11 Mart 2017 Cumartesi

KIBRIS AZİZ BARNABAS ESİNTİLERİ..

                              

Sevgili dostlarım mutlu ve pırıltılı bir Pazar günü geçirmenizi dilerim..
Önce yoğun ilgi ve alakanız gösterdiğiniz sevgi ve şefkat için çok teşekkür ederim..
Geçen hafta yazımı bitirirken cevap yazıma gelirse devam ediceğimi söylemiştim aynı konuya,fakat gelmedi onun için bu hafta başka anılarla karşınıza geliyorum.
Fakat burda orijinal bir belge niteliği taşıyan materyel paylaşıyorum,geçtiğimiz hafta ele aldığım konuya ilerki günlerde nasıl devam ediceğimi herkes anlasın ve ciddiyetimizi fark etsinler..
Bu ülkede hergün her kesim insanımızdan şehitlerimiz tarih boyunca var paylaştığım zarfın üstündeki geçen isimlerin hepsi genç yaşında ŞEHİT .Bu insanlar geçtiğimiz haftaki yazı içeriğine dikkat ederseniz fark edip sonraki tarihlerde şehit olmuş insanları,zamanla anlıyacak ve kavrayacaksınız..

Yazıma başlamadan evvel bazı TÜRKİYE deki kozmik merkezlerede huzurlarınızda mesaj geçmek istiyorum..
Geçtiğimiz son altı yılda ülkemizde yeni egemen olan bir gurup aslında gerisi berisi hep var olan ama dükkanın ambalajı yeni olan tayfa özellikle ANKARA ve İSTANBUL gibi merkezlerden bağarıyorlar..
Yok öyle BABADAN OĞULA SALTANAT ve MİRAS  diye bağıran arkadaşlar var, ben bu söylemi yayan Galatasaray ve İstanbul Erkek liseli bir gurubun tarihten  ne niyetler ve tiniyetler içinden bu konumlara geldiğini iyi bilen bir insanım..
Onlara ve kendilerine kalkan olucak güç merkezlerine söyliyeceğim nazikçe şu olur,nazikçe diyorum neden bazen böyle güzel genç alımlı bayan yakınları ilede mesaj geçiyorlar onun için ağzımı bozmadan söylem geliştiriyorum..

Arkadaşlar,malatyada babandan kalma kayısı bahçesi,giresun trabzonda babanızdan kalma fındık bahçeleri,rizede babandan kalma çay bahçesi,karsta babandan kalma yağlı kaşar fabrikası ve diğer illerdeki ilgili konular sizlere MİRAS kaldığında ne yapıyorsunuz SEBİL diye dağıtıyormusunuz..
Basında ve sosyal medya,medyada her gün bu ülkede miras paylaşımı yüzünden kan davalarını,hadiseleri ve kanlı olayları görüyoruz ve izliyoruz..
Sizlerde MALATYADA,TRABZONDA bu milletin içindesiniz kendi evinizde bir menfatiniz bozulsun bana bu lafı yüksek yerlerden söyleyemezsin babandan kalan miras için öz kardeşlerinizin analarınızın yeri gelir TAŞ ile başını ezmeye kalkarsınız..

Mars gezegeninde yaşamıyoruz burası TÜRKİYE…
Kimi kandırıyorsunuz o yaydığınız  senaryolarınız çakma,verdiğiniz talkım çakma,sözleriniz çakma ama kapalı kapılar arkasındaki kirli konuşmalarınız doğru onları  iyi biliyorum..
                 

Sovyet masasını ELLİ yıl yaşamış ben, ülkemizde kimlerin ABD ve İNGİLİZ güvenli evlerinde boynu bükük direktif aldığını iyi bildiğimi sizde bende biliyoruz değilmi kolay gelinmiyor tabi bir yerlere..))
Unutmayın her zaman bir bilen,duyan,gören çıkar?
                                   

Yazıyorum BABADAN OĞULA mirasın önemini anlayın, icraatsız babaların,icraatsız yatay geçiş yapan SANSARLARI…
                          

10 TEMMUZ 1980 ERCAN HAVALİMANI KIBRIS…………
Hava çok sıcak Lefkoşe ercan havalimanına araç geldi ailece Girneye doğru seyrediyoruz..
Girnede babam ilk defa DORANA otelde rezarvasyon yaptırmış.Sebebi otel yeni mefruşat değiştirmiş tadilat yaptırmış aynı zamanda DOM otelin plajını kullanabileceğiz gibi hemde daha ekonomik o günlerde.
Otele girdik geniş lobi alanı çok serin KILİMALAR çok güzel çalışıyor ve servis hizmet mükemmel.
Çünkü lobide koltuğa oturur oturmaz seramik sürahilerde içi buz dolu  hemen  su ve yanında kahve ikramı yaptılar..
                      

O gün ailece deniz ve gezme ile geçirdikten sonra ertesi gün sabahtan babamın arkadaşı KIBRISLI ERGİN bey geldi(KOD ADI).
Sarıldı OSMAN ağbi hoş geldin nasılsın sohbet ve muhabbet ediliyor bir yerden çeşitli konularda iş görüşmeleri yapılırken,ERGİN ağbi şöyle dedi.
Osman ağbi yarın DR SCHULTZ(BATI ALMAN) sizin gibi ailesi ile burda
                             

 olucak LEDRA PALAS kapısından giriş yapıcak.
                        

Babam şaşırdı beklemiyordu böyle bir şey,hayırdır ERGİN dedi.
Ağbi bir işim var onla o bir Mercedes araba ile gelicek aileside burda tatil yapıcak dönerkende RUM kesiminden uçakla dönücekler arabayı burda bırakıcak küçük bir işimiz var ağbi dedi.
Babam hayırlı olsun ERGİN dedi, ağbi gel senle LAPTA ya kadar gidelim sana bir hanfendiyi tanıştırıcam dedi.
Peki dedi babam,anneme döndü sen kızı al çarşıya alışverişe git ZEKİ benle gelsin dedi.
O şekilde patlıcan rengi ford tanus cabrio (sport tek kapı) araçla sıcak havada laptada beş parmak dağlarının eteklerinde bir villaya gittik..
                                  

Villanın kapısını zarif bir İngiliz bayan açtı içerde bizi misafir etti kahve ve sularımızı içerken sohbet ettiler ve sonra ERGİN ağbi İngiliz bayana dönerek OSMAN beye bir gösterelimmi dedi.
İngiliz bayan zarif bir şekilde gülümseyerek villanın ikinci katına bizi çıkardı ve cebinden çıkarttığı  anahtar ile bir odanın kapısını açtı içeri girdik  üstü örtülü  bir tablo ERGİN ağbi üstünü açtı ve altından İSA hazretleri ile ilgili tasvirler olan  büyük bir tablo çıktı bana göre o yaşta.(aslı ikona)..

Babamın biraz yüz ifadesi bozuldu ve sertleşti.Osman ağbi dedi ERGİN ağbi, DR SCHULTZ bu kadına bu İKON için seksenbin tl ve bir Mercedes getiriyor 230E dedi.

Babam fazla yorum yapmadı kafasını salladı..
Müsade isteyerek arabaya bindik dönüyoruz ama babamın keyfi kaçtı ve bu konudan hiç bahsetmeyip kendi ile alakalı konulara döndü.
Ergin ağbi yarın için babamdan söz aldı DR SCHULTZ ve ailesi ile geliceğini beraber olmamız için.
.
Babam olur dedi ERGİN ağbi ayrıldı arkasından KEMAL ağbi geldi babam kendisini çok severdi.
Kemal ağbi babamla sohbet ederken babam kemal ağbiye çıkıştı bu ERGİN ne karıştırıyor böyle diye.Kemal ağbi çok sağlam bir insandır yaşıyorsa halada öyledir,sorma OSMAN ağbi dedi bu biraz burda fazla açıldı başını belaya sokucak diye sıkıntı ifadesi yaptı..
Osman ağbi dedi sen yarın onlarla beraber ol DR SCHULTZ madem geliyor, sonraki günlerde ben seni misafir edicem adadan ayrılana kadarda seni ben gezdireceğim.
Babam memnun oldu KEMAL ağbiyi severdi çok sağlam çocuk derdi.
Ertesi günü DR SCHULTZ eşi ve iki oğlu geldiler oğullarından biri çocuk felci geçirmiş, ne enteresan benim bir arkadaşım daha vardı tarık oda çocuk felci geçirmişti oda almanyada yaşıyor onunda annesi alman babası Doktor BOŞNAKTI..

Otelde kalabalık tüm misafirler ve ergin ağbinin ailesi yemek yedik uzun saatler daha sonra ayrıldık..
Babam DR SCHULTZ ve ERGİN ağbi ile akşam ayrılırken sizin işleriniz var ben bundan sonra biraz tatil yapıp dinleneceğim ailemle adadan ayrıldıktan sonra istanbulda görüşürüz yada mektuplaşıp haberleşiriz diyerek onları yolcu etti.
Adada kemal ağbi bizi misafir etti gezdirdi,tatil bitince tekrar istanbula geri döndük..
O arada yine babam KIBRIS gidip geliyor yıl 1982 oldu ERGİN ağbiden bir haber aldık aniden kıbrıstan ailesini alarak LONDRA ya yerleşmiş..
1983 yılı başında babam rahmete kavuştu.Kısa günler içinde DR SCHULTZ bana geldi ve biraz oturduk.Kıbrısa geçiceğini söyledi biraz istekleri vardı onları istanbulda temin etmemi söyledi ve dönüşte uğrayıp onları alacağını hazır etmemi bana anlattı.
Peki dedim kısa müddet içinde isteğini hallettim bir kenara koydum geldiğinde vermek için..
Bir hafta sonra geldi,fakat hiç keyfi yoktu morali bozuktu hazırlık yaptığım materyelleride istemedi kalsın dedi ve ben gidiyorum dedi gitti.
Kısa bir zaman sonra adadan rahmetlik ONUR ağbi geldi,nasılsın ağbi derken konuşuyorum DR SCHULTZ dan bahsettim onunda ADA ya gidip geldiğini söyledim güldü ZEKİ dedi onun işi bitti.
Nasıl ağbi dedim KIBRIS FEDERE DEVLETİNE, adaya giremeyeceğini eğer girerse tutuklanacağını söyledi.

Şaşırdım neden dedim ses etmedi, peki ERGİN ağbi dedim oda dedi LONDRA dan döndüğü anda tutuklanacak onun için gelemez dedi..
Zorladım sebeb ne ağbi dedim,ONUR ağbi biraz zorlarsan tatlıydı dili açılırdı,dedi adada  AZİZ BARBANAS kilisesi vardır o soyulmuştu 1980
                                

 yılının başında evet ağbi dedim oraya giren hırsızlar bazı değerli İKONLAR ve önemli tarihi eserleri çalmışlar bu olayda bunlarında parmağı var diyince bir anda aklım ve hafızam toplandı..

Onur ağbi dedim LAPTA İngiliz kadın, güldü. ZEKİ çocuksun ARAS dedi..))
Uzun yıllar geçti adaya uğramadım ama TÜRK DERİN DEVLETİ içinde konulara ilgiliysen, devamlı KIBRISI takip etmen gerekir çok önemlidir..
1996 yılı adanın önemli gazeteci ve yazarı merhum KUTLU ADALI öldürüldü,ada halkı tarafından KIBRISIN UĞUR MUMCUSU olarak tanınır..
Sonraki aylarda eski bir ülkücü tanıdığım aradı ANKARA dan ZEKİ dedi naber iyiyim sen nasılsın dedim,iyidir geçen seyahatteydik KIBRISA gittik JASMİN COURT otelde kaldık çok eğlendik adada dedi.
                          

İyi yapmışın uzun yıllar oldu gitmedim bir kısmet olsada gitsem dedim.
Yeni evlendim iş güç sıkıntı çok fazla o arada KIBRIS ile uluslararası bazı gelişmeler oluyor bu benim uzmanlık alanım, konular hassaslaştıkça dikkatimi çekiyor…
Kasım ayı oldu düşünüyorum RUSYA pazarı varken KIBRISTAN oraya NARENCİYE ihraç edebilirmiyiz diye düşünüyorum derin derin PORTAKAL,MANDALİNA,LİMON ..)))

Kıbrıstaki  güvenlik kadrosuda muhteşem BARIŞ KUVVETLERİ KOMUTANI em.orgeneral  sayın HASAN KUNDAKÇI ,GÜVENLİK KUVVETLERİ KOMUTANI em.korgeneral sayın GALİP MENDİ MİT (MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) temsilcisi sayın EMRE TANER ada efsane güvenlik mensubları ile dolu..
Konular bu şekilde seyrederken en iyisimi dedim hanımı alayım yeni evliyiz kıbrısın o muhteşem ikliminde biraz dinleneyim birazda ortam nasıl yerinde TEST edelim..
Kasım 1996 KKTC……
Uçağa atladık doğru kıbrısa daha evvel LAPTA da çok klasik çok orijinal  çok lüks ve çok misafirperver bir otele rezarvasyon yaptırmıştım.
Ercan havalimanından taksi ile direk LAPTA ya otele gittik.Odaya çıkarken rica ettim bir araba kiralama şirketi bir araç yollasın.
                              

Odadan indik,bir kahve içerken araçta geldi teslim aldım ve öğlen yemeği yemek için GİRNE sahiline gittik.Aracıda GİRNE belediye otaparkına çektim açık merkezde.
Sahilde oturduk bir restorantta yemek yedik kalktık otaparka doğru gidiyoruz uzaktan bir baktım birisi benim arabanın plakasına bakıyor.
Hemen tanıdım kemal ağbi çok uzun zaman oldu görmeyeli ama o.
Hızlandım bizi fark edince döndü gidiyor ama arabanın başına geldim ve seslendim KEMAL ağbi..!

Döndü meraba dedi,dedim ben kimim.Laptada bir arkadaş vardı eskiden omusun.))
Güldüm ben rahmetli OSMAN beyin oğlu ZEKİ.Düşündü yutkundu ha hatırladım tamam dedi.
Ama soğuk öyle olmasının nedeni sanırım adada son altı yedi ayda gelişen hadiseler.
Aslında öyle olmaması gerekli sanırım ANA teşkilat YAVRU teşkilata gazı koymuş,CİNGÖZ adaya indi iş peşinde.
                     

Kısa konuştuk ONUR ağbi rahmetli olmuş,ERGİN hala londrada yaşıyormuş,dedi nerde kalıyorsun LAPTADA bu isimli otelde, iyi ben gelirim dedi eyvallah beklerim dedim ayrıldım..
Tabi laptada kaldığım otelin sahibi önemli bir LORD ingilterede, kendisi ve eşi çok kibar insanlar ama birde o dönemde önemli bir yeni emekli paşamız ile sık sık görüşüyorum oda geçmişte orda GÜVENLİK KUVVETLERİ komutanlığı yaptı adada çok severler.
Fazla sürmedi biz adayı gezerken iki yaşıtım arkadaşı KIBRIS teşkilatı bize yaklaştırdı…
Günlük konulardan konuşurken yavaş yavaş malumatta alıyorum..
Nasıl oldu ALİ(kod adı) ve METİN(KOD ADI) bu merhum KUTLU ADALI cinayeti adada dedim.
.
Değerli bir insan adada kolay kolay böyle insan yetişmiyor dediler ve hadiseyi aynı kamuoyuna yansıdığı şekilde anlattılar..
Aziz Barnabas kilisesinde LAHİT MEZAR açılıyor ve içindeki sembol tarihi eserler çalınıyor..
Bu hadisenin üstüne merhum KUTLU ADALI ağır sözlerle ANA VATAN yetkililerini suçladıktan kısa zaman sonra bu hadise vuku buluyor..
ANA VATANDA ne oluyorsa maalesef YAVRU VATANDA da paralel hadiseler vuku bulmaya başlamış!

Lahite girenler MADENCİLİĞİ biliyorlarmış sabaha kadar dört beş kamyon toprak çıkmış..

Kıbrıs gibi bir yerde tavuk vurulmazken bu olayların olması tabiki Kıbrıs halkının en yetersiz bilgiye sahip olanının bile ne düşündüğünü tahmin etmek mesele değil..))
Tabi benim gibi biriside SİKENDER ağbisinin anektot sözünü anımsayıp acı tebessüm eder..

Türkiyede tüm derinlerin kuyruğu birbirine DEĞER.Bunun yurt dışına taşınan adresleride bellidir..
Adaya kısa zaman içinde dönmeye karar vererek harika bir tatil yaparak adadan ayrıldım..
Adadan ayrılırken kafamda şu soru işareti vardı..
1981 yılında HAKKARİDE bulunduğu söylenen BARBANAS İNCİLİ içeriğinin basit bir şekilde bulunmasından birkaç yıl evvel bir büyüğüm tarafından  bana anlatılması çok garibime gitmişti..
                              

Buda şunu gösteriyor ya bu İNCİL daha evvel bulundu 1981 yılında tekrar bulunmuş olarak kamuoyuna bir şekilde sızdırıldı.
                 

Yada birkaç kopya asıl olarak yazılmış bu kopyalardan içeriği bilenler var..
YIL 2000  İSTANBUL BEYOĞLU…..
Bir beyefendi buldu beni oturduk sohbet ettik bazı tanıdığım isimleri ranselman  verdi büyükte benden kibar ve eski bir insan kendisi gülerek bana dedi ben MİLLİ SİMBATIM..
                         

Çok benziyor hakikaten güldük,sohbetlerimiz bir müddet devam etti.
Barbanas konusunu açtı ben pek dinler tarihi ile ilgilenmem,SULHİ  bey(KOD ADI) kendisi Süryani kökenli bir vatandaşımız olduğu için iyi şekilde ARAMİCE (Süryani dili lisanı) biliyor kendisinin ifadesi belirli bir askeri karargaha götürülüp bu BARBANAS İNCİLİ konuşmamızdan çok yıllar evvel gösteriliyor ve bazı bilgilerine başvuruluyor..
                             
                           


Sanırım benimle görüşmesinden anladığım acaba bu konu veya benzer ilgili konular hakkında bir sakladığım malumat ve bilgi varmı birazda onu test etmek için sohbetler etti kanatındayım..
                      

Arkadaşlar önemli olan bir hadise STRATEJİK olarakta haklı çıkmak ve hayatta ön almak.
Bugünlerde sanırım TÜRKİYEMİZİN açılımlarından geldiğimiz noktayı ve yöneticilerimizin açıklamalarından ne kadar iyi öngörü yaptığım meydana çıkıyor..
Herkesin bir hayat felsefesi ve çizgisi var her yiğitin ayrı bir yoğurt yeme şekli var..
Kıbrıs ile ilgili adaya kısa zaman içinde o tarihlerde döndükten sonra yine bazı enteresan hadiseleri  ileride dile getiricem..
En başta mektuptaki İSMAİLİ şehit sayalım hayatının baharında kaybettik 2005 mayıs ayında.
Mektuptaki jandarma subayımız şehit ASLAN KULAKSIZ beyi hain bir terör pususunda eşinin yanında 31 temmuz 2015 tarihinde MUŞ MALAZGİRT ilçesinde kaybettik.

7 haziran 2015 em.jandarma albay FEHMİ ALTINBİLEK eşinin yanında seçimlerin yapıldığı gün şehit edildi..
                                

Dahada bir çok hadise şunu söylemek istiyorum İYİLERİN ve KÖTÜLERİN listelerini tutmuyoruz kaybettiklerimiz gerçekte bize aksettirildiği şekildeki konular yüzündenmi zamansız ayrıldılar yoksa hepsi farklı meseleleri ÖRTMEK içinmi…..?
Hepinize iyi pazarlar..
DR:)

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder