27 Mart 2017 Pazartesi

İLAHİ İNTİKAM..

                                       

Sevgili takipçilerim hepinize iyi haftalar, mutlu bereketli, huzurlu günler ömrünüz boyunca geçirmenizi dilerim..
Bugün farklı bir konudan bahsedicem kendimden anlatıcam sizleri başka dünyalara taşımak istiyorum..
Kader dediğimiz hadise insanı bir yerden bir yere öyle bir savuruyorki insan bazen dünyayı ,tanrıyı çok farklı şekillerde düşünüyor ve kendine göre bir DUYGUSAL gelişim kazanıyor..
                                  

1982 yılında rahmetli babam İSVİÇRE de  LOZAN otelcilik yüksek okulu yöneticileri ile görüşmüştü ülkemizde okulumu bitirdiğimde ordaki OTELCİLİK yüksek okuluna gidicektim..

1983 senesinde genç yaşında babam ölünce aniden tüm yaşamım ve girdiğim tünel ,yol değişti..,
Taktiri ilahi böyle olması ALLAH tarafından gerekiyormuş diye insan düşünebilir ne kadar çok şey bilsende sonunda mecburen TANRIYA ALLAHA bağlanıyor herşey..
O tarihten bugüne kadar okuduğunuz serüvenlerle hayatımı yaşadım ve hala ağar mücadele içinde yaşıyorum..
                              

Tabi ben bu mücadeleleri verirken birileri arka planda hep oynadılar ve şu andada  aynen oynuyorlar..
Türkiyede DERİN DEVLET yapısı içinde gelişen aileler hep oyun oynar bu oyunlar bazen kanlı,bazen kirli ve şerefsizcedir..
Son geçirdiğim altı yıldada hadiseler aynen böyle devam etmekte kendilerini BÜYÜK GÜÇ gören ve ülkemizde kudreti çok yüksek olduğunu  hep düşünen bir yapı var ..
Bunlar zamana göre evrilen ve siyasi ideolojik olarak yılan gibi kabuk değiştiren bir yapılanma..
Bugünlerde artık en üst seviyede harekat tarzına ulaşmış durumda bu örgütlenme..

Tabi kendini koruyan,kollayan hakkını arayan herkesede SALVO tehdit ve gözdağı vermekle uğraşan bir sistem yapılanma..
 Ben çok duygusal bir insanım hayatta gördüğüm çok büyük kötülükler için sadece TANRI dan yardım istedim,hiç güç kullanmak için yapılanmadım hatta yanımdaki dostlarım ve arkadaşlarım hep birer birer hayattan ayrıldı ben yalnız kaldım tek TANRI ya inandım..
                                   
Bugünlerde BATILI insanlara karşı büyük ve haklı bir tepki var, yılların acıları sıkıntılarını bizlere yaşattıkları için..
Ama birde şöyle düşünmek lazım hep batılılar kötü, bizmi doğruyuz..
Hayatımda çok yakınlarımdan ve arkamda dolaşan insanlardan kötülükler gördüm.


En büyük hadiseleri GÜCE ve MADDİYATA sahip olmak istemeleriydi.
Bunların hepsinin öyle derin istihbaratını yaptım çünkü BİLGİYE ulaşırsan güce ulaşırsın ve bu ulaştığın güçle, BAHÇESİNDE KAYISI,FINDIK yerken
                                   

 devamlı insanların düşünmesini sağlarsın..
Amerikalılar kahvaltıyı çok kuvvetli yapar BEYKIN EGGS(DOMUZ PASTIRMASI YAĞDA YUMURTA) reçel,tereyağ  krousan( Fransız çörek)portakal suyu ve FRENCH CAFE(SİYAH FRANSIZ KAHVESİ) bu onları tüm gün ayakta tutabilecek kaloridedir..
                     

Sosyoloji ve pisikoloji çalışmasınıda her birinide yapman gerekli düşmanların ne düşünür hangi pisikoloji içindedir,gizli zaafları nelerdir gibi..
En çok  yaptıkları kendilerinde olmayan gücü ele geçirmek kontrol etmek, bunu engelliyecek  kişileri veya  asıl sahibini her şekilde bertaraf etmek..
Gerçek yaşanmışlıkları birkaç yıl sonra kitap şeklinde yazmayı ve bu süre zarfında sizlere yazılarımla hizmet vermeyi tekrar tahahüt ediyorum..
                                              

2008 yılının MART ayında İTALYADA GLADİO SAVCISI sayın FELLICE CASSON ülkemizin 11.CUMHURBAŞKANI sayın ABDULLAH GÜL beyefendinin davetlisi olarak ülkemize geldi..
                                 

Devlet erkanımızla görüşmeler yaparken BİLGİ ÜNİVERSİTESİNİN başını çektiği GENÇ SİVİLLER sivil toplum örgütlenmesinin davetlisi olarak bir seminer verdi bende ağır rahatsız olmama rağmen bu seminere katılarak kendisini izledim..
Komik olan yüksek derecede göğüs ağrısı çektiğim için devamlı takım elbisenin altından göğsümü tutuyorum ağrıyı dindirmek için, yüksek düzeyli güvenlik duvarından geçsekte içerdeki sivil polisler çok rahatsız devamlı beni uzaktan izliyorlar..
Sayın CASSON verdiği seminerde bir muhabirin sorusunu yanıtlarken İTALYADA soruşturmayı yürütürken İTALYAN ASKERİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI (SİSMİ) arşivlerinde dört beş TÜRK e rastladım dedi..
Bunlar AVRUPADA çeşitli tatbikatlar yapmışlar diye açıklama yaptı..
ERGENEKON hakkındada yapılması gerekli olan konulara kendilerinin nasıl eğildiğini anlattı..

Ben sayın CASSON beyi çok keyifli bir AVRUPALI olarak gördüm gözlerimin içine baktığında ,isterimki 2008 yılından bugüne geldiğimizde TÜRKİYE  ERGENEKON ve 15 temmuz 2016 kalkışmasına kadar gelen süreç hakkında ne düşünüyor,bu çok önemli..
                               

Yıl 1989 rahmetli  eski emniyet mensubu bir arkadaşım akşam telefon etti,ZEKİ bir yakın babadan ailece tanıdığım dostumla geliyorum bir yere gidelim rakı içelim hem tanışırsınız hemde sohbet eder rakı balık yaparız.Okanın babası MET (MİLLİ EMNİYET TEŞKİLATI) çok önemli  üst rütbede görevliydi rahmetli ORHAN bey..
Geldiler son model bir mersedes İSVİÇRE plakalı araçla, arkadaşın adı KEMAL bey isminde  temiz görünümlü bir insan..
                             

Atladık gaza bastık TEŞKİLATIN eski haber elemanlarından TEKİN ağbinin mekanına rakılar balıklar geldi içiyoruz.
                    

Kemal bey 1960 lı yıllarda çocukken babası ile İSVİÇRE ye işçi ailesi olarak gitmişler artık emekli olup kesin dönüş yapmışlar..
Tanışmanız nerden okan kardeşimle dedim güldü,ağbi dedi ülkemiz 1975 yılından sonra ambargolu yıllara girince HAVA KUVVETLERİMİZİN uçaklarındaki hassas saatler gerekiyor bunları ambargodan dolayı alamayınca sıkıntı çekiyoruz.

O zaman MİT beni ve babamı buluyor,sonra kemal bey dedim sonrası ağbi bizi hiç ilgilendirmedi, nasıl oluyor bu iş dedim ilgilendirmiyor..
İsviçrede bir fabrikanın bahçesine çekiyoruz aracı sonra ertesi günü teslim alıyoruz,ailece yıllık izne geliyoruz..
                        

Gümrükten girerken olduya bir sıkıntı bu kartı gösteriyorum..
Cüzdanından çıkarttı CUMHURBAŞKANLIĞI BAŞMÜŞAVİRİ ALB.K.Ö
Kartın arkasındaki yazılı isme hertürlü ilgi ve alaka gösterilecektir..

Güldüm bayağı o yıllarda ciddi konu bende bu konuları bildiğim için arkadaşa bir sempati duydum uzun zaman bu sistem böyle devam etmiş daha bir çok konudan konuştuk.
.
O yıllarda yine İSVİÇRE  OERLİKON şirketinin lisansı altında ilk 20 mm uçaksavar toplarını arkasından 35 mm radar kitlenmeli topları ÇANKIRI da üretmeye başladık.
.
O gece ayrıldık neşeli bir şekilde aradan bir müddet sonra okan dedi hadi gel KEMAL kardeşimin yanına gidelim HAMBURG isimli kahveyi satın almış,atladık gittik bir baktım eski tanıdığım BÜLENT isminde bir arkadaş masada oturuyor çok eski tanırım beni görünce rahatsız oldu nerde
                                     

 KEMAL bey diye sordu OKAN, dedi bugün gelmiyecek ağbi,peki dedik çıktık..
Okan birkaç gün sonra geldi ZEKİ sorma dedi KEMAL kalp kırizi geçirmiş vefat etmiş defnetmişler..

İSVİÇREYE gitseydim  çok güzel olurdu hem kimbilir kimler vardır oralarda…!!

Hepinize saygılarımı sunarım,
                           

ZEKİ ARSLAN..

21 Mart 2017 Salı

DERİN SAVAŞLAR VE ALMANYA

            

Sevgili takipçilerim bu yazımı bugünlerde TÜRKİYE ve AVRUPA da başta ALMANYA olmak üzere ülkemiz ilişkilerinde sıkıntılı ve diplomatik kuralları bile askıya alacak bir kıriz ile karşılaşmış  durumdayız.
Ülkemiz ve ALMANYA başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinin liderlerinin karşılıklı sert açıklamalarını basın ve sosyal medya üzerinden izlemekteyiz..
Tabi bu durumda sizler SLOGAN niteliğinde atılan ve ülkemizin iç siyasetine dönük, bilgiden daha çok PROKOBANDAYA dönük konulara bu şekilde şahit  oluyorsunuz...

Suyun altında tarihsel olarak bugünlere kadar gelen hadiselere vakıf değilsiniz olmanızında kolay kolay imkanı yok..
TÜRKİYE ALMANYA ilişkileri batıdaki ülkelerin içinde en tarihsel olanıdır her konuda bunlara girmiyecem sizlere kendi hayatımdan kesitler sunarak bu ilişkilerin kendi yaşanmış cephesinden sizlere  sunum yapıcam..
Önce sizlere şunu söyliyeyim benim normalde AMERİKA ve ALMAN devletlerine çok yakın olmam gerekliydi bu ülkelerin yetkilileride bunun tarihsel nedenlerini çok iyi bilir ben tam tersini yaptım ve RUSYA ile ilişkilerime önem verdim.

Bunlar çok uzun konular burda girmiyecem ama bilin istedim bunu zaten SAĞIR ODA dizisinde bir müddet verdiler ama beni PERİSKOP yayınlarından tanıyan dostlarımın gülmesi için burdan aktarayım LİSE 1. Sınıfta ALMANCA kursunun bilerek zamanını geçirtip dönemi atlattım İNGİLİZCE kursuna yazıldım rahmetli babam çok kızmıştı..))
                              

Bugünlerdeki gerilim aslında dünyanın gelişiminde stratejik olarak ülkelerin rekabetinden kaynaklanan sorunların bizim ile olanlarından kaynaklanmaktadır aslında işin sosyolojik yanı gösterilsede hadise tamamen EKONOMİK veriler üstüne gelişmektedir..
Jeo stratejisi kuvvetli olmayan Avrupa Doğuya kayan bir büyük ekonomi ile ilerki dönemde çok zor durumda kalacağını biliyor ve içindeki yabancı göçmen nüfuzunda kendisi için hiçbir ekonomik ve sosyolojik getirisi olmayacağını biliyor.
Gelişen teknoloji göçmen nüfusun yaptığı tüm çalışmayı minimize etmekte, artık onların gizli beyinlerindeki düşünce UCUZ MALİYETLİ KÖLE ihtiyacı kalmadığını çok uzun zamandır ,1980 li yılların başından beri hesaplama yapmaya başlamışlar ve ilerde yapıcaklarınında planlamasını o tarihlerde kurgulamışlardır..
Peki neden şimdi ,çünkü suyun altında bir çok kirli işler ile götürülen ilişkiler sonrası dosya savaşları ve karşılıklı menfaatlerin tükenmesi en önemlisi tekrar söyliyeceğim tüm DÜNYA EKONOMİK sistemindeki daralma..

Ayrıca ARİ AB düşünceleri kurulurken bunun için kendi SOSYOLOJİK yapılarına yüksek oranda ters gelen İSLAMİYETİN artık rahatsızlık göstergesi olduğunun vurgulanması ve aslında bunun gerçek olduğunun kabul edilmesi konunun başını kısmi olarak  çekiyor..
Unutmayınki bu ARİ düşünceler ORTA ÇAĞ AVRUPASINDA her türlü kendinden olmayana yapıldığı gibi ta o çağlardan itibaren ekonomi ve kapitali elinde tutan Yahudi ırkınada en son 75 yıl evvel AVRUPANIN göbeğinde temerküz kampları ile soykırım yapıldı..
                                    

Gerçekler acıdır konuşmak lazım KORKAKLAR ve ŞUÇLULAR gerçeklerden kaçar..!!

Bugün TÜRKİYE ile olan bir çok sıkıntının altında bu olduğu gibi BATI tarafından tekrar parçalanmak istenen ve SEVR anlaşmasına tekrardan getirilmek istenen ülkemize karşı TOPYÖKÜN bir saldırının başlangıcıdır..
                                  

Burda özellikle ALMAN derin devleti pek telaffuz edilmez ve topluma yansıtılmaz AMERİKADAN bile DERİN bir tarihi ALMANYA yapısı vardır..
Onun içinde ülkemizde ALMANYA,İNGİLTERE VE AMERİKA çıkarlarına ters düşücek her türlü faaliyet esnasına maalesef ilk önce çok  zaman MİLLİ İHANET ŞEBEKELERİ ile çarpışıcaksın..
                              

Karşınızda olucak yapılar öyle yapılarki SAĞIR ODA dizisinde seyrettiğiniz görüntüler çocuklar için ÇİZGİ FİLM olarak kalır.
.
Batılı ve hırıstiyan devletlerin bize karşı bu kadar saldırgan olmalarının ve  kendilerine güvenmelerin  sebebi içimize çok iyi stratejik yerleştikleri içindir..

Özellikle SOVYET GAZINA ve HAMMADDESİNE bağımlı bir AVRUPA SSCB çöküşünden sonra KAPİTALİST RUSYANIN NATO ülkesi olan TÜRKİYE ile her konudaki işbirliğinde gitmesi ve en önemlisi ENERJİ geçişlerinin ülkemiz üstünden yapılması işte şu anda DİREK bu saldırgan tutumu bize yöneltildi.


Benim  şahsım olarak ALMANYA ile anlatıcaklarım 1.dünya savaşından başlar ikinci dünya harbinden bugüne gelir.
Ben bu bölümdeki anılarım  kendim  tek başıma çalışarak emek ve ter dökerek yaptığım ilgili işlere ve operasyonlara, bir nebze size bahsedicem..
Bir TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ ATA SÖZÜ VARDIR onu başlık yapıcam..
ZORU BAŞARIRIZ İMKANSIZ ZAMAN ALIR..
                                        

Biz BORU DÖŞEDİKMİ ONLUK DÖŞERİZ öyle onun bunun arkasında siyasetine güvenerek iş yapmayız..
Önemli devlet insanlarımızdan emekli hariciyeci ve eski MİT müsteşarımız sayın SÖNMEZ KÖKSAL beyefendinin bir röpörtajında bir açıklaması olmuştu ne yaptıysak KURUMUMUZDA bizden sonra gelenler yıktı diye.
Tabi kendisi çok değerli  ve deneyimli bir devlet yöneticisiydi bu söylemi çok önemli..

Almanya suyun altı gibidir..))TÜRKİYE ilede çok paralel gider..
Maceralı konulara girmeden evvel maceraları dönemsel yaşamamın  sebeblerini anlatıcam.
10 MAYIS 2015 tarihli UZMAN başlıklı yazımın bitiminde UZMAN-2 olarak bu  yazıya  EK başta bir  ileri tarihte devam ediceğimi belirtmiştim.
Bu yazımı EK devam edeceğim UZMAN-2 olarak kabul edin UZMAN adlı yazımı okuyun neden ALMANYA güçlerinin burdaki şu andada çok aktif olan TÜRKİYEDEKİ hem özel sektör hemde KOZMİK kurumların içinde dağılım olmuş kimselerle şahsım  husumet yaşamış anlıyacaksınız..
Aslında kimse bilmez TÜRKİYE her dönemde çeşitli stratejik ihtiyaçlarından dolayı GİZLİ AMBARGO altındadır,tabi bunda kendi kabahatlerimizide iyi İRDELEMEK ve ELEŞTİRMEK gerekli..
                                  

Yoksa GÜÇ elindeyken veya sonrasındada kimse YOĞURDUM EKŞİ demiyor..
ALTAY TANKI üstünde çalışıyorsun ama dünyada en önemli TANK motoru üreticisi ALMANYA?))

Yıl 1993 sonları babamın rahmetli kuzeninin eşi RICHARD K. Geldi ikinci dünya harbinin sonuna çok genç  asker olarak katılmış tam bir ARİ IRK ALMAN dır.1.90 boyunda çok yakışıklı ve sportmen hiç yaşını göstermeyen bir kişi.

Sohbet ediyoruz ALMANYADAN gelmiş eşinden kalan miras hakkını almış geri dönecek benimle sohbet etmek istemiş son kere konuşuyoruz kahve içerek yanımızda harbiyeden ayrılma ÇERKEZ kökenli  bir arkadaşım var
                                     

 oda iyi ALMANCA bilir ağbiside iyi bir karacı subaydı,RICHARD K. dürüst bir ALMAN olarak belki görüşemeyiz diye eski günlerden bahsetti ve sonra ayrıldı yanımızdan!!

Yıl 1994 ve 1995 senesi çok yoğun geçti dediğim gibi ülkemiz yoğun terörü bitirmekle mücadele ediyor ve nihayi zafere ulaşmamıza az kalmış..
Başta JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI ve diğer SİLAHLI KUVVETLER unsurlarının TERÖRLE mücadelede RUSYA yapısı gelişmiş teçhizat ve donanımla tanışması mücadeleye daha da siyasi  ve askeri anlam  güç kazandırdı..
1996 senesi özellikle İstanbul içindeki yoğun terör saldırıları ve diğer çeşitli hadiseler yüksek yoğunluklu ayrılıkçı ÇEÇEN faaliyetlerini izlemekten yorgun düşünce ,26 nisan 1996 gününe denk gelen ŞEKER BAYRAMI tatili nedeni ile kendime zaman ayarlayıp ANTALYA,ALANYA ilçesi bölgesinde ÇİMTUR tatil bölgesinde ünlü bir KULÜBÜMÜZÜN başkanının amcasının oteline rezervasyon yaptırıp yerleştim,bir TURİZİMCİ bayan arkadaşım tavsiye etti..

Oteli türk dünyasının  önemli akademisyenlerinden yakın zamanda merhum olmuş kişinin büyük turizm işleri ile uğraşan çocukları işletiyor..
Ortakları da var GÜNEYDOĞU kökenli otelde öğrenmiş oldum..
Otele yerleştikten sonraki sabah restoranta kahvaltıya indim tek başıma bekarım o zaman havuz kenarına bakan masalarda kahvaltımı yaparken salonda boş birkaç masa var kapıdan uzaktan iki bayan girdi ve bana doğru gelerek GUTEN MORGEN dedi(günaydın)..
İngilizce good morning dedim şaşırdılar birkaç kelime daha ALMANCA konuştular anlamadığımı fark edince bayan TÜRKÇE özür dilerim dedi,tebessüm ettim anladım TÜRK ama yanındaki  bayan eski DOĞU ALMAN))..))

Arkaya gittiler kahvaltı yapıyorlar hemen kafamda kurdum bunlar tanımadıkları birisi ile burda sözleşmişler buluşmak üzere bunda bir iş var TAKIL ZEKİ dedim..
Bayanlar kahvaltı yaptı ve otelin plajına,havuzuna ineceklerine otelin dışında çok uzakta ıssız bir plaj bölgesini tercih ettiler..
Takıldım akşama kadar havuzun olduğu bölüm yüksek ordan göz taraması ile karaltı halinde gözlüyorum.
.
Akşama doğru  ikisi döndüler  ve izlememi restorantta yemek esnasındada sürdürdüm.Yemeklerini yedikten hemen sonra hiçbir yere takılmadan odalarına çekildiler..
Aklımdan çok şey geçiyor..))
Yemekten sonra bara geçtim alkol alıyorum,otelde başka bir müşteri var çok güzel zarif bir genç kız yanında orta yaşlı bir bayan ve birde 1.90 boylarında bir koruma..
Koruma arka planda kalıyor kız ve bayan beraber devamlı tatillerini geçiriyorlar..
Geç saatte otelin DİSKO suna gittim tek başıma otururken o kız ve bayan ve koruma geldi.
İlerde bir masaya oturdular koruma yine arkada kaldı,gençlik var biraz izledikten sonra zarif kız ve hanfendinin yanına giderek dans edebilirmiyiz diye teklifte bulundum KORUMA hareketlendi orta yaşlı bayan eli ile müdahale etti zarif kız baktı bayana, bayan gözü ile olur işareti verdi dansa kalktık.
Tabi sohbet ediyoruz bir yerden ünüversitede okuduğunu anlattı ben ne iş yaptığımı falan anlatırken babasını sordum hani bekarız korumalar falan TURNA vururuz diye düşünüyorum..))
Babamı tanımazsında amcamı bilirsiniz tüm türkiye çok tanıyor diyince kimki dedim zarif bayan söyledi durdum ben babanız ilede tanıştım bir büyüğümün vasıtası ile amcanızıda şahsen tanırım çok yakın dostluğum olmasada işyerlerine gençliğimde çok gider gelirdim..
E hadi geç oldu,sizi ben yerinize geçireyim bende sabah erken kalkıcam diyip genç bayanı yeniden hanfendinin yanına bıraktım..
                                

İçimden dedim ZEKİ öyle şanslısınki ..))
Neyse sabah oldu kahvaltı işte bu sefer o iki bayanı biri alman olan öbürüde benle ALMANCA konuşan hanfendiyi güney doğu Anadolu bölgesinden benzer bir kişi ile kahvaltı yaparken gördüm.
Çaktırmadan kesiyorum sohbet ediyorlar ve kahvaltı yapıyorlar.Sohbetleri bitti iki bayan yine otelden uzaklaşıp uzaktaki plaja gittiler.
Bu erkek olan şahıs  ekonomik durumu belli yüksek seviyede giyimi kuşamı hareketlerinden..
Oteldeki garsonlardan birine sordum çünkü personele kendi elemanıymış gibi davranıyor dediler OTEL sahibinin ortaklarının yakını NUSAYBİNLİ dediler..
İzlemedeyim iki alman bayan ertesi günü sabahtan kahvaltıyı yapıp bu beyle son görüşüp ayrıldılar otelden.
Aradan iki gün sonra odada bakıyorumki benim uçak sizlere ömür uçmuş gitmiş ben tatile devam ediyorum.
Günleri unutmuşum istanbula telefon ettim sekreteri haşlıyorum bana yanlış bildirdiniz günü neyse yeni bir uçak bileti ayarladılar alandan ertesi sabah uçağa binmek üzere erken saatte telafi ettik.
Tabi kiralık jeep almıştım onuda firma sahibi ile konuştum ALANYADA teslim etmiycem ANTALYA alanda bırakıcam kabul ettiler..
                               

İşte taktiri ilahi orda konuştu o NUSAYBİNLİ bey dediki, kardeş kulak misafiri oldum konuya yarın aynı saatte bende alanda olmam lazım size eşlik edebilirmiyim,ne demek dedim tabiki..
Ertesi günü sabah kuşluk vakti,kalktım araca bindim çantamı koydum beyefendi geldi oda bindi gidiyoruz,sohbet başladı ne iş yaparsınız dedim TURİZİM dedi,  TÜRKİYEDEN avrupaya turist götürüyorum..
Nasıl olduğunu sordum ilk önce fazla açılmadı sonra nerelisiniz dedim aklımda bir plan var NUSAYBİN liyim  dedi,hemen dedim şunu tanırmısın ŞOK,ŞOK,ŞOK şaşırdı nerden tanıyorsun diye sordu dedim ATİNA dan yakın ahbablığımız oldu, orda tanıdığım bir PKK yöneticisi..
                                   

Akrabasıymış tabi hemşo çıkınca anlattı burdan o dönemde doğu bloku ülkelerine örgüte eleman götürüyorlar ordanda ALMANYA ve FRANSA ya kaçak yollardan sokuyorlarmış.
Güven gelince kartlarını hem doğu ülkelerindeki bürolarının hemde almanyadakilerini verdi.
Bu sefer TURNAYI en büyüğünden vurduk uçağa bindim istanbulda hava güzel 1 mayıs günü indim ama Kadıköy bölgesi yanıyor olaylarda bir polisimizi linç etmişler çok ağar yaralı..
Hemen KURUMU aradım masa şefimiz ATİLLA beye dedim acil görüşmemiz lazım,bugün olmazda yarın görüşelim dedi.
Ertesi günü tarihi bir otelin lobisinde buluştuk zaten orayı genelde kullanıyorduk.
ATİLLA ağbi dedi tatil yaramış vallahi iyi geldi dedim bunalmıştım.
Dedim konu bu örgüt için adam götürüyorlar ALMANYA ve FRANSA ya dedim kalabalık miktarda fakat tespitim o iki bayan ALMAN servisinin görevlileri diye bahsettim...
Hatta o ALMAN olan kesin STASİ den daha sonra devşirilmiş dedim.ATİLLA ağbinin yardımcısı KENAN, ağbi amma salladın dedi dört gün tatil yaptın tüm bu işi çıkarttın dedi.

Atilla ağbi müdahale etti peki ALMAN kadının STASİ den devşirildiğini nerden anladın dedi..

Stasi özellikle SOĞUK SAVAŞ döneminde bayan görevlilerin bir çoğunu  sporculardan seçerdi bu kadının fiziki yapısı ve adale gelişimi sporcu olduğunu gösteriyor oteldeki davranışları ikili olarak tam bir istihbarat örgütü sistemine uygun sonrada bu NUSAYBİNLİ ile temas eder etmez otelden  ayrılmaları gerekli bilgi alışverişinin yapıldığını ve sonra dikkat çekmeden ayrılmak hadiseye profosyonellik katıyor..Atilla ağbi bir bakalım geniş anlamda dedi tüm otelle ilgili bilgileride paylaştık,ama KENAN arıza palavra bu iş  hep öyle yapar sonra ..))

Ertesi günü bir telefon ZEKİ hemen buluşalım,bir baktım ATİLLA ağbi elinde bir şişe J&B viski ile geldiler KENAN şişmiş kanki..!))
Zeki kardeşim sen ARSLAN sın  J&B seversin hayırdır ATİLLA ağbi dedim yav kaleye şandelden bir taktın sorma dedi tüm iş doğru çıktı hemde tahminimizden BÜYÜK çıktı ilgili masadaki arkadaşlar çok sevindi TAKLA atıyorlar…

Arkadaşlar bu işlerin hep sonrası var maalesef günü birlik yapılan işler ve politikalar verilen TARİHSEL tüm emekleri boşa çıkartıyor,fırında ekmek yapıyoruz dışarda bırakıp BAYATLATIYORLAR davaları MİLLET yemesin..
                                 

Bazı havalı bayanlarada selam eder ve Teessüf ederim benim İŞEDİĞİM
                                        

 PARMAKLAR yüzünden FIRAT ile DİCLE nehrinin yatakları sel
                                 

                               

 baskınlarından dolayı değişti suyun asit oranı ile oynadım,kalbimi kırdınız ben çok duygusal bir insanım…!!
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.