12 Aralık 2015 Cumartesi

STRATEJİK İSTİHBARAT AV- AVCI..

                                         

Sevgili takipçilerim hepinizin Pazar gününün mutlu geçmesi dileği ile.
İstihbarat ana dallarından ve çok önemli olan stratejik istihbarat yani geleceğe dönük çalışmalar kişiler,kurum  kuruluşlar  için çok önemlidir.
Stratejik istihbarat yapan devlet güvenlik teşkilatları tabiki çalışmaları esnasında bir çok dosyaya ve konuya vakıf olurlar.
Bunların bir çoğu tabiki ülkesini ilgilendirdiği gibi başka ülkeleri çoğul olabilecek şekilde ilgilendirir…
Bazı özellikle ASKERİ ve SİVİL devlet istihbaratı içinde bu dosyalara vakıf olan görevliler bu dosyalardaki bilgilerden ve dosyanın içindeki bazı önemli merkezi yerlerden GÜÇ oluşturur ve bu gücü kendi hücresel gurupları içinde kendi etraflarını ve yakınlarına maddi imkanlarla donatıcak konumlamaya getirirler.
İşte bazen şehit olarak önünüze gelen bazı kimseler bu işlere taş koyabilecek en yakın arkadaşlarınıda katledicek duruma gelebilirler geliyorlar.
Tabi bu konular zaman içinde devletin başına gelen veya oraya gelmesi sağlanan güçlerlede çeşitli şekillere sokularak konular her zamanki seyrinde götürülür zaman zaman olabilecek aksaklıklardada bunlar çeşitli ÖRTÜLÜ şekillerde önünüze gelir.
Sanırım konuyu az çok tekniğini verdim aslında çoğunu vermek isterimde olmuyor,banada kızıyorlar elimden gelen bu…
Şimdi ülkemizde  son dönemde yapılan bazı çalışmalar zannedildiği gibi kısa dönemli çalışmalar değil çok geçmiş tarihlerden günümüze gelen hadiseler.

Bunlarda çok MİLLİ söylem tarzında tezahür eden hadiseler aslında olsada , gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi yok..
TEŞKİLATI MAHSUSA yıllarına dönüyoruz diye bugünleri 1.dünya harbi yıllarındaki hale benzeten gazeteciler var ,evet doğru söylüyorlar ama o doğruları söyledikleri halde bile gerçekleri görmeyip yanlış güçleri destekliyecek şekilde haberler ve kamuoyu oluşturuyorlar.
Bu onların kendi bileceği işler basın ve medya onların, devletide şeçilmişler yönetiyor şeçilmişlerin işine karışmak bizim haddimiz değil.
Benim işim sadece kendi doğrularımı sizlere aktarmak ve kendi haklarımı korumak.

Tabi bu arkadaşlar ve ideolojik çevreleri SEFERBERLİK yapısı içinde bizim için savaşmıyor,kaçıyor vs laflar söylüyorlar,gülüyorum…
Birincisi ben mevzide ARKADAN adam vuran insanlarla(ırkı,dini,ideolojisi,milliyeti farketmez) aynı safta savaşmam.Çünkü arkadan adam vuran, sonrada vurduran dün bunu yapmışsa yarında yapıcaktır,ondan sonrada yapıcaktır…
İkincisi inanmadığım bir savaşıda yapamam ben çünkü bu savaşın ideolojisine ve stratejisine inanmıyorum.
Kaybedilecek bir savaşın merkezinde kimse bulunmak istemez.
Korkmak,titremekten değil mesele artık bu konulardan TİKSİNMEKTEN.
Bir dönem sonra artık söz söyliyecek ve yazı yazıcak durumumuz olmayabilir hatta bunları yapabilsekte artık havada bir şeylerin uçuştuğu dönemde SÖZLERİN ve YAZILARIN hiçbir değeri kalmaz.
Kendi doğrularım ve fikirlerimle düşünüyorumki  yaptığınız veya size yaptırılan hatalardan dolayı bu COĞRAFYA ve DÜNYA bunun bedelini umarım ağır ödemez.

Stratejik istihbarat yapabilmen için çok kritik ve kozmik yerlerde bulunman lazım size kısa geçiyorum ben bulundum ve şunu gördüm BATI ve NATO sistemini o kadar iyi kurmuşki yaptığı planlama ufak aksaklıklarla çok iyi derecede TÜRKİYEDE sağlıklı işliyor.
Dünya tekrar kutupların üstüne oturuyor bu kutupların üstüne otururken ülkemin durumu ne olucak bunu söylemeyip soru işareti şeklinde bırakmak bana yakışan hareket olur???
Av ve avcıya gelirsek çok değişken oluyor ANGLASAKSON gücü SİYONİST yapı ile birlikte ülkemizde sistemi çok iyi kurmuş fakat kullandıkları malzeme maalesef kaliteli olmadığı için AV peşine düşen AVCI zeka seviyesi entelektüel birikimi ve kendine güveni özellikle devlet kozmik gücü taşıdığı gibi bu ANGLASAKSON,SİYONİST yapıyada sırtını dayadığı halde, çok fazla güven STRATEJİK çalışmalarda tarihi hatalara ve sızmalara dönüşebiliyor aslında onların günlük çalışmaları stratejik uzun soluklu maratonda adeta ÖRÜMCEK AĞI nın tümünü tepeden işin içine değişik kapıdan giren kimselere gösteriyor…

Burda hadiseleri gördüğün zaman şu günki yaşadıklarımız  AKDENİZİN ülkeme kapalı bir HAVA ve DENİZ koridoruna her an dönüşebileceği SURİYE deki iç savaş ve TÜRKİYE nin MUSUL daki girişimi ile BAĞDAT merkezli TÜRKİYE karşıtlığı bir anda ve en önemlisi RUSYA ile çıkan kıriz…
Derin devlet dehlizlerinde BATI kanatı ülkelerden alınan sözlerle bu kuşatılmışlığın kaldırılacağının sözü alınmış olsa bile AVRASYA gücüne karşı, ben inanmıyorumki BATI devletleri başta ANGLASAKSON İNGİLTERENİN verdiği sözler ve garantileri işine geldiği zamandan sonra trene makas değiştirip kendi bildiği yola treni sokucak.
TEŞKİLATI-MAHSUSA kurulduğu dönem itibari ile kahramanlıklarla evrilsede sonuçta İMPARATORLUKLARIN yıkılmasını önleyemedi basında bunları başarı olarak gösterenler sanırım tarihi çiklet patlatarak okuyorlar.
Kahraman olarak tarihe mal edilmek istenen ENVER PAŞA dan başlayarak gelelim ŞEYH ŞAMİL destanına ordan ÇEÇEN kahramanı ilan ettiğiniz CAHAR DUDAYEV e hepsi yenilmiş orduları ağır bozgun almış komutanlar sadece mertliklerinden asilliklerinden söz edebiliriz ama DESTAN yazmak karşındaki gücü yenmekle onu devirip orda bir yeni büyük sayfa açmakla olur…

Onun içindirki büyük nutuklar,büyük laflar ve hamaset duyguları ile stratejik çalışmalar olmaz.
Güç ve tüm bu konuları koordineli götürmek ve gerçek reel stratejiler oluşturmak gereklidir,yoksa emekle milletin teri kanı ile geldiğin noktada gerçek anlamda güç oluşturup savaşmasan bile diplomatik ortamda ve günlük uluslararası yaşantıda dosta güven düşmana caydırıcı korku veremeden başarılı olamazsın.
1.Dünya harbinde müttefiğimiz ordumuzu teslim ettiğimiz almanya ile beraber yaptığımız hatalar 100  yıl içinde bitmeyen bir ermeni teşhiri konusunu tüm dünyada MİLLETLER BİRLİĞİNDEN başlayarak  şu ana kadar bir SOYKIRIM hadisesi olarak zaman zaman önümüze getiriyor.
Umarım bugünün derin merkezleri çağın şartlarına ve alışılmışlıklarına uyan hadiseler içinde bulunmaz bu içindeki ANGLASAKSON ŞEYTANINI kontrol edebilir başımıza uluslararası sorun açacak hadiselerden ülkemizi uzak tutarlar.
Evet arkadaşlarım yazılarım biraz şifreli olarak sizlere geldiği için tekrar özür dilerim ve bir hikaye ile yazımı bitirmek isterim.
Bir uzak diyarda bir köylü adam karısı ölünce öksüz kalan oğlu ile beraber yaşarlarmış.

Adamla çocuk hergün tarlaya giderlermiş bu gittikleri zaman adam bir yılanın mağarasının başına gider bir yılanla hasbial eder ,o yılanda ona bir altın verir sonrada selamlaşıp ayrılırlarmış.
Birgün adam hasta olmuş paraları yok oğluna demiş ben kalkamıyorum sen git benim yılana selam et durumumu söyle sana bir altın vericek al gel.
Çocuk yola çıkmış yolda giderken aklına şu gelmiş biz her gittiğimizde bu yılan bize bir altın veriyorsa bunda ne büyük hazine vardır ,iyisimi ben buna yaklaştığımda bunun başını TAŞ ile ezeyim tüm hazineyi alayım.
Gitmiş yılanın yuvasının başına yılana durumu anlatmış, yılan altını almaya gitmiş döndüğünde çocuğun TAŞ ile saldırısına uğramış ama sıçrayınca TAŞ KUYRUĞUNA çarpıp koparmış ama yılanda çocuğu sokup öldürmüş.
Bu durumu öğrenen köylü çok üzülmüş ölen oğlunamı üzülsün,yılan gibi bir dostunu kaybetti onamı üzülsün kaybettiği yılandan altınlaramı üzülsün düşünmüş durmuş.

En sonunda karar almış gideyim yılanla konuşayım barışalım olan olmuş zaten kabahat oğlumda demiş içinden.
Gitmiş yılanın yuvasının  başına yılan çıkmış demiş yılan kardeş olan oldu, kabahat benim ölen oğlumda senden özür dilerim gel barışalım.
YILAN bir içini çekmiş ve şöyle demiş.
Bak köylü kardeş BENDE BU KUYRUK ACISI SENDEDE BU EVLAT ACISI olduğu müddetçe biz artık dost olamayız var köyüne git demiş…
HEPİNİZE TEKRAR İYİ PAZARLAR.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

8 Aralık 2015 Salı

KÖTÜ ASKERLER.

                                     

Sevgili takipçilerim bir yandan ülkemizde ve komşularımızda KURŞUNLAR,BOMBALAR havada uçarken bir yandanda YALAN,RİYA,AHLAKSIZLIK,SATILMIŞLIK,ŞEREFSİZLİK,AŞŞAĞILIK KOMPLEKSİ ve bunun gibi bir çok kötü şeylerde HAVADA maalesef uçuşuyor.
En önemli hadise ATA larımızın dediği gibi ALLAH DEVLETE,MİLLETE İYİ İNSAN versin,yetiştirsin.
                               

Şimdi size bir hadise ile giricem 2014 yılı ağustos ayında bir avm den yirmi dakika süresinde arabam çalındı.
Doğru karakola,dediler çekici çekmesin tüm garajlar arandı emniyet tarafından yok çekilmemiş ,hırsızlık zaptı tuttular bende sigortaya kaskoya başvurdum o arada bu işlemler için emniyet,karakol,kasko şirketi heryeri geziyorum tabi hayatımız çok yorucu geçiyor tek arabam ve yenide.
En sonunda bulunmadı 50 gün sonra bayramdan sonra KASKO şirketi gelin bayramdan sonra arabanızın parasını alın dediler.
Sevindim yenisini alıcam bayram arifesi gecesi saat 00.24 sıralarında bir telefon karakoldan beyefendi gelin arabanızı teslim alın bulduk.Başım döndü dedim ne buluyorsun kardeşim,çünkü diyorum 50 günde arabamı haşat etmişlerdir,neyse atladım karakola gittim kızıyorum tabi polisin biri beyefendi niye kızıyorsunuz arabanız gıcır gıcır duruyor güldüm gittik garaja bulunduktan sonra çekilen yere şok olduk araba gıcır gıcır duruyor.?
OLAY yeri inceleme polisleri geldi arabanın içine bir girdilerki,araba bir metre hareket etmemiş 50 gündür içinde bıraktığım pahalı kol saati,herşey aynı yerinde duruyor PET su şişeme kadar.
Olay yeri inceleme polisleri şöyle dedi 15 yıllık meslek hayatımızda böyle bir şeyle karşılaşmadık bana sordular ne düşünüyorsunuz.
DURAN adam dedim))?
                             

Dünyada bir İYİ insanlar vardır pozitif birde kötü insanlar vardır negatif.
Devlet görevlerinde kilit stratejik noktalara hangi tip adam koyarsan işlerde o şekilde yürür.
Buraya nerden geldim bugünlerde TÜRKİYE ve RUSYA TARİHİNDE son yüzyılda olmamış şekilde bir uçak düşürme ile son noktası konan  bir kırizden geldim.
Neden bu ilişkiler bozuldu , eğer bir ülkeyi parçalamak istiyorsan onu içerde,sonrada içerde savaşırken dışarda savaştır…
Kötü duruma düştüğündede yardım,lojistik ikmal yollarını keski herhangi başka BÜYÜK bir güçten siyasi ve askeri yardım alamasın.
2009 KOZMİK ODA operasyonunu, burda tekrar söylüyorum TÜRKİYE devletinin harp planlarını kimler kimlere sızdırdı???
                                 

, 2010 şu anda yeni serbest kalan eski organize şuçlar müdürü sayın TUFAN ERGÜDER beyin bana yaptığı komplo operasyonda emniyette arkamızda bizim kafalarımız duvara dayalı iken konuşan ABD yetkililere TÜRKİYENİN kozmik dış siyaseti hakkında ne bilgi veriyorlardı?
Şimdi arkadaşlarım devlet güvenliği için ama devletin hassas merkezi kalmışsa uyarmak için burdan sizlere SIR kapsamında olmadan herşeyi yazıyorum.

SU-24 orta menzilli RUS savaş uçağını ilk anda yanarak gördüğümde olayın ilk dakikaları bunun bir SU-24 ve havadan havaya bir savaş uçağından atılan füze ile vurulduğunu anladım ve hemen twııt attım çünkü tarih koyuyorsun.
Böyle bir hadisenin kararı artık ne şekilde siyasi mekanizmalar askerlere ne direktif vermişlerse o yapılmıştır,yani aslında böyle bir uçağın vurulması on,onbeş gün evvel devletin karar mekanizmalarında karara bağlanmıştır bunu şimdi çeşitli şekillere sokmak tutarsız olur,burda sorgulanacak bu konuları SİYASETÇİLER bilmez uzman ihtisas konusu asker,sivil ve istihbarat bürokratları SİYASİLERE konuyu açarak birifing verir,olucak hadiseler ve sonrasının etkileri planlanır ve yürürlüğe konarak konu ,işleme yani yapılmak için alt kademelere ilgili mercilere görev dağılımı yapılır tüm bürokratik ve siyasi zeminde.
                    

Şimdi hedef olarak kimse düşünmesin sadece bu olan hadiselerden düşünce platformu doğruyu bulmak için!! Hedef alıcağım zamanda bu vatan,millet veya şahsi işimde olsa hedef alıyorum derim.
Ama şu anda fikir platformu içinde bir DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI dinleme tapeleri sızmıştı orda MİT müsteşarımız sayın DR HAKAN FİDAN bey söylemlerinde, ya Süleyman şah türbesine iki füze sallarız ordan mevzuyu çıkartırız diye basınada yansımıştı,işte bu tip operasyonel bir aklın devamlı şekilde DÜNYA üstünde bazı bu tip gizli operasyonlar , hatta belki daha büyük hadiselerin bazı hedef DEVLETLERİN gizli servisleri tarafından çözülebilecek olmasından korku ile daha basit ama gürültüsü çok ve dünyada stresi hat safhaya vurduracak hadiseleri yapmak OLABİLİRMİ?
Vatandaşımıza şunuda söyleyeyim MİT müsteşarlığı makamı protokol makamıdır sizler MİT müsteşarlarını 007 BOND zannedersiniz asıl akıl geri planda DAİRE başkanları ve bazı yardımcı müsteşarlardadır hatta ÇİFTLİĞİNDE oturan NURİ ALÇO konseptinde seferberlik kapsamında emekli mit yöneticileri koca devletin güvenliğinin kaderini çizer,bir günde bakmışın çiftliğinde atını yemlerken BEYGİRİN çiftesi ile ölmüş.)))))
Öylede ölürlerse şanslılar ondada düşünüyorum inanmış Müslüman devlet büyüklerimizin duaları,ibadetleri dağıttıkları sadakaların bunlara büyük faydası vardır..))

Neyse gelelim BOĞAZDAN geçen RUSYA DENİZ KUVVETLERİ lojistik,ikmal çıkartma gemisi KURNİKOVA ya.
Bu gemiler lojistik ve ikmal için kullanıldığı için deniz kuvvetlerinde bunlara YARDIMCI GEMİ SINIFI derler.
Bunlarda hafif savunma silahları olur yani 14.5 mm uçaksavarlar vs yine hafif toplar nokta hedeflere atış yapabilen savunma amaçlı birde seyyar kullanılabilen SA-7 ve SA-16 omuzdan atılabilen kısa menzilli hava savunma füzesi.
Yani su üstü seyir eden bir lojistik,ikmal gemisinden saldırganlık olmaz bu sadece biz kendimizi koruruz gösterisidir KIRİZ anlarında bizde TÜRK yetkililer ve insanımız RUS savaş pisikolojisini ve askeri mantığı bilmediği için tehdit algılamasına sokuyor bunu bilerek yapan var  birde bilmeyerek yapanlar  var ülkemizde?!!
Birde MAĞRACI emekli milletvekili kardeşimiz var dün gece tv de delikanlı adam silah göstermez diye yorum yaptı yerlere yattım gülmekten,ya MAĞRACI kardeşim RUSYA DEVLETİ SİLAH gösterisi yapsa vallahi diyorum TEYZEM MAĞRAYA kaçar bir dahada anneni göremezsin,o RUSYA devletine silahmı,hangi çayı içiyorsanız söyleyin yemin ediyorum RAKI yı VOTKA yı bırakıcam.)))

Yazımı sayın YENİŞAFAK ankara temsilcisi ABDÜLKADİR SELVİ beyin yazısına istinaden bitiricem içeriği fena bir yazı değil fakat bilinçlimi bilinçsizmi bilmiyorum yazının içinde yanlış aksettirilen bir konu var oda şu.

1962 yılında İNCİRLİKTEN kalkan ABD casus uçağı U-2 uçağının SSCB hava sahasında düşürülmesi ve selviye göre bunun üstüne ABD çıkan kırizden TÜRKİYEYİ korumak için JONHSON balistik nüklüer kapasiteli füzeleri yerleştirmesi,bunu böyle haber yapmış sayın SELVİ.
                                    

Bu yanlış tam aksine 1961 yılındaki başarısız KÜBA da domuzlar körfezi ile çıkan SSCB,AMERİKAN kırizinde SSCB DEVLET BAŞKANI NİKİTA KURUÇEV ve ekibinin baskısı ile türkiyede konuşlanmış JOHNSON füzeleri Amerikan ve Rus tarafının ortak mutabakat anlaşması ile ,TÜRKİYE den sökülerek Amerikaya  götürüldü.
                                  

Hepinize iyi haftalar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

5 Aralık 2015 Cumartesi

KOD ADI:BADEM

                      

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim.Sizlere bu hafta günün gerçeklerini yazmak istiyorum.
Özellikle SOĞUK SAVAŞI ağar yaşamış bir insan olarak BATI nın PİSİKOLOJİK harbini çok iyi bilen prokobanda yöntemlerini ve sosyal,kültürel alandaki muhteşem dezenformasyon çalışmalarını çok iyi türkiyede etkisini ve çalışma faaliyetini bilen bir insanım.
Hava atmak için değil şartlarım öyle gelişti.Şu anda RUSYADA tüm marketlerde her zamanki gibi hertürlü gıda maddesi satılmakta fiatları TÜRKİYE deki fiat eşleşmesi ile üç aşşağı beş yukarı aynı.
Şöylede bir imkan var direk RUS üreticisi haftada iki gün mahalle aralarına gelerek ORGANİK sebze ve meyva bunun yanında süt,yumurta,tereyağ vs gibi çalışarak ürettiği mallarını satabiliyor devlet bu konuda haftanın belirli günleri mahalleleri tasnif ederek satış izni vermiş.

Kısacası yani bazı  TÜRKİYE deki medya yöneticileri ve basın sektörü emekçilerinin televizyonlardan anlattığı gibi yaş sebze ithalatı kısıtlamasından kaynaklanan bir sıkıntı söz konusu değil.
Bu konuyu kısa geçiyorum sizi doğru bilgilendirmek için sanırım anlamışsınızdır.
Arkadaşlarım şimdi size yaşadığım gerçek bilgileri vererek coğrafyamızda bugün ne olduğunu size anlatıcam.
Birincisi güç olmadığın yerde ve kendin bizzati güç olmayıp senden büyük güçlerin örtülü emir komutasında olduğunda ,senin dolduramadığın yerleri başkaları gelir doldurur,burdanda ya seni istediği şekle sokar yada imha eder.
Türkiyenin kim nederse desin en güçlü ve başarılı PKK ve diğer terör örgütleri  ile mücadele dönemi 1993 başlangıç 1996 yılları arasıdır.
Bu yıllarda terörle mücadele ederken bölge ülkesi olan SURİYE devletinden aldığı lojistik destek ve üst alan konumlanmasından dolayı 1994 ve 1995 yılları arasında TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) ve ilgili güvenlik ve seferberlik kuruluşları ile terörün ülkemize bu ülkeden komuta kontrol ile sevk edildiğini bildiğimiz için ona göre çok geniş çaplı bir MUHAREBE gerçek planı ve müşterek kuvvetlerin ve seferberlik kuruluşlarının bir harekat planı çok gizli yapıldı hazırlandı,sanırım çok kısa bir müddet içinde SURİYE içinde köprü başı tuttuktan sonra tüm alanı kontrolümüz altına alıcaktık.

Ne oldu aniden 28 şubat hadisesi patlak verdi CADI avı başlatıldı bugün muhafazakar dindarların çok söylendiğinin haricinde devletin temel taşlarına büyük operasyon yapıldı DEVLETİN temeline dinamit koydular işte bugünki durumlardayız,gelicem.
Yıl 1997 ben bazı önemli o günün olaylarından dolayı KKTC(Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) gidiyorum havayı direk alandan kokluyorum çok faydalı oluyor bizim o esnada KIBRISTA TSK yoğun faliyeti var benim ilgilendiğim konulardan dolayı tabi bunlarıda izlemek bende dahada fikir  BAZI konularda sağlıyor.

Kıbrıstan döndüm RUS ordusundan bir ALBAY ahbabım ZEKİ ne var ne yok oralarda dedi,hiçbir şey yok SAŞA albayım dedim orda bir mesele olmaz bizim TÜRKİYENİN yönü SURİYE olmalı ve bizim için KIBRIS bu harekatta önemli bir unsur olucaktır,çokta hayırlı olur dedim…
Tabi daha sonraki günlerde TSK görüştüğüm bir üst generale giderken bazı sevimsiz hadiseler oldu arkasından bu konudan yani SURİYE konusunu bu şekilde açmamdan dolayı MİT yetkililerinden bana çıkışmalar oldu ama benim bir huyum vardır KENDİ İŞİMİ KENDİM YAPARIM,KENDİ AKLIMI KENDİM KULLANIRIM.

Dur bir dakika ona sorayım sana cevap veririm falan bu işler böyle döner siz bilmezsiniz bunlar BOŞ işler İŞ yapıcak operasyon çıkartıcak adam İNSİYATİFİ kendi kullanır hadiseyi kendi götürür.
Şimdi arkadaşlar SURİYE konusunda 1997 ye kadar size kısa bir bilgi verdim sonrasını bazı MİT ve TSK büyüklerim konuştuğu anda onlarında bazı bilmediklerini ben sizlere burdan açıcam.
Ama şunu söylemek istiyorum 18 yıllık boşluk ve İMRALI bekçiliği ve bunla gelişen iç ve dışımızdaki bölgesel faliyetler bugün SURİYE deki son 4 yıl içindeki durum ve şu anda TÜRKİYE ve RUSYA FEDERASYONU haricinde 10 ülkenin donanması ve 17 şavaş gemisi ile birkaç tane uçak gemisi mevcutlu olarak DOĞU AKDENİZ ve SURİYE açıklarında.
Bunlar heralde bazı arkadaşlarımızın sandığı gibi RUSYA FEDERASYONU ile çatışmaya gelmiyorlar bunların yapıcağı SURİYE ve bölge üstündeki cerrahi çalışma bizim SİLİK kaldığımız yada başka devletlerin hep güdümünde hareket ettiğimiz bölgede gelişecek olaylardan nasıl bir TÜRKİYE bütünlüğüne ve türkiyeyide sarabilecek bir ateşe mahkum edicek…

Unutmayalım biz zamanında gerçek MİLLİ politikalarla gitseydik sanırım bugün bu sıkıntıları yaşamıycaktık.
Türkiye için özellikle BATI ülkeleri ile 1991 den itibaren bu planları yapanlar  ve APO yu paket getirilmesini o gün SURİYE hükümetine verilen gayrı resmi ültümatomun PLANLAYICILARI hayatta yaşıyorlar siz onların herhangi bir şekilde bugünün SİYASİ güçleri tarafından BALYOZ,ERGENEKON vs konudan dolayı yargı önüne çıkarıldığını gördünüzmü bir iki generalin haricinde hayır,birde hayatını kaybeden asker kökenli MİT mensubu var cezaevinde…
                          

Niye sizce bu kadar adamın ADALETİN karşısına çıkaran devlet görevlilerinin  haricinde neden hatta bu konuların içinde bir çok hayatını kaybeden olduğu gibi bugün ABD olan bir cemat lideri bile artık terör örgütü yöneticisi olarak difüzyona girdiği halde NEDEN APO ve SURİYE nin kaderini o gün şekillendiren ekip hiç yargı veya ithamla karşılaşmadı.
Merhum dönemin BAŞBAKANI BÜLENT ECEVİT bile bize bu APO yu neden verdiler anlamadım diye açıklama yaptı bu planları yapıp MERHUM ECEVİT beyin önüne koyanlar neden bırakın hukuk önünde basın veya medyada bile sorgulanamıyor.
                                   

Bugünün İKTİDARININ bile aniden bu kadar sıcak ilişkiler geliştirdiğimiz tam 20 yılımıza maal olan RUSYA FEDERASYONU ile ilişkilerimizde ŞANGAY beşlisine bile girelim derken TÜRK AKIMI ,AKKUYU enerji projelerini geliştirmişken NEDEN?
Nedeni benden büyüklerin vereceği cevaplarda veya yapacağı açıklamalarda.

Arkadaşlar derdi ZEKİ senin görevin hadiseyi çarpışmayı götürecek kimse kalmazsa sen çarpışmaya girersin,SES verenler olursa doğrular meydana çıkar şu anda tek başıma bir şey ifade etmem.
Size bir gerçek hayattan RUS DENİZ KUVVETLERİ ve bizim İSTİHBARAT birimleri arasında geçen komedi bir hadiseyi nakledip bitireyim.
Türkiyede beni gerçek canı gönülden seven varsa kızmasın çünkü olan hadiseleri BASINA yansımış o dönemde olayları veriyorum.
Yoksa kimseyi rencide etmek kırmak değil amacımız,tabi o yıllar çok sıkı SOĞUK SAVAŞ yılları yıl hatırladığım 1983 veya 1984 o aralar SSCB(RUSYA FEDERASYONU) savaş gemileri,lojistik ikmal helikopter gemileri boğazdan geçiş yapıyor tabi bu konu ile ilgili MİT geniş bir şube ile çalışıyor işte bu şubenin o zamanlar BOĞAZDA tek bir köprü var şimdiki birinci köprü orda bir üniteleri var, orda FOTO FİLM çalışması yapıyorlar geçen savaş gemileri ile ilgili aslında o yıllarda bile bu vazifenin bir stratejik önemi yok fazla ama biliyorsunuz bilgi bilgi İSTİHBARATTA,İSTİHBARATTIR,olurya lazım olur ummadığın taş baş yarar…

Tabi o günlerde ne olmuşsa nasıl RUSLAR pek yapmazlar ne düşünmüşlerse herhalde bu köprü üstünde düzeneği öğrenmişler biliyorlar,bir savaş gemisinin geçişinde bir RUS askeri geminin baş tarafına çıkarak tam OPTİK KAMERALARIN köprünün altından geçişi esnasında ERKEKLİK UZVUNU çıkartarak sallıyor,tabi kameralarda otamatik olarak tüm bu görüntüyü filme almış oluyor…
                                 

Tabi bu işe MİT çok içerliyor ağrına gidiyor bizimkilerin film resim haline getirilerek HÜRRİYET gazetesinde baş sayfa yayınlatılarak ASKERİN erkeklik organına x işareti ile kapatılarak veriliyor.
BAŞLIK RUSLARIN AHLAKSIZLIĞI)))o zaman çok gülmüştük.
Herkese iyi pazarlar,mutlu bir dinleme tatil günü olsun.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


4 Aralık 2015 Cuma

DERİN SINIR TİCARETİ

                             

Sevgili takipçilerim sınırların olduğu heryerde  karşılıklı sınırları olan DEVLETLERİN  iki taraflı olarak şekil itibari ile ,bunlar kara ve deniz sınırları olmak üzere ikiye ayrılır gümrüksüz mal ticareti ve yasadışı her türlü olgunun ticareti yapılır.
Siz bunların hepsini vatandaş olarak biliyorsunuz ülkemizde her vatandaşımızın bildiği ÇAY,KUMAŞ gibi basit materyallerden İNSAN,UYUŞTURUCU,SİLAH vs yasadışı malzemelerin hepsinin basın ve kamuoyunda hadiselerin meydana çıkması adli ve kolluk kuvvetlerine yansımasından haberiniz olur, bilgi sahibi olursunuz bu konularda herkesin toplumda bir fikri veya yaşanmışlığı vardır.
Bu konuyu en iyi işleyen gerçek hikayelerle ve kendi devlet mekanizmasındaki KİRLİ İŞLERİ topluma SİNEMA vasıtası ile gösteren AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ film sanayinin merkezi HOLLOWOOD dur.
Bu sınır ticareti konularını tüm dünyadaki reel yaşanmış olarak, AMERİKAN filim sanayi bire bir ölçekte gerçek olarak verir kendi devlet mekanizmalarınıda en acımasız şekilde şuça bulaşmış yapıları bu şekilde deşifre eder.

Tabi arkadaşlarım ben ülkemin çeşitli sınır hududlarında bulundum,bu hudutlarda gezindim buralarda çeşitli ahbablarım arkadaşlarım olmuştur,yaşayanlar hala nerde bıraktıysam orda kolu,bacağı,gözü,parmağı eksilmişsede gitsem bulurum.
Unutmayın GÜÇLÜ devlet adamını nerde bulup bırakmışsa tekrar gittiğinde orda bulan devlettir.Adamını bıraktığın yerde bulamıyorsan döndüğünde  işte orda çökmeye başlamışındır,sakın bunu unutmayın.
Evet hudutlarda sistem çok farklıdır tanıdığın çok azılı bir hudud gezgini  veya ticaret yapanı aslında karşılıklı iki tarafın istihbarat servisi görevlisi yada tek taraflı bulunduğu ülkenin çeşitli istihbarat örgütlerinin üyesidir.
Deniz ve kara hududlarının hergünü bir macera hergünü bir veya bir çok olayın olduğu bölgelerdir.

Bugünlerde duyduğunuz mesela PETROL kaçakçılığı en çok yapılan güneydoğuda  türü itibari ile en eski yapılan bir kaçakçılık türüdür.
Asli olarak DENİZ HUDUTLARIMIZDAN yapılanda artık meşhur dizilere konu olmuş,limanlar devreye girmiş o dizilerde izlediklerinizin hepsi doğrudur,fazlası vardır eksiği olmaz.
Birde HUDUTTA bir laf vardır PARANIN,DİNİ,İMANI,İDEOLOJİSİ,SİYASETİ olmaz der kaçakçılar.
Bunların bir çok örneği vardır 1980 li yılların başındaki tüm ülkücü militanlar VARŞOVA PAKTI üyesi BULGARİSTAN da yuvalanıp ordan dağılıma geçmişlerdir,bu işlerin çok KOZMİK nedenleri vardır.
Hatırlıyorum yıl 2000 di yanlış olmasın arkadaşlarla oturuyoruz sayın ABUZER UĞURLU beyefendi emniyet organize şuçlar bürosu tarafından 20 yıl sonra gözaltına alınmış televizyona baktım dedim arkadaşlar 48 saat sonra çıkacağı mahkemenin koridorundan kaçar.
Tabi etrafımdakiler devlet görevlisi olanda var fakat bu konuları bilmediği için olurmu ZEKİ bey koskoca şube onu kaçırırmı elinden dediler ve güldüler.

Kırk sekiz saat sonra sayın UĞURLU İstanbul DGM koridorundan kaçtı,arkadaşlar biz bu şaçları bir yerlere yaslanarak değil yaşıyarak beyazlattık.
Arkadaşlarım şimdi hudut kaçakçılığında iki tip kaçak vardır bir hududu ihlal ederek kaçakçılık yaparsın,birde gümrük kapılarını kullanıp KONÇİMENTOLAR üstünde yalan beyan vererek yada ZULA tabir ettiğimiz araçların gizli bölmelerine kaçırılan canlı cansız her malzemeyi saklayarak geçirirsin.
Tabi eğer HUDUDLARI ihlal ederek yasal olmayan hudud geçti yaparsan bunun hiçbir belgesi olmaz,yani bunun ispatı yoktur mal geçti kayboldumu yani varacağı son noktaya ulaştımı onun ispatı olmaz.
Size şöyle arz edeyim KATIRLA PETROL geçirirken yakalanan kişiler mahkemeye çıktığında hudud ihlalinden ve gümrüksüz mal geçirmekten yargılanıyor,alınan ceza basit.

Aynı PETROLÜ gümrüklü alandan sahte konçimento ile geçirip mesela PETROL yerine evraklarda SU,SÜT gösterdin ama araçlar yakalandı PETROL bulundu otamatikman hukuk önünde gümrük kaçakçılığına giriyor şebeke usulü yapıldığı için üç kişiden sonrası ORGANİZE şuça giriyor otamatikman kanun önünde cezası çok ağarlaşıyor yaptırımları fazlalaşıyor.
Tabi çok geniş siyasi uluslararası açılımı olan KÜRESEL BARONLARIN savaş bölgelerinde yaptıkları büyük çaplı petrol ticaretine kim hangi ordu,istihbarat örgütü ve diğer kuruluşlar müdahale edebilir çünkü hepsi  işin içinde.

Dün IRAK işgali esnasında BASRA körfezinden gemilerle bedavaya taşınan milyarlarca metreküp petrol bugün SURİYEDE yarın NİJERYA da kimi kime şikayet ediceksin çünkü bu işlerin başındaymış gibi görünen güçler bile paravan arkada daha büyük KÜRESEL karteller güçler var.

Kurtlar vadisinde HALO dayı derki yeğen en güzel kaçak ÜNÜFORMANIN altında yapılandır.

12 eylülden sonra DONANMA enteresandır anılar çok girmiyelim fazla yıl 1997 ISPARTADA SÜLEYMAN DEMİREL ünüversitesine ziyarete gittik MİT bir arkadaşla akşamda ISPARTA TİCARET ODASININ lokaline götürdüler misafir merhum DEMİREL beyin yakınları,ertesi sabah ÇITIR bir arkadaş getirdiler tabi bizi gördü silahlı külahlı sallıyor yeraltımıymış teröristmiymiş neymiş gençliğinde DONANMA komutanlığındaki askeri mahkemeyi anlatıyor benide genç görüyor aklına getiremiyor dedim bilader sen KURTULUŞ ÖRGÜTÜNDENMİYDİN (SOL ÖRGÜT) tabi zıpladı kızardı evet dedi bizim arkadaşa  MİT akrabasına bakıyor aman  dedi ZEKİ nin yaşına bakma UZMANIDIR işin dedi..))))
Bu memlekette sonrada UZMANA bok atarlar?))
Arkadaşlar size olmuş basına düşmüş ama geri planı bilinmeyen bir hikaye daha anlatayım bitireyim yaşlılık yoruluyorum.
                          

1991 yılı İPSALA bölgesinin hududunu tutan MİT ve ASKERİ İSTİHBARAT kurumları için çalışan uzun boylu yapılı emekli bir başkomiser var N. İsminde bölgede tüm karşılıklı hudutlardaki kaçakçılık yapısı bu merhumu tanır,işte nasıl bir gaflet oluyorsa
Merhum bir hataya düşüyor karşı yunan bölgesindeki yine içinde POLİSLERİN ve GİZLİ SERVİS mensublarının olduğu bir mafya oluşumu ile daha evvelden anlaşarak yanında koruma olarak götürdüğü İPSALA emniyet müdürlüğünden bir bekçi ile beraber yunan sınırı içinde EROİN diye UN satmaya kalkıyor.

Bunun daha evvelden haberini alan YUNAN MAFYASI emekli komserimizle malın ve işlerin sohbetini yaparken aniden aynı filmlerdeki gibi anlına bir tane sıkıp öldürüyorlar yanında götürdüğü bekçiyide ayağından vurup almışlar hadiseyide NARKOTİK operasyonu şekline sokarak defteri kapatmışlar.
Sanırım o günün için anladığım merhum artık bu işlerden elini çekicekti 2.EMEKLİ İKRAMİYESİNİ toptan alayım derken maalesef DERİN dünyanın örümcek ağının içine düşmüş.
Arkadaşlarım dizileri falan seyrediyorsunuz DÜNYA o kadar derin ve bilinmeyen mekanizmaların oyunları ve çarkları ile dönüyorki bazen olanlara bir anlam veremiyorsun..
               

Tabi bu tüm küresel düzeyde yapılan geniş çaplı ve geniş yatırımlı serbest ticareti genelde GİZLİ SERVİSLER idare eder onlarında işi yapılan işi öyle bir örtmektirki ilerde bir hadise patladığında İZ kalması kalabilecek bir İZ olursada onuda öyle bir yere bağlayalımki yeri geldiğinde ŞANTAJ yaptığımızda hadiseyi şantaj,tehdit unsurları ile örtelim.
ALLAHTA BİR TANRIDA BİR!
Sizleri bilgilendirip birazda derin dünyayı önünüze seriyorsam ne mutlu bana.
SAĞLICAKLA KALIN.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

1 Aralık 2015 Salı

ENERJİ,EKONOMİ,TERÖR VE ÇATIŞMA.

                                            

Sevgili takipçilerim yoğun ilginiz için tekrar tekrar teşekkür ederim.
İnsanlık tarihi boyunca tüm kavgalar insanlar arasında çıkarlar üstüne olmuştur.
Bu modern toplumlar döneminde DEVLETLER arasındada  basit model neyse o şekilde kendini gösterir.
Bu haftalara gelicek olursak RUSYA FEDERASYONU ve TÜRKİYE arasında iplerin kopmasına neden olan karşılıklı yaptırım silahlarının birbirlerine çekildiği günlerde bu kadar sıcak giden ilişkilerde ne olduda bir anda durum bu STRESLİ noktaya geldi.
Nasrettin hoca damdan düşmüş ,herkes hocaya HEKİM (DOKTOR) bulmak için çaba sarf ediyor,hoca yerde sesleniyor DOKTOR dan vazgeçin uğraşmayın bana DAMDAN DÜŞMÜŞ birini getirin o beni ayağa kaldırır.
Espirisi bir tarafa CUMHURİYETİMİZİN kuruluşu ile birlikte hep gelişen SOVYET ve RUSYA ilşkileri aslında tek taraflı olarak yani TÜRKİYE devletimizin çeşitli argümanları ile sekteye uğratılmış ve RUS dostlarımız darıltılmış.
Ben tekrar ederek yazıyorum,ben bunları yazarken duyum değil bizzat yaşayarak tecrübelerimi aktarıyorum.
Bu yazımda hadisenin SOSYOLOJİK boyutuna girmeyip sadece EKONOMİK ve ENERJİ bölgesel kontrolü ile ilgili hadiseleri kaleme alıcam.
Arkadaşlarım işimiz olduğunda akrabam ve bazı savaş uçağı kullanmakla görevli TÜRK HAVA KUVVETLERİ pilotları ile görüşürken soğuk savaş döneminde anlatırlardı bana ZEKİ gider taciz ederiz telsizden konuşuruz hiç oralı olmazlar karadeniz üstünde günlük seyir uçuşlarını yaparlar yan yana uçarız bize bakmazlar bile derlerdi.
Nadir konuyu bende biliyorum o yıllarda, İT DALAŞI olmuştur oda o günün uluslarararası gerginlik dönemlerinde gösteri olsun diye.
Normalde SSCB ve RUSYA FEDERASYONU ile tarihimizde böyle bir olay olmamıştır.
Yani sınır ihlali dahi olsa uçakları havada sıkıntıya sokup zorlayabilmek hatta ve hatta yapılabiliyorsa kendi alanına bile indirmek metozori olabilir ama ben TC vatandaşı olarak söylüyorum ateş açmak çok son nokta bir iş çok ciddi bir mesele olması lazım pek akla sığmıyor değil ,muhakkak bir nedeni vardır.???

Bu yazacaklarım benim kendi düşünce ve yorumlarımdır kesinlikle hiç bir devletten ve kurum kuruluştan alınmış bilgi değil sadece benim DÜŞÜNCE DÜNYAMDIR.
Üç tip diplomasi vardır DIŞ İŞLERİ diplomasisi bu hükümet ve devlet adamlarının bilindik devletin günlük işleyişinde kullanılan diplomasidir.
Birde İSTİHBARAT ve ASKERİ diplomasi vardır bunlarda ayrı ayrı kullanlan bazen ortak kullanılan bir diplomasi çeşitlemesidir.
İşte bir devletin gizli görünmeyen dehlizlerinde İSTİHBARAT ve ASKERİ uzmanlar stratejik çalışmalar yapıp bunu diplomasi şablonuna bindirip SİVİL DİPLOMASİNİN üstünden servis ediyorsa liderlere ve devleti yönetenlere burda devletin bu kurumlarının içine sızmış veya yerleşmiş başka devletler ve küresel güçler adına angaje olmuş kimseler hiç ummadığınız anda DEVLETİ ve onun yöneticilerini yaptıkları danışmanlık ve servis ettikleri stratejik planlamalar ile SABOTE edip ülke ilşkilerinide bozup ülkenin dümenini bambaşka rotalara çekerek stratejik olarak ülkeyi o angaje oldukları devletlerin ve küresel güçlerin son planlamasına götürebilirler.

OSMANLI ve ondan evvelki 15 devlette öyle parçalandı?)))
Bugüne geldiğimizde bölgedeki en büyük enerji dağıtan ülke RUSYA FEDERASYONU arkasından İRAN ve AZARBAYCAN, enerji havzasına sahip olanda ancak bu ülkelerin üstünden gelecek TÜRKİ CUMHURİYETLER.
Hemen altımızdada kaos içinde olan IRAK enerji havzası onun geçiş güzegahıda yine aşağıdan basra körfezi yukardan TÜRKİYE ve SURİYE.
Kısaca ne oluyor tüm batı bu alanı kontrol etmek için hem kendi orduları hemde lokal silahlı güçler ve terör organizasyonları ile şekillendirip EKONOMİLERİNİ güçlendiriyor dünya üstünde yada dengeliyor.
Burda zayıf kalan tek blok var AVRUPA ve bölgede DEVLETLİĞİNİ devam ettirmesi devamlı çatışma stratejilerine bağlı İSRAİL.
Netice itibari ile AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve RUSYA FEDERASYONU silahlı ve diğer diplomasi,istihbarat unsurları ile ve tüm geçiş noktalarını tutmaları ile özellikle RUSYANIN ihracatçı gücüde olması AVRUPAYI uykusuz bırakıyor devamlı alternatif çareler ve bölgeden enerjiyi RUSYA tekelinden kurtaracak şekilde nasıl almanın stratejik çalışmalarını yapıyor.

İşte burda hiç dikkati çekmeyen İSRAİL gücü dikkat ederseniz hiçte ortada yok ama bu devletlerin eksen değiştirmesindeki en gizli çalışmaları yapabilen devletlerin içinde operasyon yapıp ilişkileri baltalayarak çıkıcak sonuçtan kendi hegomanyasını güçlü kılan tek devlet İSRAİL.
Siz RUS uçağının düşmesinden itibaren çatışma var sanırsınız belki bu konudaki çatışma 2004 yılından beri sualtında yaşanan çatışmanın tezahürüdür,bu düşürme hadiseside aslında tüm o çarpışmaların belkide çok kanlı bir çok sivilin ölümüne neden olmuş olayların  ÖRTÜSÜ kapatma hadisesidir.
Dün dikkatimi çekti KAZAKİSTAN devlet başkanı  RUSYA DEVLET BAŞKANI sayın BAŞKAN PUTİN ve CUMHURBAŞKANIMIZ sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN ile pariste toplantı yapması için sayın BAŞKAN PUTİN beyefendiye diplomatik girişimleri oldu buda ANKARA ve İSTANBULDA bulunan ALMAN konsorsiyumuna etki edebilen bazı derin merkezlerin girişimleri ile olmuştur.

Bilmiyorsunuzdur belki ALMANYA ve KAZAKİSTAN arasında derin tarihsel ilişkiler vardır bizdede suyun altında ALMANYA adına bunu yöneten DEVLET kimliği taşıyan güçler vardır.
Fakat RUSYA FEDERASYONU BAŞKANI sayın PUTİN bu diplomatik girişimide aracı olarak kabul etmediğini yaşayarak anladık.
İşte ALMANYANIN geri plandan çıktığını görüyoruz zaten hemende AB(AVRUPA BİRLİĞİ)nin serbest dolaşım verileceği sözü verilmesi 2016 buda ALMANYANIN TÜRKİYEYE verdiği LALİPOP şekeridir…
Türkiyeyi RUSYADAN uzaklaştırıp AB ilişkisini derinleştirmek isteyen ALMANYA ve bölgede oynayacağı oyunla enerji geçişlerinde yapıcağı bypas değişikliklerle İSRAİL uzun zamandır almanya ile götürdüğü partner ilişkisini götürmekte.

Tabi oyunu RUSYANIN çok sert çıkışı ve tavır alması ve bunu geçiş noktası olan TÜRKİYEYE çok sert yaptırımlarla göstermesi aslında tüm Avrupa ve israile YENİ verilen gözdağı mesajı.
ABD burda çok temkinli hareket ediyor çünkü gerekli kendi düzenini kurmuş durumda RUSYA ile açık bir çatışma gerginlik ortamına girmek istemiyor,NATO müttefiklerine görüntüde belirli desteğini versede asli çatışan oyuncu olarak hadiseye girmek istemiyor…
Avrupa ve BATILI güçler tabiki RUSYAYI terör dalgaları ile yıpratmak için şeçtiği ülke eskiden beri TÜRKİYE.
                         

Kafkasya bölgesi ve ortaasyaya çeşitli gayrinizami ,5. Kol faliyeti ve terör organizasyonu sokanlar TÜRKİYEYİ transit geçiş güzergahı veya zaman zaman üst bölgesi kullanıyor.
Şu anda SURİYDEN ve diğer İSLAM coğrafyasından mecburi göç yolu ile gelen mültecilerin içine çok rahat kamufle olan terör,organize şuç,beşinci kol faaliyetleri bir zaman sonra RUSYA FEDERASYONU topraklarına kendisine rakip olan BATILI güçler tarafından iç bünyesine bir serum gibi zerk edilmek isteneceğini bildiği için TÜRKİYE ile şu günki oluşmuş sıkıntıdan dolayı epey uzun zamandır çalışılan ve bitirilen bu hadiseler ÖNLEM paketi olarak maalesef ÜLKEMİZİN önüne konuldu,umarım yeni bir çalışma ile sorunlar aşılır…

Rusya için enerji satışı ve geçişi ,yolları devletin bekası için çok önemli bir konudur.
Bunun içindirki bölgede RUSYA FEDERASYONU DEVLETİNİN çıkarlarına engel olucak güçlere güçlü askeri ve savaş sosyolojik yapısı ile hiç tereddüt etmeden sıcak çatışma ortamına girmekten kaçınmayacağını tecrübelerim ve şahsi düşünce analizlerimle giriyorum.
                         

Yazımı bitirirken İSRAİL ve DOĞU AKDENİZ bölgesindeki enerji koridorları ve AVRUPA üstüne dikkat çekerek sizlere selam ediyorum.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

                                                                                                    01.01.2022                           A...