Sevgili
takipçilerim,hepinize hayırlı pazarlar diler,bu hafta size maalesef üzücü bir
konu olan HAVA KUVVETLERİMİZDE uçuş kazalarında kaybettiğimiz şehitlerimiz ve
hava kuvvetlerinde bu konularla ilgili hadiselerden bahsedicem.
Öncelikle
tüm şehitlerimiz Allahtan rahmet acılı
ailelerine milletimize başsağlığı diler,MEKANLARI CENNET olan ŞEHİTLERİMİZİN
hiçbir zaman TÜRK MİLLETİNCE unutulmayacağını çok iyi bilirim…
Arkadaşlarım
maalesef kamuoyunda askeri tüm kazalarımız ve diğer hadiseler SİYASET malzemesi
olarak kullanılıyor,bu kazalar ve şehitlerimiz üstünden , çeşitli ideolojiler devamlı ajite
ederek siyasi malzeme üretiyor..
Bu
konuları uzaktan yakından bilmeyen insanlar kulaktan dolma bilgilerle konuları
ve olayları saptırarak,toplumda gerilim yaratmak istiyor.
Muhafazakar
milliyetçi guruplar konuyu İSRAİL ,ABD uçakları düşürdüye getiren
haberler,diğerleri SARAY alan niye uçak almıyor diye konuların çok sığ ele alarak
sözlü veya toplumsal şiddeti artıracak duruma getiriyorlar.
Ben
bu konuların uzmanı ömrüm çeşitli hadiselerin içinde geçirip ,bir HAVA
KUVVETLERİ personeli olmasamda devamlı çocukluğumdan itibaren hava kuvvetleri
içinde bulunmam,hava kuvvetlerinin üstlerine çeşitli ziyaretlerim ,HAVA HARP
OKULUNDA çocukluğumdan itibaren yetişkin yaşıma kadar bulunmam ve en önemlisi
daha evvel dediğim gibi silah sistemleri konusunda ÜLKEMİZDE UZMAN olmam ve bu
konularla ilgili ülkemizde çalışmam geçmişte, sizlere gerçekleri ÇAM
devirmeden,devletin geleneklerini ve gizliliğini bozmadan ASKERİ kurallara ve
ahlaka uygun bir şekilde yansıtıcam…
Arkadaşlarım
TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN tüm subay personel ihtiyacını karşılayan hava harp okulumuz ve ona bağlı
istanbuldaki ilk uçuş eğitim filosu ve harp okulu bittikten sonra İZMİR
ÇİĞLİDEKİ SAVAŞ PİLOTU eğitim filosu burda abartmadan söylüyorum dünyanın en
kaliteli eğitimini sunan bir organizasyondur.
Hava
harp okuluna başlayan birinci sınıf öğrencisi savaş pilotu bir teğmen olana
kadar o kadar değerli eğitimler alır bırakın sadece eğitim aldığı askerlik mesleğinin
haricinde dans dersinden tutunda çeşitli spor,sosyal etkinliklerin tümünü çok
değerli öğretmenlerinden eğitim alarak yetiştirilirler.
Öyleki
HAVA HARP OKULU eğitim ve öğretim alanı ve kampus hizmetlerinin verildiği ortam
dünya standartlarında beş yıldızlı otel konforunda askeri alanlardır.
Disiplinin
yanında güvenlik ve subay olucak bayan ve erkek personelin çok sıkı şekildede takibi
ve izlenmesi güvenlik tahkikatları devamlı çeşitli periodlarla yapılır.
Çok
kısa bir örnek verim internet kullancısı öğrenci alayını çeşitli zararlı yayınlara girmesini kontrol
eden 24 saat esasına dayalı subay personelden bilgisayar sistemlerini izleyen
gurup vardır.
Öğrenci
alayını askeri hocaların yanında çeşitli konulardan sivil ünüversitelerdende
öğretim görevlileri gelerek çeşitli derslere girmektedir..
Son
düşen F4-E FANTOM 2020 uçağımızın katılacağı AZARBAYCAN HAVA KUVVETLERİ ile
ortak yapılacak tatbikattaki AZARBAYCAN HAVA KUVVETLERİ personelinin büyük
çoğunluğu HAVA HARP OKULU komutanlığımız bünyesinde yetişmiş bir kısmıda zaman
zaman guruplar halinde gelen subay personel HAVA HARP OKULU komutanlığında
ROTASYONA tabi tutulmuş Azeri pilotlardır…
Bunlarla
komutanlık içinde bazı karşılaşmalarım olmuştur ilerde anlatırız.
Anlaşılacağı
gibi bir HAVA KUVVETLERİ personeli çağın en iyi eğitimini her konuda
almaktadır.
İnanın
akrabam hava kuvvetlerinde efsane olmuş pilotlar var NATO tatbikatlarında
gelişmiş AMERİKAN HAVA KUVVETLERİ uçakları ile karşılaşmalarında her defasında
eldeki kısıtlı teknolojik uçaklarla başarılı olmuşlardır,uçuşlardan sonraki sohbetlerimizde anlatmışlardır.
Zaten
NATO bültenlerini takip ederseniz ATIŞ tatbikatlarında HAVA KUVVETLERİMİZİN
başarılarını her daim görürsünüz.
Sorunlar
nerde özellikle 1. TAKTİK HAVA KUVVETLERİ 1. ANA JET ÜSTÜ ESKİŞEHİR F4-E FANTOM
filoları 3. ANA JET ÜSTÜ KONYA F5-A, F5-B TIGER FİLOLARI ve birde yine 7.ANA
JET ÜSTÜ MALATYA ERHAÇTA konuşlu RF4-E FANTOM keşif filosu ve bir kısım yine
F4-E FANTOM av bombardıman uçaklarımız.
Arkadaşlarım
F5-A ve F5-B uçaklarımız bize 1967 yılından sonra hava kuvvetlerimize teslim
edilmeye başlandı F4-E uçaklarımız 1974 kıbrıs harekatından evvel parası
ödenerek alındığı halde AMERİKAN HAVA KUVVETLERİ tarafından harekat bittikten sonra
1975 yılında teslim edildi…
Bu
iki tip uçağımız(hava kuvvetlerinde tayyare ifadesi kullanılır) tabi zamanın
verdiği metal yorgunluğu çeşitli avionik teknolojik geri kalmalar ,motorlardaki
devamlı kullanıma dayalı aksaklıklarla yakın zamana kadar geldi.
Tabi
şöyle söyleyeyim haddimi aşmak istemiyorum bu konuların su altındaki
olaylarınada giremiyorum,2000 li yıllarda İSRAİL ile yapılan reorganizasyon
anlaşmaları ile bu iki tip uçaklarımıza
İSRAİL savunma şirketlerince yenileştirme ve reorganizasyon modernizasyon
çalışmaları yapılarak özellikle F4-E 2020 projesi adı altında bizlere hava
kuvvetlerine teslim edildi.
Bizde
ilk F-100,F-102,F-104 uçakları için onların son kullanma tarihlerindede UÇAN
TABUT yakıştırmasını kullanırlardı,şimdide bu iki tip uçaklarımız içinde halk
dili olarak kullanılıyor,sebebi basit gelişmiş tüm ordularda bu uçaklar artık
ya müzelerde yada uçak mezarlıklarında maalesef.
Bir
RUS HAVA KUVVETLERİNDEN dostum derdiki ZEKİ sizde o inanç bakım,teknik altyapı varken siz hurda
arabaları bile uçurursunuz…
Arkadaşlar
uçak sadece uçmakla kalmıyor uçağın yer hizmetlerini götüren,bakım,lojistik
alanında çalışan personelimizin büyük emeği vardır bu eski uçakları en iyi
şekilde uçurmamızda onlar hep unutulur geri planda kaldıkları için asıl birer
büyük kahramanlarda kuleden itibaren
yerde görev yapan teknisyenler ordusudur…
Hava
kuvvetlerimizin en yeni envanter uçağı F-16 lar bile arkadaşlarım büyük
orduların yeni nesil uçak sistemlerine baktığınızda artık teknolojik zamanını tamamlamış
uçaklar.
Dostlarım
bırakın ABD,RUSYA,İNGİLTERE,FRANSA,ALMANYA gibi savunma sanayileri dev olan
ülkeleri İSVEÇ savunma sanayi ve İSVEÇ hava savunma ürünlerinin tarihçesini
incelediğinizde 1950 li yılların ortalarında teknolojik olarak bizimle aynı
seviyede olan İSVEÇ devletinin MİLLİ şuuru ile dev bir savunma sanayi ve dev
bir SAVAŞ UÇAĞI üreten sanayi ülkesi olmuş küçücük İSVEÇ neyle olmuş MİLLİ
şuurla.
İSVEÇ
hava kuvvetleri SAAB serisi uçakları 1958 den itibaren üretirken bugün artık
son nesil hava kuvvetleri uçağı SAAB J-39 GRIPPEN ile uçmakta ve dünya hava
kuvvetlerine satışlarını yapmaktadırlar.
Demekki
MİLLİ bir savunma sanayi ve MİLLİ bir SAVAŞ UÇAĞI sanayi kurmamız hep engellenmiş.
Türkiyede
1971 yılında hava kuvvetlerinin başlatığı KENDİ UÇAĞINI KENDİN YAP KAMPANYASI
VARDIR ama bu bizde hep hayal olarak kalmıştır…
Hani
bir DEVLET büyüğümüzün dediği gibi BABA benim niye bir püsküvütüm yok,hep
içimizden dediğimiz ey DEVLET BABA BİZİM NİYE ÇEŞİTLİ MODELLERDE MİLLİ SAVAŞ
UÇAKLARIMIZ YOK.
Arkadaşlar
konuyu bilerek konuşuyorum işte son bir F-35 JOİNT STRİKE Amerikan tipi yeni
nesil uçağa konsorsiyum ortak olduk sanırım ödemeleride yapılıyor,inanın onlar
teslim olduktan kısa bir zaman sonra neslinin özelliğini kaybederek yine demode
duruma düşücekler,bizde bu fakir MİLLETİN parasını maalesef dışarıya vermiş
olucaz.
Şimdi
bunlar çok uzun uzadıya konular,içlerinde filmlik bir çok macera var keyifsiz
zamandayız tatlı gülünç anılarımızı bile anlatamayız.
Şunu
söylemek istiyorum bunların son olayların hepsi kaza bu kazalarda pilotaj
hatası yoktur,MALATYADAKİ kazada iki uçağımızın düşmesi ve dört şehitimizin
olmasındaki konu ikili kol uçuşunda zaman zaman iki uçağın kanat mesafeleri
bazen bir insan kolu uzunluğu kadar yakın olur,umulmadık ani bir hava
türbülansında o esnada türbülans etkisi ile uçaklar birbirine çarparak düşmüş
olması okuduğum bilgiler ışığında konuyu böyle gösteriyor,tabi burda yine
uçakların çok eski olmasının faktörü çok önemli…
Birde
basında koltukların fırlatma sistemlerinin çalışmadığı söyleniyor,yok böyle bir
şey palavra atıyorlar bizim KAHRAMAN PİLOTLARIMIZ uçakları düşücek olsa bile
son ana kadar kurtarmaya veya meskün bir mahalde düşme hadisesinin olması için
canlarının son noktasına kadar uğraş verirler yada zaten atlıycak zamanları
olmaz,MEKANLARI CENNET.
Yeni
nesil uçakların uçuşlarını ve havadaki performaslarını seyretiğimde hayranlık
içinde kalıyorum,tabiki bu tip uçaklar bizim pilotlarımızın elinde olsa
hadiseler çok başka olur.
Bunun
içinde satın almak hiçbir zaman bizim sorunumuzu çözmüycek bu MİLLETİN yetişmiş
çocukları bugünün imkanları ile bize MİLLİ UÇAKLARIMIZI üretmemizi sağlar.
Öyle
kısa yoldan nam yapıp yönetim mekanizmalarını
ele geçirip keyif yapmak ile değil bu MİLLETİN yetişmiş çocuklarını
kurda kuşa yem etmeden bu MÜHENDİS çocuklarla bu konuların pıratiğini bilen
insanlarla MİLLİ SAVUNMAMIZIN en önemli kalemlerini kendimiz üretelim…..
Tekrar
baş sağlığı dilerim tüm MİLLETİMİZE ve
ŞEHİT yakınlarımıza.
MİLLİ
olmanın lafta,iftirada,karalamada,ayak kaydırmada,çıkar hesapları yapmakta
değil MİLLİ İCRAATTA olucağını görelim….
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder