3 Eylül 2016 Cumartesi

NOSTALJİK HARP OKULU GÜNLERİ..

                                     

Sevgili takipçilerim hepinize iyi Pazar tatili günü geçirmenizi dilerim.
Bir zamandır Pazar yazısı yazmadım bu hafta yazmak istedim ama günün konusu olmasınıda istedim.
Konu bugün kapatılan ASKERİ LİSELERİMİZ ve sıtatüsü ve belki yerleri değişecek HARP OKULLARIMIZ!
Yazım sadece NOSTALJİK olucak harp okullarına ve askeri liselerin önemine dikkat çekmek için.
Özellikle 15 temmuz TERÖRİST kalkışmada HAVA HARP OKULU karargah olarak kullanılması harp okulu öğrencilerinin o konuma getirilmesi kalbimi çok kırdı..

Rahmetli ortanca AMCAM ikinci dünya harbinden evvel liseye başlıyor fakat biraz yaramaz olunca sınıfta kalıyor.Bunun üstüne KONYA İlimizden İSTANBUL KULELİ ASKERİ LİSESİNE sokuyorlar.
Hem yatılı okusun hemde DİSİPLİNLİ ASKERİ ortamda yetişsin meslek sahibi olsun diye.
ALİ amcam istanbulda KULELİ askeri lisesine başlıyor sanırım üçüncü sınıfta büyük şans vuruyor, KULELİ ASKERİ LİSESİ ikinci dünya harbinden dolayı KONYA ilimize taşınıyor.
Yani AMCAM evci geliyor istanbuldan.ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN..

Rahmetli KONYA ilimize yani evimize gelince o aralar okul komutanının genç kızı olan rahmetli yengem ile tanışıyor.
Büyük AŞK neticesinde yıldırım nikahı  ile evlenerek malesef HARBİYEDEN ayrılmak zorunda kalıyor..
DERİN yıllardan sonra devletimize hizmetini DEVLET DEMİR YOLLARINDA tamamladı, yengemi ve yeğenleriminde bir gün başlarından ayrılmadan son varıcağı mekanına ulaştı..
Ailede içi çok doldurulacak KULELİ HİKAYELERİ var….))
                        

Tabi ben kısa pantolonla dolaşmaya başlayınca sümüklü,istanbulda HAVA HARP OKULU tel örgüleri ile bitişik bir dünyada yaşıyoruz.
Bulunduğumuz YURT o yıllarda iki üç bin kişilik bir köy statüsünde.
Tabi dev kadrosu ile subay,astsubay,erat  ve harp okulu talebeleri dahil özellikle lojmanlar vasıtası ile subay ve astsubay kadroları bu köyde sivillerle hep iç içe ve dost ahbab..
O yıllarda özellikle öğrenci alayının  izne çıkarıldığı Cuma akşamları ve cumartesi sabahları okulun nizamiye kapısı ilersindeki arka giriş kapısında o dönemlerin TÜRKİYESİNİN orta halli ailelerinin kızları öğrenci alayındaki talebe nişanlılarını,sevgililerini beklerlerdi.
                               

O yıllarda istanbuldaki HAVA ve DENİZ HARP okulu öğrencileri kızlarımızın gözdesi hayatlarını birleştirecekleri çok değerli insanlar ve askerlik mesleği ailelerde çok seviyesi yüksek bir meslek olarak algılanırdı.
Aynı hadise ANKARA başkentimizde bulunan KARA HARP OKULU içinde geçerliydi.Yani ASKERLİK mesleği ve bu mesleği icra edenler çok gözde insanlardı…

Gelelim bu konularla ilgili ZEKİ ve bildiğiniz diğer adım ARAS ın bu dünyalardaki çocukluktan başlıyan tatlı anılarını sizi hem güldüreyim hemde nostaljik günlerimi hep beraber öğrenin bende yad etmiş olayım..)
Tabi sivil asker iç içe yaşayınca, zaten sivillerinde büyük kısmı YURTTA 1960 darbesinde tasviye olan subay astsubay kadrolarının oluşturduğu bir köy..
HAVA HARP OKULU KOMUTANLIĞI yurtta yaşıyan sivillere muhtardan ikametgah bildirmek kaydı ile MORAL ve KÜLTÜREL faaliyetlerden yararlanmaları için HAVA HARP OKULU misafir giriş kartı veriyordu o yıllarda..

Bu kartı tüm aileler alır bir tek rahmetlik babam almaz bizide götürmezdi.
Tabi yaş büyüyünce biraz on iki falan olunca arkadaşlar toplanıp gidiyor,babam kart almadığı için ben gidemiyorum zorlanıyorum.
Allahtan yardımıma Gökhan isimli bir arkadaşım vardı babası YAVER BİNBAŞI herkes tanır o bir metod öğretti,hiç kart almadan giriyorum..
Şöyle HARP okulu ile yan lojmanlar arasında bir servis kapısı var küçük,lojman nizamiyesine geldiğimde ASKER durdurup soruyor nereye gidiyorsun yaver binbaşıya veya aslan yarbaya diyip çeşitli isimler verip lojmanın içine giriyorum,ordanda yürüyüp arka taraftan servis kapısını açıp okulun içine giriyorum.

O zamanlar sinema biletleri kombine satılıyor bir  defa aldınmı 50 tl vermen lazım,onunda GÖKHAN dan yöntemini öğrendim harp okulu içindeki misafirhaneye gidiyorum RECEPTİON daki askerden tekleme bilet alıyorum 5 tl, subay astsubay çocukları için satışa sunulan..
Tabi harp okulu moral ve kültür hizmetlerine bakan yaşıyorsa ALLAH UZUN ÖMÜR versin KÖPRÜLÜ BAŞÇAVUŞ okulda hiç tayini çıkmadan yirmi yıldan fazla kaldı ve sadece bu görevle ilgilendi.
Birde okulun güvercin kümesi vardı yıllarca o güvercinler sayıcada çok fazla tahmini iki yüz üç yüz adet vardı her 29 ekim ve 30 ağustos zafer bayramlarında özel uçurulur gösteri yaptırılırdı çok muhteşem ve görkemli gösteri olurdu….

 Harp okuluna bu şekilde SIZMA girişlerim haftada iki gün devam ediyor Perşembe ve cumartesileri.
Arkadaşlarım dalga geçiyor ZEKİ yine sızarak bakın arkadan geldi diye kahkaha atıyoruz..
Bazen onlarada ordan bilet alıp öyle geliyorum.Yıl 1979 oldu rahmetli arkadaşım AYHAN o benden beş yaş büyük ZEKİ benim kartı al sana vereyim üstüne bir resim çakalım sen kullan ben artık gitmem, gitsemde şeklini uydurum diyerek kartını bana verdi.
Kartın üstüne birde patates mühürü ile resmimi çaktık şahane oldu..
O kartı kullanıyorum anarşi yüzünden sıkıyönetimde ilan edildi asker heryerde.
Kartın arkasında kimlik olarak kullanılamaz yazıyor ama kim anlıyacak cüzdanın şeffaf tarafına yerleştirmişim çevirme oldumu polise askere çakıyorum kimliği selam bile duran oluyor..))))
12 eylül oldu ondan sonra bir HARP OKULU KOMUTANIMIZIN oğlu ile sivilde bizim tesislerden dostluğumuz oldu bir keresinde o KÖPRÜLÜ BAŞÇAVUŞA telefon ettirdi kartı aldım,bir kerede bir kız arkadaşım kartımı aldı zaten sonrada bizde yaş kemale uğrayınca gitmez olduk.
Sonra duydum eski HAVA KUVVETLERİ komutanlarından AHMET ÇÖREKÇİ paşa 1983 yılında HARP OKULU komutanı olduktan sonraki dönemde gelişecek terör hadisesinden dolayı güvenlik nedeni ile SİVİLLERE verilen hizmeti durdurma kararı almış ondan sonrada bu hizmet verilmedi..
Şimdi anım çok bitmez hatta o yıllarda deniz harp okulundan öğrenci olup şimdi emekli olan arkadaşım var tatlı ve maceralı anılarım var ilerde anlatırım..

Şunuda ekleyeyim eskiden HARP okullu gençler çokda hızlıydılar.Dışarda macera çok olurdu o tip kavgalı gürültülü alkollü,kadınlı kızlı bar disko anılarımızda var yavaş yavaş anlatırım..))
Merhum ENİS KARADUMAN beyde HAVA HARP okulundan ayrılmıştır,ilerde bazı tatlı tesadüfleri sizlere anılarımda anlatırım.
                                   
.
Yıl 2000 li yılların güzel bir bahar havası HAVA HARP OKULUNUN misafirhanesinde iki subay arkadaşımla yemek yiyip sohbet ediyoruz tabi çokda güzel manzarası vardır denize karşı.O dönemde bayan servis elemanları sivilden istihdam edildi onlar servislerimizi yapıyorlar.
Tabii subay arkadaşlarla sohbetimde anılarım geliyor aklıma REVİR tarafına bakıyorum çok derin çocukluğum gözümün önüne karanlıklar içinde geliyor.
Başladım arkadaşlara anlatmaya harp okuluna çocukken nasıl girdiğimi acaba o servis kapısı duruyormu yerinde diye konuşuyorum.
Akşam geç saatler çıkarken SUBAY arkadaşlar dedi ZEKİ bir kapının oraya götürsene bakalım ne alemde.
Yavaş,yavaş yürüyerek gittik bir baktıkki KAPI aynen duruyor nasıl sevindim.
Onlarda şaşkınlıkla vaybe dedi biz bunu burda nasıl atlamışız diye birbirlerine bakıyorlar..))
Aradan birkaç ay geçti beni yine davet ettiler sağolsunlar,atladım gittim..
Yine yedik içtik ZEKİ dediler çıkarken gel seni kapının oraya götürelim bir gittikki benim KAPI çelik menteşelerle ebediyete kadar açılmayacak şekilde kaynak yapılarak kapatılmış.
Tabi hatıralarım bir anda yıkıldı.Binbaşı arkadaşıma dedim bakın ben buraya yine girerim..))
Güldüler!!))
Aradan aylar geçti sıcak bir yaz günü aradılar ZEKİ atla gelde bir rakı içelim uzun zaman oldu görüşemiyoruz..
Geliyorum deniz piyadelerin giydiği eğitim pantolonu var bir arkadaşım hediye etmişti sivildede giyiliyor güzel yakışıyor onu giydim üstüme beyaz tişört kafamada SAT  amblemli şapkamı taktım
arabaya atladım yan nizamiye kapısına geldim ASKERLER beni gördü hepsi selam vaziyeti aldı içeri araçla girdim,arabayı otoparka park ettim.Ordan yürüyerek misafirhaneye gittim,tabi kimse yok..
Telefonla beni arıyorlar ZEKİ nerdesin ben misafirhanedeyimde siz yoksunuz ŞOK…))

Heyecanla geldiler beni o şekilde görünce başladılar gülmeye BİNBAŞIM diyor vay mallarım vay..))
Tabi geçtik misafirhanede sohbet ettik..
Aradan birkaç ay geçti yine davet ettiler,araçla bir gittim yeni bir sistem otaparka nizamiyeye önce çekiliyor ordan nizmiye içinde elektronik güvenlik hat safada yeni sistemler,kimlikler alınıp kaydedildikten sonra misafir giriş kartı veriliyor, bayağı  yeni bir GÜVENLİK duvarı..))
Vay dedim arkadaşlar şekil yapmışız yine,ama dedim istersem yine GİRERİM…))
NASIL dediler?
Söylemem artık dedim..))
DR:)Love me tender love me true
     


HEPİNİZE İYİ PAZARLAR,MUTLULUKLAR…!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder