24 Eylül 2016 Cumartesi

DARBELERLE GEÇEN ÖMÜRLER..

                         

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar bu hafta biraz yine farklı içerikli bir yazı yazıcam.İçinde biraz dostlara sitem düşmanlarada bazı hatırlatıcak tarihten bugüne konular olucak…
Kusura kalmayın bu kadar kanın olduğu yerde neşe kalmıyor insanda,malesef.
Arkadaşlarım ve dostlarım ben bu son yıllarda kendi evimin temizliğinden tut,ütüsü,çamaşırı,yemeği,bulaşığı,alışverişine kadar kendim yapıyorum..
Sebebi birincisi titizim alışık olmadığım birinin elini sürdüğü işten hoşlanmam ikincisi hertürlü arazi şartlarına uyabildiğimiz için bu işleride kolaylıkla ve zevk alarak yapıyorum.

En sevdiğim ev işi yemek yapmak,bulaşık yıkamak..
Onun için şunu bazı dostlarıma söyleyebilirim ben hayatımda hiç kimseyi kullanmadım kendimide kullandırmadım..
                               

Türkiyedeki derin merkezler bu huyumu iyi bilir ve bundan dolayı her zaman beni eleştirirler..
Onun için beni seven dostlarıma söyleyeyim ben kimsenin hayatımda ünvanını,makamını ve onun KARİZMATİK İSMİNİ kullanmak için bir arka plan düşüncem olmadı,benim bilinmeyen İSMİMve SOY İSMİM bana yeterde artar bile..

Eğer birine yakınlık göstermişsem onun kendi şahsınadır?)
Memlekette aklı evvel çoktur hep bir yanıltıcı FLARE(güdümlü füzeleri yanıltıcı sistem) atarlar benim etrafıma, bazılarına hatırlatayım hani MURAT-131 DOĞAN görünümlü ŞAHİN misali KARADENİZ görünümlü TEREKEME arkadaşlara….

Huyumu biliyorsunuz ANSIZIN gelirim?)
                                  

Sevgili dostlarım,YENİ ŞAFAK gazetesi yazarlarından sayın TAMER KORKMAZ beyefendiyi çok uzun yıllardır takip ederim.
Kendisi ile farklı bir ideolojik yapımız olsa bile GLADİO ve DARBELER konusundaki yazılarını çok beğenerek okurum son Cuma günü köşe yazısını okudum kendisini tebrik ederim.
                     

Tebrik etmemim sebebi kendisinde gördüğüm bilgi ve birikimin yanında duraklamadan ve korkmadan konunun üstüne çok uzun yıllardır gitmesi,heralde KORKMAZ soyadı ile ilgili bir hadise bu.))
Özellikle 1979 yıllarından başlayarak İRANDAKİ İSLAM CUMHURİYETİ DEVRİMİ ve merhum APTİ İPEKÇİ suikasti,SSCB AFGANİSTANI İŞGALİ ve 12 eylül darbesi ile süreçleri yazması bu konularda dönemin ,ülkemizdeki  taşoron üst aklının ABD ve NATO üst yapısındaki güçlerin isimlerini sıra ile sayması gerçekten ülkemize büyük hizmettir..

                          

Fakat hadiseler o kadar ilginç bir sürece geliyorki DERİN yapılar dünya üstünde sayın HAKAN FİDAN beyin dediği gibi bir birine devamlılık üstüne şekillendiği için,o gün tezahür eden hadiseler ve bu hadiseleri yöneten güçler ve ülkemizdeki taşoronları aynı şekilde bugünde maalesef önümüze geliyor veya içinde yaşıyoruz..

Herkesin durumuna yaptığı işe ve sosyal hayat yaşantısına göre.
Aslında o günlerdeki ve ondan önceki zaman diliminde kapışmalarda ve sonraki günümüze sarkan zamanlardaki çatışmalarda ABD ve müttefiklerinin o dönemdeki SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) ve devamı RUSYA FEDERASYONU ve müttefiklerinin dünya hegomonyası üstündeki örtülü çatışmaları,hertürlü konuda rekabetleri ve gerektiğinde KİRLİ HAREKETE dönüşebilen SAVAŞLARI.

                                   
.
Tabi bu çatışmalar ve örtülü hareketler içinde bulunan en küçüğünden en büyüğüne insana dayalı  karşılıklı taraflar arasında bir yapılanma var..
Buraya nerden geldim o günün sırlarını daha tam çözemeyen bir TÜRKİYE bugün 15 temmuz 2016 darbesi ve bu darbeyi yapan bir örgüt ile karşı karşıya.
Ama hala tüm bilinmeyenleri ile karşı karşıya, TÜRK halkı herkesin kafasında bu darbenin geri planında kimler vardı,darbe başarılı olsa iktidara kimler gelicek köşe başlarını kimler tutucak en önemlisi TÜRKİYE DEVLETİNİN üniter yapısı ve bu bölgedeki durumu ne olucak onları merak ettiği gibi,darbenin neden tuaf şekilde erkene alınarak yapıldığı ve acaba İKİNCİ bir SENARYO var onumu birileri gerçekleştirmek istiyor gibi halkın kendisinden çok TÜRK ENTELEKTÜEL yapısı ve yine konu ile ilgili devlet bürokrasisi ve siyaseti merak ediyor ve düşünüp çalışıyor acaba kimler vardı ne oldu,daha ne olabilir..

Tabi birde şöyle bir konu var gelişen teknoloji,hızlı dünya iletişimi nerdeyse sınırların kalmıycağı bir dünyada basit insanların bile konuları merak ettiğinde sorgulama yaptıklarında hızlı veri elde etmeleri SIR dediğimiz hadiseleri zora sokan bir duruma getiriyor.
Özellikle 1975 yılından bugüne biriken SIR kapsamındaki hadiselerin ortaya çıkması ufak bir konunun gerçek anlamda patlaması ile bir bütün halinde ortaya çıkacağı korkusu bazı DERİN GLADYOTİK yapılarda var bu dönemde.
Bu tip bir olay anında öyleki bugünki ülkemiz yöneticileri içinden belki bir çoğu muhalefet partileri ve diğer partiler ,bürokratik kesim ve sivil toplum kuruluşları içindeki bir çok insan aslında o 1970 li yılların DEVAMLILIK ESASINDAN kaynaklanan kişiler ve guruplar olduğunu meydana çıkartıcak,böyle bir durumda çok farklı tezahürlerle karşı karşıya kalabiliriz.
En basit örnek teşkil edebilecek mesela 1977 1 mayısı ve 1978 kahramanmaraş olayları döneminde görevli olan bürokratlar sonra nasıl hayatlarında bir gelişim sergilediler.
Bunlar kısa misaller birde bu işlerin umulmadık kilit noktalarında uluslararası alanda bulunmuş veya o hayatın içinden gelen insanlar var..
Bunlarada yapılan müthiş derecede düşmanlık ve saldırı var.Bunları yaparlarken devletin kozmik kurumlarını,olanaklarını kullandıkları gibi KOZMİK SIR kapsamındaki bilgilerden büyük TİCARİ nemalar çıkartarak ülke içinde DEVLET içinde DEVLET olmanın her yönlüsünü oluşturmuşlardır...

İşte sayın TAMER KORKMAZ beyin söylediği FETÖ yapılanması bunun sadece bir kolu ya diğer kolları?

Mesela APTİ İPEKÇİ beyi şehit eden yapıları ülke içinde koruyup kollayıp, arkasından DOĞUYA İRANA kaçırıp, bugün yapıldığı gibi bir sıkıntılı durumda kaybetmek istediğin adamı SURİYE bölgesine geçirdiğin gibi ,ondan sonrada İTALYAYA PAPAYI vurmak için yollayanların devamı bugünde MİT içinde askeri ve NATO kanadına yakın olarak devamlılık esasına göre kendini yaşatıyor olması muhtemel değilmi….?
O gün bunları yapan NATO ve ABD yapısı için bugün yapmayacakmı tabiki yapmaya kalkıcak,hemde o gün aldığı gençleri yetiştirip nerelere koydularsa))?

Gladionun bir kolu FETÖ de o yetiştirdiği çocuklarla yapmadımı bunu!!
Kamuoyunda bir takım güçler son zamanlarda ORMAN YANGINLARINDA kullanılan bir yöntemi kullanmak istiyor gibi izlenim var şahsımda.O da şu çıkıcak büyük bir yıkım hadiseyi orman yangını gibi önleyebilmek için küçük bir SKANDALLAR ZİNCİRİ patlatarak onla büyük tabloyu örtmek hemde bu dönemdeki yeni sisteme geçmişin devamlılığından gelen uzantının önünü kesmek..

Bunda en büyük hadise SİYONİZİMİN DERİN yapısını kamufle etmek netice itibari ile SİYONİZİMİ yakın bilen bir uzman olarak onların yatırımları hem çok meblağlı hemde çok derin ve oyunları çok farklı olduğu için DEVAMLILIĞA en çok onların ihtiyacı olduğunu bilirim, gittikleri  hedefler SONSUZ ve süresiz olduğu için!)
                              

Kırkyılımız PUSU atmadan ŞÖVALYELER gibi ortada AT üstünde geçti,biz kimseye PUSU atmayız.

Onu yıllardır kullandıkları makamlarla pusu atan arkadaşlara söyliyeceksiniz,bizim pusu kültürümüz yoktur öyle bir TEDRİSAT alarak kalleş şerefsiz öğretmenler ve öğretim görmedik..
YURT ta FENER,KÖY de KİLİSE!

Zamanı geldiğinde kılıcımızı kınından çıkartır DOĞRULAR için sallarız.
DR:)

HERKESE İYİ DİNLENCELER..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder