6 Şubat 2017 Pazartesi

DÖNÜŞÜMÜN STRATEJİK HAREKATI…

                                           

Sevgili takipçilerim hepinize iyi günler dilerim..Biliyorsunuz ben yazılarımı ideolojik ve siyasi platformlardan uzak sadece analiz  yapıyorum.
Öncelikle TÜRKİYE içinde elli iki yaşıma gelene kadar toplumdaki DÜNYA ve onun gelişimine  göre değişimi ülkemiz içinde yaşayarak ve çok geniş seviyede izleyerek TÜRKİYE nin değişimden DÖNÜŞÜM noktasına geldiğini şu anda çok iyi anlıyorum...
Tabi bu değişimin dönüşümüne dair  uzun sosyolojik,ekonomik,siyasi ve dünya düzeni ile ilgili fikir dökümü yaparsak MEYDAN LARUCE gibi bir hadise karşımıza çıkar..

Bugünlerde konumuz BAŞKANLIK için yapılacak referandurumda tabiki herkes EVET ve HAYIR oyu için karşılıklı prokobanda ve pisikolojik harekat yürütüyor..

Demokrasi içinde bu tip kampanyalar  medya ve sosyal medya üstünden yapılan tüm prokobandalar gayet doğal insanların demokrasi çerçevesindeki hakları.

Buna mitingiler ve medyada açık tartışma programlarını katarak dahada kamuoyunu  AYDINLATICI seviyeye getirmekte büyük fayda vardır..
                       

Tabi benden KANAAT istiyorsanız benim bu konudaki kanaatım BAŞKANLIK sistemine evet fakat kesinlikle içinde EYALET ve buna bağlı çeşitli ülke içindeki etnik yapılara  yıkıcı faliyetler getittirebilecek, ülkemizin ünüter yapısı ve toprak bütünlüğüne zarar vericek yasaların eklenmesi veya eklenmesede içine VİRÜS olarak sokulabilecek başka yasaların sonradan düzenlemeler yapılarak TÜRKİYEYİ bölüp parçalıyacak hadiselere  müsaade edebilecek düzenlemelere karşıyım..
Bana sorarsanız oyun ne olucak ZEKİ kardeşim diye, ben bugünün şartlarında FETÖ terör örgütünün ülke kurumlarına başta güvenlik
                            

 kuvvetlerimiz içinde verdiği tahribat ve bu yüzden zayıf düşmemizden dolayı önce ülke kurumlarının bir RESTORASYON görmesi sıkı şekilde bundan sonrada toplumdaki negatif kamplaşmayı yumuşatmak dünya konjöktörünün bu kadar sıkıntılı olduğu dönemde ,DÜNYADA tam manası ile konuşlanmamızı gerektirecek DIŞ siyaset zeminin otutturulması  ve en önemliside komşularımızla sorunlu durumlarımızın tekrar eski dostluk  sağlandıktan  sonra BAŞKANLIK seçimlerine gidilmesinden yanayım..
Bu şekilde BAŞKANLIK şeçimleri için düşüncem olumlu, fakat önümüzdeki referandurum iptal edilmezse, demokratik olarak sandığa gidersek açık söyleyeyim oyum, HAYIR olacaktır..

1981 nufus sayımında ,sayım memuru olarak görev yaptım.Daha sonraki 1982 KURUCU MECLİSİN bugünki ANAYASAMIZI  yapan MECLİSİNDE  KONYA bölgesinden bir üyesi yeni geçtiğimiz günlerde vefat etti,ALLAHTAN RAHMET dilerim mekanı cennet olsun yakın görüştüğümüz bir büyümüzdü ,birde RİZE bölgesinin bir üyesi değerli bir büyüğümüz ağbimiz kendisi, hayatta ALLAH uzun ömür versin onlarla devamlı temasım olduğu için bu konulara genç yaşımdan itibaren yabancı değilim SİNEMA gibi bu hadiseleri sıcak yaşadık…
1993 Malatyadan yola çıkan silahsız asker kafilesi ELAZIĞ BİNGÖL kırsalında durdurularak araçtan indirilen 33 askerimiz kahpe ve kalleşçe şehit edildi..

O günlerde bu hadiseyi öğrendiğimizde biliyordukki bu BARIŞIN önüne konan bir büyük bombaydı.
Aslında BARIŞA giden yolda başta jandarma genel komutanı EŞREF
                                

 BİTLİS dönemin 8.CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL aramızdan ayrıldılar ve arkasından GLADİO (ERGENEKON,NATO ÜST AKIL) bu hain
                               

 eylemi yaptırarak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ içindeki uzantılarıyla bu sefer TÜRKİYE iç dinamiklerini kurumsal ve millet olarak infiale bindirerek SAVAŞ ATEŞİNİ yeniden körükleyerek üstüne adeta BENZİN döktü..
Hadise PKK terör örgütünden şu anda tutuklu ŞEMDİN SAKIKA kalsada HAİN BEBEK KATİLİ APO bu konuda SAKIKI yargılasada BEKAA kampında biz biliyordukki bu bir aslında gösteri örgütün içinde bazı kimseleri örtmek için yapılan diskalifiye olayı idi…

O günlerde CUMA kod HAİN örgüt yöneticisi CEMİL BAYIK sorgulandımı o günlerde TÜRKİYE içindeki KONTGERİLLA faliyetini yönetenlerle aslında bu 33 asker hadisesini en geri planda kendisimi  dizay etmişti?
Buraya nerden geldim bazı siyasetçi,gazeteci ve entelektüeller yaptıkları prokobandada HAYIR oyunu kullananların PKK,FETÖ ve diğer terör örgütlerinin yanında olmuş olacakları gibi topluma açıklamalar yaparak toplumun DEMOKRATİK düşünceleri üstünde BASKI kuruyorlar..
Birincisi bu bir suç teşkil eder kanunlar çeçevesinde herkes kendi demokratik hakkını özgürce kullanmak ve düşünmekte serbestir DEMOKRASİLERDE.

İkincisi yıllarca mağdur söylemi yaparak iktidar koltuklarında otururken DEMOKRATİK hakkını kullanacak insanların üstünde bu tip söylem geliştirmeleri kanunların dışında ETİK ve DÜRÜSTLÜKTEN uzaktır..
Üçüncü olanıda bu konuda çok önemli STRATEJİK KONTRA bir örgütlenmenin işaretlerinide bu söylemler gösterebilir,nedir stratejik kontra örgütlenme  örtülü operasyon..!
Belirli merkezlerde kurulan hücre yapısı içinde özellikle bilimsel akademik düşünce yoğunluğu fazla, İSTİHBARATÇI ve bunlara destek veren çeşitli  her türlü siyasi ,bürokratik ve  özel sektör yapısı..
Belkide bu tip bir yapılanma çok önceden 2010 yılından itibaren faliyete geçti ve yaptığı tüm ÖRTÜLÜ ve KİRLİ istihbarat yöntemleri ile algıyı ve nizamı yönlendirerek bizi bugün bu kargaşada sıkıntılarımız olduğu dönemde bu tip bir ANAYASAYI kamuoyu üstünde fark edilmeyen bir baskı ile geçirerek son nihayi hedeflenen şekle ülkeyi getirmek..
Belkide bu ÖRTÜLÜ operasyon ülkemizde SİSTEM değiştirelim derken kırılma ile bölünmeyide beraberinde getirecek..
Gladio örgütlenmesinin geçmişte yaptığı gibi, PKKve FETÖ örgütünün içinden bilinçli bir şekilde HAYIR PROKOBANDASI yaptırdığını düşünebilirmiyiz?
Eğer bilebilseydik veya düşünebilip muktedir olsaydık, 1993 yılında 33 askerimizi şehit vermezdik, biticek bir TERÖR organizasyonu olmazdı şimdi..


APO elimizde ama 1999 dan beri ÖRGÜT tam gaz faliyetini götürüyor aynı şekilde FETÖ de buna dahil,demekki karar mekanizmaları ÖRGÜT YÖNETİCİLERİNDE değil ÜST AKIL veya ERGENEKON,GALADİO da diyebiliriz..
Onun için DEMOKRATİK bir referandumda TERÖR ÖRGÜTLERİNİN söylemi üstünden halka baskı yapmak yanlış ve  aslında büyük hata..
Bir konuya daha gireceğim ve konuyu ileriki günlere bırakıcam..
Bu günlerde kamuoyu gündemini tamamen bir tartışmaya götüren
                           

 HANLAR HANI II.ABDÜLHAMİT HAN ın beşinci kuşak torunu sayın NİHAN OSMANOĞLU hanfendinin konuşmalarını bir televizyon kanalında izledim..
Tabi OSMANOĞLU ailesinin çektiği ızdırapları bilen bir insanım.Sebebide 1976 yılında yurt dışından yeni gelen HANEDANLIK büyüklerinden birisinin rahmetli babamla devlet bilgisi ve kontrolü ile uzun günler gizli not tutularak görüşülmesi.

Bu konuya şahit uzaktan olmamla konunun çok  içinde olmadığım sadece şahit olduğumdan dolayı bu kadar vererek kesiyorum..
                                    

Tabii çıkan sonuçtan bir müddet sonra rahmetli babamın bana tek söylediği hadise SULTAN VAHİDETTİNİN kesinlikle hain olmadığı ve MİLLİ MÜCADELE için kendi şahsi mücevherlerini ve atlarını satarak MİLLİ MÜCADELE ve  ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK e siyasi desteğin yanında maddi destekte verdiği yönünde.
                             

Tabi çokta alımlı ve güzel olan sayın NİHAN OSMANOĞLU hanfendinin
                            

 haklı ve doğru anlatımı ile konuyu anlatması hatta GALATASARAY kulübümüzün mülküne geçmiş SU ADAYI istemesinin bence hiçbir
                            

 sakıncası yok isterimki haklı davasında istediğini alsın..
Yalnız şu var BAŞKANLIK referandurumuna giden bu yolda kendisini umarım birileri dediğim bu yapı kendisine sezdirmeden bu kıritik günlerde bu açıklamaları yaptırmıyorlardır..
Çünkü yaptığı haklı açıklamaları bir yerden zihinlere tekrardan PAYİDAHT  makamlarının Türkiye toplumunun beyninde yer etmesini sağlayarak ,ŞUUR altına MİLLETİN  BAŞKANLIK müessesini sokmayı arzulayan güçlerin sonraki adımı REJİMİ,SİSTEMİ tamamen değiştirmek için yaptıkları planlı bir organizasyona alet olmuyordur veya olmadığına emindir diye düşünmesini tavsiye ederim..

                      

Hatta beklide kamuoyunun düşünemiyeceği uluslararası kamuoyunda yaptığı açıklamalarla birilerinin bazı konularının üstünde ÖRTÜ oluyordur HANEDANLIK açıklamaları, nede olsa MONARŞİ büyük batılı devletlerin bazılarında hala var?
Netice itibari ile PROKOBANDANIN ve PİSİKOLOJİK HAREKATIN üstadı JOSEF GOEBBELS sözlerinden  bir tane örnek…!
                        

1- İnsanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabileceğimizi anladık.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder