Sevgili
arkadaşlarım,takipçilerim yaklaşık bir buçuk yılda sanırım üç yüze yakın yazı
yazmışım.
Dikkatli
takip edenleriniz,yavaş yavaş beni anlamış,tanımış başımdan geçenleri aktarmamla sıkıntılarımı,dertlerimi,kederlerimi,acılarımı,mutluluklarıma
şahit olmuşunuzdur.
Başlık
olarak koyduğum iki kelimenin manasını size izah edeyim konuya geçeyim.
Arkadaşlar
uzun yıllar değerli kağıt,pul,para,berat,ferman vs materyeller ve bu konularla
hobi olarak uğraştığım için evrak gördüğümde veya bir yerde bir evrak deposuna
girdiğimde iyi bir bilirkişi olarak evrakı ve üstündeki bilgileri analiz ederek
aşşağı yukarı neyin ne olduğuna kanat getiririm.Zaten uzman istihbaratçılarında
bu özelliği olması gerekli zira hedefe giderken en önemli şey arşiv bilgin olması lazımki,geçmiş arşiv bilginle bugünkü
hadiselerin üstüne gidebilmelisin…
Evrağın
üstündeki lekeleri çay lekesi,kahve lekesi diye algılayıp sosyal medyada bunu
bu şekilde işleyenler var,bu lekeler evraklar uzun süre kapalı dolaplarda veya
sandıklarda üst,üste genellikle istif edildiği için ortamdaki,havadaki
bakteriyel durum oksijen ve diğer argümanlar ve kağıtların özelliklerine göre zaman içinde
kendiliğinden üstlerinde lekeler oluşur,biz işin uzmanları bunlara SANDIK
LEKESİ deriz…
Şimdi
ülkemizde kurum olarak KGT(KAMU GÜVENLİĞİ TEŞKİLATI) kuruldu,ne iş yapabilir
hiçbir iş diğer kurumlardan ancak bilgi isteyerek işini götürebilir.NEDEN?
Çünkü
arşivi yok,bir kurumun işlevi olabilmesi için en aşağıya 50 yıllık arşivi
olması gerekli.
50
yıl sonra KGT(KAMU GÜVENLİĞİ TEŞKİLATI) kendi işini kendi yapar.
MİT,TSK(SİLAHLI
KUVVETLER),EMNİYET,JANDARMA, bunların bir dünya arşivi vardır OSMANLI hatta
ŞELÇUKLU imparatorluğuna kadar inen arşiv bu kurumlarda saklıdır.
Arkadaşlar
ben konulara şahıs bazında bakmam ilgilenmem şimdi dün itibari ile bir gazetemiz
aracılığı ile bazı belgeler çıktı,bu belgelerde çıkan insanlarımız haricinde
belgelerdeki zaman,yer,mekan ve konular benim şahsımı çok yakından
ilgilendiren,hayatıma yön veren bugünkü sıkıntıları çekmemin nedeni olan
MASONİK bazı yapılar.
İki
yıl evvel bir suikast programına konuk olduğumda bir ÜÇGEN yapıdan
bahsetmiştim,şimdi bu yapı dün evrakı matbuat üstünde basına çıktı,evet doğru
MASONİK yapılanmadan bu ÜÇGEN locası çok önemli bir loca olup,içinde çok güçlü
insanları barındırmaktadır.
Masonmusunuz
derseniz dilim olmadım olmadığım içinde başıma gelmedik kalmadı,bundan altı ay
evvel kadar CAMİA mensubu olarak görünen sosyal medyada bir arkadaşla
görüşürken ben MASON değilim ama onların içinde büyüdüm,herşeyide onlardan
öğrendim,dedim bu arkadaş sağolsun seni çok iyi yetiştirmişler dedi.
Yani
benim çocukluğumdan itibaren yanlarında bulunduğum masonlar TÜRKİYENİN en ileri
gelenleriydi,seversiniz sevmezsiniz ama tabi kültür,bilgi,birikim,donanım ve
maddiat olarak çok kuvvetli insanlardı.
Diyeceksinki
o kadar teklif edilmiş niye girmedin,yemin ediyorsun ben yemin ettimmi
dönemem,birde uluslarararası alanda frekanslarımız tutmuyor.
Dünki
evraklarda geçen tarihler ve konular çok stratejik bana bilgi verdi,çünkü üçgen
locasındaki yapılanma TÜRKİYEYE özellikle o tarihlerden sonra çok büyük şekil
vermiştir.
Konuşulacak
çok şey var mesela devamlı merhum KASIM GÜLEK beyden konuşuluyor TED (TENİS
EKSİRİM DAĞCILIK KULÜBÜ) bu kulübün azası o günlerde devamlı gençliğinde
kulüpte olan babadan,dededen CHP li sayın BEDRİ BAYKAM beye fikri sorulabilir
onun bu konularda bilgisi çok yüksek olucağı kanatindeyim merhum GÜLEK beye çok
yakın insanlar
Ben
kendi bildiklerime gelirsem özellikle kendi başımdan geçen 1998 yılında MİT
müsteşarlığının şahsıma büyük saldırısı 1999 APO operasyonu aslında devletin
KOZMİK ODALARINDA değilde bu ÜÇGEN içindeki üst yapının özellikle ABD ve İSRAİL
deki uzantılarının çok geniş bir dünya coğrafyasındaki MASONİK bağları ile
hazırlanmış sonrada pişirilmek üzere devletimizin içinde fırına verilmiş
stratejik bir menüsü olduğunu çalışarak savaşarak çok iyi biliyorum.
Onun
için şu anda çok büyük bir AYSBERG ile karşılaştığınız fikrine girsenizde bu
sadece suyun üstü suyun altındaki üst yapı oyununa devam ediyor.
Gelelim
konunun bugünkü tarafına 2008 yılında ERGENEKON yapılanmasında bu MASONİK
yapılarda meydana çıkıp hadiseler vatan milet,sakarya olunca bizede yine iş
düştü dedik TANIK olarak müracat ettik.(tanık ifadesinde aynen böyle geçiyor
VATAN,MİLLET,SAKARYA)
İşte
bugün suçlanan bu yapının emniyet gücü olarak şu gün için şuçlamalarla karşı
karşıya olan personelleri 2010 NİSAN 20 sinde hep dediğim komplo bir
operasyonla beni alıp komplo küçük suçlara bulaştırdı.
Peki
ne olduda bizim gibi VATAN,MİLLET,SAKARYA için karşılıksız TANIK ifadesi
vericek adamı böyle bir komplo ile bertaraf ettiler kendi ayaklarına sıktılar.
Ben
bunu dün anladım tam manası ile?
Kasım
2009 ve 20 nisan 2010 tarihine kadar 15
günde bir sayın TUNCAY ÖZKAN beye Silivri 4 nolu cezaevine APS ile mektup
attım.
Ergenekon
konusunda fikirlerimi anlatıyordum.İşte son attığım mektupta ÜÇGEN locası
içinden haber aldığım elemanımla bilgileri
sayın ÖZKANA aktarıyordum hatta bunun çok büyük dini yanı vardı,Nakşibendi
tarikatından gözüken bir kimsenin bu locanın ileri geleni olduğu ve yaptığı
islami faliyetle locada tepki aldığı toplantılarının dozunun fazlalaştığından
dolayı üyeliğinin 2 yıl askıda kaldığını sayın ÖZKANA yazmıştım,bana bu loca
içinden haber getiren kaynağımın bile bu şahsı çok yakın tanıdığı halde asli
kimliğini bilmediğini izah ediyordum ERGENEKON(GLADİO) örgütünün ülkemiz için
yararlı bir örgüt olmadığını izah
etmiştim,biliyorsunuz bu mektuplar cezaevi savcılığı ve TEM şubeye gidiyor,işte
son mektubun ulaştığı günün sabahı şimdi PARALEL polis diye adlandırılan
arkadaşlarca sabah 5 sularında yatağımızdan alındık, yani abartmıyorum yataktan
aynen alındık,zaten hastaydım.
Tabi
o tarihten bugüne kendimi ispat etmek için çok büyük mücadele verdim, MİT
müsteşarımıza uzun bir mektupla konuyu izah ettim,bu konular deşilirse
söylenecek çok şey var.
Yazımı
bitirirken şunu söylüycem bu işlerde hiç ismi ortada gezmeyen asıl kişiler çok
önemlidir,bunlar devamlı kendi aralarındada tasviye yaparlar,bu tasviyeler
bazen o kadar büyük ve kanlıdır bilemezsiniz.
Gerçek
dostlar doğruları açık şeçik söyleyen insanlardır,bir MASONİK matbuatı ancak ve
ancak istihbaratçı dahi olsa MASON olan birisi çıkartır ve saklar.
Bu
konunun böyle bir şekildede çıkması aslında KAN kaybetmekte olan bir yapının
tekrar ne kadar büyük bir ihtişamlı olduğunun bir şekilde gösterisi olucaktır
onlar için.
Bir
anımla bitirim,1991 yılında A.İ isimde izmir sebatayisti bir arkadaşım çok
temiz bir arkadaştı bir çanta içinde bir eski MASON un tüm belgelerini kimliğine
kadar bir yerde eline geçirmiş bana getirdi,şimdi aramızda
olmayan rahmetli bir ağbimiz Şu anda
büyük bir şehrin belediye başkanının o dönemde yakın çalışma arkadaşına
belgeleri gösterdim,dedi çözüldü bu işler ZEKİ ,dedim biliyorum.
Sonra
A.İ bu belgeleri MASON locasına götürüp,hediye jest mukabilinde teslim etti.
Kadersiz
bir arkadaşımızmış 2001 yılının mart
veya şubattı o aylarda bir SERİ KATİL tarafından katledildi…
Sevgili
arkadaşlarım yazımı bitirirken eski MİT bölge başkanlarından sayın OSMAN NURİ
GÜNDEŞ beyefendininde hakkın rahmetine kavuştuğunu öğrendim,merhuma ALLAHTAN
RAHMET dilerim mekanı cennet olsun,yakınlarına başsağlığı ALLAH onlara uzun
ömür versin.
Anlatığım
konunun maalesef önemli bir aktörüydü,mekanı cennet olsun,ALLAH onları
mekanlarında huzurlu olmalarını sağlasın.
Bu
konular uzun devam eder,ara ara?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder