Sevgili
takipçilerim hayırlı günler dilerim.Sizlerin bir kısmı ile yaptığımız canlı
PERİSKOPE yayınlarında görüyorsunuz ne kadar doğal ve fazlaca son yıllarda
mütevazi yaşadığımı bazı geceler iskemle üstünde uyukladığıma şahit
oluyorsunuz.
Hayat
zor ve tehlikelerle dolu.Yıllarca gece gündüz ülkemde basmadığım nokta kalmadı
o yüzdendirki sizlere çeşitlili konularda bilgiler verebiliyorum.
Şimdi
her dönemin bir yancıları olur.Özellikle sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN
beyefendi 2010 mayıs ayında göreve geldikten sonra belirli bir HÜKÜMET yanlısı
gazetecilerde daha evvelde söyledim bunlar DERİN DEVLETİN borazancılarıdır.
Bunlardan
gelen bir ses derin yapıların bir kısmının topluma öksürmesidir.
Tabi
bu arkadaşlar bir kere OFSAYT tan gol attıkları için bir siyasi iktidar olmanın
rüzgarı ile ses verdiler çok.
Bu
seslerde DEVLETİN TEPE noktalarındanda devamlı zaman aralıkları ile geldi.
KAZAN
KAZAN ve bunun gibi çeşitli sloganlar
sanki BABASININ OĞLU var karşısında ENERJİYİ eline geçirince biz
yönetiriz SEN KİMSİN modundalar.
Tabi
tüm ömrümü AKADEMİK düzeyde çalışmalar içinde geçirdiğim halde sakin olsamda,
bazen sinirlenirim ona RAMBO TURAN şöyle derdi dağılalım arkadaşlar bu yine
KARARDI..))
Evet
arkadaşlar benden toplu tavsiye,el tırpanı ile tarlaya hasata girmeyin sonra KAZAN
KAZAN dersin KAZI KAZAN olursunuz
uyandırayım.
Akıl
yaşta değil baştadır ,Tecrübeler ama yaştadır.
Şimdi
arkadaşlar MİLLİ İSTİHBARAT çok önemli bunu söylerken kurumsal olarak
söylemiyorum teşkilat anlamında düşünmeyin, hatta hiç düşünmeyin:)
İstihbarat
çalışmaları aynı SÖRF yapmaya benzer,neden?
Sörf
tahtasının üstüne çıkıp dalgalar üstünde kaymaya başladığın zaman bir müddetten
sonra ya üstünden düşersin yada o dalgalar seni kıyıya kadar getirir her halükarda
KAYMA zamanı bitmiştir.
İstihbaratta
faliyeti aynı şekilde gider,faliyete bir başladınmı ardı arkası gelmeyen
birbirini tamamlayan istihbarati konular önüne gelir,sen nasıl bir YİĞİT
kişiysen ona göre hayatını ve oyunun şekline göre bir tavır ve düzen kurarsın.
Bunun
sonu eğer bu faaliyetler içinde ŞEHİT yada NİYAZİ olmamışsan kendini
bahçede,tarlada salatalık,domates,patlıcan yetiştirirken bulmuşsan artık bu
işlerden elini ayağını çekmiş olursun.
Öbür
türlü MEZARA kadar devam..))
Bugünlerde
tekrar 15 temmuz 2016 yılında gerçekleşen KALKIŞMA hareketinin iç yüzü
tartışılır oldu.
Ben
bu konudaki ilk yazımda bunun böyle olucağı 15 temmuzun sırlarının önümüzdeki
yıllarda uzun müddet konuşulacağını yazmıştım.
Arkadaşlarım
bir KALKIŞMA ve DARBEYİ önlemek bile bir DEVLET ve kurumları için başarı
değildir.
Mühim
olan hiç teşebbüse geçmeden önlemek ve bu tip organizasyonları kuranları
organizasyon harekete geçmeden evvel dağıtmak derdest etmektir.
1960,1971,1980
darbeleri ve diğer tüm darbe planlarının öncesi çok önemlidir.
Eğer
MİLLİ İSTİHBARAT dediğimiz hadise gerçekten çalışır ve ismi gibi MİLLİ olsa
darbeler ve bu tip kalkışmalar olmaz.NEDEN?
1956
yılında 1960 darbesini ihbar eden BİNBAŞI merhum SAMET KUŞÇU beye yapılanları
tarihten okuyun.
1956
yılında yapılan darbe ihbarı aslında 1954,1955 yıllarındaki darbe heveslilerini
teşhis edip organize eden İNGİLİZ ve ABD derin devletidir.
1955
yılındaki altı yedi eylül hadiselerini çıkartan İNGİLİZ DERİN devleti
içimizdeki
toplumsal dizaynı tekrar yaparken türk seferberlik yapısındaki aile
planlamalarınıda tarihsel stratejik yapmış ve 1960 darbesi ile merhum MENDERES
ve arkadaşlarını bu konular üstünden haklı konumdaymış gibi suçlayarak işi İDAM
safasına kadar götürmüşler.
15
temmuz içinde aynı şeyler geçerli.
Bugün
başarılı olduk diyen kesimlerin bence yanıldıkları kanatındayım,çünkü oyun
kurucular kademeli ve aşamalı bir düzen üstünden gidiyorlar tarih boyunca.
Onun
içindirki bu KALKIŞMA hadisesi çok önceden önlenseydi ve toplumun hiç bu
konudan haberi olmasaydı o zaman devlet ve yöneticileri başarılı diyebilirdik.
Ama
tüm ülkede tahribat yapıcak şekilde bir kalkışma olması ve yüzlerce
vatandaşımızın hayatını kaybetmesi şehit olması binlerce yaralı ve gazi, ne
oldu söyliyeyim gelen rüzgarı önlememek ve gereğini yapmamak aksatmak ve ilgili
şekilde devlet ERKİNİ daha evvelden uyarıp ona göre koruma önlemi almamak.
Devletin
tüm düzenini tehlikeye düşürmek ve ülkemizi maalesef olabilecek bir sarsıntıda
başka devletlerin yönetimine geçmesi durumunu görememek.
Sayın
CUMHURBAŞKANI marmariste mahsur,sayın BAŞBAKAN ılgaz tünelini karargah haline
getirmiş, sayın GENELKURMAY BAŞKANI,MİT MÜSTEŞARI ve HAVA KUVVETLERİ
KOMUTANINDAN haber alınamıyor,sayın DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI FLORYA BELEDİYE
parkında saklanıyor rüyada görsem KABUS, Allahtan yarı ayık kafa gördüm tam bir
TRAJEDİ..
Şimdi
bugünlerde bazı yeni açıklamalar ve ifadeler geldikçe herkesin kafası karışıyor
fakat karışmasın bilinçli yapılıyor.
Bu
KALKIŞMA tamamen FETÖ mensublarının yaptığı bir girişimdi.
Fakat
ilk ifadesini veren olay mahallinin baş kahramanı tüm.general ZEKAİ AKSAKAL
paşanın ifadesinde bir askeri gerçeklik var.
Darbe
ihbarı GENEL KURMAY karargahına MİT müsteşarı geldiği ve konu izah edildiği
andan sonra yurt çapında verilecek emirle tüm birlik komutanları başta olmak
sureti ile personel çıkış yapmayacak ikinci bir emre kadar denmesi rutin
prosödürde geçerlidir bu yapılsaydı ZEKAİ paşanın anlatımı ile hadiseler farklı
ceyran ederdi.
Tabiki
kimi ikbal ve hırs sahibi yada ABD ve müttefiki istihbarat örgütlerinin işareti
ile yanlarına aldıkları kendilerinden olmayan darbecilerde var.
Ama
birde yönetme ve operasyonları boşa çıkartarak bir ÜST OYUNA LEVEL açmak var.
İşte
burda üst akıl devreye giriyor yerine göre saati saatine olayın başlamış sıcak
anlarında bile hadiseleri dışardan yönetebiliyor bir kısım SATRANÇ TAHTASINDAKİ
oyuncuyu bilinçli bir şeklide saklıyor, çünkü stratejik HEDEF kendilerine
koydukları zaman var.
Türkiyeye
şimdilik FETÖ darbesi ve verdiği hasar yeterli ikinci yüksek levelde son hamleyi
yaparak ŞAH MAT diyebilirler.
İşte
istihbarat örgütü ne yapması lazım tüm olasılıkları hesap ederek en az ON YIL
evvelden tüm darbe girişimlerini ve kirli,örtülü operasyonları organize eden
YABANCI İSTİHBARAT SERVİSLERİNİN içine sızmalı ve onların yurtdışından
aldıkları emirleri burda nasıl organize ettikleri devletin içine nasıl
sızdıklarını kimlerle hangi personel ve insana dayalı kimliklerle harekat
düzenleyeceklerini öğrenmelisin.
Örneğin
basit bir dünyanın tüm devletleri için geçerli bir hadiseyi anlatıcam,bir
BAŞBAKAN gerekirse on yıl evvel siyasetin içinde olmayabiliyor, aktif olarak
sizin benim gibi basit vatandaş düzeyinde yaşıyor, fakat siz onun o
dönemlerinde CİA angaje olmadığını nerden biliyorsunuz,kendisini son tahlilde
başbakan olucakmış gibi bilgi birikim donatılmadığını ve on yıl içinde
atlayarak o makama getirilmediğini nerden biliyorsunuz.BİLEMEZSİNİZ.
Bilebilmeniz
için CİA veya MI6 türkiyedeki kompartmanlarına sızmanız lazım.
1987
yılında sayın DR HAKAN FİDAN bey ile aynı birlikteyken dağatımım çıktığı
GENELKURMAY B.B.İ.M karargahına gitseydim belkide 2010 yılına kadar yaşantımız
paralel değil diklemesine gidicekti?))
TÜRKİYEYİ
düşünürken hep gözünüzün önüne NEW YORK taki özgürlük heykeli ve LONDRA daki
BİGBEN saat kulesini getirin kafanızın arkasında
yer alsın sakın MOSKOVA daki
KIZIL MEYDANI getirmeyin sonra bir şey olamazsınız:))
Bugünlerde
sen yaptın ben yaptım kavgası yukarlarda cereyan ederken sizlere şunu
söyliyeceğim ülkemizde maalesef geçmişte söylediklerini unutup tam tersi konuşmalar
yapanlar var geçmişte söylediğini bugün inkar eden, ama kayıtlar maalesef günümüzde
herşeyi doğruluyor.
DERİN
İSTİHBARAT ve DERİN ULUSLARARASI yapılanmalarda ilk dikkatinizi çeken şu olsun
insanları biraraya getiren birkaç olgu vardır.
Bunlar
siyasi ve ekonomik ilgalar üstünden stratejik hareket edip geçmişte yapılmış
planların başarıya ulaştırılmasını her ne şekilde olursa olsun başarı ile
tamamlamak.
Düşününki
suç örgütü kurmak için bile en az üç kişiye ihtiyaç var ANAYASADA diyorki
siyasi ve ekonomik çıkar güderek suç veya terör örgütü kurmak.
ONLARIN
BİR HEDEFLERİ VAR ONUN İÇİN HER TÜRLÜ SİNEMA
VE TİYATROYU OYNATACAKLAR.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.

























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder