23 Ocak 2018 Salı

SAVAŞLAR HİKAYELER PANDORA AFRİN

                               

Sevgili dostlarım sizlere bugün biraz felsefi olarak konulara giriş yapmak  istiyorum.
SAVAŞ……!!
İnsanlık var olduğundan beri bugünde aynen tüm dünyamızda devam eden bir gerçeklik yatsınamaz bir olgu.
Neden oluyor,herkes kendine göre bir sebeb bulabilir ama SAVAŞLARIN tek nedeni vardır,EKONOMİK ÇIKARLAR gerisi hikayedir.
Ekonomik dizaynlar ve kazançlar için SİYASET,İDEOLOJİLER,DİNSEL
IRKSAL farklılıklar üstünden kavga çıkartılır.
Savaşlar başlamadan evvel aslında suyun altında yani DEVLETLERİN DERİN DEHLİZLERİNDE çoktan örtülü ve kirli savaşlar başlamıştır.
Bu sistem hiçbir zaman değişmez.

İnsanların,gurupların,ailelerinde bu savaşlarla birlikte yürüyen paralel hayat çizgileri, yaşayan yada geçmişten bugüne sarkan ve hala geçmişin ve günümüzün şartları içinde devam eden savaşları ve olan tüm hadiselerle ilgili bağları,yaşanmışlıkların getirdiği acı,tatlı hayatları ve ilgili konularda anıları vardır.
Bu tip yaşanmış dünyada irili ufaklı milyonlarca hikaye olduğu gibi bazıları dünya savaşları ve sonrasındaki daha küçük savaşlarda yada ÖZEL OPERASYONLAR,ÖRTÜLÜ VE KİRLİ HAREKATLAR içinde savaşların başlangıç ön hadisesi olan istihbarat yada gayrinizami harp faliyetleri içinde çok önemli tarihi ve hala kozmik derecede gizli olan dosyalar ve tarihi bilgi belge dökümanlar devletlerin kasalarında kitli tutulmaktadır.
Yazılarımda başlangış yaptığım  İKİNCİ DÜNYA HARBİ ile ilgili konular ülkemizde hala çok kıt ve hala çok kozmik derecede sır kapsamında tutulan hadiselerdir.

Özellikle bazı kamuoyuna aktarılan bilgilerde maalesef tamamen yalan,dezenfermasyon,gerçeklik üstüne kurgu yapılarak hatta yabancı GİZLİ SERVİSLERİN etkisi altında kamuoyuna maniple sızdırılmış bilgilerdir.

Gizlilik bazen  YALAN ve İHANET  sarmalını adeta büyük bir KARTOPUNA dönüştürmektedir.

Bugüne gelirsek PKK terör örgütünün eline geçmiş gibi gözüken ama aslında kanatimce 2003 yılında  KUZEY IRAK bölgesinde ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞIMIZA yapılan kalleş hadise sonrasında ordaki PİSİKOLOJİK HAREKAT kabiliyetimizi kaybederek bölgede yirmi adet kurulan MOSSAD istasyonları bunların dış güvenliğini BARZANİ peşmergleri sağlıyordu o dönemde şimdi ise bölgeye tamamen yayılan ABD,İNGİLİZ güçlerinin katılımıyla oluşturulan bu üç büyük devletin ÖZEL OPERASYON birimlerince PKK üstünden yapılmış olmasın.
2003 yılındaki bu operasyondada İHANET var dediğimizde hadiselerin başkaca vuku bulduğu garip gureba insanların üstüne defterler kapatılarak bugüne geldiğimizi unutmayalım çünkü unutmayanlar her zaman var.

Ummuyorum MİT iki personelinden ERHAN PEKÇETİN bey ve AYDIN GÜNEL bey gibi personelin bir kaza ile yakalanacağını.
                                   

Bu tip operasyonlarda kurumlar içinden sızıntı olmadan bu personellerin PKK eline geçmesinde imkan ve ihtimal vermek mümkün değildir.
2006 yılında SABAH KETENE ve arkadaşlarını yine KUZEY IRAK bölgesinde şehit vermemiz,KETENE ailesi ve merhum SABAH KETENENİN MİT kurumundaki yılların faliyetleri ve diğer bazı MİT personeline o yıllarda KUZEY IRAK taki faliyetleri yüzünden yapılan ağır hareketleri unutmadık.Ama o günleri adeta görmeden bugüne gelenler ve gelişen o ağır KAN,BARUT,İHANET sarmalı artık akılları ziyan ettiği gibi MİT ve ÖZEL HARP unsurlarımızın kozmik bilgilerinin havalarda dolaşması kanımca hata değil burdan İHANET demek istemem ama ağır son YİRMİ YILIN ihmalidir.

YEŞİLKÖYDE FERNER BALIK lokantasında istihbarat faliyetlerini yönetip vatan evlatlarına her türlü iftirayı atarsanız işte sonuçlarıda bu olur.
SURİYEYİ labaratuar ortamında beş sene evvelden yıkarsanız geldiğimiz nokta bu olur..

BALIK BAŞTAN KOKAR,KOKMUŞTU KİMSENİN HABERİ YOKTU….
AFRİN OPERASYONU na gelince arkadaşlarım ilk önce GAZAMIZ MÜBAREK OLSUN,ALLAH,TANRI  ŞANLI ORDUMUZU MUZAFFER EYLESİN.
ŞEHİTLERİMİZİN MEKANI CENNET OLSUN GAZİLERİMİZE bir an evvel ALLAH,TANRI acil şifa versin.

Arkadaşlar oldurulmayan son KIRK YILDAKİ DERİN DEVLET olanıda BATI uşağı olan yapı bizi son noktada BATI ile dokuyüz kusür kilometrede komşu etti.

Burda sizlere HAREKAT planı ne olur hadiseler neye evrilir diye bir şeyler kaleme almıyacağım.
TÜRKLER ORTA ASYA STEPLERİNDEN ANADOLU ÜSTÜNDEN DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA yayılırken yaptıkları savaş taktikleri ile ünlülerdir.
Birde savaş esnasında kendilerini içten satan kansızlarlada çok defa imtahan olmuşlardır.

Onun için harekatı yöneten yöneticilerimiz sonuna kadar en iyi bir şekilde MUZAFFER TÜRK ORDUSUNU yöneterek bölgemize İLELEBET kalıcı BARIŞI getireceklerine inanıyorum.
                               

Burdan tavsiye niteliğinde yine söyliyceğim 11 EYLÜL 2015 tarihinde kaleme aldığım YA MUHAMMET rumuzlu yazımı okumanız.
Okuyanlar veya okumuyanlar için RUSYA FEDERASYONU DEVLETİNDEN resmi yapılan açıklamaları dikkate alarak toplumsal olarak aklınızdan şunu düşürmeyin.

Ne olucaksa olsun BARIŞTA ve SAVAŞTA RUSYA FEDERASYONU MÜSLÜMAN TÜRKİYE DEVLETİNİN dostu olucaktır.
                                

Bu dostluğu bozmak için çok uğraşanlar gün ve gün saat ve saat uğraşıcaklar çünkü bu DENKLEMİ bozan DÜNYA DÜZENİNİ bozucak.
                                          

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

16 Ocak 2018 Salı

EMANETE HIYANET.

                                      

Sevgili takipçilerim hepinize selam ederim,hayırlı mutlu günler dilerim.
Biliyorum bazen kafanız karışıyor ama inanınki otuz beş senedir arkadan hançerlenerek yaşamak çok zor bir süreç.
Ülkemizde çeşitli KOZMİK kurumların içinde yerleşmiş ve ismini zaman zaman DERİN DEVLET,KONTR GERİLLA,GLADİO diye adlandırdığımız ihanet çetesi aslında her gün karşınızda izlediğiniz insanların arkasına gizlenerek veya onları perdeleyerek yaşayan sizin gibi bizim gibi farkımız olmayan bir yapı.

Tek hadisesi ülkeyi ve bu ülkenin insanlarını arkadan hançerleyerek yaşamını sürdüren bir gurup insan yığını.
Rahmetli babamın yakın dostu merhum İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL beyefendinin yaptığı önemli bir hadise vardı 1960 darbesinde merhum CELAL BAYAR beyefendiyi idamdan kurtarmak.
                                       

Allah rahmet eylesin merhum BAYAR ne güzelki oğlu mehmet beyden kendi ismini taşıyan bir torun bıraktı bu hayata.
                                    

Yıllar evvel tanışmıştık sayın CELAL BAYAR beyefendi ile İSVİÇRE de yaşıyordu sanırım yine ordadır..

6 şubat 1983 gece geç saatler rahmetli babam ve arkadaşları.
Babamın bazı vasiyetleri oluyor.
Zamanı geldiğinde……..!!!!!!!

Bu vasiyetten sonra o kadar çok şey olduki hayatımda bir yerden hayat mücadelesi bir yerden devamlı arkamdan vurulan çelmeler ve devamlı her yaptığım işi baltalayan birileri.
En sonunda kimsenin yapamayacağı bir şeyi yapayımki artık ulaşılmaz olayım.
Tabiki benimde sırlarım vardı,arkamdan ihanet eden adı MİLLİ olan şerefsiz bir camiaya karşı.(ORGİNAL REEL HAYATTAN)

Babam öldükten bir yıl sonra on yıl sabret biz gelicez ve sana yetişeceğiz diyen bir gurub insanı tam on sene sabrederek bekledim.
Çünkü onlar geldiğinde DEVASA bir güç olucaklarını ve yapacaklarımızın DEVASA olacağını biliyordum.
Öylede oldu tarihin en büyük durdurmalarına ve uğraşlarına dahi gecemi gündüzümü,karanlığı,korkuyu yenerek nihayi hadiseyi ULUSLARARASI alanda bitirdim.

Bir müddet sonra artık EMANETLERİN  şahsıma iade edilmesi gerekliydi.
Ama güce ve kötülüğe gem vurmuş KALLEŞ,ŞEREFSİZ ve ADİ bir camia ülke içinde SUÇ ÇETESİ olmuş bir yapı heryerden tarihin en büyük saldırılarını yaparak adeta DEVLET DÜŞMANI haline getirerek tam yirmi yıl her konumda saldırdı
.
Bu şuç yapısı BAŞBAKANLARA,CUMHURBAŞKANLARINA aklınıza gelebilecek her yapıya şantaj,kumpas ve aklınıza gelebilecek her kötülüğü  yapabilen bir yapı.
Şu andada aynen yoluna devam ediyor ve yaptığı komplolar ile diğerleri ve benim gibi insanları bertaraf ederek istediği çizgide yolunda ülke içindeki sistemlerini götürüyor.

Bundaki en büyük dayanak hedef insanların ailelerinin içine sızarak bu ailelerin içinden ihtiyaçlarına göre insan devşirmesi.
Milli mücadeledeki KUVVAYİ MİLLİYEYE karşı çalışan EŞKİYA ÇETELERİNİN yaptığı her türlü yağmanın aynısını bugünde yapan bu uluslararası bağı olan ÇETE aynı mahallesinin malına canına göz koyan bu kişiliklerle hiç farkı olmadı.

Aşırı kıskançlık ve haset insanların pisikolojilerini taşıyanlardan oluşturdukları yapı ile devletin kozmik SİNYAL VE ELEKTRONİK teknik istihbarat sistemlerini herkesin özel hayatına taşıyan bu yapı dolandırıcılık ve evrakta sahtecilikte dahi her yöntemi kullanarak bugüne kadar geldi.
Bugünlerde sanırımki 2010 yılındaki komplo operasyonlardan sonra artık gücünün en yüksek seviyeye geldiğini anlıyoruz.
                             

Basın ve yayın organlarına serpiştirilen medya mensubları ile GÜÇLÜ olan vurur alır naraları ile devletin KOZMİK birimlerinin sorgulanamama kalkanını kullanan ÖZEL SEKTÖR ve İSTİHBARAT yapılanması ticari ortaklığı olmuş bu yapılar maalesef aynı şekilde yaşam sürüyor.
Soranlarada VATAN KURTARIYORUZ diyen bu yaratıklar EMANETE HIYANET edenin VATAN KURTARAMAYACAĞINI bildikleri halde mecburi güçlü olanın yanında olma pisikolojisiyle hareket ediyorlar.
Vatan kurtarıyoruz naraları ile kullandıkları güçle yıllardır çetelerini tarihin en büyük gücü haline getirmişler,filmlerdeki  KIRK HARAMİLERİ adeta andırır durumdadırlar.

Kendilerinin olmayan GÜCE sahip olma arzusunun sonu bakalım nereye kadar gidecek. (ORGİNAL REEL HAYATTAN RESİM)

Bu olayların içeriği TÜRKİYE tarihi ile paralel giden ve tamamen HAKSIZLIK,HUKUKSUZLUK ve UĞURSUZLUK üstüne kurulan sahtekarların ve gerçek hakiki olayların içeriğini taşır.
Hiçbir konunun içinde olmayarak yapılan herşeyi KOZMİK güç kullanarak kendileri yapmış gibi hareket eden ZAVALLILAR ORDUSUNUN neferleri.
Zamanı geldiğinde TANRI biliyorki muhakkakki herşeyin üstü açılacaktır.
Bir daha bir PAPA vurduracak haliniz yok heralde.
                                

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

7 Ocak 2018 Pazar

SAVUNMA VE HAVACILIKTA DURUM.

                            

Sevgili takipçilerim,hepinize selam eder bolluk,bereket ve sağlıklı günler geçirmenizi dilerim.
Başlıktan anlıycağınız gibi SAVUNMA ve HAVACILIK konusunda naçizane tecrübelerimizden ve birikimlerimizden bazı bilgiler sizlere aktarıcam.
Arkadaşlarım birincisi dünyada SAVUNMA SANAYİ devletlerin en önemli ekonomik ve siyasi meseleleridir.
Gelişmiş ülkeler bu sanayi ile ülkelerinin ekonomisini güçlendiriyorlarsa, az gelişmiş veya fakir ülkelerde dünyada var olmak için bu ülkelerden silah ve diğer yan sınıf teknolojileri satın alarak kendi ekonomilerinde sıkıntılar yaşarken bu alımlarlada dünya sahnesinde mücadele ettikleri güçlerle hem siyasi arenada hemde muharebe hatlarında savaşarak kendilerini ayakta tutuyorlar.

Merhum İRAN DEVRİK ŞAHI RIZA PEHLEVİ döneminde ABD entegre olmuş dünya siyaseti ve o yıllardaki irandaki müthiş AMERİKAN emperyalizimi hayranlığı ile PETROL gelirlerinin büyük çoğunlunu ABD  diğer BATILI ülkelerden satın aldıkları yüksek teknolojik silah sistemleri satın almaya ayırıyorlardı İRAN ORDUSU için..

İRAN HAVA KUVVETLERİ ŞAH PEHLEVİ döneminde öyle bir hale geldiki AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE yeni envantere girmiş F-14 TOMCAT av bombardıman uçakları aynı anda İRAN HAVA KUVVETLERİNDE envatere 80 adet olarak giriyor ABD savunma bakanlığı anında teslimat için ABD senatosundan karar çıkartıyordu.
1979 yılına gelene kadar İRAN DEVLETİNDE durum böyle giderken aynı ABD ve BATI ŞAHI devirerek HUMEYNİ rejimini dünyaya farkettirmeden iktidara getirdi, bugüne kadarda rejim hala ayakta.
1980 li yılların başında bazı SAVAMAK(İRAN GİZLİ SERVİSİ) yöneticileri ve bunların muadili bizdeki yöneticiler ile çeşitli suyun altında görüşmeler yapıyorlardı.İRAN ambargo altındayken ve orduda büyük subay kadrolarında kayıp varken,çünkü şah ordusunun büyük kısmı öldürülerek veya hapse atılarak yok edildi, küçük bir kısmıda yurt dışına kaçtı.
Bunlardan bir  görüşmede, 80 adet iran hava kuvvetlerinin F-14 savaş uçağı  pilot ve yedek parça bulamamalarından dolayı yerde uçamaz halde çürüyeceğinden  bizim yetkililere teklif edildi.
Buna çok sevinen bizdeki yetkililer TÜRK HAVA KUVVETLERİ ile temas ettikten sonra aniden gelen bir AMERİKAN baskısı yüzünden bu konudan dolayı tek taraflı vazgeçtiler.

Ülkemiz için çok büyük kayıptı hala elimizde bu gelişmişlikte TEYYARE yok maalesef,yıl 2017.
1977 nire 2017 nire:)
Sonra meşhur patlayan DÜNYA SIKANDALI olan İRAN GATE hadisesinde işte bu kullanılmayan uçakların yedek parçaları ve diğer sistemlerin satıldığı el altından ambargo delinerek herkesce anlaşıldı.
Aynı yıllarda MISIRA  gelirsek  yıllarca savaşan İSRAİL ve MISIR devletleri CAMP DAVİD te BAŞKAN CARTER’ın buluşturması ile barış anlaşması imzaladılar.

İsraille Mısır arasındaki husumet bitirildi.Mısırın efsane lideri ENVER SEDAT bu barış ortamına girilmişken hemen ABD SAVUNMA BAKANLIĞINDAN hibe silah yardımı ve silah satın almaya başladı.
                                

O döneme kadar MISIR ORDUSU SOVYET SİLAH SİSTEMLERİ ile donatılmıştı.

1981 yılına geldiğimizde ENVER SEDAT KAHİREDE resmi bir bayramdaki tören geçişi esnasında çok komplike bir suikaste uğrayarak hayatını kaybetti ve hemen yerine eski hava kuvvetleri komutanlığı yapmış sonrada yardımcısı olan HÜSNÜ MÜBAREK getirildi.

Bu örnekleri uzatırız fakat çabuk anlayacağımız şu olmalı.
ABD ve BATI emperyalizimi SİLAH ve SAVUNMA sanayindeki ihracatları ile çeşitli ülkeleri ve bu devletlerin REJİMLERİNİ ve LİDERLERİNİ destekler gözüksede eninde sonunda bir KIRAL COBRA gibi sokucağı zaman hiç tereddüt etmeden sokuyor.

Savunma sanayinde CUMHURİYET REJİMİ boyunca büyük hatalar yaptık MİLLİ SAVUNMA SANAYİNİN yanlış alımlar ve yanlış teknoloji transverleri ile hem ordumuza hemde savunma sanayimize büyük zarar verdik.
 Geçtiğimiz hafta nihayetlenen efsane S-400 YÜKSEK İRTİFA HAVA SAVUNMA FÜZELERİNİN tüm ödeme şartları ve kredilendirilmesi yapılarak satın alınması resmen gerçekleşti.
Dünyada olay hadise olarak vuku bulan bu satın alma ve kontrat imzalama uzun yılların suyun altındaki oyunlarda önemli bir kesimin zafer göstergesi oldu.

Türkiye ile RUSYA arasında yapılan petrol ve gaz BORU anlaşmaları kadar önemli,ciddi ve stratejik bir anlaşma.
Tabi hemen arkasından AVRUPA ülkelerinde her türlü savunma ve taktik füze üreticisi olan FRANSA devleti ile ASTER-30 füze sistemi alımı ve ortak teknoloji geliştirme ve üretim konusunda anlaşma imzalandı.
                                     

Fakat bu konuda kendi fikrimi burda konunun UZMANI  olarak yansıtmak istiyorum.

Özellikle komşumuz YUNANİSTAN yıllarca aynı aklı götürerek dış politikasında ve siyaseti elinde tutanların ballı kapısı olarak gördükleri SAVUNMA SANAYİ alımlarını çok çeşitli ülkelerden çok farklı sistemleri envanterlerine katma ile savunma alanında çok kuvvetli olacaklarına sistemlerin karışıklıklarından dolayı büyük zorluklar çekiyorlar ve  bu konularda savunma sistemlerini birbiri ile entegrede zorlanıyorlar.
                             

Ayını hataya düşmemek için artık envanterimizde TARİHİ ESERE dönmüş AMERİKAN yapısı hava savunma füzelerinin üstüne gelicek S-400 uzun menzilli hava savunma sistemleri ile doğal kombinasyon kuracak TOR-M1 orta menzilli ve en arkayı  alacak  hava savunma füzesi PANTERİS-1 veya TUNGUSKA M-1 kısa menzilli hava savunma füzeleri ile nitelikli ve kordineli savunma görevi yapacak hava savunma füze sistemi oluşturalım.
Bunların komplike olması çok yararlı hava savunması ordularda çok farklı ve stratejik yeri olan konular ve aynı zamanda bu sistemlerin kordineli olması hem HAVA SAVUNMA ÜSTLERİNE çok büyük güç getirir hemde RUSYA FEDERASYONU SAVUNMA bakanlığı ile ortak üretim konusundaki çalışmalar çok gelişir.

Savunma sanayi çok önemli bir konu olması dolayısı ile kesinlikle çok hassas ve derin ülke menfatleri için çok ciddi düşünmek gereklidir.
Herkese selam eder hayırlı günler dilerim.

 SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.                  

3 Ocak 2018 Çarşamba

2 KK İHANET HATTI.

                                    

Sevgili dostlarım hepinize mutlu müreffef,aydınlık,huzurlu,sağlıklı ve bol bereketli 2018 ve devamı yıllar diliyorum.
Yeni yılın ilk yazısını kaleme alıyorum.Yazının başındaki 2 KK şifresini anlayamamanız gayet doğal merak etmişinizdir nedir bu 2 KK.
Evet 2 KK benim baba ve ana tarafındam memleketim olan SELÇUKLU İMPARATORLUĞUNA ikiside BAŞKENT olarak katkı sunmuş ÖZ TÜRK evlatların yurdu olan iki önemli şehrimiz..
Başlangıç olarak yazıcaklarımı başka yazılarımda yazmıştım ama tekrar yazarak bugünlerdeki tehlikeli gidişata bir UZMAN olarak tekrar dikkat çekicem.
Tarih önemli bir gerçeklik bilinci oluşturur.Zaman zaman TARİH içindeki yanlış işlerin TEKERRÜRLERİ olduğunu herkes bilir ve yaşayanlar olur.
Konya ve Kayseri gibi ÖZ TÜRKÜN yaşadığı anadolunun bu mümtaz şehirlerinden HAİN çıkmazmı.

Tabiki çıkar HAİN dünyanın her yerinde bulunduğu gibi KAYSERİDEN, KONYADANDA  çıkar.
Yaşantımız sırasında MİT ve TSK içinde çok kahraman KAYSERİ ve KONYALILARA rast geldiğimiz gibi maalesef bizzat haininede çok rastladık.
Para ve mevki makam için satılık adam ve çete o kadar çokki memleket ve il ayırmadan hepsi birbirlerini çok iyi bulup adlarını çete koyamıyacakları için bir çok ideoloji ve dinsel farklılıkların altında bir güzel yuvalanıyorlar.
İHANET o kadar kıymetli bir silahki onu kullanmak için yarışanların mevki,makam boylarını postlarını görseniz şaşırırsınız diyicem ama biliyorum artık kimse şaşırmıyor,İHANET ustalarıda eski insanlar gibi değil, ihanetleri meydana çıktığında utanmıyor aksine YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ bastırır formulü ile çocukların dediği gibi LEVEL atlıyorlar.))
Babaannem 1900 nufusa kayıtlıydı,ama babam derdiki onlar daha büyük geç yazdırılmışlar eskiden nufusa diye anlatırdı.

1920 konya babaannem dedemin ikinci hanımı babası ve ağbileri subay.
Anlatıyor bana AK EVLADIM bir andan konya dışından DELİBAŞ MEHMET ve çetesi konya merkeze saldırarak geldi.
Deden evde yok DELİBAŞ ve adamları karakolları basıyor ve ordaki jandarma askerlerini ve subaylarını şehit ediyor.
Bir baktım iki jandarma subayı kanter içinde kaçıyor hemen el ettim içeriye evin avlusuna aldım.
Onları hemen evin en üst katındaki yüklüğe sakladım.Yemeklerini ve sularını götürdüm..

Deden eve geldiğindede hiç ses etmedim sinirlidir söylemedim zaptiye subaylarını evde sakladığımı.
Beş yıl arap yarımadasında REDİF ASKERİ olarak ayak basmadıkları yer kalmamış,ordada HACI olmuş lakabını DELİ HACI koymuşlar.
                                    

Babanem anlatırdı AK oğlum derdi açlıktan çöllerde ÇEKİRGELERİ yemişler.

İki günün sonunda ANKARADAN ANADOLU HÜKÜMETİ isyanın bastırılması için kuvvet yollamış ve isyan bastırılmış.
Melek babaanem anlatıyor günlerce leş kokusu KONYADAN gitmedi.
Delibaşın ne kadar adamı varsa konyada yakalandıkları yerde ağaçlara ipe çekildi.
İbreti alem olsun diyede günlerce ipten indirilmedi.
ATATÜRKÜN kuvvetleri gelince iki subaya haber verdim onlara rahat olmalarını askerlerin gelip kalkışmayı bastırdıklarını söyledim ve yolladım.
Birkaç gün sonra iki subay ve baskını sonlandıran komutanlar tekrar bizi ziyarete geldiler ve bana çok teşekkür ettiler.

Dedende o zaman öğrendi ve kızmadı güldü MELEK hanım senden korkulur diye..
Bildiğiniz gibi DELİBAŞ MEHMET isimli bu azılı hain İNGİLİZE esir düşmüş istanbul hükümetinden emir ve maddi destek alarak bu ayaklanmayı yapıyor.
Aslında ÇUMRALI olan DELİBAŞ BOZKIR,ÇUMRA ve diğer kırsaldan topladığı adamları ile aniden KONYA merkezi basıyor.
İNGİLİZ:)

Gelelim KAYSERİ ye.
NATO nun gizli ordularının 1969 senesindeki çeşitli senaryolar kurarak gerçekleştirmek istediği bir DİNCİ ayaklanma ilk önce konyada düşünülüyor.

Sonra KONYA bu konuda provake edilemeyeceği anlaşılınca KAYSERİNİN uygun olduğunun kararı verilerekek 8 temmuz 1969 gerekli provakatörler şehirde provakasyonların ateşini yakarak KOMİNİSTLER MOSKOVAYA diye sloganlarla çeşitli ilerici dernekleri ve bilinen kayserili modern insanların işyerlerini ve evlerini yağmalıyorlar.

Modern kadınları ve öğretmenleri çıplak halde arabaların arkasına bağlayarak dolaştırıyorlar.
Babamın çok yakın arkadaşı dönemin KAYSERİ VALİSİ KONYALI ABDULLAH ASIM İĞNECİLERİN vilayetteki odası basılarak olaylara müdahalesi engelleniyor.

Merhum İĞNECİLER etkisiz kalınca saatler sonra ANKARAYA giden gayrinizami haberlerden ANKARA KAYSERİYE müdahale ediyor ve kalkışma önleniyor.
Bu hadise DELİBAŞ MEHMETİN 1920 yılında yaptığı KALKIŞMADAN sonra CUMHURİYET tarihinin en büyük kalkışması.
Kayserililer hiç bahsetmiyor bu konulardan.
Gelelim bugüne ve ülkemizde yapılmak istenenlere.Herkes suyun üstünde dolaşır biz hep altında dolaştık.
APO yu getiren KENYADAKİ ÖZEL HARP subaylarından bir tanesi merhum ALBAY ABDULLAH SOYLUOĞLU.
Paketi teslim aldık kelimesi ile tarihe not düştükten sonra APO ya MEMLEKETİNE HOŞ GELDİN demiş ikinci kere yine tarihe not düşmüştür.
Hayatada gözlerini mütevazi şekilde KONYANIN SEYDİŞEHİR ilçesinde göz yummuş gönüllerdede hep yer bulmuştur.

Bugünlerde PARAMİLİTER oluşumlar ve bunlara çeşitli yasal statüler kazandırılması gündemden hiç inmiyor ve bu konular toplumda devamlı bir gerginlik yaratıyor ve kamplaştırma yapıyor.

Bu konularda çok büyük tecrübelerimiz istihbari açıdan olduğu için fazla açmadan konulardan bahsedip ikinci bir duruma kadar kapatıcam.
Birincisi ABD ve İNGİLTERE devletinin ülkemizdeki yapılanması ve angaje ettiği kendine dahil ettiği insana dayalı yapıyı bilseniz aklınız tavan yapar.
Birbirlerine ideolojik ve siyaset icabı toplum önünde yüksek perdeden seslenen yapıların kurmay kadrolarındaki seçilmiş yapıdaki SİYASETÇİ,ASKER,MİT mensubu,Emniyet personeli diğer bürokratlar sanayici ve ticaret erbabı aklınız gider.

Bugünlerde FETÖ yapılanmasının aranan kaçak en önemli adamlarının yine bugünlerde PARAMİLİTER güçleri dizayn eden kişilerle aynı KIRALİYET VE BİRLEŞİK DEVLETLER güçlerinden direktif aldıklarını bilseniz biz bu ülkede sokaktaki vatandaş olarak birbirimizle niye uğraşıyoruz kavga ediyoruz diye düşünürsünüz.
Söyliyeceğim son sözler şu olsun  İKİNCİ BİR DURUMDAN VAZİFE çıkartana kadar yazımı burda kesiyorum.
1920 yılında  KONYADA DELİBAŞ MEHMETLER nerden siyasi ve maddi güç alarak bu ülkenin insanına malına canına kıymaya ve DEVLETE baş kaldırdıysa,bugünde aynı yerlerden DİREKTİF alarak bu hadiseleri götürmeye kalkacaklardır,EMİN olun.
Herkes bizim ARAS saatlerce dağda bayırda dolaşıp cami avlularında çay içtiğinde, beyoğlunun ara sokaklarında sabaha karşı şarapçılarla şarap içtiğinde bugünler için yaptığını unutmasın.
                                          


TİTRE SAKARYA biliniyorsun A dan Z ye.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

                                                                                                    01.01.2022                           A...