Sevgili
takipçilerim,bu konumuz bugünlerin kamuoyuna ciddi anlamda yansıyan İSTİHBARAT
zafiyeti.
İstihbarat
konusu için şu kelimelerle CÜMLE kurucam..
İstihbarat
konusu bir SANAT,ENTELLEKTÜELLİK,BİLGELİK ve AKIL ile oluşan aynı zamanda
DÜRÜSTLÜK ve VATANSEVERLİK ile pişen MİLLETİN ve VATAN dediğimiz toprak
bütünlüğü üstünde egemen olan DEVLETİMİZİN alabildiğine akıl ve çalışma ile DÜNYA üstünde yapacağı bir çok yönlü bilgi
toplama ve haberalma faliyetidir..
İstihbarat
tekniklerini ve kurumlarını ne kadar iyi
kurarsanız kurun şu ilkeler olmadan istihbarat faliyetinde başarılı
olamazsınız..
Birincisi
temelden yetişmiş DÜRÜST İNSAN modeli ikincisi VATANSEVER,MİLLİ ve BAĞIMSIZ
kurum ve kuruluşlar….
Bugünlerde
özellikle MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) ile ilgili açıklama yapan eski genel
kurmay başkanımız sayın İLKER BAŞBUĞ paşamızın bu konudaki tüm açıklamasını
teknik anlamda doğru buluyorum.Bunların yaşanmış aksaklıklarını ileriki yazılarımda
anlatıcam..
Sayın
BAŞBUĞ ile ilgili 2 ocak 2015 tarihli SÜREYYA PAŞA başlıklı yazımda geçmişteki
bazı açıklamaları hakkında teknik anlamda eleştirilerimi getirmiştim,tabiî ki arkasındayım
yazımın.
Ben
arkasında olmasamda doğruluk her şeyin arkasında oluyor.Bu yazının içeriğinde
nasıl doğru olduğum 15 temmuz 2016 kalkışma yapan darbe cuntasının kullandığı
tekniklerle uyum sağladı.
Neden
güvenlik,istihbarat ve silahlı kuvvetler sistemleri belirli kalıplar üstüne
oturur,ancak dünyanın gelişimi ile çeşitli modernizasyona uğrasada ana temel
belli sistem üstüne oturmuştur..
Arkadaşlar
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ içinde emniyet genel müdürlüğü ve jandarma genel
komutanlıkları bünyesinde İSTİHBARAT daire başkanlıkları vardır.
Bu
kurumlar görevli oldukları sahalarda istihbarat faliyetlerini bu başkanlıklara
bağlı olarak yurt sathında İÇ İSTİHBARAT faliyeti olarak yükümlülüklerini
yerine getirirler.
İÇ
İSTİHBARATIN şu anda aşağı yukarı yüzde seksenini bu iki kurum yerine getirir.
Bu
iki kurum eğer politize olmamışsa kurumlar içinde yabancı sızıntılar,organize
şuç yapıları,ekonomik yasal olmayan işlere bulaşmadıkları sürelerde çok
başarılı istihbarat faliyetini bugüne kadar yürütmüşlerdir.
Her
iki kurum EMNİYET ve JANDARMA İÇ İSTİHBARAT faliyetlerinde çok başarılıdırlar..
Bir
diğer kurum TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ bünyesinde KUVVET KOMUTANLIKLARI İSTİHBARAT
DAİRE BAŞKANLIKLARI ve GENELKURMAY İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANLIĞI..
Bu
kurumlarımız bildiğiniz gibi kendi ihtisası olan ASKERİ İSTİHBARAT konusunda
DIŞ İSTİHBARAT yani ülke dışında istihbarat faliyetini yürüttüğü gibi,birde
kendi bünyesi içindeki istihbarata karşı koyma (İKK) faliyetlerini yürütür.
İKK
faliyeti kuvvet komutanlıklarının en üst tepe noktasından takım seviyesine
kadar uygulanan bir İSTİHBARATA KARŞI KOYMA modeli üstüne oturtulmuştur..
Tabi
en ağır istihbarat faliyetini ülkemizde yöneten DEVLET İSTİHBARATININ en hassas
kuruluşu MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI)
MİT
1992 yılından sonra ilk sivil müsteşarının atanması ile zamanla minumum
sivilleşmiş bir kurum olarak hizmetini götürmektedir..
TÜRKİYE
CUMHURİYETİNİN içte ve dış misyonda en geniş istihbarat alanına sahip ve bir o kadarda
üstün yetki ile donatılmış kurumudur.
Dediğim
gibi hem iç hem dış istihbarat ile vazifeli en üstün nitelik ve yetkiye sahip
kuruluştur..
Sizlerin
kafasını bulandırmadan yazıcam bu kurumlarda çeşitli değişiklikler yapısal ve
görev tanımlaması açısından olsada en önemli hadise şunlardır..
Bilgi
ve yetenek,kabileyet seviyesi yüksek ve dürüst personel şeçimi.
Bu
seçilen personelin eğitim ve gelişimini yıllar içinde sağlama en önemlisi
kurumun her yönlü denetlenebilirliğini sağlamak.
İstihbarat
faliyetlerini hiçbir siyasi veya başka yapılar kendi özel işlerinde
kullanmamalı.
İstihbarat
örgütünün kanunlar çerçevesinde kendisine yetkisi verilmiş bazı gayrinizmi faliyetler
kesinlikle istihbarat kurumu yöneticilerince kendilerine ekonomik ve siyasi
menfaat sağlıyacak şekilde kullanılmamalıdır.
En
önemlisi tüm kurumlarımız ve istihbarat kuruluşları her türlü camia,cemat,loca,
ve diğer yabancı devletlerin sızmaları olmamasına önemle itina etmeli.
Bu
tip oluşumlara bulaşmış personel görevden el çektirilmeli yeni gelecek
olanlarda sıkı kontrol edilmelidir..
İSTİHBARAT
örgütlerimiz MİLLİ olmalı NATO konseptinde olsak dahi istihbarat
faliyetlerimizi NATO ve onun ÖNDER ülkelerinin hegomanyası altında
çıkartılmalıdır.Onlardan alınan kursların etkisi altında kalmadan kendi MİLLİ
çıkarlarımızın önceliğini taşıyacak istihbarat yapılanmaları ve çalışmaları
yürürtmeliyiz..
Dahada
önemlisi yurt içinde NATO konsepti veya ikili ilİşkiler çerçevesinde rahat
çalışabilen yabancı istihbarat örgütlerinin burada YUVA kurup teşkilatlarımızın
iç yapısına sızıp içeriye ELMA KURDU gibi yerleşmelerine müsaade etmeyelim,olanlarıda
tavsiye edelim.
MİLLİ,MİLLİ,MİLLİ?
Arkadaşlar
çok uzar gider konu daha ben yapılanmada sayın BAŞBUĞUN dikkati çektiği şu ana
sorunla istihbarat yapılanması konusunu birip bazı örnekler vericem.
Tüm
iç ve dış istihbarat servislerimizden gelen bilgileri hızlı analiz edip eğer en
üst ÇATI kuruluş olan bir yapıya iletip ordan hızlı bir şekilde analiz ve
güvenirliği kıymetlendirilmiş istihbarat bilgisi gerekli güvenlik güçleri veya
ilgili hangi,kurum,kuruluşa hızlı bir şekilde ulaştırılırsa günümüzün modern
iletişim ve güvenirliği yüksek teknolojileri ile İSTİHBARAT çalışmaları
bütünleşir bir adeta canlı yaşayan forma dönüşür..
Bazı
örnekler vermek gerekirse o kadar hata çokki sizlere stratejik konularda bir
iki örnek vericem.
Birincisi
İSTİHBARAT yöneticilerinin ekonomik çıkarlar uğruna yaptıkları BALON
operasyonlar.
Yani
olmayan hadiseyi sanal yaratıp bunu gerçekmiş gibi çeşitli faliyetlerle devreye
sokup arkasından sahte HABER ELEMANLARI üretip sahte CERİDELER(resmi istihbarat
ön bilgileri) açarak sanki gerçek bir istihbarat faliyeti yürütüyormuş gibi
gösterip bundan siyasi veya maddi rant sağlamak..!!
Bugünlerde
TÜRKİYENİN DIŞ POLİTİKASINDA artık çok önemli bir duruma gelmiş bir hadise ile
anımı anlatayım.
Dürüstlük,bilgi,stratejik
öngörü ve insiyatif kullanabilme ne kadar önemli bir ülkeye neler kazandırır
çok iyi DEVLETİN tepe yöneticileri anlasın ondan evvelde ÖZEL KUVVETLER
KOMUTANLIĞIMIZ bünyesindeki şehit piyade astsubayımız KAHRAMAN ÖMER HALİSDEMİR
,zor durumdaki komutanından aldığı emir ile ŞEREFSİZ ve SATILIK ÇETECİ GENERAL rütbesini almış kişiye kurşunu ANLININ
ortasına çakarak komutanlığını bu ŞEREFSİZ ANA SÜTLERİ bozuk
ALLAHSIZ,KİTAPSIZLARDAN kurtarmış bu sayede ülkesini zor durumdan çıkarmış ve
komutanlık ankarada bu çetecilere mukavemeti ilk anda sağlıyacak harekat
merkezi olmuştur.
Mekanı
cennet olsun tüm şehitlerimiz ve gazilerimizin..
Gelelim
benim anıma.
Yıl
1996 ilk bahar günleri yabancı bir ülkenin ASKERİ İSTİHBARAT başkanı ile
oturuyorum.
Telefon
hattı benim üstüme kayıtlı bir numarayı taşıyor cep telefonu.
O
aralar BATILI istihbarat örgütlerinden bazı aksiyonel çıkışlar ve istihbari
bilgiler aldım.Canım sıkılıyor sebebi bizim konuştuklarımız bu ülkelerin
servislerine taşınıyor KOZMİK bilgi…
Arkadaşıma
dedim cep teknolojisi yeni ama ORTAMDA konuşacağın zaman bu telefonu konuşma
yaptığınız ortamda tutmayın.
SAĞIR
ODALARA zaten sokmuyorsunuz ama rutin günlük ortamdada bulundurmayın üstünüzde
sadece haberleşirken yanınızda tutun..
Sordu
nasıl oluyor diye o zaman daha çok yeni kullanılan bir teknoloji kapalı cep telefonu
ile ortam dinlemesi yapılabiliyor.
En
yeni telefon ERICSON 338))
Tabi
bu benim söylediğimi hemen dikkate alıp SUBAY arkadaşım askeri istihbarat
başkanı kendisi ile beraber altı kişilik ekibe hemen çağrı cihazı almış onla
haberleşmeye başlamışlar..
Birkaç
gün sonra MİT kurumdan arkadaşlar geldi,yav ZEKİ senin arkadaşlarda bir anormalik
olmuş,çağrı cihazları ile haberleşmeye geçmişler cep telefonlarını nadir
kullanıyorlarmış TEKNİK TAKİP ELEKTRONİK istihbarat biriminden bildirdiler.
Dedimki
ben ASKERİ İSTİHBARAT şefine bilgi verdim,bu telefonları kullanmayın bizi
dinliyorlar ve bilgi sızdıryorlar..
Ya
nasıl yaparsın biz ne büyük para ve emek harcıyoruz o elektronik çalışmayı
yapıyoruz.
Evet
yapıyorsunuz ama benim ülkem için yapmıyorsunuz,bilginin aktığı yer benim
VATANIM değil!!
Konu
bu şekilde kapandı ama kurumun işte belirli bir yapısı o günlerden sonra bana
düşman oldu yapmadıkları kalmadı.
Stratejik
hadiseye baktığımızda buradan rica edicem MİT müsteşarlığı en üst makamlarına.
O
günden bu 15 temmuza geldiğimizde YİRMİ YIL olmuş, benle bu konulardan dolayı çatışan personellerin SİCİL durumları ve
gerçek konumları ne durumda.
En
önemlisi benim stratejik olarak MİLLİ çıkarlarımızı o gün içinde bugün içinde
kolladığım ülke ile TÜRKİYENİN ilişkisi ne durumda.
Dost
dediğiniz ülkeler içinize sızarak kurduğu yapılarla kurumlarınızı havadan ve
karadan bombaladı eğer gerekseydi denizdende bombalarlardı.
Bırakın
MİLLETİ,DEVLETİ korumayı kendiniz koruyamıycak duruma düştünüz MİT
müsteşarlığını bakın ÇETELER havaya uçuracaklardı.)
Bize
saygınız yok olmadı bari bundan sonra ekmeğini yediğiniz bu VATANA ve sizi
koruyan MİLLETE saygınız olsun..
Bu
konuları ilerde çok örneklerle anlatıcam.40 kişinin yapamadığını bazı yerde 1
kişi yapar her insanın ve yapının bir özelliği var.
Kurumlar
sadece ŞABLONLAR ve yazılı DOKTİRİNLER,LİSANS ÜSTÜ çalışmalar ile yürütülmez..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
DR:)
Of course,I need you?))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder