18 Şubat 2017 Cumartesi

ROXSAN nın ÇOCUKLARI..

                             

Sevgili takipçilerim herkese burdan mutlu bir Pazar günü geçirmesini diliyorum..
Hayatta kadınların önemini akıllı ve gelişmiş insanlar çok iyi bilir..
İnsan yaşlanınca seçici oluyor ve hayatında tanıdığı kendinden yaşı çok büyük hanımlarında önemini  ve kıymetlerini ilerde çok iyi anlıyor..
                            

Bu hanfendilerden biri toprağı bol olsun dertli bir şekilde ülkemizden ayrılarak giden bayan SİON  eşi ailemizin dişçisiydi,eşini kaybettikten sonra burdaki yaşama ayak uyduramayıp İSVİÇRE ye gitti,sanırım aramızdan ayrılmıştır,toprağı bol olsun..
Fakat  bir bayan vardıki hayatı yaşamaya düşkün alımlı güzel kaliteli ve gururlu bir hanfendi bayan ROXSAN.
Bayan ROXSAN ile tanışıklığımız tek oğlu o zaman küçük okuldan kaçıp bizim yanımıza gelmesi,bizimle sohbet etmesi ile başlar..
                              
Oğlu şimdi büyüdü kocaman çok çocuklu bir beyefendi oldu,tabi annesi ona çok ilgi ve alaka göstererek büyüttü.
Fransız  anne olarak güzel bir hadiseydi. ROXSAN hanım Fransızca olmak üzere ana dili İngilizce ve italyancayı iyi biliyor ve bu yetenekleri ile o yıllarda istanbulda çeşitli büyük şirketlerde çalışıyor ve aynı zamanda oğlunu okutup geçimini sağlıyan orta halli bir hanfendiydi..
Tabi oğlu bizlerin yanına gelince merak etmiş bir gün ziyaretimize geldi sohbet edince bizim güvenli insanlar olduğumuzu anladı ve böyle bir dostane ahbablık başladı..
ROXSAN hanım tüm dünyayı gezmiş bir sürü macera yaşamış tam tipik alımlı FRANSIZ hanfendisi.
.
O yıllar SOĞUK SAVAŞIN devam ettiği yıllar bir gün sohbet ediyoruz HONKONG tan uçak bileti almış AEROFLOT tan ekonomik oluyor diye, PARİS e MOSKOVADAN transit bir uçuş  ile  seyehat yaparken uçak moskovaya indikten sonra transit paris e uçacakken dönemin KGB yetkililerince sorguya alınıyor,birkaç gün moskovada hava limanında bekletiyorlar, FRANSIZ BÜYÜKELÇİLİĞİ devreye giriyor yetkililer ikna edildikten sonra PARİS ten gelen yeni bir uçağa bindirilerek seyehati sonlanıyor..

 Zaman zaman çay kahve eşliğinde bu konularda sohbet ederdik.
Bu tanıtımı yaptıktan sonra toprağı bol olsun hanfendinin ,başka bir hadiseye girip yeniden devam edicem..
Hayvanların belgesellerinde izlediğinizde ASLAN dan tut ÇAKALA,TİLKİYE kadar gördüğünüz  avlanırlarken şu oluyor..
Avlanırken en basit HAYVAN kuralı sürüdeki kolay avlanacak YAVRU hayvanı kovalayıp saldırmak ve sürüden uzaklaştırıp parçalayıp yemek..
Hatta ve hatta bu kendi familyaları içindede çocuklara karşı saldırarak yemek ve onla açlık ihtiyacını karşılamak vardır..
                             

Bu insanlardada böyledir aynı şekilde hadise vuku bulur,hatta türkler birde bunu ATASÖZÜ ne dökmüştür kendilerine  AKLAYACAK pay çıkararak ACIMA YETİME KOYAR G… diye..!
Tabi DÜNYADA ve ÜLKEMİZDE bir çok sırra dışardan vakıf olan çeşitli örgütlenmiş güçler vardır..
Bunlar bu SIRLARA ortaktır fakat güç ellerinde değildir,kıskançlık haset ve şerefsizlik kendi içlerinde ve kendinlerinden sonraki aile gelişimi için her türlü kalleşliği yaparak hareket etmek onlar için ERDEMDİR.
Tabi bunun için hazırlık safasında ilk elindeki gücü tutanları ve tutabilecekleri DİKKAT çekmeden yok etmek,arkasındanda onların arkasındaki bıraktıkları insanları kontrol etmek ve onlardan alabileceğin KUDRETİ çeşitli sezdirmeden almak için çok yönlü stratejik ÖRGÜTSEL içerde ve yurt dışında hareket etmek.
Bunun için önce örgütlenmen lazımdır özellikle bulunduğun ülkenin en başta güvenlik teşkilatlanmaları içinde sonrada SİYASET mekanizmasında..

Dışardan verilen destek ile beraber ÜLKE içinde gerekli merkezlere  talimatlarla yön vereceksin ve sistemi yöneteceksin.
Çünkü OKYANUS ÖTESİ güçler senin ülkende arkanda olduğu müddetçe sen burda hertürlü yaptırım gücünü kullanabileceksin.
Hatta güvenlik teşkilatları içindeki KOZMİK teknik takip unsurlarnı kullanarak adeta kendi güçlerinizi BİLGİ,BELGE,FİLİM deposu yaparak,ülkedeki her VİP insanı siyasetçisinden,bürokratına,işadamından sendikacısına akla gelebilen herkesi ŞANTAJ kasetleri ile yönlendirip nihayi hedeflerini parti parti  eline geçirerek kurduğun  yapı ile ülkenin tamamen tek geri plandan yöneticisi olarak sizi buralara getiren OKYANUS ÖTESİ güçlerin talimatıyla onlar neyi öngörüyorsa ona göre talimat alıp ülkeyi onların isteği mecraya sürükleyecek, çünkü geri plandan DİREKSİYON ülke içinde sendedir istediğin gibi ülke içinde sistemi yönetebilirsin.
.
Buraya kadar bu ÜST YAPININ teknik anlatımını verdim.Söyliyeceğim bundan sonra bugünün TARİHİ ile benim BİYOGRAFİMLE özelikle GÜVENLİK GÜÇLERİ başındaki ve SİYASETİN çeşitli noktalarındaki kişiler gelişimlerini tamamlayarak bu kurumların başına geçtikleri gibi SİYASETİDE şekillendirir duruma geldiler.
Bunlar zamanı geldiğinde şerefli insanların hayatına zarar getirmiyecek şekilde İSİMLE yazılacaktır..
Unutmayın BİYOGRAFİK İSTİHBARAT çok önemlidir insan biyografisi İSTİHBARAT alanında çok yere insanları götürür..
Burdan gerçek hadiselere dönersek 1991 yılında o dönemde çeşitli basın yayın organlarına demeç veren fakat kimsenin çözemediği bir konuyu devamlı kamuoyuna sunan efsane olmuş geçmişinde bir bürokrat var daha sonra siyasete giren T.T devamlı efendim TAPINAK ŞÖVALYELERİ var onun için ülke ileri gitmiyor batakta diye demeçleri var..
                           

Kafama takıldı bu açıklamaları, beyefendiyi tanıyorum  samimi değilim rahmetli CEMİL ağbim karşılaştığım sosyal alanlarda konuş diyor ama konuşmuyorum,kalabalık ortam dikkat çekmek istemiyorum zaten beyefendinin hocası ÖNDER beyle devamlı beraberiz ama ona böyle TAPINAK ŞÖVALYESİ nedir desem bir bilgi alamıycağımı biliyorum bu konuları anlamazlar ama ben içindeyim çok şey dikkatimi çekiyor bu beyefendinin 1980 darbesi sonrası önemli TAPINAK mensublarına kısa süreli sonucu olmayan bir operasyonu var üç beş günle kalan!
Ama ROXSAN hanım çok kültürlü ona sordum bu konuyu, güldü bana tesadüf tanıştık dedi..
Nasıl dedim! KARAKÖY de çalıştığım turizm şirketinin sahibi ile ahbablığı var,birgün geldi sohbet ettik banada bu konuda sorular sordu diye anlattı nasıl sorular dedim..

Orda PARİS yakınlarındaki bir kiliseye gitmiş incelemelerde bulunmuş,bu kilise TAPINAK ŞÖVALYELERİNİN inşa ettiği bir kilise bu konuda benden uzun sohbet ederek bilgilenmek istedi bende sohbet ettim dedi..
                                       

                        

Ne düşündünüz ROXSAN hanım dedim içinizden geçen değerlendirme.
Sanki tez hazırlar gibi çalışıyor ZEKİ dedi,nereye tez hazırlıyacak EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE mi diye sordum yazarken yaşıyor gibiyim, KAHKAHA attı, sanmam dedi sanırım bu tezi ile bu konularla hangi sivil toplum kuruluşları ilgiliyse orda basamak çıkmak için hazırlıyor dedi..


Tabi zaman zaman ROXSAN hanım oğlu  ile  beraber sohbet ederiz ,artık büyük ve çok canlı kalabalık bir guruptuk kendisi fransa,italya,yunanistana devamlı gider, gelirken sağolsunlar içkiye düşkün olduğum için çeşitli içkiler getirirler o günlerde çok çeşitli farklı konseptlerde yaşantımız var ama gerçeği söylemek gerekirse aklımda  gizli hedefe giden ikinci bir yaşantım var,bazı hadiseleri aydınlatmam lazım..

Yıl 1993 ROXSAN hanımın küçük bir sıkıntısı varmış arkadaşlar söyledi,ZEKİ dedi bunu bırakırmısın aldım akşam CİHANGİR de ROXSAN hanımın evine gittim,kapıdan emaneti verirken ZEKİ gel biraz otur dedi ayıp olmasın diye girdim kısa bir sohbet ve nescafe içtim birkaç gün sonra oğlu BORİS gelicek beraber yemek yeriz diye sözleştik ve hakikaten geldikten sonra yemek yedik ve sohbet ettik uzun uzun..
                             

                                  
Fakat o gün ROXSAN hanımla yalnız kahve içtiğim akşam çıktıktan sonra sokağın köşesinde şüpheli bir tip gördüm gözetleme yapıyor gibi geldi bana.

Ertesi günü ÖNDER bey geldi o kimseyi tanımaz ,ulan KERETA dedi yabancı kadınların evlerinde dolaşıyormuşun diyince hadiseyi çözdüm ve sinirlendim tepki verdim.Önder bey baktı sinirlendim o muzip sırıtması ile anladık anladık tamam dedi.

Ama o günden sonra şüphelerim arttı nasıl bir ULUSLARARASI şirketin içine giriyoruz düşünmeye başladım..
ÖNDER beyde KAFKASYA ABAZ kökenli bir istihbaratçıdır.
O aralar YUNANİSTANA gidip gelirken ROXSAN hanım yunanistanın İstanbul başkonsolosluğundan ANDON isimli bir kişi, birde yeni atanan İZMİR elçiliğine SAVAS isimli bir diplomat ile tanıştığını anlattı.
Tabi ben ciddi anlamda konu hakkında bilgi alıyorum,oda yeni tanışmış veriyor ilk önce SAVAS ın yakışıklılığından ve iyi derecede TÜRKÇE konuşmasından bahsetti..

Sezdirmeden arada ROXSAN hanımla karşılaştığımızda soruyorum bu kişileri ama  tam bir bilgi alamıyorum..
Birgün kendiliğinden karşılaştıklarını  gelip anlattı,bu SAVAS KALENDİRİDİS isimli diplomatın babasını YUNANİSTANDAN getirdiğini geçmiş mübadelede SAMSUN bölgesinin RUM azınlıklarından olduğunu onun için babasını memleketine götürüp gezdirdiğini anlattı..
Güldüm fakat dikkat etmeye iyice başladım.
                             
.
1994 yılında bu İZMİR konsolosluğundaki görevli SAVAS KALENDİRİDİS bir anda hareketlendi yanlış hatırlamıyorsam 1995 yılı ocak ayları gibi işimde ağır fakat bu konu dikkatimi çekince bizim masaya bildirdim,masadaki arkadaşlara resmi hattan İZMİR MİT bölge başkanı(0.A) bir arkadaşımın amcasıdır onada acil kodlu geçin hızlı hareket eder dedim,bizimkiler şaşırdı nerden tanıyorum diye sordular uzun uzun anlattım..
Roxsan hanımda gözükmüyor,Marmaris bölgesine yerleşmiş arkadaşlarla konuştuk bu SAVAS hareketlenmesinden sonra onuda orda kontrol altına alsınlar bu nedir diye anlayalım dedim.
                                     

Bu konunun ben bu şekilde üstüne gittikçe bir yerlerden banada saldırı gelmeye ağır başlandı anlam veremiyorum faliyeti sonlandıracaklarına faliyet dahada artıyor,benden konu uzaklaşıyor fakat SAVAS KALENDİRİDİSİN faliyet alanı genişliyor ve başka şahıslarla bazı özellikle KARADENİZ bölgesi üstünde çalışmaları oluyor ve hatta bizden bazı HAVACI subaylarla temas sağlamış.

O ara ROXSAN hanım geldi ve bana çok daraldığını MARMARİSTE kendisini bunaltıklarını söyledi oda bir yakını vasıtası ile MUĞLA ilimizin MİT başkanına(E.B) kendisini yönlendirdiğini başkanın hoş bir sohbet içinde yardımcı olduğunu anlattı ve başkanın ROXSAN hanıma aktardığı ülkemiz içinde bir AMERİKAN PARONAYAKLIĞI ile karşılaşmışınız diye teselli ettiği ve huzurlu olmasını söylediğini bana anlattı.
İçimden dedim bu iş çatlamış benim olduğumu çözmüşler ama nasıl oluyor diye çözemiyorum,kendi kurumlarımız nasıl bu faaliyetleri engelliyeceğine hadiseyi  dahada genişletiyor.
.
Kısa bir müddet sonra SAVAS KALENDİRİDİS istanbulda bulunduğum yere elinde üç tane türk pasaportu alarak gelince karşıma şok oldum pasaportları benim elime vermeden bazı şeyler sorup soruşturdu ve gerisin geriye döndü gitti.

Roxsan hanım sonra bana gelmez oldu rahatsızlanmış ve PARİSE dönüp orda hayata gözlerini yummuş.
Toprağı bol olsun mekanı cennet.
                           

.
Malumu SAVAS KALENDİRİDİS İZMİR başkonsolosluğu görevini bazı CASUSLUK faaliyetleri açığa çıktığı için YUNANİSTANA geri döndü.
1999 yılındaki APO operasyonu esnasında APO nun kaçış güzergahını ayarlayan ve KENYADA paketi ABD lilere kaptıran ALBAY olarak tarihe geçti.

Kısa kısa anlattığım bu konularda benim yorumumu istiyorsanız söyliyeyim DERİN AMERİKA içimizdeki sistemi ile APO (BEBEK KATİLİNİ) bize paket teslimi 1999 yılında vermeyi ta 1990 yılının başında planlamış ve o şekilde safa safa hadiseyi tüm mekanizmalarla dizay etmiş.
                             

26 eylül 1990 ŞEHİT HİRAM ABAS ve sonraki günlerde 3 kasım 1990 nümismat (A.O) hala faili meçhul bir cinayete kurban gitmesi ve o günlerin sıcak yoğunluğunu  yaşamın içinden dün gibi hatırlıyorum..
                              

Hiram beyin rahmetli annesinin adı FATMA ROXSAN ailenin büyükleri sanatsal konulara çok yakın insanlar dedesi iyi bir nümüsmat….?
                            

                        
Bu kısa yazımda arkama dönüp hadiselere baktığımda çıkarttığım ders TAPINAK ın zırhını ve onun nimetlerinden yararlanmak için o kadar  çok
                               

 MÜSLÜMAN  insanımız varki KUTSAL SAVAŞIMIZ diye nara atan,ŞÖVALYELER ve HAÇLILARA karşı savaşıyoruz diyenlerin üstlerindeki
                            

 MİLLİYETÇİ,VATANSEVER,MUHAFAZAKAR örtüyü kaldırın ilk onların PARİS e gidip TAPINAK MUHAFIZLARINDAN takdis alıp geldiklerini göreceksiniz..

Hepinize iyi pazarlar,
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder