9 Temmuz 2016 Cumartesi

TÜRBÜNLERE TAKİYE…

                                         

Sevgili takipçilerim hepinize mutlu huzurlu pazarlar dilerim,geçmiş RAMAZAN bayramınızı tekrar bu vesile ile kutlarım…
Batı dediğimiz zaman AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve İNGİLTERE devletinin coğrafyadaki siyasi,askeri,ideolojik ve sosyolojik planlamalarına ve örtülü derin çalışmalarına hayran kalmamak elde değil.
Niye derseniz ALAADDİNİN SİHİRLİ LAMBASINDAKİ CİN gibi eğer  lambayı iyi okşayıp,seversen içinden çıkan CİN sana ne istersen verir…
                                         

Özelikle bakıyorsun ABD hedefe koyduğu insanlar bir zaman sonra yükseliyor yaptıkları işlerde ve sosyal hayatta,ama anlıyorsunki ABD ve İNGİLTERE bunu bilerek yapıyormuş aslında bu tip kişilikler ve yapılar kendilerinin örtülü angaje ettiği kişiler.
Bu sayede ABD ve İNGİLTERE kendisine karşı olan örtülü ve açık yapıları meydana çıkartıyor bu kitlelerden kendisine nasıl zarar gelir onların tek tek tespitini yapıyor….!!
Bu günlerde son kamuoyu çalkantısı üç milyon SURİYELİ insanımızı vatandaş olarak alma tartışması.
Taraflar tartışıyor tabi çok yüzeysel konulara bakıyorlar bu yüzeysel anlayış içinde medyada ve sosyal medyada yine seviyesi ve bilgi düzeyi düşük tartışmalara ve çatışmalara neden oluyor,gerçek büyük tablo gözükmüyor..
Türkiye cumhuriyeti insanı ve devleti misafirperver ,insancıl yapısı olan tarih boyunca kendisine sığınmış milletleri kendi bünyesinde korumuş,kollamış barındırmıştır geçmişi OSMANLI DEVLETİNDEN beri gelen büyük yapı!!
Fakat LOZAN anlaşmasından beri dünyanın gelişimi özellikle ikinci dünya harbinden sonraki teknolojinin çok suratli bir şekilde insanlığa sunumu ile büyük devletlerin örtülü planlarıda çok noksansız ve eksiksiz şekilde adım adım yürümüştür.
                                    

Türkiyede aslında ticari,ekonomik,sosyolojik olarak ilk toplumun zemin yapısında kırılma 1955 yılındaki ALTI,YEDİ EYLÜL hadiseleri ile gerçekleşmiş.Kıbrıs davası ileri sürülerek TOPLUMUN bir kısmı özelikle ekalliyetlerden başta RUM vatandaşlarımız sonrada ermeni ve Musevi vatandaşlarımızın mallarına yağma çok azda cana kıyma ve adi suç kapsamına giren fiilleri işleyerek büyük bir yanlış SİYASETİN içine TÜRK MİLLETİNİ hapsetmişlerdir.

Bu plan aslında İNGİLİZ GİZLİ SERVİSİNİN bize yaptırdığı bir operasyondur vede bizim devlet ricalimiz içindeki bir kısım insan bu planı uygulamış ve vatandaşıda bu yönde sevk ve idare etmiştir.
Sonucu ne olmuştur büyük ekonomik kayıp tüm dünyada itibar zedelenmesi bizim ülkemizin kültürel zenginliği olan başta RUM vatandaşlarımız ve ermeni,musevi vatandaşlarımızın ülkemizi terk edip başka ülkelere göç etmeleri ile sonlanmıştır.
Kim kaybetti TÜRKİYE en büyük kaybıda sosyo kültürel kayıptır dünya üstündeki bu sosyo kültürle kazanımlarından olmuş ve TÜRKİYE ve TÜRK halkının yanlış tanınmasını sağlamış, zarar vermiştir.
                                

Tabi şimdi geldiğimiz noktada DOĞU ve GÜNEYDOĞU ANADOLUDA terör korkusu ile göç ettirilmiş evinden yurdundan ayrılmış KÜRT kökenli vatandaşlarımız aslında bu göç bölgedeki imkansızlıklar ve o dönemin daha başlamayan TERÖR hadisesinin dışında ANARŞİ çerçevesindeki çatışmalardan kaynaklanan olaylar yöre halkını 1975 yılından itibaren göç etmesine yol açmıştır.
Özellikle 12 eylül 1980 ihtilali sonrası PKK terör örgütünün SURİYEDEKİ faliyetlerini bilen dönemin MGK(MİLLİ GÜVENLİK KURULU) ileride oluşucak bir YIKICI FALİYETLER ve BÖLGESEL AYRILIKÇILIĞI önlemek için gizli görüşmeler ve planlamalarla 1982 yılında aldıkları kararla DOĞU ve GÜNEYDOĞU halklarını TÜRKİYENİN BATISINA sezdirmeden göç etirmek,bu konuya daha evvelde kısa bahsetmiştim..
                                         

Bugüne gelirsek BATI illerimizin tamamen sosyo kültürü değişmiş bir yapısı ile çok çeşitli kültürlerin bir arada yaşadığı,çalıştığı sosyo kültürel yeni bir düzen yeni anlayışlar meydana çıkmış.
Ama bu BATI şehirlerinin içinde yaşayan CUMHURİYET başlangıcında erken dönemde ANADOLUDAN gelip belirli bir kültür birikimi sahibi olan insanlarda,bu yeni sosyo kültür ile karşılaşınca buna adetleri,alışkanlıkları ile adapte olamamışlar.
                                      

Bunlar geniş anlamda bir huzursuzluk getirmesede bir zaman sonra kendi gettolarında sıkışan bu CUMHURİYET başlangıcı sosyo kültür seviyesindeki insanlarımızda özelikle son zamanlarda büyük sıkıntılar yapmış halada yapmakta gelen bilgilerden anladığım..
İşte bunun analizini çok iyi yapan BATI EMPERYALİZİMİ GEZİ PARKI olaylarında bu kitleyi farkına varmadan bir şekilde derin bir çalışma ile faliyete sokmuş ve kalkışmayı bugünün MUHAFAZAKAR,DİNDAR iktidarına karşı yapmış ama sonuç alamamıştır.
Sonuç alınmamasının sebebi belkide EMPERYALİST yapının kalkışmanın bu kadar ile kalması bugünün yönetenlerine gözdağı olarak sonrasında kullanmak istemeside olabilirmi,düşünmek lazım?
                                 


Bu konuda özellikle son beş yılda çok yüksek seviyede kuvvetlenen EKONOMİK, İÇ ve DIŞ SİYASETİ yöneten  İKTİDARIN belirli kolları ve toplumun tabanındaki SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI yüksek özgüven toplumda kazanmaları ve özellikle vatandaşın bilemiyeceği ülkemizi her dönemde derinden yönlendiren bazı yapılar ileride tamamı ile TÜRKİYENİN gelecek yirmi,otuz yılınında CUMHURİYETİ kendi ideolojik ve dinsel kültürel anlayışa gelebilecek adımları atmaya başlayarak toplum içindede aslında basın yayın organları ile bir kısım TAKİYE yaparak karşı görüşteki insanların tepkisini durdurmak.
                             

Fakat bazı zaman periodları ve kendilerinin ihtiyaç duydukları dönemlerde kendi ideolojik ve sosyo kültürel dini yaşantılarında ÖNDER kişiliklerle bugünki devlet düzeninin tam tersi yapıların CUMHURİYET içinde kurulması gerekirse ANAYASADAKİ LAİKLİK ilkelerinin değiştirilebileceği konusunda MEDYA organları ve SOSYAL MEDYA ile ortaya bazı düşünceler atarak toplumdaki nabzı ölçüp aynı zamanda takiye yaptıkları konularda toplumun vericeği tepkilerin ne olabileceğini öğreniyorlar..
Bu konularda tabi birde vatandaşın bilemiyeceği türkiyenin tüm coğrafyasında ilerdeki gelecek yirmi ve otuz yılda toplum içinden MİT ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE seçilmiş kendi ideolojik yandaş kitle üstünden örtülü ekonomik yapılar kurulması muhtemelen mümkün bunla TÜRKİYE cumhuriyetini alttan çalışma ile ilerde düşünülen İSLAM dini ağırlıklı bir CUMHURİYETE gitmenin tamamı ile yolu açılmış olabilirliğini düşünmek gerekli…
Tabi bu planlar yapılırken adeta CUMHURİYETİ DEMOKRATİK kurallarla ele geçiren günümüz iktidarı ve şeçmeninin ELİT her yönlü kadroları,bu kazanımları kaybememek için dışarıdan gelen tüm YABANCI ÜLKE baskılarını çeşitli pazarlıklar,tavizler vererek korumak istemesi mümkündür,bu tip günlük yaşantımızda bilgiler gelmektedir.
Tabi tüm yapılan prokobanda CUMHURİYET tarihinin bir iktidarı tarafından çok sistemli bir PİSİKOLOJİK PROKOBANDA faliyetinin yürütülmesi bize çok basit şunu anlatır..
Oyuncağımızı elimizden almayın biz bu oyuncağı zor bulduk vermeyiz bunun içinde herşeyi yaparız..?
Buraya kadar geldikten sonra ÜÇ MİLYON SURİYELİNİN vatandaşımız yapılması acaba çeşitli görüşmeleri yapılan AVRUPA BİRLİĞİNİN lokomotif ülkesi ALMANYA ile suyun altında anlaşılarak mültecileri AB (AVRUPA) uzak tutmak için ortaya atılmış bir konumu aslında bu konu ALMANYA ile anlaşılıp bu şekildemi planlandı.

İnsanlık için SURİYELİ misafirlerimizin ülkemizde kalmalarına karşı değilim çünkü gerçekten bizlerin özellikle sınır illerimizdeki vatandaşlarımızın akrabaları…
Fakat İNGİLTERENİN cetvelle çizdiği OSMANLI topraklarından kopardığı IRAK ve SURİYE  devletlerinin vatandaşlarını içimize almakmı bizi şahlandırır,yoksa SURİYEDE PKK kolu YPG ve müttefik güçlerinin büyük KÜRDÜSTAN için HALEP ve İDİP bölgesi üstünden
AKDENİZE koridor açmak için var gücü ile savaşması bunada bizim bakmamızla gerçekleşecek ve sonlanacak olaylar zincirinde bir oldu bittiler ve sıkıntılarla BÜYÜK KÜRDÜSTAN haritası oluştuğunda ne olucak..

Devletlerin ömürleri yıkılmaları,kurulmaları kısa zamanlar içinde olmaz.Stratejik adım adım gelişimlerle olur.
Dilimizin ucuna getirmek istemediğim ÜLKEMDEKİ sorunlar kültürel değişimler ve erozyonlar bize diyelimki iki parçaya bölünmeyi işaret ediyor acaba iki parça olucağını bilip düşünebilirmiyiz.
Yoksa gün gün boşalttığımız DOĞU ve GÜNEY DOĞU ANADOLUDAN iki devlet çıkarmı hatta geçenlerde SIRBİSTAN CUMHURİYETİNDE eski YUGOSLAVYA devletinin parçası olan ülkedeydim insanları tanıyınca o insanlarla nasıl bu kanlı savaşlar olmuş anlayamadığımda,onlardan aldığım cevapta BATI,BATI EMPERYALİZİMİ oldu!!
                                           

Eski YUGOSLAVYADAN 7 devlet  çıktı,onu HALKIMIZ,MİLLETİMİZ iyi düşünsün devleti demokratik şartlarda yöneten HÜKÜMETLERİMİZDE tarihi sorumluluklarını çok iyi düşünerek yerine getirmek mecburiyetindeler.

Bir iki anımı anlatayım ve sizleri belki aydınlatır bitireyim.
2004 yılı FBI çalışan bir eski dostum var, o günden beride görüşmüyorum,çok eski arkadaşız aslında çokta iyi bir insandır kendisi VAN kökenli bir ABD doğumlu vatandaşımız..
Uzun zaman sonra beni buldu ziyaretime geldi kahvelerimizi içiyoruz 2004 yılında ABD karşı Türkiye halkının geriliminden konuşuyoruz bende anlatıyorum,yanında getirdiği cici bir bayan var ben onu kız arkadaşı zannediyordum meğerse aynı depertmanda çalışan bir hanfendiymiş aniden gelişmiş TÜRKÇESİ ile konuya girince sordum nasıl öğrendiniz,AİLEDEN dedi?))
Nasıl aileden diye sordum, biz ERMENİYİZ OSMANLI döneminde buradan ATALARIMIZ sürgün olup SURİYE gitmişler sonrada AMERİKAYA yerleşmişler TÜRKÇEYİ ve ERMENİCEYİ hep konuşmuşlar bende ailemden öğrendim.
Allah için güzelde kız!
İkinci hadisede yıl 1990 senesi ATİNA akademia street(cadde) üstünde TİTANYA otelin roof oturuyorum macera tarafını anlatmıycam işin içinde kızlar var sadece iki gündür iki ortadoğlu arap tipli kişi beni göz takibine aldığı gibi etrafta istihbarat alabilecek kişilere soruyorlar(macera kısmı kitab için sonra) en sonunda kendim gittim masalarına oturdum.
Tanıştım,kendileri ABD pasaportlu LÜBNAN kökenli iki zatı muhterem.Ne iş yaparsınız ERMENİ KİLİSE vakıflarının yöneticileriymiş dünyadaki ermeni kiliselerini gezip teftiş ediyorlarmış,beyanları yemedikte gargara yapalım))!
Neyse beni niye izliyorsunuz senin TÜRK olduğunu öğrendik sohbet etmek istedik enteresan birisine benziyorsun dediler.
İçki içerek sohbet başladı ve münakaşanın sonu bizim ERMENİ halkını soykırıma uğrattığımızın onların beyan devamlı etmesi ile münakaşa çıkınca en sonunda  konuyu ben bitirdim kalktım.
Onlarda otelden ertesi sabah ayrıldılar,o günki bendeki kanaat onların benim üstüme belirli bir DERİN MERKEZDEN yollanmalarıydı.
Bunları anlatırken TÜRKİYEDE yaşayan ermeni arkadaşlarımı ve dostlarımı bu konulardan tenzil ederim sakın yanlış anlamasınlar bu meseleler dediğim gibi BATILILARIN bizimle farklı meseleleri!
Arkadaşlarım ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ,ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ..

Hepinize iyi pazarlar..
DR:) Hayatı fazla abartmamak lazım önemli olan ne yaşadığın?
                                    

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder