18 Haziran 2017 Pazar

TANRIMIZA HAMD OLSUN.

                                           

Sevgili takipçilerim hepinize tekrar hayırlı ramazanlar diler mutlu bir bayram geçirmenizi temenni ederim.
Tabi yazımın başlığı erkek olan okuyucularımın hemen anımsıyacağı bir yazı başlığı.
Nedir bu? ASKER YEMEK DUASI.
TANRIMIZA HAMD OLSUN
ORDU MİLLET VAR OLSUN
DİKKAT çekilir,komutan emri beklenir.
KOMUTAN AFİYET OLSUN komutu verdikten sonra
ASKER SAĞOL tekmili ile yemeğine başlar.
Şimdi arkadaşlar en son dün 17 haziran cumartesi günü MANİSA ilimizdeki acemi er eğitim merkezlerimizde bu ay içinde dördüncü yemeklerden dolayı çok geniş çaplı bazıları yaşamların son bulması ile biten ölümlü zehirlenme hadisesi gerçekleşince tüm TÜRKİYE gibi benimde tansiyonum bir milyon oldu, maalesef halada öyle yazı yazmayı düşünmüyordum ama bu olaydan dolayı bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.
                        

Arkadaşlar uzun yıllar askerliğim öncesi sonrası ve askerlik görevimi yerine getirirken SİLAHLI KUVVETLERDEer,erbaş,subay,astsubay arkadaşlarımızla çok çeşitli birliklerde yemek yedim ALLAH RAZI OLSUN.
1987 yılında ANKARA MAMAK MUHABERE OKUL KOMUTANLIĞI EĞİTİM ALAYINDA, şimdiki (MEBS) kısa dönem askerlik vazifemizi
yerine getirirken tabiki mutfak görevindede bulunduk.
                                      

Okulun küçük bir fabrika büyüklüğündeki modern profosyonel ahçılar eşliğinde subay ve astsubayların komutanlığında işleyen MUTFAĞINDA üretilen yemekler günde beşbin beş yüz personele üç öğün olmak sureti ile yemek çıkartıyordu.
Kahvaltı hariç öğlen ve akşam yemekleri üç kap olmak sureti ile bu yemeklerin tüm başlangıç ana yemeklerinde KOYUN ETİ veya KIYMASI bulunmakta bazı dönemler direk haşlama veya tandır olarak er ve erbaşa sunum yapılmakta ikinci yemek olarak ek pilav,makarna ve diğer benzer tamamlayıcı yemek ve tatlı olarak,helva çeşitleri,komposto ve taze meyva olarak sunum yapılmaktaydı.

Anadoludan gelen bir çok arkadaşmla konuşurken bana sözleri ZEKİ kardeşim inan evde biz bu yemekleri yiyemeyiz diye kaşığı zevkle tabaklarına vururlardı.
Bunun en büyük sebebi OKUL KOMUTANIMIZ hayatta ise ALLAH UZUN ÖMÜR versin em.TÜMGENERAL ZAFER BOZKURT paşaydı.
                            

Muhabere okulunun tüm yürüyüş alanlarındaki sözlerden biride şuydu.
ORDULAR MİDELERİ İLE YÜRÜRLER!
                                

ZAFER BOZKURT paşa her sabah makamına girmeden evvel ALAY MUTFAĞINA gelir denetlemesini yapar ordan karargaha geçerdi.
Bazen sabah erken beş buçuk altı saatlerinde ani baskın yapar elinde asası ile eğer bir hatalı eksik gedik bir giden olay varsa mutfak hijyen durumunda bozuk bir hadise varsa subay ve astsubaylar er,erbaş yanmış paşamız çokta güzel bir uslup lisanı vardı ASASIDA iyi çalışırdı,ama mutfak düzeni çok güzel ve o her sabah gelebilir korkusu sistemi saat gibi çalıştırıyordu.

Bir gün öğlen eğitimden dönüp yemek için bölük yemekhanesine indiğimizde yemeğin normalde 11.30 sularında gelmesi gerekirken gelmediğini gördük.Başladık beklemeye yemek bir saat gecikme ile gelmiş.

Nedeni ALAY MUTFAĞINDAN çıkan yemek labaratura gittiğinde 2800 kalori çıkması gerekli olan yemekler 2300 kalori çıkmış.
Labaratuarı direk kendine bağlamış olan ZAFER paşa kendisine öğlen yemeği için verilen değerlerin kalori olarak düzeyi düşük olunca sinirlenerek ve o meşhur lugatını kullanarak YEMEĞİ dökün emri veriyor ve bir saat içinde ALAYA yeni yemek çıkmazsa ağır yaptırımım olur diyor.
Bir saat içinde çıkan yemek 2800 kalorinin üstünde test edilmiş bir biçimde olur alınca ZAFER paşadan,yemek ALAYA dağıtılıyor.
Arkadaşlar silahlı kuvvetlerde daha çok anılarım var ilerde onları anlatırım ama yine ZAFER BOZKURT paşadan anlatıma devam edicem.
Askerlik yaptığım dönem biraz birlikte yaş seviyesi büyük çünkü tüm asker kaçaklarına,bakayalara ve yoklama kaçaklarına af çıkmış BEDELLİ doksan gün yapabiliyorlar.
Onun için her meslek gurubundan insan var bende aynı kanuna dahilim.
Bölüğümüze bizden sonra bir arkadaş geldi DOKTOR kendisi bölüğümüzün ALAYDAKİ kod adı CİNS BÖLÜK malesef bende dahil tüm CİNSLER bizim bölükte.

Bu doktor arkadaş Kıbrıs harekatı döneminde firar etmiş bir dahada yakalanmamış bu af çıkana kadarda beklemiş sonunda af çıkınca teslim olmuş.
Fakat sorunlu bir arkadaş gelir gelmez elinde bir askeri ceza kanun kitabi saçımı kestirmem,emre uymuyor bir sıkıntı yaptıklarında hemen arkası sağlam GENEL KURMAY başkanlığından komutanlığı arıyorlar günler böyle geçmeye başladı.
Birkaç defa yaşına hürmeten şikayet etselerde pek oralı olmayınca ve çeşitli komutanları şikayet dilekçelerini ALAY KURMAY BAŞKANLIĞINA verip eratına kışkırtıp toplu halde bir direniş gösterince bizde bu işi katılmayınca bizimde hakkımızda çeşitli İFTİRA olmayan konuları erata söyleyince ortalık karıştı.))

Artık ALAYDA rahatsızlık hat safaya çıkınca ani gelen KOMUTANLIKTAN bir emirle,ALAY TAHADAT alanında tüm alaydaki TABURLARIN toplanmasına karar veriyor ZAFER BOZKURT paşa.
Gittik yürüyüş kolunda TAHADAT alanına tüm alay en alt personelden en üst personele kadar TEKMİL durumunda.
                                

İlk önce ALAY komutanımız  ALBAY RIDVAN SOPACI uzun bir konuşma yaptı askerlik ve düzen hakkında.
                                         

Sonra ZAFER BOZKURT paşa bir hışımla gelerek kısa bir konuşma yaptı tam aksine konuşmasında DOKTORU ima ederek ismini kullanmadan çok ağar bir konuşma yaptı ve arkasından şunu ekledi,burası TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ sizin DEMOKRASİNİZİ……………………………………!
Alaya emir verdi tüm taburlar dönüş yapacak ve akşama kadar tüm alayda disipsizlikle ilgili her şey düzeltilecek.
YEMEKTE YENECEK,SAÇTA KESTİRELECEK,EMİRLERDE DİNLENECEK.
Öylede oldu akşama kadar tüm konular halloldu.))
                                


Askerliğim bittikten sonra DR A.M beyle bir yerde karşılaştık hiç benden hoşlanmadı ama ben o yerde kendisini görünce jetonlarım düştü benim içinde askerde nasıl o bilgiyi erata sunduğunu o zaman anladım.
Daha sonra eşimin rahatsızlığında bir kerede ASKERİ HASTANEDE karşılaştık.

1989 yılındaki belediye seçimlerinde İSTANBULUN büyük bir ilçesinden BELEDİYE BAŞKANLIĞI için adaylığını koydu fakat az bir farkla şeçimi kaybetti.

Evet arkadaşlar lüks zenginleşmiş masalarınızda ve iftar sahur sofralarınızda yemeklerinizi yerken o VİCDANLARINIZI iyi koruyun bu MİLLETİN kuzularını zehirleyen kimlerse bulun ve cezalarını verin.
Ülkemize yapılan hainliğin artık DERECESİ kalmadı, adeta ihanet şebekeleri her koldan saldırıp şu görüntüyü veriyorlar OSMANLININ HASTA ADAM dönemini.

Türkiye ve onun ordusu içinde en son yapılan FETÖ ihaneti ve başta PKK ve diğer terör örgütlerinin saldırmaları yanlış DIŞ SİYASETİN getirdiği ülkemize farklı sıkıntılar maalesef TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ yıpratmışken birde bu şekilde daha ne olduğu belli olmayan belkide büyük ihtimal SABOTAJ olması muhtemel askerlerin zehirlenmesi meselesi ORDUMUZ içinde ve kamuoyundada büyük olumsuz görüntü ve prokobandaya maruz kalındığımızı göstermektedir.
Unutmayınki kalacağımız büyük iç ve dış sıkıntılarda MİLLETİNİN güvenini kaybetmiş bir ordu müessesi ülkemizin İSTİKLALİNDE ve İSTİKBALİNDE kifayetsiz kalabilir. TÜRKLER 1000 yıllık topraklarını İHANET ÇETELERİ ve onları DIŞARDAN idare eden BATILI SİYONİST güçlerin hareketleri ile kaybedebilir ilelebette bir daha devlet olarak bu topraklarda hakimiyetini sürdüremiyebilir.

Bir tatlı anımla bu yazıyı kapatıcam.
Yıl 1982 otelin mutfağında bulaşıkları yıkıyoruz okuldan arkadaşım ŞEREF ile beraber.Bulaşıklar dağ gibi makinalar yıkasada personele çok iş düşüyor.Bir yerden tabakları bardakları kurularken bir yerden şarkı türkü laflıyoruz sigara tüttürüyoruz.
Şeref çok delikanlı mert bir arkadaştı ALLAH UZUN ÖMÜR versin umarım sağlıkta sıhattedir.
Askerliğin ilk on günündeyim cumartesi günü hamamdan çıktık bölüğe gidicez yanımızda ALAY komutanımızın forsu açık aracı durdu şöför indi yanıma geldi, ZEKİ naber aaaaaaa bir baktım ŞEREF.
                    

Naber falan sarıldık ŞEREF bizim çavuş arkadaşa siz gidin bölükten bir soran olursa benimle olduğunu söylersiniz dedi.
Konuşarak hamama geri döndük sağolsun tatlı,meyva içecek meşrubatlar hazırlattı oturduk bayağı bir sohbet ettik o günlerden.
İyi hatırladın beni ŞEREF dedim ZEKİ unuturmuyum hiç dedi sesin kulağımdan hiç gitmez o dağ gibi bulaşıkları yıkarken ZEKİ MÜRENİN son plağından NE ZAMAN GELİRSEN GEL BAŞIMA TAÇ OLURSUN SEN BENİM ESKİ DEĞİL ESKİMEYEN DOSTUMSUN şarkısını mırıldanır öyle tabakları kurulardın dedi, gözümüz doldu.

Evet arkadaşlar tekrar başsağlığı veya geçmiş olsun dilemiyecem TOPYÖKÜN ülkemizi toparlayalım kırıp döktüklerimizi tamir edip yerine koyalım.

ZAFER BOZKURT paşanın askerleriyiz.!!
                           

DR:)
                                   

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN


2 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Okurken askerlik yıllarımız aklımıza geldi.
    Bizler yani www.turkobet.blogspot.com.tr olarak size çok teşekkür ederiz. Arkadaşlarımıza da bu yazıyı okutacağız.

    YanıtlaSil