Sevgili arkadaşlarım,okurlarım
uzun yıllar sessiz yaşadıktan sonra nihayi hedefime ulaşıp arkasından çok uzun
yıllar haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayıp saldırılara dayanmaya çalışınca
tabiki bunun bir etkisi oldu maddi manevi birincisi yönümü hayatta değiştirdi
ikinciside ALLAHIN bildiğini kuldanmı saklıycam diyerek naçizhane
yaşadıklarımızı bildiklerimizi yazmaya başladım.
Burda şunu söylemek
istiyorum benim her ideolojiden her siyasi guruptan arkadaşım dostum ahbabım
oldu,hepsi ile iyi kötü hatıralarımız var hayatımda çok iddalı konuşuyorum
isteyerek veya bilerek kimseye karşı bir hatam,bilinçli planlı bir zararım
olmadı,kimsenin kuyusunu kazmadım bırakın bunu yabancı bir kimseye bile
yapmadım,teklif eden olmuşsada bu yıllar sonra tesadüfi çıkmıştır kabul etmeyip
elimin tersi ile ittiğim.
Onun için bugünlerde
basın yayın organlarında çıkıp konuşmuşsam gazetelerde kendi adımla yazılarım
çıkmışsa bu imkanları bana tanımış insanlara çok teşekkür ederim.
Şunuda herkes bilsin
hayattada doğru bildiğim herşeyi söylemişimdir insan kayırmayıp ne zamana
güce,kuvvete tapanlara bakmışımdır nede kimse güçlü diye ona yalakalık ve
salakalık yapmışımdır.Hakkımı aramam,bu benim gayet doğal yapmam gereken bir
şey yoksa ortalık başkalarının yaptıklarının üstünden geçinen güç şahsiyetsizi
insanlar ve guruplar sistemlerle dolu.Sanırım bu kadar içimi dökmem yeter
okuyan kendilerini ilgilendirenler anlar arkadaşlar bizi yetiştirenler senedin
olmadığı sözünde dönülmez bir olgu olduğunu öğreterek eğitti,bunuda TÜRKİYE
insanına yeniden öğretilmesi gerekli olduğuna canı gönülden inananlardanım.
Sayın eski merhum
CUMHURBAŞKANLARIMIZDAN TURGUT ÖZAL beyin mahdumu sayın AHMET ÖZAL beyi
televizyonda izledim babasının ölümü ve yapılan 1988 deki suikastten
bahsetti,konuşmanın satır aralarında kendilerine karşı yapılan dezanformasyon
saldırıların bu hadiseleri sulandırırmak ve bu şekilde örtüp kapatmak istendiği
bazı insanlarında bu olaylar karşısında yılıp ülkeden çekip gitmek
istediklerini televizyondan dillendirdi burda gülümsedim,ve konuşmasını çok
beğenerek izledim.
Tabi hüzünlendim
kendimi yalnız hissettim 1988 yılından bugüne arkadaşlarım dostlarım bir bir
gözümün önünden kaybolup gitti ve tüm anlattıklarım İSTİHBARİ bilgiler olup
bunların artık bir hukuki değer kazanmayacağını biliyorum azcık bahsetmek
istiyorum,özellikle sayın AHMET ÖZAL gizli tanık hadisesine çok dikkat
edilmesinin önemine işaret etti haklı,onun için elden geldiğince TANIK ifadesi
kullandırılması çok gerekli,işte sayın MEHMET EYMÜR gibi devlet görevlileri
mahkemelere ve MECLİS komisyonlarına açık kimlikleri ile gitmişlerdir,banada
teklif edildiğinde GİZLİ TANIK olmayı reddedip TANIK ifadesi vermeyi kendim
önermişimdir.
17 HAZİRAN 1988 akşam
geç saatler televizyon seyrediyorum bir arkadaşımla ismini saklıyorum burda çok
güzel bahar havası gibi hava var televizyon bitti,terasa çıktık çay demlemiştik
yavaş yavaş içerken denize karşı karanlıkta,arkadaşıma sessiz yarın merhum ÖZAL
beyin vurulabileceğini söyledim,bana baktı güldü dedi RAKI da içmedik ZEKİ çay
içiyoruz sarhoşta dilsin nerden çıkardın
dedi,dedim tahmin ediyorum,gece sabaha karşı sohbet devam etti ve yattık.
Uykudan kalktığımda
saate baktığımda öğleni geçiyordu hiç kahvaltıya bakmadan televizyonu açtım
ayakta seyretmeye başladım rahmetli ÖZAL konuşuyor aradan birkaç dakika geçmedi
merhuma ateş edilmeye başlandı arkadaşımda uyanmıştı televizyondaki yüksek sesi
duyunca geldi baktıki suikast oluyor bana baktı rengi bembeyaz oldu…….))
JFK JOHN F.KENEDY
suikasti anımsadım suikastin ilk bilgileri ve görüntüleri ve salonda olan bazı
arkadaşlardan bilgi alınca suikastin en benim için anındaki verisi SCOT WEBLEY
marka 7x65 mm tabanca ve bu tabancanın suikast anındaki çalışma verisiydi tabi
oda beni gülümsetti ta 1977 götürdü beni size burdan söyliyceğim merhuma
yapılan suikast anında suikatçının elindeki tabancanın iki defa atış yapması ve
arkasından silahın hazneye üçüncü mermiyi sürmeden kızağın hareket etmesi çok
profosyonelce silahın şarjöründe teknik çalışmayı gösterir,işte bazı güçler o
kadar ince çalışıyorlarki bunun bir paralel örneğini bile delil kalmasın diye
yok ediyorlar şimdi şuçlanan bir yapıya hadiseler esnasında konuyu
söylediğimizde hadise kapatıldı.
Tabi birde suikastçının
o günlerdeki sosyal,siyasi,kültürel kişilik profili AFYON nüfusuna kayıtlı
olması onlarda o anda çok çabuk sinyal veren hadiseler benim konuyu algılamam
için çünkü bize kimse merhum dönemin BAŞBAKANINA suikast yapıcaz demedi o
günlerdeki sahada oynamamız bize bunun istihbari alt yapısını verdi aslında
altı ay evvelinden bu çalışmaya başlandığı kanımcada MERSİN bölgesinde bu
hazırlıkların yapıldığı algısı bende oluşmuştu,o yıllarda çok gençtim sadece
kendim bilerek kendi içimde yaşıyordum benden başka ne yaptığımı,ne yapacağımı
ne yapmak istediğim hakkında kimsenin ne fikri vardı nede çok önemsiyordu 22
yaşında bir genci TÜRKİYEDE sadece sahada koştururlar,ne olduğuna önem
vermezler.
Kısacası aslında bu
suikast ve sonrası gelişmeleri olumsuz DEVLETİMİZ a dan z ye herşeyi
biliyor,TUĞLA çekseler DUVARDA yıkılsa hiçbir şey olmaz fakat ülkemizde bu
sistem öyle bir kurulmuşki TUĞLA çekildiğinde zincirleme reaksiyon bugünki
İKTİDARIDA yıpratır zora sokar,onun için hiçbir şey bu konularda çıkmaz,yazılır
çizilir birde işte POLAT ALEMDAR kurtlar vadisinde söyler artık hiçbir şey
gizli kalmıycak DÜNYAYI kurtarıcam?))))
Şimdiye kadar bu
konuları TÜRKİYEDE çok açık yazan tek gazeteci gördüm sayın CEM KÜÇÜK bir tek
tarihinde bu hadiseleri çok açık kendisi yazmıştır,doğru tebrik etmek lazım.
Birde bu suikast
azmettiricisi bir büyük isim geçiyor evet doğru olsada bu bir BARONLAR
KONSEYİNİN ortak kararı sonucu hep İŞVİÇREDE sonlansada konsey bu kararları
MADE İN ENGLAND yazan özel portokal aramolalı bir çay içerken sonuca bağlıyor.
Hepinize selam ederim.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder