3 Aralık 2016 Cumartesi

TÜRK ANADOLU VOYVODALARI…

            

Sevgili takipçilerim hepinize mutlu ve eğlenceli keyifli bir Pazar günü dilerim..
Bu hafta maalesef size iç açıcı konular yazamıycam.Dünyamızda ve özellikle son dönemde ülkemizde artan bir şekilde başta çocuklara ve kadınlara karşı işlenen cinsel taciz ve kötü muamele şuçlarını özellikle bu son haftalarda bazı ÖĞRETMEN hanımların anlatımı ve bazı kendilerini çok beğendiğim hanfendilerin basın ve medyada feryatlarını izleyince tam zıvanadan çıktım ve bu konu hakkında sizlere biraz yaşanmış eski hikayeleri anlatmak kararı aldım..

İnanın diyorum herkes benim ne kadar duygusal ve insancıl bir yapım olduğunu bilir,özellikle başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere insanlara karşı işlenen şuçlar beni hasta ediyor..

Birde bu insancıl yapım içinde malesef bu tip hadiselerde sinir sistemim bozulduğunda kendimi kontrol edemiyecek duruma geliyorum..
Biliyorsunuz demokrasi ve kanunlara bağlılığımı her daim burda yazılarımda ifade ediyorum,şuça karşı bir alerjim var.
Yazıcaklarım sadece benim gözlemlediğim ve başkalarından aldığım özellikle yakın çevre,akraba ve dostlarımdan bilgiler.
                        

Unutmayalımki bu tip sapıklar DÜNYADA heryerde olduğu gibi çevremizde ve toplumumuzda bilmediğimiz her tipte ve şekle girmiş olabilir,özellikle çocuklarımızı ve kadınlarımızı koruyalım!!
Kanunsuz olanlarıda yazıcam kötü örnek teşkil etmesin ama eski zamanları ve özellikle bu istismar ve kötü davranma şuçlarına karşı toplumdan nasıl tepkiler geliyor,toplumda  eskiden neler olmuş bunları sizle paylaşıcam..

Biliyorsunuz tarihte KAZIKLI VOYVODA diye geçen EFLAK prensi KONT DURAKULA vardır,özellikle bizim tarihimizde çok yeri olan 15. Yüzyılda yaşayan bu EFLAK PRENSİNİN en büyük adını duyurduğu konu düşmanlarını ve onların ordularını KAZIK a oturtması..

                                           

Tabi bunu OSMANLI elçilerinede yapınca yaptığı en büyük hata olmuş,FATİH SULTAN MEHMET HAN tarafından ordusu yenilip kendisi esir alınarak TOKAT ta hapise konulmuş.Uzatmıycam
Sonrasında hapisten serbest kalarak bir zaman çeşitli maceralar ve rahat durmadığından en sonunda kellesi FATİH SULTAN MEHMET HAN ın önüne getirilmiştir..

Biliyorsunuz bizde ülkemizde BASTON kullanımı özellikle eski DEVLET adamlarında çok yaygın olarak kullanılır ve önemlide örtülü simgeydi bu bazı şahıslar için..

Türkiyede en iyi bastonda ZONGULDAK ilimizin DEVREK ilçesinde imal edilir,DEVREK ilçemiz BASTON üretimi ile meşhur olmuş tarihsel bir yurt köşesidir..

Devam ediyorum işte kısa bir tutuklu kaldığım hadise vardır EDİRNE KAPALI CEZA ve TUTUKEVİNDE..
KURTLARIN DERİN YOLUNDA rumuzlu yazımda yine kısa bahsetmişimdir,akşam geç saatte cezaevine getirildim KARANTİNA tabir edilen mahkum bekleme koğuşuna koydular..
İki kişi kalıyor karanlık bir mekan aynı eski OSMANLI KALELERİ zindanları gibi altı kişilik ranza var ikisi dolu girdim ALLAH KURTARSIN dedik arkadaşlara sordum hayırdır şuçunuz ne?
Başladılar em küm etmeye UZMAN ÇAVUŞLAR TSK da,dedi bir  hayat kadını ile başımız belaya girdi davacı oldu ondan tutuklandık..
Peki sizin askeri cezaevinde olmanız gerekli niye burdasınız TSK hemen bizle ilişkiyi kesti ondan?
Pek bu lafları yutmadım sabah oldu bizi gideceğimiz ana koğuşa işlemler yapıldıktan sonra götürdüler..
Mahkum arkadaşlar, geldik hemen çay püsküvüt koydular allahrazı olsun sohbet ediyoruz..
GÜMÜŞ dayı dedim karantinada iki UZMAN ÇAVUŞ tutuklu var onlar ne iş dedim..

Güldüler,onları buraya getiremiyorlar.Neden dedim?
Nedeni dedi,onlar bulundukları bölgede bir kadınla biri yaşarken diğeri ile birlikte kadının beş yaşındaki kızına cinsel tacizde bulunmuşlar..
Mahkum arkadaşlar uzun zamandır onları bekliyor,ama cezaevi yönetimi onları KARANTİNADA muhafaza ediyor..!!
Dedim GÜMÜŞ DAYI zaten verdikleri cevaplardan işkillenmiştim şimdi anladım..
Yıl 1983 sonları ADANA ilimizin CEYHAN kazasındayım,yiğenim MEHMET ağbi ZEKİ yürü KARAKAPLANIN meyhaneye gidelim dedi.
                                 

İçki içerken sohbet ediyoruz TAN gazetesi çıkmış acayip bir gazete içinde yaşanmış diye prokobandası yapılan bir sürü günlük sapık sapık cinsel içerikli yazılar var..

Onlardan konu açılmışken bu namus mefrumlarından konuşuyoruz eski tarihlerde insanlık nasıldı ahlak çöktü diye.
Yiğenim MEHMET ağbi dur ZEKİ dedi sana CEYHAN da geçmiş bir hadiseyi nakledeyim dedi.

1930 lı yılların sonunda olmuş bu hadise dedi,bunu eski CEYHAN lılar iyi bilirler dedi.
Ne ağbi dedim.Burda FİKRET (KOD ADI) ağa diye kayseriden buraya göçen bir kişi yaşardı.Ailesinin bir kısmı,hala burda azda olsa var dedi..
                        

Devam et ağbi dedim FİKRET AĞANIN hikayesi uzun istiklal harbinde URFA,ANTEP kurtuluşuna adamları ve ailesi ile katılmış,sonra TC kurulduktan sonra KAYSERİDE bir hadiseler olunca ailenin bir kısmını CEYHAN ilçemizde iskana mecbur tutmuşlar..

Fikret ağada gelmiş yerleşmiş burda çok sevilmiş HAN,HAMAM,OTEL işletir olmuş çocukları ve adamları ile,sonra ağbi dedim..
Bir gün kasabaya bir adam gelip otele yerleşmiş,sonrada HAMAMA gelmiş fakat hamama geldikten sonra adamı izleyenler bakmışlarki adamda bir sapkınlık emareleri var izlemeye almışlar ve adamın sapkın olduğuna ikna olunca,hemen enterne edip HAYVAN HANINDAKİ boş bir yere koymuşlar ve FİKRET AĞA ya haber etmişler.
Ağa gelmiş çok heybetli iki metre boyunda bir insanmış ve yüz ifadesi çok korkunçmuş..
Ağa gümüş kartal başlı bir baston taşırmış,birazda adamı o sorguladıktan sonra adamın yanından ayrılıp nerden geldiği ve daha evvel neci olduğu anlaşılsın diye çeşitli yerlere haber salınmış.
.
Meğerse daha evvelde böyle sapkınlıkları olduğu için kendi memleketinde barınamamış bir çok suça karışmış sabıkalı birisiymiş..
Fikret ağa hemen bunu alın NİĞDE ye bağ evine götürün diye emir vermiş,arabaya atıp götürmüşler..
Daha sonra ağa bağ evine kendide gelerek sapığı kendi bastonunu KAZIK yaptırarak bağ evinin bir köşesinde kazığa otutturmuş..
                         

Evin bakıcı çalışan kadınları fenalık geçirince ağa hepsini izinli saymış ve devamlı GRAMOFON dinleyip rakı içerek şahsın can verişini uzun saatler izlemiş..

Vay be MEHMET ağbi dedim,dur daha bitmedi ZEKİ kardeşim dedi..
Eski insanlar çok namuslarına düşkün insanlardı dedi.Bizim millet AMERİKAN KOVBOY filmi seyrediyor sanıyorki kovboylar bir tek AMERİKADA var, bu insanları görseydin hepsi ayrı KOVBOY du.
                                 
.
Daha sonra ağbi dedim,FİKRET ağanın eşi dolayısı ile KONYA da yakın akrabaları var devamlıda gider gelirlermiş birbirlerine..
                            

Devam et  ağbi dedim.Fikret ağanın bu akrabalarıda KONYA ilimizde aynı şekilde SEFERBERLİK işlerinin hepsine bakıyorlar OTEL,ŞARAPHANE,PAZAR YERİ,RESTORANT işletme gibi, sonra ağbi dedim,bir gün bu ailenin ileri gelenlerinden birinin hanımı bir yüzbaşı ile basılıyor..


Sonra ağbi dedim,bu adam KONYA ilinde 1940 ların başında öyle bir şahsiyetki, öğretmenin biri kızkardeşine tokat atıp darp etti diye hocayı okulun içinde vurup ağır yaralamış tabanca ile..
Dedim MEHMET ağbi öyle bir anlatıyorsunki yani CILİNT ESWOOD filimlerini geçti SALLAMIYORSUN  değilmi ağbi dedim.
                             
.
Dediki senin elin kolun uzundur KAYSERİ,KONYA doğumlu eski MİT mensublarına sor bilirler dedi..?))
Sonra ağbi dedim,basılan karısını hemen kendi bir mekanında hapsedip,boşanma işlemlerini yaptırıp kadını bir daha dönmemek üzere KONYA ilinden yollayıp İZMİR şehrine göndermişler..!
                    

Yüzbaşıya ne yapmışlar MEHMET ağbi dedim,onun durumu berbat dedi,nasıl ağbi dedim onu ŞARAPHANEDE kırık cam şişenin üstüne oturtup sonrada parçalanmış halde birliğinin önüne atmışlar KONYA da hastane almayınca askeri uçak  ile acil ankaraya yetiştirmişler..
Tabi ben bu anlatılanları KARAKAPLAN merhum HÜSNÜ KIZILTAN ağbimizin meyhanede dinledim..

Eski ANADOLU insanının bu tip şuçlara bakış açısını öğrenmiş olduk..
Tabi bunlar bir HUKUK DEVLETİN de hiç güzel şeyler değil,dünyanın heryerinde sapkınlar var fakat son zamanlarda bu artan sapkınlıkların önüne geçmenin bir yolunu HUKUK DEVLETİ olarak bulmamız gerekli..
Çocuklarımız,onların anneleri kadınlarımız çok önemli..
                               

                                            

Hepinize iyi pazarlar,
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder