20 Şubat 2014 Perşembe

ÖLÜMÜ GÖSTER SITMAYA RAZI ET……


Sevgili arkadaşarım,size herşeyi açık yazarım olmaz bu sıkıntılarda,kısa kendimi anlatim ben hiçbir dini cematle veya her hangi hiçbir ideolojik akımla ilşkim yok neden bunu özellikle belirttim,zannedersiniz tarafız kesinlikle değil SOSYAL anlamdada çok laik kesimin içinden gelen bir insanım DEMOKRASİYİ ülkede sağlamlaşsın istedik sanırım olmadı bu son 10 yılda bunu başaramadık…….
Bakın suyun altındaki geşilşmeler son 10 yılda çok başka,artık laiklerle başlayan çatışma,şimdi belirli cematlerle devam ediyor ve bu arada şu yapılıyor DEMOKRASİYİ askıya tek taraflı alan yasalar çıkartılıyor,iyi yapılan hadisede iyi diycez kötü yapılanda kötü.
En son çıkarılmak istenen MİT yasayı ile TÜRKİYEDE son 10 yılda şuç işlemiş belirli bir yapıyı aklamak bundan sonrada şuç işlemesini kanunlar çerçevesinde devam etmesini sağlamak.
Kısa açmıyorum bu İSTİHBARAT Yasası son 1 yılda MİT müsteşarı ve yakın çalışma arkadaşlarının mecburen önlerine gelen kendi çalışmalarındaki şuç izlerini örtbas etmek ve kendi  yöneticilerini ve kendi işliycekleri ilerdeki şuçları YASAL kılıf içine sokmak.
Şimdi belirli bir cemate ABD ile ilgili dinlemelere dayanan bir sayın BAŞBAKANIMIZIN söylemi var diyorki şuçu ABD üstüne atıyorlar, ABD üstüne şuç atmasına kimsenin gerek yok çünkü ABD ve çalışma ekipmanı elini kolunu sallayarak bu işleri yapar ortamı tertemiz yapar işi bittimi olay yerinden ayrılır gider onların kimsenin korumasına ihtiyaçları yok.
Bakın insan çok genç yaşta çok büyük yerlere gelebilir,insan yine uzun yıllar devleti yönetir en tepe makama gelir ama bendeki bu 100 yıllık devlet tecrübesi insanların sonralarınada çok önem vermeleri, POLAT ALEMDAR söylemi bazı yerde işlemez SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ politikası  her zaman geçmez.
Bakın KOZMİK ODAYA girebilirsiniz bunun nedenlerinide kimselere söylemeyebilirsiniz yanlış yapılan şey muhakkak sanırım BAĞDATTAN döner……………….?
SAYGILARIMLA..

ZEKİ ARSLAN…

18 Şubat 2014 Salı

TURPUN BÜYÜĞÜ…………!


Sevgili arkadaşlarım canım yazmak istemiyor,kusuruma kalmayın.Bir büyüğümüz çok enteresan bir laf etmişti geçen yıl çok gülmüştüm,devleti nerden yöneticez diye…..
Bir dizi vardı PARS NARKOTERÖR diye orda HAŞHAŞİLERDEN dizinin başlangıcında bahsetmişlerdi…
Zamanında SEVGİLİ ANACIĞIM TANSU hanıma bile iftira çaktılar,bunlar her kılığa girer…
ZAMAN herşeye kadir olmalı ALLAHIN ADALETİ HAK,HUKUK,DOĞRUDAN yana olmalı.
Şimdi değerli bir gazetemiz YENİŞAFAKTAN bir kısa haberden alıntı koyucam,ama hemen herkesi şuçlamayın bazen gördüğünüz,duyduğunuz bile sizi yanıltabilir,YAŞAYARAK,FİLİTRELEYEREK gelicen…………..?
YORUMSUZ…….?
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 265851 sicil sayılı Komiser olarak görev yaptığım 2008 yılı Eylül ayında, Fethullah Gülen Cemaatinin İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde kümelenmiş üyeleri tarafından tutuklanarak cezaevine atılmış, ardından da mesleği ve Türkiye'deki tüm hayatı elinden çalınmış bir mağdurum.'
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..

17 Şubat 2014 Pazartesi

SAĞIR ODA GERÇEKLERİ……..

         

Sevgili takipçilerim bugün yenişafak gazetesi yazarı çok değerli gazeteci sayın CEM KÜÇÜK beyefendinin köşe yazısı(emniyet ve yargı cuntasının elinde oyuncak olmak)rumuz taşıyan sayın CÜNEYT ÖZDEMİR ve sayın SONER YALÇIN beyefendileri eleştirirken onların yapımcılığını yapmış oldukları 36 bölümlük SAĞIR ODA dizisinde ırkçılık ve kürtçülük yapıldığını eleştirerek yazmış.
Ben size hadiselerini anlatim  o dizinin çekildiği  o günlerde dizinin rumuzunda bu dizi YAŞANMIŞ TARİHİ OLAYLARDAN esinlenerek yapıldığı ve dizideki KAHRAMANLARIN tamamen hayal mahsulü olup BİR KİŞİNİN HARİÇ …… olduğunu onuda dizinin bitimi ile açıklanacağını söyleyerek diziye başlandı ve 36 bölümde böyle gitti büyük bir seyirci kitlesi dizi topladı fakat 36. Bölümün bitişi ile dizi sonlandı ve öyle bir şekilde bitirildiki LOST dizisi gibi kimse bir şey anlayamadı ve gerçek kahraman açıklanacakken açıklanmadan dizi bitirildiği gibi bir dahada hiçbir kanalda oynatılmadı sadece internette diziyi bulmak mümkün oldu.
Gerçeğine gelelimmi 2004 yılında TÜRKİYENİN gizli işlerinin getirdiği kendi içinde büyük bir mücadele özellikle istanbulda olmaya başladı bu istihbarat dilinde KİRLİ OPERASYON ve çatışma dediğimiz bir hadise aslında bu hadisenin başlangıç startı yine 1999 yılı ve bazı yine kirli operasyonlar ben size mecburi içeriğini veremiyorum DEVLET İSTİHBARAT OPERASYONU gizliliği var,tabi bu bir çatışma ve ağır stres ortamında sürmeye ve çok stresli günlerin devam etmesine  sebeb oldu ve bazı yakın dostlarımızı kaybetmek zorunda kaldık….
Tabi tüm bunlar sonlandıktan sonra 2006 yazında KANALD televizyonunda bir DİZİ reklamı yapılmaya başlandı konusu 2.dünya harbinde NAZİLER ve bunların bazı ülkemizdeki kişilerle ilşkilerini konu alan,tabi tarihsel hadisenin içeriğini çok nadir bilen olduğum için şu anda ismini veremiyceğim bir gazeteciye bunun içeriğini ve nedenlerini yazdım.
Fakat çok entresan dizi başlamadan evvel etrafımda bulunduğum yerde bazı insanlar gelip tanımadığım uzun saatler farkettirmeden şahsımı izlediklerini fark ettim işkillendim fakat yaşları itibari ile ve tipleri itibari ile fazlaca çekinilecek bir hadise görmedim,fakat bir gece o zaman dizi başlamıştı fakat dizinin ortasında diziye giren bir kişi dizide UKRAYNA asıllı YURİ KRAKOV (kanlı kartal) kod adlı kişiyi  canlandıran sanatçı aynı dizideki kişi gibi etrafımda yarım saat dolaşınca çok tedirgin olmuştum hatta silahımı bile hazırlayıp tedbir almıştım neyseki bir şey olmadan gitmişti,sonrasında normal hayatta gördüğüm tüm kimseleri DİZİNİN içinde oyuncu olarak görünce bu bana bir KAMERA şakası gibi gelmişti ve  zaman zaman çok  güldürmüştü…..
Tabi o günlerde doğru yaşamla,sanal yaşam günler içinde birbirine karışınca bayağı zor günler geçirdim zaten o yılların günde 20 saat ayakta sadece üç,dört saaat uyku ile kalmam yoğun çalışma,stres,sigara ve alkol beni en sonunda yatağa ağır hasta olarak düşmeme sebeb olan hadiselerdendir…
Neyse dizinin geneli itibari ile doğru bilgiler üstünden yapılan bir tarihi olayı yine şahsım ve ailemi ilgililendiren  konuları işleyen bir dizi netice itibari ile şimdi olayın PÜF noktasını söyliycem bu dizide fazlaca sanırım TİCARİ bir menfaat beklenmesede ULUSLARARASI GÜÇLER dengesinde bilinçli veya bilinçsiz  YAPIMCILARININ belki farkına baştan varmadıkları TÜRKİYEYİ zor durumda bırakabilecek bir olguyu hazırlandığı dizinin son yedi,sekiz bölümü kala idrak ettim ve bu dizinin normal şartlarda bitmesinin ülkem açısında sakıncalı olduğunu farkettim zaten bu fark edişim 34. Bölümde ANKARADA MİT yönetiminide rahatsız etmişki onlarında dizinin ismini vermeden açıklamaları oldu ve akabinde MİT yönetimi banada bir personel yollayarak bilgilendirme yaptı.
Fakat burda sayın CEM KÜÇÜK beyin bugünki yazısında anlattığı gibi dizide bir KÜRT halkına karşı bir karşıtlık veya milliyetçilik yok hatta aksine DİZİNİN KAHRAMANININ NAZİLERE karşı olağan üstü bir mücadelesi var evet sayın PROFÖSÖR YALÇIN KÜÇÜK beyin dizide adı geçiyor,o hadise bile bizim aslında istihbarat açısından bazı yabancı gizli servislerin konumlanması ile ilgili geniş, büyük bilgi ve fayda sağlamış unutmayalımki MKE mühendislerinin şüpheli intaharlarıda gerçek hayatta o yıllara ve özellikle DANIŞTAY VE HRANT DİNK olayları o günlere rastlamış tüm bunlar bir bütünlük içinde sizlerin göremiyceğiniz ve yaşayamıycağınız bir DÜNYA içinde geçmiştir.
Sizleri bilgilendirmek zorunda kaldım çünkü LOGO olarakta sayın ORHAN KILINÇ beyin resimlerini dizide kullanıyoruz ama bırakında o kadar hakkımız olsun dilmi arkadaşlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

16 Şubat 2014 Pazar

TÜRK İSTİHBARAT BARONLARI……


Sevgili takipçilerim sizlere yazarken imla hataları ve cümle düşüklükleri oluyor özür dilerim iyi bir yazar ve edebiyatçı değilim rutin ve normal yazıyorum yazdığım gibi okumanız için sayfama koyuyorum.
Şimdi uzun zamandır MİT içindede bazı şoruşturmalar gittiği gibi benide nasıl bir türde vatan hainiyim diye inceliyorlar pek işin içinden çıkamadılar,çıkamazlarda onlarda olmayan bende çok olan şey var nedir o EĞİTİM, eğitim şart…?Gülüyorum…..
Arkadaşlarım tabiki MİT çok değerli yöneticiler olduğu gibi şahsiyetsiz,alçak ve başkalarının haklarına iftira ve komplo ile çeşitli kadınları ve çocukları kandırarak,şantaj yaparak bunu KENDİ kurduğu menfaat çetesi ile beraber hareket ederek devletin kozmik dokunulmazlık gücünü kullanarak çeşitli ŞUÇ şebekelerini sanki MİT 5. Kol faliyeti kapsamında göstererek özellikle BATI devletlerine yaptıkları taşoron görevini yerine getirmektedirler.
Abantta kartal yuvasında toplanan arkadaşlar falan diye bunlar sosyal medya vasıtası ile sızıyor,bunların MAK tı MUK  tu görevleri varsa arkadaşlar vatan görevi icra etsinler diye kurulmuş birimlerdir,bunlar bu şekilde sızdırarak KAMUOYUNDA korku yaratarak bunları sivil ortamda kullanan kişiler bu işleri tamamen maddi menfaatleri kendi cepleri için kullanıyorlar,hayırdır bu arkadaşlar gidip ırak derinliklerinde veya iran,suriye derinliklerinde bizim intikamımızımı aldılar…
Arkadaşlar ben burdan size söylerken 2003 yılı 11 temmuzunda aynı ne söylediysem 2004 yılında sayın dönemin MİT müsteşarına telefondan ne icrai faaliyetimi aktarsınlar diye söylemişsem zaten 2008 yılındada aktardıklarım maalesef dinleme tapelerine girerek mahkemeye intikal etmiştir.
Ekşi yoğurt yemedikki midemiz ağrısın, abdesimizden şüphemiz yok camiye gidemeyelim kimseden korkumuz yok meyhaneye gidip RAKIMIZI içemiyelim…
ŞANTAJCIMIYIZ biz arkadaşlar birileri plan yaparken zannetmeyin ilk düşündükleri MALI nasıl götürürüz,bunlar öyle sunum yaparki devlet büyüklerinide kandırır onlarıda hep şuça ortak eder BATININ direktifleri ile ülkede bir çok insana tezgah kurarlar,HÜKÜMETLERDE bunlara dahil…
Arkadaşlar türkiyede sahte kahramanlar,sahte devlet adamları vardır TEHLİKELİ işe gireriz geriden bakarlar ne olucak diye iş bittimi TEHLİKE ortadan kalktımı ortaya çıkarlar YEMEĞE ortak olmaya yada kendine göre eskiden kurduğu geriden sistemle vurarak arkadan MALI götürme dümenleri.Tabi bunları size ayrıyeten anlatıcam yalnız şu var komşu ülkelerin kadınlarına çok laf atarlardı o kadınlar derdiki asıl bu sizin adamlar GODOŞ hakkaten haklılar bunlar delikanlı işlerle iş yapamazlar KADIN satıcılığı ile DERİN işleri birbirine karıştırmışlar son üç yıldada dinimizi bu işlere bir takım elemanla ortak ettiler modaya uyarlar…?
Arkadaşlar gayrimüslüm diye ağzımız alışmış kısa ırkına küfür ediyoruz kolay oluyor zannetmeyin bizim ırkçı olduğumuza bizim kadar insana değer veren her insanla her ırkla arkadaşlık yapan olmaz.
Arkadaşlar bizim dedemiz YEMEN topraklarından babamız PARİSİN Saint nehrinin kenarında abdest alarak kardeşiniz ATİNA sokaklarında güzel kızlarla koşarak buralarda yazıyoruz bu DEVLETİN 1 tl sini yememişiz çalmamışız,çırpmamışız kalkmışlar şahsıma bu ağır DERİN TARİHİ KISKANIP son 1999 APO operasyonundan beri özellikle eskiyi saymıyorum arkadan iftira,komplo ile vurarak ŞEREFSİZCE bundan maddi çıkar sağlamışlar haksız kazanç elde etmişler ve ağır şuç işlemişlerdir.
Yarın öbür gün adıma yine atılabilecek iftira ve komplo operasyon olursa bilinki bu şerefsizlerin işidir bunları KAMUOYUNDA BASIN vasıtası ile görüp adam zannetmeyin bunlar şerefsizdir,bunların yaptıklarını bilseniz bunlara bu KOZMİK görevleri nasıl bu MİLLET tevdi etmiş utanırsınız….
Bu işleri sizlere yazıyorum sevgili arkadaşlarım söz uçuyor,yazı kalıyor herşeye eyvallah İFTİRA,KOMPLO,ŞANTAJ bu yapıldımı şahsıma affetmem diyceksiniz ağbi hukuka gitseydiniz arkadaşlar biz devlet terbiyesi ile büyütülmüş İNSANLARIZ  alttan çalıştık 3 yıldır 20 nisan 2010 dan  beri faliyetteyiz artık DEVLETİN adaleti kendiliğinden tecelli edecek bu ediliş esnasında duruma göre T.C KURUMLARINA ve bu kurum görevlilerine ağır yaptırımları duruma göre hazırlıyorum….
Hepinize iyi mutlu ve eğlenceli PAZAR günü dilerim….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

15 Şubat 2014 Cumartesi

MİT ‘E ÇAKMALAR…….


Sevgili arkadaşlarım bu aralar yazı yazmayı düşünmüyordum ama sabah sabah bir görüntü kaydı seyredince nevrim attı feleğim ikinci kere şaşırdı hatta şöyle dedim vay A……….!
Mit güvenliği altında resmi olarak GİZLİ OPERASYON  yapan TIR yükününü yedeğinde götüren MİT personeline ancak DÜŞMAN ORDUSUNUN göstereceği muameleyi gösteren devletin ŞEREFLİ ünüformasını yönetici konumda sırtına geçirmiş bu vatanın ekmeğini yediğini unutmuş bir takım YABANCI güçlerin uşağı olmuş insanların yaptığı hadise tüylerimi diken diken etti aklım hafızam durdu.
Arkadaşlarım,aynı muamelenin böyle sert olmasada hatta yumuşak olsada bizede yapıldığını gördüğüm ve bazı esnekliklerden yararlandığım için olayın daha iyi farkındayım.
Fakat bu konuyu defatle sizlerin önüne getirdiğim için sevinçliyim asıl DOKTOR benim o makamda oturan daha PRATİSYEN HEKİM…….
Şimdi bu operasyonu yapanlar bu işin ayakçısı,bunu TÜM yapıyı organize edenler bunların kimler olduğu ve bunların son kertede TÜRKİYE içinde kordine ettikleri BATILI istihbarat örgütütlerini türkiye içindeki kordine edilen yerlerdeki temasları çok önemli içerden bunların istihbarat aldıkları kişiler olmasa ve bunları eski MİT yapısından yani dindar guruplardan değil tam aksine CİA ve MOSSAD ile tarihsel ilşkileri olan guruplar olmasa bu operasyonları yapmalarına imkan yok.
Bize yapılan tamamen operasyonun bitmiş kısmı olarak tamamen MOSSAD tekniği ile STRATEJİK bir yapıya sokulması ve dışarda benim istihbarat faaliyetimi bu işin üstüne yönlendirmemle olayı TEK başıma kendi tecrübemle çözdüm…
Buda bize gösteriyorki dindar bir yapısı olan ismi üstünde hizmet faliyeti ile toplumun güvenini kazanmış bir büyük camianın kilit yönetiminin dahada üstüne çıkmış bir BATI istihbarat yapısı bir büyük ÜÇGEN oluşturarak paralel bir organizasyon oluşturdukları bunuda çeşitli kurumların içinden oluşturdukları guruplarla organize ettikleri ortaya çıkıyor.
Bu hadiselerde zafiyeti  ben bizi yönetenlerde buluyorum özellikle 2005 yılından itibaren BATI istihbarat servislerinin MİT,TSK,EMNİYET içindeki tarihi oluşumlarla yaptıkları KİRLİ OPERASYONLARI adeta görmezden gelip bunların önünde beş kuruş menfati olmayanlan insanları aksine bertaraf  edip etkisiz hale getirdiklerinde ve daha sonra çeşitli siyasi İLGALAR için devamlı manevralarla kendi yerlerini ve makamlarını sağlamlaştırmak için hareket edildiğinde kurumları düzelticeklerine bu kurumların içindeki çeşitli guruplardan faydalanarak SİSTEMİ yönetmeye çalışınca ister istemez ortaya böyle yeni OLUŞUMLAR,ORTAKLIKLARİ,KOALİSYON güçleri çıkıyor,ve bunlara karşı operasyon yapmak zorlaşıyor operasyonun sonu bizi ilgilendiren tarafı DEVLETİN BEKASINA zarar veriyor…
Arkadaşlarım açmadan giriyorum,bizim işimiz AHMET,MEHMET,HASAN,HÜSEYİN ile değil onlar gelip geçici DEVLETİ kalıcı sağlamamız gerekli.
TÜRKİYEDE STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) bir SİVİL DEVLET YÖNETİCİSİNE suikast yapılacaktı diye bir çakma senaryo ile giriyorsun ve 21 gün hukuku ön alarak inceleme yapıyorsun ondan sonra dışarı çıkıyorsun ORTADA ne suikast var nede girmenin bir nedeni var ama suyun altında vatandaşın bilemiyceği bir çok hadise var,İngilizce bir tabir vardır I am whatıng your my OFFICE….? Yani kısacası seni Ofisime bekliyorum….
İlk asılan insanı çocuktum evimizim çaprazında inşaat halindeki boş bir binada görmüştüm,hatırladığım bir ALMAN vatandaşı idi bizim dairenin hizasındaki 3.katta girdiği bunalımla kendini asmıştı,ALLAH TAKSİRATINI AFFETSİN…
2009 YILINDA NİSAN ayında 53 kilo hatanede yatıyorum,bir dışardan gürültüler geldi zorlukla balkona çıktım hastanenin baktım geniş ormanlık alanda bir vatandaşımız kendini asmış ALLAH RAHMET EYLESİN……..
TÜRK ATASÖZLERİNİ çok iyi değerlendirmek ve düşünmek lazım NEYDİM,NE OLDUM,NE OLUCAM……….?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..
http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=hS4BhrDL18E

12 Şubat 2014 Çarşamba

SAVAŞIN GERİSİ…..


Sevgili arkadaşlarım,bugün çok önemli bir yazı kaleme almış sayın MEHMET EYMÜR beyefendi malumu eski MİT müsteşar yardımcısı.Yazının başlığı paralel yapı tabi bu yazı şimdiye kadar 10 yıldır yazılmış tüm yazılardan bence çok daha önemli bugün derinde ne oluyor onun mesajını veren bir düşünce birikimini bizlere veriyor.
Tabi bu neden çok önemli sayın MEHMET EYMÜR bey kendisi istihbaratçı olduğu gibi merhum babası MAHZAR EYMÜR beyde bir istihbaratçı tabi tüm bu hayat kronolojisi çok büyük  önemli olanda NAMUSLUCA bir bilgi birikimi yaratıyor…..
Neden ben bu kadar sayın EYMÜR beyin dediklerine şahsımca önem veriyorum benimde aynı paralel tarihten gelen bir yaşantım olduğu için karşılıklı söylenenlerin doğru veya yanlış olduğunu çözebiliyoruz.
Hatta şöyle bile diyebilirim,1971 yılında sayın EYMÜR istanbulda teknik takip şube müdürü iken zannederim günde kaç defa sokağa küçük abdestimi yapıyorum onuda biliyor veya hatırlıyordur.
Yazının sonunda sayın EYMÜR bugün yaşadığımız çatışmada sadece sıkıntının ilgili camia ile olmasının mümkün olmadığını bazı gerçekleri görmemizi ve hükümetin ve yöneticilerininde TÜRKİYENİN bu hassas günlerinde çok akil davranmalarını tavsiye ediyor.
Ben bu fikre katılıyorum tabi yazının içeriğini burda anlatamıyorum ama çok ciddi tarihsel gerçekliği her ayrıntısıyla örnek veriyor.
Gelelim sayın BAŞBAKANIN bugün mecliste konuşmasını geneli ile ele aldığımızda çok doğru açıklamalar ama suyun altında oyun hiçbir zaman kürsüden anlatıldığı gibi değil SİYASET ve derinlerdeki devlet işleri çok farklıdır,ister kızalım ister darılalım fakat siyasiler içinde derin mekanizmaları yönetmekte sayın BAŞBAKAN benim görüşümle çok zayıf ve hatalı bir idare şekli var bu aslında iktidarın başından beri olan bir hadise fakat günü birlik idare ediliyordu çeşitli manevralarla şu anda manevra imkanı içerde ve dışarda çok sıkıntılı bir dönemde olduğu için artık çeşitli meselelerden dolayı hadiseler su üstüne çıkmaya başladı ve bu sayın BAŞBAKANIN şahsını ağır etkilemeye başladı.
İstiklal savaşı yapıyoruz dediğimizde ben O İSTİKLAL harbini kaybettim o esnadada kimse yanımda yoktu çünkü konjöktür,siyaset ve maalesef menfaatler GÜÇLÜDEN yana tavır koydukları için biz yalnız ve zayıf kaldık haklıda olsa haksız çıktık ve şuçlu olduk.
Onun için İSTİKLAL harbi yapıyoruz diyenlerin ben savaşı kazanacaklarını istesemde zannetmiyorum,çünkü labaratuar ortamında karşı taraf deneyi başarı ile tamamladı aslınıda tamamlayacak..?
Merhum ADNAN MENDERES yine MERHUM TURGUT ÖZAL  ve sayın BAŞBAKANIMIZ TAYYİP ERDOĞAN bey ile ilgili karşılaştırmalar yapıldığında sayın EYMÜR bey tabi o tarihlerden yazmış çünkü vakıf bende vakıf olmasamda bazı gizli olayları dinlediğim için bazı bilgiler vakıf olmasamda geçmişten gelen anlatımlarla bildiğim olaylar var.
Mesela 1960 darbesinin bir İNGİLİZ planı olduğu ve MERHUM MENDERES ve arkadaşlarının yassıadada yargılanma sürecinde GİZLİ OTURUM yani celselerdeki görüşmelerin hala DEVLET sırrı kapsamında olması gibi.
Darbeye giden sürecin harcamaların çok fazla olmasından dolayı MARŞAL yardımının kesintiye uğraması ve bunun SSCB karşılanmak için yapılan girişimlerin darbeyi getirdiği.
TURGUT ÖZAL beye geldiğimizde o zaman gençliğimin fırtınalı dönemleri fakat işin içindeyiz ve yaşayarak hem öğreniyoruz hemde çalışıyoruz,TURGUT bey devletide özel sektörüde iyi bilen bir insandı,hatta birkaç anımı anlatım bizim çıraklık yıllarımız BAŞBAKAN ve CUMHURBAŞKANIMIZ iken önemli devlet erkanının yakınlarını sıkan bazı olaylar gelişip dönemin emniyetinin konuyu çözebilme imkanı olmayınca  ÖZEL birime emir verdirerek KÖŞKTE konunun çözülmesi için talimat veriyor konu bir şekilde istanbulda halledildi ekip içinde bende vardım,sonrasında ama şahsıma gelen bir istihbarat ayrı bir kanaldan sayın CUMHURBAŞKANIMIZA da gidince doğruluğu teyit oluyor sonra TURGUT bey bu kişiyi köşkten uzak tuttu fakat biz sağ sağlim bu üst düzey devlet erkanının yakının sıkıntısını çözdük.
Yine bir büyüğümüz olan beyefendiye TURGUT bey emir vererek NAİM SÜLEYMANOĞLUNUN BULGAR HÜKÜMETİNCE lisansının serbest bırakılması için tevdi edilen miktar çeki ELÇİLİĞE götürerek verdirdi ve NAİM SÜLEYMANOĞLU beyin olimpiatlarda önünü açarak TÜRKİYEYE ALTIN MADALYA getirmesini sağladı.
Sayın SÜLEYMAN DEMİREL beyefendininde yine yakın bir arkadaşı  devlet adamı kişinin bir sıkıntısını istanbulda ekibimi kendim kurarak hallettim,yani kısacası devletimizin tepesinden aşşağıaya akan bir çok gizli ve çok gizli,kozmik  olaylar içinde  ALLAH bulunmamızı nasip etti.
Bugün sayın BAŞBAKANIMIZIN çeşitli guruplardan yakınmalarını devlet terbiyesine yakışmıycak olayları kendisinin ağzından  dinleyince aslında bu edepsizlik ve haysiyetsizliğin çok evvel hedef alınan kitleden değil , çok evvel yozlaşma başladığını biliyoruz fakat bunun dur duraksamaz önü 1999 APO operasyonu ile adeta çıkartma alanına kapak atan gemiler gibi açıldığını ve o kadar basitçene,şerefsizcene işler yapıldıki hangi birini sayıcaksın,bugün yakınılan olaylar ben tarihinde görmedim uzun yıllardır KADIN,ÇOCUK tehditi,ŞANTAJ vs tüm pislik işler yapılmakta,DERİN işlerin adeta suyu çıkartılarak DEVLETİN bekası ile oynanmaktadır.
Özellikle MİT için  sayın EYMÜR beyin bir tv programında KURUMLAR İÇİNDE en temiz kurum olarak adlandırılırdı 1990 lı yılların ortasına kadar fakat sonrası bir felaketler zinciri ve bu en çok hayatlarımıza büyük darbe vurdu,maalesef.
Evet yılların yukarda saydığım tecrübeleri ile ve sayın MEHMET EYMÜR beyinde geniş  anlamlı tecrübeleri ile bu yozlaşmadan kaynaklanan bir büyük ÇAMUR DERYASININ netice itibari ile geçmişte bunun önüne set koymayan sadece perde koyan AK PARTİ iktidarının üstüne yığılacağı gibi bir görüntü var.
Bugünlerde PİSİKOLOJİK HAREKAT olarak sanki birileri müstehcen kasetler yayıcakları görüntüsü ve duyumları etrafa haber olarak yayılsada aslında çıkacak bir kasetin çok derin bazı konuşmalar ve görüntüler siyasi anlamda vereceği kanatı taşıyorum.
2008 yılının temmuz ayında şimdiye kadar hiç olmamış bir hadise ABD istanbuldaki başkonsolosluğuna bir saldırı olmuş 3 güvenlik görevlisi şehit olmuş eylemi yapan üç kişiden ikisi çatışmada öldürülmüş biri yakalacağını anladığı an intahar etmiş onları olay yerine getiren kişi ERGENEKON TERÖR örgütü davasından yargılanmıştır.
O günlerde burayı hedef alan bir saldırı çok dikkatimi çekmişti aslında bu bir MESAJ saldırıydı tabi bu mesaj başarılı olmadı ama saldırıyı yaptıranların SİLİVRİDEN bazı bağlantıları tespit edilsede olay kapatıldı buda bende şu intibayı uyandırdı tabi bu camiayı tanıyan bir kişi olarak acaba geçmişte TEKNİK,TAKİP yeteneği olan bazı kimseler bazı ÖZEL bilgilere sahip oldular bu hadiselerin arkasında ABD İstanbul konsolosluğunda geçmiş bazı bildikleri görüşmeler var ondanmı oraya DİREK böyle bir terör eylemi yaptırarak mesaj vermek istediler.
1999 MART ayındaki APO,H.A.U ALBAYIN görüşmeleri şimdi bugünlerde sızınca insan düşünmeden edemiyor.
2003 yılının ekim ayında başlayan KURTLAR VADİSİ dizisinin geçmişten bu kadar bilgi vermesi bazı insanlarında geçmişini ve yaptıkları anlaşmaları bilebilecek ve bunları ŞANTAJ meselesi olarak kullanacak çok DERİN GÜÇLERİN olduğunu bize gösterir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

10 Şubat 2014 Pazartesi

PARALEL KASET……!


Sayın BAŞBAKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyefendi,geçekten ülkemize tarihi uzun yıllar konuşulacak BAŞBAKANLIK yaptı.
Sayın başbakanımızın 11 yıldır gözlemlediğim tek zayıf bilgi birikimi DERİN DEVLET yapısı ve işleyişi entirikaları konusu,bu konuda yeterli alt yapısı olmadığı için entirikalarını derin  yapıların kestiremiyor,o zamanda bazen istemeyerekte olsa algı farklılığından DOST,DÜŞMAN tanımlaması yanlış yapılabiliyor.
Nerden geldim buraya sayın BAYKAL beyin kaset komplosunda paralel yapının parmağı olduğuna dikkat çekiyor,bu kısmen doğru olsada geniş anlamda maalesef doğru değil sayın BAŞBAKAN burda benim yaşadığım doğrularca yanlış bilgilendiriliyor.
Neden o günün emniyet camiası içinde aksiyonel olarak CEMAT yapısından bazı önemli görevliler kullanılsada bu operasyon bir TÜRK ve BATI istihbarat örgütlerinden yapılanmış yerli taşoron olarak fakat son noktasında BATININ kadrolu mensubu olan istihbaratçılardan oluşan aksiyonel bu konularda örgütlenmenin işi.Şimdi burdan isim ve kuruluş adı veremem ama çağarsın MİT müsteşarı MAKAMINDA anlatim kendine bağlı daha sonra bu işin peşine düşen teknik takip tarassut şube görevlilerininde nasıl yanıltıldığını anlatim…….?
Arkadaşlar gelelim haticeye BİZİM UŞAKLARLA,BATILI gizli servisler öyle çalışırki dükkanı açarlar kapanana kadar bir çok satışı yaparlar iş bitti kar elde edildimi kapar mekanı dağatır iz bırakmıycak şekilde giderler…
20 nisan 2010 tarihinde 4 nolu cezaevine sayın TUNCAY ÖZKAN beye yazılmış mektupta tüm Baykal kaset meselesi şifrelenmiş fakat çok basit şekilde anlatılarak C.SAVCILARININ eline geçmesi için atılmış bir mektup.
Ne oluyor arkasından bu mektubu atan ZEKİ ARSLAN beye paralel yapı 2 gün sonra evini basarak operasyon yapıyor hiç alakasız bir durum ne ilgisi var evi didik didik aranıyor bir şey belge olarak çıkmıyor,emniyete gidildiğinde dokuz yıldır yüzünü görmediği MİT Erzincan ünüte başkan yardımcısı eski bir tanıdığı ve onun ekibi ile karşılaşıyor,İTO başkanı SAYIN MURAT YALÇINTAŞ beye ŞANTAJ meselesinde,ŞAŞIRIYOR anlam dahi veremiyor.
3 GÜN tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılıyor fakat paralel yapının öyle bir şey yaptığını kendi hakkında bir şeyi  öğreniyorki TÜRKİYEYİ bu konu şavaşa sokabilecek bir duruma heran getirebilir ŞOK oluyor….
10.05.2010 tarihinde tahmin ettiği gibi sayın DENİZ BAYKAL beyin kaseti patlıyor,hemen arkasından MAVİ MARMARA baskını geliyor,onun arkasından şeçimler arifesinde MHP karşı kaset operasyonu gerçekleşiyor,EVET arkadaşlar bu sadece dediğim gibi paralel yapının icratı değil,bu hadise asıl beyin noktası tarihten gelen özellikle seferberli yapısının MİT içindeki önemli bir ATATÜRKÇÜ laik kadronun BATIDAKİ ilşki ağı ile gerçekleşen sanırım kaset çekimleri ANKARADA olsada yılların İSTİHBARAT UZMANI olarak bu çekim organizasyonunun özelikle STRATEJİK senaryo hazırlanması ve filme alınması konusunda MİT ve NATO konseptinde seferberlik üst paralel yapısının misyonu ile yapılmış burda PARALEL cemat yapısı olayın sadece POLİSİYE yanına bakıcak şekilde bir koordinasyon görevi yapmış,POLİSİN baskınlarında özellikle POLİS şeflerinin çok KOZMİK bir CD peşinde oldukları,bunu ANKARADA bir telefonla üst makama bildirdiklerinede bizzat şahit olmuşum.
Kısadan hisse DAMDAN DÜŞENİN HALİNDEN DAMDAN DÜŞEN ANLAR….NASRETTİN HOCA.
Arkadaşlarım uluslararası alanda o kadar çok gizli servisle gençliğimde çarpıştım tabiki güzel hanımlarla zaman zaman yalnız kalabiliyoruz,aynanın arkasını masanın altını kestirememek bizim için enayilik olur ama napıcaksınız GÖREVİMİZ TEHLİKE………!
NOT bir APS çıktısı yayınlıycam baskın esnasında ev dağaldığı için sonra ofis ortamında tesadüf o tarihlere yakın bir tane buldum,!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

9 Şubat 2014 Pazar

KOMPLO SENARYO YAZMAK……………?


Sevgili arkadaşlarım,bir defaya mahsus bazı tepkilere ilk ve son cevap verip olayı kapatıcam…
 Beni takip eden arkadaşımız merhum ÖNDER bey için sallıyor demiş,ÖNDER bey TÜRK MİLLİ İSTİHBARAT teşkilatında bu kod adı ile Kafkasyalı olarakta gurur duyarak 1959 dan rahmetli olduğu tarihe kadar sevilen hürmet gösterilen sadece MİT değil TSK ve EMNİYET GENEL müdürlüğü hatta bakanlık yapmış birkaç iç işleri bakanını yetiştirmiş bir merhum zattır,iyisini kötüsünü TARİH yargılar,hala akrabaları ,yakınları MİT ve diğer güvenlik güçlerinde görev yapmaktadır,bazıları emeklide olsa.
Bilmeyebilirsiniz MİT her yetkilinin bir KOD adı vardır bu KOD isimleri ile tanınır kurum içinde ve dışında insanlar ÖNDER ismi bir kod adıdır merhum ASLAN bey gibi ASLAN koduda kurtlar vadisinde çok gösterildi gerçek MERHUM HİRAM ABAS ın MİT kontrispiyonaj şubesi RUS masası şefiyken kullandığı KOD adıdır.
Kurtlar vadisinin başlangıç yaptığı yıllarda özellikle 1969 KIBRIS ve 1975 yılındaki KURTLAR VADİSİ konseyinin tüm kurulma senaryosu ve sonra gelişen hadiseler doğrudur,tabi film olduğu için bunları artık biraz söylemek gerekti,çünkü herkes herşeye işine gelmedimi KOMPLO TEORİSİ veya  ŞİZOFRENİ gibi tanılar dahi koyabiliyor.
Tabi 2004 yılında senaryonun gidişatından rahatsızlık duyan MİT en tepe yönetimi KURTLAR VADİSİ senaristlerini TAKİP ve TARASSUT altına alınca ANKARADA jandarma genel komutanlığı telefon santraline ve bazı yine komutanlığın cep telefonlarına ulaşıyor bu OPERASYONU yaptıran kişide sonra hakkın rahmetine kavuşuyor K.K kadere bakınki tecellisi JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINDA teknik takip daire başkanlığında görevli H.A.U beyefendinin yanında tutuklu iken oluyor,H.AU beyin senaryoyu verdiği tespit oluyor.
Neden bunuda anlatmak istedim anlatmazdım ama senaryo,palavra,yalan dedinmi adamın sigortası atıyor,TELEVİZYONDA dizi seyrederken 1.000000 adam ölüyor ona doğru diyorsun doğru düzgün konu anlatana palavra diyorsun olucak işmi.
H.A.U ALBAYIN silah arkadaşı Z.E binbaşı demin twetırda GAFFAR OKKAN suikasti için bir soru sorduğumda SENARYO yazıyorsun diyince iyice ŞAFAK attı hayatımda hiç yalan söyleyemedim,onada dedimki evet sonrasında kaybettiğim tüm insanlar benim arkadaşımdı sayın Z.E……?
Kusuruma bakmayın ilk ve son kere böyle bir açıklama yapıyorum ve bu konuyu kapatıyorum…
Bakın bakalım KURTLAR VADİSİNİN polat alemdar beyi bu resimdeki çocuk olup resimdeki bulunduğu yerden gidiceği yere götürülmesin……..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

8 Şubat 2014 Cumartesi

SARAYA SIZMA……


Arkadaşlarım bir ERKEK için  en değerli varlığı BABASI birde öğretmenleri hocaları çok değerlidir,çünkü hayat yokuşunda onların verdiği bilgiler ve öğretiler insana donanım kazandırır.
Kimi diyorki çok kapalı yazıyorsunuz anlamıyoruz,kimi arkadaş çok sert ve açık yazıyorsun olmuyor,işte zor bir çizgi bir şeyler yapmaya sizlere ulaştırmaya çalışıyorum.
Önder bey dediki evlat biz KAFKASYALILAR Osmanlı toprağına adım attığımızda bizi ORDUYA almazlardı,niye ağbi öyle OSMANLI HÜKÜMDARLARI istememiş,peki sordum sonra nasıl girdiniz ve orduda ve diğer kuruluşlarda bu kadar yoğun bulundunuz,evlat bizimkiler ilk saraya kızlarımızı hareme vererek girmiş,sonra ağır sarayda siyaset oluşturartak ORDUNUN kapılarını bizlere açmışlar.
Peki ÖNDER bey bana bunları anlatıyorsun ama ben sıkılıyorum,evlat sana bunlar bir gün lazım olucak..
Bugünlerde APO ve bir ASKERİ yetkilimizin kasetleri basına yansıyor yansıyıp,yansımaması benim için anlam ifade etmiyor,sadece sizlere şunu söylemek isterim bu konuda gördüğnüz tüm fügürler seçilmiş bir kadrolu tiyatronun ürünü olup,aslında gördüklerinizin ve duyduklarınızın hepsi doğruda olsa siz onları benden tavsiye kale almayın.
Sebebine gelince tiyatro sahnesinde oynayanların karşılıklı bir önemi yok ,önemi olan senaryoyu kimin yazdığı.
Senaryoyu kimin yazdığına geldiğimizde ÖNDER bey arkadaşları ile sadece senaryo kaleme alınmış bir kısım arkadaşları ilede sahnelenmiş.
APO dünkü kesik kesik konuşmalarında diyor ve doğruyu söylüyor ben diyor diğer örgütleri tasviye ettim….
Pilot NECATİ derdim PİLOT NECDET ağbiye NECATİ gariban bir piyondu o aralar git gel işine sağa sola yolladık,ordan cilaladılar sonrada öldü gitti NECATİYİ gömdüler derdi,elini sallardı,asıl öbür NECATİ ihanet etti,allah taksiratını affetsin derdi.
1977 1 mayıs katliamından sonra yaşanan tüm faili meçhul siyasi cinayetler aslında bir şablon yapı üstünden eksilerek ama yerine yenileri gelerek devam ediyor.
 Merhum APTİ İPEKÇİ,HİRAM ABAS,MAHMUT DİKLER,GAFFAR OKKAN,NECİP HABLEMİTOĞLU ,tüm bu insanlara KİRLİ operasyon faaliyetini uygulayan suikast hücrelerini yöneten ve tetik çektiren muhakkak onları yakın tanıyan hayatta yaşayan insanlardır.
Diyceksinizki nerden buralara geldik hergün dağda bayırda son 30 yıl çocuklarımız katledildi bu coğrafyanın insanlarının hayatını yıktılar,bunun bir amacı var yaptıranlar tarafından birde bu amaca yoğun istekli ve arzulu hizmet edenler var,bunları tasviye etmekte maalesef başarısız olduk,bizi yönetenlerde bunları tasviye etmekten korktu.
Arkadaşlar,bir yerde bir kurtarma OPERASYONU oluyor,operasyonu AMERİKALILAR yapıyor bizim türk vatandaşımız diyorki sağolsun var olsun AMERİKALILAR bizim TÜRKİYEYEDEN hiçbir kurum hiçbir şey yapamadı AMERİKAN şirketinde çalışınca tabi onların gücü ile yapılan OPERASYONLAR kuvvetli oluyor,bizim ülkemiz zayıf ve kifayetsiz,ama,maaş,ikramiye,primler hatta alınan haraç,rüşvet ve uluslararası iç ve dış ticaretin getirdiği emtiaların SEFERBERLİK kapsamında havuz kurulmasında ülkemiz çok değerlidir…..


DEVEYE SORMUŞLAR NEREN EĞRİ DİYE,DEVE DEMİŞKİ NEREM DOĞRU………………….?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN


2 Şubat 2014 Pazar

DERİN DEVLET HUKUKU……!


Sevgili takipçilerim bu son aylarda çok konuşulan HUKUK problemimiz hakkında biraz sizi değişik bilmediğiniz yönden bilgilendirme ihtiyacı duydum,bu şekilde kendimide rahatlatıyorum.
Tabi hayata çok renkli bakan insanlar gençler görüyorum hukukçu,hayatın acı taraflarını bilseler acaba hayata nasıl bakarlardı.
Arkadaşlarım ünlü RUS edebiyatçısı feodor mihayloviç DOSTOYEVSKİNİN ŞUÇ ve CEZA adlı romanı bu anlatıcaklarımda çok önem kazanıyor ,NEDEN…!
Sevgili arkadaşlarım,şimdi bazen hepiniz üst PERDEDEN birisinin hukuk önünde ceza alması sizlerin içinde şu düşünceyi içinizden geçittiriyor ne o ,artık herkes ceza alıyor aslında çok adil bir düşünce.
Özellikle ülkemizde 2007 den sonra ondan öncede bir emekli kuvvet komutanın ağır bir ceza alması sonrasında ERGENEKON,BALYOZ ve şu günki belki son yolsuzluk hadisesinin hukuka yansıması hepinizde bak adalet tecelli ediyor düşüncesi getiriyor kısmıde haklısınız,ama işin bilinmeyen  bir tarafıda şöyle olabilirmi bu davalarda yargılanan insanların bir kısmı belki geçmişten tutuklandıkları güne kadar öyle şuçlar işledilerki bu davalardan yargılanıp ceza alsalar bile o şuçları bu aldıkları cezalarla üstü örtülecek belki şu anda bu davalar onların işlediği organize şuçları örtmesinin yanında birde KAHRAMANLAŞTIRIP, toplum önünde çok güzel bir konum sahibi yapıyor,birde ceza alsalar bile çıkıcak genel bir AF kapsamında sicil affıda belkide çıkıcak bir bakıcaksınız son 39 yıl temizlenip bembeyaz hale getirecek herkesi,bir dahada işlenen 400 yakın faili meçhul siyasi ve organize şuç cinayeti geriye dönüşü olmuycak şekilde kapanıp unutulucak,CAK değil aynen böyle olucak.
ÖCALAN hadisesine girmeme gerek yok daha evvelki bir yazımda değinmiştim bilgiyi ABD lilerden aldım,yeterli sanırım..?
Bu günlerdeki konuya gelirsek konunun içeriğine temkinli bakmak gerekli evet bir yapılanma var biz DİNİ bir yapılanma olduğu için saygı duyuyoruz,örf ve geleneklerimiz açısından fakat bunun devlet içinde gelişmiş ve derinleşmiş bir yapılanma olduğunu tespit edilebilir,devletin bugün için değil belki gelecek yirmi yıl ilersi için bir tehlike görüp harekete geçmiş olması mümkün,ama düşündüren şu insan asker arkadaşı ile cephede savaşmış,sonrada yav sen bizim ordunun düşmanıymışın diye bir birini şuçlamak biraz akıl karı gelmiyor.İki taraflı bir hata var öyle düşünmek lazım,kayıtlar ve yaşadıklarımız farklı gözüküyor.
Bilinmeyen meseleleri bir kenara bırakalım şuna bakalım ülkede bu kadar bir anda kurumlarda alt üst edilmesi devlete biraz zaman kaybettirir fakat devlet,devlettir kısa zamanda kendini toplar fakat kanunları ve yetkili görevli kurumları temelli kapatmak ve görev alanlarını değiştirmek başka farklı düşüncelerden olabilirmi,en dikkat çekicide ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELERİN lav edilmesi.
Arkadaşlar dünya artık bir köy oldu burda belirli şeyleri saklasanda başka ülkelerden onların ali menfaatleri olucağı için burdaki özellikle ORGANİZE ŞUÇ ve TERÖR şuçlarını kapsayan delilli bilgiler aktığında bir gurup,kişi,şirket veye devleti yöneten hükümeti ağır etkiliycek iş yapamaz duruma sokabileceği gibi en tepedeki siyasilere dokunamasanda daha aşağıdaki yetkilileri tutuklayıp,gözaltına alma olayı rahatlıkla gerçekleşebilir bunun içindirmiki son günlerde HUKUK alanında bu tip düzenlemelere gidiliyor,içerdeki mücadeleden çok dışarının etkisi ile gelebilecek şuç dosyalarından veyahutta bu tip ithamlardan çekiniliyor?
Dostlarım biliyorsunuz özellikle TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) MİT (MİLLİ İSTİHBATAT TEŞKİLATI) ve diğer güvenlik güçlerimizin HUKUK müşavirlikleri var,şimdi bu hukuk müşavirliklerinde bulunan hukukçular vasıtası ile bir çok kanuni hadiseler kurumların çıkarlarını korumak için teşekkül ettirilmişsede netice itibari ilede insan faktörünün olduğu yerde şuç beyaz yakalı dediğimiz şekildede ORGANİZE olarak tecelli edebiliyor,bakıyorsun işi hukuku tecelli ettiricek insanların hukuk bilgisi kötü niyetli ORGANİZE şuç oluşturacak şekilde teşekkül ettirilebiliyor ve teşekkül bir müddet sonra kurumun dışında bir örgütlenmenin beyin yapısı oluyor ve hatta uluslararası ayağı olup çeşitli uluslararası örgütlerle koordineli çalışabiliyor.Tabi bu benim anlatıklarım sizin önünüze hiçbir zaman bu şekilde gelmez ama ilk defa ben bir ön alıp sizlere bunları aksettirmek istiyorum.
Mesela alınan yüksek meblağlı rüşvetlerin,komisyonların emtiaları ve diğer devletin kozmik her türlü emtiaları bu hukuçular üstünde ve onların oluşturduğu hücre sistemi guruplar üstünde tutularak çeşitli şekildede saklanmış veya yine hukuksuzluk üstündeki işlerde kullanılıyordur.
Tabi birde bazı insan hayatına kast edici şuçlarda bazı konuları önleyici şuçlarla mücadele eden emniyet görevlileri ile konuşmuştuk bu tip suçlarda acaba adli sistem içinde özel bu hukukçular tarafından şeçilmiş angaje edilmiş ADLİ YARGILAMA görevi olan kişilerinde bu tip örgütlü şuçlara bulaşıp şuç işlenmeden evvel şuça nasıl kılıf hazılanıp kapatılması açısından yön HARİTASI şuç işliycek tetik çeken ekiplere hazırlanıyormu sonrasındada olay yeri ve şuçun incelemesi anındaki tahkikatlarda olayı örtbas eden hücresel ADLİ YARGILAMA ile sorumlu kişiler olabilirmi.
Bu tip gizli örgütlenme şekilleri belki devletin çok mühim kozmik bekası için oluşturulmuş olabilir,fakat bu tip yapılanmalara bizde ÖDENEK sağlanamadığı için sonrasında bu tip hücreleri maddi yüksek olanak sağlanması gerekli olduğu için ŞUÇ işliycek işler yapıldığındada bunlara dur denmiyor ve mecburen şuça göz yumulduğunda otamatikman KAMU GÜVENLİĞİ ve şerefli milletimizin can,mal güvenliği tehlike altına giriyor,bundada hesap sorulamıyor,düşündürücü oluyor dilmi arkadaşlar……..!
Bakıyorum KARTAL gibi uçan hukukçular etrafımızda YILDIZ gibi genç kızlarımız hukukçu sonra bir gün bir bakıyorsun ne uçanı kalmış ne gökteki yıldızı kalmış ya düşmüş ya sırmaları dökülmüş,genç yaşta ayrılığı yaşamış ENGİN denizlerde kaybolup gözden gitmiş hepsi.
İSVİÇRE hukuk açısından en gelimiş ülkeymiş 33 yıl evvel oraya yolluycaklardı beni bir şansızlık kaldık burda şimdi oraya gitmiş olsaydım hiç bunlar aklıma gelmiycekti,ailem anlatıyor Fransız kantonunda peynir çok bolmuş ne güzel HAYDİDE ordadır……..!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

1 Şubat 2014 Cumartesi

BÖCEKLER VE HAYALLER………


Sevgili arkadaşlarım,her insanın bir hayali vardır benimde hayalim bir 1980 li yılların başlarından çekilen ünlü aktör ROBERDO NİRO beyefendinin  BİR ZAMANLAR AMERİKA adlı 3 saate yakın sinema filmi,çünkü filmin sonunda sanki tüm hayatı boyunca yaşadıkları  HAŞHAŞ kafası ile hayal ettiği bir yaşam olarak film sonlanıyor ve gülerek bitiyor.
Tabi 1970 li yılların başı TÜRKİYEDE 1971 muhturasının verildiği günler,ama bu ülkenin  benim özellikle yaşadığım en güzel  günler çocuk olduğum halde duyarlı ve dikkatli birisiydim,tek kapılı bir ford marka arabamız vardı işittim konuşuyorlar canım kardeşim diyor bir kişi yakın arkadaşına çektirdim arabayı diyor tarlabaşında koportacı ile döşömeciye cihazları  buldurdum arabanın yan kapı döşemelerinin arkasına gömmüşler.
Aldım BÖCEKLERİ yolladım diyor,şahıs bize yapılırmı diyor yıllar sonra öğrendim konunun tam hasıla ne olduğunu çocukken parçalı bulut akılda kalıyor kulağındakiler,büyük olunca birisinden tafsilatlı dinleyince film tam doluyor.ATAVURGUN beylerinde mesleğinde gençlik yılları.
Bu böcek işinden herkes bu ülkede çok sıkıntı duymuştur tabi eski zamanlarda dinleme cihazları ve aletleri çok hantal ve kaba şimdiki gibi , değil bu konu çok  teknoloji ile gelişti ultıua seviyelere ulaştı,birde bu işleri yapanlar teknolojiyi çok seven hastalık derecesinde teknolojiye düşkün insan olurlar,RUS istihbaratçılarından birkaç arkadaşım derdiki ZEKİ bey inanın derdi elçilikte de ve konsolosluklarda en çok bizi meşgul eden sizinkilerin yerleştirdiği böcekleri temizlemeye vaktimizi harcıyoruz,gülerdik…..
Tabi ben pek bu işi sevmem hoşlanmam onun içinde dikkatte etmem hiç umursamadımda birkaç çok önemli hayatımda iş zamanının haricinde ondan sonra hiç dikkat etmedim hasta ediyor insan pisikolojisini,bir generalimiz anlatmıştı SOĞUK SAVAŞ dönemimde önemli bir doğu bloku ülkelerinden birinde 5 yıl askeri ateşe olarak görev yaptığında çiçekten böcekten konuştuk derdi,tabi bunlar ÇİÇEK BÖCEKTEN konuştuktan sonra pisikolojik bunalıma girip muhakkak gidip İNGİLİZ devletinin kucağına oturuyorlar,oda ayrı bir rahatsızlık yarattığından heralde.
Buraya nerden geldim sayın BAŞBAKANIMIZIN odasına BÖCEK yerleştirme hadisesi savcılık soruşturması sonlanmış muhtemelen bu işi son nokta yapanlar tespit edilmiş.
Arkadaşlar bu OPERASYONU diyelimki 2010 başında start veren ÜLKELERİN yabancı istihbaratı tüm ,işlerini 2012 yılının eylül ayına kadar burdaki angaje ettiği kimselerle ekip halinde operasyonu bitirdiler ve dükkan deriz onu kapatıp tüm temizliklerini yapıp çekip gittiler,hatta gizli dinlemeleri ile elde ettikleri bilgilerle ÜLKEMİZE diplomatik temaslarla politikalarımıza büyük hasar verdiler belki bu YOLSUZLUK operasyonlarının en gerisi bile o yabancı istihbarat servislerinin yaptıkları gizli dinleme operasyonlarından elde ettikleri bilgi ve bulguların ışığında gelişen hadiseler,yani bize hasmane ülkelerin OPERASYONU bunlar bizim savcılığa şimdi intikal ettireceğimiz insanlar bu işin en son halkasındaki kimseler biz şu anda bu işleri yapanları bilsekte ne yapanlara nede yaptıran ülkelere bir icratı faaliyetimiz olmaz,bu OPERASYONU yapanlar çok geniş çalışmışlardır,bir birini tamamlayıcı bize intikal eden sadece sayın BAŞBAKANIMIZIN odasıdır uzun zamandır basında hedef alınan bazı guruplarca bölge ülkelerini ve o ülkelerin kadınlarını gösteren fazla itibar etmeyin o sadece TİYATRO SAHNESİNDEKİ bir gösteridir perdenin gerisinde uçaklar hep BATI ve NORMANDİYA sahillerinden sonra KOLOMBUN keşfettiği diyarlara iner ama o diyardaki havalimanlarında OSMANLININ eski toprağına sahip olmuş bir küçük ülkenin üstleri vardır.
Eski günlerde MARA fısıh bayramını kutlar,banada bazen hamursuz ekmek getirir ikram ederdi ZEKİ yersin diye,hayatta herşey bir hayal gibi……?
İYİ HAFTA SONLARI DİLERİM HEPİNİZE.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

                                                                                                    01.01.2022                           A...