Sevgili
dostlarım ve yazılarımı takip eden okuyucularım,hepinizin
mübarek RAMAZAN BAYRAMINIZI kutlar;mutlu,huzurlu,eğlenceli bir bayram
geçirmenizi dilerim,daha nice bayramlarda beraber olmak ümidi
İle
eski bayramlarda neler yapardık biraz anlatmak istiyorum.
1970
li yılların başında hep anlatılan bayramlaşmak için büyüklerin eli öpülür,büyüklerimiz
çocuklara şeker,mendil ve para verirlerdi.
Biz
ailecek az insan ve akraba ile görüştüğümüz için bu işten ben pek ekmek yiyemem
arkadaşlarım gibi bizim EKMEK babamla,annemden gelir birde rahmetlik BABAANNEM
bizi görürse bayram sonraları çok bonkördü, ekmeğin büyüğünü ondan yerdik.
Allah
rahmet eylesin babaannem indirme yaptı mı bir MAVİ 500 tl indirir rahmetlik
babam bile istersen birazını ver sana çok fazla o diye takılırdı.))
Babamdan
annemden de beyaz yüz liraları kaptım mı ilk önce bayramın öğleden sonrası
doğru semtin top sahasına gider eğlenmek için getirilen AT lara binerim arada
limonata içer gofret yerim.
Tabi
en büyük ikinci hastalığım TORPİL ve BİLUMUM patlayıcıları patlatmak.
Çok
hastasıydım zaten bizim BUBİ TUZAKLARI ile SABOTAJ TAHRİP eğitimlerimizin ilk
ayağı çocukken bu bayram günlerinde
başlangıç yapmıştır.))
Mesela
kuruyemişçiye en çok iş yaptığı bayram arifesinde PİSLİK bombası dediğimiz ASİT
AMPÜLÜ atıp kaçmak.
Mahallenin
hizmetlilerinin kağıt oynadıkları kahvenin içine torpilleri dörtlü,beşli
birleştirip tek bir bomba halinde atmak şiddeti yüksek olsun diye,yani anlayacağınız
BAYRAM mahalleliye zehir.
Tabi
bayramın ikinci üçüncü günleri bir yakın akrabamız var KUMKAPI KADIRGA
mahallesinde ailece oraya gideriz.
Akrabamızın
evi CİNCİ MEYDANINA bakar,rahmetli babam ve akrabamız erken RAKI masasını
kurarlar hanımlar bayram dedikodu muhabbetine geçer bende eğer CUKKA kalmışsa
son ZULAYI akşam olana kadar geniş CİNCİ meydanındaki AT ların üstünde
geçiririm.
Cukka
kalmamışsa rahmetli babama gider baba ZULA patladı derim,güler çok yedin
der,cebinden çıkartır biraz daha takviye yapar ben yine doğru AT ların üstüne
çıkar döner tur atar dururum.
Tabi
deplastmanda yabancı semte olduğumuz için PATLAYICI ve türevleri ile
ilgilenmiyorum başımıza iş almayalım mahallenin çoluğunun çocuğunun huyunu
bilmiyoruz madara olmayalım MAKASA gelmeyelim.
Sadece
parası ile AT lara binip dolaşıyorum..
Cinci
meydanı çocukluğumdaki bayramlarda en eğlenceli alan ve KADIRGA çok güzel bir
semti.
Kısa
kısa anılardan geçiyorum ALLAH izin verirse diğer bayramlara da yazacağımız
olaylar kalsın.
Ama
bu patlayıcı merakı bende gençliğimde de devam etti.Bir gün arabayı çarşıya
çekmişim semte arkadaşlarla lak,lak yapıyoruz arife günü bir baktım çocuklar
torpil alıyor TATLIYIZYA bizim YANİ ağbiye dedim bir kutuda bana ver.
Baktı
yüzüme dedi hala uslanmadın ver ağabey
ver dedim.Gülüyor araba ile giderken camdan tanıdıkların ayağına atıyorum.))
Neyse
akşam saati oldu bayramın üçüncü günü bizim lokalin bar Amerikanında oturuyoruz
sekiz on kişiyiz arkamız kafeterya full
bayram olduğu için dolu bayan erkek masalarda kahkahalarla sohbet nasıl bir
yoğun gürültü çok etkileyici.
İşte
bana ne olduysa o anda oldu barda otururken ilk elimde FİTİLİ yanan torpili
BARMEN gördü kendini kapalı odaya fırlattı arkasından arkadaşlarım gördü onlar
geriye fırladılar ve ben torpili barmenin bulunduğu yere attım.))
Bir
büyük patlama ortalık darma duman toplumu yeniden eski haline getirmek biraz
zor oldu ama biraz zaman sonra yeniden ortam düzeldi.
Bazı
bayanlar çok sonra o günü anlatırken gülerek çok enteresan başlarına insani
olaylar gelmiş, anlattılar çok gülmüştük.
Evet
arkadaşlarım işte bayramlarımız bu örneklemelerle geçerdi birde hadiselerin
bayram sonrası var.
Bu
bayram sonrası olan hadiselerden birini anlatayım ve bu bayramlaşma tadındaki
yazımı bitireyim.
Bu
anlatacağım hadiseler kesinlikle özendirici olsun diye yazmıyorum aksine yaşadığımız
hadiseleri kötü örnek olarak görün ve iyi olmuş olarak düşünmeyin sadece kötü
hadiselerin içindeki TRAJİ komik olaylara tebessüm eder biraz gülersiniz.
Tabi
bu olaylar tamamen gerçek adli kayıtlarda olan olaylar.
Yıl
1984 senesi semtin tavernasında gurup halinde bir masada alkol alıyoruz, o gün büyük
bir düğün var yabancı semt dışından birilerinin çok kalabalık düğün.
Erken
sıkıldık arkadaşlar kalkalım hava açık güzel caddede takılalım arabaların
başında alkole devam edelim.
Kalktık
caddeye çektik arabaları bir baktık karşı apartmanda oturan şimdi rahmetli
KUMKAPILI BOKSÖR NEJAT ağabey geliyor.
Geldi
kafası çok güzel morali bozuk 12 eylül olunca GÜMRÜK KIRALI BOKSÖR NEJAT
yılların adamı KENAN paşanın gazabına uğradı yine bir ALPARSLAN ağabeyimizle
birlikte gümrüklerden yaptıkları SERVETLERİ kül oldu gitti.
Bu
adamlar 12 Eylül 1980 öncesi para destelerine futbol topu muamelesi yapıp
birbirlerine ve yancılarına şut çekiyorlar.
Neyse
bizim vazifemiz düşkünün yanında olmak NEJAT baba nasılsın dedik iyiyim dedi
verelim mi MAZOTTAN dedik verin dedi doldurduk kadehini laflıyoruz sohbet
ediyoruz.
İşte
ne olduysa o anda oldu,tavernadan çıkan DÜĞÜN ALAYI arabalarla ve kornalarla
geliyor bize yaklaştığında rahmetli NEJAT ağabey espri olsun diye yola çıktı
HAZRETİ İSA gibi ellerini açtı ve yolun ortasında durdu.
Başta
gelen düğün aracı son surat hiç durmadan bizim NEJAT ağbiye bir vurdu altına
aldı gördüğümüz Nejat ağabeyin kafası 34 NEJAT 001 durumunda.
Hemen
ilk RAMBO TURAN,ARAP HALİT,KİNG KONG MUSTAFA ve ben arkadanda bilumum
arkadaş,dost akraba gelerek ilk NEJAT babayı yerden çıkarttık onu çıkartanlar
onla ilgilenirken üstümüze boşalan atletik yapılı düğün davetlileri,yakınları
ve akrabaları ile JACKİE CHAN filmlerini andıran bir ciddi anlamda kavga
başladı.
Tabi
kavga sürdükçe deplasmanda olan düğün tarafı,yüksek seviyeli hasar alıyor o
esnada düğün arabasının ön camdan içine uçan tekmeyle giren RAMBO TURAN araçta
camın patlaması ile gelin hanımın, ağar yara almasına sebep oluyor.
Kızcağızı
arabadan indirdiklerinde beyaz gelinlik kıpkırmızı gece elbisesine dönmüştü
.
Tabi
her kavgadaki olağan son durum takviyeli güvenlik güçleri gelerek çember içinde
herkesi gözaltına almaları yalnız biz ikimiz ilk defa KİNGKONG MUSTAFA ile
kırişi olay yerinden sezdirmeden kırdık ve ÇINAR OTELİ istikametine
ilerliyoruz.
King
kong kardeşim 1.95 boylarında kavgada yine tam onların evinin karşısında oldu.
Onunla
aramızdaki konuşma OTELİN girişindeki diskoya gideceğiz,girişteki pastaneden
telefon edeceğiz ANNESİNE, biraz diskoda bir iki duble içeceğiz o SARIYER E
babaannesine gidecek, ben havalimanından ANKARAYA gideceğim,anlaştık.
Zaten
otelin bölgesine geçtik mi köy sınırını aşmış oluyoruz başka mülki amirliğin
bölgesine geçmiş oluyoruz o yıllarda önemli onlar koordinasyon yapana kadar
istihbar etseler de biz o zaman zarfında çoktan yürürüz.
Soluk
soluğa otele geldik kapıdan girdik tabi karanlık ve loş ortam maalesef o
yıllarda LENS kullanımı şimdiki gibi değil, fakat KİNKONG kardeşimin gözleri
ileri derecede astimat, gözlük o yıllarda kola şişesinin dibi gibi camı.
İşte
pastaneden içeri telefona geldiğimizde ben fark ettim telefonun arkasında
polisler oturuyor, KİNG KONG dedim ama anlamadı.
Hemen
uzaklaştım o telefon ediyor ve şöyle diyor annesine.
Anne
hadise çıktı görmüşündür olay büyük ben Sarıyere geçiyorum babaanneme polisler
gelirse yok dersin tamam mı.
Duvarın
arkasından kesiyorum KİNKONG beni loşta arıyor ama göremiyor fakat sonunda
arkasında ayakta üç polis memuru arkadaşla kafa kafaya kaldı.
Polis
arkadaşlar KİNG KONG MUSTAFA ya şöyle demişler. KİNG kardeşimiz adaletten ve
kanundan kaçarsan suçlu duruma düşersin gel biz seni adaletin şevkatli kucağına
teslim edelim.
Ve
onu aldılar gittiler ben oradan ilk taksi ile havalimanına sabah ilk uçak ile
ANKARA ya hareket ettim.
İlk
defa yakayı ele vermedim.
Bizim
ekip Karakolu da karıştırmış 48 saat gözaltında kalmışlar,emniyet camiasını
protesto etmek için nezarette halay çekmişler devamlı.
İşin
daha kötüsü de yaralı olan gelin ve
damat davacı olunca tüm yakınları ve akrabaları ile damadın mesleğini de
öğrenmişler.
Damadmız
İSTANBUL ilinin MÜZELER müdürüymüş!
Arkadaşlarımız
bayağı birkaç sene mahkemelerde bu işle uğraştılar o zamanlar.
Arada
bir arkadaşlar diyordu rahmetli BOKSÖR NEJAT ağabeyinin kafayı araba plakası
ile beraber görünce KAN BEYNİMİZE sıçradı.
Bu
sebeple rahmetlik olmuş KADIRGALI BOKSÖR NEJAT Bey’ide bu bayramda anmış olduk
mekanı cennet olsun nurlarda yatsın belki bir DUA edeni yoktur sizler ederseniz
sevaba da girersiniz sevgili okuyucularım.
Tekrardan
herkesin RAMAZAN BAYRAMINI KUTLARIM.
DR:)
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder