12 Kasım 2016 Cumartesi

ESENGÜL VE STOP..!

                               

Sevgili takipçilerim yine mutlu bir Pazar günü geçirmeniz dileği ile karşınızdayım..
Önce erken yaşta aramızdan ayrılan sanatı ile ailelerimizin bir ferdi olmuş  merhum KEMAL SUNAL beyin KEMAL ağbimizin sanki hayatımızdaymış gibi DOĞUM GÜNÜNÜ kutlarım..!

Bu hafta ilk bazı eleştirilere burdan sizlerin önünden açıklama getiricem..
Tabiki eleştirmek herkesin doğal hakkı,ben şahsımın arkasından çok laf edileceğini ve yerileceğinide biliyordum.
Bazılarına açıklama getireyim bu haftaki yazılardan sanırım olsa gerek ,KEMİKLER üstünden yazı yazıp siyaset yapıyor diyorlar..
Biladerlerim, FENOMEN dizi seneryosu yazmıyoruz gerçek hayattan yazıyoruz,hayatını kaybetmiş insanlar için yada hayatta olanlar için ne anlatım kullanıcaktık.
Eğer bildiğiniz bir anlatım türü varsa bana bildirin ona göre yazalım..
Gelelim gençliğimizde söylediği HİT parça ile TAHT KURMUŞ KALBİMİZE  ünlü sahne ve film sanatçısı merhume ESENGÜL ablamıza..
Mekanı cennet olsun,NUR larla yatsın…

Tabi o yıllar ben lise birinci sınıfta okuyorum yıl 1979 aynı zamanda iyide bir sporcuyum devamlı spor yapıyorum ama KARNE spor toto..
Rahmetli babam isyanda,o yıllarda tek kurtarırım SPOR modern bir babaya sahibim,ne yapalım diyor yaptığım spor içinde her zaman desteğini esirgemiyor..
İşte yine bir bahar günü  sabah bir gazetelere baktım ESENGÜL hanfendi ATAKÖY sahil yolu üstünde AYAMOMA deresi başında araçla demir bariyerlere çarparak hayatını kaybetmiş…

                      


Arabada erkek arkadaşıda ölmüş,diğer iki kişide ağar yaralı..
Ailede bilirler beni, çok beğenirdim merhume ESENGÜL hanımefendiyi.
Ben biraz değişik bir çocuktum mesela spor yaptığım modern sosyal ortamdan çıkar,gider BALIKÇI barınaklarında başka mekanlarda ve  başka muhitlerdeki insanlarıda tanırdım onlarla arkadaşlık yapardım..
                            

Sonraki günlerimde çeşitli yerlerdeki arkadaşlarım derdi ZEKİ geldi yine SOSYETİK ortamdan sıkılmış belli, DAMLADI derlerdi..
Birde güzel bir plajımız vardı mesela yaz ayının mayıs ONBEŞ gibi okuldan kaçar denize girmeye başlarız okul biter iki ay bizim tesislerin plajında takılırım son aylar açmaz yan tarafta GARİBANLAR plajı var oraya gitmeye başlar son okul açılmadan orda bir ay takılırdım..
Garibanlar plajını bila bedel DEDE dediğimiz bir merhum büyüğümüz çalıştırırdı. O hikayeyi başka yazıda anlatıcam…
                                 

Öğleden sonra tesislerimizin yine sağ tarafında 150 dönüme yakın boş bir arazi vardı deniz kenarı atıl duran ,şimdi orası çok büyük bir beş yıldızlı otel ve lokantalar ve parklar zinciri kompleksi olmuş durumda..
Orda o zamanlar STOP AİLE ÇAY BAHÇESİ diye küçük salaş bir mekan açıldı,arazininin girişinde.

Yazları biraz iş yapıyor ama kışları gündüzleri,boş kimse fazla olmaz akşam ve geceleride KUMAR yapılıyor öğle bir sistem kurulmuş..
Bazen oraya gidiyorum SPOR dan sonra sohbet,muhabbet çay mekanı ADAPAZARLI AKYAZILI ŞABAN isimli bizden on yaş büyük yeraltı dünyasında EZGİN düşmüş bir ağbimiz çalıştırıyor.
                             

Tabi bir gün gittim ŞABAN ağbi birkaç tanede sempten ağbimiz  oturmuşlar günün mevzusu merhum  ESENGÜL hanfendiyi konuşuyorlar.
Bende oturdum masaya ZEKİ hoş geldin arslan nasılsın dediler.
İyiyim ağbi dedim ocakçı İZMİRLİ lakaplı rahmetli ağbimizde bir çay getirdi SOHBETE kulak misafiri oluyorum..
                          

İZMİRLİ nin namı büyük NARKOTİK muhbiri yan sempteki ünlü bir BABALAR operasyonuna katılmış işleri ortaya çıkartmış bir ağbimiz.
Başına bir iş gelmesin diye bu mekana ocakçı olarak atanmış))..
                          

Masada sohbet hararetli mevzu yeraltı dünyası ve ESENGÜL hanfendinin neden hakkın rahmetine kavuştuğu..
Ş. MURAT ağbi dediki ya atlayalım birde olay yerine gidelim ŞABAN ağbi dedi,arabaya bindik yer yakın bizim çocukluğumuz bu derenin kenarında geçti.,,,
Gittik aracı kaldırmışlar ama ortam berbat durumdan hemen kötü bir kaza olduğu anlaşıldı..

Hatta iki gün sonra BAKIRKÖYE indim tren istasyonundan aşşağı Bakırköy içine inerken sağ kolda araçta ölen ESENGÜL hanfendinin erkek arkadaşının ZÜCCACİYE  dükkanı vardı YAS NEDENİ ile  kapalı diye tabela asılıydı..

Merhum ESENGÜL hanfendinin hadisesi inanın ben 30 lu yaşlarıma gelene kadar devam etti.

Oda şu aslında ESENGÜL ölmedi HOLLANDADA yaşıyor.))
Yaşımız büyüdü ağar alemlere gidiyoruz ben KUMAR oynamam oynayan ağbilerimiz var ordan gece hayatına aktığımızda hep bu mevzu, ESENGÜL yaşıyor.
Hollandadan deport yemiş şuç alemine karışmış kimseler oturuyorlar masaya ESENGÜL yaşıyor anlat anlat sabaha kadar hikaye bitmez..
İçimden diyorum HOLLANDANIN yarısı  merhum ESENGÜL hanfediye benziyor,bunlar sabah KURU akşam SULU kimi görseler ESENGÜL zannedip gelip burda hesapta ağar KUMAR ve YERALTI ALEMLERİNDE  yazıp duruyorlar,içimden gülüyorum..))
Nede olsa daha YERALTI DÜNYASINDA KALEŞNİKOF icat olmamış..))
                           

Neyse yine soğuk bir kış günü STOP çay bahçesine inmişim,küçük mekan soba gürül gürül yanıyor içerisi sıcak, üç masa var baktım bizim yan köyün KAÇAKÇI taifesi asıl işleri BALIKÇILIK tır.
                         

O yıllarda artık nerden iş almışlarsa köyün eski balıkçılarından  merhum NURULLAH reis güvendiği balıkçı tayfalarından bir ekip yapmış onlarla açıkta, BULGAR gemilerinden KANAL dediğimiz MARAMARA DENİZİ geçiş noktasından ağarlıklı SİGARA ve VİSKİ alıyorlar BAKS tabir ettiğimiz büyük kolilerle….

Çay bahçesinin arkasında depo var oraya mal yıkılıyor daha sonra gece DODGE komyonet ile taşınıp dağatılmak üzere  mekandan alınıyor..
İki adet 40 beygirlik JONSON motorlu hafif tekne var, gemi açıkta motor tornistan yapıp mal teslim edilip karşılığında DÖVİZ verilerek trampa yapılıyor..

İşte o gün mekanda sadece bu işten dolayı bu KAÇAKÇI taifesi var bir ben varım birde ŞABAN ağbi ile İZMİRLİ ocakçı..
O yıllarda türk emniyet teşkilatı çok zayıf koskoca ilçenin çalışan aracı yok hepsi bozuk hepsi dediğimde üç taneyi geçmez..
Ne oldu ise işte aniden baskın yedik mekana içimden dedim bittiğim andır..))

Bir işte yaptığımız yok MERAKLI KÖFTECİYİZ A..…!
Ellerinde makineli tabancalar heryeri arıyorlar.Hiç bir şey bulamadılar ama herkesi aldılar mekan sahibi ŞABAN ağbide dahil ekipler gittiğinde mekanda bir ben ,birde OCAKÇI İZMİRLİ kaldı..
                               

Beni almamalarının sebebide yaşımın küçük olması,mevzu ile alakam olamayacağı…

Birkaç gün içinde hepsi serbest bırakıldı ama o gün aklımdan geçenlerle bugün bildiklerim aynı,yanılma payım olmamış..
Hep adını anıyorum, içimden gülüyorum eski MİT müsteşar yardımcısı sayın MEHMET EYMÜR bey neden güldüğümü sanırım anlıyordur..))
Ülkemizde enteresandır ABD ordusuna ve CİA iki kere bu mahallerde saldırı oldu.

İkiside bu anlattığım bölgelerde biri tam tarihlerde günü gününe yanılsamda yine hatırladığım 1979 yılında hala MİT ünitelerine yakın bir yerde ikamet eden ABD askerlerine yapıldı,olayda sanırım iki ABD askeri ölmüştü…
Diğeride 1993 yılında  hatırladığım yine CİA safehouse (güvenli ev)olarak kullandığı  OFİS görünümlü bir yere,bunlar literatürden saklansada aslında gerisinde çok derin hadiselerin olması gerekli?
Dev sol militanları bu eylemde kış günü denizden surat motorü ile kaçtı diye haber yapılmıştı?)

GLADİO yapılanmasını çözebilmen için yapının en altından en YÜKSEK RAKIMLI TEPELERE çıkmış olman lazım…..
O zaman ORGANİZE ŞUÇ ve TERÖRLE MÜCADELE konseptinin başarısız olma sebebinin çok basit bir argümanla anlatmak gerekir…
EMME BASMA TULUMBA.

Yani bir yerden SU çekerken öbür yerdende SU dolduruyorsun kendi haznene…!!
O anlattığım yıllar, olaylar, alan en basit ve en uç saha.Ben daha derin GERÇEKLER DİYARINA ,özellikle günün ülke nasıl kurtulur meselelerine ve ülkenin gelecek önümüzdeki YİRMİ YILINDA nasıl güçlü bir sahnede olmasının planlarını masa kenarlarından daha lüks ortamlarda kulak misafiri oluyordum..))

Maalesef o kişiler GÖÇMEN KUŞLAR gibi erken gittiler,kalanlar?
ANGLASAKSON,SİYONİST müfredatını hıfz etmiş içinde ne ararsan var olan bir yapı.

Malatyalının dediği gibi MİLLETİN bu bilgileri bilmesine gerek yok diyordu,ama  sıkıştığında MİLLET TANK üstüne çıktığında yaşa var ol MİLLET diyorsunuz..))

Sebebi şu, MİLLET bunların KOZMİK geriye dönük  uzantılarını bilmesin, çünkü onlardan maddi, manevi  siyasi çıkar var….
Bu KOZMİK uzantılar her dönemde var bu  yapılar ve yaptıkları işlerle, sizin bu sıkıntıları ve acıları nelerden ve neden çektiğinizi bilmenizi istemiyor..
Benim 14 yaşında  merhume ESENGÜL hanfediyi beğendiğim dönemden evvelde ondan sonrada bu KOZMİK yapılar bugüne kadar sizlere görünmeden yaşamlarını sürdürüyor,siz sadece TİYATROYU ve SANATÇILARI seyrediyorsunuz..
2004 yılında bulunduğum mahallin ekipler amiri KAYSERİLİ bir genç ve atak başkomiseri ile dost olduk..
Haftada bir gün oturup rakı içiyoruz keyif yapıyoruz herhangi bir mekanda,dostlarla.
Birgün FENOMEN bir dizinin haftalık  bölümünü seyretmek için beni dev ekranı olan bir çay bahçesine davet etti…
Ekip arabası ile gittik aracı çay bahçesinin önüne çektik dizi başlamadan bir saat evvel.Oturduk çaylar,nargileler takılıyoruz en önde bölge AMİRİ diye çokta hürmet gösteriyorlar.

Devamlı dizi başlamadan evvel ekip arabaları geliyor,bize memur arkadaşlar selam veriyor arkamıza geçiyor oturuyorlar…
                             

Çay bahçesinin yanı tam yolla aramız ekip arabaları ile sıra sıra oldu.
Dizi başladı arkamız polis vatandaş elele,araya REKLAMLAR girdi.
 EMİR amirim (istihbarat jargonu kod adı) dedim,bütün ekipler burda bir asayiş,hırsızlık,gasb,darp,tecavüz vs suçlar  olsa kim bakıcak..
Baktı bana güldü,ZEKİ bey hiç merak etme o şuçların tamamını işliyecek vatandaşlarda o diziden sonra sokağa çıkıp ne yapıcaksa yapıyor..))
Şu anda tüm taraflar olarak ATEŞKES vaziyeti alıyoruz dedi..Hakikaten arkadaş koskoca caddeden inanamaz insan vasıta geçmiyor…
Pisikolojik harekat ve harp ülkemiz içinde her dönemde çok iyi kullanıldı,ama kimin menfaatine ve ipler kimin elindeydi?))
                              

Arkadaşlarım bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde çok sevdiğim müziği,sesi ve özellikle eşsiz yorumu ile dünyanın beğendiği LEONARD COHEN beyi 
                            

kaybettik.TOPRAĞI BOL OLSUN ,MEKANI CENNET.
KA.ORD:)

Hepinize iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder