8 Şubat 2016 Pazartesi

SİYASİ ŞUBEDEN TERÖRLE MÜCADELEYE.

                                       

Sevgili takipçilerim önce yoğun ilginize ve alakanıza çok teşekkür ederim.
İlk konulara girmeden evvel bir hususa değinmek istiyorum,son birkaç yıldır özellikle twııter ortamında bana sayfalarını kapayan takip ettiğim kişiler var.Bunların içinde gazeteci beni yakın tanıyan,emniyet müdürü,siyasetçi ve diğer mesleklerden kişiler.
İki tanede bayan çok ilginçtir hiç anlamda veremiyorum şundan dolayı dünyada önemli gizli servisler bile benim bayanlara ve çocuklara çok hassas olduğumu çok kibar davrandığımı bilir bu twııt sayfası kitlemeye anlam veremiyorum.
Şunuda belirteyim herkes bilir sosyal medyada kibarlığa ve saygıya çok önem veririm,en düşmanım dahi olsa kibarlığımdan hiçbir zaman bir vazgeçme noktası olmadı,küçük espirili argo kelimeler kullansamda arkadaşlarım bunun espiri için olduğunu bilir.
Özellikle birkaç defa yoğun twııter ortamında bilgi mücadelesi yaptığım siyasetçileri ve emniyet müdürleri tanınmış konulardaki hassas bilgilerim yüzünden bana sayfalarını kilitledi.
Onu bırak çayını kahvesini,yemeğini yediğimiz gazeteciler bana twııtini kapatıyor.

Burdan anlaşılıyorki bilgimle mücadele edemeyen kimseler bana sayfasını kapatıyor,yoksa o kadar küfüre hakarete maruz kalan insanlar hatta bayanlar çünkü görüyorum o insanlara twııt sayfalarını kapatmıyor bana niye kapatıyorlar..!!
Üzüntü verici benim için çünkü beni tanıyan gerçek twııter ve facebook arkadaşlarım her sorularına cevap alır uzun mülakatlar yurt dışından alan İNGİLTERE,ALMANYA,RUSYA gibi ülkelerden TÜRKİYE den gecenin bir vakti bir bilgi ihtiyacı olan arar ağbi müsaitsen şunu öğrenebilirmiyim diye.
Eski AŞK larım,sevgililerim arar ZEKİ bekara düştünmü atlayayıp geleyimmi diye,eee yani bizim gibi,kibar,yakışıklı,karizmatik ARSLAN a sosyal medya kilidi vurulurmu ?))
                         


Birde şunu belirteyim,FACEBOOK ve TWIITER sayfamdan bazı dostlarımı çıkartırım,kitlemem ama arkadaşlıktan çıkartırım neden kardeşim bana arkadaş olalım isteği atıyorsun naber diyorum cevap yok.Herifle 45 yılım geçmiş yemediğimiz nane kalmamış bana istek atıyor,kabul ediyorum SES yok GÖRÜNTÜ var.
Hemen arkadaşlıktan çıkartıyorum,bunları izah edeyim dedim ben duygusal ve  hassas insanımdır kalbim hemen kırılır öylede kötüki BOHEMYA KIRİSTALİ gibi bir kırıldımı toplaman mümkün değil !!
                               

Gelelim asli konumuza,TERÖR son günlerde özellikle istanbulda pilot mahallerde kahvehane taranmaları ve bu pilot bölgelerde toplumsal gösteri ve eylem yaparak huzur bozan odaklar birde bunun yanında profosyonel suikastler yapılmakta çok kısa geçtiğimiz günlere bu olaylar maalesef kanlı şekilde yansımaktadır.
Yılların tecrübeleri ile konuya TERÖR mücadelesinin tarihi sayfasından giricem,hatta halkımızın bir kısmının maalesef eski adı SİYASİ şube şimdiki adı TERÖRLE mücadele şubesi olarak geçen emniyet teşkilatımızın ve jandarmanın toplumla birebir yüzleştiği şubelerde gerçekleşen kötü koşullarla karşılaşmaları yüzünden kötü efsane ve şöhreti  olmuş ve devletin kirli yüzünün geçmişteki özellikle 12 eylül 1980 darbesi ve öncesi KÖTÜ,İŞKENCE olaylarının faturası bu şubelere çıkartılmış,bu şubelerde kötülük uygulandığı için hep burdaki görevliler MİMlenmiş halkımız bu konuda haklı olarak korkmuş,ürkmüş.
Ama işin aslı öyle değil bu şubeler emir kulu olan geride çok başka birimlerin olduğu bunların o birimlerin idaresi ve emir komuta zincirinde olduğu bilinmez,fatura bu şubelerdeki personele kesilirdi,halada öyle kısmide olsa devam ediyor…

12 eylül 1980 darbesinden sonraki kısa yıllarda İstanbul emniyeti 1.şube(siyasi şube) müdürlerinden sayın METE ALTAN beyefendi devletin o dönemdeki kısıtlı imkanları ve halkın büyük siyasi şube polisine karşı korkusundan ileri gelen imajı yıkmak hemde terör konusunda çalışmaların önünü açmak kolaylaştırmak halkın güveninin emniyet teşkilatına karşı koybolmasından dolayı, özellikle SİYASİ şubenin o efsane korkusunu yok edebilmek için kendisi ve yakın çalışma arkadaşları bunda duydum üzüldüm hayata gözlerini yummuş merhum VEDAT CEM bey ile bir pilot çalışma başlatıp bu konuda başarılıda  olunca, tüm İstanbul geneline konuyu yayarak büyük başarı sağladılar bu çalışmalarında.
Nedir bu çalışma İstanbul ili içindeki, ilçelerde tüm mahallerdeki kahvane sütatüsünde olan kahveci esnafını bunun yanındada tüm taksi duraklarını ve taksi durağı esnafını bilgilendirip,onları pratik eğitim seviyesinde çeşitli ziyaretler ve diğer teknik konularla donatarak çok mükemmel yürüyen bir çalışma ile organize hale getirdiler.
                            

İstihbarat ve terörle mücadelede o dönemde İstanbul polisine bu çalışma büyük başarı getirdi.
Hatta  çok enteresan olaydır siyasi şubeler kapatılıp 1986 yılında ankarada emniyet genel müdürlüğü bünyesinde ilk TERÖRLE MÜCADELE daire başkanlığı kurulup istanbuldan 1. Şube müdürlüğünden ANKARA terörle mücadele daire başkanlığına atanan sayın METE ALTAN beyefendi için taksiciler ve kahveciler büyük seronomi ile ANKARAYA uğurladılar,o dönemde MİT den arkadaşlarımızdan bilgi alıyordum,gülerek anlatıyorlardı ağbi ağlayan kahvecilere rast geldik METE ağbi  burdan istanbuldan gitti diye…                                 

Bunları niye anlattım aslında TÜRKİYEDE terörü organize edip yönetenlerin bir kısmıda bu  güvenlik mesleklerinide icra etmiş kişilerden olan yapılarımız var.
,Ne demişler EVİN İÇİNDE HIRSIZ VARSA KAPININ KİLİTLİ OLMASI BİR İŞE YARAMAZ.
Bugünlerde güneydoğu ve doğu Anadolu bölgesindeki yüksek yoğunluklu çatışmaların olduğunu izliyoruz artık öyle bir hale geldiki askerimiz polisimizle mücadeleyi beraber götürdüğü polisinde ağır silah kullanması gerektiğini gördüğü için POLİS ASKER beraber tatbikat yapıyorlar emniyet personelimize ağır silah (tanksavar çeşitleri,uçaksavar vs)teçhizatı nasıl kullanacaklarının eğitimini veriyorlar.
                       

Bunu 12 eylül 1980 darbesinden sonra TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) yine emniyet teşkilatı personelimize iki aylık kurslar vermişlerdi SİLAHLI KUVVETLER birliklerinde,tabiki o eğitimle bugünki eğitim doktirini maalesef çok farklı.

1980 den sonraki kondisyon ve yakın dövüş hafif silah eğitimi ama şu andaki ağır silah ve muharebe alanında şavaş eğitimi?
Tabi 1970 ler,1980 ler ve 1990 ların terör hadiselerini yaşamış biri olarak bu son haftalardaki kahvehane baskınları silahlı ve bombalı saldırılar hemde bazı asayiş konusundaki suikastler ve cinayetler benim gibi bu yıllarda faal olmuş  birinin anlayacağı KÖTÜ niyetli odaklara hizmet veren kişilerin yaptırdığı ŞABLON eylemler olduğunu çok iyi hissediyorum.
Özellikle İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerimizde mezhep ve kimlik siyaseti üstüne oturmuş gettolaşmış mahallelerde yapılan bu provakasyon eylemler şu anda ileriye dönük özellikle gelicek mart ve mayıs aylarında büyük kalkışma ve toplumsal hadiseleri çıkartmanın altyapısı.

Açıkçası bir İÇ SAVAŞ çıkartma heveslisi ODAK hatta o kadar söyleyebilirim her zamanki söylediğimiz BATI desteğini bile artık önemsemeyen kendi kafasına göre tarihsel elinde birikmiş siyasi şantaj ve kozmik bilgi birikime vede en mühimi bu işlere ayıracak yüksek miktarlı meblağlarla TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNE geriden görünmeden HAYALET STATÜSÜ pelerini içinde şekil vermeye çalışan GLADİO yapısı…
2004 yılında emniyet teşkişkilatımızdan bir emniyet müdürü arkadaşımın bu bölgelerden birinde beni hassas TERÖR turu yaptırması esnasında öyle şeyler gördümki toplumsal çatışmalarda ve terör eylemlerinde lojistik desteğin nasıl terör örgütlerince organize edildiği toplumun kavrayamayacağı değişik bağlantılar hatta yok artık detirteceğiniz terör ve toplumsal olaylarda yaralanan eylemcilerin tedavi edilebileceği dispanser görünümlü hastane yapıları ve ilaç temini gören eczaneler bu tip yapılanmalar.


1996 gazi olaylarını bizzat gözlemlemem hadiselerin nasıl kontra ekiplerince organize edildikten sonra gelişen hadiseleri yakınen izlemem ve burdan ilk defa kamuoyuna  açıklayacağım dönemin İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ merhum NECDET MENZİR beyefendiyi İstanbul emniyet müdürlüğünden düşürebilmek için emniyet teşkilatı ÇEVİK KUVVET şube müdürlüğü içinden aldığım hassas bir istihbaratı MİT teşkilatı personelinden arkadaşlarımızla değerlendirip hadiseye sayın MENZİR beyefendi ve dönemin diğer zinde güçleri ile erken müdahale ederek ÇEVİK KUVVET şubesi içindeki personelin dağıtılması  ile KANLI provokasyonların önüne geçtik bu yüzden o dönemde şahsım çok  büyük teşekkür aldı.

Arkadaşlarım burda bugünlük bırakıyorum gelecek günlerde ALLAH NASİP ederse kötülüklerin üstüne BUNKER BUSTER(SIĞINAK İMHA)eden hassas LAZER hedefleyici olarak şahsım  GBU-28 bombası gibi bilgileri sizlere ulaştırarak  KÖTÜLERİN,ZALİMLERİN,HAİNLERİN bertaraf edilmesini sizlerle paylaşıcağım.


MİT teşkilatından bir arkadaşım derdiki ZEKİ sen neye yarıyorsun biliyormusun,YANGIN çıktığında yangın alarm düğmesinin camını kırıp düğmeye basıp senin gelmeni bekleyeceğimiz İTFAİYECİYE))
Geçen gün FACEBOOK bir çalışma başlatmış ismini  tersten yaz (tabiki gerçek isim) sana ne meslek için uygunsun söyleyelim.
Yazdım inanın ne çıktı biliyormusunuz İTFAİYE ERİ))
                                   

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

6 Şubat 2016 Cumartesi

BABUŞKA MELEK-1&BABAM.

                                 

Sevgili takipçilerim yine iyi bir Pazar günü dilerim,bu hafta twııter ortamında sosyal paylaşım yaptığımız ÜLKE TV değerli çok çalışkan sipikeri sayın BANU YÜM hanfendi sayesinde aklıma bir hadiseler geldi eğlenceli olduğunu düşüğündüğüm,birde yine gizli hayranlığımız olan bir hanfendiyede söyledim bu Pazar yazımı muhakkak okuyun diye…
                   

Ama kaderimiz bugün 7 şubat rahmetlik babamın ölümünün 33.yılı birde sevgili gazeteci dostum sayın ZİHNİ ÇAKIR beyin babası rahmete kavuştu burdan ona tekrar baş sağlığı dilerim,muhterem babasının mekanı cennet olsun,bugün yedisi mevliti okunacak.
Yazıma babamla başlıyayım,genç kaybettik ölmeden evvel aynı ANTONY QUİN BAŞROLÜ OYNADIĞI AKDENİZLİ filmindeki YUNANLI ARMATÖR ONASİS beye benziyordu.
Hızlıydı,çok bonkördü babam diye söylemiyorum çok zengin değildik ama tüm dünyanın önemli başkentlerinde tanınır buna VATİKAN dahil. İyi Fransızca ve latince yazar ve konuşurdu.
                                    

Profosyonel barfiksçiydi,tenis ve futbol oynardı.
Hayatta tek vazgeçemediği RAKI sı öyleki BREJNEV döneminde MOSKOVAYA bile bir kasa rakıyla gitti.Ölene kadar kadehini elinden bırakmadı.

Eğer keyfi yerindeyse PURO içer bazen ,birde en çok son zamanlarında bana takılırdı arkadaş gibiydik,şöyle derdi ARSLAN kızın annesi nasıl güzelmi,bak güzelse söyle bekarsa bende geleyim)).
                       


Babuşkamda son zamanları şöyle derdi onun için, ağzına ODUNLARI alıp içiyor kendine bakmıyor.))
                                  

Babamla anım çok ilerki zamanda anlatırım ilginç ve maceralı ben şimdi sizi eğlendirecek AŞK ,MEŞK konularına gireyim.
Gençken flört ettiğimiz kız arkadaşlarımızla iş ciddiye biner o yaşlarda gençlerde evlilik merakı çoktur o aralar işte bir kız arkadaşım var seviyoruz birbirimizi evlenelim dedik ailelerede açtık olumlu bakıyorlar ama umutlu değiller haklılarda.
Neyse BABUŞKAM yeniköyde bir yalıda oturuyor bakıcıları hizmetçisi var,rahmetlik halamda yanında işte bu flörtümle hem gidiyorum denize girip eğleniyoruz akşam oldumuda ordan restorantlara gidiyoruz,BABUŞKAM da çok bonkördür paraya ihtiyacım yok ama her gittiğimde cebime şimdinin parası ile 500,1000 tl koyar, iyi aleminde parası çıkıyor arslan BABUŞKAM…
                                     

Tabi kızcağız bir müddet sonra baktıki stratejik ömrümüzde benden ona hayır yok tekmeyi attı bize sepeti koluna herkes yoluna muhabbetine soktu.Kulakları çınlasın..))
Tabi bir boşluk içindeyiz gerçekten o bıraktıktan sonra bir türlü kıvamı kimse ile tutturamıyorum,işte bir arkadaş toplantısında semptimizin haricinde yeni bir arkadaş hanfendi ile flörtte başladık daha yeni.
Dedim  arabaya atlıyayım kızıda alayım bir BABUŞKA ziyareti yapalım ordan yine alemlere akarız.

Gittik BABUŞKAM artık son yılları gözleri tam şeçemiyor,hemen FATMA kardeşime evin sosyal hizmetler görevlisi,torunuma masa kur RAKI getir sever babası gibi diye izzet ikrama başlattı,fakat işte ne olduysa orda oldu?
BABUŞKAM bizim bernanın elini tuttu ve şöyle dedi AK kızım siz bu işi çok uzattınız derlerki uzayan NİŞANLILARIN arasına KARA KEDİ girer dedi ve ortalık böyle bir buz oldu.Tabi mevzu devam ediyor aynı konu üzerinden,BABUŞKAM nasihat veriyor Allahtan kızcağız idare ediyor çaktırmıyor aynen devam he he diyor.
Neyse BABUŞKAM dedim bize müsaade kalkalım ben içimden diyorum dışarda yandık BERNAYA ne anlatıcaz.
Babuşkam allahrahmet eylesin mekanı cennet olsun zorla yine cebime para koydu ve dışarı çıktık.
Otoparkta arabaya bindik BERNA da fazla bir stres görmüyorum,böyle yaptı oh ne güzel dedi kızları buraya at, ortam görkemli alemini yap, cebinede parayı koy güzel mevzu yakalamışız anlat bakalım dedi bu NİŞAN meselesini,tabi mevzuyu geç saatlere kadar anlattık,SEVİYORDUK olmadı AYRILDIK))…

Burdan şimdi çok sevdiğim 1941 doğumlu devlette önemli görevlerde bulunmuş banada çok emeği olan bir ağbimin mevzusu ile devam edicem.
Zeki diyor İstanbul valiliğinde görevliyim,devam et TAN ağbi ATAKÖY plajı yeni açılmış yakışıklıyım gözümde gözlükler elimde havlum evden çıkıyorum yürüyerek plaja gidiyorum denize giriyorum diye devam ediyor.
O yıllarda plaj çok güzel deniz temiz,bir gün güneşleniyorum biraz yanımda çok güzel bir hanfendi uzanmış ama benden bayağı büyük tanıştık İstanbul ünüversitesinde öğretim görevlisi profösörmüş evlerimizde ATAKÖYDE yakın bir sardı bizi AŞK kardeşim alemler gece hayatı derken iki ayda dünya evine girdik.

Sonra ağbi dedim benden onbeş yaş büyük yedi sekiz sene evliliğimiz yürüdü sonra beni biliyorsun gece hayatım,kumarım var evde huzursuzluklar başladı gelmiyorsun,gitmiyorsun oydu buydu derken boşandık kardeşim dedi.

Tan ağbi çok ciddi bir insandı yolda yürürken bile asaletinden anlardın beni ilk gençliğimde başlangıç yeraltı dünyasını bana 
tanıtandır..Hikayelerimiz çok uzun,soyadı TAN gerçek hayatta adı diğer yazılarımdaki isimlerle karışmasın diye bu şekilde soyadı ile veriyorum..
Bir gün SSCB (SOVYETLER BİRLİĞİ) dönemi İstanbul başkonsolosluğunun olduğu yerde istiklal caddesinde bir yerimiz var, TAN ağbi ile takılıyoruz akşam oldu KONSOLOSLUKTA büyük bir resepsiyon var TAN ağbi bu gece takılalım dedi,tamam ağbi dedim.
Ben o zaman RAKI alayım geleyim dedim,tamam dedi yanına ne alıcaksın dedi leblebi alırım ağbi dedim..
Çok severdim SARI leblebi ile RAKI içmeyi bir tutam leblebi ile bir büyük rakı içerdim..

Ya bekle dedi leblebi ile rakımı içilir kafadan kontakmısın dedi,beraber gitti bir meze evinden bayağı bir nevale yaptık,döndük ağır,ağır içiyoruz muhabbet,sohbet  TABİ AKŞAMIN sonlarına doğru RAKI büyük gümledi.
Ağbi bekle geliyorum dedim,TAN ağbi nereye dedi RAKI almaya yok yeter dedi,dedim nasıl yeter daha yeni başladık geceye tamam stop dedi.
Ben tabi başladım şarlamaya ağbi bu senin yaptığın delikanlılıkmı,daha yeni başladık böyle masadan kalkılırmı bir münakaşa ayrıldık,bir yıl konuşmadık kulakları çınlasın küstük.
Bir yıl sonra yine barıştık bir yılbaşı arifesi KOMİSER OKAN,BEN,MARDİNLİ bir kardeşimiz TAN ağbi sözleştik yine aynı yerde alem yapıcaz.
Tan ağbi dedi akşam siz masayı hazırlayın ben geliyorum,biz gittik rakılar,mezeler yemekler üstüne YILBAŞI gecesi diye VİSKİMİZ geceyi öldürücez.


Masa kuruldu TAN ağbi yok bekledik başlamayalım onsuz TAN ağbi yok en sonunda vurduk kendimizi masaya geceyi kendi aramızda kutladık.
Tan ağbi üç gün sonra geldi tabi bizde sitem ağbi ayıp değilmi söz veriyorsun gelmiyorsun diye,dedi çocuklar ÖMER yakaladı vallahi bırakmam ondan gelemedim.

Ama bu bizde takıntı oldu,kuruyoruz en sonunda itiraf etti dedi gözüm sizinle içmeyi yemedi sizin sağınız,solunuz belli olmaz içer bir birinizle bozarsınız ,bir birinize ateş edersiniz arada ben giderim,aman dedim kardeşim neyime lazım ben tek başıma yeni yılımı evimde kutlayım,biz nasıl gülüyoruz.))

Hepinize iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

2 Şubat 2016 Salı

TÜRKİYE nin RUSYA ile İMTİHANI.

                           

Sevgili takipçilerim özellikle ÜLKEMİZ ve İNGİLTERE basını tarafından son derece sıklıkla RUSYA nın suriyedeki askeri faaliyetleri ve yine yeni bir HAVA SINIR İHLALİ ile ortam çalkalanıyor.
Rusya tarafındanda tabi hem bu olayıda kabul etmeyen söylemler vede sertlik dozajı yüksek açıklamalar geliyor peki neler oluyor.
Arkadaşlarım ilk önce şunu açıklayayım bazı çevreler benim için çeşitli yakıştırmalar yapıyor,duyuyorum üst perdeden konuşuyor diye kesinlikle yanlış benim hakkımda düşünce yayıyorlar,bunu bilin uslubum farklı gelebilir ama  kesinlikle üst perde davranış söz konusu değil doğal hareket ediyorum sizlere  açık hitap ediyorum.
Rusya konusunda merhum MEHMET ALİ BİRAND beyin MOSKOVA da SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ) döneminde TRT ve AA ajansınının muhabirliğini yaptığı dönemde basını takip ederek kendime yön veriyordum.

SSCB yıkılıp RUSYA FEDERASYONU kurulunca iki gazeteci  sayın CENK BAŞLAMIŞ ve sayın HAKAN AKSAY o yıllardan yakın zamana kadar RUSYA da yaşayarak büyük zaman ve emek sarf ettiler RUSYA DEVLETİNİ VE HALKINI anlamak açısından.

Bugünlerde onların RUSYA ve TÜRKİYE konusunda yaptığı açıklamalar ve röpörtajları izlerseniz hedefi on ikiden vuran çok doğru analiz açıklamalar…

Tabi bu arada CHP genel başkanı sayın KEMAL KILIÇTAROĞLU beyefendinin RUS SU-24 savaş uçağının angajmanlar konusunda vurulmasını desteklemesi bugünlere başka bir damga vurdu HÜKÜMETİMİZE yakın çevrelerce çok enteresan karşılandı tabi bu olumlu ve HÜKÜMET açısından TÜRKİYENİN haklılığını tam anlamda iç kamuoyunda destekler mahiyette oldu.
                                  

Arkadaşlar inanın diyorum yanlış anlaşılmasın TÜRKİYE devletini yönetenlerden daha çok NATO ve AB eski adı AVRUPA KONSEYİNİ tanıyan çocukluğumdan beri kamuoyunun bilmediği inceliklerini yaşayarak öğrenmiş bir insanım.

Hatta yanlış anlamayın şu anda TÜRKİYE de hayatta olan bazı BARONLAR gülücek rahmetli babamın en çok hayatta yüzünü güldüren 1961 AVRUPA KONSEYİ hadisesi birde 1966 AVRUPA KONSEYİ rahmetli derdi o iki yıl bana hayatımın en mutlu anlarını yaşattı diye.
                           

Hep söylüyorum NATO ve AVRUPA KONSEYİ macerası TÜRKİYE devletinin 1952,1953 yıllarında başladı yıl 2016 bir ömür.
Şu andaki sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyefendinin doğum tarihi 1953 yılıdır vatandaş olarak süreci düşünün.
Buraya nerden geldim konu RUSYA olunca NATO,ABD,İNGİLTERE ve AB(AVRUPA BİRLİĞİ) anahtar sözcüklerdir.
                           

Çünkü bu güçlerin tüm mücadelesi ve enerjilerini sarf ettikleri konu kesinlikle TÜRKİYE ile SSCB ve devamı RUSYA FEDERASYONUNU yan yana işbirliği içine sokmamak.
                                   

İşbirliğine girdiği zamanda yakın takip altına alıp TÜRKİYE içinde ve dışında tüm nizami ve gayrinizami güçlerini seferber edip RUSYA derin aklının dünyada ve TÜRKİYE de ve onun interlandı içindeki ülkelerde ne yapmak istediğini öğrenip ona göre bu ilişkileri nasıl sabote edip TÜRKİYE ve RUSYA dostluğunu zedeleyip iki ülkeyi birbirinden uzaklaştırıp soğutmanın operasyonel çalışmalarını yapmaktır.
                                  

Dün bir beyefendi ANKARADAN dediki bir hadisenin içine karıştırdılar  SENİ 70 mahallede lafını ettin,yazılarımı okuyor sanırım.
Arkadaşlarım nisan 2010 tarihli bu İFTİRA ve KOMPLO hadisede mahkeme dosyasına konan tutanaklar ve dinleme tapeleri ve dinlenen kişilerden görüceksinizki bugün iki ülkenin uçak düşürme olayı ile bu noktalara ağır ağır nasıl getirildiği aslında gerçekler meydana çıktığında bu konuların içinde SİYASET mekanizmalarının bile fazla önemi olmadığı daha DERİN MEKANİZMALARIN SAVAŞININ ceyran ettiğini idrak ediceksiniz..
Özellikle 4 temmuz 2003 KUZEY IRAK SÜLEYMANİYE şehrinde ÖZEL KUVVETLERİMİZE çuval geçirme hadisesi ile yeni bir çekişmenin start vermesi hadisesi vardı.
Aslında bu konun gerçekliği ABD hangi TÜRKİYE içindeki taşoronları vasıtası ile başka hadiseleri kapatmak için sahte istihbarat raporları ile ABD kuvvetlerini TÜRK ÖZEL KUVVETLERİNİN üstüne yönlendirdi ve sonrasında artık bir ÇIĞ gibi üst üste binen operasyonel konularla bölge bu taşoronların kendi menfaatlerini kollayarak ANGLASAKSON ve SİYONİST yapılar için bu hale getirildi.
Bu yapı bugünde hala çok kuvvetli şekilde dizayn çalışmalarını terör ve bölgedeki yüksek yoğunluklu çatışmalarla devam ettiriyorlar.
Tabi RUSYA federasyonu devletinin son 25 yıldır çok doğaldırki tarihi komşusu TÜRKİYE ile kendi menfaatlerini düşünerek askeri ,siyasi ve ekonomik her türlü ortaklığa girmek istemesi ticaret ve enerji konularıda öncelikli hedef alınarak bu alanda büyük başarı ile yol alınması gerçekleşmiştir.
Askeri anlaşmalarla birlikte azda olsa SAVUNMA SANAYİNDE büyük zorluklara ve sabotelere rağmen bir şeylerin başlatılması sağlanmış bu konulardada çalışmalar hızla sürüyordu yakın zamana kadar…
Tabi bu çalışmalar giderken TÜRKİYE deki bu sabote yapıları çok iyi bilen RUS DERİN devleti bunların yapabileceklerini bildikleri için bir yerdende temkinli suyun altından bazı gelişmeleri endişe ile takip ediyorlardı çok uzun zamandır ve devlet olmanın gereği ile yinede ses etmiyorlar ilişkilerin gelişimi açısından  bazı olumsuz olayları sineye çekiyorlardı.
Bu benim hadisemdede göz yumuldu olay beklemeye alındı çünkü o gün emniyette kendimi sanki işgal altında bir ülkedeymişim hissi doğmuştu duvara dayalı kafamda ABD lilere RUSYA hakkında alaycı ifadelerle konuşmaların gerçekleşmesi ile  olayın bende vahametini anlamamı sağlamıştı zaten, sonra olanlar bana ne kadar doğru düşündüğümü gösterdi…

10 EKİM 2012 günü TÜRK HAVA KUVVETLERİ bir SURİYE askeri uçağını zorla ANKARA ESENBOĞA havalimanına indirince içindeki askeri malzemelere RUSYADAN gelen el konulması ve RUS askeri personelin aranması ve özellikle MİT müsteşarımız ve dönemin sayın BAŞBAKANI şimdiki sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN hicivli bir şekilde TÜRK hava sahası üstünden bırakın silahı ÇAKI dahi geçirilemez söylemi çok sert olmasına rağmen yinede RUSYA FEDERASYONU yetkilileri, tabiki RUSYANIN öncelikli menfaatleri için hadiseyi soğukkanlılıkla  bir şekilde sineye çektiler.
Ama burda kamuoyuna tabiki yansımayan NSA (ULUSAL GÜVENLİK AJANSI)ABD yüksek seviyeli istihbarat örgütünün özellikle İSTANBUL ve ANKARADAKİ faaliyetlerini kendi çabaları ile takip eden bu VATANIN ÖZ evladı kişiler vardı…
Özellikle bana bu 2010 yılında komplo operasyonu yapan hazırlığına 2006 yılında başlayan NSA kurumunun burdaki asli taşoronu bazı üst düzey yetkililer tüm bu KİRLİ OPERASYONLARI hem bu kurumlar adına hemde kendi MADDİ,MANEVİ  menfaatlerini ve çıkarlarını sağlamak ve sağlamlaştırmak  amacı ile KOMPLO operasyonlara ve kirli,örtülü operasyonlarına devam ediyorlardı…
Netice itibari ile bugüne geldiğimizde çok gergin olan hadiseleri aslında iki tarafın halkları ve ortak menfat çevreleri istemezken özellikle İNGİLİZ basınının devamlı ajite edici yayınları bizde bir kısım RADİKAL,DİNDAR,MUHAFAZAKAR,MİLLİYETÇİ kamuoyuna hitabeden çevreler ve onların kontrolündeki basın aşırı bir RUSYA kindarlığı götürerek ortamı iyice geriyorlar, bu neye hizmet eder gelin anlayalım.
Arkadaşlarım en büyük ders TARİHİN ALTIN sayfalarıdır,TOZLU sayfaları değil.

1877 İNGİLTERENİN oyunu ile savaşa sokulan OSMANLI topraklarını ve stratejik bölgelerini kaybetti,RUSLAR İSTANBULA dayandı merkeze 25 kilometre kala durdular tarihi AYASTEFANOS(YEŞİLKÖY) anlaşması imzalandı ardından BERLİN anlaşması KIBRIS elimizden çıktı.
1.DÜNYA savaşı RUSLAR doğudan ERZURUMA kadar girdiler,SARIKAMIŞ harekatında doksan bin OSMANLI evladı tek mermi atmadan şehit oldu.
Bugüne gelirsek askeri stratejileri ve özellikle SOVYET,RUS askeri derin kozmik aklını az çok tanıyan bir insan olarak ülkemi ve vatanımı bilen bir kişi olarak,geldiğimiz noktada RUSYA ile yapıcağımız dostluk ve beraber menfaatlerin ortak ekonomik,siyasi,askeri bileşenlerinden bir büyük TÜRKİYE çıkartıcakken,şu anda SURİYE hududunda dünyanın en karmaşık sistemlerine sahip ve en kuvvetli ordusu ile burun buruna düşman konumlamasına getirilmiş durumdayız
                          

Kimse yanlış anlamasın saygı,sevgi çerçevesinde bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşı olarak bunları söylemek mecburiyetindeyim.
ALLAH TÜRK MİLLETİNİ KORUSUN böyle bir çatışma olması durumunda ülkemin durumunu düşünmek dahi istemiyorum.
Hatta bunları sizlere askeri doktirinin getireceği siyasi,ekonomik,jeostratejik yıkımı tahmin edemiyeceğiniz şekilde anlatırım ama ne anlatmak,nede düşünmek istiyorum.
Ülkemizin yapıcağı benim düşüncem acil olarak tüm ortak yolları bulup coğrafyamızda BARIŞI tesis etmek.
                                   

Ne güzel demiş ATA mız YURTTA SULH CİHANDA SULH.
BİRDE BİR SÖZ DAHA VARDIR SEZARIN HAKKI SEZARA
VERİLMELİ…         

Anlının hiçbir noktasında ter dökmemiş zaten öyle bir yeteneği ve gücü olmayan insanların iftira,komplo,şantaj tehdit ile başkalarının haklarını gasb etmesi bunu kendileri KURUMLARINA bildirdiğimiz halde gereğini yapmamaları zaten kimlerin art niyetli olduğunu çok basit gösteriyor.
Biz HANÇER BİRLİĞİNİ İYİ BİLİRİZ!!Nerden bildiğimi siz açıklayın istersiniz ?

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

                                                                                                    01.01.2022                           A...