Sevgili
arkadaşlarım,bugün çok önemli bir yazı kaleme almış sayın MEHMET EYMÜR
beyefendi malumu eski MİT müsteşar yardımcısı.Yazının başlığı paralel yapı tabi
bu yazı şimdiye kadar 10 yıldır yazılmış tüm yazılardan bence çok daha önemli
bugün derinde ne oluyor onun mesajını veren bir düşünce birikimini bizlere
veriyor.
Tabi bu neden çok
önemli sayın MEHMET EYMÜR bey kendisi istihbaratçı olduğu gibi merhum babası
MAHZAR EYMÜR beyde bir istihbaratçı tabi tüm bu hayat kronolojisi çok büyük önemli olanda NAMUSLUCA bir bilgi birikimi
yaratıyor…..
Neden ben bu kadar
sayın EYMÜR beyin dediklerine şahsımca önem veriyorum benimde aynı paralel
tarihten gelen bir yaşantım olduğu için karşılıklı söylenenlerin doğru veya yanlış
olduğunu çözebiliyoruz.
Hatta şöyle bile
diyebilirim,1971 yılında sayın EYMÜR istanbulda teknik takip şube müdürü iken
zannederim günde kaç defa sokağa küçük abdestimi yapıyorum onuda biliyor veya
hatırlıyordur.
Yazının sonunda sayın
EYMÜR bugün yaşadığımız çatışmada sadece sıkıntının ilgili camia ile olmasının
mümkün olmadığını bazı gerçekleri görmemizi ve hükümetin ve yöneticilerininde
TÜRKİYENİN bu hassas günlerinde çok akil davranmalarını tavsiye ediyor.
Ben bu fikre
katılıyorum tabi yazının içeriğini burda anlatamıyorum ama çok ciddi tarihsel
gerçekliği her ayrıntısıyla örnek veriyor.
Gelelim sayın
BAŞBAKANIN bugün mecliste konuşmasını geneli ile ele aldığımızda çok doğru
açıklamalar ama suyun altında oyun hiçbir zaman kürsüden anlatıldığı gibi değil
SİYASET ve derinlerdeki devlet işleri çok farklıdır,ister kızalım ister
darılalım fakat siyasiler içinde derin mekanizmaları yönetmekte sayın BAŞBAKAN
benim görüşümle çok zayıf ve hatalı bir idare şekli var bu aslında iktidarın
başından beri olan bir hadise fakat günü birlik idare ediliyordu çeşitli
manevralarla şu anda manevra imkanı içerde ve dışarda çok sıkıntılı bir dönemde
olduğu için artık çeşitli meselelerden dolayı hadiseler su üstüne çıkmaya
başladı ve bu sayın BAŞBAKANIN şahsını ağır etkilemeye başladı.
İstiklal savaşı
yapıyoruz dediğimizde ben O İSTİKLAL harbini kaybettim o esnadada kimse yanımda
yoktu çünkü konjöktür,siyaset ve maalesef menfaatler GÜÇLÜDEN yana tavır
koydukları için biz yalnız ve zayıf kaldık haklıda olsa haksız çıktık ve şuçlu
olduk.
Onun için İSTİKLAL
harbi yapıyoruz diyenlerin ben savaşı kazanacaklarını istesemde
zannetmiyorum,çünkü labaratuar ortamında karşı taraf deneyi başarı ile
tamamladı aslınıda tamamlayacak..?
Merhum ADNAN MENDERES
yine MERHUM TURGUT ÖZAL ve sayın
BAŞBAKANIMIZ TAYYİP ERDOĞAN bey ile ilgili karşılaştırmalar yapıldığında sayın
EYMÜR bey tabi o tarihlerden yazmış çünkü vakıf bende vakıf olmasamda bazı
gizli olayları dinlediğim için bazı bilgiler vakıf olmasamda geçmişten gelen anlatımlarla
bildiğim olaylar var.
Mesela 1960 darbesinin
bir İNGİLİZ planı olduğu ve MERHUM MENDERES ve arkadaşlarının yassıadada
yargılanma sürecinde GİZLİ OTURUM yani celselerdeki görüşmelerin hala DEVLET
sırrı kapsamında olması gibi.
Darbeye giden sürecin
harcamaların çok fazla olmasından dolayı MARŞAL yardımının kesintiye uğraması
ve bunun SSCB karşılanmak için yapılan girişimlerin darbeyi getirdiği.
TURGUT ÖZAL beye
geldiğimizde o zaman gençliğimin fırtınalı dönemleri fakat işin içindeyiz ve
yaşayarak hem öğreniyoruz hemde çalışıyoruz,TURGUT bey devletide özel sektörüde
iyi bilen bir insandı,hatta birkaç anımı anlatım bizim çıraklık yıllarımız
BAŞBAKAN ve CUMHURBAŞKANIMIZ iken önemli devlet erkanının yakınlarını sıkan
bazı olaylar gelişip dönemin emniyetinin konuyu çözebilme imkanı olmayınca ÖZEL birime emir verdirerek KÖŞKTE konunun
çözülmesi için talimat veriyor konu bir şekilde istanbulda halledildi ekip
içinde bende vardım,sonrasında ama şahsıma gelen bir istihbarat ayrı bir
kanaldan sayın CUMHURBAŞKANIMIZA da gidince doğruluğu teyit oluyor sonra TURGUT
bey bu kişiyi köşkten uzak tuttu fakat biz sağ sağlim bu üst düzey devlet
erkanının yakının sıkıntısını çözdük.
Yine bir büyüğümüz olan
beyefendiye TURGUT bey emir vererek NAİM SÜLEYMANOĞLUNUN BULGAR HÜKÜMETİNCE
lisansının serbest bırakılması için tevdi edilen miktar çeki ELÇİLİĞE götürerek
verdirdi ve NAİM SÜLEYMANOĞLU beyin olimpiatlarda önünü açarak TÜRKİYEYE ALTIN
MADALYA getirmesini sağladı.
Sayın SÜLEYMAN DEMİREL
beyefendininde yine yakın bir arkadaşı devlet adamı kişinin bir sıkıntısını
istanbulda ekibimi kendim kurarak hallettim,yani kısacası devletimizin
tepesinden aşşağıaya akan bir çok gizli ve çok gizli,kozmik olaylar içinde ALLAH bulunmamızı nasip etti.
Bugün sayın
BAŞBAKANIMIZIN çeşitli guruplardan yakınmalarını devlet terbiyesine yakışmıycak
olayları kendisinin ağzından dinleyince
aslında bu edepsizlik ve haysiyetsizliğin çok evvel hedef alınan kitleden değil
, çok evvel yozlaşma başladığını biliyoruz fakat bunun dur duraksamaz önü 1999
APO operasyonu ile adeta çıkartma alanına kapak atan gemiler gibi açıldığını ve
o kadar basitçene,şerefsizcene işler yapıldıki hangi birini sayıcaksın,bugün
yakınılan olaylar ben tarihinde görmedim uzun yıllardır KADIN,ÇOCUK
tehditi,ŞANTAJ vs tüm pislik işler yapılmakta,DERİN işlerin adeta suyu
çıkartılarak DEVLETİN bekası ile oynanmaktadır.
Özellikle MİT için sayın EYMÜR beyin bir tv programında KURUMLAR
İÇİNDE en temiz kurum olarak adlandırılırdı 1990 lı yılların ortasına kadar
fakat sonrası bir felaketler zinciri ve bu en çok hayatlarımıza büyük darbe
vurdu,maalesef.
Evet yılların yukarda
saydığım tecrübeleri ile ve sayın MEHMET EYMÜR beyinde geniş anlamlı tecrübeleri ile bu yozlaşmadan
kaynaklanan bir büyük ÇAMUR DERYASININ netice itibari ile geçmişte bunun önüne
set koymayan sadece perde koyan AK PARTİ iktidarının üstüne yığılacağı gibi bir
görüntü var.
Bugünlerde PİSİKOLOJİK
HAREKAT olarak sanki birileri müstehcen kasetler yayıcakları görüntüsü ve
duyumları etrafa haber olarak yayılsada aslında çıkacak bir kasetin çok derin
bazı konuşmalar ve görüntüler siyasi anlamda vereceği kanatı taşıyorum.
2008 yılının temmuz
ayında şimdiye kadar hiç olmamış bir hadise ABD istanbuldaki başkonsolosluğuna
bir saldırı olmuş 3 güvenlik görevlisi şehit olmuş eylemi yapan üç kişiden
ikisi çatışmada öldürülmüş biri yakalacağını anladığı an intahar etmiş onları
olay yerine getiren kişi ERGENEKON TERÖR örgütü davasından yargılanmıştır.
O günlerde burayı hedef
alan bir saldırı çok dikkatimi çekmişti aslında bu bir MESAJ saldırıydı tabi bu
mesaj başarılı olmadı ama saldırıyı yaptıranların SİLİVRİDEN bazı bağlantıları
tespit edilsede olay kapatıldı buda bende şu intibayı uyandırdı tabi bu camiayı
tanıyan bir kişi olarak acaba geçmişte TEKNİK,TAKİP yeteneği olan bazı kimseler
bazı ÖZEL bilgilere sahip oldular bu hadiselerin arkasında ABD İstanbul konsolosluğunda
geçmiş bazı bildikleri görüşmeler var ondanmı oraya DİREK böyle bir terör
eylemi yaptırarak mesaj vermek istediler.
1999 MART ayındaki
APO,H.A.U ALBAYIN görüşmeleri şimdi bugünlerde sızınca insan düşünmeden
edemiyor.
2003 yılının ekim
ayında başlayan KURTLAR VADİSİ dizisinin geçmişten bu kadar bilgi vermesi bazı
insanlarında geçmişini ve yaptıkları anlaşmaları bilebilecek ve bunları ŞANTAJ
meselesi olarak kullanacak çok DERİN GÜÇLERİN olduğunu bize gösterir.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder