27 Aralık 2016 Salı

GLADİO nun PİÇLERİ…

                                

Sevgili takipçilerim hepinize iyi çalışmalar diliyorum,bugün haftanın yarısına geliyoruz.
Bu yazıyı kaleme almamım sebebi RUSYA FEDERASYONU BÜYÜK ELÇİSİ merhum toprağı bol olsun ANREY KARLOV beye yapılan kalleş suikast  aralık ayının 17. Günü ve 25. günü Pazar sabah saatlerinde RUSYA SİLAHLI KUVVETLERİ nin dünyaca tanınmış KIZIL ORDU KOROSU ve
                               

ORKESTRASINI taşıyan TU-154 tipi yolcu uçağının ADLER havalimanından kalktıktan sonra KARADENİZ SAHİL şehri SOÇİ açıklarında düşmesi ve tüm ORKESTRA mensublarının ve diğer yolcular ve mürettabatın hayatını kaybetmesinden dolayı tekrar RUSYA DEVLETİNE ve onun halklarına başsağlığı dilerim..

Tabi ülkemde bu konuyu hemen bir SİYASİ FENOMEN olan 17/25 hadisesine dikkat çeken konjöktürel siyasi döneme atıfta bulunarak göndermeler yapanlar oldu..
Birde bu göndermeler üstünden çeşitli mihrakların tehdit vari söylemleri kulağıma kadar geldi..
Büyükelçiye karşı yapılan suikast aydınlanana kadar yazmıyacağım demiştim, birde şimdi bu ilk anı kaza olarak açıklanan uçak hadisesi olunca kamuoyunda ve medya,sosyal medyada çok yorum yapılmaya başlandı.
Dün akşam saatlerinde TÜRKİYE de BÜYÜK ELÇİ suikastine yayın yasağı getirilmesine rağmen bir kısım televizyon ve medya yorumlarına ve analiz yazı,söylemlerine devam ediyorlar..
Türk derin dünyasında ve dehlizlerde bu konuların hiçbir zaman samimiyetine inanmam ama konjöktür çok hassas döndüğü  için DERİN yapılar geminin dümenini KARADENİZE doğru tutmak zorunda kaldı..
Türk derin devleti bu konularda samimi olsaydı şahsıma saldırmazdı son yirmi yılda herşeyi yaşayarak öğrendik..
Ben yine yayın yasağına uyucam fakat güvendiğim bir gazeteci sayın TAMER KORKMAZ bugünki yazısında bir yurt dışı adresi ve KAHPE CİNAYETİ işleyen suikastçı polisin telefon bilgilerinden, bir komşu ülkeye gidip ordaki CİA karagahında kaldığını tespit edilmiş korkmazın yazısına göre..

Bu konuda bir şey bilmiyorum yalnız size şunu açmak isterim 2003 yılı 4 temmuz ÇUVAL hadisesi gerçekleri hiçbir dönemde kamuoyunun bildiği gibi değil bu ihanetin aslında baş aktörleri içimizde..
                          

Aslında bir televizyon programındada ŞEHİT GAFFAR OKAN bey ve silah arkadaşlarının tarihin en profosyonel bir suikast ile katledilmelerinin nedeninin DERİN ABD ve müttefiklerin DİYARBAKIR merkezden kuzey ırak  içlerine kadar yayılmak ve arkadan gelecek 2003 yılındaki ikinci körfez harekatının zeminini hazırlamak olduğunu deklare etmiştim..

                           

Sayın KORKMAZ da CİNAYETİ işleyen katilin kuzey ırak bölgesindeki bir ABD üstüne gittiğini söylüyor.
2003 yılından sonra tabiki DERİN ABD istihbarat örgütleri tabiki tüm faaliyet alanlarını bu bölgeye yığdığı gibi ADANA başta olmak üzere tüm suriye sınırlarımız içinde ve kuzey ırak bölgesinde karargahlarını kurdu sonrada 2011 den sonra bunları aynı şekilde SURİYE iç savaşına müdahil olucak şekilde konuşlandırdı..

Fakat şöyle bir durum var CİA İSTANBULDA ve ANKARA,İZMİR gibi şehirlerinde bu kadar resmi ve taşoron yapılanması varken suikastçi ta kuzey ırak bölgesine gitsin ve ordaki karargahtan emir alsın.
Bu hadise herkesin dikkatini çeker?))

Bakın bende dahil şu anda ipe sapa gelen TÜRKİYE içinde ve dışında kim varsa tedrisatı AMERİKAN menşeylidir..
                     

Son 100 yılda RUSYA devletine en ufak hadisede küfür edenlerin son altı ayda dönüpte RUS GİZLİ SERVİSLERİNE dayanarak kabadayılık yapmalarına televizyonda ve yazılı basında kahkahalarla gülüyorum..
Onun için 1978 yılından beri ülkemizde işlenmiş bir tane suikasti çözemeyen yapıların samimi davranıcaklarını maniple bilgi pompalamıycaklarını kimse söyleyemez.
Onun için kimse piyasada bilgi kirliliği yapmasın tavsiye ederim çünkü sizlere söylüyceğim RUS GİZLİ SERVİSLERİNİN kendi ülkelerinde merkezlerinde veya dünyanın değişik ülkelerinde ve şu andada ülkemizde bir gurup UZMAN ile çalışıyorlar ve muhtemelen bir sistem içinde hedefe gidiyorlardır..
Aslında onlar geniş anlamda bu düşmanlığı hangi merkezlerden ve bu merkez yapılar içindeki gurupların yaptığını biliyorlar yaptıkları çalışma onların güçlü deliller ve emareleri kuvvetlendirmek için yaptıkları çalışmadır..
Tabi özellikle BÜYÜKELÇİ suikastine gelirsek tekrar benzerlik taşıyan suikastlere bakmamız lazım ülkemizde.
                              

Mesela HIRANT DİNK arkasından vurulmuştu mesela HİRAM ABAS arabada şöför koltuğunda otururken suikastçi arkadan yaklaşarak hedef alıp ateş açmıştı aynı günlerde A.O yine arkadan  BEYOĞLU TÜNEL de saldırıya uğrayıp öldürülmüştü.

Dahada önemlisi DANIŞTAY SALDIRISI yapan avukat ALPARSLAN ARSLAN(suikast ertesi HÜRRİYET GAZETESİ manşeti ismi tersten verdi ARSLAN ALPARSLAN) suikastten evvel BULGARİSTANA gittiği ve orda ALPHA isimli bir şirkettin fabrikasında suikast için eğitim aldığı ve HUDUTTAN geçtikten sonra EDİRNEDE GLOCK marka tabanca ve bazı kimlikler verildiğinin bilgisi kamuoyuna aktı.
                                      

Farzedelimki bu hudut dışı seyahatler doğru orda bazı kimselerden gerekli lojistik aldığıda doğru sayarsak bunları yapmaya ne gerek var bunlar şüphe çekicek hadiseler.

O dönemde EDİRNE EMNİYET MÜDÜRÜ deneyimli bir polis şefi olan sayın HANEFİ AVCI bey sorun bakalım bir bilgisi olmuşmu EDİRNE de görevi esnasında ARSLAN ALPARASLANIN lojistik destek aldığı konusunda?
                                         

Yani çok açık gerekirse içimizdeki ŞEYTANLAR suikastlerden evvelde çok çalışıp suikastlerin yönünü değiştirip örtmek için çok maharetli çalışıyorlar..
Bu konulardada insanları bilinçli yanıltanlar var birde bilinçsizce kullanılan insanlar var dezenformasyon konusunda TANRI şahittirki onu tüm profosyoneller anladığı gibi RUS GÜVENLİK SERVİSLERİ anlayıp konuyu çözüp sonlandıracaklardır..

Bence fazla kafalarınızı hemde deneyimli insanların karıştırmayın, vatandaşında aklını cacık yapmayın.
                           

Zira son KIRK YILDA çok yaptınız bırakında işini yapıcak olanlar yapsın..
Eğer 17/25 hadisesi  RUSYA DEVLETİNE ve MİLLETİNE ve onun dostlarına yapılmışsa yapanlara TANRI yardımcı olsun…!
                                 

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder