9 Aralık 2013 Pazartesi

RF-4E FANTOM…..

Sevgili,takipçilerim beni severek gönülden okuyan arkadaşlarım.Sizlerin araması ile bilmek istediğiniz konularda sizlere bilgim ölçüsünde yardımcı olmaya çalışıyorum,bazende günlük basında çarptırılan yanlış aksektirilen hadiseler olursa bunları size  UZMANI olduğum konularda yeniden konuyu düzeltip aksektirmek istiyorum..
Sayın MEHMET BARANSU beyefendinin bugün SURİYEDE düşürülen RF-4E FANTOM keşif savaş uçağımızın düşürülmesi konusunda MİT ve onun sayın MÜSTEŞARI DR HAKAN FİDAN beyin ihmallerini sıralamış ve konuyu büyük bir hatalar zinciri olarak yansıtmış,bu doğru değil,konuyu size doğrusunu izah edicem ve ben hiçbir kurumun sözcüsüde değilim sadece ÖZELLİKLE bu konunun UZMANIYIM.
Arkadaşlarım malesefe askerlik meleği RİSK sınıfı insan hayatında en yüksek seviyede olan bir meslek dalı.Askerin işi yeri geldimi kendini feda edip vatan toprağını kurtarmak,savunmak onun içinde çok kutsal ve ŞEREFLİ bir meslek,bildiğiniz gibi bu mesleğide dünyada en iyi TÜRKLER yapar…….
Ben meseleyi olay anında vuku bulduğunda önemli bir gazetemizin bu konularla çok ilgilenen genel yayın yönetmenine izah ettim ilk ne izah ettiysem bilgi kirliliğinde anlaşılamayan konu sonra 1 ay gibi zaman zarfında kesinleştiğinde benim dediğim doğru çıktı.
Nedir bu MALATYADA konuşlu TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN tek keşif filosu ERHAÇ hava üstün 7.ana jet burda konuşlu RF-4E FANTOM keşif filosu hergün rutin kalkar hava kuvvetlerinin ve TSK ve diğer gerekirse ilgili kurumların ihtiyacını karşılıycak İSTİHBARAT keşif ve bunla ilintili foto,film görevlerini icra eder.
Anlaşılan o günlerde muharebe konumunda olan düşman katagorisindeki komşumuz SURİYE karasal ve denizle paylaşım olan sınırımızda konuşlanan SURİYE HAVA SAVUNMA bataryalarında bir hareketlenme yer ve mevzi değiştirme ve bunların RADARLARINDA bazı günlük rutinin dışında muharebe ortamının getirdiği hareketlenme oluyor,HAVA KUVVETLERİMİZ ve ilgili istihbarat kaynaklarından gelen raporlar neticesinde GES(BAYRAK GARNİZONU)şu anda MİT bünyesinde bulunan ETİ BİRİMİ SURİYE HAVA SAVUNMA RADARLARINDA teknik bir sinyal istihbaratını denemek için keşif filosundan destek istiyorlar,hava kuvvetleri TAYYAREYİ muharebe alanına sokuyor bu tip uçuşta tayyare,yani jet savaş uçağı alçaktan uçuşa girer düşman hava sahasına giriş yapar düşman hava sahasında gerekli koordinat üstüne alçaktan girerek foto,film ve sinyal aktarımı için role görevini yani basit anlıycanız sinyal aktarıcı aynı cep telefonlarınız mahallenizde dağıtan baz istasyonlarının görevini yaparak görevi yine sert bir manevra ile hedefin üstünden ayrılarak DOST HAVA sahasına döner yani ülkemize geri gelir.
İşte burda birinci uçuşta istenilen sinyal aktarımı olmayınca aşşağı ile görüşmede pilotlarımızın tekrar gayreti ile türk savaş uçağı pilotlarında öyle bir istek ve görev arzusu vardır dönüp koordinatlar üstüne yeniden uçuş yapıyor işte o anda ikinci denmede SURİYE hava savunma radarları ve füze ateş idare sistemi bunu düşman muharip uçuşu kabul ederek PANTERİS RUS hava savunma sistemini ateşleyerek savaş uçağımızı vurup düşürüyor.
İlk etapta füze ilemi veya uçaksavarlamı vuruldu tezinin karışması PANTERİS HAVA SAVUNMA sistemi üstünde 30 calibre iki adat uçaksavar topu bulundurduğu gibi 8 adat anlık ateşleyebileceği kısa menzilli füze bulundurup her iki silah sistemini aynı anda kullanabilmektedir sistem,yılların tecrübesi ile RUS HAVA KUVVETLERİNDEKİ arkadaşlarımın hatıralarından dinlediğimde genellikle ve çok özellikle SURİYEDE hava kuvvetlerindeki eğitimlerin kifayetsiz olması Suriyelilerin bu konudaki beceriksizliklerinden dolayı sistemleri  RUS SİVİL ASKERİ DANIŞMANLAR kullanıyor,mecburen satış kontratlarında,bu maddeler ilave edilmiş oluyor.
Neticede işimiz savaşmak ve harp olunca ŞEHİDİMİZ,KIRIMIMIZ oluyor ASKERLİĞİN töresinde bu var,diyebileceğimiz tüm şehitlerimizin mekanı cennet olsun VATAN SAĞ OLSUN,burda kesinlikle MİT müsteşarlığı yetkililerine ve onun MÜSTEŞARI DR HAKAN FİDAN beye yada hava kuvvetleri komutanlığına yada siyasi iradeye şuç yükleyemezsiniz bu MUHAREBE şartlarında oluşmuş ASKERİ bir hadisedir.
Bu tip olayı SİYASİ ARENADA KULLANANADA İYİ GÖZLE BAKMAZLAR….???
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

 

8 Aralık 2013 Pazar

DUL KADIN ÇOCUKLARI…

Evet,sevgili takipçilerim attığım başlık,aslında bir gücün simgesini kısa yoldan tarif etmekti,çünkü çok uzun yıllardır bizleri yönettiler,şekillendirdiler fakat ilk defa öyle bir iktidar geldiki bunun mücadelesi ile bambaşka bir hedefe ve seyre gitmeye başlayınca büyükte bir şavaş çıktı.
2008 yılına geldiğimizde CEMAT adlandırılan gücün uzantıları canla başla çalışarak GLADİO TÜRK ERGENEKONU hakkında şoruşturma götürüyordu ve dokunulmayanlara dokunuyordu,bu şekilde hükümetide ayakta zinde güçlü tutuyordu,fakat bu gidişattan rahatsız olan MİT içindeki dokunulmazlar dışardaki oyun kuruculardan bir PROJE alarak bunu uygulamaya koydular,sistemli ilk 2009 yılında MERHUM MUHSİN YAZICIOĞLU ortadan kaldırılarak,muhafazakar dindar yapının çimentosu yok edilmiş oldu.
Arkasından MİT daha başından itibaren camia içinde angaje ettiği veya sızdırdığı,yetiştirdiği haber elemanları vasıtası ile özel bir eylem ekibi kurdu.
Bu özel eylem ekibinin tüm amacı bilinçli şekilde yanlış işler yaptırılarak cemati yurt içinde ve yurt dışında kötü duruma düşürmek hatta öyle işler gözgöre göre yaptırıldıki çok bariz sokağa dökülebilecek hadiseler bunların kabahatının cemate patlıycağı bilinecek ve burdan yapılacak ileriye dönük hadiselerin başlangıcı olucaktı,nitekim yapılmış 2010 yılında MİT tarafından bölücü ve yıkıcı faaliyetler kapsamına alınmış.
Arkasından MİT müsteşarı DR HAKAN FİDAN beyle kurum içinden eski yapı,bu konu ile  cemat üstünde iyice çalışarak cematin önünün kesilmesi konusunda çeşitli önlem paketleri ve üst makamlara raporlar hazırlatıldı,ve sunum yapıldı burdaki amaç gelecekte çok devleşen cematin önünü keserek zaman içinde ikiye bölüp yavaş,yavaş olsada ayrıştırıp küçültmek burda bazı insan ömrü hesap edilerek yapılan işlerde var,bu plan hakkında iyimi yapılıyor,kötümü yapılıyor bir şey söylemiycem yapılanı anlatıyorum İSTİHBARİ ve TEKNİK açıdan.
En sonda uzun zamandır bu restleşme çatışma haline dönüştürüldü buda bilinçli şekilde işin MİT önündeki HÜKÜMET kanadı ile cematin içindeki bilinçli ajan pravakatör gurub gerilimi artırarak çatışmayı halkın önüne indirdiler ve açıktan dersane olayını tüm türkiyeyi ilgilendiren bir konu üstünden gerilim politikası çatışma yürüterek toplumdada bir MUHAFAZKAR kesimler üstünde kamplaşma yarattılar istenen buydu çünkü onların hedefi bu yüzde altmışı bulan muhafazkar oy potansiyeli üstünde birkaç gedik açmak,bunu yaptıklarında yeni PROJE hazırladıkları SOL parti ve yeni olacak liderinide türkiyede muhafazakar kesimlerin önünü kesicek ve eski düzenin ve erklerin gücünü daim edecek çalışmaları tam surat çalışarak yapmaktı…
Burda hükümetin başının bu takıldığı tutum gerçekten önüne gelen raporlarla devletin  gelecekteki bekası için birde 2015 YILINDA CUMHURBAŞKANLIĞI veya olabilecek muhtemel BAŞKANLIK şeçimlerinde dünyada ve türkiye içinde çok güçlü tüm genel yapının desteğini alabilmek için bazı projelere evet denme durumuda olabilir SİYASETTİR insanlar yönetir,ve son ve istemediğimiz bir şıkta uluslararası büyük tröst güçlerin SİYASET üstündeki şantaj ile yaptıkları baskılar bu tip hadiselerede gurupları yönlendirebilirler.
7 ŞUBAT hadisesinide gerçek anlamda yapanlar belkide farkına varmadan öyle bir yönlendirme operasyona bilmeden imza attılarki otamatikman MİT dokunulmazlık zırhını hem hükümet hem devlet nezdinde hemde pisikolojik olarak halkın gözünde bir dokunulmaz karargah oluşturdular tüm harekatıda bu işi yapanlar buraya taşıdılar çünkü türkiyede MİT nın büyük yaptırım gücü vardı,tsk vs diğer kurumlar artık kullanılamadığı için DOKUNULMAZ ve büyük sahayı kozmik kontrol eden bir güç bu büyük operasyonların karargahı,yönetim merkezi oldu.Artık dünyada SOFT(yumuşak)güç bilgi ve zeka önemli.
Netice itibarı ile her halukarda kumarı oynatan kazandığı için bu gerilim ve çatışmadan çıkabilecek çok anlık belge ve dökümanın AK partiye ve hükümeti dağıtacak şekilde bir zararında,bundan muhafazakar kesim darbe alıcak bellki öyle yansımaları olucakki türkiyedeki siyasi kadrolar tekrar ismen değişecek.
Şunu biliyorumki cemat dediğimiz gurubun elinde,2005 ve 2012 yılları arasında yaptıkları çok kozmik operasyonlar neticesinde muazam bilgi,belge,cd,dinleme tapeleri ve kayıtları var.
Hatta SEFERBERLİK TETKİK KURULUNDA hakim gözetiminde incelenen evrakların bazı bilgileri o dönemde cemaatten derin merkezlerle temasta olan bazı yerlere not halinde bilgisi gitmiş olabilirmi cemat bu bilgiyi hükümetin yakınındaki bazı guruplarla ortak kullanarak SİYASİ VE MADDİ çıkar sağlamış burda bazı şuç işlenmiş ortak yapılar var bunların şimdi çatışması ve münakaşasıda yapılıyor olabilirmi?
Tabi tüm bu operasyonları yöneten en tepedeki DUL KADIN ÇOCUKLARI ÜST YAPISI yine şunlara bir kemik attık kapıştırdık burdan yeni bir DÜZEN çıkıcak ŞEYTANINIZ BOL OLSUNMU DİYORLAR,GÜLEREK……?????
Amacım kimseleri kırmak değil istihbari bilgiler neticesinde sizleri TEKNİK anlamda bilgilendirmek tarafım TÜRKİYE……!!!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

7 Aralık 2013 Cumartesi

DİNK CİNAYETİ………..

Sevgili takipçilerim,olaylar geliştikçe kısa,kısa gidiyorum sizi bilgilendiriyorum,şunuda belirtim 53 kilo hastane kayıtları ile maşallah ölümlerden dönerek yazıyorum birde bu hasta halimizle nekahat döneminde 3 gün nezarette tutuldum,artık siz düşünün niye yazdığımıda anlayın.
Çok sevdiğim gazetecilerden sayın FERHAT ÜNLÜ bey sabah A kanalında DİNK cinayeti ile emniyetteki bir kanadı sorguladı dediklerininde doğru olduğunu düşünebiliriz,ama ANA şablon o değil bu sadece yapının emniyette o gün görevde bulunan kişilerce bir kanat durumu.
Peki asıl yapı ne,evet asıl yapı hep konuşulan ÖZEL HARP veya SEFERBERLİK TETKİK KURULU bile değil bunlarında paralelinde tamamen bağımsız fakat içinde tüm önemli kurumlarımızı kordine edebilen ÖZEL SEKTÖRÜN içinde yaşamını devam ettiren çeşitli şekillerde zamana göre mekan değiştiren,kendini çok büyük uluslararası kartellerin temsilcisi kisvesinde kamufle eden,DİREKTİFLERİ tamamen ABD ve İNGİLİZ derin devletinin irtibat görevlilerinden alan bir yapı DİNKİ öldüren.
Eski bir çocuklara anlatılan tekerleme vardır,biri tutmuş,biri kesmiş,biri pişirmiş,biride yemiş tavuğu misali.
Dink ve geçmişten bugüne bu cinayet ve sabotaj suikastleri yapan özel yapı bağlantısı olduğu kurumlar içindeki angaje adamları ile mesela  STK(SEFERBERİK TETKİK KURULU) içinde olayı düşünmüş,MİT  ile planlamış,EMNİYETLE hadiseyi bitirmiş,TSK adına JANDARMA ilede olayı TEMİZLEMİŞ yani bulunan failleri,konuya entegre ederek aslında olay ne kadar SOFİSTİKE bir yapı tarafından tasarlanıp düşünülüyor ve yapılıyor,dilmi sevgili takipçilerim.
Şimdi gelelim olayın TEKNİK tarafına arkadaşlar ermeni cemati beni çok eski tanır zaman zaman papaz olsamda bilirler benim doğrudan ayrılmadığımı,lafımın arkasında olduğumu çokta muhabbetleşiriz,bir sürü devlete bağlı çalışan ermeni arkadaşımız var kimi hain kimi vatansever memleketteki durum neyse onlardada aynı yansıma var.
Emniyetimizin içinde azınlıklar masası var vilayettede  vali muavini düzeyinde ilgili masa var,birde emniyetin haricinde MİT KONTESPİYONAJ faliyeti içinde masa olarak söylemeyeyim (GİZLİ DEVLET GÜVENLİĞİ)ilgili kurumları ve çalışmaları var ve bunlar devamlı günlük rutin çalışmalardır ilgili bölüm kompartmanları içinde..
İstanbulda iki ermeni gazetesi var biri AGOS Türkçede yayın yapıyor,biride JAMANAK direk Ermenice yayın yapar,tarihidir bu gazeteler ve yönetimleri ermeni vakfınca kordine edilir,bağları çok yakındır…
Devlet güvenliği olduğu için size bu kadarını söyliycem istanbulda MİT BÖLGE BAŞKANLIĞININ haberi olmadan DİNKE suikast yapamazsın siyasi olarak değil,teknik olarak mümkün değil…?????
Ben bunu suikasten birkaç gün sonra devletin tepelerine teknik olarak neyin ne olduğunu bildirdim.
Gelelim aldığım o günlerdeki duyumlara DİNKİN KIBRISA gittiğinin tatil yaptığının yakın istihbaratı bana geldiğine göre yakın izleniyor ve devlet mekanizmaları tarafından kontrol edildiği belli.
DİNK suikastinde basit konulardan tutulacak bilgilerle istenseydi olay çözülürdü bu konu istenmedi.
Dinkin hedef şeçilmesindeki sebeb çok basit CUMHURBAŞKANLIĞI şeçimleri öncesi AK partiyi kötü duruma düşürmek ve devirmek,ama bir sebeb daha var merhum DİNKİN merhum SABİHA GÖKÇEN üstündeki araştırmaları TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ içinde PANDORANIN kutusunu açmaktı,türkiyede gizli olan bir yapıyı deşifre edicek ve MİLLETİMİZ 100 yıldır bilmediği öyle gerçeklerle karşılaşıcaktıki,tüm dengeler bozulup değişik düşünceler insanlarımızda oluşacaktı DERİN YAPI DEŞİFRE OLMAK İSTEMEDİ.
Geçen ermeni camiasının yakın tanıdığı benimde simaen tanıdığım sempatimde olan sayın  avukat ERDAL DOĞAN beyle elektronik ortamda görüştük TAŞNAKLARIN OSMANLI devleti Abdülhamit han döneminde nasıl osmanlıya bağlılığından vazgeçmeyen Kumkapı,cankurtaran,samatyadaki ermeni mahalllerini basıp Ermenileri öldürdüklerini konuştuk,arkadaşlar İSTİHBARAT yapabilmen için TARİHTE bilmen gerekli zira tarih sadece TEKERRÜRDEN İBARET ırklara değil ŞUÇLULARA düşman olun…
Yardımcı olabildiysem DEVLET GÜVENLİĞİNİ ZEDELEMEDEN NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DEMESEDE ODA BİZİM KARDEŞİMİZ…..
SAYGILARIMLA…

ZEKİ ARSLAN…

YÜKSEKOVA…….

Sevgili takipçi yazılarıma değer veren arkadaşlarım,kısaca şunu belirtim tabi geçmişten bugüne uzun bir yüzyıl içinde bir çok yabancı istihbarat servisi ve yabancı ordu mensubu ile oturup kalkmış,yurt içinde ve yurt dışında sosyal insani ve beşeri ilişkilerimiz olmuştur gayet doğal şimdi yazılarımdan rahatsız olmuş bazı kimseler varsa heleki hayati meselelerde bunların elinde çeşitli dökümanter görüntüler olabilir bu tip bir olay veya hadise olursa ben bunu çok öncede önemli bir gazeteciye yazmıştım,gocunmam o benimdir biz başbakan,bakan olucağız diye bir iddiamız olmadığından hayatı rahat yaşadık,bu konuda uzman kişiler bu tip  GİZLİ HAZIRLADIKLARI tertiplerle elde ettikleri ve ellerinde sakladıkları ŞANTAJ unsuru malzemeyi,şimdi sıkıntılarından dolayı çıkartıp provokasyon yapabilirler bu konuları MİT müsteşarı sayın DR HAKAN FİDAN beyefendiyede 1 yıl evvel yazılı bildirdim..
Gelelim bugünde hadiselerin olduğu iki  insanın hayatına mal olan YÜKSEKOVA meselesi neden,HAKKARİ ilimize bağlı ilçede bugünlerde ve geçmişte bazı kilit olayların olması sadece TERÖR ÖRGÜTÜNE bağlanabilirmi yoksa çok derin uluslararası oyunların merkezi yerimi bu bölge.
2005 yılı başında önemli bir yabancı gizli servisin mensubu eski bir dostum geldi bayağı görüştük görüşmemiz neticesinde belki eski dostluğumuz tarihten gelen,belkide o anda insani ve beşeri ilişkilerin getirdiği sıcaklıkla burda bazı görüşmeler yaptığını NATO konsepti içinde bazı emniyet mensubları  ile tanıştırıldığını söyledi,tabi bunu söylerken bazı şifreli mesajlar verdi.
Tabi dostumun verdiği şifre bana dikkat etmem bir tuzak hazırlandığı şahsıma bunun bilgisiydi ve allah için söylediği doğru çıktı hemen akabinde BELÇİKA üstünden ALMANYADA bu komplo hadise gerçekleşti,fakat bu benim çok canımı acıttı kendi ülkemde böyle bir komploya oyuna getirilmek istemem,olayın tüm boyutları ile takibe giriştim ve aldığım birinci şahıslardan bilgilerle olayı buldum…..
Tabi ülkemizde terör örgütlerini  ve bunu Ergenekon faaliyetleri üstünden besleyen BATI AVRUPA ülkeleri var bunlar siyasi amaçlarını götürdükleri gibi SİLAH ve tersine uyuşturucu ticareti dediğimiz hadiseyide gerçekleştiriyorlar.
Birincisi SİLAH TİCARETİNİ bizim ordumuza yaptıkları büyük miktarda ihracatı  bilmeyen yok  aynı sevkiyatı terör örgütünede yapıyorlar,ikincisi dünyadaki en büyük uyuşturucu ticareti eroinin yapımında olmazsa olmaz KİMYEVİ madde ASİTANHİDRİT malzemesi avrupadan sevk olmazsa eroin yapma imkanın yok,onun için tüm batılı gizli servisler bu konun içindedir SİLAH sanayinde olduğu gibi.
Tekrar 1993,1994 yıllarında ÖLÜM ÜÇGENİ diye tabir ettiğimiz Adapazarı,bolu,sakarya bölgesinde öldürülen kürt kökenli yurttaşlarımız birde Silivri bölgesinde aynı şekilde infaz edilen iran uyruklu kişilere baktığınız zaman bu uyuşturucu ticareti ile ilgilenildiği ve bazı öldürülen merhum kişilerin Yüksekovalı veya bölge insanı olup Yüksekova ile ilişkisi olduğunu hatta sonra çok büyük bir çetenin askerlerden itirafçılardan oluşan dava konusu olduğunu görüyoruz kitaplara kadar konu olan hadiseler.
Peki hakkari ve ilçeleri ve özellikle yüksekovanın türkiyede ve dünyadaki önemi ne jeostratejik ve jeopolitik olarak.
Oda şu İRAN hududumuzu kesen dağlardan TÜRKİYE hududunun en uç noktasından geçerek IRAKA  ulaşılan çok büyük bir yol yani bir büyük ULUSLARARASI KAVŞAK.
Muharebe esnasında bizde ASKERİ bir doktirin vardır düşman toprakları üstünde KÖPRÜ BAŞI tutmak diye.Bu şudur işgal için girdiğiniz düşman toprağında belirli bir mesafeyi aldıktan sonra coğrafyası ve konumu harekatı devam ettirmekte en uygun olan bölgeyi şeçip orda ciddi bir yapılanma kurup geriden gelen tüm kuvvetlere güvenli gelmesini sağlamanız için  ileriye doğru yapıcağınız saldırının tüm lojistiğini ve zinde birlikleri risksiz hazırlıycağınız bölge.
İşte DOĞUANADOLU bölgemizde TÜRKİYENİN en uç noktası olan bu stratejik konumu olan iki komşumuza sınır ve dağlık alan olan HAKKARİ ,YÜKSEKOVA,ŞEMDİNLİ bütün dünyaya örtülü operasyonlarda özellikle KÖPRÜBAŞI olacak bir yer.
Onun için GLADİO kendi menfaatlerinin bitmemesi TÜRKİYENİN TERÖR hadisesinden kopmaması için tüm ajan provakatörleri ile bu bölgede faaliyetini götürecek hadiseleri canlı tutacak ve bizdeki gayrinizami hareket eden KURUMLAR içine sızma ERGENEKON veya  yeni adı ile GÖKTÜRK mensubları faaliyetlerini götüreceklerdir.
Yine 2005 yılında şemdili kitap evinin bombalanması ile çıkan olaylarda görevli astsubaylarımızın yıllarca davalara konu olması ve türkiyede ERGENEKON gündeminde büyük yer alması konuların bölgedeki özetidir,birde 1995 yılında KUZEY IRAKA yaptığımız başarılı ÇELİK harekatında NATO üyesi  BATI AVRUPA ülkesinin gizli servisini ve hariciyesini BYPASS etmemde rolüm olması sonra bu ülkenin GİZLİ SERVİSİ ile tarihten gelen ahbablığımız olsada ERGENEKONUN 1 numarası ile nasıl büyük bir kinle yıllarca hedef alınmamı DEVLETİMİZİN KOZMİK kurumları iyi bilmektedir,türk milleti bu kadar sıkıntıyı atmamda biraz eğlenmemi kaliteli şaraplarla kutlamalarımı sanırım affeder…???
SAYGILARIMLA……..

ZEKİ ARSLAN…

5 Aralık 2013 Perşembe

BAŞKANIN ADAMLARI…….

Sevgili takipçilerim,bir tweet birkaç gündür farklı birkaç kişiden devamlı önüme geliyor,bir ABD HOLLYWOOD yapımı film olan BAŞKANIN ADAMLARI adlı filme atıf yaparak bugünün iktidarına ve sayın BAŞBAKANA gönderme yapıyorlar.
İma ettikleri konuda,filmin içindeki bazı olayları benzeştiriyorlar ve bazı dinleme ve filmdeki ABD BAŞKANININ yanındaki CİA köstebeklerini anlatan tweetler atıyorlar.
Arkadaşlar rahmetli babam çocukken bir şey öğretmişti,oğlum hayatta takım tutacaksan hep MİLLİ TAKIMI tut,tabi şimdi beni çok eleştirenler var özellikle başka bir komşu ülkenin manevi yakınlığımla  ilgili hatta bunu şu andaki SİYASİ ERKLERİ yöneten kadrolardan bile duydum tartışmam bile evet doğrudur işallah ilerki tarihlerde tarih yargılar bazı şeyleri.
Açık konuşuyorumki demedi kimse demesin diye arkadaşlar bazen insan karı koca bile kavga ediyor ağzına her geleni aile içinde söylüyor,mühim olan ailenin ve evin yapısını korumak haklıyı,haksızı aile içinde bile iyi ayırmak.
Şimdi sen aile içinde yapılan yanlışları görme bu yanlışların açıklarını koz olarak topla ayrılık zamanı işine madi,manevi bazı şeyler gelmediği zaman e sende o vardı bu vardı dökmeğe başla.
Olayın geçmişine bakmak lazım yıl 2007 ben bazı büyük yerlerin telefonlarınız dinleniyor,kayıt altına alınıyor dikkat edin efendim dediğim zaman çok entresan,mücadele ettiğimiz bir gücün şimdi zor durumda olan gazeteciside çıkıp televizyondan kalemini sallayarak bak telefonun dinleniyor diye tehditler savuruyor,bende diyordumki adamdaki cesarete bak hem yapıyor hemde söylüyor diye.
Şimdi bakıyorum tam bir bu konularda basın ve sosyal medya vasıtası ile KAOS ve tahkir edici saldırılar yapılıyor.
Yani arkadaşlar açıkçası mide bulandırıcı şekilde,herkes kendi çıkarlarına MİLLİ ve MANEVİ duygular arkasına sığınarak elindeki materyallerle bir yerden karşı yapıya nasıl vurup hasar verir,korkutur,sindirir,onun peşinde hakkı,hukuku,örtülü hadiseler bile olsa doğruluğun yanında olan yok anca varsa kişilerin ve gurupların maddi ,manevi çıkarları….
Burdan şimdi sizlere açıkça söylüycem MOSSAD ve CİA ile işbirliği yapıp bu ülkede bazı hedeflere operasyon yapan guruplar ve bunların içinde bu işlerden maddi,manevi RANT sağlayan kişiler var bu hadiseler,doğru ama bunlar çok uzun zamandır görmeyen ve mağduru olmuş ve olan kimselere yapılan tehdit,şantaj vs konuları kaale almayan bir karşı gurup var.
Şimdi belki bazı önlemler alınsada zannederimki olay kendi 2012 eylül ayından itibaren kendilerini ilgilendirdiği için ele alınıp üstünde durulmuş ve patlak noktası son hadde geldiğinde kamuoyuna dökülür olmuş.
Kısacası şunu söyliycem sevgili takipçilerim devletin elinde her türlü bu konuları ispat edicek ve bunları yapanları kanun yada deşifre yöntemi ile ortaya çıkartacak bilgi, belge,doküman bulunmaktadır,burdan devleti ve kanunları düşünerek söylüyorum okuyucular kızıyor açık konuşmuyorsunuz diye söylemek kolay açık konuşmak birey olarak zor anlamaları lazım arkadaşlarımın.
Şunu yalnız belirtim evrak üstünde devletin mahkemelerince tescil edilmiş öyle bir kurgu çalışma varki 2006 yılı başlangıçlı bu kurgu çalışmada hiç bir birini tanımayan insanlar o günlerde PROJE halinde bir araya getirilmiş ve 2010 yılında operasyon yapılmış ve bu birilerinin kendi maddi,manevi çıkarları için yapılmış ve İFTİRA,KOMPLO atılmış şuçsuz bir insanın üstüne burdan bile tarihinde belki ilk defa bir MİLLİ İSTİHBARAT ve buna bağlı güvenlik güçleri içindeki bazı kirli personelin bir sicim gibi nasıl MOSSAD ve CİA ile ülkemizde örtülü iş yaptığı çıkıcak belki o zaman benide manevi olarak başka bir ülkeyi niye çok sevdiğimi TARİHSEL ve GÜNCEL bazda anlıyacaksınız.
Çok sevdiğim delikanlılığı ile başbakan olmuş sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyin bu şişeyi gemi kızaktan indirirken ipin salınıp ŞİŞEYİ kırması gibi olayı serbes bırakıp kimin ne olduğunun çıkması bence çok iyi olucaktır……
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN……


4 Aralık 2013 Çarşamba

F.NAZLI ECEVİT…

Sevgili takipçilerim bu yazıcağım konuya demin zaman gazetesinin bir haberinden ilham aldım.mehum eski BAŞBAKANLARIMIZDAN BÜLENT ECEVİT beyin muhterem FETTULLAH GÜLEN hoca efendiyi MGK(MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ) savunması beni DERİNLERE götürdü.
Çocukluğumda ve askerlik yaşıma kadar mehum Ecevit beyin muhterem valide hanımları merhum FATMA NAZLI hanım ile komşu oturduk,fatmanım rahmete kavuşana kadar yanında yardımcısı yakın komşular ve ahbabları ile beraber mutlu bir şekilde caddeye bakan o yıllarda TEKEL BLOKLARI olarak adı geçen TEKEL idaresinin kooperatif kapsamında yaptırdığı 1950 li yıllarda sobalı üst dörtdüncü katta bahçeli bir apartmandı.
Tabi fırtınalı bir çocukluk geçirdiğim için hayatta en heyecan duyduğum ve TÜRKLÜĞÜMLE gurur duyduğum günler 1974 kıbrıs barış harekatının olduğu günler heyecan ve moral hat safada adeta yerimizde o çocuk halimizle duramıyoruz,yer gök Karaoğlan nidaları ile inliyor semptimizde tüm duvarlar KARAOĞLAN ismi ve KIBRIS FATİHİ yazıları ile duvarlar yazılmış,hizmetli çalışan kastomonu vilayetimize bağlı bir çok insanımız var onlarda muazam bir CHP ve BÜLENT ECEVİT sevgisi var,rahmetlik Bülent bey hiç annesine ziyarete gelemezdi,işte ilk defa harekattan sonraki günlerde merhum annesine ziyarete geldi benimde kendisini ilk canlı görüşüm tabi ortalık yıkılıyor,hiç unutmam çok sevdiğimiz bir büyüğümüz ABDULLAH ve HÜSEYİN ağbilerimizin eski ÇALI SÜPÜRGESİ ile apartman kapsına hücum edenlere vuruşları var hiç gözümün önünden gitmiyor,Kıbrıs barış harekatı ömrümün en gurur duyduğum hadisesidir bir daha hiç hayatımda öyle heyecanlandığım bir olay yaşamadım.
Merhum hanfendi ölene kadar 1985 yılına kadar mütevazi ve yakınları ile bir sessiz hayat geçirdi.
Benim bugün bu konuya girmemim sebebi merhum BÜLENT ECEVİT beyefendinin vefat etmeden  birkaç yıl evvel son padişahımız halife SULTAN VAHDETTİN HAN hazretleri için hain olmadığınını beyan etmesi ve bunu benim içimden gülerek doğrulamam merhum Bülent Ecevit beyefendinin yine merhum valide hanımlarının vahdettin han ile akrabalıklarının olmasından kaynaklanıyor.Bu bağlamda 1977 yılında yedi sekiz ay süren sultan vahdettin hanla ilgili görüşmelere gizli çocukken şahit oldum bunları kendi anılarımda yazdım bazı gazeteci arkadaşlarımada okuttum.
Onun için bazen bazı vatandaşlarımızın kafaları karışıyor bazı temaslar ve ilişkilerden dolayı hayatın akışı ve sistemler dışardan gördüğünüz gibi değil suyun altında çok farklı şekilde yeşerip gelişiyor..
Sizlere bazen sayfamdan ön bilgi olarak konuları anlatıyorum,bilgilendirebiliyorsam sizlere katkım oluyorsa çok seviniyorum.
SAYGILARIMLA……

ZEKİ ARSLAN….

GÜNAYDIN …MİT

MİT, içerden ulusalcı kadroların yardımıyla İsrail'e verilen Oslo bilgileriyle tarihinin en önemli casusluk mağduru olmuştur. Peki neden?
ABDURRAHMAN ŞİMŞEK…..
Sevgili takipçilerim yukardaki kısa paragrafı sayın ABDURRAHMAN ŞİMŞEK beyefendi sabah özel istihbarat olarak dün bu konuyu tweet olarak attı.
Zannederim sayın ŞİMŞEK beyin MİT üst yönetimi ile çok yakın ilişkisi var kamuoyuna bu şekilde yansır bir görüntü veriyor,bu konuda tweet atmasıda çok belliki MİT müsteşarı ve yakın çalışma arkadaşlarının bir rahatsızlığı olduğunu ilgili konular hakkında gösteriyor.
Nedir konu MİT içinde bazı personelin MOSSADA bilgi sızdırması,şimdi gelde buna nede,şunu söyliyelim yakın tarihimizde MOSSAD ile MİT arasında o kadar yakın bir ilişki vardıki nerdeyse MİT MOSSADIN TÜRKİYEDEKİ ÜNÜTESİ gibi olmuştu,bu en çok 28 şubat ile çok belirginleşti.
AK PARTİ iktidarı ile pisikolojik olarak İSRAİL burdaki menfaatlerinde bir gerileme olucağını eskisi gibi at koşturamıycağını MİT ve diğer ülke içindeki kurumlardaki angaje ettiği KATSA konumundaki personelin hemen olmasada bu iktidarın getirdiği rejimle tasviye olucağını anlayınca çeşitli operasyonlara girişti.
2005 ve ondan sonrası çok çeşitli istihbarat faaliyetlerine türkiye üstünde gerçekleştirdi ve bu 2010 yılına kadar geldi.
2010 başında üst düzey devlet yetkilisine mesaj geçen kişi şunu söylüyordu,efendim MOSSAD tüm çalışmalarını sayın DR HAKAN FİDAN beyin üstüne yoğunlaştırdı artık MİT müsteşarı olucağını anladılar sayın FİDAN hakkında kirli  istihbarat çalışması yapıyorlar.
İşte ne olduysa bu mesajları çeken kişiye aniden İstanbul emniyeti alakasız bir operasyon yaptı ve bu operasyonun neticesinde kişiye önemli bir zarar vermesede kişiyi çeşitli büyük devletler ve ülkemizdeki devletin tepesince kirli bir duruma getirdi,sonraki tüm istihbarat çalışmalarında anlaşıldıki MOSSAD ve onun burdaki MİT ve STK (emniyet,tsk unsurları) içindeki angaje niteliğindeki KATSA(YAHUDİ OLMAYAN İSRAİL AJANI) kişilerin yaptığı bir pasif bırakma,kirletip kişiyi etkisiz kılma hesabıydı.
Sonuçta arkası arkasına gelen sayın BAYKAL provakasyonu,MAVİ MARMARA gemisi baskını,MHP kasetleri,sayın BAŞBAKANIN ofis ve bazı mekanlarının dinlenmesi ve tüm bunları yapan MİT ve diğer özel ve kamu güvenlik güçleri içinden personel 2010 ile 2012 eylül ayı arasında MOSSAD dış bağlantıları özellikle NEWYORK merkez alınarak çalışılarak yıpratma operasyonlarını devam ettirdiler.
Bunlar olurken maalesef uzun bir zaman görmemezden gelindi,ve olaylar GESİ provokasyonu ve şu anda hükümete değil DEVLETE karşı yapılan bazı yıpratma hadiseleri ile devam ediyor ve hala devletin bazı ERKLERİNDE çabuk neticelendirip bu konuların aslında BELGEYE dönüşmüş ve kim bu MOSSADA destek veren kişiler belliyken nedense hala korunmaktadırlar.
Aslında 7 şubat hadisesi içinde yine sanırımki MOSSAD ın turuva atı bu ekibin içinde vardı,tabi olaya savcılığa intikal etmeyince konu kapandı turuva atıda gizli kaldı.
Sayın FİDAN beye bu saatten sonra saldıranları ve saldıracakları konularla ilgili kendi kanatımca bir TUZAK projeydi bu aslında sayın FİDAN üstünden sayın BAŞBAKAN ve AK parti hükümetini zora sokup tasviye etmek.
Ama maalesef bunu 3 yıl evvelden gören şahsı,nedense MİT yönetimi ve sayın BAŞBAKAN pasifize etti onlara bunu reva gören kişilerle çeşitli çalışmalara girdiler ne oldu o zaman bu gurubun eline çok çeşitli SİYASİ,DÖKÜMANTER,MADDİ koz geçirmelerini sağlamış oldular.
Şimdide bu gurup burda sayın FİDAN ,HÜKÜMET ve sayın BAŞBAKANI örtülü bombardımana koyucak,AYAK sesleri geldi….
Arkadaşlar aslında konu uzun ama sade bir konu devlet hep 16 YAŞINDA cesareti ve feraseti olan bu olayın üstünden gelir ülkeyi ve VATAN EVLATLARININ üstüne atılmış çamuru kaldırır,ALTIN gibi parlayarak gerçek meydana çıkar……?????
SAYGILARIMLA…
ZEKİ ARSLAN



3 Aralık 2013 Salı

MGK KARARLARI……

Sevgili takipçilerim,sizlerden zaman zaman sorular ve bu konulardada yazarmısınız diye mailler alıyorum,tabi memnun oluyorum eğer bildiğim yaşadığım konularsa elimden geldikçe yazıyorum.Bu sabah bir hemşerim özellikle sayın AYHAN ÇARKIN beyin bizim icra faaliyetlerimiz MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ kararları neticesinde yapılmış hadiselerdir sözünü, ZEKİ bey bu konuda yazarmısınız dedi bende bildiğim ve yaşadıklarımı yazıyorum konu ile ilgili.
Şimdi MGK konusunu ülkemizde SUSURLUK sürecinden sonra ilk söyleyenlerden biriyim ben gerçekten bu hadise o dönemde MGK tarafından bazı sebeplerle karara bağlanmış olaylar silsilesidir,birileri bunu kendi menfaatleri için sonradan sulandırmışlardır,çizgi dışına çıkmışlardır,ama ilk etapta çıkan belirli ve kısıtlı çalışma listesi MGK kararıdır.
Susurluk hadisesinin patlamasının arkasından TBMM kurulan meclis araştırma komisyonu ropörtörü merhum HAKİM AKMAN AKYÜREK beyefendinin kendi aldığım istihbari duyumlarla,bazı MGK belgelerine ulaştığını SUSURLUK olaylarının oluşumu gizli yazışmalarını bir bu konularda çokça şaibeli yazı yazan gazetecimize dahi bir otel toplantısında gösterdiğini haber almıştım arkasından şüpheli bir kaza ile vefatı ve bazı arşiv dökümanlarının yağmalandığı ve kaybedildiği haberlerini almıştım.
MGK ülkemizde eski bir yapı ben sorulan soru  olan SUSURLUK süreci ile konuyu kısa size anlatmaya çalışıcam.
1992 newroz hadisesinden sonra,devletimiz bir panik havasına girdi bunun sebeblerini anlatmıycam çok uzun mevzu,konular ve günler,aylar yıllar.Böyle olunca devletimizin militarist bir yapısı o dönemde güçlü bir şekilde  hakim olduğu için ve kurumlarda terör mücadelesi eksiklikleri ve zafiyetleri geniş anlamda belirince tüm bunları hızlı bir kordine edicek ana karargah MGK çatısı altında organize edilip düzenlenmesi koordinasyonun hızlı bir şekilde sağlanıp devletin en alt biriminden yani sokaktan,kırsaldan,devletin en tepesi CUMHURBAŞKANLIĞI makamına kadar hızlı ve aktif bir operasyon hazırlanabilmesi için uğraşıldı.
Tabi vatandaşımız bilmediği için MGK içinde çeşitli başkanlıklar ve koordinasyon üniteleri vardır,mesela STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) TOPYÖKÜN SAVAŞ KOMUTANLIĞI,TİB(TOPLUMLA İLŞKİLER BAŞKANLIĞI)PHSB(PİSİKOLOJİK HARP SAVUNMA BAŞKANLIĞI) VE devletimizin tüm güvenlikle ilgili kurumlarının CUMHURBAŞKANLIĞI İSTİHBARAT ÜNİTESİ,MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI)JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI,EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ,DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI VE İSTİHBARAT DAİRESİ gibi TSK  vs kurumların şubeleri ve bu kurumların irtibat görevlileri MGK bulunur.
1993 yılında tüm bu kurumların çalışması ve dönemin siyasi iradesinin mücadelede kararlı tutumu ile PKK ve diğer terör örgütleri ile etkili mücadele kararı 1993 özellikle temmuz ayından sonraki toplantılarda alındığında teröre sivil hayatta yardım yataklık eden kişilerin kanun bazında yakalanıp sonuç alınamamasından dolayı GAYRİNİZAMİ HARP UNSURU TAKTİKLER içindeki DIRTY ACTİON (kirli hareket)diye adlantırılan SAHRA TALİMATNAMELERİNDE ve DENİZ AŞIRI GİZLİ SERVİSLER tamimlerinde bulunan bu operasyon şeklininde DUYDUĞUM kadarı ile MGK toplantısında siyasi iradenin önüne konduğu siyasi iradede ülke menfaatleri için bu konunun altına imza attığı ve bu konu ile ilgili şimdiye kadar adı anılan kurumun( EMGMD) içinde sayın AYHAN ÇARKININ ifade ettiği şekilde özel bir birim kurulduğu,bu birim içinde adları çok sıklıkla basında duyulan yaşayan veya hayata gözlerini yummuş muazaaf veya sivil paramiliter kişilerden gurup oluşturulup belirli bir çizgi içinde belirli teröre destek veren özellikle UYUŞTURUCU VE SİLAH ticaretini örgüt adına yapan kişilere karşı İNFAZ kararlarının uygulamaya konması ve bu konularda MGK ilgili ünütelerince listeler oluşturulmasına karar verilmiş diye DUYUMLAR almıştım sevgili takipçilerim okuyucularım.
Bu konu hakkında sizleri namuslu ve şerefli vatandaşlarımızın merakını giderecek kadar bilgilendirdiysem çok memnun olurum,vatandaşımızın bilgilenmesi DEVLETİMİZİ ve DEMOKRASİMİZİ dahada çok güçlendirecektir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

OPERASYON 17 AĞUSTOS…..

Sevgili takipçilerim bugünlerde kısır tartışmaları izlemekten sıkıldım bir kardeşimiz çok enteresan bu arada bir soru sorunca şaşırdım TÜRKİYE insanının içinde genç çok akıllı,zeki,yaratıcı ve bilgili kardeşlerimiz var.Ama öyle bir millet olarak özelliğimiz var maalesef 2000 yıldır hep kendi,kendimize önümüzü kaparız….
Burda anlatıcağım herşey yaşanmış,fakat hepsini şu anda veremiycem bazı ülkeler ve resmi yetkili  kişiler olduğu için sorun teşkil edebileceğinden keserek veriyor ve sizden özür diliyorum,ama ileki tarihlerde allah izin verirse açık ve net vericem sizlerle bu yaşanmışları paylaşıcam,ama madem merak edip KOZMİK soru soran arkadaşlar var konuyu bir nebze olsun anlatmak ihtiyacı duydum şu kısır konudanda biraz uzaklaşırız,eğitim kesinlikle çok önemli bunun için çok modern çareleri DEVLETİMİZ yaratmalı,yaratanında her zaman yanında olmalı…
Yıl 1999 aylardan haziran aşırı tepkili ve yoğun baskı altında olduğum yıllar ve günler 7-24 dinlenip ve izlendiğim günler,sebebi çok uzun,bulunduğum mekan tüm böcek tabir ettiğimiz dinleme vericileri ile tuzaklanmış bir yer iki tanede bayan yabancı uyruklu hanfendi çalışıyor ve çalışma saatlerimiz çok uzun saatlere yayılmış durumda,LİLİ hanım orta yaşlarda bir RUS hanfendi odessadan TATYANA isminde bir arkadaşı ziyarete geliyor 1999 haziran ayında,istanbuldan PARİSE yolculuk yapıcak o yıllarda alkolü çok fazlaca tükettiğim günler gündüz çalışırken bile alkol alıyorum,ofis ortamında konuşurken tatyana hanım ve lili, ZEKİ bey bazı inanışlar var  dünyada bu yaz bazı felaketler olucağı konusunda diye söyleyince hanfendi DEPREM olucak ve bu deprem birkaç ay içinde ülkemizde ve burda istanbulda olucak dedim,beni çok ciddi dinlediler ve sonraki günlerde şahsım bunu türkiyedeki arkadaşlarımlada paylaşmaya başladım,herkes bana alkol kullandığımdan dolayı iyice akıl sağlığımın bozulduğu yönünde muamele yapmaya toplantılarımızda yüzüme değil ama bir gülümsemeyle kalkıp arkamdan iyice uçtuğumu halimin ve gidişatımın iyi olmadığını ima etmeye başladılar o dönemde beni karalamak için MİT bu yönteme çok ihtiyacı vardı,işlerine geliyordu onlarda toplumda fısıltı gazetesi haber ağı ile bunu yayıp pisikolojimin iyi olmadığını ve olkolün benim akıl sağlığımı yediğini belirtiyorlardı.
1999 temmuz 15 gibi  aniden çok büyük bir DEVLETİN iki askeri istihbarat görevlisi subayı ziyarete geldi,kahvelerimizi içerken bugünlerin gelip geçiceğini bazen istenmeden bazı yanlışlıklar yapıldığını söyleyerek gönül alma vabında bir görüşme oluyor bunun ortasında ZEKİ bey bir duyum aldık,deprem olucak diyormuşunuz konu hakkında bilgi verebilirmisiniz diyip rica ettiler duvardaki büyük PANO halindeki DÜNYA haritası üstünde konuyu anlattım,
Ve sordum siz ne diyorsunuz,kafalarını olumlu salladılar.Ayrıldık içimden dedim kendi ülkemin en yakın arkadaşlarım gelmiyor arkamdan t…… geçiyorlar YABANCI ÜLKE misyonu haber alıyor atlıyor geliyor,vay ülkem vay….
O günler böyle devam ederken depremden üç beş gün evvel hatırladığım güneşte tutuldu,16 ağustos pazartesi günü işe gitmekten vazgeçtim,evde alkol azdı eşime çocuğumu alıp benden uzaklaşmasını rica ettim deniz gören yüksekte bir odaya kendimi kitleyip alkol almaya ve kendi,kendime konuşmaya başladım öylen bir sularında başlayan bu hadise gece 03 sularında koltukta oturur halde hafif sızmışken gürültü ile kalktım eşime koştum oda çocuğu alıp bana koşmuş evin orta yerinde çelik merdivenin altına eşimi soktum dua etmesini rica ettim ve deprem bitti aşağıya indirdim tabi herkes indi,depremin büyüklüğünü anlayınca silahlarımdan birini ve askeri ünüformalarımı giyip yedek mermi ve şarjörleri para ve kıymetli eşyalarımızı alıp aşşağı indim.Arabanın radyosuda yayın almıyor,hiçbir cep telefonu çekmiyor fakat çok garip gelicek ev telefonu ve iş yeri telefonu tafiks hattı gibi çalışıyor arıyorum heryeri ama TSK birlikleri haricinde hiçbir yer düşmüyor çünkü o santrallar çalışmıyor.
O arada bir dostum yanıma geldi ailesi ile ailesini kendi ailemin yanına bırakarak binanın çatısına çıktık,baktık avcılar bölgesinde hiçbir hareket yok ölü bölge yalnız bir alan yanıyor alevleri kırk elli metre yükseğe çıkıyor,kısacası aklımıza gelen İstanbul yok,bunlar depremle ilgili konular,uzun geçiyorum.
Arkadaşıma çatıdan ayrılmayacağımı evden alkol alıp yanıma gelmesini söyledim dediğimi yaptı gün ağardı saat 6.30 sularında YEŞİLKÖY HAVA LİMANINA arkası arkasına İL-76 M tipi RUSYA AFETLER BAKANLIĞI ACİL MÜDAHALE GÜCÜNE bağlı uçaklar inmeye başladı,
Arkadaşıma dedim RUSLAR geldi,moskova burası arası saat dilimi ile 3 saat, yarım saatte hazırlanıp gelmişler ilk gelen ekiptir.
Arkadaşım şaşırdı iyice,depremle başlayan herkes gibi günlerimiz başladı,o arada istanbuldaki kuzeydeniz saha komutanlığı ve ona bağlı tüm birliklerdeki görevliler gölcüğe gitmişlerdi,tabi doğru düzgün haberleşemedik yakın arkadaşım  AHMET astsubay kıdemli başçavuş gölcükten döndü oturuyoruz ZEKİ kardeşim donanma karargahından cenazelerimizi çıkarttık buraya morga kaldırdık yalnız çok entresan hadiselerle karşılaştık.
O arada eski dostum MİHAEL geldi kendisi moskovada görevli idi yardım ekibi ile beraber yollanmış bana nasıl İZMİT te intikal ettiklerini ve olayın kozmik tarafını anlattı güldü sizinkiler çok gizli bölge olduğu için bizim ekibi GÖLCÜK donanmaya sokmayıp başka alana sevk ettiler….
Tabi bu mesele yayıldı özellikle nasıl benim deprem olucağını  önceden bildiğim bazı yerlerden haber geldi bu işede madalya veremiyoruz diye,ama o günlerin en ehemniyetli ve manalı lafını sayın ALİ ŞEN beyefendi söyledi..Dediki depremi önceden sadece HAYVANLAR bilir………
Sevgili takipçilerim sizden tekrar özür dileyerek konunun bu kadarını verebiliyorum umarım kızmazsınız darılmazsınız…..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

1 Aralık 2013 Pazar

RUSYA…!

RUSYA DEDİĞİMİZ ZAMAN ANLATILACAK KENDİ ANIM ÇOK,AMA KISA ŞUNU SÖYLİYCEM 1991 YILINDA DÜNYAYA KISA ZAMAN İÇİN BİR ŞAKA YAPTI,ŞİMDİ GÜLÜYOR..
HER ZAMAN GEÇMİŞTE DOĞRUYU SÖYLEMEK VE YANILMAMAK  MANEVİ OLARAK İNSANA DAHA DEĞİŞİK KUVVETLİ BİR DUYGU VERİYOR……
ZEKİ ARSLAN..


РОССИЯ ...!
Какие будут описаны, когда мы говорим сами РОССИЯ самый момент, BUT'll рассказать вам немного воды пошутил в мире в 1991 году, смеется сейчас ..
Прошлое всегда сказать вам правду и человеческой духовной ошибкам сильное чувство Это отличается от ......!

ZEKİ ARSLAN….

CD-DOKÜMAN-ŞANTAJ…….

Sevgili arkadaşlarım bazı hadiselerin aslında doğal sürecin yaşanması ile hayatın ve yaşadığımız dünyanın bir gerçekliği olarak karşımıza geliyor.
Süreçlerde yaşanananlar kendiliğinden bir birini tamamlayan olaylar zincirinin parçaları halinde karşımıza çıkıyor.
Size bazı örnekler vererek çeşitleme yaparak gerçek hiç hayali olmadan  ve sizi aldatıp yanıltmadan bizzat sahanın içinde yaşadıklarımla örnekliycem.Zira saha içinde çalışmak herşeyle bire bir muhattap olmak ve sıcağı sıcağına yaşamaktır.
1991 yılına geldiğimizde SUSURLUK sürecinin alt yapısı oluşmuştu nedenlerine girmiycem uzun başka bir konu o anda un vardı,şeker vardı,ortaya helva çıktı yani KONTRAGERİLLALAR paramiliter silahlı sivil yapılar.1992 den sonrada dağda terör örgütü ile çarpışsın diye polis özel harekat güçlendirilip, özendirilip sahaya topyökün sürülmeye karar alındığında bir büyüğümle görüşürken ilerde bu işin kirli yüzünün faturası bu birime çıkar diye hesap yapmıştık doğru hesap yaptığımız sonra meydana çıktı kamuoyuna mal oldu,ilerleyen yıllarda.
1996 yılında özel bir arkadaşımla görüştüğümde APO nun kesinlikle POLİS ÖZEL HAREKATIN herhangi bir müdahalesi ile imhasının yaptırılmıycağını amiyane tabirle TSK bu ekmeği kimseye yedirmiyceğini söylediğimde o arkadaşımın bana çok sinirlendiğini hiç unutmuycam,dahası bunu MİT yedirmiyceklerinide söylemiştim sayın MEHMET EYMÜR bey bu konuda beyanatı var operasyonların en önemli ortamında GENELKURMAY 2. BAŞKANI  sayın ÇEVİK BİR tarafında ÖZEL KUVVETLER personelinin KONTERÖR dairesinden kıtaya geri çağrıldığının beyanını çok defa vermiştir buda beni doğrulamıştır.
Bunların hepsi doğal ülkemizin içinde yaşanan süreçler hiçbir komplo teorisi olmadan yaşanan hadiseler.
Bugüne geldiğimizde çeşitli geçmişe dönük belgelerin yeniden basın vasıtası ile ortalağı sürülmesi buda yine doğal bir sürecin yansıması şundan dolayı.
2005 sonra güvenlik güçlerinin içindeki bir gurup AK partiyi rejimin cumhuriyetten beri sahibi gibi hareket eden erklere karşı mücadele vermeye paşlayınca birincisi istihbari çalışma belirli kurumlarda yapmaya yetkililerdi bu konuda inanılmaz ölümüne bir çalışma başlattılar,bunun için tüm kaynaklarını seferber ederek kullanılmak üzere bilgi ve doküman,ses ve görüntü kaydı toplayarak yeri geldiğinde zannederim yabancı güçlerin kurumlar içindeki sızmalarından elde ettikleri bilgi ve belgeyi AK partili yetkillilere ulaştırıp yapının bu bilgilerle ayakta kalmasını karşı güce karşı ön bilgi ve belgelerle hasım sayılan gücün eylemlerini engellediler ve başarılı oldular.
2007 yılından sonrada bu çalışma hem istihbari çalışma hemde başlayan ERGENEKON,BALYOZ gibi davalarla özel kurumların dışında kurulmuş birimlerde özel ihtisas edilmiş ekiplerle hemde adli kolluk olarak devam edipte bu konuda ihtisaslaşan belirli bir camia adledilen gurubun elinde muazzam bilgi belge,doküman,ses ve görüntü birikti,tabi istihbarat dünyasının çok alışılmış bir alışkanlığı arşiv saklamak bu biraz ister istemez olan bu işi yapanların hastalığı olan konudur,zannederim bu guruplarda bunu yaptı ve yavaş,yavaş büyük bir güç oluştu destekledikleri AK parti büyük sinerji yakaladı işte o andan sonra iyice artan uluslararası büyük güçlerle ilşkiler yanlışlıklar yaptırmaya başladı bu AK parti ve onun yönettiği devlete karşı ters düşücek hadiselere olayları getirdi,aslında bu işi çok önceden farkeden AK parti kadroları önlem olarak birkaç yıl evvelden onları desteklemiş güç ile çıkabilecek çatışma için kendilerini hazırladılar bugünlerdede bu strateji ilede kanunlar bazında bu gücü ana arterlerinden vurucak kararlar alarak bir nevi operasyon başlattılar,şimdi bu güçte çarpışmaya elindeki işte o sakladığı arşiv ve o günün sızma olan uluslararsı güçlerinden bu sefer kendi alacağı destekle karşılık verip savaşa başlıycaklar,memleket için içerde bu tip hadiseler iyi şeyler değil,allah bizileri ıslah etsin.
Olayın teknik yanı bu size birde yaşanmış yanından bilgi verim ASKERİ istihbarat çalışması aslında en zevkli zamanı barış dönemidir,askeri istihbarat uzmanı heryere girer çıkar bir gün bakarsın nusaybinde hudutta veya ırakta,suriyede bir gün önemli ankarada istanbulda resepsiyonda,bir gün bir holdingte birgünde cankurtaranda meyhanede böyle askeri istihbaratın geniş yelpazesi olur,ilişki ağı çok faklı çalışmasıda sivil istihbaratçıların deyimi ile kaba ama farklı bir güvene dayalı biraz daha polise yakın bir pisikolojide çalışırlar ve yaşarlar netice itibari ile devletin en büyük kuruluşunun ceketini üstünde taşıyorsun.
Yıl 2004 ankarada fare gibi dolaşan bir eleman var TSK içinde görevli er bilgi veriyor o aralar yav ağbi bu paşa cumadan tek başına tüm protokolü yıkıp kimseye haber vermeden bazen bodrumda bir işadamımızın malikanesine gidiyor dedi,bu bir istihbarattır not alınır.
Sonra 2007 yılında bazı TSK herkesi şaşırtan özellikle darbe sevdalılarını hüsrana uğratan gelişmeler yaşanınca basit çay partilerinin neticelerinde istihbar edilen bilgilerin teyitleri alınmaya başlandı.
2010 yılında şimdi bugünlerde şavaş konumunda olan camianın bir emniyet kanadı çeşitli yerlere yaptığı baskınlarda bir CD arıyor bunun yine askeri uzmana bilgisi geliyor,baskınlar esnasında üst makamlara CD bulunamadığı rapor ediliyor bu üst makamda ankarda daha üst kendi birimlerinden olmayan başka bir birime rapor veriyorlar yaptığımız baskınlarda bu CD ye bulamıyoruz diye.Akabindeki günlerde Baykal kaseti patlıyor,fakat bu CD ne Baykal nede ondan evvel olan İTO başkanı ile ilgili konu ile ilgili değil.
Tabi askeri istihbarat uzmanı kafasına soru işareti takılıyor atlıyor BODRUMA ilgili bölgeye gidiyor ilgili yerde uzun bir tatil yapıyor fakat arkasından bu camiaya bağlı emniyet gücü ve MİT bağlı bir birim nedense istihbarat faliyeti yapmasını önlemeye perdelemeye çalışıyor,ANKARADAN ve İSTANBULDAN özel ekip bodruma yollanıyor,bu gelen ekipler polis organize şuçlar şubesi İstanbul MİT jandarma ve kendi haber eleman networkü ile askeri istihbarat uzmanı üstünde baskı kursada yılların uzmanı bu baskı ve bulunduğu mahalden bile alıcağı istihbari bilgiyi alıyor hatta kaldığı mekanlarda ünlü bayan sinema şanatçıları ile karşılaşıyor 1984 yıllara gözleri buğlanarak gidiyor sayın MEHMET EYMÜR beyin ankaraya aldırdığı bayanlar ne tasedüf nerdeyse 30 yıl geçmiş hepsi babası,anası,kızı tam kadro ordalar,uzun hikaye,askeri istihbarat uzmanı nasılsa otelde herşey bedava şişe,şişe rakıları devirip çupura balıklarla  nasıl içmesin ALLAH BÜYÜK..
Çalışma bitince network ağı tam oluşuyor,ne olduğu anlaşıldığında 1 yıl sonra yine bodrumda aynı merkezde  ünlü eski bir MİT mensubu,yine eski bir mit haberelemanı arkadaşı tarafından vurulup öldürülünce bu ekibi uzaktan tanıyor onlar ve çalışma sistemi hakkında bilgisi var olayı tam kavrıyor.
Evet sevgili arkadaşlarım koca,koca devletlerin kaderleri maalesef üzülerek söylüyorum minnacık CD,KAĞITPARÇASI,RESİM gibi donelerle şekilleniyor çok önemli.
Onun için bu tip şantaj konusu malzemenin vereceği hasarı kimsenin önceden tam kestirmesi ve olayları,insanları ve ülkeyi nerelere götüreceğini bilemezsiniz dikkat edip basit şantaj ve basit hadselerle ülke zarar görmesin ama bilinecek vatan,millet,allah adına  bazı bilgilerde önceden öğrenildiğinde bu sefer kötülükten mada yararıda olabilir.
ATALARIMIZIN SÖZÜ BİR MUSUBET BİN NASİHATTA BEDELDİR…
Hepinize eğlenceli bir Pazar günü diler,gözleinizden öperim…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…

                                                                                                    01.01.2022                           A...