Sevgili
takipçilerim GÜNEŞLİ ve AYDINLIK günler dilerim,iyi bir yaz sezonu
geçirmenizi temenni ederim.
Yazının
başlığından anlıcağınız gibi TÜRKİYE ve ALTIN piyasası ve MERKEZ BANKAMIZIN
ALTIN STOKLARI hakkında bildiklerimi size aktarmak istiyorum.
Nerden
bu konu aklıma geldi anlatayım uzun zamandır şahsıma bu konuda sorular
soruluyor.
Merkez
bankamızın stok altınlarından dört yüz elli ton altınımız REHİN olarak verilmiş
DEVLETİMİZİ yönetenlerin eliyle İNGİLTERE devletine.
Bu
konuları bazı televizyonlarda tesadüf seyredince önce inanamadım ,fakat
herhangi bir tepki gelmeyince bazı taramalardan olayın doğruluğunu
algıladım.
Tabi
böyle olunca bir anda kafamdaki film şeridi geriye sarmaya başladı ve geçmişte
yaşadıklarımdan öğrendiğim bazı konular vardı daldım eskilere.
Rahmetli
babamın yakın dostu dış işleri bakanlığı ve başbakanlık kadrolarında çalışmış
merhum CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN İSMET İNÖNÜ beyefendinin ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜNÜ
yapmış merhum TURAN ERSAYIN beyefendi vardı,aklıma o geldi.
Geçtiğimiz
günlerde iki kızından biri olan AYŞE ERSAYIN hanfendiyide
kaybetmişiz merhume
NURLAR içinde yatsın mekanı cennet olsun.İki kız kardeş hanfendiyi ben çocukken
tanımıştım çok güzel alımlı bayanlardı,unutmam misafirliklerde karşılaştığımda
aklımda hep öyle kaldılar.
Tabi
o yıllarda ANKARA da yaşıyor emekli sayın TURAN ERSAYIN bey,bazen babamla gider
görüşürüz STAD otelde rakı içerler bende kulak misafiri olurum konulara.
Bir
gün baba dedim çok değer veriyorsun TURAN beye çok hürmet gösteriyorsun
dedim,dedi çok büyük görevlerde bulundu başarılarla dolu dedi.Mesela dedim.
Anlatayım
dedi, DEMOKRAT PARTİ BAŞBAKANI merhum ADNAN MENDERES AMERİKADAN
aldığı MARŞAL yardımını biraz savrukça kullanınca 1955 gelindiğinde yatırımlar
yarıda kaldı dedi.Bunun üstüne tekrar borç isteyince AMERİKA ALMANYA ve
JAPONYAYI örnek göstererek para vermeyi reddetti.
Sonra
baba dedim,AMERİKA para vermeyince uluslararası piyasadan para aradılar ama
bulamadılar dedi.
Bulamayınca
İSVİÇRE hükümeti ile yapılan görüşmeler ile eğer HAZİNEDEKİ altınlarımızı REHİN
verirsek karşılığında BORÇ verebileceklerini tahattüt ettiler.
Sonra
baba dedim,fakat bu kanunlarımızla yasak bu ALTINLAR merkez bankasından çıkıp
başka bir ülkeye rehin verilmesi kanunlar tarafından mümkün değil.
Ama
merhum MENDERES riske giriyor ve ÇOK GİZLİ bir operasyonla altınları C-47
dakota askeri nakliye uçakları ve TSK mensupları ile İSVİÇRE ye nakil
ediyorlar.
Ondan
sonra istedikleri kırediler çözülüyor.Sonra BABA dedim gerisini berisini
uzatmayacağım dedi,1960 darbesi olunca
yassıada mahkemelerinin işte o gizli kapalı duruşmalarında yaptıkları halka ve
diğer yargılananların çıkarılmadığı celselerde görüşülen konulardan biride
İSVİÇRE de kalan rehin altınlarımız.
Aslında
kimse bahsetmez bu ALTIN meselesi ve
1959 yılında SOVYET yardımı konusunda mutabık kalınması MENDERES ve
maliye bakanı merhum POLATKAN ve DIŞ İŞLERİ bakanı FATİN RÜŞTÜ beyi asılmasının
acele ile karara bağlanması ve infaz edilmesi gerçek nedeni dedi.
Sonra
BABA dedim işte ondan sonra TÜRK HÜKÜMETLERİ bu ALTINLARIN geriye alınması için
büyük efor sarf etti.
Bu
ekip içinde TURAN ERSAYIN beyde vardı uzun zaman İSVİÇRE de görev yaptı.
Sonra
baba dedim ALTIN ların büyük kısmı borç ödenerek ülkemize geri getirildi ama
uzun bir zaman ve enerji sarf edildi dedi.
Yani
geçmiştede böyle bir rehin meselesi TÜRKİYE nin başından geçmiş bugünki şartlar
ve durum ne onu bilemiyorum.
Daha
sonra bu ALTIN meseleleri ile vakıf olduğum hadiselere bakarsak 1993 yılının
sonunda sayın PROF TANSU ÇİLLER hanfendinin başbakanlığı yılları iyi bir dostum
S.E BAŞBAKANLIK idaresinde ALTIN BORSASI ve yastık altındaki altınlarımızın
değerlendirilmesi konusunda çok meşekkatli bir çalışmaya başladı.
Ağbilerinden
biri sayın ÇİLLERİN danışmanlarından diğeri MİT önemli görevlerde, diğerleride
özel sektörde kıritik yerlerde görevli bu değerli dostum uzun bir kaç yıla
yayılan araştırmalar ve anketler bu piyasada yaparak geniş bir RAPOR hazırladı
ALTIN BORSASI ve yastık altı altınımızın değerlendirilmesi konusunda.
Bu
raporlar sanırımki bugünki BANKACILIK sektöründeki önemli çalışmaların temelini
oluşturuyor.
Dostum
haftada bir iki gün gelir oda bu konularda benim fikrimi sorarak danışır ve
sohbet şeklinde konuşurduk.
Altın
madeni her dönemde uluslararasında büyük mücadelelerin verildiği bir değerli
hammade olarak yerini korumuş.
Soğuk
savaşın özellikle bitmesinden on oniki yıl evvel dünyada bu konuda büyük suyun
altında rekabet ve çekişmeler olduğu gibi ALMANYA gibi ülkelerin elindeki altın
ve diğer rezervlerin borç olarak ABD verilmesinin tercih edilmesi KAPİTALİZİMİN
KOMİNİZİM karşındaki galibiyetini sağlamıştır.
Altın
ve onla ilgili konular hakkında suyun altında çok hadiseler olduğu gibi bundan
sonrada çok belliki dahada büyükleri sırada olucaktır.
Özellikle
FETÖ davasından dolayı şu anda aranmakta olan ve kendisinin İNGİLTEREDE olduğu
söylenen KOZA madenciliğin sahibi AKIN İPEK beyi tespit etmem 2006 ve 2007
yıllarında yine aynı ilgili ülkelerin yetkilileri ile temaslarını ALTIN
konusunda DERİN İNGİLTERE nin bu konularda ne kadar ince çalıştığının
göstergesi olarak hafızamda tutuyorum.
Tabiki
mesleki hayatımızda MİLLİ duruşumuzla daha bir çok insana yabancı misyonlarda
karşılaşmamız önümüzdeki günlerde kimlerin hangi stratejik konularda ne duruş
sergilediğini gösterecektir.
Altın
meselesinde ne kadar insanımızı suyun altındaki İSTİHBARAT çatışmalarında
kaybettiğimizi bilemiyorum ama bir gerçeklik varki
merhum NECİP HABLEMİTOĞLU
bunun başında gelen isimken cezaevinde şüpheli bir ölümle hayatını kaybeden MİT DIŞ
OPERASYONLAR dairesi ASYA masası şefi merhum KAŞİF KOZİNOĞLU beyefendiden çıkan
iki dosyanın içeriğide enteresandı bir tanesi 2005 İÇ GÜVENLİK HAREKAT PLANI
bir dosyada ALTINBAŞ isimlendirilmiş dosya idi.
Fetö
terör örgütü ile karşılaştığımızda görüyoruzki ALTINLARIMIZI REHİN verdiğimiz
İNGİLTERE ile çok yakın bir ilişki olduğu gibi en büyük konununda AKIN İPEK
KOZA MADENCİLİK şirketi ile yine ALTIN meselesi oluyor.
Evet
halkımızın bazı gerçekleri öğrenmesi bazen çok zor bazende imkansız bu konulara
vakıf olunurmu ilerki günlerde bilemiyorum.
Herkese
hayırlı haftalar,
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder