27 Ocak 2018 Cumartesi

VAN lı MEHMET…..

                             

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi bir hafta sonu geçirmenizi dileri.Uzun zamandır PAZAR yazısı yazmamıştım bugün aklıma geldi birkaç anı yazarak,sizleri hem eğlendireyim bazı noktalardada düşünmenizi ve  kendi hayat bakışınızdan olayları irdelemenizi,birazda nostalji yaşamanızı sağlarım umarım.
Yıl 1983 BEYOĞLU istiklal caddesi üstünde SOVYET (RUS) konsolosluğunun karşısındayım birden caddede bir koşuşturma çığlıklar içinde sesler geldi.
O yıllarda cadde trafike açık,ilk önce film çekiyorlar zannetttim.
Çünkü önde simokinle damat arkada gelin,kalabalık ve polis.
Smokinli damat onu bekleyen bir araca atlayarak patenaj yaparak kalkış yapıp kaçıp gitti.

Gelin,aileler,polisler ortada kaldı.
Tabi kalabalığın içine karışınca ağlayan gelinin yakınlarından hadiseyi öğrendik.

Damat zampara kızı alıkoymuş.Aile durumu öğrenince hadiseyi kolluk ve adliyeye intikal ettirmiş.

Hakim mahkemede kızla evlenmesi kaydı ile davayı düşüreceğini teklif etmiş.Kız tarafıda, bizim zampara damatta kabul etmiş.
Mesele bu işte DAMAT cezaevine girmektense o zamanlar BEYOĞLU EVLENDİRME DAİRESİ tünelden sonraki ilk sokakta idi orda nikah kıyılırken imzayı atmış ve attığı gibide tabana kuvvet kaçmış.
Arkadaşlarınıda daha önceden ayarlamış orda beklesinler diye anlıycağınız YARAMAZ DAMAT evde kalmış GELİN hadisesi.
                                     

İSTİHBARAT demek geniş bilgi ve kaynak ihtiyacı demek bizim gençlik yıllarımızda.
Dünya sistemi ona göre şekillenmiş.
Bilgi içinde şimdiki gibi değil hayatı 7-24 yaşaman lazım.Gündüz ne kadar işine hakimsen bir o kadarda gecelere hakim olman lazım.
Yıl 1985 kış ayı soğuk ve rutubetli bir istanbul havası var.Akşam yedi oldu işten çıktım,köye inmeyeyim hafta başı renksiz oluyor ,rahmetli YAKUP ARSLAN ağbinin mekana gideyim orda demleneyim.

                                       

Gittim tekten masayı kurdum saat 23.30 sularına kadar alkol aldım,o yıllarda  rahmetli yakup ağbi en geç 24.00 kapatır mekan toplanırdı.
Çıktım ordan bir taksime çıkayım dedim orda bir iki BARDA içtim hava yok yavaş yavaş istiklalden yürüyerek  asmalı mescitte arabayı bıraktığım otoparka geldim tam orda DOĞU gece kulübü var.

Sahipleri tanıyorlar hep selam ederler kapıda sağda solda ama hiç gitmem tam batakhane.

Geçerken gördüler ağbi gel bir şeyler iç dediler kıramadım girdim ilk defa ama gürültülü bir ortam duman altı birkaç kadeh bir şeyler içtim bir hanım malumu masama geldi onada bir iki duble bir şeyler ısmarladım sıkıldım hesabı ödedim çıktım.

Dışarda bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyor otoparka giderken bir baktım metruk bir binanın girişinde bir kişi ceketini sıkı sıkı üstüne yakalarını çekmiş ŞARAP içiyor.
Oturabilirmiyim dedim tabi benim üstümde takım elbise palto var nedemek beyefendi buyrun dedi ama şaşkın.
Yanına çöktüm içebilirmiyim dedim ŞARAP mı dedi evet dedim.
İç ama bardak yok şişeden içmezsin ağbi sen dedi.
Ver içerim dedim verdi,sağlam bir fırt çektim geri verdim oda bana cebinden leblebi verdi.
Aldım,dedim bu şarap bize yetmez.Açık yer var ağbi alayım geleyim dedi.
                                  

Dur ama parası benden iki şişe al birazda leblebi falan al, tamam ağbi dedi.

Geldi bir yerden yağmur bir yerden ŞARAP çekiyoruz sordum ismin ne kardeşim.
Dedi MEHMET…..
Sordum memleket nere.

Dedi VAN…
Sordum ne yaparsın buralarda.Ağbi dedi, aslında benden büyük hürmeten ağbi diyor,ağbi memlekette kimsem kalmadı annem,babam,öldü kardeşlerim yiğenlerim hep dağaldılar.
Sıkıldım atladım istanbula geldim,burda günlük ne iş bulursam çalıştım şimdiye kadar.
Şimdi sandık aldım ayakkabı boyuyorum,burdada İŞÇİ barınağı var orda yatıp kalkıyorum.
Sohbetimiz arttı,dedi  sayın YÜKSEL UZEL hanfendi hemşerimdir bazen sıkıntıya düşersem giderim elini öperim bana harçlık verir.Evini herşeyini tarif ediyor.

Güldüm…
Sabah aydınlanmaya başlıyor,MEHMET dedim SİGORTALI garantili bir iş,yatacak yer olsa çalışırmısın?Dedi çalışmazmıyım…
Bu kartı al yarın saat 15.00 de bana gel sağol ağbi dedi.
Şarap bitti ben gidiyorum, dediğim gibi gelirsin dedim.
Gittim vurdum kafayı yattım,benim üçlü koltuk battaniyem,yastığım var.Annem verdi, biliyor bazen ofiste ikinci katta kendi odamda kalırım….
Sabah kalktım bizim bina SEFERBERLİK binasıdır 1908 meşrutiyet ilamı ile açılmış bir bina.

O yıllarda bina sorumlusu şimdi çok yüksek mevkili bir asker bürokratımızın babası.Emekli olmuş evine yakın ve güvenilir bir kişi olarak buraya almışlar.
Kendisi ile birlikte iki kişi daha var toplam üç kişiler o günlerde bir kişi eksik personel açığı var,bende bunu biliyorum.
Sabah kaltım kahvaltı,kahve derken merhum METİN ağbiyi çağardım geldi durumu anlattım sevindi.Günlerdir eve gidemiyorum burda kalıyorum,öbür adama kıyamıyorum o evli karısı çocukları var ben bekarım kalıyorum GECECİ olarak bu çok iyi oldu dedi.
Üçte gelicek dedim tamam dedi, ben onu yönetimede çıkartır hadiseyi tamamlarız dedi.
Mehmet bir geldi,iki dirhem bir çekirdek saç sakal traşı her şey çok iyi.
Çıkarttılar yönetime kabul edildi ertesi günü işe başladı.Günler geçiyor ilk iki üç ay sorun yok.
Binaya gece 24.00 dan sonra girmek ve çıkmak yasak.Kapılar kitleniyor.
Fakat o yıllarda HOME OFİS olarak kullanan birkaç kişi var onlara müsamma gösteriliyor.Gececi onlara kapıyı açıyor…
Rahmetlik daha evel yazmıştım KURTOĞLU SUAT beyinde binanın en üst katında HOME OFİSİ var oda benim gibi ALEMLERDEN akıyor geç geliyor alkol alıp.
Bir gün SUAT ağbi bir geldi ARSLAN dedi sen bunu herifi nerden buldun.Kimi ağbi dedim?MEHMETİ dedi.
Buldum bir yerden dedim olmaz ARSLAN dedi ne oldu dedim ağbi,dün gece geldim kafası kıyak bundan sonra geç gelen herkes bana belirli bir tarifeden indirme yapıcak yoksa kapıyı açmam demiş.
Hadi ya dedim ARSLAN dedi başka şikayetlerde var söyliyeyim dedi.
Hallederim SUAT ağbi şimdi dedim, merak etme .
Mehmeti buldurdum geldi,MEHMET dedim şikayet var ve bana geliyorlar ne yapıyorsun sen dedim.Başladı özür dilemeye anlatmaya özellikle dedim SUAT ağbi ile yakın ilgilenicen benim çok sevdiğim bir ağbim yoksa bozuşuruz dedim.Tamam ağbi dedi.

Birkaç gün sonra SUAT ağbi gülerek geldi dedi ZEKİ ne yaptın buna bu seferde adam benim için ne yapacağını şaşırıyor, bir dediğimi iki etmiyor.Güldüm boşver akşam geleyimmi rakıya, gel tamam dedi.
Günler böyle geçerken bu sefer başka sorunlar çıkmaya başladı MEHMET geceleri etrafta çevre yaptığı arkadaşları, kadınlar onlar bunlar sabaha kadar SULU, KURU alem yapıyorlarmış.
Birde yönetim kurulunda çıkan bir maaş anlaşmazlığı yüzünden AVUKATA ekmek bıçağı çekince yine iş bana düştü.
MEHMET dedim pılını pırtını topla hemen burayı terket.Benim her dediğimi eksiksiz yapar boynunu yana yatırır ellerini kavuşturur tamam ağbi derdi.
Gitti,sonra öğrendim DÖNEMİN BEYOĞLU BELEDİYE başkanı vardı SİİRT kökenli onun yiğenleri TOPHANELİ evlendirme dairesinin önündeki otoparkı çalıştırıyorlardı orda GECECİ olarak işe girmiş.
Birkaç ay sonra geç saat LUMBOZ pencereden baktım metin ağbi TRT 1 yurttan sesler radyosu yavaş yavaş demleniyor.
Kapıyı tıkladım baktı geldi açtı.Ne haber METİN ağbi dedim iyidir otur dedi rakı koydu,mezeler önümüzde sana haber büyük.
Hayırdır dedim..

Senin MEHMET parkta çalışıyorduya evet dedim birkaç gece evvel gece beklerken sarhoş parktaki bir arabayı alıp taksime iki arkadaş çıkıyorlar.Sonra orda yayalara çarpıyorlar ağar yaralılar var,arabayla kaçmaya başlayınca polis araçları kovalıyor parka dönene kadar sekiz on tane aracıda yolda PERT ediyorlar.
Parkta yakalayıp gözaltına almışlar ordanda mahkeme tutuklamış cezaevine yollamış.
Dedim rahmetli METİN ağbiye,İNSAN OĞLUNU anlamak zor..,
                               

Aradan birkaç yıl geçti bir gün bir mektup BURSA kapalı cezaevinden,ağbi sana karşı çok mahcubum özür dilerim herhangi bir isteği arzusu yok,hakkını helal et diyor.

İçimden güldüm HELAL olsun MEHMET dedim..
Hepinize iyi pazarlar.
                 

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

                                                                                                    01.01.2022                           A...