29 Ekim 2016 Cumartesi

BARONLARIN SAVAŞI..

                                     

Sevgili takipçilerim hepinize iyi Pazar günü geçirmeniz dileği ile bu haftaki yazımı kaleme alıyorum sizlerin okuması için..
Öncelikle gösterdiğiniz ilgi ve alaka için çok teşekkür ederim.
Bazı okuyucularımın soruları oluyor canlı periskop yayınlarında veya mail ve diğer haberleşme yöntemleri ile onları cevaplıyorum onların sorularını ve verdiğim cevaplarıda size burdan kısa izah etmek istiyorum,belki sizlerinde içinde bu şekilde düşünce taşıyan vardır…
Arkadaşlarım bazılarınızda şu düşünce oluşmuş bu arkadaşı devletin mekanizmaları kullanmış sonrada bir kenara atmış diğerleri gibi.
Kesinlikle böyle bir hadise yok,ben tüm hayatımda kendi kafama göre hareket eden belirli çevrelerin içinde bulunmuş belirli dönemleri kapsayan bir insanım.
Eğer bir işim olmuşsa DEVLETİN KURUMLARINA  gider ordan tanıdıklarım varsa onların vasıtası yoksa kendi insiyatifimle çeşitli konuları çeşitli şekillerde görüşerek   fikri müzakerelerimizi  paylaşırım..Bazı komplo hadiselerden dolayı özellikle MİT kurumundan bazı guruplarla aramızda husumet olduğu doğrudur,zaten bu devletin mahkeme kayıtlarınada geçmiştir..

Benzeşme yapılan bir büyüğümüz  suikast türü kazaya uğrayan merhum ağbimizde ve ortadan olmayan diğer anılan insanlarıda kullanıldı tabiri ile anmak yanlıştır.
Bu insanların hepsi sahada çalışmış,yeri geldiğinde,fikri,ideolojik ve silahlı mücadeleye girmiş insanlardır..


Bu saydığınız insanlarda kullanılma olmaz,vatan vazifesi yapmışlardır…
Bunlarıda bu şekilde açıklıyorsam fikri olarak buluştuğumuzdan illaki değil, konuya sadece teknik ve vicdani olarak açıklama getiriyorum..
Birde yazılarımdan dolayı bir kısım sıkıntı duyan insanlar kendini DEV AYNASINDA görüyor diye dedikodu arkamdan yapıyorlar,asıl onlar kendilerini DEV AYNASINDA ve bu ülkenin sahibi görüyorlar.
                                    

Benim yaptığım sadece  anılarımızla sizi bilgilendirmek bilgi birikimimizle konuları aydınlatırken BEYAZ ELBİSELİ kirli yapıları göstermek..
Gerçek hayattada ve bir yerli filmdede İSKENDER BÜYÜK karekterinin ağzından dökülen bir cümle vardır.
NERDE KALABALIKLAR İÇİNDE AZGIN BİR AZINLIK VARSA, İŞTE ORDA GLADİO VARDIR..!!

Bu cümlesi kendisinin gerçekten söylediği bir cümledir.Nede olsa BARON çocuğu,o bilmiyecekte bizmi bilicez.
Biz yetim büyüdük babalarımız erken öldü..))
Buraya nerden geldim bugünlerde özellikle 15 temmuz FETÖ kalkışmasından sonra devamlı şekilde geliştirilmek istenen bazı vahim ülkenin istikrarını bozabilecek düşünce ve fikirlerin ortaya saçılması ve hala 15 temmuzun ne olup olmadığını kimsenin tam manası ile anlayaması insanlarda çeşitli korkulara neden oluyor..
Bakın arkadaşlar BARONLAR MASASINDA FETÖ bir sandalye sahibi ise daha bir çok BARONDA o masa etrafındaki sandalyelerde oturuyor.
Bunlar devamlı toplanmasalarda sistem itibari ile birbirleri ile haberleşecek veya entirikalar çevirecek küresel sisteme sahip olduklarını bilin, ülke içindede çok kuvvetli bir yapıya sahip olduklarını anlayın..
                         

ADİL ÖKSÜZ onun için elini kolunu sallaya sallaya yol alıp gitmiştir. meçhule veya yaşama alanlarına.
.
Aslında BARONLAR dünyasında sevilmeyen FETÖ ,2000 yılından sonra BARONLAR için tam bir sıkıntılı üye haline geldi.
Sebebi direk karargahı ABD kurması ve ordan kurduğu yapı ile çok tehlikeli bir duruma geleceğinin diğer BARONLARCA idrak edilmesi.
Merhum GARİH cinayetininde tam olmasada bir nebze, bu FETÖ yapısı ile kuvvet oluşturduğu düşünceside merhum garih için BARONLARIN kafalarının bir kenarında  yer yapmıştı muhakkak...
FETÖ ye, bir haber gittikten sonra 10 ay kadar evvel PAKRUDİNİLER ve PARSLAR kelimelerine beddua ederek vaaz vermesi konuyu doğruluyor..
Aslında FETÖ 2000 yılından sonra adım adım BARONLAR tarafından sevk ve idare ettirilerek sezdirilmeden yönlendirilerek imha edilme süreci 15 temmuza getirildi.

Burda sizlerin anlayamayacağı çok uzun bir yol katedildi,içlerinden tamamen tasviye edilmiş oldu bu şekilde ABD ve müttefiklerinin kullanmayacağı bir silah haline getirildi…
Ama onların yolları devam edecek onların daha değişik ABD ile ortak yol ve menfaat haritaları var.

Onun içinde sayın RUS FİKİR ADAMI, ALEXSANDR DUGİN beyin son bir haftada söylediği TÜRKİYE CİA ajanları ile kaynıyor diye beyanat
                                 

vermesi,arkasından RUS MİLLİYETÇİSİ sayın VİLADİMİR JİRİNOVSKİ beyin eğer 12. CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN beyefendinin herhangi bir oldu bitti ile ülke yönetiminden uzaklaştırılması TÜRKİYE DEVLETİNİN parçalanma yolunun açılması demektir açıklaması doğru analizlerdir.

Bugün 28.10.2016 YENİŞAFAK yazarı sayın TAMER KORKMAZ beyin köşe yazısı DERİN FİLMİN DEHŞETENGİZ SAHNELERİ rumuzlu yazısı çok doğru adeta hadiseyi GÖZÜNDEN VURMUŞ şeklidir..
Bu RUS fikir ve siyaset insanları ve sayın KORKMAZ sanki tüm geçtiğimiz günler içimi düşünceleri okumuşlar..

Ben BARONLARIN ikinci etap hazırladıkları kimsenin aklına getirmediği ikinci bir DERİN planları olduğunu iyi hissediyorum.
Bunda FETÖ nün MASONİK belgelerini piyasaya çıkartıcak kadar hızını almış BARONLARIN FETÖ ve ekibinin haricinde kendi kurdukları CİA ve MI-6,MOSSAD,BND kanalları ile entegre olmuş ajan yapıları ile çok çeşitli atraksiyona zamanı ve yeri geldiğinde harekat düzenliyeceklerdir.
Ajanların vazifesi şudur devrilecek şahıs,kurum ve kuruluşun en yakınına ve yakınlarının yanına kadar sızarak gerekli ve harekatın başladığı anda sistemi çökerticek hareketleri faliyete sokmak.
Bu FETÖ yapısının bu kadar tasviye olması ile yeni bir oluşuma verilecek yada payelendirilecektir.

Mesela geçmiş günlerde DOĞUDAKİ aşiretlerin İNGİLİZLERDEN para aldığı söylemi son yirmi dört saattir İZMİR bölgesinde 29 ekim kutlamalarında hadiselerin olucağı ve ABD elçiliklerinden İZMİR bölgesindeki kendi vatandaşlarına güvenlik uyarıları.
Doğu ve güney doğudaki HDP li belediyeler üstünden süren provakasyonlar..
Baronlar çalışıyor,maalesef..
Bakın şu faktörüde unutmayın ŞANTAJ ile hiç ummadığınız kişiler çok değişik şekilde kitlenmiş olabilir.
Dahasıda bu PARA denen icat LİDERİMİ,ÜLKEMİ,VATANIMI satmam diyen nice delikanlıya neler sattırmaz..

Arkadaşlar ideolojik yaklaşım yapmıyorum,hiçbir zamanda yapmadım.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN bekası çok önemli.Ülkeyi yönetenlere danışmanlık ve bürokratik destek verenlerin DEVLETİ BİR ŞİRKET gibi yönetelim fikrini aşılayanların masalarını ve o masadaki ilk plan VEZİRLERİ ve daha gerideki BARONLARI iyi biliyorum..
Rusya federasyonu devletinin tüm siyasi ve fikri yapısı ile ÜNİTER,BAĞIMSIZ ve tek parça halindeki TÜRKİYE DEVLETİNİN ilelebet payidar kalmasının istemesindeki sebeb tabiki bölge ve dünya barışı kendi çıkar ve stratejik güvenlik alanı için..
Onun için RUS fikir insanlarını ve özellikle RUSYA GÜVENLİK SERVİSLERİNİN fikirlerine ve bilgilerine çok önem verin sahada yaşamış bir insan olarak tecrübelerimle söylüyorum..
                          

Uzun bir yol katettim siz zannediyormusunuz bugün sayın TAMER KORKMAZ beyin bahsettiği cinayetler  merhumlar ÇETİN EMEÇ ,HİRAM ABAS öldürülürken kamuoyuna hiç yansımamış doğal olarak kabul edilmiş bir çok insan katledildi birbirleri ile bağı olan.
Ben hep oralardaydım!

Bugünlerde bir ASİL NADİR beyin açıklamaları ve bunların doğruluğunu sizi temin ederimki  güvenilir kabul edin..
Çünkü bu ülkenin menfaatleri için kim ne yaptıysa ya katledilmiş yada bertaraf etkisiz hale getirilmiştir….

Garih cinayetindede hadiseler olmadan evvel kamuoyunun tanımadığı birkaç tanıdığım insan katledildi.
O zaman düşünüyordum hangi YÜCE GÜCE mesaj veriyorlar diye, GARİH cinayeti işlenince anladım..
Edibe diye bir ablamız vardı,çok derin bir hanfendiydi yaşlı.Üstünde vizon kürkü gelir,DERİNDEN sohbet ederiz derdi bir AĞA nın yanına çıkayım.
Ağa rahmetli babamında yakın arkadaşı derin bir hukukçu..
Bir gün geldi edibe abla, ya benim bir fabrika var PKK el koydu güneydoğuda bir yer başıma bela oldu ne yapsam acaba atsam atılmıyor satsam satılmıyor..

Ankaraya gidicenmi bu aralar diye sordum? Evet dedi, ben telefon edicem bir büyüğümüze ona git bir sohbet edin konuşun bölgeyi en iyi o bilir kontrol eder.
Atladı gitti,ağarlamışlar edibe abla çok memnun kalmış,geldiğinde söyledi bana ama o gelmeden telefon geldi bana ANKARADAN büyüğümüz ZEKİ sen bu ablanı nerden tanıyorsun,dedim babadan ARSLANIM bu kadın çok tehlikeli bir hanım dedi.
İçimden dedim ulan kafayı yiyicem biz kadıncağızı tehlikeli yere yolluyoruz yardımcı olsunlar diye ordan bize telefon geliyor kadın çok tehlikeli.Hadi burdan yak…
İşte o aralar kadıncağız Ağanın yanına çıkıyor konuşuyor sonra yanıma geliyor,söyleniyor yanlış yapıyor bu diye.
Yanlış yapıyor dediği en az otuz yıllık dostu.
Sonraki günlerde sayın ASİL NADİR beyden bahsediyor bunların bazı projeleri olduğunu dile getiriyor bana.
Şimdi hatırladığım yıl 1988 aralık veya 1989 ocak kışı dışarda pis bir soğuk var, aniden EDİBE abla geldi  çok sinirli telefonu açtı bitirin bunun işini bu yanlış yolda dedi biraz söylendi çekti gitti.
Birkaç saat sonra  şimdi  rahmetli olan bir  arkadaşımla baktık AĞA
                             

gidiyor elinde çantası kafasında fötr şapkası  yüzündeki top sakallı duruşu ile karanlık içinde, sabah oldu bir haber aldıkki bizden birkaç saat sonra ,karaköyde bankalar caddesinde bir taksi üstünden geçerek öldürmüş..!!
                                 

ÖLÜ BALIĞIN DENİZE DÜŞÜP CANLANDIĞI YERDE.
                            

ALLAH gani,gani rahmet eylesin cenazesinede katıldık TÜRKİYENİN en büyük iflas ve icra hukukçusu bir büyüğümüzdü..
Hiç telefon açmadan direk ANKARA ya gittim,büyüğümüze söyledim ağbi böyle böyle oldu telefonda konuşmadım direk sana anlatayım diye geldim..
ARSLANIM dedi büyüğümüz ,ben sana ne söyledim bunlar çok tehlikeli diye,sordum nerden tanıyorsun diye sana, onun için uzak ol bunlar çok karanlık…!
Bu son dönemde FETÖ organizasyonu ile ilgili çok kesin ve doğru haberler var.

Fakat şöylede bir durum var FETÖ organizasyonunu belirli dönem ortak kullanan bazı BARONLAR önemli insanlara hata yaptırıp, çıkan malzemeden  bunlarıda çok güzel şantaj malzemesi olarak kullandıkları tahmin ediliyor..
Asıl operasyon zamanı geldiğinde bunları kullanarak hadiseyi FETÖ üzerinden vurup kendilerini kamuoyunda saklıyacak bu BARONLAR ve etraflarındaki ülke içindeki güçler,daha sonra ülkenin parçalanma sürecinin  planlarını kendi düşüncelerine göre, efendileri ANGLASAKSON ve SİYONİST ortakları ile organize etmeye çalışacaklar…
                                   
BU YAZILAR YAŞANMIŞ TARİHİ OLAYLARI SİZLERE ÖZET HALİNDE VERMEKTEDİR.

KAHRAMANLARI GERÇEK HAYAT İLE UZAKTAN VE YAKINDAN İLGİLİDİR…
BİR KİŞİ BİLE HARİÇ DEĞİLDİR…))

Herkese iyi pazarlar CUMHURİYETİMİZİN 93.YILI kutlu olsun..
                               

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

22 Ekim 2016 Cumartesi

TAKLİTLERDEN SAKININ...

                                         

Sevgili takipçilerim,hepinize mutlu bir Pazar dileyerek bu haftada yine sizlere yazmak ALLAH nasip etti.
Bu hafta yazıcağım konular eski yıllardan olucak yine ama hafta içinde kaybettiğimiz TÜRK TARİHİNE damga vurmuş insanlarıda anmış olucaz….
Öncelikle yine bazı konuları size hafta içi gelen ağır eleştirilere buradan karşılık vererek başlıyacağım..
TÜRK  ATASÖZLERİ çok değerlidir toplumumuz içinde.
Mesela YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANAR gibi…
                                   

Nerden geldim buraya kısa anlatıcam,insanın yaptığı tüm olumlu şeyleri resmi ve gayrı resmi silip arkasından tüm geçmişle ilgili delil kalıcak bağları kaybettirip, birde canına kast ediyorsan, bunları atlatan bir insanın eline kalem alıp doğruları anlatarak kendinide riske atarak bazı konuları  meydana çıkarmasına sanırım hiç kimsenin yine resmi veya gayrı resmi en önemliside VİCDANİ sesi çıkmaması lazım değilmi?
                                

2000 li yılların başında gazeteci sayın İSMET BERKANT beyin bazı açıklamaları olmuştu,eski MİT müsteşarımız sayın ŞENKAL ATASAGUN beyefendinin MİT teşkilatındaki makamındaki sohbetinde elimde nasıl dosyalar var kapatmaya çalıştığım biliyormusunuz ne meşguliyetteyim demesi sanırım yazımın başındaki konuları izah ediyor..
                            

Benim sayın ATASAGUN beyle illaki MİT kurumundan değil KÜRESEL DÜNYADA bazı bağlarımız vardır belki bunun ROLE hattıda KÜÇÜK ÇAMLICA mahallesi ile ÜSKÜDAR civarları olması muhtemeldir sanırım.))
                                         

Neyse biz bu hafta tarihten DERİN geçmiş olaylara girelim..
Yıl 1987 senesinin sanırım OCAK ayı gibi rahmete çok yıllar evvel kavuşmuş derin bir büyüğümüz var,çok değerli ve yürekli aslan gibi bir insandı…
Genç yaşta hayata 1993 yılında gözlerini yumdu.Bildiğiniz tüm derin dünya ile yakın teması olan bir büyüğümüzdü..
Her telefonunu kaldırdığında TÜRKİYEDEKİ en derin merkezlere ulaşabilen yakışıklı bir ağbimizdi.
CEMİL dayı derdik(istihbarat jargonuna göre kod) ZEKİ derdi yine ortalığı dağatmışın haberleri tüm kanallardan aktı derdi,gülerdi.
Kendisi çok iyi  DR ünvanlı MATAMATİK ilminde hocalık ünvanı kazanmış bir insandı.

Sayın CEMİL ÇİÇEK beyefendi o yıllarda devlet bakanı iken sayın MELİH GÖKÇEK beyefendi SOSYAL HİZMETLER ÇOCUK ESİRGEME kurumu genel müdürü idi, CEMİL dayımız ile yakın  dostlukları ve mesleki çalışmaları vardı..

Cemil dayı telefon etmiş  MUSA ağbime ZEKİ yide yanına al o yıllarda MECİDİYEKÖY de yeni bir toplantı konferans salonu açılmıştı,demiş orda BİTLİS SİGARA FABRİKASININ genel kurulu yapılacak fabrikanın ve şirketin hisselerinin büyük çoğunluğunu İNGİLİZ ROTMANS firması ele geçirmek için yoğun çalışıyor.

Tekel genel müdürümüz sayın SÜREYYA YÜCEL ÖZDEN beyefendide genel kurula katılacak bu hadisede BİTLİS halkının iştirakçisinin yanında olunucak İNGİLİZLERİN firmayı ele geçirmesini önliyeceğiz.
Gerektiği durumda hisseleri TEKEL GENEL müdürlüğü alarak,şirketin ve fabrikanın yönetiminin BİTLİS halkında iştirakçilerinde kalmasını sağlıyacağız.

Giydik takım elbiselerimizi iki gün üstüste giderek genel kurulda diplomatik faliyetlerimizi ve çalışmalarımızı götürerek sonunda hisseleri TEKEL GENEL müdürlüğünün alması ile, iştirakte BİTLİS halkının söz sahibi olarak kalmasının yanında olduk.

Cemil dayımın BİTLİS halkının önde gelen KAFKAS ırklarından dostlarıda bu genel kurulda vardı…
Tabi genel kurulda TEKEL GENEL müdürümüz SÜREYYA YÜCEL ÖZDEN beyin konuşmaları devamında İNGİLİZ firması ROTMANS şirketinin TÜRKİYE temsilcisi birkaç gün evvel kaybettiğimiz merhum ALTEMUR 
                                          

 KILIÇ beyefendinin toplantı konuşmaları ve ilgili faliyetleri esnasında ben o dönemde kendisini simaen tanımıyordum CEMİL DAYI ve MUSA ağbime bu beyefendi kim diye sorduğumda bana , ZEKİ aslan kardeşim merhum ATAMIZIN silah arkadaşlarından KILIÇ ALİ beyin muhterem oğlu dediler… Kaybettiğimiz gün gün tüm büyüklerimize ALLAHTAN RAHMET DİLERİM ,MEKANLARI CENNET OLSUN…

Bu hadiseyle anmış olduk,işte arada CEMİL dayım,MUSA ağbim eş dost gideriz yemek yeriz sohbet ederiz bir çok DERİN insan bu yemeklerimize katılır.
Rahmetli Kaşif  Kozinoğlu beyefendiyi  bile bir konudan dolayı onun sayesinde  o zaman öğrenmiştim o dönemde MİT kurumuna dahil olmamış ÖZEL HARP DAİRESİNDE yüzbaşı rütbesi ile ANKARA GÖLBAŞINDAKİ POLİS ÖZEL HAREKAT merkezinde ÖZEL HARP kurslarını veriyordu..
Tabi keyiflendikmi CEMİL dayı takılır bana,ZEKİ derdi hostes adaylarına takılıyormuşun duyuyorum kulağıma geliyor derdi.))
1991 yılında bir RESMİ ZİYARET için SSCB (SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) MOSKOVA ziyareti oldu.
Bana dedi ZEKİ memleketindeydik COSMOS otelinde kaldık,MOSKOVA çok güzel yermiş diye geldiğinde anlatmıştı..
                                  

Bir gün evdeyim oturuyorum kız kardeşim,alt kattaki komşunun kızı ile arkadaş,baktım ağlaşıp duruyorlar.
Ne oldu dedim kız kardeşime ,ağbi dedi ÖZLEM yolda bir koli içinde bebek bulmuş eee dedim ,gitmiş karakola teslim etmiş.
Ama aklıda bebekte kalmış,tekrar karakola dönmüş demişler ÇOCUK ESİRGEME kurumuna yolladık,ordanda oraya gitmiş, demişler BEBEK DEVLETİN malı gösteremeyiz..

Ailem beni o yıllarda bilmezdi,neler yaptığımdanda haberleri olmazdı.
Dedim bana biraz müsade.Gittim CEMİL dayımın makamına oturdum,Dayı bugün güzellik günün,hayırdır ZEKİ gene ne karıştırdın dedi.
Yok dedim DAYI bu sefer hayırlı,nedir dedi sordu.
Dedim YETİM BEBEK,anlattım durumu,kız görmek istiyor göstermiyorlarmış,iyi telefon ediyorum gitsin ziyaret etsin.
Eve haber verdim kızcağız atlamış görmüş ziyaret etmiş,bu seferde kafaya takmış bu bebek kime gider hangi aile alır.
Dedim DAYI şunuda hallet sen bilirsin.ZEKİ dedi çok zengin bir aile varmış öğrendim müracatları var uygun bir BEBEK için bekliyorlarmış,onlara verdirim CEMİL DAYI büyüksün dedim..
Birkaç gün sonra dayıdan haberi aldım işlemleri tamamlanmış o aileye teslim etmişler..

Özlem kızcağızda çok sevindi teşekkür etti üzüntüsü geçti..
Hayat,dayımızı 1993 yılında ne sigarası var ne içkisi akciğer kanserinden kaybettik genç yaşta..
Tekrar herkese iyi pazarlar...

!!?


SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

19 Ekim 2016 Çarşamba

DERİN KİRLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI.

                                     

Sevgili takipçilerim,hepinize hayırlı günler diliyorum.Türkiyenin şu andaki çok öne çıkmış MUSUL ve diğer konularına girmiyorum..
Sebebi uzun yıllardır yazdığım yazıları geriye dönük okursanız içimize ve kapımıza gelen tehlikeyi sizlere her şekilde yazıp önünüze getirmişim..
Şu durumda bu konuda kaleme alacağım yazılar bu konuda ülkeme yarar getirmeyeceği gibi hadiselerin ciddi anlarında GENEL CERRAH titizliğinde konuları ele alırken ve yazacaklarımın işe yarayabilmesi için şimdi durmakta fayda var.
Şahsım,düşünsel olarak hayatım boyunca en büyük sanatın ASKERLİK MESLEĞİ olduğuna inanmışımdır.
Stratejik askeri ve bununla beraber yürüyen siyaseti iyi yapanların hepsini bir DEHA ve üstün ZEKA olarak kabul ederim,kendi düşünce dünyamda...
Yazıma YENİŞAFAK gazetesi yazarı sayın TAMER KORKMAZ beyin
15 temmuz nerden koşup geldi rumuzlu bir yazısından alıntı ile başlıyorum.

NATO, 4 Nisan 1949 tarihinde kuruldu: Kuruluş anlaşmasında gizli bir madde vardı! Bu maddeye göre; bir ulusun NATO ittifakına katılabilmesi için, evvela gizliliğin esas olduğu sivil kadrolar aracılığıyla “komünizmle mücadele edecek bir ulusal güvenlik otoritesi kurması” şart koşuluyordu!
                                              

Evet arkadaşlar,yazımın başlığının ana konusu bu.Doğumumda buradan olmuştur,uzun yılların saldırısıda yine şahsıma  bu örgütlenme yapısından gelmiştir…

İnsan bazen kendini ve şahsı ile ilgili bilgileri açıklamakla, çeşitli KİRLİ merkezlerde pisikolojik harekat yapanlar, reklamını yapıyor argumanını topluma çeşitli kaynaklarla yönlendirip, siklet merkezi etrafımızda yaratıyorlarsada, ben bu konulardan insanlarımızın bilinçlendiği kanatını çok iyi hissediyorum.
En azından silah tutan elden,kalem tutan el üstün ve faziletlidir..
Uzun yıllardır İSTİHBARAT notlarından ve raporlarından pisikolojik harekat için çıkardığınız film ve dizi filmlerin neticesinde yapılan işin yararı içimizde bulaşıcı virüs gibi gençliğimize bulaşmış MAFYA tiplemesi özentisi ve yine küresel kanallardan zerk olmuş çeşitli yeni terör dalgaları ve sınırlarımızı zorlayan yılların dost ve müttefik dediğimiz güçlerin yaptığı operasyonel hadiseler ve adeta KIYAMET KAOS ortamı…
Çakı ile birkaç arkadaş yollarsınız MUSULU DAEŞ militanlarından kurtarmaya,ÖZEL KUVVETLERE  ihtiyaç kalmaz!)
                              

Kendi ülkemde TÜRK MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI kullanılarak iki defa büyük operasyon yapıldı şahsıma.
Biri 1999 yılında biride 2010 yılında bunlar ANA operasyonlar tali operasyonları saymıyorum..

Bu benim aslında ne kadar muhteşem bir bilgi gücüne sahip olduğum gibi bir MİSYON GÜCÜDE temsil ettiğimi gösterir.
Bu  örtülü ve kirli operasyonları MİT kullanarak yapanların bendeki güce erişebilme arzusunu gösterir..

Kirli DERİN yapılar,seni suçlu,küçültülmüş göstericekki senin o güçlü MİSYONUNU kendi istediği gibi sınırsız kullansın..
İşte bunu yaparken bu güç stratejik tarihi şuç ve şantaj argümanlarını kullanarak bu konularda sana karşı kullanıcağı SATRANÇ TAHTASINDAKİ tüm taşları  rahat kullanabilsin..
Bu tip güçler,karakterli güçlü yapıdaki insanlarla çalışmak istemezler .
Aldıkları kurs ve istihbarat metod derslerindeki mesleki bilgileri işte bu KİRLİ yapılar için kirli işlerde kullanırlar.

Çok basit yönetebileceği insan kaynaklarını bulurlar,bunları devamlı bir arada yaşatıp hızlı şekilde ulaşabilecekleri şekilde tanzim ederler.
Çünkü tüm ömürleri örgütsel şuç olmuş bu kirli derin yapıların dışarıdaki müttefik güçlerden alıcakları emirleri hızlı bir şekilde yerine getirmeleri gerekmektedir.

İşte sayın TAMER KORKMAZ beyin yazısında konu ettiği bu örgütlenmenin ŞANTAJ,SUİKAST,SABOTAJ gurubu 1949 yılından beri ülkeyi getirdiği çizgi bugün geldiğiniz noktadır..
Bu örgütlenme içindeki yapılanmanın geldiği noktayı tahmin ve tahallül etmenize imkan yoktur,dünyanın en adi insanlarının yapamıyacağı işleri bu erkekli ve bayanlı yapılar kendi ailelerini kullanmakta dahil bu çalışmaları tarihsel yönetir..
Mesela size fikri olarak bir örnek vermek gerekirse basit diyelimki İSTİHBARAT yöntemi ile yanaştığı VİP bir siyasi veya bürokrat iş dünyasında duayen olmuş kimsenin EŞİNE kocanızın iyiliği için sizinle temasımızı lütfen gizli tutmamız gerekli diye yanaşıp eğer kandırmak gerekiyorsa vatan ve millet adına kandırmak eğer şantaj verisi varsa direk onuda sözlü anlayacağı şekilde beyan etmek sureti ile LİDER konumundaki kişinin eşini onun yanında bir ajan gibi kullanmak için kendilerini angaje etmek önemli bir örnektir.
Tüm veriler toplanıyorken eğer diyelimki dışarıdaki bağlı oldukları güçten ÖLDÜRÜN EMRİ geldi,hazırlanan suikast yapıldıktan sonra bu kazada olabilir ciddi silahlı ve diğer unsulardaki sabotaj bombalama eylemide dahil yapılır.
İşte bu eylem yapıldıktan sonra bu hadise ile karşı karşıya kalan yok olmuş kişinin eşi yaptığının bir hata olduğunu anlar iş işten geçtiği gibi artık tam manası ile bu DERİN ÇETENİN eline düşmüş onların verdiği tüm talimatların doğrultusunda hareket etmekte ve o insanların MADDİ ve MANEVİ misyonu varsa bundan sonra bu DERİN ÇETENİN şantaj ile yönetimi altına girmiş duruma girer.
İşte bu MİLLETİN ANADOLU ÇOCUKLARINA bu milleti bombalattıran bu DERİN KİRLİ ŞEREFSİZ TEŞKİLATIDIR….

Bir müddet sonra artık öyle devasa bir yapı oldularki sizinde işte kavrayamadığınız bir noktaya geldi çözemiyorsunuz çünkü ölenler ile öldürenler aynı oldu bir bütünleşmeye gitti.
Bunlar birde çeşitli kulüp,yapı sektörü ve mahalle yapısı ile gettolaşıp adeta bir zincir şeklinde maddi ve manevi sistem kurmuşlardır..
Bunların ideolojik kimliklerini görüp yaşam tarzlarını görüp sakın kanmayın her kimlik ve yapıda varlar.
Bugün FETÖ yapısı büyük oranda temizlendiğinde sanmayın belki bunlar bitti daha ince ve stratejik sızma yaptıkları noktalarda yürüyeceklerdir.
Kime sızdıklarını ve nerelere kadar sızdıklarını kestirmeniz sizlerin çok zordur.

Ciddi anlamda çarpıcı bilgi vermiyeceğim,sebebleri var.
Ama geçmişe dönük bir bilgi vericem.
8 ekim 2016 günü ERGUN DİLER ve BEKİR HAZAR beyin programına çıkan eski MİT müsteşar yardımcısı sayın MEHMET EYMÜR yine bu memleket için çok önemli tahliller yaptı kendisinin ve onun gibi bu tahlileri yapan insanlar dikkate alınsa memlekete büyük fayda gelirdi.
                      

Anlatıcağım konuyu en iyi kendisi anlayacaktır,yıl 1990 senesi bu ismi sayın EYMÜR tanıyor ZENCİ MUSA ağbi geldi dedi ZEKİ bir kaset var bu kaset ABD bir otelde çekilmiş.

E ağbi dedim bu kaset dedi kadının birinin elinde bu kadında önemli bir mevkide ve KORKUSUZ  ve ÇILGIN bir hanfendi dedi…
Kadın diyormuşki bu bende olduktan sonra bakanda olurum.
Bu kulağımın bir kenarında kaldı,ZENCİ MUSA bunun CİA tarafından sızdırıldığını verildiğini söyledi bana…
Aradan kısa bir müddet geçti basın yolu ile öğrendim ANKARA BOLU istikamette bir örtülü operasyon oluyor bir DIŞİŞLERİ yetkilisinin aracı bazı EMNİYET güçlerine bağlı polislerce kesilip bu hanfendinin üzerinde zoraki bir arama yapılarak üstünden bazı materyeller alınıyor.
Bu ilk anda adli makamlara yansıyacak olsada kısa zamanda olay kapatıldı….

Ama geçen yirmi altı yılda tecrübelerim yaşanan olaylar bana o kasetin ne kadar sihirli işler gördüğünü anlattı…
Bu konular sadece bir örnek TÜRKİYE de devlet içinde yuvalanmış küresel güçlerin şantaj mekanizmaları çok güçlü hareket eder.
Bunlara çeşitli lüks semptlerin kulüplerinde ,yatlarda rastlarsınız.
Mezhepleri çok geniştir karılarını,kızlarını bile bu işlere bulaştırırlar sebebide nedir biliyormusunuz ne kadar sır az dışarı çıkarsa o kadar kardır.

Büyük bir METHODOLOJİLERİDE katlettiklerin insanların siyasi ve maddi misyonlarını kullanmak için DUL KADINLAR ve onların çocukları üstünde egemenlik kurmak…

Arkadaşlar memleketin stratejik durumundan dolayı böyle yazıyorum ama ilerde ALLAH NASİPSE güzellikleri görüceksiniz…
DR:)

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.