HAFTAKİ bir yazısı ENGİZİSYON DAEŞ,TALİBAN,PKK başlıklı onun başındaki bir giriş cümlesi bende artık patlama noktasına geldi.
Cümle şu:( İkinci olarak, Beyaz Türklerin, “inançlar” meselesi gündeme geldiğinde “benim de ninem namaz kılardı” diye başlayan sonra “ama” ile devam eden cümleyi örnek vermek isterim..!))
Tabi sayın HASAN ÖZTÜRK beyi ben çok severim.Bir sempatim vardır allahrazı olsun hep davet eder beni gel bir çayımızı kahvemizi iç sohbet edelim diye,gidemedim ama gidicem.
Hemen mesaj attım HASAN ağbi dedim senin bu yazının başındaki girişin fena halde kafamı attırdı,zaten BABAANNEMİ bu aralar düşünüyordum bu konuyu yazıcam diye.
Oda bana yine iyi niyeti ile BABAANNEME dua etmiş allahrazı olsun,ne oldu ARAS hayırdır nerden sıktı bu konu diye yine sağolsun davet etmiş,  benden küçüktür ama sevdiğim insana AĞBİ derim yazıcam HASAN ağbi dedim.                              

Şimdi uzun zamandır bu ülkede BEYAZ TÜRK,ZENCİ TÜRK diye bir kesim ağzına bu BEYAZ,ZENCİ ayrımını dolamış,nerde işlerine ne gelmese AHA BEYAZ TÜRKLER bunu yapmıştır.
Yok bu BEYAZLAR, bizleri çok ezdi,işte bunlar dini sevmez,bizleri ZENCİLERİ sevmez bir sürü laf.
Yani gökten taş yağsa BEYAZ TÜRK dedikleri sınıflandırdıkları kesimden biliyorlar yada öyle söyleyip kendilerini MAZLUM konumuna sokuyorlar,buda bayağı iyi bir işe yarıyor yani.
Kardeşim birincisi BEYAZ TÜRK,SİYAH TÜRK diye bir şey yoktur.
TÜRK,TÜRKTÜR,KÜRT,KÜRTTÜR,LAZ,LAZDIR,ÇEKEZ,ÇERKEZDİR.
Bırakın bu beyaz,siyah meselesini  BEYAZ diye şuçladığınız kesimi SERVET olarakta,kendi SOSYAL yaşantınız olarakta,KÜLTÜREL ve EĞİTİM olarakta ya geçtiniz yada eşit seviyeyi yakaladınız.
Kime hikaye anlatıyorsunuz son 25 yıllık düzende TÜRKİYENİN LÜKS semptlerinde nasıl para harcadığınızı ve yurtdışında nasıl yaşadığınızı bilmiyormuyuz BEYAZ dediğiniz kesim ÜZÜMLÜ KEK mi görmüyormu,işitmiyormu,sizinle beraber yaşamıyormu MARS lılarlamı yaşıyor.)))

Beyaz meselesi ne?
Osmanlıda ARİSTOKRASİ sınıfı SARAY hanedanlığı dediğimiz birazda sarayın etrafındaki YÜKSEK BÜROKRATİK ve ASKERİ sınıf oluşturuyor.
Bunlarda OSMANLI yıkılıp hanedanlık ülkeyi zorunlu terk ettirilince CUMHURİYETİ elde kalan çok azınlık bir elit kesim ve anadolunun refah seviyesi yüksek yaşam standardını oluşturan fakat büyük şehirlerde EKONOMİK ve SİYASİ hegemonyayı elinin altına almak isteyen gurubun TÜRKİYENİN başta İSTANBUL,ANKARA,İZMİR olmak suretiyle göç alarak büyük  şehirlerinde yaşayıp yüksek ekonomik ve öğrenim gücünü Batı normlarını taklit ederek yakalayan kesime, şu andaki bazı çevrelerin koyduğu etiket işte bu BEYAZ TÜRK ..!
Niye BEYAZ TÜRK bastırarak söylüyorlar,yıllar yılı kırsalda fakru zaruret içinde yaşamış,onlara devletin hizmeti gitmemiş,onlarında büyük çoğunluğu büyük şehirlere göçüp bu ZENGİN kesimin EKONOMİK ve DEVLET sektöründe alt seviyede hizmet ederek yavaş,yavaş,kalkınma seviyesini yakalamışlar onlarda yavaş yavaş ticaret,siyaset,ekonomiye girerek kendi almadığı eğitim seviyesini çocuklarına aldırarak bu son 50 yıl içinde ülke içinde ve yurt dışında SERMAYEYİ ,SİYASETİ ve SOSYOKÜLTÜRÜNÜ oluşturmuşlar ve bundada şu anda YÜKSEK SEVİYEDE başarılı durumda olduklarını herkesim izliyor görüyor.
Özellikle bu BEYAZ TÜRK diye tabir ettikleri kesim bunların iç kulvardan bu 15 sene içinde çok hızlı geldiğini görünce bir karşı tarafla çatışmaya her yönlü girdiler tabi bu ülke için iyi olmadı.
                                 

Birde 28 şubatta yapılan bazı haksızlıklar aslında bunlar DIŞ kaynaklı hadiseler ama içerde belirli küçük bir azınlık bunları yapınca tüm bir kesimi şuçlar duruma getirip ezilen taraf adeta bunları kendilerine hırs yapıp KİN tuttuklarınıda şu anda gösterir oldular.
Tabi bu KİN kusma hadisesi başlayınca adeta kendi üstlerindeki İYİ YALDIZLAR dökülüp alttan KÖTÜ yaldızlar gözükmeye başladı.
Yapılan kötü niyetli hadiseler var bunlar toplumca bilinmiyor fakat işin içine girdiğimde bu kesimin KİNİN haricinde bunu güç elimizde kullanalım diyerek bundan EKONOMİK ÇIKAR,RANT elde etme hevesinde oldukları çok belli oldu tamama söylenmesede bir kısım için bu böyle?
Tabi sermaye ve dış ilişkiler artınca ve çok büyüyünce artık eski KAHROLSUN ABD,SİYONİST İSRAİL ve BATI deme olayıda kalmıyor çünkü sermaye ve onla gelişen sosyal hayat seni bunlarla beraber yaşamaya o hayat tarzını yakalamanı sağlıyor.
PARA en delikanlı TÜRKİYELİYİ bozar ben elli yaşımdayım PARANIN,SİYASİ GÜCÜN bozmadığı delikanlı daha görmedim…
Çok sevdiğim muhafazakar arkadaşlarım vardı ABD bunların kellesini istiyordu çalıştığı kurumlardan atılmaları için ABD,İNGİLTERE gibi devletler türkiyede belirli odaklara baskı yapıyorlardı.
Bugünlerde o arkadaşlarım ABD uçak gemilerini,NATO gücünü yardıma bekliyorlar ben artık gülüyorum,yapıcak bir şey yok.
Hatta hiç olmaz dediğim bir yazar bazı siyasi cinayetleri belirli camiaların üstüne en direk yollayınca ŞOK oldum kaldım biz onlarla bu cinayetleri kimlerin yaptığını nasıl bir yapı olduğunu çok konuşmuştuk ama devir değişince NATO yardımı lazım,cinayeti,onu bunuda toptan bağla bir taraflara kurtul gitsin.


DHKP-C militanı BÜRÜKSEL den kaçıp fransaya yerleşen FEHRİYE ERDAL ile İSMAİL AKKOL içinde onlar PARALEL yapının elemanı derlerse şaşırmam!!
Kimseyide kırmak istemem konuyu burda kapatıyorum PAZAR gününüzün keyfini bozmayalım.

Geçenlerde BEYAZ RUSYA da MİNSK şehrindeydim çok kaliteli ŞIK  renkli bir şehir insanlarıda öyle bir arkadaşı TÜRKİYE den davet etmiştim gelseydi keyifli bir BEYAZ RUSYA günleri yaşıyacaktık,kısmet ALLAH NASİP ederse başka zamana))!
               

Şimdi RUSÇA da BABUŞKA, BABAANNE demek benim babaannem çok değerli çok iyi ismi gibi MELEK bir insandı.
Anlıycağınız ismi MELEK ti herkes MELEK hanım,MELEK anne derdi.
Türkiyede bir dönemin önemli insanları onu tanırdı hala tanıyan birkaç büyük ünlü kamuoyuna mal olmuş kişi hayatta.
Babaannem 1900 doğumlu fakat rahmetli babam derdi evladım bunlar yaşını bilmez nüfustaki yaşlarından dört beş yaş büyüktürler geç yazdırırlar eskiden nüfusa diye daha büyük derdi annem.
Bana SULTAN REŞATI,padişahları anlatırdı,çok misafirperver çok bonkör bir insandı babaannem diye söylemiyorum hakikaten öyleydi.
Dedemin ikinci hanımı dedem 1870 doğumlu,babaannemin babası SUBAY.
Biz aslen KONYA vilayetinden istanbula gelmiş bir aileyiz ama eski KONYA lılar bizi tanır.

Babaannem vefat ettiğinde 91 yaşına kadar hiç namaz kılmadı evindede başı açık otururdu,sadece dışarıya çıktığında başını bağlardı.
Dedemde KONYADA lakabı DELİ HACI oda şundan iki defa YEMEN ve ARAP yarım adasına savaşa gitmiş REDİF(SEFERBERLİK) askeri hatta iki gittiğindede kimsenin döneceğinden  ümidi yokmuş,  babaannem anlatırdı ben hiç  DEDEMİ görmedim AK torunum derdi çekirge yemişler hayatta kalmışlar diye anlatırdı,ordada HACI olmuş iyi derecede ARAPÇA öğrenmiş.
 BABAANNEMİN Anlattığı en önemli ve onu KONYA da efsane yapan şu hadisedir.
Dedem çok sinirli bir insanmış,milli mücadele yılları askere artık almayıp çürüğe çıkarmışlar,o yıllarda sarraflık yapıyor DELİBAŞ isyanı çıkıyor DELİBAŞ MEHMET çetesi ile KONYA yı basıyor ve karakollardaki subay ve askerleri şehit ediyor.

İşte o anda iki subay DELİBAŞ ve ÇETESİNDEN kaçıyorlar babaannem bunları görüyor hemen eve alıp en üst kattaki KİLLER olarak kullanılan yere saklıyor.
Tabi dedemede söyleyemiyor kıskanç ve sinirli bir insan ne diyeceğini bilemediğinden.O esnada üç gün iki subayı orda saklıyor onların ihtiyaçlarını iaşelerini karşılıyor evde kimseye belli etmeden. Üçüncü günün sonuda MUSTAFA KEMALİN askerleri trenle ankaradan geldi AK torunum derdi,geldi geldiği gibi KONYA da  büyük çatışma başladı çatışma bittiğinde DELİBAŞIN  sağ ele geçen tüm adamları konya sokaklarında İPE çekildi ve günlerce İPTEN indirilmedi diye anlatırdı.İnanırmısın derdi o leş kokusu günlerce KONYA şehrinin üstünden gitmedi derdi,bir rivayete görede merhum ATATÜRK konyaya kızmış heykelini konyanın dışına yaptırmış SIRTI konyaya dönük,tabi şimdi HEYKEL şehrin ortasında kaldı KONYA çok büyüdü çünkü..)))

Sonra o iki subay şehre inen diğer KURMAY heyeti ile BABAANNEME ziyarete gelmişler teşekkür için rahmetli DEDEM de o zaman öğrenmiş.))
Rahmetli amcamla,babam genç yaşta birer yıl ara ile ani gelen rahatsızlıklarla kısa zaman içinde öldüler.
Babaannem AK evladım bilmiyorsunuz ikisinide evlatlarımın öldürdüler siz anlamıyorsunuz derdi,bizde o zaman yaşlı iki evladının acısından işte kendi kendine kafasından problem yapıyor derdik.
Akıl yaşta değil baştaymış ama TECRÜBELER yaştaymış meğerse.
Babuşkam meğerse cennet mekan olsun ismi gibi MELEKLER ile beraber olsun,onun anlattıklarını ülkemizdeki dost geçinen hainlerden öğrenemezdik,yurt dışındaki dostlarımızdan öğrendikki BABUŞKAM çok doğruyu söylüyormuş?

Hasan ağbi iman yürektedir,))
Hepinize iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

17 Aralık 2015 Perşembe

VATİKAN DERİN GİZLİ SAVAŞLAR.

                   

Sevgili takipçilerim önce dün gerçekleşen bir hadiseye yer vericem.
Duayyen bir gazeteci beyefendiye tesadüf twııter ortamında karşıma gelince twııt yolu ile bir önceki yazımdaki konuda kendininde hadisenin içine mesleğinden dolayı girmesi ile ilgili soru sordum. Soruma tatlı sinirlenerek bana bir açıklama getirdi ve attığım twııti silmemi benen rica etti hayatımda ilk defa bir twııtimi bu beyefendinin ricası ile sildim kendiside bana teşekkür etti.
                              

Rica et ,cevap ver CANIMI AL kibarlık ve centilmenlik düşmanında olsa karşındaki  İNSAN için çok önemli bir husus aslına ülkemizde buna riyaet edilse çok engeller ortadan kalkar.
İngiliz centilmenliği çok meşhurdur taktir etmemek elde değil geçenlere İNGİLTERE devletinin ANKARA büyükelçisi sayın RICHARD MOORE beyefendinin ,sorulan sorulara verdiği cevaplara hayran kalmamak elde değil.
Ekselansları eşi ile birlikte bir medya kuruluşuna resim vermiş eşi hanfendi hem güzel hemde çok kibar bir twııt attım ve dedim ekselansları eşiniz hanfendi çok güzel,cevap gelmedi ama şunu burdan izah etmek gerekli bizde bir devlet yetkilisi veya vatandaşa eşiniz hanfendi çok güzel desen CİNAYETLER veya TOPLU KATLİAMLAR hatta devletler arası savaşlar bile çıkma ihtimali vardır.
                 

Centilmenlik ve sosyal adalet, düzen konusunda İNGİLTERE hayranlık uyandıran bir toplum,DÜŞMAN da olsak söylemek gerekli.
Arkadaşlarım asıl yazımın konusuna gelirsek gördüğünüz gibi başlık VATİKAN ve onun kudretli KATOLİK alemi ile dünya üstündeki büyük gücü.
Bugünki dünya ve TÜRKİYE siyasetine geldiğimizde aslında POST MODERN bir 1979 yılı yaşıyoruz TÜRKİYEDE.
Neden sorusunu sorun?
Şundan dolayı dünyada yeni bir SICAK gerilim üstüne oturuyor,bunun nedeninin en büyük EKONOMİK ve ENERJİ alanlarının kontrolü ve sahneye çıkan yeni büyük İMPARATORLUK güçleri mesela ÇİN gibi.
Şu andaki gerilim SICAK sürüyorsa 1979 yılındaki gerilim başlangıcı SOĞUK SAVAŞ düzeni üstünden gerçekleşiyor yine BATI ve SSCB RUSYASI ve partnerlerinin ekonomik kaynaklara ulaşmak ve enerji kaynaklarının kontrolü mücadelesi vardı o yıllardada.
Türkiye yine ara ülke ama anahtar ülkeydi NATO paktının kanat ülkesi olduğu için hepde kanat işlerde kullanıldı.
Ne gibi derseniz merhum APTİ İPEKÇİ cinayetinden sonra zanlının kaçırılarak göstere,göstere ROMA ya götürülüp toprağı bol olsun PAPA 2.JEAN PAUL vatikan meydanındaki tören esnasında vurması.
Şimdi bu işleri TÜRKİYE deki taşoronlarının bir kısmı hayatta,bir kısımda hayatta olmayanların talebeleri.
                      

Vatandaş bilmez bizim derin yapılar BATI lı güçlere üç taşoron iş yaptıktan sonra bir ömür ordan aldıkları güçle kendilerine iş yapar MADDİ,MANEVİ büyük güç olurlar. Dışardaki işbirliği yaptıkları BARONLARI zengin ettirip ülke kaynaklarını SÜLÜK gibi emdikleri gibi çokta güzel ULUSLARARASI TÜRKİYEYE ve onun dışardaki menfatelerine TUR attırırlar…
Bugünlerde RUSYA ,TÜRKİYE arasındaki bir askeri hareketten iki ülke arasındaki İKİ devlet başkanının arasındaki gerilim hat safhaya çıktı tabiki bu iki devlet arasındaki tüm anlaşmalara ve ticari hayata etkisi oldu.
Ne olduya gelirsek 1979 ve 1981 yılında ne oluyorsa o oluyor tekrar söylüyorum TÜRKİYE de kendini yenileyemiyen yapmıyacakta olan derindeki DİNAZORLAR o alışılmış planlarını raftan çıkartarak uygulamaya koyuyorlar TÜRKİYE devletini RUSYA FEDERASYONUN dan uzaklaştırıp hatta buna ŞANGAY BEŞLİSİNDEN koparıp BATI,ABD ve onların kontrolünde TÜRKİYENİN arap ülkeleri üstünde bir pakt kurarak enerji havzalarının kontrolünü,enerji ve ekonomik geçişleri sağlamasını  planlıyorlar.

Fakat bunu 1975 yılında planlayan BATI ve ABD zamanında bu bilgi donanımla donattığı DERİNLERİN şu anda kendi kafalarına göre yaptığı TÜRKİYE nin  iç ve DIŞ siyasetine zaman zaman destek veriyor gözüksede tam bir destek vermiyor,çünkü niye?
Şundan bu planlar SOĞUK SAVAŞ dönemine ,yani dünyanın yarısının KOMİNİZİMLE yalıtılmış,duvar örülmüş şekline göre yapıldı.
Bugün dünyanın o iki KOMİNİZİMLE geçmişte yönetilen  İMPARATORLUK DEVLETLERİ RUSYA ve ÇİN artık kominist değil dünyaya entegre olmuş KAPİTALİST devletler.HİNDİSTAN,TÜRKİ CUMHURİYETLER ve PAKİSTAN bunlarla daha yanyana koymuyorumki bunlarında artık dünyada ekonomik gücü çok büyük.

İşte bu güç dağılımında TÜRKİYE içinde tarihten gelen derin RUSYA düşmanları geri plandan oynayarak eski planları modernize edip sahaya sürerek bu güçlü ortamdan TÜRKİYEYİ uzaklaştırıyorlar.
Bunu yaparkende TÜRKİYE içinde yeni ideolojik akım bir siyaseti ön planda kullanarak bu hadiseye şekil veriyorlar KARİZMATİK lideri ile.
İşte burda VATİKAN devleti  PAPA ve PAPALIK müessesi onların terazideki güçleri önemli alan teşkil ediyor.
                              

Eğer VATİKAN ve MUHTEREM PAPA hazretlerini ve kardinalleri kim ikna ederse orda VATİKANIN terazisinin kefesine ağırlığını koyması ile gücü ve stratejik çalışmaları başarılı olur dünya üstünde güçlü ve kudretli olursun.
Sayın BAŞKAN PUTİN ORTODOKS dünyasını MOSKOVA merkezli bir araya getirerek ORTODOKS gücünü burda pekiştirdi.
Eğer KATOLİK dünyasıda RUSYA devletine destek verirse RUSYANIN gücü ve dünya üstündeki çalışmaları çok kuvvetli ve muhaffak olur gözlemini yapıyorum.

İşte burda 2004 yılından beri suyun altındaki büyük çekişme ve sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN ve sayın BAŞKAN VİLADİMİR V.PUTİN arasındaki bugünlerdeki  gün yüzüne çıkan hadiselerin ana nedeni  bu konular olabilir.
Türkiyedeki DERİN ORYANTALİSTLER yine önce büyük sözler verdirip düşman gördükleri RUSYA FEDERASYONU devletinin perde arkasından stratejik iyi niyetli dünya barışı için yararlı olacak işlerini öğrendikten sonra bir argoda söylediğimiz kahvede MARAZA çıkartıp suyun altındaki anlaşmaları bozmak,gerçek reel anlamda iyi niyetli suyun altında sözlerle yapılan anlaşmaların yürürlüğe gireceği dönemde basit bazı meseleler çıkartıp,geminin yani devletin ROTASINI başka istikamete çevirmek istenmiş olması muhtemel gözüküyor.
Türkiye şartlarında bir ülkenin sadece ABD ve BATI desteği değil yanına VATİKAN desteğini alabilmesi içinde VATİKAN ile arasında birbirlerine halat olacak bu halatı kenetleyecek bazı ARGÜMANLARIN olması gerekli hatta devlette değil belkide direk sayın CUMHURBAŞKANIMIZA BAŞKANLIK sisteminin bile önünü açacağı kendi elinde bulundurduğu yada tuttuğu bir argüman???
                           

Sayın BAŞKAN PUTİN sanırım muhterem PAPA FRANSİS ile bir yıl gibi sürede iki kere sayın CUMHUR REİSİMİZDE seçildikten hemen sonra görüştüler hatta PAPA FRANSİS ülkemize resmi ziyarette bulundu.
Arkadaşlar burda bırakıyorum yeter sıkıldım bu kadar son bu konularla geçmişte ilintili bir hadiseyi yazıp sizlere sunuyorum.
Düşünün tüm okuduklarınızı,sorgulayın yolları açın başkalarına hizmet edip onlara refah,mutluluk,sevgi götürün.
Yıl 1980 aylardan mayıs başı çok güzel bir hava bir akşam karanlık saat geç olmuş ,çay içtiğimiz bir yerden sohbet ederek üç arkadaş çıktık sahil boyunda deniz kenarından yürüyoruz daha ihtilal olmamış o aylarda fakat SIKIYÖNETİM var yürürken gençlik nasıl fıkra anlatıp kahkaha atıyoruz gülüyoruz,arkadaşlarımdan biri MALATYALI tanınmış bir ailenin mensubu,öbür arkadaşım büyük bir ALMAN kökenli holdingin sahiplerinin akrabası , tam geçtiğimiz günlerde 98 yaşında ölen merhum MURAT BAYRAK beyin köşkünün önüne gelmeden elektirikler kesildi.
O yıllarda şimdiki gibi değil elektirikler kesildimi 1 metre önünü sokakta göremiyorsun herşey iptidai.

Kapkaranlık yavaş yavaş yürürken ben biraz hareketli çocuktum etrafımızda silah mekanizmalarının kurulduğunu anladım kaçın çocuklar ANARŞİSTLER dedim oraya çünkü SOL militanlar gelip eylem koyuyor tam kaçıyoruz heryerde DUR sesi geliyor fakat durmuycaz işte o anda ALLAH bize yardım etti IŞIKLAR geldi gelince bir baktıkki etrafımız çembere alınmış TÜRK ASKERİ başlarında elinde silahı bir yüzbaşı ve polisler ve rahmetli CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN CEVDET SUNAY beyin köşkünün koruması BEKÇİ  merhum HASAN BABA onunda elinde bir STEN marka makinalı tabanca DURUN diye bağardı.
                             

Hasan baba merhum mekanı cennet olsun, üçümüzüde yakın tanır dünyanın en iyi insanı çok dürüst,mert şerefli bir insandı YÜZBAŞIM durun dedi ve askerleri durdurdu.
Bu arada askerler bizi çoktan dipçik,mipçik yere yatırdılar tabi YÜZBAŞI havalı ulan vatan hainlerinin  alın kimliklerini üstlerinden dedi, HASAN ağbi bizim buranın çocukları diyor ama YÜZBAŞI havalı yok bunlar ANARŞİST diyor,neyse bizi ayağa kaldırıp sorgulamaya başladılar biz vallahi komutanım şu ilerde oturuyoruz öğrenci ve sporcuyuz diye savunma yapıyoruz HASAN babada ikna edince yüzbaşıyı konuşarak , bizi YÜZBAŞI EFENDİ saldı.

Ben o tarihlerde böyle ilginç birkaç hadiseden sadece ALLAHIN yardımı ile kurtuldum bunlar tarihe büyük not düşen hadiseler.
Genelde eve gidip bunları ailemede hiç anlatmıyordum,şimdiki aklım olsa anlatırdım.

Ve bunları tesadüf yaşadığıma inanıyordum. Yaş KEMALEEE erdiğinde üstüne ,üstüne yaşadıklarımdan anladımki tesadüf değilmiş.
Aslında o gün bizden kurtulmak isteyen bir güç orda o TİYATROYU hazırladı ama ALLAHIN işini hesap edemedi neydi o tesadüf elektiriklerin erken geleceği ve HASAN BABA.
Bunlar bizi vurucaklar ve olay patladıktan sonra aileler sağlam olduğu için ne yapalım KAZA oldu KARANLIKTA ANARŞİST sandık dur dedik durmadılarda vurduk olucaktı.
Çünkü bu işi geriden PLANLAYAN ABD uşağı şerefsiz,kansız bizim pisikolojilerimizden ailemizin kronolojisine kadar herşeyi bilen bir insandı???.

TÜRK ATASÖZÜ HERKES PLAN YAPAR ALLAH BOZAR!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

13 Aralık 2015 Pazar

EKSPRES RUSYA SAVUNMA NOTLARI.

                             

Sevgili takipçilerim acil bir konudan dolayı bu ekspres  yazıyı kaleme alıyorum.
Arkadaşlarım inanın insan dediğimiz nesne çok zor yetişen bir tür.
Bunları sizlere 50. Yaşımda ulaştırırken ,unutmayın YETİM büyümüş bu DEV ULUSLARARASI ORMAN içinden çocukluktan başlayan hadiseleri  önünüze bu satırlarla döküyorum..
Çok zor bir hayat özellikle ülkemizde başkalarının çocuğunun değeri olmayan bir toplum olarak YETİM büyümek çok zor maalesef ülkemizde bir argo söz vardır,burdan söylemiyorum anlayın…
                            

Bu akşamki son RUS savaş gemisi ile bizim bir balıkçı gemisi arasında vuku bulan hadiseyi birkaç gün evvel emekli yarbay sayın METE YARAR bey öngörüde bulundu yer ve saha olarak öngörüsü doğru çıktı,kendisini burdan tebrik ettiğim  gibi sizlerede tavsiyem televizyonlara şu saate kadar askeri konular ile ilgili çıkan uzmanlar bir şey bilmiyor yalan yanlış konuşuyor…!
Bu konularda sayın YARAR askerlik mesleğinin haricinde kendi çabası ile kendini yetiştirmiş bilgi,görgü ve tecrübe sahibi olmuş bir beyefendi onun analizlerini ve bilgisini izleyin.
Şimdi arkadaşlarım şu anda son dakika aldığım bilgiler RUS KIZILYILDIZ,SPUTNİK,HABERRUS gibi kanallardan RUSYA ve TÜRKİYE savunma hattında ciddi derecede bir kıriz ortamı olduğu.
Tabi bu kıriz ortamlarının çok önemlilerinde bulunduğum için tecrübelerimle bunun şimdiye kadar gördüğüm en büyük stresli ve gergin ortamlardan biri olduğuna şahit oluyorum.
Son dakika  SPUTNİK HABER kanalından  aldığım haberde RUSYA SAVUNMA bakanlığından çok kısa ve çok net dikkat çekici ve uyarıcı mesaj geldi.

Tabi tüm diplomatik ve siyasi kanallar kapandı densede şu anda suyun altında iki tarafın GİZLİ ASKERİ VE SİVİL yetkilileri alt düzeyde gerekli anlarda birbirleri ile irtibat kuryorlar çeşitli konularda saniye saniye haberleşip gerilimleri düşürmeye sıkıntıları bertaraf etmeye çalışıyorlardır.
ALLAH ve TANRI bizleri dostluk ve barış yoluna soksun.
Tecrübelerime gelirsek işte daha evvel yazdığım 1996 yılında TRABZON limanından kaçırılan AVRASYA gemisi olayında RUSYA FEDERASYONU yine hertürlü diplomatik ve siyasi kanalları kapattığında ben kırizde kıriz diplomasisini götürdüm.

Hatta o zamanlar iki konu basına yansımıştı birisi MERHUM CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN SÜLEYMAN DEMİREL beyin basına çıkıp ben toprağı bol olsun BORİS YELTSİN ve kurmaylarına ulaşmak istedim ama karşılık bulamadım,fakat duydumki alt düzeyde bir irtibat götürülüyormuş bunada anlam veremedim diye söylem getirdi.
Allah rahmet eylesin merhum DEMİREL ve kurmay heyeti biraz kincilerdir o hadiselerden sonra ANASINDAN DOĞDUĞUNA PİŞMAN edin kelimesi merhum DEMİREL beyefendiden çıkmıştır…
        

Tabi gemiye birde müdahale etmekte sakınan bir ÜST YÖNETİM anlayışımız vardı gemi samsun açıklarındayken RUS ordu mensublarından aldığım bilgi ile ben bizim yetkililerimize siz müdahale edemiycekseniz RUS görevliler biz ALFA timlerini getirelim diyorlar diye söyledim,tabi ilk anda AĞAR bir tepki aldım sonra herkes kendini ayıkladı)).
Tabi bunlar satırbaşları arkadaşlar içini doldursak ne ter aktı sırtımızdan gırtlağımızdan geçmeyen VOTKA,VİSKİ kalmadı.
                           

Tabi arkadaşlar şimdi çocukluğumdan gençliğime 25 yılım boğazda geçti silah sistemlerine meraklı oluncada Sovyet askeri gemileri onlarla ilgili literatürler her türlü ELEKTRONİK İKK(İSTİHBARATA KARŞI KOYMA) gibi hadiselere devamlı çay,kahve,kurabiye rakı,beyaz peynir ile muhattap oluyorduk.
Onun için konuya  bir ALAYLI OLARAK çok hakimimdir yine 1997 senesi ilkbaharı bizim BLACKSEAFOR (RUSYA nın bizimle başı çektiği KARADENİZE KIYISI OLAN DEVLETLER DENİZ GÜCÜ) türkiyedeki kurucu komutanlardan bazılarınlada yakın tanışma fırsatım oldu.
Tabi bizde TSK(SİLAHLI KUVVETLER) bizim gibi RUS ordusunun pisikolojisini bilmezler uzak kalmışlar korkmuşlar acaba fazla temas ülkemizde ve NATO da başımıza iş getirirmi pek sosyal ve pisikolojilerini alt yapılarını bilmiyorlar.

Kominizim yıkılmış,bayrak değişmiş ama herkes hala kominist parti kartını evinde saklıyor ne olur ne olmaz diye.
İşte o günlerde BLACKSEFOR deniz gücü NOWROSİSKİ açıklarında  planlı deniz tatbikatını icra ediyorlar  ORTAK FİLO komutanı bizim komutanımız tabi komuta gemiside bizim gemi tüm gemilerde bir acayiplik yok bir tek RUSYA FEDERASYONU gemisindeki bayrak ORAK ÇEKİÇ eski SOVYETLER BİRLİĞİ BAYRAĞI bizim KOMODOR defatle uyarsada RUS KİLDIN  sınıfı gemi KOMUTANI bayrağımı indirmem diyor.
Artık tüm uyarılara aldırış etmeyen TÜRK KOMUTAN RUSYA FEDERASYONU gemisini tatbikat dışına çıkmasını davet ediyor ve RUS komutan son sürat ORAK-ÇEKİÇLİ bayrakla gemisini NOWROSİSKİ limanına geri götürüyor.

Tabi ben bundan haberliyim konularında içindeyim gülüyorum,ertesi günü benim yardımcım bir çocuk var ağbi dedi bir astsubay başçavuş iki silahlı asker jiple geldiler konsolosluğun önünde öyle bekliyorlar kimse ilgilenmiyor,bir bak bakalım göz ucu ile dedim.
Sonra geldi bayağı beklediler gittiler ağbi içeri giremeyip dedi.
Ertesi günü arkadaş yine geldi,ağbi yine geldiler dedi ALLAHALLAH dedim bak bakalım, AĞAÇ lar ağbi dedi.
Git al gel dedim,arkadaş gitmiş gelmemiş.
Ertesi günü yine geldiler bekliyorlar bu sefer ben gittim,bir asker selamı verdik gel astsubayım dedim aldım bir yere otutturdum bir çay söyledim nedir sıkıntınız dedim üç gündür geliyorsunuz TSK askeri aracı burda AĞAÇ?

Yav dedi komutanım ALBAYIMIZIN RUSYA ya gitmesi gerekli resmi ziyaret pasaportunu vericez vize alıcaz içeri almıyorlar.
Astsubayım dedim koskoca RUS gemisini tatbikattan çıkartıyorsunuz tabi vizeyi alamazsınız dedim,HIII dedi.
Tabi konuya nerden vakıf olucak sonraki yıllarda bu astsubayımızla çok yakın arkadaş oldum.
İçerdeki görevli yetkiliye telefon ettim hemen geldi çok kibar bir RUS genç subay arkadaşımızdı pasaportu aldı 15 dakika sonra vizeyi yaptırıp getirdi.
Astsubay arkadaşımız bu konuyu üstlerine anlatmış bir sürü macera uzun yıllar arkadaşlığımız oldu,allah şansını bahtını açık etsin.
Burdan sizlere bu örnekleri verdikten sonra şunu söylemek isterim özellikle kıriz ve gerilim anlarında RUSYA FEDERASYONU güçleri ile çok itidalli ve çok iyi anlayarak onların sosyal pisikolojisini ve anlayışını çok iyi düşünerek hareket etmenizi tavsiye ederim.
Ayrıca sosyal medya ve medya yayınları ile bir kısım vatandaşımız çok yanlış,kandırılmış, konuları bilmeyecek şekilde tahrik edici yayınlar zamam zaman yapıyorlar,tavsiyem itidal ve kırıcı yayın yapmadan çarpıtmadan yayınlarını haberlerini versinler biz ne kadar gururlu isek onlar belkide bu kıriz anlarında bizden çok daha gururlu ve agresif olabiliyorlar.
Anılarımı ve tecrübelerimi sizlere BARIŞI,DOSTLUĞU,KARDEŞLİĞİ sağlamanız dileği ile kaleme aldım.
Hayırlara vesile olsun.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

                                                                                                    01.01.2022                           A...