17 Aralık 2016 Cumartesi

GÖLGELERİN SAVAŞI..

                                     

Sevgili takipçilerim her zamanki gibi yine mutlu ve eğlenceli bir Pazar günü geçirmeniz diliyorum..
Bu Pazar yazıma şöyle başlıyacağım sizden gelen yoğun ilgiden dolayı tabi bazı iyi ve kötü eleştiriler geliyor,tabi gülümsüyorum sayenizde sizlere yazarken o eleştirileri olumlu olumsuz yapanlarada topluca cevap vermiş oluyorum..
Birincisi şunu söyleyeyim yazılarımı yazarken AYDINLIK bir TÜRKİYE için ülkemizin önünü açmak için yazıyorum,kendi dağarcığımda  birikim yapmış bilgilerimle..
Sanırım yazılarımı sonlandırdığımda baştan sona konuyu iyi değerlendiren okuyucularım ÜLKEMİZİN bir çok bilinmezini öğrenmiş olucak..
Bazı okuyucularım ülkemizde çok taşların yerinden oynuycağını söylüyor ben tam aksini düşünüyorum yazılarım tamamlandığında ÜLKEMİZİN temelleri daha sağlam ve sağlıklı yerine oturacağını inanıyorum..
Geçmişimizi bilmezsek geleceğimizi iyi tayin edemeyiz..!
James Bond romanlarının yazarı toprağı bol olsun IAN FLEMING beye benzetenler var beni,gülüyorum estafurlah diye arkadaşlara hitap ediyorum..

Aramızdaki benzerlik sadece şu sayın FLEMING bey gibi, bende içki ve sigaraya düşkünüm..
Sigarayı bırakalı yedi yıl oldu bu aralar maalesef AŞK tan yanada şansım yok ama düzelir sanırım,içkiye devam ediyorum birde geriye kalan benzerlik sayın FLEMING ikinci dünya harbinde İNGİLİZ ORDUSUNDA İSTİHBARAT subayı olarak görev yapmış.

Biliyorsunuz bende İSTİHBARAT UZMANI yım ve özellikle bıranşım ASKERİ İSTİHBARAT üzerine..
Benzerliğimiz olmayan taraflarımız sayın FLEMİNG büyük bir yazar,edebi eser ustası ve yazdıkları sadece sahadaki deneyimleri değil, kendi hayal dünyasında üreterek ve kurgulayarak bu ROMANLARI kaleme almasıdır..
Ben edebiyat ve edebi eser konusunda bir hiçim sizlerden en çok bana gelen eleştiri imla ve yazı hatalarım..

Birde bende ROMAN yazıcak kapasite ve hayal dünyası yok.Ben sadece sizlere yaşadıklarımı ve izlenimlerimi yazıyorum..
Yeniden edebiyat konusunda ve imla konusundaki zayıflığımdan dolayı sizlerden özür dilerim..

Yazılarımı kaleme alıcak yanımda korkmadan durucak güzel bir hanfendi bulana kadar idare edin.WANTED!))

Şimdi gelelim gerçek hayata ve yaşadıklarımıza başlık GÖLGELERİN SAVAŞI olunca size ilk izah ediceğim aşşağıda vericeğim bazı resimler tamamen orginaldir bunu bilmenizi istedim..
Arkadaşlarım ÜLKEMİZ içinde ve dışardaki başka ülkelerle ile irtibatlı bazı güçler vardırki bunlar DERİN KİN,HUSUMET güden ve GÜÇ ele geçirmek için ömürlerini bu konular için tüketmiş guruplar ve bu gurupların içinde bazı DERİN kişilikler vardır..

Ben çocukluğumdan beri en çok istihbar ettiğim konulardan biride karşımdaki kişilerin pisikolojisi ve onun gelişimi ile hareket tarzı,düşünceleri ve neyi yapıp nelerden kaçınacağının istihbaratını biriktirip bunu analiz yapmak..
Guruplaşmış DERİN ETKİLİ HÜCRE yapılarında bunlar özellikle DEVLET yönetiminde etkili olmaya çalışırılar çünkü DEVLETİ yönetme ERKLERİNİ ele geçiren özel sektör ve diğer tüm alanlarda etkili olur maddi ve manevi olarak..
İşte bu çekirdek yapılarında içindeki asli beyin unsurları öğrendiğinizde bunları izlemek,takip etmek ve yapıcaklarını zamanlamasını ve taymingini yakalamak daha kolay olur..

Yıl 1979 tenis takımı kaptanımız çok atletik,karizmatik,yakışıklı bir ağbimiz adı HAKAN(istihbarat jargonu kod adı) yanıma geliyor ZEKİ bana doğru söyle bir erkek kardeşin yok değilmi üvey.
Ya HAKAN ağbi git işine benle eğlenme diyorum ama arada takılıyor ben oralı olmuyorum..
Sebebi okuduğu okulda aynı tıpa tıp  bana benzeyen bir arkadaşı varmış onun için soruyor,aslında bizede yakın bir ilçede oturuyormuş…
Fakat derdi senle hiç alakası RUHSAL olarak yok, sen çok hareketlisin o çok sessiz ve sakin evden çıkmayan bir tip derdi.
                                      
ORGİNAL ZEKİ ARSLAN DEĞİL..

Hakan ağbi derdim insan insana benzer evet derdi ama nasıl böyle bir şey olabilir anlamıyorum bu kadarmı olur derdi..
Aradan yıllar geçti 1985 yılında bir DOĞAN 131 araba aldım ona biniyorum,aşşağıda başka bir araba ile bir arkadaşımla çektirdiğim yerde bir olay oluyor onu size izah edip devam edicem..
                              
 ORJİNAL ZEKİ ARSLAN !

Kırmızı arabanın olduğu yerde arkadaşlarım beni yeni aldığım DOĞAN araba ile park eder ve içinde oturur halde görünce yanıma geliyorlar..
Cama vuruyorlar ZEKİ naber,ben camı açıyorum ve diyorumki arkadaşlar siz beni birine benzettiniz ben ZEKİ değilim..
Bizim çocuklar benim kafama vurup yanağımdan fiske almışlar yav ZEKİ bırak şimdi bu KEMAL SUNAL ayaklarını oğlum koktu bu işler artık diye işte o anda bizim ZEKİ sinirleniyor bir hırsla ulan ben zeki değilim kafamı bozmayın s…. gidin demiş..))

Tabi çocuklar ciddi böyle bir tepki alınca ŞOK oluyorlar yıllardır günümüz değil her saatimiz beraber geçtiği arkadaşlarım bozuluyorlar..
Biri hemen arabanın önüne geçip plakaya bakınca şok oluyor plaka benim plaka değil işte o zaman bu işte bir bit yeniği var anlıyorlar ve donup kalıyorlar..
 ORJİNAL ZEKİ ARSLAN..


Bir saat sonra aynı araba ile ben geldim,arkadaşlarda bir anormallik var hemen plakayı kontrol ettiler evet dediler bu ZEKİ nin plakası.
Oğlum ZEKİ senmisin dediler yok A.A dedim vallahi bu bizim ZEKİ dediler öbürü küfür etmedi bak buna daha senmisin dedik annemizi andı…))
Ne diyorsunuz oğlum siz manyakmısınız dedim, sen yokken bir ZEKİ daha vardı burda dediler..
Ne ZEKİ si dedim vallahi aynısından bir ZEKİ daha vardı.
 KÖYE gidip cıgaralık alıp içmiyorsunuz işallah dedim…
Yok vallahi deyip heyecanla durumu anlattılar dediler birebir ağbi kopyan ayırt edemedik birde heriften dayak yiyorduk az daha OKAN yanak aldı, ATİLLA kafasına vurdu çocuğun..))

O değil araba aynı modeli aynı,rengi aynı..
Tabi o yaşta bile gizli bir dünyam var düşünmeye başladım hemen tenis takımımızın kaptanı HAKAN ağbi geldi aklıma, içimden dedim bu çocuk onun söylediği çocuk yakınımızdaki bir ilçede oturuyormuş eyvallah tamamda araba ve renk o niye bu kadar benzer içime bir KURT düştü..
Soğuk savaşın devam ettiği yıllar bilsen bildiğini söyleyemezsin,konuşamazsın kimseye açılamazsın yaşantımız en büyük örtümüz ama bu bende sıkıntı yaptı kafamın bir kenarına attım..
Yıllar akıp gidiyor tabi ben kendi hayatımı bir şekilde yaşıyorum sizlerlede paylaşıyorum bunları..
Bizler filmleri , karakterleri oynayan aktör ve aktiristleri seyrederiz fakat fazlaca bu filmlerin senaryolarını kimler yazar onlara hiç dikkat etmeyiz..
Yıllar içinde bu konu unutuldu gitti tabi ben hayatım içinde bir çok önemli insanla oturup kalkarken kozmik ve stratejik işler içinde oluyorum..
1999 yılında dönemin MİT müsteşarlığı bana karşı bir operasyon yapınca tabi bu dönemde bu operasyonu gayrinizami yapanlar yıllarca yanımızda biriktirdiğimiz haber elemanlarını etrafımıza dolduruyorlar…
Aradan bir zaman sonra 2000 yılı başlarında bunlardan bir tanesi tabi yılların yakınlığıda var beraber yeriz devamlı içki içeriz geçmişte bazı olayların içine girmiştir benle.
Oturduk dışarda bir yerde ZEKİ sana bir sır söyliyecem dedi daha evvel söyleyemedim bulunduğumuz ortamlarda dinlemeye takılırız diye ama burası uygun ve ben sana bunu aktarıcam dedi.
Ne kardeşim dedim,bunların elinde senin  bir kopyan var bunların konuşmalarını dinlerken istihbar ettim.
Bunu MANİSA taraflarında bir yerde tutuyorlarmış,lazım olduğu zaman gel buraya diyorlarmış istedikleri yerde dolaştırıp gösterdikten sonra geri yerine yolluyorlarmış..


Eyvallah kanka dedim,tabi bu işleri yaparken banada nefes aldırmıyorlar..
Tabi bu arkadaş bunları anlatırken başka bir ANKARA lı bir dosttan önemli bir KURUMUN içinde çalışan üst düzey MALATYALI bir MİT yöneticisinin hanfendi eşinin bazı (k.ş.e) yok edip ortadan kaldırdığının bilgisini getirdiler bana…
Bu insanlar niye bu bilgileri bana aktarıyor?
Sevdiklerinden ben onların cebine para koymuyorum ama yıllarca karşılıksız beni bulduklarında oturmuşuz yemişiz,içmişiz sohbet etmişiz!!
Hayatım boyunca ülkeme düşman olanı anladığım anda onla mücadeleye girdim..
Eğer bana karşı girişilmiş bir mücadele varsa şundan çok emin olun bu ülkenin BEKASI için değildir..
Benim vicdanım her tarihte rahat..
Tabi ALLAH oyun kuranında zaman zaman oyununu istemeden ayağına doluyor..

2010 yılında FETÖ (FETTULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ) polisleri komplo operasyon anında beni sorguya çekerken şunu soruyorlar madem resmi olarak ikametgah olarak bu evde oturuyorsun bir öbür sokakta niye ev tutuyorsun!
Dedim memur bey benim öbür sokakta evim mevim yok kafayımı yediniz?
Arkadaşlar orayıda bastı kimse çıkmadı ama daha evvelki çalışmalarımızda bunu tespit ettik..
Fakat bu konuşmalar ne olduysa daha sonra eve gelen diğer emniyet mensublarınca işaret edilerek bu konuyu kapattılar..
Sonra serbest kalmamdan sonra kendi çalışmalarımla bazı MİT görevlilerinin gerçekten bir alt sokakta bir evi boş tuttuklarının istihbari tespitini yaptım…
ES MEDYA yönetim kurulu başkanı sayın ETHEM SANCAK beyin bir konuşmasını dinlemiştim,şöyle bir ifade kullandı..
BİR ŞEYİN HAKİKİSİ VARSA TAKLİTİ İLE BAŞARILI OLMANIN MÜMKÜNATI YOKTUR DİYE..

Hayatı gerçeklerle yaşamış insanların tespitleri çok doğru..
Maalesef GERÇEKLER VADİSİ içinde geçen son 65 yılda bir çok hadiseler yaşandı,bu yukarda yazdıklarım sizlere bunun özet ifadesi.
Malesef insan hırsları ve ruh yapılarındaki aşırı bozukluk,kıskançlık ve güçlü görünümler altındaki eziklik ve ruhsal hastalıklar bazı DERİN GÜÇLERE o beyaz yakaları altından akla hayale gelmiyecek ŞUÇ sistemlerini kullanmaya meğil ettiriyor..
Bunlarda başarılı olmalarının sebeblerinden en büyükleri KOZMİK kurumları kullanabilmeleri ve bunları kullanırken herkes için şantaj malzemesi üreterek adeta SATRANÇ OYUNUNDA bu malzemeleri oyunun hamlelerinde taş olarak kullanmaları..
Derin tarihte icraatsız BABALARIN maalesef icraatsız OĞULLARI oldukları için işe yarıyacak ne varsa onun EMİTASYONUNU üreterek yol alıyorlar ama EMİTASYON ÇİN MALI DERİNLİKLE geldiğimiz nokta belli ama zaten onlarında umrunda değil…?
Bu hadiseler çok ciddi anlamda içleri dolduğunda vahim nitelikli hadiseler bugüne kadar gelicek....
Televizyon ekranlarına sahte kahraman üretenlerin GÜÇ elde etmek için nasıl küçüldüklerini kapalı kapılar arkasında nasıl vahşi olduklarını ama karşımıza çıktıklarında nasıl gerçek yüzlerini sakladıklarını bir bilseniz..
En üzüldüğüm fakat hayatın gerçeklerini böyle zamanlarda öğreniyorsun hastalığım esnasında yapılan pisikolojik prokobanda bir gurup insan tarafından ABBAS yolcu demeleri,bir kısım insanın kıskançlık ve hasetlerini yüzlerinden okumam içlerinden ABBAS CEHENNEME selam söyle deyişlerini unutmuyorum.

Gerçekten bazı insanlarında üzüldüklerini içten görmem ve onların o ince duygularını ve içten üzülmelerini hiç unutamıycam..
En acısıda bir ÖRNEK vereyim iyileştikten sonra beni yolda gören dostlarımın ilk önce HORTLAK görmüş gibi zıplamaları sonra derin,derin beni süzmeleri acaba ÇAKMA ZEKİ mi diye, sonra benden ARGO kelimeleri duyunca heyecanlanarak konuşmaları…))
Bir gün çok yakın bir dostum yine beni görünce ŞOK oldu sonra boynuma sarıldı ağbi vallahi saklamıycam söyliyecem ben seni en son gördüğümde senle HELALLEŞMİŞTİM bir daha göremem dedim içimden dua ettim dedi,güldüm ne yapalım hayat keşke herkes o insan gibi açık sözlü olsaydı..
Neyse dediğim gibi bunlar zaman içinde GÜN IŞIĞI ile çakıştığında çok ciddi SENARYOLARIN palavra olduğunu asıl güldüğünüz sizi güldürenlerin gerçek olduğunu anlıyacaksınız….
2000 yılında bir bahar günü balkonda bir arkadaşla bira içiyoruz yavaş yavaş hurma olmaya başladık gündüzden, dedi ZEKİ biraları al pazara çıkalım bakalım ne var hemde elimizde içerek sohbet ederek gideriz..
Sardık biraları gazete kağıtlarına yürüyoruz PAZAR ın olduğu sokakta MİT lojmanları var pazarcı esnafındanda MİT haber elemanları var…
                                     

Tam pazarın başına girdik ilerden esnaf pazarcılar bağırıyor açılın RIFKI ağbimiz geliyor….
Başka bir sıradan  esnaf bağarıyor TARZAN ağbimiz MELEHAT yenge yokmu diye..
Yanımdaki arkadaş soruyor yav ZEKİ bu  pazarcılara ne oldu domates biber satan TARZAN ağbi MELEHAT yenge yokmu diye bağarıyor don atlet satan RIFKI ağbimiz diye bağırıyor,bunlar ne aralarında şifreli konuşuyorlar rahmetli KEMAL SUNAL ın TARZAN RIFKI filmi ile.
                        

Ne bileyim dedim RECEP(KOD ADI) vardır aralarında bir mevzu sen boşver domatesimizi biberimizi alalım akşama mangala bakalım..))
Ama bir gerçek var herkesin o yıllarda kabul ettiği ailemde aynı şeyi söylüyor SAĞIR ODA dizisinin baş aktörü sayın ORHAN KILINÇ ile o yıllardaki aramızdaki tarifsiz benzerlik…

                                     
ORGİNAL ZEKİ ARSLAN.


Taklitimiz,emitasyonumuz şahıs olarak bol olduğu gibi,şimdi yazılarıma sizlerin ilgisi çok olunca heryerde bu DERİN kelimesi,DERİN İSTİHBARAT ve daha bir çok benzer isim medyada ve sosyal medyada kullanılmaya başlandı maalesef..
Eskiden beri bilirim ülkemizde TAKLİT ve ÇAKMA işler ÇİN devletinden sonra katogoriye girebilir…

Tek DERİN İSTİHBARAT var oda ZEKİ ARSLAN ile beraber olan..!!
TAKLİTLERİMDEN SAKININ!!
DR:)Canım sende dikkat et bu çakma emitasyon ÇİN malı ZEKİ ARSLAN lara, parolayı biliyorsun!))

Herkese iyi pazarlar dilerim..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.
                             

NOT:Bugünki  KAYSERİ ilimizdeki  menfur kanlı terörist saldırıda yitirdiğimiz ŞEHİTLERE ALLAHTAN RAHMET DİLER yaralılarımıza acil şifa diliyorum.

Kahrolsun emperyalist uşağı terör örgütleri..

1 yorum: