Sevgili arkadaşlarım
ilginiz için teşekkür ederim,sizlerden çeşitli sorular alıyorum,beğenileriniz
içinde teşekkür ediyorum.
Bugün size biraz
değişik konuları anlatmak istiyorum,yağmurun etkiside var biraz, bazı geçmiş
hadiseleri hatırlatıyor.
Silahlı kuvvetlerde bir
laf vardır eğer bir yerden geçişi durdurmak istiyorsan kimsenin oraya
girmemesini arzu ediyorsan oraya nöbete
KONYALI koy ,koyarkende ama muhakkak tembih et bak beni sokucaksın diye yoksa
unutur nöbet yerine onu oraya koyanıda geçirmez,diye anlatırlar.Doğrudurda…..!
Başlık YUSUFUN ÇUKURUNA
ve KONYAYA nerden geldim.Biliyorsunuz ben köken olarak konyalıyım. Hayatımda
kendi aklım ve fikrimin haricinde hiçbir şeyi dinlemedim,bana öğretilenleri
öğrendim ama kendi hedeflediğim noktaya doğru hep hareket halinde oldum.
Bu bana kazandırdımı
bilemiyorum tartıya tam koyup şimdi tartamıyorum,kazandımmı kaybettimmi..
Çukura gelince o
günlerde bundan 20 yıl evvel çok ciddi manada MİT İstanbul bölge başkanlığı
elektronik istihbaratın yanında bir ordu gibi karınca gibi personelle
peşimdeler adım atarken izliyorlar,nefes alsam kaç kere aldığımı biliyorlar
benle devamlı temas halinde olsalarda yaptıkları tamamı ile bir bana karşı
kontrespiyonaj faliyeti ve tarihinin en üst seviyesinde.
Tabi benim kulak verip fren yapabileceğim günler değil ,konu bana
göre inanmış olduğum bir hadise olduğu için gözümü KARANLIK bürümüş pek durucak
pisikolojiye sahip değilim.
Tabi bir gece önemli
bir yabancı istihbaratçı ile buluşup kendisinden hayati derece bir bilgi alıp
ilgilendiğim konuda o devletinde tam mana ile desteği varmı politik olarak onun
haberini bekliyorum.
Buluşmadan birkaç saat
evvel bulunduğum stratejik alanın elektirikleri kesildi 200 metre mesafe içinde
hiçbir ışık yok zifiri bir karanlık,ve yağmur sanki gök delinmiş öyle yağıyor
şimşekler çakıyor ve beklediğim üst düzey istihbarat yetkilisi bir türlü
gelmiyor tek başıma bende sıkıntı ve adrinelin hat safada bir ara bir yan
sokağa geçip ordan sağı solu kontrol edim diye hareketlenince bir baktım bir
çukur ve üç işçi çukuru kazıyor bayağıda derinleştirmişler çukuru ,fakat
çukurun başında lacivert pardüseli iki uzun boylu bey çok iyi giyimli ellerinde
şemsiyeleri ile bekliyor,çukurun başına gelince karanlıkta beni fark eden iki
şemsiyeli bey aniden hızla beni fark edince karanlığın içinden çıkıp hemen apar
topar uzaklaştılar kazan işçilere sordum ne yapıyorsunuz ,dedikleri bilmiyoruz
ağbi elektirik arızası varmış emir verdiler burayı kazın diye kazıyoruz
başımızdaki o iki bey olmasa emride dinlemezdik TEK(TÜRKİYE ELEKTİRİK KURUMU) in , bunlar
neyin nesi ise başımıza dikildiler onun için kazıyoruz…
Anladım uluslararası
bir sorun çıkmasın diye MİT böyle bir numara yapmış elektirikleri kestirerek
buluşmayı önlemeye çalışıyor olayın gerçek görülmesi için büyük bir çukur
kazdırıyorlarki,hadisenin tamamen doğal olduğunu algılatmak için.
Merkeze geri döndüm göz
gözü görmez durumda loş mum ışığı ile oturuyorum,artık umudum kalmadı gelmiycek
önemli istihbaratçı,gelmezsede bu işi yatar boşa gider bir çok emeğim,derken bir
tık sesi kapıyı açtım evet geldi.
Çok sevindim,bu kadar
tehlikeli bir ortamda geldiğine göre getirdiği haberin olumlu olması
lazımdı,bir sigara içtik evet olumlu tam destek var,hemen olay yerinden
ikimizde ayrılarak gece birkaç taksi ve araç değiştirerek şehir dışına işimi
göreceğim yere doğru zifiri karanlıkta hareket ettim.
Evet bu hadiselerin
sonucunda operasyonu başarı ile sonlandırıp tekrar İSTANBULA geri
döndüm,devletim gerekeni yaptı hadise benim stratejim çerçevesinde devletin
tepesinde sonlandı.
Ne oldu MİT içindeki
bir ekip yani bana tarihsel düşmanlık besleyen o gurup yaptığı önleme faaliyetinde
başarız olmakla kalmadı yaptıklarının bu ülkeye bir yararı olmadığıda meydana
çok,çok yönlü tarih bazında çıkmış oldu.Devlet terbiyesinden dolayı
açmıyoruz,bu kadar bilin yeter.
Tabi hayat hep bana
acımasız,menfaatleri bozulan azcık siyasi gücü almakla bize sonra çöktüler.
Karabulut gibi
çökenler,GÜNEŞLE inanınki yine gidicektir.Tabi atlıyarak gidiyorum 2005
yılından sonra DEMOKRASİYİ katletme şampiyonu olan bu ekipler baktımki
TÜRKİYEDE DEMOKRASİNİN yerleşmesine imkan vermiycekler benim kullanacağım tüm
araçları ve iletişim faaliyetini kesmişler tam bir önleme ile markaj yapıyorlar
ve kaynaklarımı sabote ediyorlar,işte orda ALLAHIN inayeti gerçekleşti önemli
bir iletişim hattını yakalayıp cesaretimide gösterince emir komuta zincirini by
pas ederek naçizhane tam 4 yıl günlük ve saatlik olacak tüm
provakasyonlar,sabotajlar ve istihbari bilgiyi bu kanaldan ALLAH VATAN,MİLLET
için aktardım,sonuç 4 yılın sonunda komplo bir operasyonla hiç alakam olmayan
bir hadiseye bulaştırarak yine bizim başarımıza çökmek ve ,ve……!
VEFA istanbuldaki bir
semptimizin adı,allah gani gani rahmet eylesin genç yaşta bir trafik kazasında
kaybettiğimiz İBRAHİM VEFA ağbimizin bozalarının satıldığı TARİHİ bir
semptimiz.
Sevgili dostlarım,artık
ne savaş,ne terör,hiçbir şey duymadan yeni bir hayata başlangıç vereceğim
günlere dönmek istiyorum..ALLAH NASİP EDERSE….!
HAYAT BOŞ,ÖMÜR KISA.Ne
zaman atıldığımız kuyudan çıkacak olsak dini mezhebi,ırkı farketmeyen insanlar
bizi yeniden kuyunun içine itti,anladımki bu ülkede kuyunun başını tek bir güç
tutmuş,nöbetçilerin hepsi EMİR ERİ…..!!!!!
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder