26 Kasım 2016 Cumartesi

DÜNYA VE KURTLARIN SAVAŞI..

                     

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim umarım mutlu sağlıklı ve eğlenceli bir hafta sonu ve sonrası günler geçirirsiniz.
Mutluluğunuz her daim olsun,mutlu,müreffef ve zengin insanlar dünyamızda arttıkça hepimiz mutlu oluruz..
Bir önsözle yazıma girmek istiyorum.Sizlerin yoğun ilgi ve alakası olduğu için yazılarımdan dolayı müthiş rahatsız olan ve bu yüzden,kelime,laf,slogan üreten çevreler var..
Biraz açıklama yapmak istiyorum,bir TÜRK ATASÖZÜ var ekşi yemedim karnım ağrısın bu kelimeleri üreten çevrelere ve onları idare edenlere söyleyeceğim şunlar.
Diyorlarki muhattap bulamıyan kişi diye hakkımda  konuşuyorlar  hiç muhattap aramadım,hayatımı sizleri idare eden SİYONİST maşası BARON altı arkadaşlar  çok iyi bilir,hep yalnız ve tek yaşadım..
Kalabalık mevziye girdiğimiz zamanlardada TÜRKİYE deyiz hepiniz beni tanıyan herkese sorarsanız çok eminim şunu söyleyecektirler.
Bizimle nasıl mevziye girdiyse,o şekilde söz verdiğim gibi çıkmıştır.
Ne kimseyi sattım,ne kimseyi arkasından vurdum,nede kimsenin,malında,canında,ırzında oldum..
Sosyal yaşantım adetlerim,örflerim kendime göre kimsenin özel hayatımı değiştirmesine müsade etmem..
Herkes kendi özel hayatını yaşar,kendi düşünce tarzında sistem kurar sizler kendi çıkarlarınız için başkalarının özel hayatını etkilemeye,o insanlarının yaşantısını bozmaya,huzursuz etmeye hakkınız yok,ama bunu çeşitli şekillerde yaptınız..
Hangi kurumun,müessesenin,camianın,tarikatın başında olursanız olun..
Aile mefrumu benim için çok önemlidir,kimlerin son kırk yılda ne yaptığını ve niyetlerini iyi bildiğimiz için ona göre hareket ediyoruz..
Hakaretinde dozajı var adama delikanlıya edilir,yani anlamak istemiyene ,ŞEREFSİZE ne söylesen boş...






Kısacası yolunuzda gidin,başkalarını kendi yolunuzda yürümeye zorlamayın,çeşitli yöntemlerle…
Kimseyi ÇAMURA batırarak bir yerlere geldiğinizi düşünmeyin bilen DÜNYA da  neyin ne olduğunu biliyor,siz farkına varmadan kendinizi küçük düşürüyorsunuz..

Gelelim bu hafta AB(Avrupa birliği) konusuna dostlarım.
1954 yılında TÜRKİYE CUMHURİYETİ NATO ve AVRUPA KONSEYİ sürecinin başlamasının beşinci yılını kutlamak için bir çok etkinlik yapmış,hatta TC posta idaresi hatıra pulu bile basmış.
                                      

Demekki ikinci dünya harbinden sonra oluşan yeni DÜNYA DÜZENİNDE TÜRKİYE bugün hala ortağı olduğu paktlara girişini veyahutta giremediğinin ön bağlantılarınıda 1949 yılında başlangıç startını vermiş..
                            

Peki bugün ne oluyorda AB platformu bizim üyelik müzakerelerimizi askıya alıyor.               

Aslında DÜNYA yeniden şekilleniyor,bu esnada herkes suyun altında kendi tarafını ve ülkelerinin nasıl bu yeni dünya düzeninde kendi güçlü çıkarlarını kuvvetli tutmak için şekilleneceğinin hesaplarını yapıyor ve ona göre pozisyon alıyor..
AB konusunda ben en ileri tahminleri yapan geçmişte bizzatta şahit olduğum İNGİLTERE devletini gördüm..
Hayran olmamak elde değil 2007 yılında AB parlemantosunu uyarmaları ,kapınızda beklettiğiniz TÜRKİYE zorda kaldığında siyasi ve ekonomik ilişkilerle RUSYA ile kuracağı beraberlikte AB nin sonu olur diye açıklama getirmişlerdi..
 Bu açıklamadan sonra çok iyi takip ettiğim bir hadise bu, konu hakkında on beş gün evvel çok zarif bir bayan İNGİLİZ dış işleri yetkilisi ile görüşmüştüm bu konuda açık fikirlerimi beyan etmiştim o zaman....
2015 yılında İNGİLTERE AB den ayrılma kararı aldı tek taraflı,çünkü İNGİLİZ derin devleti gerekli tüm çalışmaları görüyordu özellikle TÜRKİYENİN çeşitli çıkışlarından dolayı.
Bir RUSYA,TÜRKİYE beraberliğinin ŞANGAY BEŞLİSİ ile masada ŞANGAY ALTILISI olması, DÜNYA nın  dengelerini değiştirmek olacağı analizini iyi yapıyorlardı..

Bundan sonra olucaklar AB ile restleşen TÜRKİYE den dolayı oluşacak yeni dünya düzeni yapılanmalarında AB diğer ülkeleride birlikte kalmak istemiyecek ve AB birliği kendiliğinden çökücektir..
AB nin başı çeken ülkeleri ALMANYA,FRANSA ve İTALYA üçlüsünün nasıl stratejik tavırlar alıcağı muhtemelen bağımsız kendi ülkelerinin çıkarlarına göre hareket edecekleri kesindir..
Enerji bakımından RUSYA devletine bağımlı olan AB ülkelerinin özellikle DERİN siyasi ve ideolojik yatırım yaptıkları KARADENİZE kıyısı olan ülkelerlede ilişkileri çok etkilenecektir.
Romanya,Bulgaristan,Ukrayna,Gürcistan ve yine bağlantılı Azarbaycan,Ermenistan,İran…
Kısacası ŞANGAY BEŞLİSİNİN ,KELEBEK etkisi göstermesi , tüm dünyaya büyük etkisi olucaktır....

Bazı arkadaşlar ÖNGÖRÜ diyorlar artık öngörücek bir şey kalmadı.
Son YİRMİBEŞ yılda yaptığımız tüm öngörüler doğru çıktı.Tüm doğrular yüzünden çekmediğimiz sıkıntı kalmadı.
Ama 1970 li yıllarda öğrenmeye başladığım SSCB(RUSYA) TÜRKİYE ilişkilerini 1984 yılında tekrar gözden geçirmem ve sonrası 1993 yılından sonra tamamen buna inanmış olmam bugün haklılığımı gösterir neden bu kadar yoğun ÜLKEMDE kendi güçlerimiz tarafından saldırı altına girmemizi açık ve NET gösterir..))

EL BAB Suriye içlerinde ESAD kuvvetlerinden  aldığımız son günlerdeki saldırı ve şehitlerimiz,herkesin bildiği gibi bazı KÜRESEL DÜNYA güçlerinin dengeleri bozmak istenmesinden olması rahatlıkla düşünülebilir...

Türkiyede özellikle 1. ÇEÇEN savaşı esnasında 1994 aralık ayından beri gördüğüm 1946 dan beri öyle güçler DERİN DEVLET yapısının içlerine yerleşmişki her zaman  ülkemizin yok olması pahasına bile RUS,TÜRK ilişkilerini bozmak için faaliyet göstericeklerdir..
                        

Çünkü KÜRESEL güçlere, artık dünyanın süper devletlerine bile değil KÜRESEL SERMAYE emri altında çalışmaktadırlar..
Unutmayın SURİYE ve IRAK muharebe alanında artık cephe savaşı yok karşılıklı güçler arasında,çeşitli silahlı yapılar arasında birkaç saatte değişen stratejiler ile birbirleri ile çarpışan ÖRGÜT düzeyinde ordular ve silahlı yapılar var..

Adana ilimiz çok stratejik özellikle başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin istihbarat servislerinin istasyonu olduğu gibi MOSSAD İsrail askeri istihbarat servisininde önemli istasyonudur..
Dikkat edin ADANA ilimizde geçtiğimiz gün canlı bomba saldırıları olurken İSRAİL içindede sabotaja dayalı büyük yangınlar oldu,neden KÜRESEL güçler ORTADOĞUDA heryere eşit savaşın çok ağar sıcaklığını taşımak istiyor…

Onun için en önemli hadiselerden biride TOPLUMSAL,SOSYOLOJİK ve PİSİKOLOJİK yozlaşmadan ülkeyi korumak..
Bu dünyada en önemli hadiselerden biridir TOPLUMSAL YOZLAŞMA.Malesef son otuz beş yılda yavaş yavaş BATI EMPERYALİZİMİ öncelikli basın ve medya yolu ile arkasından ekonomik taktiklerle ülkemizde TOPLUMSAL YOZLAŞMADA çok başarı kaydettiler..
İnsanların,ahlaki değerleri bozuldu,bu toplumdaki her konuya yansıdı..
Son darbede bu kadar geniş FETÖ yapılanmasının devletin kamunun ve özel sektörün heryerini adeta delik deşik etmiş bir ABD eksenli terör örgütü sınıfına giren aslında tarihin en geniş çaplı CASUSLUK şebekesi maalesef ülkemizin özellikle dışardan gelicek saldırılara karşı SAVUNMA MEKANİZMALARINA ağır hasar verdi.

Kabul etmek gerekirki ülkemiz maalesef zayıf bir dönemden geçmekte ikinci dünya harbinden beri ilk defa böyle bir durum ile karşılaşıyoruz..
Dindar toplum yetiştiriyoruz söylemi olsada topluma, kaliteli,sağlıklı,dürüst,modern ve sofistike eğitimli kişi gerekli, sadece DİNDAR nesil yetiştirmekle toplumsal yozlaşmayı önlemenin imkanı ve ihtimali yoktur..

Son kırk yılda en modern ve güvenilen DİNDAR bir yapının yaptıklarını MİLLETİNE ve DEVLETİNE, en çok saldıran terör örgütleri bile bu şekilde böyle büyük ihanet saldırısı planlayabilip yapamadı,Demekki DEVLET BAŞ ta KUZGUNDA LEŞ te olmazsa dürüst,eğitimli,modern,sofistike insan yetiştirilemiyor.Başkalarına bırakılan DİN ve EĞİTİM sistemi tehlike arz ediyor DEVLETE ve onun MİLLETİNE karşı.
.
Dünyayı önümüzdeki yıllarda çok farklı hadiseler bekliyor.İnsan ömrü kısa DEVLETLERİN ömürleri ve stratejik hareketleri uzun yıllara yayılıyor..
Hemen herşeyi aniden olucakmış gibi beklemek hata olur,zamana yayılarak yavaş yavaş olayların şekilleri yansıyarak bir kırılma noktasına gelicektir..

Dünyayı sağlıklı koruyacak güçler İYİLİĞİ temsil eden toplumların beraberliği ile yeniden HUZUR ortamına ulaşıcaktır..
Bilinmeyen gelişim sağlamış teknolojiler ve yeni enerji sistemlerinin kullanımı ne zaman ve neden sonradırki SİSTEME giricek?
                           

Bu hafta çocukluktan kısa eğlenceli ve biraz düşündürücü bir anımı yazıcam.
Yıl 1972 yazı rahmetli babam izmire seyehat yapmak için ailece bizi arabamızla tatile çıkarttı.
1964 model coupe(tek kapı) beyaz aracımızla yol alıyoruz,ben o dönemde ilk okul ikinci sınıfa gidiyorum.

Menemene gelmeden evvel yol kenarında ürün satan yerel çifçi unsurları görünce babam arabayı durdurdu.
Onlardan köy peyniri,domates,biber,salatalık satın alarak arabaya geri döndü.

Dedi menemene gireriz,ordan sıcak ekmek alır  fırından, bir çay bahçesinde oturur yeriz.Annem birde çok küçük kardeşim var..
Menemene girdik cadde üstünde ilerlerken bir fırın gördü durdu, fırını on onbeş metre geçerek.
Arslan parçası dedi fırla şurdan sıcak iki ekmek al  gel.Para verdi çıktım arabadan fırına girdim eski bir mekan odun ateşinde ekmekleri pişiriyorlar.
Benim girmemle arkamdan iki ,üç tane sarıklı büyük adam girdi ben onlara baktım,fırıncıya baktım hemen fırından kaçarak soluk soluğa arabaya annemin üstünden atlayarak arka koltuğa oturdum,gidelim baba dedim..
Bendeki o telaşı görünce babam ne oldu evladım dedi.
                                 

Bendeki cevap baba sarıklı adamlar fırına girdi,bunlar burda asteğmen KUBİLAYI şehit edip kafasını kesmişler bizide keseler gidelim..))
Babam,annem nasıl kahkaha atıyorlar bu sefer bende tam bir şaşkınlık,babam gülerek arabadan indi gitti ekmekleri aldı geldi..
Gittik bir çay bahçesine karnımızı doyurduk ŞEHİT KUBİLAY ında ANIT HEYKELİNİ ziyaret ettik..

Babam yolda hala gülüyor ama işte kader gülmüyor İZMİR e girdik şehrin içinde giderken ışıklarda duruyoruz bir Amerikan arabası taksi yan arkadan benim oturduğum yerden arabaya son sürat bir çarpttı ne olduğumuzu şaşırdık..
 Olay yerinde herkes toplandı arabanın arka sağ tarafı duman olmuş TAKSİCİ ağbi kusuruma bakma fren patladı gel bak diyor, polisler tam bir patırtı..

Babam taksiciye geçmiş olsun kardeşim canın sağolsun dedi ve davacı olmadan ayrıldık olay yerinden…
Yalnız ne oldu ise hala düşünüyorum bulamıyorum aniden İZMİR de kalmaktan vazgeçip ordan AYDINA geçtik..
Aydında meydanda o tarihte güzel bir otelde kalırken gece şunlar hiç aklımdan çıkmaz.

Aydının camdan baktığımda karanlıkta merkezdeki yaşamı,babamın komedin üstünde rakısını içerken bardağının yanında tabancası..
Neden sıkıntı duyduysa ertesi günü tatili yarıda kesip istanbula gerisin geriye döndük..
Aslında İZMİR de çok geniş çevresi vardı 1944  yılından itibaren yatılı okula İZMİR de gitmiş ve ondan sonrada İZMİR de uzun zaman hayatı geçmiş,ama o gün orda bir şeyden tedirginlik duydu,mekanı cennet olsun..
Ek!NOT:(yazımı Cuma bitirmiştim Cumartesi sabahı öğrendim KÜBA DEVLETİNİN EFSANE LİDERİ FİDEL CASTRO yaşamını yitirmiş,KÜBA halkına başsağlığı diler BÜYÜK LİDER CASTRO nun TOPRAĞI BOL OLSUN IŞIKLARLA YATSIN)

Hepinize iyi pazarlar..



SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder