19 Eylül 2016 Pazartesi

JOHNSON RUHU SURİYEDE.

                                     

Sevgili takipçilerim hepinize hayırlı bir hafta dilerim özellikle eğitim yılımızın başlamasından dolayı ALLAH çocuklarımıza hayırlı bir eğitim senesi geçirmeleri dileğini temenni ederim. Size bugün eleştirel 
                                     

 günümüzün  dünyayı ilgilendirdiği, SURİYE konusu hakkında yazarak bilgilendirmek istiyorum.
Arkadaşlarım ilk eleştirim uzun zamandır devam eden suyun altında birkaç yıldır hakkımda belirli bir çevre yapısında fısıltı gazetesi ile yapılan ağar eleştiriler var.
Alıştık son yirmi yıldır herşeye ama bu konuda iki yıldır devam ediyor hat safaya geldi bazı nedenlerden dolayı onun için sizlerin önünde açıklama yapıcam ve eleştirilerime TARİHSEL devam edicem..
Bazı emekli özel harp ve diğer karacı ve jandarma sınıfından arkadaşlarımız ağbilerimiz şahsıma bazı kurumsal ortamlarda yav bırakın kulağının kenarından mermi geçmemiş adamın tespitlerinden ne olur diye konuşuyorlar birkaç yıldır haber alıyorum,buna rakı masalarını falanda ekleme yapıyorlar sanırım ellerinde dokümanter görüntü kaydı var..))
Bu değerli asker ve istihbaratçı beyefendilere söyliyeceğim ben herhangi bir ZIRH altına girmeden sizlerin yaptığı işi en iyi şekilde yapabilecek kabiliyet,bilgi ve yetenekteyim..

Maalesef her zaman olduğu gibi sizler benim yapabildiğim işleri yapamazsınız onun için aramızdaki DERİN ÇITA çok yüksek.
Artı vatandaş bilmez DÜRÜSTLÜK konusundada bu alemde herkese fark atarım bir gün orda bir gün burda olmadık, adam satıp yolda bulmadık..
O dağda bayırda çok dolaşmış arkadaşlara söyleyeyim benim işim sizinkinden zor ben ihanete hep ömrümce 1 METRE yaşadım ve hep ATEŞ ÇEMBERİ içinde çalıştım…???
                               

Gelelim ana meselemize TÜRKİYEDE siyaset gelinen noktada onbeş günde değişir,bugün olduğu gibi.
Şundan altı ay evvel toplu halde RUSYAYA saldıran TÜRK DERİN DEVLETİNİN medya gücü, bugün  hatta MEKKE den başka şehir bilmeyen arkadaşlar MOSKOVA çok önemli şehirdir demeye başladı…
Çokda doğru söylüyorlar bu konuda haklılar.
Teşkişlatı mahsusa ile kurulmuş TÜRK DERİN DEVLET yapısının 5. Kol faliyeti özellikle KAFKAS İSLAM sentezinden oluşmuş ülkemizin içini ve yurt dışını kapsayan yapısı ile önde RUS,BULGAR düşmanlığını adeta derisinin altına BİLGİSAYAR ÇİPİ olarak yerleştirmiş tarih boyuncada hep yenilgi içinde kalıp bu yapının tarihsel liderleri dini veya askeri RUS esareti altında kaldıkları nefret gözlerini örtmüş nesilden nesile bu KİN maalesef RUHLARINA işlemiş…

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ü siyasi olarak tartışmıyacam işte MİLLİ MÜCADELEDE ilk gelişen RUSYA dostluğunun temelini SOVYET RUSYASI ile atmış size eski yazılarımda yazdığım için biliyorsunuz cumhuriyet boyunca kesintilerle çeşitli evrelerle TOPAL ÖRDEK olarak bugüne gelmiş.
Merhum dokuzuncu cumhurbaşkanımız SÜLEYMAN DEMİREL beyefendi 2003  yılında bir gazetecinin sorusuna kızarak sen ne diyorsun AMERİKA artık sınırında komşu diyerek dikkatleri çekmişti.
Bugün gördüğünüz gibi artık AMERİKA komşunuzda değil karşınızda komşunuz olarak MEVZİYE girmiş hazırlanmış eli tetikte bir güç!!
Onuda bırakın AMERİKALILAR KARADENİZE komşusu olan ülkeler ile anlaşma yaparak DONANMASINI KARADENİZDE dolaştıranda bir güç..
Bazı KAFKASYALI gazeteci büyük analist yazarlarımız var geçen hafta ne şiş yansın ne kebab cinsinden yazı yazıyorlar RUS GENELKURMAY başkanının açıklamasını tehdit gibi algılatıyor konuda şu.
RUS GENEL KURMAY başkanı dikkat çekiyor karadenizde gemi sayınız bizden fazlaydı biz donanma olarak sayımızı ve gücümüzü arttırdık söylemi.

Bu Kafkasyalı arkadaşlar bunu ters okuyor gemideki uzun menzilli seyir füzelerinin İSTANBUL sınırını yakaladığını söyleyerek yine içindeki ZEHİRİ akıtıyor…

Aslında 1993 yılındaki KARADENİZDE kurulan çok önemli olan ilk RUS ,TÜRK askeri ilişkilerinin önemini anlatmak istiyor sayın RUS genel kurmay başkanı ama işte o TEŞKİLATI MAHSUSADAN gelen hala DERİN KAFKAS İSLAM DAMARI üstündeki cahilane düşünceyi hala atamıyor kafasından..

Beyler TEŞKİLATI MAHSUSANIN iftira ve komplo makinası ALLAHLA yakın gözüken fakan ALLAH ve VATAN konuları ile gerçek anlamda problemi olan arkadaşlar ,ŞEHİT YARBAY KUDRET GÜNGÖR ve ŞEHİT silah arkadaşlarının ruhu o vurulan MUAVENET gemisinin güvertesinden uçup şimdi KARADENİZ üstünde dalgaların üstünde dolaşıyor..
                                  

1992 senesinden bugünkü gelinen nokta için ŞEHİTLİK mertebesine ulaşmış SUBAY ve ASTSUBAYLARIMIZDIR neyin siz hesaplarını yapıyorsunuz biz oturduğunuz koltuklardan bilmiyormuyuz sizin ne tiniyette olduklarınızı, be GAFİLLER….!!

                                   

Arkadaşlarım gelen tehlikeyi gören her zaman bir avuç SİLAHLI KUVVETLER ve EMNİYET camiası ve bunlara bağlı sivil yapılar olmuştur..
1964 yılında TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ KIBRIS adasında gelişen 1963 yılının KANLI NOEL hadiselerine binahen KIBRIS adasını 

                              

bombalamış,bombalayan filodan bir ŞEHİTİMİZ BİNBAŞI CENGİZ TOPEL alçak EOKA-B RUM paramiliter güçlerince yerde şehit edilmiştir.
Bunun üstüne merhum ikinci cumhurbaşkanımız dönemin BAŞBAKANI İSMET İNÖNÜ KIBRIS ADASINA çıkartma harekatı kararı almış kabinesi ile maalesef bu ABD devletine sızdırılmış bunun akabinde dönemin AMERİKAN BAŞKANI LYDON JOHNSON İSMET paşaya hitaben ağır bir mektup yazmış KIBRISA müdahale edilirse sonuçlarının TÜRKİYE DEVLETİNE ağır olucağı mektupta kısaca belirtilmiş.
                                

İSMET PAŞA cevaben DÜNYA YENİDEN KURULUR TÜRKİYE de yerini BURDA ALIR?

Bu tarihten sonra TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ içinden belirli KOZMİK bir nüve ve buna bağlı belirli bir sivil yapının içinden şeçilmiş elit guruplar AMERİKAN DOSTLUĞUNUN altındaki gizli saldırganlığı anlayıp ona göre hareket etmiş ve büyük bir savaş vermiştir.
Aslında sizin gördüğünüz 2003 ve 2016 yıllarındaki olan hadiselerin hepsi bu savaşın tezaürleri bunları size şimdiye kadar 440 adet yazı yazarak anlatmışım kendim bile geçmiş yazılarımı zaman zaman tekrar okuyorum.
Bu nüvelerin çalışmaları 2000 yıllık TÜRK İMPARATORLUĞUNU bu topraklarda her daim kalıcı  kılmak.AT hırsızlığı yaparak biz bu topraklara gelmedik AT üstünde geldik!!

Bu saatlere geldiğimizde SURİYE ve gelişen tüm olaylarda görüyorsunuzki dost kuvvet artık karşınızda mevzide bekleyip gelişmeleri göreceğiz bende sizler gibi yapılacak hamleleri bekliyor ve kafanızı ÖRGÜT adları ve SURİYE ve IRAK bölgesindeki şehir,ilçe,köy adları ile değil bir bütün hadisede neyle karşılaştığımızda ne olucak onun bilgi ve malumatını vericem….

Tabii RUSYA ile gelişecek ilerki dostluk adımlarını bizim bu coğrafyada KADER ORTAKLIĞIMIZ olarak görüyorum.
                                         

Fakat bu kader ortaklığına ve şahsımda buna dahil yapılacak SABOTAJ,KOMPLOLARA çok dikkat etmenizi rica ediyorum.
Çünkü TÜRKİYE DEVLETİNİ çökertmek için kurulmuş çok tarihsel yapılar var ülkemiz içinde ve çok kuvvetli.
En büyük sizlerin karşısındaki SERMAYELERİDE VATAN,MİLLET,SAKARYA..
İkinci ve üçüncü büyük sermayeleride maddi güçleri ile insan satın 
                              

almak,cephede  mermiye kafa atan silah arkadaşını sivile geldiğinde 500 liraya bunlara satması, üçüncü iyi yaptıklarıda  kadın eteği altına KAMUFLE olmak..?)

Bugünlerde en iyi yaptıkları işlerden MECAZİ anlamdada REEL anlamdada gizli döşedikleri MAYINLARLA masum insanları tuzağa çekip patlatmak siz,siz olun çok DERİN DÜŞÜNÜN?
                                  

HEPİNİZE HAYIRLI HAFTALAR..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

17 Eylül 2016 Cumartesi

ZEKİ ARSLAN VE DERİNLER



     TÜM TAKİPÇİLERİMİN VE SEVENLERİMİN GEÇMİŞ BAYRAMINI KUTLARIM....
İYİ PAZARLAR.

DR:)

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

10 Eylül 2016 Cumartesi

ESKİ KURBANLAR…

                            

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar ve mutlu,huzurlu,neşeli,bereketli bir kurban bayramı geçirmeniz dileği ile haftalık Pazar yazım ile sizlerleyim birbirimizden uzakta olsakta..))
Dostlarım bir zamandır politik,siyasi,güvenlik ve askeri konularla ilgili yazmıyorum farkındaysanız..
Sebebi dolan üç yılımda herşeyi en detaylı sizlere yazdım aynı şeylere dönüp tekrar etmek istemiyorum..
Aslında yazıcağım çok şey olsada, oluşucak konjöktürle bunları yazıp hem sizi bilgilendirmek hemde ülkeme gerçek hizmetimi yapmak istiyorum..
Dostlarım bu hafta yine eski günlere ve maceralı komik olaylarımıza giderek,gerçek hayatta yaşadıklarımızdan bazı hadiseleri vererek sizleri bayram arifesinde dinlendirip eğlendirmek için yazımı kaleme alıyorum..
Gençliğimizde dönem dönen dostluklar arkadaşlar ağbiler arasında değişerek zamana göre şekil alır,yine öyle yıllarımızdan bazı dostlukları ve maceraları anlatıcam.
Bu büyüklerimin hepsi allah uzun ömür versin hayatta görüşemiyoruz ama herkesin iyi olduğunu biliyorum..
Yıl 1985 senesi o sene 1986 yılına kadar sempten ağbimiz güçlü bir ailenin üyesi ARAP KAMURAN(istihbarat yöntemine göre kod ismi lakap orijinal) 
                                     

onla takılıyoruz.Kamuran ağbi bekar yaşıyor evinde birde kankası SEYFO(reel kısaltma) ağbi bende onlara ek olunca üçlüyü tamamladık.
                                 

Kamuran ağbinin eve yerleştik tabi bu üçlünün kurulması aşşağı yukarı o dönemde üç yüz kişilik bir gurubuda meydana çıkartıyor..
Kamuran ağbi o dönemde istanbulun en büyük KAT OTOPARKINI işletiyor yani RÜZGARIMIZ her konuda çok fazla heryerde.
Hiç unutmam sayın İBRAHİM TATLISES beyefendi GÜLÜM BENİM şarkısını çıkarmış HİT parça arabadan tutunda sabah en son bayıldığımız mekanlara kadar aynı parça heryerde çalıyor ve çaldırıyoruz…
                              

Akşamları evin önü sanki YABANCI MİSYON ELÇİLİKLERDE recepsiyon veriliyor gibi araçlarla doluyor.
Artık öyle bir hal olmuşki tam İSTASYON olmuşuz orda başlıyoruz sıra ile alemlere akıyoruz..
Evin etrafında komşulardan hiç şikayet gelmiyor,duyuyoruz diyorlarmış aman bulaşmayın büyük MAFYA lideri oturuyor diye etraf konuşuyormuş bizde duyunca gülüyoruz..))
Kamuran ağbi çok bonkör,delikanlı bir ağbim çok makaralarımız oluyor aramızda on yaş var ama çok gülüyoruz.
Bir tek SEYFO ağbi evli fakat yenge ile arası pek yok.Evede gitmiyor bizle kalıyor.
Yenge ararsa OTAPARKTA nöbetçiyiz,yangın çıktı,kavga oldu,vs bir sürü bahane ileri sürüyoruz..
Bu yüzden arada sabahları ani ZELZELE ile kalkmamız oluyor.Kapı zili ölümüne çalarken bir yerden kapıya el ve tekme darbeleri atıyor,bir yerdende SEYFO,KAMURAN diye uzun hava bağarıyor..
                                     

Yenge hepimizden yapılı olduğu gibi gür seslide içeri girdiğinde aynı ŞENER ŞEN filmlerindeki replik şerefsiz evde çocuk BABA,BABA diye bekliyor sen nerdesin.

O arada birde evi kolaçan ediyor kadın kız varmı ve son replik ARSLAN gibi genç çocuğuda zehirlediniz kendinize benzettiniz,YUH size.))))
Arslan benim!!
                  

Kamuran ağbi tabi bozuk atıyor SEYFO ağbiye ! Bak SEYFO sen gece eve gidiyorsun eşinin yanına alemlerden sonra bize takılmıyorsun.
Çünkü burda bir gün hanım arkadaşlarımız olur basılırız vallahi eşin bizi rezil eder sonra hepten aramız açılır söyleyeyim..))
Seyfo ağbi haklı buluyor KAMURAN ağbimi üç gün dört gün gece alemlerden sonra eve gidiyor ama sonra dayanamıyor yine takılıyor..))
Akşam evde aperatif masayı kuruyoruz toplu kim varsa arkadaşlar o aralar emniyet camiası onlarda özellikle TRAFİK ve TEM şube geliyorlar onlarda sohbette muhabbette.
Kamuran ağbi efkarlandımı AMK PARA ÇOK HUZUR YOK ne biçim bir dünyada yaşıyoruz diye söyleniyor,arkasından hadi çocuklar SOSYAL TESİSLERE gidelim bakalım kimler varmış piyasada diye toplu halde sıralı düğün konvoyu gibi çıkarız,İSTANBUL alemlerine artık gece geç saatte akarken tek arabaya düşeriz…))GÜLÜM BENİM!!

O yıl KURBAN bayramı arifesi geldi SEYFO ağbinin yenge ile arası iyi düzeltti kendini, kayınpederi ilede altlı üstlü oturuyorlar DANA kesiceklermiş,KAMURAN ağbide bende kurbanı sizin oraya getireyim kesiceğiniz yer geniş orda kestireyin hemde kayınbaban ile beraber bayram yaparız,sonrada öğleden sonra RAKIYA vururuz.SEYFO ağbinin kayınbabası derin işadamı çokda ağar RAKICI..

Anlaşıldı bende eve gidip ailemle geçireceğim bayramın ilk günü gecesi buluşuruz diye ayrıldık..
O gün kurbana MERHUM ÖZAL beyin koruma polislerinden MEHMET ağbide katılmış ve büyük komedi orda patlamış..
Bayramın ilk akşamı yine buluştuk SOSYAL TESİSLERDE ama makara bir milyon..
Kamuran ağbi hayırdır dedim MEHMET ağbi ve diğer arkadaşlarda masada ama kahkahalar havada uçuşuyor..

Kasap DANAYI yatırmış duasını okuyup kesicek SEYFO ağbinin yenge elinde ET tepsileri ile yaklaşırken SEYFOOOOO baksana diye bağarmış.
O anda MEHMET ağbi oğlum SEYFO gel kasaba söyleyelim DANAYI kesmekten vazgeçsin bıçağı karına vursun vallahi daha büyük sevaba gireriz ne diyorsun diye soruyormuş?))

Kasap,bizimkiler bu espiriyi duyunca gülmekten kasıklarını tutuyorlar KASAP bıçağı her vurucağında aklına o espiri geliyormuş hayvana bıçak atamıyormuş.

O arada yenge soruyormuş size ne oluyor yine ne ŞEYTANLIK peşindesiniz diye onada farkettirmemek için yok bir şey diyorlarmış..))
                                    

Tabi bu anılarımızı KURBAN bayramı için size anlattım daha çok hadiselerimiz var o yıl beraber.
Ama hayat gayesi olunca insanlar kopuyor yıl 1993 daha evvel bir yazımda var ARAP HASAN o aradı atladı geldi öğlen başladık viskilemeye gece geç oldu bir yerden çıktık KAR yağıyor dedi arayayım ARAP KAMURANA gidelim ikisininde lakabı ARAP..

Gece müsaitmiş atladık gittik şöförü ile PİİZLİYORLAR bize sarıldı hoş geldiniz beş gittiniz yine GIRGIR MAKARA viskiler içiliyor,işte o aralar viski bitti.
Kamuran ağbi şoföre dedi arabaya atla git bir şişe GECECİDEN VİSKİ al gel,tamam ağbi dedi şöför…
                               

Kamuran ağbi birde şöyle dedi sakın benim O km 5.20 BMW alayım deme evin tahsisli DOĞAN arabası ile git,şöför tamam ağbi dedi..
                           

Çıktı bizde bardaktaki viskimizi yudumlarken araba motor sesi geldi ve iki dakika sonra yerimizden hoplatan 500 metre uzaktan bir ses geldi.
Kaza oldu heralde dedik iki dakika sonra kapıdan kan ter içinde şöför girdi,KAMURAN ağbi kaza yaptım duvara tosladım dedi..
Kamuran ağbi canın sağolsun çokmu hasar DOĞANDA dedi..
Şöförden cevap DOĞAN değil ağbi senin O KM 5.20 BMW..
                           

KAMURAN ağbi  söyledi,,,senin A………………………..
                    
Tekrar hepinizin MÜBAREK KURBAN BAYRAMINIZI KUTLARIM..
 DR:)

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…



3 Eylül 2016 Cumartesi

NOSTALJİK HARP OKULU GÜNLERİ..

                                     

Sevgili takipçilerim hepinize iyi Pazar tatili günü geçirmenizi dilerim.
Bir zamandır Pazar yazısı yazmadım bu hafta yazmak istedim ama günün konusu olmasınıda istedim.
Konu bugün kapatılan ASKERİ LİSELERİMİZ ve sıtatüsü ve belki yerleri değişecek HARP OKULLARIMIZ!
Yazım sadece NOSTALJİK olucak harp okullarına ve askeri liselerin önemine dikkat çekmek için.
Özellikle 15 temmuz TERÖRİST kalkışmada HAVA HARP OKULU karargah olarak kullanılması harp okulu öğrencilerinin o konuma getirilmesi kalbimi çok kırdı..

Rahmetli ortanca AMCAM ikinci dünya harbinden evvel liseye başlıyor fakat biraz yaramaz olunca sınıfta kalıyor.Bunun üstüne KONYA İlimizden İSTANBUL KULELİ ASKERİ LİSESİNE sokuyorlar.
Hem yatılı okusun hemde DİSİPLİNLİ ASKERİ ortamda yetişsin meslek sahibi olsun diye.
ALİ amcam istanbulda KULELİ askeri lisesine başlıyor sanırım üçüncü sınıfta büyük şans vuruyor, KULELİ ASKERİ LİSESİ ikinci dünya harbinden dolayı KONYA ilimize taşınıyor.
Yani AMCAM evci geliyor istanbuldan.ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN..

Rahmetli KONYA ilimize yani evimize gelince o aralar okul komutanının genç kızı olan rahmetli yengem ile tanışıyor.
Büyük AŞK neticesinde yıldırım nikahı  ile evlenerek malesef HARBİYEDEN ayrılmak zorunda kalıyor..
DERİN yıllardan sonra devletimize hizmetini DEVLET DEMİR YOLLARINDA tamamladı, yengemi ve yeğenleriminde bir gün başlarından ayrılmadan son varıcağı mekanına ulaştı..
Ailede içi çok doldurulacak KULELİ HİKAYELERİ var….))
                        

Tabi ben kısa pantolonla dolaşmaya başlayınca sümüklü,istanbulda HAVA HARP OKULU tel örgüleri ile bitişik bir dünyada yaşıyoruz.
Bulunduğumuz YURT o yıllarda iki üç bin kişilik bir köy statüsünde.
Tabi dev kadrosu ile subay,astsubay,erat  ve harp okulu talebeleri dahil özellikle lojmanlar vasıtası ile subay ve astsubay kadroları bu köyde sivillerle hep iç içe ve dost ahbab..
O yıllarda özellikle öğrenci alayının  izne çıkarıldığı Cuma akşamları ve cumartesi sabahları okulun nizamiye kapısı ilersindeki arka giriş kapısında o dönemlerin TÜRKİYESİNİN orta halli ailelerinin kızları öğrenci alayındaki talebe nişanlılarını,sevgililerini beklerlerdi.
                               

O yıllarda istanbuldaki HAVA ve DENİZ HARP okulu öğrencileri kızlarımızın gözdesi hayatlarını birleştirecekleri çok değerli insanlar ve askerlik mesleği ailelerde çok seviyesi yüksek bir meslek olarak algılanırdı.
Aynı hadise ANKARA başkentimizde bulunan KARA HARP OKULU içinde geçerliydi.Yani ASKERLİK mesleği ve bu mesleği icra edenler çok gözde insanlardı…

Gelelim bu konularla ilgili ZEKİ ve bildiğiniz diğer adım ARAS ın bu dünyalardaki çocukluktan başlıyan tatlı anılarını sizi hem güldüreyim hemde nostaljik günlerimi hep beraber öğrenin bende yad etmiş olayım..)
Tabi sivil asker iç içe yaşayınca, zaten sivillerinde büyük kısmı YURTTA 1960 darbesinde tasviye olan subay astsubay kadrolarının oluşturduğu bir köy..
HAVA HARP OKULU KOMUTANLIĞI yurtta yaşıyan sivillere muhtardan ikametgah bildirmek kaydı ile MORAL ve KÜLTÜREL faaliyetlerden yararlanmaları için HAVA HARP OKULU misafir giriş kartı veriyordu o yıllarda..

Bu kartı tüm aileler alır bir tek rahmetlik babam almaz bizide götürmezdi.
Tabi yaş büyüyünce biraz on iki falan olunca arkadaşlar toplanıp gidiyor,babam kart almadığı için ben gidemiyorum zorlanıyorum.
Allahtan yardımıma Gökhan isimli bir arkadaşım vardı babası YAVER BİNBAŞI herkes tanır o bir metod öğretti,hiç kart almadan giriyorum..
Şöyle HARP okulu ile yan lojmanlar arasında bir servis kapısı var küçük,lojman nizamiyesine geldiğimde ASKER durdurup soruyor nereye gidiyorsun yaver binbaşıya veya aslan yarbaya diyip çeşitli isimler verip lojmanın içine giriyorum,ordanda yürüyüp arka taraftan servis kapısını açıp okulun içine giriyorum.

O zamanlar sinema biletleri kombine satılıyor bir  defa aldınmı 50 tl vermen lazım,onunda GÖKHAN dan yöntemini öğrendim harp okulu içindeki misafirhaneye gidiyorum RECEPTİON daki askerden tekleme bilet alıyorum 5 tl, subay astsubay çocukları için satışa sunulan..
Tabi harp okulu moral ve kültür hizmetlerine bakan yaşıyorsa ALLAH UZUN ÖMÜR versin KÖPRÜLÜ BAŞÇAVUŞ okulda hiç tayini çıkmadan yirmi yıldan fazla kaldı ve sadece bu görevle ilgilendi.
Birde okulun güvercin kümesi vardı yıllarca o güvercinler sayıcada çok fazla tahmini iki yüz üç yüz adet vardı her 29 ekim ve 30 ağustos zafer bayramlarında özel uçurulur gösteri yaptırılırdı çok muhteşem ve görkemli gösteri olurdu….

 Harp okuluna bu şekilde SIZMA girişlerim haftada iki gün devam ediyor Perşembe ve cumartesileri.
Arkadaşlarım dalga geçiyor ZEKİ yine sızarak bakın arkadan geldi diye kahkaha atıyoruz..
Bazen onlarada ordan bilet alıp öyle geliyorum.Yıl 1979 oldu rahmetli arkadaşım AYHAN o benden beş yaş büyük ZEKİ benim kartı al sana vereyim üstüne bir resim çakalım sen kullan ben artık gitmem, gitsemde şeklini uydurum diyerek kartını bana verdi.
Kartın üstüne birde patates mühürü ile resmimi çaktık şahane oldu..
O kartı kullanıyorum anarşi yüzünden sıkıyönetimde ilan edildi asker heryerde.
Kartın arkasında kimlik olarak kullanılamaz yazıyor ama kim anlıyacak cüzdanın şeffaf tarafına yerleştirmişim çevirme oldumu polise askere çakıyorum kimliği selam bile duran oluyor..))))
12 eylül oldu ondan sonra bir HARP OKULU KOMUTANIMIZIN oğlu ile sivilde bizim tesislerden dostluğumuz oldu bir keresinde o KÖPRÜLÜ BAŞÇAVUŞA telefon ettirdi kartı aldım,bir kerede bir kız arkadaşım kartımı aldı zaten sonrada bizde yaş kemale uğrayınca gitmez olduk.
Sonra duydum eski HAVA KUVVETLERİ komutanlarından AHMET ÇÖREKÇİ paşa 1983 yılında HARP OKULU komutanı olduktan sonraki dönemde gelişecek terör hadisesinden dolayı güvenlik nedeni ile SİVİLLERE verilen hizmeti durdurma kararı almış ondan sonrada bu hizmet verilmedi..
Şimdi anım çok bitmez hatta o yıllarda deniz harp okulundan öğrenci olup şimdi emekli olan arkadaşım var tatlı ve maceralı anılarım var ilerde anlatırım..

Şunuda ekleyeyim eskiden HARP okullu gençler çokda hızlıydılar.Dışarda macera çok olurdu o tip kavgalı gürültülü alkollü,kadınlı kızlı bar disko anılarımızda var yavaş yavaş anlatırım..))
Merhum ENİS KARADUMAN beyde HAVA HARP okulundan ayrılmıştır,ilerde bazı tatlı tesadüfleri sizlere anılarımda anlatırım.
                                   
.
Yıl 2000 li yılların güzel bir bahar havası HAVA HARP OKULUNUN misafirhanesinde iki subay arkadaşımla yemek yiyip sohbet ediyoruz tabi çokda güzel manzarası vardır denize karşı.O dönemde bayan servis elemanları sivilden istihdam edildi onlar servislerimizi yapıyorlar.
Tabii subay arkadaşlarla sohbetimde anılarım geliyor aklıma REVİR tarafına bakıyorum çok derin çocukluğum gözümün önüne karanlıklar içinde geliyor.
Başladım arkadaşlara anlatmaya harp okuluna çocukken nasıl girdiğimi acaba o servis kapısı duruyormu yerinde diye konuşuyorum.
Akşam geç saatler çıkarken SUBAY arkadaşlar dedi ZEKİ bir kapının oraya götürsene bakalım ne alemde.
Yavaş,yavaş yürüyerek gittik bir baktıkki KAPI aynen duruyor nasıl sevindim.
Onlarda şaşkınlıkla vaybe dedi biz bunu burda nasıl atlamışız diye birbirlerine bakıyorlar..))
Aradan birkaç ay geçti beni yine davet ettiler sağolsunlar,atladım gittim..
Yine yedik içtik ZEKİ dediler çıkarken gel seni kapının oraya götürelim bir gittikki benim KAPI çelik menteşelerle ebediyete kadar açılmayacak şekilde kaynak yapılarak kapatılmış.
Tabi hatıralarım bir anda yıkıldı.Binbaşı arkadaşıma dedim bakın ben buraya yine girerim..))
Güldüler!!))
Aradan aylar geçti sıcak bir yaz günü aradılar ZEKİ atla gelde bir rakı içelim uzun zaman oldu görüşemiyoruz..
Geliyorum deniz piyadelerin giydiği eğitim pantolonu var bir arkadaşım hediye etmişti sivildede giyiliyor güzel yakışıyor onu giydim üstüme beyaz tişört kafamada SAT  amblemli şapkamı taktım
arabaya atladım yan nizamiye kapısına geldim ASKERLER beni gördü hepsi selam vaziyeti aldı içeri araçla girdim,arabayı otoparka park ettim.Ordan yürüyerek misafirhaneye gittim,tabi kimse yok..
Telefonla beni arıyorlar ZEKİ nerdesin ben misafirhanedeyimde siz yoksunuz ŞOK…))

Heyecanla geldiler beni o şekilde görünce başladılar gülmeye BİNBAŞIM diyor vay mallarım vay..))
Tabi geçtik misafirhanede sohbet ettik..
Aradan birkaç ay geçti yine davet ettiler,araçla bir gittim yeni bir sistem otaparka nizamiyeye önce çekiliyor ordan nizmiye içinde elektronik güvenlik hat safada yeni sistemler,kimlikler alınıp kaydedildikten sonra misafir giriş kartı veriliyor, bayağı  yeni bir GÜVENLİK duvarı..))
Vay dedim arkadaşlar şekil yapmışız yine,ama dedim istersem yine GİRERİM…))
NASIL dediler?
Söylemem artık dedim..))
DR:)Love me tender love me true
     


HEPİNİZE İYİ PAZARLAR,MUTLULUKLAR…!!

                                                                                                    01.01.2022                           A...