20 Mayıs 2018 Pazar

YARASA GÖLGESİ…!


                                              

Sevgili takipçilerim iyi bir hafta sonu geçirdiğinizi umarım,önümüzdeki haftalar için size mutluluklar ve bolluk bereket olsun dileklerimi iletirim.
Arkadaşlarım MOSSAD (İSRAİL ASKERİ İSTİHBARATI) hakkında bugünlerde sayın CUMHURBAŞKANIMIZA suikast yapacak diye basın ve medyada haberler yer alıyor..
Tamamen palavra ve ülkemizde bu palavraları çok uzun yıllardır kamuoyunun önüne getiren HABER MERKEZLERİ var.
Bu tip palavra haberlerle kamuoyunda toplum üstünde belirli kişilikler için mağdur ve mazlum hadisesi üstünden puan toplayıcı etki yaratıyorlar ve zaman zaman bu şekilde, geçmişte çokta başarılı oldular.
MOSSAD veya X bir gelişmiş bir ülkenin istihbarat örgütü eğer başka bir devletin yöneticisine suikast düzenleyecek olsa veya yapsa bunu en az elli yıl ispatlayamazsınız.

Ancak elli yıl sonra çıkıcak bazı dökümanter bilgiler veya artık ölüm yaşına yaklaşmış bu konuda çalışmış kimselerin beyanı veyahutta biyografik yazı çalışmaları ile bu konular ortaya dökülür.
Hala ABD başkanı toprağı bol olsun JONH F. KENEDY suikasti 1963 yılından beri çözülemedi.

1981 yılında MISIRDA ENVER SEDAT suikasti ve bizde 1988 yılında 
                              

dönemin BAŞBAKANI merhum TURGUT ÖZAL yapılan başarısız suikatin bile şifreleri bilinsede hiçbir zaman kamuoyuna, sayın ÖZAL yaralı kurtulduğu halde kendiside dahil, konunun arkasında nasıl bir örgüt var açıklayamadı.

Yazılarımdan ilgili ilgisizi rahatsız olan insanlar ve kurumsal yapılar var.
Arkadaşlarım ben çok uzun yıllardır DEFANS(SAVUNMA) yaparak yaşamak zorunda kaldım.
Mağdurluğun bir gerçekten olanı vardır,birde MAĞDUR ve MAZLUMU oynayarak kendine bu ajitasyon üstünden yer edinip sonra ZALİM ve HAİN konumuna geçen insanlar ve guruplar vardır.
Hayatında ülkesi için veyahut kendisi için tehlikeye girmemiş havadan bir çay sohbeti ile ULUSLARARASINDA SERVET sahibi olmak isteyen çevreler maalesef rahatsız.

Haklılarda sistem böyle gitmiş şimdiye kadar alışmışlar İSVİÇRE de başkası adına yaşayıp tatil yapmaya..

Bakın arkadaşlarım hayatımın uzun zamanı çarpışma ve stres ile geçti,bu arada mecburen çamura battık ama bu çamurlar yıllar sonra bir TABLOYA dönüşüyor.

Ülkemiz yıllar evvel nereye gitmeye başlamışsa artık bitiş istasyonuna çok yaklaştı.Bu istasyon maalesef ülkemizin ve devletimizin bitişi olarak sonlanabilir.

Şimdi aşağıya bir tane  1997 yılından bir belge koyucam,bu belgede adı geçen dostum ile daha sonra 2001 yılının mart ayında tekrar barıştık.
Aramızda şu anda hiçbir husumet yoktur zaten çok eski dostluğumuz olan bir ağbimdi.                     (orjinal belge)

Kendisi ile yeniden barışmamız yine acılı bir olayda insani görevimiz olan,ortak bir dostumuzun ortadan kaybolması ile oluştu.
Daha sonra bu arkadaşımızı hunharca öldürülmüş bir şekilde GAZİOSMANPAŞADA bir yerde bulundu.
Adı ALİ.R.İDRİSOĞLU idi.
Bu hadiseden birkaç gün sonra uzun yıllardır görüşmediğim bir büyüğüm ANKARA dan ziyaret etti.
Fakat geçmişten gelen kendisinin bana karşı bir kırgınlığı vardı,biraz sohbet ettik fakat sitem ederek kalktı ve gitti.
O günler ALİ GAFFAR OKKAN suikasti ve ALİ İDRİSOĞLU hadisesi arka arkaya geldiği günler,üstümde büyük bir baskı var.
                            

Bu baskıyı dağıtamıyorum,akşam saatlerinde alkol almaya başladım ve yardımcım rahmetli İSMAİL kardeşime ADİL SERDAR ŞAÇAN beyin başında olduğu organize şuçlar şubesini aramasını istedim.
Aradı ve telefonu bana verdi,biraz sinkaflı küfür ederek beni alamıyacakları yönünde söylem geliştirdim.
Telefondaki komiser arkadaş delimisin kardeşim diyince daha ağar küfürler ettim.

Sordu nerdesin burdayım gelin,bekle geliyoruz dediler.
Geldiler kimliğimi aldılar senmiydin dediler evet dedim,kapalı bir münübüse alıp yolda konuşmaya başladık.
Anlattım başım belada beni yedeğinizde tutun ve zabıt tutarak gözaltına alın.
Beyoğlu ekipler amirliğine getirdiler zabıt tutular ve nezarete koydular.
Sabahta aynı zabıtla serbest bıraktılar.
24 ağustos 2001 günü sayın ADİL SERDAR SAÇAN beyin önemli bir ekibi önemli bir operasyonu benim yanımdan yaparak onuda tarihe not düştüm.
Anlatmak istediğim bu büyük bir hadisenin içinde devamlı kendimi ve ailemi ayakta tutup yere sağlam basarak yeri gelirse kirlenmeyi göze alarak TEK BAŞIMA YALNIZ yoluma devam ettim…

Bu aşağıdaki belge niteliğindeki hadise o günlerde dışardan etki eden adı MİLLİ olan bir gurubun, bu dostum üstünde kurdukları baskı ile beni yanlışa götürmek istemeleri sonunda gelişen olaylar zincirinin tozlu raflarda kalmış siuleti.
 Bu evrak üstündeki tarihten ancak on dört ay sonra APO operasyonundan bir ay evvel içinde yakın akrabalarımın bulunduğu bir TÜRKİYE DERİN gurubu tarafından ve SEFERBERLİK yapısının tam kadro çalıştırılması ile başarıya ulaşabildiler.
Onlar başarıya ulaştılar ama ülkemin o günden bugüne ve yakın gelecekte hüsranla sonlanacak günleri,bu şekilde başlamış oldu.
Hırsızlık yapanların  kimi, karnını doyurmak için yapar,kimileride ÇETELEŞİP ülkeyi içerden ve dışardan bölmek için?
Kanuna ve DEVLET SIRLARINA saygı duyarak koyduğum belge ve fotoğraflar ve dökümanter bilgilerin hepsi ülkemin kamu kuruluşlarından arşiv halinde anında çıkıcak durumdadır.
İspatını yapamıyacağım bir şeyi yazmadım insan yaşam formlarınada saygım sonsuzdur.

Çocukken HANSEL ve GRATEL kardeşleri okumak ile ne kadar iyi
                                      

 yaptığımı düşünüyorum  çocuk romanının içindeki bilgi sadece çocukluk ile kalmıyor büyüyüncede aynı işlevi fikri olarak görüyor.
Birde HEİDİ yi görsek:)

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.

1 yorum:

  1. MİT'in geçmişi/kuruluşu hangi tarihe dayanir ki,
    MİT'in içindeki bu tarihsel yapı diyorsun ?

    Mit zaten Yahudiler ve Masonlar tarafindan kurulmuş,
    hiçbir Yerli ve Milli yönü olmayan,
    Türkiyeye en büyük zararı ve ihaneti yapmış kripto bir yapıdır.

    YanıtlaSil

                                                                                                    01.01.2022                           A...