11 Ocak 2015 Pazar

KALAMAR BOMBASI…

                                        

Sevgili takipçilerim  kazasız belasız,mutlu,huzurlu bir Pazar günü dilerim.Çok kritik,üzücü günlerden geçiyoruz,sizlere bugün yaşadıklarımı ancak ilerleyen yıllarda verebilceğim.
Biliyorsunuz,bir çok şeyin mecburi ve ahlaki gizliliği stratejik önemi var.
Ben size yine bu Pazar çok eskilere götürüp,tatil gününüzü neşelendirmeye,terör ve diğer melanetleri unutturmaya çalışıcam…
Yıl 1983 gibi işte bir arkadaş gurubumuz var yaşları benden on yaş üstü ve iki yaş altı toplu halde sempte bilirsiniz makara,kukaradayız.
Her eski İstanbul semptinin özelliğidir.Bir gün meyhanede dört beş arkadaş içiyoruz,yine RAMBO TURAN,ŞAHAN BABA ve o yıllarda matem renkleri olan kulübümüzün ikinci başkanının oğulları ve daha bir çok kişi.
Nedense o yıl KALAMAR bulunmuyor,nereye gitsek kalamar istediğimizde yok ağbi EGEDE az çıkıyor,çıkanıda İZMİR bölgesi yiyor istanbula yetişmiyor diyorlar.
                                                       

Bu arada bir ağbimiz daha var lakabı BOMBACI SÜLEYMAN ,ağbimiz balıkçı büyük GIRGIR tabir ettiğimiz teknesi var avlanma yasağı zamanı bizle takılıyor,bombacı lakabı 1979 ve 1980 aralığında sempte SOL örgütler tasallut oldu,ticaret lisesi vasıtası ile işte bunlarla bir kapışmamızda tren istasyonunda rayların üstüne çıkartıp bir bomba attı üstümüzdeki sol güçleri kaçırmak için,başarılıda oldu.
Bombaları aslında balık avında kullanıyor,o yıllarda bu hadiseler olunca Süleyman ağbimiz kuşanmış,bombaları belinde taşıyor birde tabancası var,liseden kız arkadaşı vardı çıkmış arka sokakta buna sarılıyor,kıza demiş napıyorsun,sıcak basıyor ikimizide havayamı uçurucan…)))))
                                                 

Hala karşılaştığımızda SÜLEYMAN ağbi ile hatırlaşırız o günleri anarız….
Kalamara dönelim,işte o gün meyhanede toplu içerken yine kalamar yok RAMBO isyanda sizin için  yarın KUMKAPIDA MİNAS lokantasını arayacağım sahibi iyi tanır beni kalamara boğucam  sizi ekmek yemeyin kalamar yiyin…!!
                                             

Ertesi günü oldu neyse takım toplanmadı biz ŞAHAN ağbi ,RAMBO TURAN ,BURAK ve ben kimse gelmeyince atladık dörtlü Kumkapı minas lokantasına gittik hakikaten masa kuruldu kalamar tava büyük servis tabağı ile geldi yiyoruz,RAMBO havalarda tabi alkolde alıyoruz,o anda ŞAHAN demezmi yok ya bu dandik kalamar İZMİRDE çok beklemiş bayatlıycağı zaman yollamışlar,kalamar dediğin sert olur bu makarna gibi..))))EYVAH kavgada söylenmez?)))
Rambo kıpkırmızı oldu u…. A… sen bir kalamar  bul yedirde görelim dedi demeseydi…!!!!
                                         

ŞAHAN ağbi sayın KADİR İNANIR beye çok benzeyen bir ağbimiz o aralar kadir beyin filmleri yok satıyor,şahan ağbide yatmadan evvel geceleri bir ATEŞ DAĞLI BEKİR filmi seyredip öyle yatıyor,bazen KOMİSER ŞAHİN kadir inanır filmleri.))
                                               

Aynı zamanda o yıllarda büyük At yarışı oynar tüm yarış alemi,yer altı yer üstü tanır,bu at yarışı işinin profösörü onun için o yıllarda her gurupta para biter bizde bitmez..)))
Gece içtik ama bu kalamar mevzunun dozajı arttı,masada kalamar münakaşası uzuyor,RAMBO da toka gibi takar vay benim kalamarıma MİNASIN yerine mekanıma arıza yaptı…
O yıl bu KALAMAR o kadar istanbulda balık lokantalarında takıntıki olmadığından dolayı,bazı restorantlar beyaz soğanı deniz suyunda bekletip balık unu ile kızartıp alkol biraz içildikten sonra müşteriye kalamar diye veriyorlarmış,tabi ŞAHAN ağbi alkolün dozajı fazlalaştıkça RAMBO bize SOĞAN halkalarını iyi geçittirdin kalamar diye takılıyor…
Anam ,anam RAMBO delirdi yedir görücez dedi bize KALAMAR, ŞAHAN ağbi  bekle HASAN DİRİDİRİ ye götürücem sizi bak kalamarın allahını yediricem size…
Ertesi akşam lokalde ŞAHAN ağbi arkadaşlarda toplanmış,RAMBO ile kafa yapıyor çocuklar bize yedirdiği kalamar çakmaydı,bakın ŞAHAN ağbiniz sizi yarın HASAN ağbinin mekanına götürecek hazırlanın toplu hepiniz geliceksiniz dün geceki gibi azınlık değil,kaybolmayın ŞAHAN ağbinizin yanından,havalar bin beşyüz!!!!
Şahan ağbi rahmetlik HASAN ağbi ile yarış oynuyorlar beraber çokta kankalar bu arada hasan ağbiyide geçtiğimiz yıllarda kaybettik allah gani gani rahmet eylesin,iyi insandı HASAN dedinmi türkiye ve bir dünya tanır….
                                                 

Ertesi gün oldu arkadaşlarla hep beraber bombacı süleymanda dahil HASAN ağbinin mekana damladık,mekan ful hemen bize bir masa yaptılar uzunlamasına,mezeler,rakılar servis edildi,HASAN ağbi masaya geldi hatrımızı soruyor,o anda ŞAHAN ağbi şöyle dedi,HASAN ağbi kalamarı çok bol yaptır devamlı arkadaşlar servis yapsın BALIK yemesekte olur,işte o an herşeyin bittiği an???  
                                      

Hasan ağbi şöyle dedi,ŞAHANIM biliyorum özel sipariş verdin ama sabah hale KALAMAR gelmemiş,siz balık,midye mezelerle idare edin.
Ne bilsin HASAN ağbi böyle bir ciddi mevzu var,tap diye söyledi alıştırma bile yok,ŞAHAN ağbi MORDAN,KIRMIZIYA döndü HASAN ağbi diyor ses kısıldı,hasan ağbi niyet(hayır) diyor.Eyvah,eyvah yandıkki ne yandık.
Rambo başladı KALAMAR yediricen,kalamar nerde kalamar vay senin lakabı değiştirdim babalık gitti KALAMAR ŞAHAN koydum.
Arkadaşlar şimdi gülüyoruz ilerleyen dakikalar ve saatler içinde bu KALAMAR ŞAHAN mevzuu uzadı,kalamar mevzu büyüdü masa ikiye bölündü KALAMAR ŞAHANCILARLA,RAMBO TURANCILAR ben tarafsızım,tarihinde olmamış bir şey HASAN DİRİDİRİNİN mekanında çatal,bıçak sesinden başka bir ses çıkmaz münakaşanın dozu artınca ilkten ses arkadan yumruklar arkadaşlar o türkiyenin en nezih balık lokantasında cam,çerçeve darma duman mevzu KALAMAR…!!!
Guruplar ordan ayrıldı sosyal tesislere geldik herkes kamplara ayrıldı ben ve bombacı Süleyman tarafsızız karışmıyoruz,iki tarafta bira içiyor ve bileniyor ordan RAMBO bağarıyor SOĞAN dilimiymiş,KALAMARIN kıralını yedirecekmiş,KALAMAR ŞAHAN ağbi bir arbede daha araya girdik bombacı Süleyman ile ama işimiz zor.
                                                      

Neyse kavga bitti guruplar birkaç gün küs kaldı tabiki ondan sonra herkes barıştı,ama RAMBONUN takılma bitmedi,çok uzun yıllar ŞAHAN BABA ya KALAMAR ŞAHAN diye takıldı.
Arada aramızda bize ŞAHAN babayı sorucak nerde o KALAMAR ŞAHAN göreniniz varmı derdi…))))
Bir çok arkadaşımızı kaybettik hayattan ayrıldılar,kalanlarda eğer bir birimizi bulursak hep bu eskileri anarız,hayat belirli bir yaştan sonra böyle anılarla dolu olmuyor,insanların en mutlu oldukları yıllar gençlikleri,oda herkese nasip olmaz,bize oldu ALLAHIMIZA bin şükür…!
                                   

Tekrar hayırlı pazarlar,bu yazıdan sonra canınız kalamar çekebilir eğer bir balık lokantasına gidemezseniz bile dondurulmuş tüm marketlerde var ulaşılmaz değil şimdi,herşey bulunur durumda..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

7 Ocak 2015 Çarşamba

HARAM&YALAN.

                                      

Sevgili takipçilerim bugün biraz günlük çağrışımlara bakalım,bugünlerde SARIKAMIŞ şehitleri için anma törenleri yapıldı,her zaman yapılır o dağlara yürünür ama gerçek anlamda hiçbir zaman biz nasıl bir hata yaptıkta bu doksan bin(onu bile sayısal olarak hala tam bilmiyoruz )askerimizi tek mermi atmadan şehit ettik,biz nasıl hatalar yaptıkta RUSLARI yeşilköye kadar soktuk arkasından YEŞİL KIBRISI ingilize hediye ettik,sonra yarısını almak için 94 yıl bekledik ve savaştık…
                                

Bunları konuşupta,tartışıp ders çıkartıcaklarına bir büyüğümüz derin devletten sorumlu kimleri kast ediyorsa çekin gidin bu memleketten KURTULUŞ harbi yapılıyor diye meydanlardan bağırdı…
Bu büyüğümüz tabi benimlede koordineli olarak bir bağımız olarak gayet doğal 1980 lerden beri kamuoyunda çok aktiftir,ben suyun altında olduğum için şnovkerle arada bir su üstünede çıkar bakarım tepelerde emir komutada gemide kimler var diye.
                               

Çok enteresan aynı tepki benimki gibi dün sabah gazetesi yazarı değerli gazeteci EMRE AKÖZ beydende isim vermeden gerekli fikri doğru beyan yapılarak verildi…
                           

Arkadaşlar bizim derin devletin en büyük özelliği,kendi menfatine göre üç dakikada evrilmesi kabuk değiştirmesidir…
İdeolojik olarak görüşlerdeki farklılık hiç farketmez tüm franksiyonları ile bizdeki derin yapı rüzgar gülü gibi öyle bir döner dönenmediği bir tek yer vardır BATILININ ,SİYONİZİMİN karşısında ON NUMARA ASKER olurlar,siz onların bakmayın yağıp gürlediğine kapalı kapılar ardında hep whashington..!))
                                      

Şimdi bu DANIŞTAY SALDIRISI sonrası cenazeler  esnasında devlet erkanına neler yapıldı CAMİ avlusunda gördünüz,devletin BAŞBAKANI çıkabilecek olaylardan ve tepkilerden çekinip başka bir şehre seyahat etmek zorunda kaldı.Yazık değilmi bu devlete tarih boyunca boş işlerle,canlı bombalarla uğraştırılıyor.
Yakalanamazmıydı danıştay saldırısı olmadan evvel failler?
Arkadaşlarım mazlum vatandaşa,cephede savaşan askerin arkasından evini ,ocağını,köyünü  bas yağma yap ondan sonra ağbi ben KURTULUŞ SAVAŞI yapıyorum senle eski hatırımız var beni destekle çık arkamda ol deki,millet kurtuluş harbi yapıyor siz tantana yapıyorsunuz çekin gidin…!
Gerekirse çeker gideriz,hiç önemli değil yalnız biz hiçbir yağmacı,şantajcı,dolandırıcıya anlımızın terini yedirmeyiz,biz BABAMIZDAN öyle öğrendik…
                                            

Gelelim sadete arkadaşlar,toplumumuzun büyük yüzde doksan sekiz gibisi Müslüman.Yani bu din hadisesi bizim her tarihte bazen çok kuvvetli bazen biraz zayıf olarak yaşadığımız bir normal yaşamımız içinde olan olay.
Yani bu konuları aslında konuşmak bile bence gereksiz.Şimdi benim hiç ilgilenmediğim bir çatışma var bazı cematlere karşı.
Hep dediğim gibi benimle ilgili  hadisede ben mahkeme tutanaklarından ve yaşadıklarımdan İSRAİL VE BATILI istihbarat servislerini bu camianın içinde bazı kişilerle ne yaptıklarını hangi ilgisiz alakasız isimleri türkiye içindeki kozmik kurumlar içindeki personellerle ne yapmak istediklerini belirli bir yere kadar mahkeme tutanakları ve dinleme tapelerinden çıkar,işte o zaman karşılıklı şuçlamalardan değilde gerçekten bu vatana ihanet içinde olanlar,tek,tek her yerden çıkar bu konulardan şuçsuz yere zan altında bırakılmış hakkı gasb edilmiş kişilerin,benim gibi hakkını bu iftira ve komployu yaratıp,kim KURTULUŞ SAVAŞI hikayesini yazıp başkasının anlının terine , yılların emeğini götürmüş kişiler meydana çıkar,birde bakarsınız bunların arkasındaki kişilerin hepsinin elinde bir gregorian incili ile birde Musevi tevratı bulursunuz.Bu arkadaşlarda önde seccade ile dolaşıyordur…
                                        

Arkadaşlar kimileri ZEKİ için diyorki benden sonra TUFAN diye hareket ediyor söylemini arkamdan kullanıyorlar.
Hiç öyle düşünmedim gerçek inanmış Müslüman kardeşlerime şunu söyliyeyim siz ,siz olun kendi cematlerinizden diye Müslüman diye şuçlu,yanlış iş yapmış kimseyi korumayın…
Güçlü olduğun gün unutma senin en zayıf günündür,bırak normal kuldan gelecek şerre ilahi ALLAHTAN gelecek şer senin,ailenin,camianın,hatta devletine büyük zarar getirecektir..
                                         

Allaha inanıyorsanız ALLAHIN adaletini unutmayın 2001 yılında bulunduğum bölgede yanımda ALPARSLAN bir düz memurun nasıl insan bağarttığını gördüm,bu tip uygulamaları sizlerede yapıp o yıllarda sizleride mağdur ettiler,sizler masum mağdur olduğunuz içindirki bu MİLLET sizin arkanızda durdu kısa zamanda sizleri en yüksek mevkilere çıkardı…
Neydim,ne oldum,ne olucam..
                            

Hakkın yanında olmayan,hakkını kaybeder.
Arkadaşlarım,ben bunları çok açık yazarım insanların kalbi incinir,böyle kapalı yazmam korkmaktan değil insan incitmek en kötü şey,kimse incinmesin,kimsenin kalbi kırılmasın.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

5 Ocak 2015 Pazartesi

TÜRKİYEDE NELER OLABİLİR?

                           

Sevgili takipçilerim,dostlarım geçmişteki ciddi manada yaşamımız içindeki şahitliklerimiz ve tecrübelerimizle özellikle 2015 yılında tahmini nasıl hadiseler vuku bulabilir kısa size bir değerlendirmek istedim.
Şunu ciddi anlamda söylemek gerekirse TÜRKİYEDE MİLLİ konular ne zaman ön plana çıksa demokrasiye çeşitli şekillerde müdahaleler olmuştur.
Bu müdahalelerin hepsi sizi temin ederim 1960,1971,1980,28 şubat ve bu zamana gelen toplumsal infallere yol açan danıştay,gezi hadiseleri gibi,BATI devletlerinin burdaki çıkarlarının ve yada sistemin istedikleri şekilde yerleşmesi için yapılmış müdahalelerdir .Bunlar genelde ASKER öne sürülerek gerçekleştirilmiş işte bu son zamandada yeni dünya konseptine uygun KAOS çıkartarak devletleri dizayn etme şekline dönüşmüştür…
Tabi bu dizayn etme hadisesinde süper güçlerin bir birleri arasındaki dünya düzeninin şekil verilmesindeki çekişmeden ,oyunlar merkez ülke olan TÜRKİYE üstünde olmuş ve ülkemiz işte son 50 yılını çok sıkıntılı şekilde geçirmiştir…
                                        

Tabi benim şahsımın ilk bu hadiselere 70 li yılların sonlarına doğru gençlik başlangıcımda canlı bazı olaylara şahit konumunda olmam,o günleri çok canlı yaşamam,bana aynı bugünlerdeki hadiselerlerle çok büyük benzerlik çağrıştırıyor açıkçası yaşadığım ülke ve olabilecekler için sıkıntı duyuyorum.
1979 yılı başında gazeteci merhum APTİ İPEKÇİ beyin şehit edilmesi,arkasından dünyada SOVYETLERİN AFGANİSTAN işgali ve İRANDA HÜMEYNİ devriminin gelmesi,burda sizlerin bilmediği sadece bazı olayların en ön saflarında oynayan büyük güçlerin küçük piyon oyuncularının ismini duymanız ve o yıllardan bugüne o isimlerden başka ve onlarla ilgili yaşanan konulardan dolayı hiçbir şeye vakıf olamamanız,bu konudada vatandaş olarak haklısınız şu andada nasıl daha büyük tehlikelerle karşı,karşıya olduğumuzu bilemiyceğinizin göstergesidir.
O yıllarda çok adı geçen AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ yetkilileri mesela PAUL HENZE,FRANK TERPİL,GRAHAM FULLER,RUZİ NAZAR gibi isimler ve daha bilinmeyen hiç adı geçmeyen bir çok ABD ve NATO yetkilisinin türkiyede kullandığı taşoronlarla yaptıkları örtülü ve kirli faaliyetler,TÜRKİYEYİ bir 12 eylül darbesine götürdü ve şu anda çektiğimiz hala bir çok sıkıntının aslı o günlerde  memleket için tornistan edip bilemediğimiz suyun altındaki süper güçlerin ve onların oyuncularının savaşlarıdır.Bunlara şahit olduklarımı ve içinde yaşadıklarımı sizlere zamanı geldiğinde bir gerçek reel hayat hikayesi olarak yansıtıcam.
Bugüne gelirsek aynı benzerlik bugünlerde yine sahnede,belki yöntemler farklı olsada oyun versiyonu değişmiş şekilde aynı.
Sayın MEHMET ALİ AĞCA bile tekrar sahnede sanki 1981 yılı gibi aniden gözümün önüne geldi.
Arkadaşlarım uzun bir AK parti hükümeti ve sistemde çok büyük değişiklik ve sizlerin bilemiyceği devleti yöneten büyüklerimizin siyaset sahnesine girişlerinden itibaren kendileri ile beraber arkadaşlarının kendi aralarında paylaştığı,yaşadığı bazı büyük uluslararası SIRLAR bir dönemden sonra MİLLİ menfaatler için vatan için , gemiyi tornistan yapıp yeni limanlara ve denizlere açmak siyasetçininde kendisine büyük zorluklar getirir o ülkede yaşayan insanlarda bu sıkıntıları anlayamayacağı veya ona aksetmesi basit tarzda olucak şekilde yansıması olur, ama derinde oynayan yapılar,insanlar ve guruplar bu kozmik ve gizli olayların aslının ne olduğunun bilgisi ve yaşanması ile hayatlarını devam ettirir.
Derin BATILI dünya güçleri tamamen artık AK parti hükümeti,sayın CUMHURBAŞKANI ve sayın BAŞKANI hedef aldılarsa bu ülkedeki menfaatlerine ters düştülerse bu hükümet ve yönetenler ülkenin ali menfaatleri için çok keskin çalışmalar yapıyorlarsa büyük HEDEFE girmişlerdir….
                                    

Ama işte şimdi daha entresan keskin bir hadise var oda şu çok belliki meclis yapısı ve beş ay sonra gidilebilecek şeçimden AK partiyi elemine edicek başka bir parti aritmatiği yok TÜRKİYEDE buda şunu gösterir,ancak ve ancak BATI kendi isteklerini gerçekleştirebilmesi  için bu iktidarı götürmesi veya başındakilerden kurtulması için şeçim ile bunu yapma  şansı kalmazsa ne yapabilir??
Savaşın bir boyutuda Batının RUSYA ile ekonomik ve enerji savaşı buda işte bu derin güçlerin çarpışmasını arttırıyor,ve birde ortadoğudaki komşularımızın durumu içimizdeki ayrılıkçı kürt hareketinin barış müzakereleri ve uzlaşma formülleri bunların hepsinin tam tersine bir istikamete dönmesi AMERİKA ve ortağı AVRUPA,İSRAİL gücünün türkiyedeki ve bölgedeki hegomanyasını kaptırmamak için neler yapabileceğini düşünmek gerekli,şeçimle indiremiyceği güce artık tükenmiş son çare olarak ne yapabilir..??
                                      

Arkadaşlarım farkında değilsiniz,TÜSİAD ın sayın       CUMHURBAŞKANIMIZ ile açıklamaları sonra sayın BAŞBAKANIMIZLADA ağır bir polemik konusuna girmeleri ve bu restleşmede geri adım atmamaları çok ciddi bir düşündürücü konudur,yani bu insanları sadece işadamı olarak düşünmeyip AMERİKA ve BATININ da yakın ilişkileri olan, bir birlerini tamamlayan yapılar olarak düşünün..
Ve yine bugün çok önemli olarak  AMERİKALI ORTADOĞU UZMANI GRAHAM FULLERİN düşündürücü hükümet ile açıklamaları bize şunu
Gösteriyor.
Bu insanlar evlerimizde kaderlerimizi ülkemizde sistemleri bu 55 yılda bir çok kere değiştirmişler,şu anda normal şartlarda AK parti hükümetini normal şekilde şeçimle indirmek imkansız olduğu belli neye güvenerek çok rahat bir şekilde 2015 de hükümetin kalmıycağı gibi tehdit vari açıklamalar uzun zamandır yapıyorlar..?
                                       

Batılı derin diplomasiyi ve RUSYA derinliklerinden gelen açık söylemlerin arka planını iyi bilirim,çünkü o TORPİDOLARIN burda hedeflere çarpmasında çıkardığı bir gürültü vardır,içimizdeki o toplu çıkan kakafoniyide çok iyi değerlendiririm,bugün çok güzel beğendiğim bir hanfendinin dediği gibi ömrüm bu uğurda TOZ ,DUMAN oldu…
Sayın RUSYA DEVLET BAŞKANI VİLADİMİR V. PUTİN beyefendinin sayın CUMHURBAŞKANIMIZ için ona çok güveniyorum DELİKANLI LİDER demesi TORPİDONUN güdümlü nerelere gidip çarptığının büyük göstergesidir…
Çok dikkatimi çekti bazı kimselerin basında pervasızca KADDAFİ,SEDAT gibi açıklamaları yabana atılacak,kulak arkası edilebilecek konular değil.
Batılı konjöktür tuzak hazırlar zamanını bekler,bazen DEVLETİ yönetenlerde bu tuzaklara gelir batılı tuzağı yiyen devlet adamlarına çabuk dokunmaz beklerki daha tepede vurup aşağıya indirmek çünkü daha yüksekten düşen lider ülkede daha büyük hasar vermeye sebeb olabilir,buda bu BATILI güçlerin işine gelir…
Bakın arkadaşlar BATI ve SİYONİZİM o kadar gizli adam yetitirip sahneye sokmak için bir kenarda bir mevkide,bir kurumda tutuyordurki deviriceği insanın yerine anında koyacağı kişilik bile hazırdır…
Hatta şu günün şartlarında,çokda eleştirtip,hakarete vardırıcak kamuoyunda baskı altında tutuyordur,ama o BATILI gizli odakların JOKERİ odur,aniden iktidar veya yönetim koltuğuna oturduğunda herkes çok şokta olabilir.
                                                    

Yazımı bitirirken tekrar ediyorum bu HÜKÜMETİ demokratik yoldan aşağıya indirecek gelecek beş yılda bir siyasi hareket yok,peki bu güçlere bu kadar rahat ve pervasız davranma gücü neye güvenerek geliyor.
BAŞARILI BİR ÇALIŞMA HAFTASI OLSUN.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.
                                       

4 Ocak 2015 Pazar

TERÖRLE SIRTAKİ…..

                                         

Sevgili takipçilerim, hepinize yine iyi pazarlar.Aslında yine benzer bir konuyu yazıcaktım fakat,eski emniyet istihbarat daire başkanı sayın BÜLENT ORAKOĞLU Cuma günki KANAL A televizyonunda bir açık oturumda yunanistandan sızma yapan veya burdan o yolu kullanarak Yunanistan ve Avrupa üzerinden  geçerek TERÖR trafiğinin bize açılımları ile ilgili konulardan bahsedince bende eski anılarım yirmi beş, yirmi altı yıl evvelki aklıma geldi,adeta hani EŞŞEĞİN aklına karpuz kabuğu düşer misali ,bende sizlere bir iki anılarımı karalayım dedim.
                                     

Seksenli yılların sonu ATİNA dayım zaman zaman yalnız kalıyorum,bu yanlızlıklarım döneminde geceleri özellikle PKK örgütünün toplandığı mekanlara gidip onlarında gündüzleri çalışıp geç saatlerde gece  istirahat ettikleri zamanlarında sohbet ediyorum….
Bayağı kendimi alıştırdım, genelde saat 22 sıralarında OMONYA merkezde 12 eylül 1980 darbesinde izmirden kaçarak yunanistana geçen DEV-SOL örgütüne eski üye  KEMAL isimli arkadaşın SOUFLAKİ(IZGARA ŞİŞ) 
ocağına gidiyorum,çok iyi bir candan arkadaş samimi olduk hatta bir gün olmuycak bir para sıkıntımda küçük bir şey hemen yardımcı oldu…
                                             

Tabi örgüt onun orda akşamları toplanıyor gece 22 den sonra soğuk bira şiş,köfte,sucuk sabah aydınlanana kadar devam ediyor.Tabi örgüt mensubları geldiği gibi ,yunan TEM şube(terör polisi)YUNAN GİZLİ SERVİSİ (KİP) onlarda belirli bir saatten sonra geliyorlar,çokta açık çalışıyorlar,bütün örgüt yöneticilerinden gurup başlarından her biri ayrı günlük rapor alıyor,tabi bu arada ordaki polis arkadaşlarlada samimi olduk adamlar ciddi anlamda beş lisan konuşuyorlar kürtçe,Türkçe bizden iyi çok iyi bir sistem kurmuşlar örgütede ekonomik kaynak sağlayıp geçimlerini sağlamak hemde illegal faaliyetlerinde lazım olucak parayı tedarik etmeleri için bir sistemli çalışma şekli kurmuşlar, tamamen ticari orda böyle kavga gürültü yok kesinlikle yasak.Örgüt eski binaların altlarını kiralayarak yatakhane haline getirmiş.LAVRİON kampından çıkartıp getirdikleri elemanları burda barındırıp,iş verip çalıştırıyorlar paranın belirli bölümünü örgüt adına bu gurupların başları topluyor,kalan elemanın yaşamını idame etmesi için bırakılıyor.
                                   

Birde vaftiz olup ORTODOKS HİRİSTİYAN olanlar var bunlarda geçici vatandaşlık alıyorlar herbirinede o yıllarda 150.000 drahmi maaş veriliyor,o yıllarda iyi bir paraydı.Tabi bu arkadaşlar,isimleri panayot,hiristo olmuş resmi kağıt üstünde kendi aralarında hasan,hüseyinde evrakta panayot…)))!!
Tabi geceleri vur patlasın çal oynasın bende parayı bol  harcıyorum etrafıma topluyorum hepsine,bira,yiyicek ,sigara ısmarlıyorum ilgi alaka çok büyük sevdiler beni.Hiç unutmam ağbi bize TÜRKİYEDEN MALTEPE sigarası getir derlerdi eğer müsait olursam getirirdim çok sevinirlerdi.Sigara dolu, adam örgüt PKK ama MALTEPE hasreti çekiyor.)))
Arada TEM polisinden COSTA isminde bir arkadaş vardı,eline geç saatte soğuk bira  cips alır gelir orda değilsem başka yerde bulur sohbet ederdik.Benim arkadaşlarda kendi arkadaşlarım takılırdı ZEKİ yine memleket hasreti basmış geceleri duyuyoruz ÖRGÜTÇÜLERLE sabahlıyormuşun,vallahi öyle….
                                               

Bir gün üç tane KAHRAMANMARAŞ ELBİSTANLI örgütçü ile sohbet ediyorum,dedim nasıl buraya geldiniz.
Dedi ağbi,biz ELBİSTANDA ekonomik  olarak çok sıkıntıdaydık,dediler ÖRGÜT ATİNADA iş veriyor,ordan avrupaya gidilmesini sağlıyor özellikle,FRANSA ve ALMANYAYA bizde sıkıntıdan dolayı aklımıza yattı,bodruma geldik ordan küçük bir kayık kiraladık şaka gibi e dedim,markettende sağlam alışveriş yaptık yavaş,yavaş kürek çekerek karşı adaya İstanköy(KOS) adasına yavaş yavaş kürek çekmeye başladık ama açıkta akıntı bizi bambaşka yere attı,kaybolduk denizde artık dua etmeye başladık en sonunda karanlıkta tesadüf bir tekne yat gördük içinde insanlar sohbet ediyor ona yanaştık bunlar bizi görmeleri ile feryat figan bağarıyorlar korktular,çığlıklar sakinleştirmeye çalışıyoruz lisanımız yok anlamıyorlar en sonunda uzun zaman sonra el yordamı ile sakinleştirdik derdimizi anlattık,o zaman inandılar,bize yardım ettiler bizi tekneleri ile sabah küçük bir yunan adasına bıraktılar.Orda polis bizi tutukladı iki üç gün nezarette kaldıktan sonra bizi ATİNA lavrion kampına götürdüler,bir müddet kaldıktan sonra,işte bu tanıştığın örgüt mensubları bizi ordan alarak buraya getirdi.Şimdi bizim işimiz çöplerden alimünyum içecek tenekelerini toplamak.
                                            

Bir gün yine aynı mekanda DEV SOL cu KEMAL le konuşuyorum,dedim TÜRKİYEDE yakında af çıkıcak artık dönersin memleketine izmire,bana bir baktı ben dedi MANYAKMIYIM ne işim var memlekette,izmirde.
Niye aslanım vatanın değilmi,ağbi yedirme bana vatanını ben burdaki çevreyi nerde türkiyede yapıcam,görüyorsun,tüm örgütü,kılı tüyü burda yunan devleti desen hepsi benim yanımda e ben burda evlendim,birde çocuğum var ellerinden öper,yunan vatandaşıda oldum,ağbi naparım ben izmirde.
Bak sana eşimin çocuğumun resmi gösterim,bizim kemal 1. 60 boylarında sarı ile kahverengi karışımı çamur gibi bir arkadaş ağbi resme bir baktım kemalin yanında bir bayan 1.70 boyunda şerefsizim ORNELLA MUTİ nin ATİNA şubesi birde tatlı küçük bir çocuk,resmi kemale geri verirken KEMAL kesinlikle  memlekete dönme senin ne işin var,TÜRKİYEDE manyakmısın kardeşim bak dalgana dedim.
İçime bir kurt girdi ulan bizdemi burda kalsak.))))))
                                             

Daha sonaraki bir zamanda bir gece SELANİK otobüs terminalinden istanbula dönmek için otobüse biniyorum,binmeden evvel bir iki dublede attım,piste bir hava yağmur yağıyor otobüse ayağımı attım buruşuk takım elbiseli pardüseli gözlüklü elli beş yaşlarında bond çantalı bir bey ZEKİ nasılsın dedi,hayırdır ağbi nerden tanışıyoruz.
Dedi adım ORHAN ATİNA TÜRK BÜYÜK ELÇİLİĞİ hukuk müşaviriyim,iyide beni nerden tanıyorsun dedi sen merhum OSMAN beyin oğlu değilmisin evet,babamı nerden tanıyorsun,bir bölgede bir avukatların ismini verdi BARODAN eyvallah yakınlarımız ama ben uyandım amcam eski TÜFEK MİT çi.Buluşmayı organize etmişler.))
                                         

Sıkıntı ne ORHAN bey dedim ZEKİ bu üç arkadaş ÖRGÜTÇÜ ama pişman olmuşlar,gelip ATİNA büyükelçiliğine sığınmışlar benim işim bunları sınırda TÜRK POLİSİNE teslim etmek.Tek tabanca bu angarya işi bana verdiler bunların yolda ne b…. Yiyecekleri belli olmaz ikisi yanyana oturuyor sen koridorun yanında öbür üçüncü kişiyi cama dayandırarak otur,bende tam arkanızda oturayım.
Başka bu tamam ,dedi bunları evrakları hazırlanacak,onlarıda bunlara verdiğimiz geçici pasaport bilgileri ile sen doldur benim gözlerim iyi görmüyor.                              

Ulan bizim elçilik adam başıda örgütçülere 100 bin drahmi ödenek vermiş yolda yesinler diye.Bazı konaklamalarda örgütçülere bakıyorum para bitsin diye bol bol harcıyor.))))
Orhan beye sordum bizimkiler napar bunları hiçbir şey yapmazlar üç gün tutarlar işe lazımsa kullanmak için ona göre bir iş çıkartırlar baktılar işe yaramaz salarlar giderler memleketlerine…
Neyse YUNAN hudundan geçtik köprü bitti daha bizim gümrüklü sağaya girmeden köprü başı EDİRNE TEM şube araçları gelmiş,teslim ettik teşekkür ettiler direk gümrüktende hızlı geçerek,istanbulun yolunu tuttuk.
Rahmetli baban çok delikanlı adamdı diyor,içimden gülüyorum,bakalım bir daha nerde nasıl karşılaşırız diye,hakikaten üç dört yıl sonra İSTANBULDA YUNAN masasının bir işine maydonoz olunca yine baktım ORHAN dayım beni kontrolde,farkettiğimi anladı transit uzadı.
                               

Hepinize tekrardan iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

2 Ocak 2015 Cuma

SÜREYYA PAŞA….

                                     

Sevgili arkadaşlarım ve takipçilerim hepinizin mübarek Cuma gününü ve mevlit kandilinizi kutlarım.
Yıl 2009 artık tamamen yataktan kalkamaz vaziyetteyim,93 kilo dan kısa bir zaman içinde 53 kiloya düştüm.
Süreyya paşa hastanesinde yatıyorum,tedavi ediyor doktorlarım allah hepsinden razı olsun,büyük çaba gösteriyorlar.
İşte hastalığım esnasında bir müddet sonra yârim kilo bir kilo aldığımız zamanlar seviniyoruz iyi oluyoruz diye.

Bazen koluma girip çok sıkıldığımda hastanenin en alt katındaki kafeteryaya götürüyorlar,biraz havam değişiyor.
Yine öyle bir gece kafeteryada televizyona bakıyorum dönemin GENEL KURMAY başkanı sayın İLKER BAŞBUĞ paşamız televizyonlara birifing veriyor elinde LAW-1 marka ABD ordusu menşeli bunlar tabi uzun yılardır bizdede MKE(MAKİNA KİMYA ENDİSTÜRÜSÜ) imal ediliyor,onun boşu ile sunum yapıyor.
Bunlar tek kullanımlık tanksavar silahıdır.Bize 1970 lerin başında geldi..
Sayım paşamız diyor malumu bu bir borudur,bunlarla ne yapılır diye tabi kafeteryada garson ve bir kısım az hasta paşamız doğru söylüyor dedi,müdahale ettim konuya girerek hayır paşamız doğru söylemiyor dedim…

Hepsi birden NEDEN dediler.
Bakın arkadaşlar çıkan silahlarda ve mühümmatta ne var.7x62 mm piyade tüfeği mermisi bol miktarda,bunların şarjörleri bir kısım boş law tanksavar silahı bunun iki katıda dolu kullanıma hazır law silahı.
Siz diyorsunuzki TÜFEK yok MERMİ ne yapar,BOŞ LAW silahı ile kim kime ne yapar,dolularıda kimse görmüyor,sis bombalarından bahseden yok hiç)))?
Anlatim size dedim,şimdi ben o boş law silahları ile sizleri alır Süreyya paşa ormanlığı içinde pratik şimdi size bu silahı nasıl kullanıcağınızı anlatır,eğitim verir yapıcağım gerçek eylemde sizleri konuya dahil ettiğim için angaje olduğunuz için DOLU LAW silahları ile eylem günü sizleri yönlendirerek istediğim şekilde kaos yaratıcı terör,sabotaj,suikast vs konularda kullanırım.

Bu kullanım esnasında yine metropol yerlerde SİS bombalarını kullanarak yaptığımız eylemlerde bize örtü sağlamasını,toplumda paniği artırıcı ,görsel renklendirici materyal olarak değerlendiririm.
PİYADE TÜFEĞİ mermilerine ve jarjörlere gelince,bunlarıda cunta faaliyetini götürdüğüm subay,astsubay arkadaşlarımla bulunduğumuz birlik depolarındaki piyade tüfeklerinden mühümmatın yeticeği kadarının örtülü bir faaliyetle dışarı çıkartır teçhizatı PARAMİLİTER elemanlarıma verip gömdüğümüz mermi ve jarjörlerle besledikmi,yapılan eylemlerden sonra tekrar teçhizatı toplar depodaki yerine geri koyarım.
Diyceksinizki tüfek çıkartan mermide çıkartır,arkadaşlar CUNTA faaliyetlerinde birlik içlerinde tüm personel konuya bilgi sahibi olmadığı için mermi mühümmat eksikliği bunun boş kovanlarının olmaması bile şuç ve delil teşkil eder.Ama piyade tüfeğini kullanır depoya kaldırırsın kimse TSK envanter depolarındaki malzemede eksiklik olmadığı müddetçe bir şey diyemez ama mermi eksikliği delil bırakır…!!
Tabi vatandaş benden bunları dinleyince hıııııııııııııııı dedi ve herkes kalkıp gitti.

Sonraki günlerde kafteryaya gittiğimde bir izzet bir ikram sağolsunlar..)))
Evet arkadaşlarım konuyu izah ettim sanırım dürüstçe bende taraf yok yukarda ALLAH var.
Şunuda söyleyeyim beni o durumlara getiren MİT üst düzey yöneticilerini ALLAHA havale ediyorum,allahın tokadı yok ama şöylede bir durum var ŞEYTANA tapana ALLAH ne yapsın?

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

1 Ocak 2015 Perşembe

KAYGISIZ YILLAR….

                                                       

2015 hepimize mutluluk,sağlık,bolluk nasip eylesin,tekrar yeni yılınızı kutlarım,bu kadarda yeter yeni yıl kutlamaktan bövvvv geldi yani….!!!
Arkadaşlar bu aralar havadan sudan yazmak istiyorum,inanın o kadar sosyal medya ve medyada ağır siyasi atışma varki,hasta etti.
Arkadaşlar bu hep diyorum APO operasyonu döneminde yediğim darbeden sonra kendimi bir türlü toparlayamadım manevi olarak.
                                        

Çok bu bende büyük manen tahribat yaptı maddiatı karıştırmayalım.
Yıl yine 2001 falan o yıllar yakın bir kankam,badi arkadaşım var astsubay altan devamlı beraber takılıyoruz,tüm ailece TSK görevliler,yiyoruz içiyoruz,sivil askeri gazino sağ sol hiç bulamazsak çırpıcı çayırında içki içiyoruz.Altan astsubay bulunduğu kuvvette çok tanınmış bir kişilik subay,astsubay,amiral herkes tanır.
Tabi birde ana üstümüz var oda DENİZ PİYADELERDEN oluşan içinde az teknik astsubay,sivil memur bulunduğu çok güzel sakin bir birlik.Birliğin komutanı deniz piyade  Fenerbahçe sevdalısı ERGİN albayımız,çok mütevazi,kibar ve centilmen yaşantısı olan değerli bir komutanımız.Bir sıkıntımız bölgede oldumu ERGİN albayımıza gidiyoruz sağolsun hemen her sıkıntımızı makulse gideriyor yardımcı oluyor.
ERGİN albayımızın özelliği kendi ve tüm alt subay,astsubay arkadaşlara Cuma günü komutanlık bahçesinde MORAL,MOTİVASYON sağlamak için mangal partisi yaptırtır mangalı ve ortamı hazırlayan er ve erbaş dahi kendi ortamlarında bizden uzak görünmüycek şekilde onlarda mangal partisinin içindedir.
                                           

Tabi alkol yasak olduğu için sivilde tek katılan benim,altan bir formül buldu,bardaklara petten su koyuyor niyetine RAKI veya VOTKA koyuyor bizde sek içiyoruz,formül uygun biz alkole dayanıklı adamız anlamıyor kimse….
Bir gün ERGİN albayıma sivilde bir mevzu var canımı sıkıyor onu izah ettim ederkende sivildeki o guruba çemkirdim,konuyu izah ederken.
Ergin albayım dediki ZEKİ ben sana başımdan yüzbaşı iken geçen bir hadiseyi anlatim,bak sen işi anla dedi,buyrun ERGİN albayım dinliyorum…
Ankara deniz kuvvetleri karargahında yüzbaşıyım bir sivil memurumuz var çok iyi insan kıt kanat geçiniyor,evinin kışlık kömürünü ankara dışından bir yer bulmuş alıcak benden bir vasıta istiyor,ama veremem yasak.
En sonunda kıyamadım bir vasıta ve iki askerle emir çıkarttım kendisine verdirdim evinin yakacağını gidip alsın diye.

Bunlar ankara dışına yolda giderken araç su kaynatıyor ve yolda kalıyor aracı yolun sağına çekip dışına çıkıyorlar aracın kaputu kaldırıp uğraşırken üç kilomete ilerdeki bir taş ocağında dinamitin fazla kullanımından dolayı yüksek basınçlı bir patlama meydana geliyor,ordan kopan bir kaya, ta üç kilometre uzaktan geliyor aracı kullanan askerin kafasına çarpıp askeri şehit ediyor….!!!
                                   

Tabi vukuat olunca askeri mahkeme ERGİN albay hakkında ve diğer personel hakkında dava açıyor ve ihale aracı tahsis ettiği için askeri savcı tarafından ERGİN ALBAYA kalıyor…
Ergin albay diyorki askeri savcı yakın arkadaşım arkadaş o arkadaşım gitti yerine bambaşka biri geldi hakimle beraber inan diyor vericekler cezayı ödüm patlıyor meslekte gidecek birde içeri giricez.
En son bitmesine yakın bir mahkeme celsesinde şurumu kaybetmişim patladım diyor HAKİM bey demiş,tamam ben bir hata yaptım,araç tahsis ettim…

Ettimde bu aracın yolda radyötörünüde benmi su kaynattırdım ,hadi onuda geçtim üç kilometre uzaktaki madende dinamitide benmi patlattım,ordan kayayıda benmi söküp getirip ERATIN kafasına çarptırdım!!!
Hakim,düşünmüş,düşünmüş savcıya bakmış gereği düşünüldü diyip hafif bir dişe dokunmuycak ceza verip beraat kararı vermiş.
Ergin albay diyorki o zaman bir anda kuş gibi oldum sanki üstümden kamyon yükü kalktı diyor,tabi o kelimeyi bitirirken A harfi ile başlayan bir cümle ile bitirmiş,sinir haliyle.)))))))
Zeki bu işler böyle adamı bir bağladılarmı dedi tabi ben bunu dinleyip sek rakıyı çekince  biraz kendime geldim keyiflendim..))
Ardan bir zaman geçti oturuyorum bir yerde em. PİYADE ATILGAN yüzbaşı geldi tesadüf, ZEKİ sen bir ERGİN albaya ziyarete git hayırdır ATILGAN yüzbaşım dedim,yav dün birliğindeki Eratlardan biri birlik depolarının birinin üstündeki eternetin kırılması ile boş deponun içine düşmüş erin orda olduğundan kimsenin haberi yok,eee dedim bölük sayımı yapılıyor ortada yok,başka bir erat Allahtan diyorki, depo damına çıkıcaktı bir gidip bakıyorlarki depo damı kırık asker depoda kanlar içinde yatıyor,bakmışlar nabzı atıyor hemen askeri hastaneye kaldırmışlar….
                                       

Gidelim ERGİN albayımın ziyaretine ALTAN astsubayı aradım bulunduğu birliğe dedim böyle bir durum olmuş gidelim,okey dedi.
Atladık arabaya gittik birliğe ERGİN albayın makamında geçmiş olsun dedik,dedi devamlı hastane ile irtibatlıyım ALLAHIN izni ile kurtarıcaz diyor doktorlar ,hakikaten ERGİN albay bir ayda eratı kurtardı ayağa sapa sağlam kaldırdı,tabi asker olması genç olmasının büyük önemi var,ERGİN albay erata çokda bir uzun hava değişimi verip eratı memleketi erzuruma sağ salim yolladı.
Aradan uzun zaman geçti bir gün bir baktım altan astsubay geldi nevaleleri almış votkamızı,sebzemizi,meyvemizi içiyoruz ZEKİ dedi biz bu ERGİN albaya bir daha gidelim başsağlığına,hayırdır ne oldu ALTAN dedim,oğlum o hava değişimine giden erat varya damdan düşüp ağır yaralanan kurtulan evet dedim.
Evde kahvaltısını yaparken aniden düşüyor HAKKIN RAHMETİNE kavuşuyor,nasıl ya dedim.Yapılan incelemede kalbe bir kan pıhtısı gitmiş giden yolu tıkamış kalbi durdurmuş…..???
ALLAH RAHMET EYLESİN tüm şehitlerimizin mekanları cennet olsun.
Bazen böyle hadiselerde vuku buluyor,böyle çok birde canlı şahit olduğum hadiseler oldu eserse yazarım.
                                         

ALTAN astsubayla maceralarımız bir dönem televizyonlarda TRT 1 döneminde KAYGISIZLAR diye bir dizi vardı ona benzer…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

                                                                                                    01.01.2022                           A...