14 Temmuz 2017 Cuma

15 TEMMUZ VAKASI VE STRATEJİK GELİŞİMİ.

                                  

Sevgili takipçilerim yaz mevsimini umarım eğlenerek, dinlemeyede fırsat bularak geçiriyorsunuzdur.
Malumu 15 temmuz 2016 yılında gerçekleşen FETÖ terör ve casusluk örgütlenmesinin TSK(TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) içine sızmış yapısının KALKIŞMASI ile vaka bulan kanlı ve elim saatlerin sonunda başta MİLLET ve onun kahraman EMNİYET ve ORDU mensublarınca mücadele ederek bastırılması sonucu  gelişen tarihi hadiselerden bugüne bir yılda çok şey konuşulsa ve çalışılsada hala 15 temmuz gerçekleri gerçek anlamda kamuoyunca öğrenilemedi,bilinmiyor ve merakta ediliyor.
                           

Bunun sebebi tüm bu tip faliyetlerin oluşum sürecinde çok farklı suyun altında hadiseler ve faliyetler yaşanıyor olması bunlarında hadiselerin başlangıç ve bitiş noktasından sonra nasıl sonuçlandığı ve taraflardan kimin galibiyeti ve mağlubiyeti ile ilgili hadiselerdir.
15 temmuzda ne oldu sizlerle bu konuları çok uzun yıllardır paylaştığım için yalın bir şekilde ne olduğunu anlatıcam.
Bu anlatıklarım kendi analizlerim,uzmanlık alanım  ordular ve askeri istihbarat olduğu için gördüklerimi ve ülkemde yaşadıklarımın yorumlaması olucaktır.

Başlangıçta 15 temmuz akşam 22.00 sularında İSTANBUL ve ANKARA garnizon komutanlıklarına bağlı bazı birlikler içinden FETÖ mensublarına bağlı ağarlıklı kuvvetlerin başta KARA,HAVA,DENİZ kuvvetleri araç ve teçhizatları ile çeşitli stratejik mevkileri BAŞIBOZUK bir şekilde tutmaları ve sonrasında MİLLETE ve onu korumakla görevli asli güvenlik güçlerine yoğun silah kullanımı ve tamamı ile emir komutası dağalmış bir şekilde TÜRK TOPLUMU içinde terör ve tehdiş estirerek bir kalkışma hareketinin sabah erken saatlerine kadar devamı ve bu kalkışmanın başta MİLLETİN üstün feraseti ile  sonlandırılması..
                                  

Özelikle TÜRK HAVA KUVVETLERİ savaş uçakları ile stratejik kurumların bombalanması ve bir çok güvenlik gücü personelimizin ve sivil personelimizin şehit edilmesi.
Başlı başına bir İNSANLIK ŞUÇU ve katliam.
                       

Peki ne olduda aslında 16 temmuz sabaha karşı 03.00 sularında başlıyacak FETÖ terör örgütleri mensubları 15 temmuz saat 21.00 sularında birliklerinden çıkış yaptılar.
Şu ana kadar topluma yansıyan şu oldu bir KARA PİLOT BİNBAŞI personelin durumu anlayıp bu hadiseden MİT kurumunu saat 15.30 sularında kalkışmayı ihbar ettiği ve bunu öğrenen DARBECİ gurupta bir panik olduğu ve darbe çıkış saatini erkene aldıklarına dair bilgi ile konu kamuoyunda bu şekilde bağlandı?

Acaba böylemidir hayır,tüm dünyada bu tip hadiselerin gerçek yüzü çok uzun yıllar sonra tam manası ile çıkar.
15 TEMMUZ hadisesinin suyun altındaki çatışmaları aslında olaylardan bir kaç yıl önce başlamış ve gelinen son noktayı bu işi bilenler aylar evvelden biliyorlardı.
Bunu HÜKÜMETİN ve ona bağlı kurumların bilmemesine imkan yoktu.
Hadiseninde en mühim tarafı burda başlıyordu çünkü bu örgüt tam bir CASUSLUK örgütü gibi hareket ediyor sızmadıkları yer ve kurum  yok yurt dışındada devasa küresel bir yapılanma...
Bu yapılanma çokta iyi biliniyor ABD ve NATO güçlerinin kollarından son dönemde en önemli bir tanesi.

Peki nasıl 15 temmuz ile boşa çıkartıldı derseniz aslında büyük bir ENTİRİKA vardı bu konu hala saklı kalsada kim nederse desin hadise bu ENTİRİKA ve TUZAKLAR üstüne kurulmuştu.
Bu entirikaların tek hedefindeki kişide sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyefendiydi.
Darbeciler ve onlara suyun altından destek veren tüm ideolojik farklı güçlerin ilk hedefi sayın ERDOĞANI istedikleri şekilde imha etmek bunu çok kısa saatler içinde yaparken iç ve dış kamuoyunada pisikolojik harekatla hadiseyi göstererek kendilerinin önünü açmaktı.
Romanyada gelişen 1989 yılındaki DEVRİMDEKİ gibi zamanın devlet başkanı NİCOLAY ÇAVUŞESKU ve eşinin anında uyduruk bir mahkeme ile idama mahkum edilip infaz edilmeleri gibi.

Tabiki hemen arkasından oluşucak KAOS ortmamı ile NATO reaksiyon kolordusu ve bunlara destek verecek yine bölgede bulunan BATILI güçlerin orduları ile güney sınırlarımızdan içeri girip komuta kontrol ettikleri YPG,PKK güçleri ile sınırlarımızın içinden güney ve güneydoğu bölgelerimizi ilk etapta işgal etmek sonraki zamanda istenilen sınırlara kadar gelmekti.
Peki sayın CUMHURBAŞKANI bu hadiseyi nasıl bertaraf etti?
Bu tamamen benim tezim aslında RUSYA FEDERASYONU ile oluşan dev kırizde RUS dış istihbarat örgütleri sayın CUMHURBAŞKANIMIZA direk kendisine ve  yakınlarına çok önemli detaylı bilgi verdiler.
                       

Bu bilgileri öğrenen sayın CUMHURBAŞKANIMIZ darbe kalkışmasından beş gün evvel kendisine en yakın birinci dereceden akrabaları ve en seçkin koruma ekibi ile BAŞKENTTEN uzaklaşarak çok yönlü bir plan kurdular bu plan gerekirse kalmayı ve mücadeleyi gerektiren bir plan gerekirsede kaçış yolları kurularak tehilikenin başedilemiyceği noktada ülkeden ayrılmaya dönük bir plandı.
Sayın CUMHURBAŞKANI kendi içlerinde bir kurmay karargahı ve hareket merkezi oluşturarak kalkışmanın olucağı güne kadar çok temkinli ve en önemlisi hiç kimseye güvenmeden hareket ettiler.
Kalkışmanın erkene alınması ve komuta kontrol düzeni olmadan dağınık başlamasının sebebi son dört gün içinde sayın CUMHURBAŞKANIMIZDAN tutarlı ilgi,alaka ve bilgilendirme alamayan ENTİRİKA içinde olan güçlerin sayın CUMHURBAŞKANININ bu kalkışma ve darbe senaryosundan haberi olduğunu geniş kapsamlı anladıklarında bir şekilde darbeden bir gün önce çeşitli yerlerle görüşerek darbecilerin erken çıkış yapmalarını sağlıyacak İSTİHBARAT OYUNLARI ve MUHAREBE TAKTİKLERİ geliştirerek FETÖ terör örgütü ve onlarla işbirliği içinde olan darbecileri oyuna getirerek erken çıkış yaptırıp daha başlarken başarısızlığa uğruyacak hadiseyi ortaya düşürdüler.

Tabi bu operasyonu kendi ikbal ve geleceği için bu şekle getirenler kendilerinide kamufle etmiş oldular darbedeki asli gizli rollerini ve su altındaki çalışmalarını.
Bu stratejiyi iyi değerlendiren CUMHURBAŞKANI kurmay kadrosu darbe hareketi başladıktan sonra çeşitli muharebe taktikleri ve alan istihbaratı,elektronik teknik istihbaratı yanıltma ve karşı koyma taktiklerini uygulayarak ve mobil vasıtalar ve bir kaç uçak ve helikopter ile yer değiştirerek bu arada zinde ve güven duyulacak devlet yetkilileri ile temas kurularak bir plan geliştirildi.

Bu plan ilk önce sayın CUMHURBAŞKANININ telefon ile halka seslenip
 sokağa darbecilere karşı koymaya çağırması,çünkü sokağa çıkan halk
                              

 bir şekilde devletin zinde emniyet güçlerine kalkan olurken gerçek ORDU KOMUTA karargahınıda rahatlatıp onlarda birliklerine kışlalara dönerek ordaki FETÖ terör unsurlarını birlik içlerinde derdest ediyor bazı ÖZEL birliklerdede ŞEHİT ÖMER HALİS DEMİR gibi çatışarak darbeci komutanını vurarak ZEKAİ AKSAKAL paşa gibi ÖZEL HARP unsurlarını KOMUTA KONTROL altına alıp kalkışmaya karşı plan ve harekat geliştirip KALKIŞMANIN başarısızlığının önünü açmak.
                          

Büyük bir VAKA olarak tarihe geçicek 15 temmuz 2016 tarihindeki bu kalkışmanın içindeki olaylar daha yıllarca önünüze gelicek benimde daha detaylı yazmama gerek yok,sayfalar sığmaz.
Ama HALK en azından şunu unutmaz darbenin ertesi günü sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN darbede yanlızdım kimse ile temas edemedim,demesi ve darbe ihbarını  ENİŞTEM den aldım MİT müsteşarımız sayın DR HAKAN FİDAN beyede sabah dört sularına kadar ulaşamadım demesi kamuoyuna mal olmuş açıklamalardır tüm medya televizyon kanallarından verilerek.
                                 

Peki burdan sormam lazım KGTM(KAMU GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI) müsteşarı sayın MUHAMMET DERVİŞOĞLU beyefendinin darbe gecesi sayın CUMHURBAŞKANIMIZ ve harekat kurmayları ile bilgi akışı ve darbe oluşumu ile bilgilendirme ve yol açma veyahutta başka bir ülkeye taşınması konusundaki bilgilendirme ve ANKARA merkezli teması ve bu çalışmalardaki şahsi  operasyonel faliyeti nedir,bunuda ilerki zamanda öğreniriz umarım.
Bazı çıkıcak bilgilerden bakalım TÜRK MİLLETİ neler öğrenecektir.
Ama şunu unutmayalım komşumuz RUSYA FEDERASYONU bu darbenin ülkemizde önlenenmesi için büyük emek sarf ettiği çok belli olmuştur,darbenin bastırılması ve önlenmesindeki ÖNCELİKLİ İSTİHBARAT önlenen darbeden sonra BATILI terörist zihniyetli güçlerinin, RUSYA stratejik siyasal ve askeri korkusu.
                                

Burdan darbeden sonra geçen BİR YIL içinde darbenin stratejik gelişimi ülkemize ne getirdiği ile ilgili.
Ak parti lideri olarak bugün sahnede olan sayın CUMHURBAŞKANI milletin bu 15 temmuz zaferi ile kendi ideolojik düşünce ve sosyal,kültürel yapı içinde 1923 YILINDA ilan edilmiş CUMHURİYETİMİZİ bu darbe zaferini pisikolojik harp tekniklerini kullanarak adeta ikinci bir CUMHURİYET tezini doğrular şekle getirerek yeni bir yapılanmaya ve CUMHURİYETİN kurumlarında büyük değişikliklere giderek 15 temmuz kalkışmasını  bir KURTULUŞ HARBİ destanının önüne geçirerek adeta EFSANELEŞTİRİP ve çeşitli yapıtlarla sanatsal,sosyal alanda 15 temmuzu ve bu kalkışmayı önlemek için şehit olan yaralanan gazilerimizi ilahlaştırıp yeni CUMHURİYET içinde karşı devrim harekatına giriştiler.
                             

Bu pisikolojik taktik hareketleri 27 mayıs 1960 darbesini gerçekleştiren CUNTACILARDA yapmış öyleki 27 mayıs darbesi 1980 12 eylül darbesine kadar resmi bayram olarak kutlanmıştı.

                                

Ama ne oldu ideolojisi ve gerçekliği olmadığı içinde yıkıldı unutuldu gitti.
15 temmuz MİLLETİN ve onun gerçek CUMHURİYET KURUMLARININ içindeki zinde güçlerin büyük kahramanlığı olsa dahi netice itibari ile zaman içinde devlet otoritesininin içine sızmış ve musamma herkes tarafından gösterilmiş bir sevimli yapının canavara dönüşmesinden
Oluşan TERÖR ÖRGÜTÜ ve CASUSLUK şebekesine karşı yurt savunması.
Bu tip bir çarpışmayı KURTULUŞ HARBİ destanı ile eş tutmak yanlış olur
                                    

 doğru bir yönlendirme  olmayacağı  gibi bugünün iktidarının ERK olmadığı anda diğerleri gibi silinerek sadece MİLLETİN ve onun değerli 
                               

personellerinin bir KALKIŞMA ile mücadelesi olarak tarihe not düşülür.
Kurtuluş harbi esir düşmüş bir OSMANLI DEVLETİNİN o yıllarda dünya
                               


 çapında yetişmiş,ilerici bir ASKER KURMAY yapısı ve yine elit sosyalitesi yüksek sivil bürokrasi ve burjuva sınıfından oluşan bir şehirli yapı ile temelleri ve fikri düşüncesinin, vefakar ANADOLU halkı ile birleşmesinden çıkan dört beş yıldaki büyük bir mücadelenin galibiyet taşıyan  sonla tamamlanması ve adım adım devlet olma yolundayken birde devrimlerle ileri muassır medeniyeti yakalamış TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ kurulmuş ve inşa edilmiştir.

Onun içindirki hadiseleri yorumlarken daha akılcı yorumlamalar yaparsak ileri zamanda ülkemizi daha AYDINLIK günlere taşırız.
15 temmuz 2016 yılındaki bu kalkışmada şehit olmuş tüm MİLLETİMİZE ve onun kahraman görevlilerine ALLAHTAN RAHMET DİLERİM ,MEKANLARI CENNET OLSUN.
Tüm GAZİLERİMİZE acil şifa dileyerek hayatlarını 15 TEMMUZDA verdikleri mücadelenin ŞEREFİ ile mutlu ve mürefef geçirmelerini ALLAHTAN niyaz ederim.
                                   

TÜM MİLLETİMİZE tekrardan geçmiş olsun dileklerimi iletirim.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder