3 Ağustos 2016 Çarşamba

İSTİHBARAT ZAFİYETİ…

                                      

Sevgili takipçilerim,bu konumuz bugünlerin kamuoyuna ciddi anlamda yansıyan İSTİHBARAT zafiyeti.
İstihbarat konusu için şu kelimelerle CÜMLE kurucam..
İstihbarat konusu bir SANAT,ENTELLEKTÜELLİK,BİLGELİK ve AKIL ile oluşan aynı zamanda DÜRÜSTLÜK ve VATANSEVERLİK ile pişen MİLLETİN ve VATAN dediğimiz toprak bütünlüğü üstünde egemen olan DEVLETİMİZİN alabildiğine akıl ve çalışma  ile DÜNYA üstünde yapacağı bir çok yönlü bilgi toplama ve haberalma faliyetidir..
                              

İstihbarat tekniklerini  ve kurumlarını ne kadar iyi kurarsanız kurun şu ilkeler olmadan istihbarat faliyetinde başarılı olamazsınız..
Birincisi temelden yetişmiş DÜRÜST İNSAN modeli ikincisi VATANSEVER,MİLLİ ve BAĞIMSIZ kurum ve kuruluşlar….
Bugünlerde özellikle MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) ile ilgili açıklama yapan eski genel kurmay başkanımız sayın İLKER BAŞBUĞ paşamızın bu konudaki tüm açıklamasını teknik anlamda doğru buluyorum.Bunların yaşanmış aksaklıklarını ileriki yazılarımda anlatıcam..
Sayın BAŞBUĞ ile ilgili 2 ocak 2015 tarihli SÜREYYA PAŞA başlıklı yazımda geçmişteki bazı açıklamaları hakkında teknik anlamda eleştirilerimi getirmiştim,tabiî ki arkasındayım yazımın.
                              

Ben arkasında olmasamda doğruluk her şeyin arkasında oluyor.Bu yazının içeriğinde nasıl doğru olduğum 15 temmuz 2016 kalkışma yapan darbe cuntasının kullandığı tekniklerle uyum sağladı.
Neden güvenlik,istihbarat ve silahlı kuvvetler sistemleri belirli kalıplar üstüne oturur,ancak dünyanın gelişimi ile çeşitli modernizasyona uğrasada ana temel belli sistem üstüne oturmuştur..
Arkadaşlar TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ içinde emniyet genel müdürlüğü ve jandarma genel komutanlıkları bünyesinde İSTİHBARAT daire başkanlıkları vardır.
Bu kurumlar görevli oldukları sahalarda istihbarat faliyetlerini bu başkanlıklara bağlı olarak yurt sathında İÇ İSTİHBARAT faliyeti olarak yükümlülüklerini yerine getirirler.

İÇ İSTİHBARATIN şu anda aşağı yukarı yüzde seksenini bu iki kurum yerine getirir.
Bu iki kurum eğer politize olmamışsa kurumlar içinde yabancı sızıntılar,organize şuç yapıları,ekonomik yasal olmayan işlere bulaşmadıkları sürelerde çok başarılı istihbarat faliyetini bugüne kadar yürütmüşlerdir.
Her iki kurum EMNİYET ve JANDARMA İÇ İSTİHBARAT faliyetlerinde çok başarılıdırlar..

Bir diğer kurum TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ bünyesinde KUVVET KOMUTANLIKLARI İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANLIKLARI ve GENELKURMAY İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANLIĞI..
Bu kurumlarımız bildiğiniz gibi kendi ihtisası olan ASKERİ İSTİHBARAT konusunda DIŞ İSTİHBARAT yani ülke dışında istihbarat faliyetini yürüttüğü gibi,birde kendi bünyesi içindeki istihbarata karşı koyma (İKK) faliyetlerini yürütür.
İKK faliyeti kuvvet komutanlıklarının en üst tepe noktasından takım seviyesine kadar uygulanan bir İSTİHBARATA KARŞI KOYMA modeli üstüne oturtulmuştur..

Tabi en ağır istihbarat faliyetini ülkemizde yöneten DEVLET İSTİHBARATININ en hassas kuruluşu MİT(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI)
MİT 1992 yılından sonra ilk sivil müsteşarının atanması ile zamanla minumum sivilleşmiş bir kurum olarak hizmetini götürmektedir..
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN içte ve dış misyonda en geniş istihbarat alanına sahip ve bir o kadarda üstün yetki ile donatılmış kurumudur.
Dediğim gibi hem iç hem dış istihbarat ile vazifeli en üstün nitelik ve yetkiye sahip kuruluştur..

Sizlerin kafasını bulandırmadan yazıcam bu kurumlarda çeşitli değişiklikler yapısal ve görev tanımlaması açısından olsada en önemli hadise şunlardır..
Bilgi ve yetenek,kabileyet seviyesi yüksek ve dürüst personel şeçimi.
Bu seçilen personelin eğitim ve gelişimini yıllar içinde sağlama en önemlisi kurumun her yönlü denetlenebilirliğini sağlamak.
İstihbarat faliyetlerini hiçbir siyasi veya başka yapılar kendi özel işlerinde kullanmamalı.

İstihbarat örgütünün kanunlar çerçevesinde kendisine  yetkisi verilmiş bazı gayrinizmi faliyetler kesinlikle istihbarat kurumu yöneticilerince kendilerine ekonomik ve siyasi menfaat sağlıyacak şekilde kullanılmamalıdır.
En önemlisi tüm kurumlarımız ve istihbarat kuruluşları her türlü camia,cemat,loca, ve diğer yabancı devletlerin sızmaları olmamasına önemle itina etmeli.
Bu tip oluşumlara bulaşmış personel görevden el çektirilmeli yeni gelecek olanlarda sıkı kontrol edilmelidir..
İSTİHBARAT örgütlerimiz MİLLİ olmalı NATO konseptinde olsak dahi istihbarat faliyetlerimizi NATO ve onun ÖNDER ülkelerinin hegomanyası altında çıkartılmalıdır.Onlardan alınan kursların etkisi altında kalmadan kendi MİLLİ çıkarlarımızın önceliğini taşıyacak istihbarat yapılanmaları ve çalışmaları yürürtmeliyiz..

Dahada önemlisi yurt içinde NATO konsepti veya ikili ilİşkiler çerçevesinde rahat çalışabilen yabancı istihbarat örgütlerinin burada YUVA kurup teşkilatlarımızın iç yapısına sızıp içeriye ELMA KURDU gibi yerleşmelerine müsaade etmeyelim,olanlarıda tavsiye edelim.
MİLLİ,MİLLİ,MİLLİ?
                                

Arkadaşlar çok uzar gider konu daha ben yapılanmada sayın BAŞBUĞUN dikkati çektiği şu ana sorunla istihbarat yapılanması konusunu birip bazı örnekler vericem.
Tüm iç ve dış istihbarat servislerimizden gelen bilgileri hızlı analiz edip eğer en üst ÇATI kuruluş olan bir yapıya iletip ordan hızlı bir şekilde analiz ve güvenirliği kıymetlendirilmiş istihbarat bilgisi gerekli güvenlik güçleri veya ilgili hangi,kurum,kuruluşa hızlı bir şekilde ulaştırılırsa günümüzün modern iletişim ve güvenirliği yüksek teknolojileri ile İSTİHBARAT çalışmaları bütünleşir bir adeta canlı yaşayan forma dönüşür..
Bazı örnekler vermek gerekirse o kadar hata çokki sizlere stratejik konularda bir iki örnek vericem.
Birincisi İSTİHBARAT yöneticilerinin ekonomik çıkarlar uğruna yaptıkları BALON operasyonlar.
Yani olmayan hadiseyi sanal yaratıp bunu gerçekmiş gibi çeşitli faliyetlerle devreye sokup arkasından sahte HABER ELEMANLARI üretip sahte CERİDELER(resmi istihbarat ön bilgileri) açarak sanki gerçek bir istihbarat faliyeti yürütüyormuş gibi gösterip bundan siyasi veya maddi rant sağlamak..!!
Bugünlerde TÜRKİYENİN DIŞ POLİTİKASINDA artık çok önemli bir duruma gelmiş bir hadise ile anımı anlatayım.
Dürüstlük,bilgi,stratejik öngörü ve insiyatif kullanabilme ne kadar önemli bir ülkeye neler kazandırır çok iyi DEVLETİN tepe yöneticileri anlasın ondan evvelde ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞIMIZ bünyesindeki şehit piyade astsubayımız KAHRAMAN ÖMER HALİSDEMİR ,zor durumdaki komutanından aldığı emir ile ŞEREFSİZ ve SATILIK ÇETECİ  GENERAL rütbesini almış kişiye kurşunu ANLININ ortasına çakarak komutanlığını bu ŞEREFSİZ ANA SÜTLERİ bozuk ALLAHSIZ,KİTAPSIZLARDAN kurtarmış bu sayede ülkesini zor durumdan çıkarmış ve komutanlık ankarada bu çetecilere mukavemeti ilk anda sağlıyacak harekat merkezi olmuştur.
Mekanı cennet olsun tüm şehitlerimiz ve gazilerimizin..
                             

Gelelim benim anıma.
Yıl 1996 ilk bahar günleri yabancı bir ülkenin ASKERİ İSTİHBARAT başkanı ile oturuyorum.
Telefon hattı benim üstüme kayıtlı bir numarayı taşıyor cep telefonu.
O aralar BATILI istihbarat örgütlerinden bazı aksiyonel çıkışlar ve istihbari bilgiler aldım.Canım sıkılıyor sebebi bizim konuştuklarımız bu ülkelerin servislerine taşınıyor KOZMİK bilgi…
                             

Arkadaşıma dedim cep teknolojisi yeni ama ORTAMDA konuşacağın zaman bu telefonu konuşma yaptığınız ortamda tutmayın.
                       

SAĞIR ODALARA zaten sokmuyorsunuz ama rutin günlük ortamdada bulundurmayın üstünüzde sadece haberleşirken yanınızda tutun..
Sordu nasıl oluyor diye o zaman daha çok yeni kullanılan bir teknoloji kapalı cep telefonu ile ortam dinlemesi yapılabiliyor.
En yeni telefon ERICSON 338))

Tabi bu benim söylediğimi hemen dikkate alıp SUBAY arkadaşım askeri istihbarat başkanı kendisi ile beraber altı kişilik ekibe hemen çağrı cihazı almış onla haberleşmeye başlamışlar..
                                    

Birkaç gün sonra MİT kurumdan arkadaşlar geldi,yav ZEKİ senin arkadaşlarda bir anormalik olmuş,çağrı cihazları ile haberleşmeye geçmişler cep telefonlarını nadir kullanıyorlarmış TEKNİK TAKİP ELEKTRONİK istihbarat biriminden bildirdiler.
                            

Dedimki ben ASKERİ İSTİHBARAT şefine bilgi verdim,bu telefonları kullanmayın bizi dinliyorlar ve bilgi sızdıryorlar..
Ya nasıl yaparsın biz ne büyük para ve emek harcıyoruz o elektronik çalışmayı yapıyoruz.
Evet yapıyorsunuz ama benim ülkem için yapmıyorsunuz,bilginin aktığı yer benim VATANIM değil!!

Konu bu şekilde kapandı ama kurumun işte belirli bir yapısı o günlerden sonra bana düşman oldu yapmadıkları kalmadı.
Stratejik hadiseye baktığımızda buradan rica edicem MİT müsteşarlığı en üst makamlarına.

O günden bu 15 temmuza geldiğimizde YİRMİ YIL olmuş, benle bu konulardan dolayı  çatışan personellerin SİCİL durumları ve gerçek konumları ne durumda.
En önemlisi benim stratejik olarak MİLLİ çıkarlarımızı o gün içinde bugün içinde kolladığım ülke ile TÜRKİYENİN ilişkisi ne durumda.
Dost dediğiniz ülkeler içinize sızarak kurduğu yapılarla kurumlarınızı havadan ve karadan bombaladı eğer gerekseydi denizdende bombalarlardı.

Bırakın MİLLETİ,DEVLETİ korumayı kendiniz koruyamıycak duruma düştünüz MİT müsteşarlığını bakın ÇETELER havaya uçuracaklardı.)
Bize saygınız yok olmadı bari bundan sonra ekmeğini yediğiniz bu VATANA ve sizi koruyan MİLLETE saygınız olsun..
                                 

Bu konuları ilerde çok örneklerle anlatıcam.40 kişinin yapamadığını bazı yerde 1 kişi yapar her insanın ve yapının bir özelliği var.
Kurumlar sadece ŞABLONLAR ve yazılı DOKTİRİNLER,LİSANS ÜSTÜ çalışmalar ile yürütülmez..
                                    

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


                                   

DR:) Of course,I need you?))
                  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder